logo
19 AĞUSTOS 2026

Asırlık tatlar sofralara gelmeye başladı

Şanlıurfa'da nisan ayında büyük emeklerle toprakla buluşturulan yöresel meyve ve sebzeler, ağustos ayıyla birlikte ürün vermeye başladı. Şanlıurfa'nın Karaköprü ilçesine bağlı Keşlik bölgesinde yetiştirilen Keşlik Kavunu, Keşlik Karpuzu ve bej domates olarak adlandırılan kurak bölgelerde sulama yapılmadan elde edilen domatesler kendine özgü aromaları ve farklı özellikleriyle dikkat çekiyor

19.08.2026 12:13:00
İHA
 
Asırlık tatlar sofralara gelmeye başladı
Asırlık tatlar sofralara gelmeye başladı
Özellikle Keşlik kavunu, kendine has kokusu ve aromasıyla bölgenin en meşhur ürünleri arasında yer alıyor. Tarladan yayılan yoğun kavun kokusu, adeta ürünün olgunlaştığını üreticiye haber veriyor. Keşlik'te üretim yapan yetiştirici Şükrü Aslan, ürünlerde kullanılan tohumların nesilden nesle aktarılan ata tohumları olduğunu belirterek, "Bu ata tohumudur. Yaklaşık 100-150 yıldır bu tohum dedelerimizden bize kadar geldi. Biz de her yıl ekiyoruz ve bir sonraki yıl için tohumunu ayırıp saklıyoruz" dedi.






Bir diğer yetiştirici Yunus Aslan ise ata tohumlarının aile içerisinde nesilden nesle aktarılmaya devam ettiğini belirterek, "Biz de amcalarımızdan, dedelerimizden kalan tohumları ekmeye devam ediyoruz. Bu ürünleri nisan ayında ekiyoruz. Susuz şekilde yetişiyorlar" ifadelerini kullandı.








Bölgenin dikkat çeken bir diğer ürünü olan bej domatesi ise kendine özgü ekşimsi tadıyla biliniyor. Aslan, bej domatesinin çeşitli yöresel yemeklerde kullanıldığını, ayrıca bu domatesten salça da yapıldığını ifade etti. Keşlik'in farklı ürünlerinden biri olan Keşlik Karpuzu ise alışılmış karpuzlardan farklı görünümüyle öne çıkıyor. Ürünün tadının oldukça tatlı ve lezzetli olduğunu belirten Şükrü Aslan, Keşlik Karpuzunun yörede uzun yıllardır yetiştirildiğini söyledi.








Yüzyıllardır bölge halkı tarafından korunan ata tohumlarıyla yetiştirilen bu ürünler, hem Şanlıurfa'nın geleneksel tarım kültürünü yaşatıyor hem de yöresel lezzetlerin gelecek nesillere aktarılmasına katkı sağlıyor.




















Kanal İstanbul'lun ilk köprüsünde 250 tonluk dev operasyon

Kanal İstanbul projesi kapsamında yapımına başlanan ve projenin ilk köprüsü olma özelliğini taşıyan Sazlıbosna Köprüsü inşaatında, 250 tonluk dev tabliye kaldırma operasyonu gerçekleştiriliyor. Havadan çekilen görüntülerde, Sazlıbosna Barajı'ndan başlayıp Küçükçekmece Gölü'ne ve ardından Marmara Denizi'ne kadar uzanan Kanal İstanbul güzergahı tek bir karede net bir şekilde gözler önüne serildi

19.08.2026 12:11:00
İHA
 
Kanal İstanbul'lun ilk köprüsünde 250 tonluk dev operasyon
Kanal İstanbul'lun ilk köprüsünde 250 tonluk dev operasyon
Gündüz ve gece kesintisiz süren hummalı çalışmalarda, her biri 250 tonu bulan dev çelik tabliyeler, milimetrik hesaplamalarla köprüye bağlanılıyor. Havadan çekilen görüntülerinde, köprü inşaatının görkemli yapısı ve Kanal İstanbul güzergahının coğrafi hattı dikkat çekiyor. Sazlıbosna Baraj Göleti'nin iki yakasını birleştiren köprü, göğe yükselen sarı renkli kule vinçler ve çelik eğik askı kabloları eşsiz bir manzara oluşturuyor.






Yüksek irtifadan çekilen fotoğrafta, Sazlıbosna'dan başlayarak güneye doğru kıvrılan vadi hattı, Küçükçekmece Gölü ve ufukta Marmara Denizi üzerinde demirleyen gemiler tek bir havadan çekilen karede net bir şekilde gözüktü. Gece çekimlerinde köprünün ışıklandırma sistemlerinin ilk denemelerinin yapıldığı gözüküyor. Işıkların farklı renkte yandığı havadan çekilen görüntülere yansıdı








Tek seferde 250 tonluk dev yükler havada

Köprü inşaatının kalbini oluşturan tabliye kaldırma operasyonu, sahadaki uzman ekipler tarafından büyük bir hassasiyetle yönetiliyor. Projede görev yapan Sancak Operatörü Berkay Mutlay, "Kanal İstanbul'un ilk köprüsü olarak tanımlanacak Asmalı Eğri Köprü'de tabliye kaldırma operasyonumuzu devam ettiriyoruz. Tabliye kaldırma esasının programlamasını Ocak ayında yaptık, Şubat ayında ise fiili kaldırma işlemlerine başladık. Aralık ayı sonu itibarıyla tabliye kaldırma işini tamamlamayı hedefliyoruz. Köprünün toplam 17 ana tabliyeden oluşuyor. şu anda 11'inci tabliyenin montaj aşamasındayız. Her bir tabliyenin ağırlığı 250 ile 252 ton arasında değişmektedir. Main span (ana açıklık) tarafındaki tabliye 250 ton, side span (yan açıklık) tarafındaki tabliye de aynı şekilde 250 ton ağırlığa sahiptir. Karşılıklı kaldırma yapıldığında ana gövdede toplam 500 tonluk bir yük dengesi yönetilmektedir" dedi.








Türkiye'de bir ilk: Cıvatalı köprü teknolojisi

Dev tabliyeler Strandjack vinçler yardımıyla yükseltilip köprü gövdesindeki hedeflenen seviyeye getirildiklerini ifade eden Mutlay, "Haritacı mühendisler tarafından lazerli konumlandırma yapılıyor. Yaklaşık 1 gün süren montaj ardından, tabliyenin tam haritalandırılmış yerine oturmasıyla birlikte cıvatalama işlemine geçiliyor.








Yaklaşık 12 ila 13 saat süren cıvatalama süreci, köprü mühendisliği açısından da bir ilke imza atıyor. Sazlıbosna Köprüsü, Türkiye'de büyük ölçekli eğik askılı köprüler arasında özel cıvatalı birleştirme teknolojisinin ilk defa bu kapsamlı kullanıldığı yapılardan biri olma özelliğini taşıyor.






Furkan Vakfı'na operasyon: Alparslan Kuytul, eşi ve çok sayıda kişi gözaltında

Adana'da Furkan Vakfı'na yönelik düzenlenen operasyonda Kurucu Başkan Alparslan Kuytul ve eşi Semra Kuytul'un yanı sıra çok sayıda vakıf üyesinin gözaltına alındığı öğrenildi

19.08.2026 09:18:00
İHA
 
Furkan Vakfı'na operasyon: Alparslan Kuytul, eşi ve çok sayıda kişi gözaltında
Furkan Vakfı'na operasyon: Alparslan Kuytul, eşi ve çok sayıda kişi gözaltında
Adana Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, şafak vakti Furkan Vakfı'na yönelik operasyon düzenledi. Vakfın Kurucu Başkanı Alparslan Kuytul'un evinin önüne çok sayıda polis ekibi sevk edilirken, evde arama yapılıp Alparslan Kuytul ve eşi Semra Kuytul gözaltına alındı.








Öte yandan aynı operasyonda çok sayıda vakıf üyesi de gözaltına alındı.








Kuytul çifti ve vakıf üyeleri geniş güvenlik önlemleri altında sağlık raporu için Adana Adli Tıp Kurumu'na getirildi. Sağlık raporunun ardından gözaltına alınan kişiler emniyete götürüldü.















Zeytinburnu'nda yıkım sırasında 4 katlı bina aniden çöktü

İstanbul Zeytinburnu'nda kentsel dönüşüm kapsamında yıkım çalışmaları başlatılan 4 katlı bir bina, çalışma esnasında aniden çöktü. O anlar bir vatandaşın cep telefonuyla anbean kaydedildi

17.08.2026 13:58:00
İHA
 
Zeytinburnu'nda yıkım sırasında 4 katlı bina aniden çöktü
Zeytinburnu'nda yıkım sırasında 4 katlı bina aniden çöktü
Olay, Zeytinburnu Telsiz Mahallesi'nde dün meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, kentsel dönüşüm projesi kapsamında yapılan incelemeler sonucunda sokak üzerinde bulunan 4 katlı bir binanın yıkımına karar verildi.






Proje kapsamında bina boşaltıldıktan sonra yıkım çalışmalarına başlandı. Çalışma esnasında beton kesme makinasıyla vurulan bir darbede bina aniden çöktü. 






Binanın çökmesiyle birlikte cadde toz bulutuyla kaplanırken, vatandaşlar panikle etrafa kaçıştı. O anlar cadde üzerinde bulunan bir vatandaşın cep telefonu kamerasına anbean yansıdı.






Zonguldak'ta ormanlık alana atılan cam şişeler yangın riski oluşturdu

Zonguldak'ın Çaycuma ilçesinde iki köy arasındaki ormanlık alana bırakılan çöpler, sıcak havalarda cam şişelerin güneş ışığını yansıtması nedeniyle yangın tehlikesi oluşturdu. Vatandaşlar da çöpleri çevreye atanlara tepki gösterdi

17.08.2026 13:53:00
İHA
 
Zonguldak'ta ormanlık alana atılan cam şişeler yangın riski oluşturdu
Zonguldak'ta ormanlık alana atılan cam şişeler yangın riski oluşturdu
Nebioğlu Pilavcılar Köyü ile Serdaroğlu Köyü arasında kalan ormanlık bölgeye kimliği belirsiz kişilerce atılan çöpler çevre kirliliğine sebep oldu. Alanda biriken cam şişeler ve çeşitli atıklar çevrede yaşayanların tepkisine yol açtı.






Yöre sakinleri, özellikle sıcak havalarda güneş ışığını yansıtan cam şişelerin orman yangınına neden olabileceğinden endişe duyduklarını belirttiler. Bölgede yaşayan vatandaşlar, ormanlık alanın temizlenmesini etti.








Vatandaşlar ayrıca çevreye çöp atan kişilerin belirlenerek haklarında gerekli işlemlerin yapılmasını istedi. Ormanlık alandaki atıkların bir an önce kaldırılması gerektiği belirttiler.













Konya Ovası'nda obruk alarmı: Sayı 740'ı aştı

Konya Ovası'nda yıllar içinde artan obruklara ilişkin çalışmalar sürerken, Konya Kapalı Havzası'nda tespit edilen obruk sayısının 740'ın üzerine çıktığı belirlendi. Konya Teknik Üniversitesi Obruk Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Fetullah Arık, Konya'da daha önce 600 civarında olan obruk sayısının günümüzde 700 seviyesine ulaştığını belirterek, bölgedeki artışa dikkat çekti

17.08.2026 13:41:00
İHA
 
Konya Ovası'nda obruk alarmı: Sayı 740'ı aştı
Konya Ovası'nda obruk alarmı: Sayı 740'ı aştı
Konya Kapalı Havzası'nda obruk oluşumlarıyla ilgili envanter çalışmaları devam ediyor. Yapılan son çalışmalarla birlikte havza genelinde 740'ın üzerinde obruk tespit edilirken, bunların yaklaşık 700'ünün Konya Havzası içerisinde, 25-30 kadarının Karaman'da, 8-10 kadarının ise Aksaray'da bulunduğu ifade edildi. Konya Teknik Üniversitesi Obruk Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Fetullah Arık, Konya'daki obruk sayısının geçmiş yıllara göre önemli ölçüde arttığını belirterek, "Konya'da envanter çalışmaları esnasında 600 civarında obruktan söz ediyorduk. Günümüzde artık 700 civarında obruktan söz ediyoruz" dedi.






2020'den bu yana artış

Obrukların sayısındaki artışın dikkat çektiğine değinen Prof. Dr. Arık, 2020 yılında Karapınar çevresindeki sayımlarda yaklaşık 500 obruk bulunduğunu, günümüzde aynı bölgede 600 civarında obruktan söz edilebildiğini söyledi. Arık, "Konya'da envanter çalışmaları esnasında 600 civarında obruktan söz ediyorduk. Günümüzde artık 700 civarında obruktan söz ediyoruz. AFAD'ın yapmış olduğu çalışmalar halen devam ediyor. Konya, Karaman ve Aksaray için duyarlılık, Konya için tehlike haritasının hazırlığı da devam ediyor. Merkezimiz de bu hususta çalışmalarını sürdürüyor. Örneğin 2020 yılında Karapınar çevresindeki sayımlar sonucunda 500 civarında obruk vardı. Şimdi aynı bölge içerisinde 600 civarında obruktan söz edebiliyoruz" şeklinde konuştu.








Obrukların oluşumunda doğal yapı ve su etkili

Obruk oluşumlarının doğal jeolojik şartlara bağlı olarak meydana geldiğini anlatan Prof. Dr. Arık, "Obruk oluşumları aslında doğal jeolojik şartlara bağlı olarak meydana geliyor. Özellikle kaya yapısı son derece önemli. Suyla karşılaştığı zaman çözünebilir nitelikteki birimlerin olduğu yerlerde su ve kaya etkileşimi sonucunda yer altındaki küçük boşluklar büyük mağaralara evrilebiliyor ve zaman içerisinde mağara tavanlarının ağırlığını taşıyamayarak çökmeleri sonucunda oluşuyor. Bu normal, doğal jeolojik şartlar demek yani kaya türü. Tabii suyun hareketine imkan verecek nitelikte yer altındaki örtülü kırıklar, faylar ve yer altındaki birimlerin gözenekleri bunda önemli etkenler. Yer altı suyunun süreksizliği, yer altı suyunun varlığı, seviyesi ve suyun karakteristiği son derece önemli obruk oluşumları için. Örneğin Konya yöresinde hafif asidik nitelikte sular, çözünürlüğü biraz daha artırıcı bir faktörle karşımıza çıkıyor" ifadelerini kullandı.








Kuraklık ve aşırı yer altı suyu kullanımı

Arık, "Tabii su seviyesindeki değişkenliklere en önemli etki iklim değişikliği içinde bulunduğumuz dönemde. Örneğin 2025 yılı son 40 yılın, 50 yılın en sıcak dönemi olarak kayıtlara geçti. Ötesinde 2026 yılında da özellikle bahardan sonra meydana gelen yağışlarda yine son 60 yılın en yağışlı periyodu olarak söylenebilir. Yani bu şekilde iklim değişikliğinin tam da özeti olarak söyleyebiliriz. Uzun süreli kuraklıklar, ani yağışlı periyotlar gibi olaylar iklim değişikliğinin sonucu. Tabii vatandaşlar bölgede tarıma da devam edebilmek için mecburen yer altı sularına başvuruyorlar. Yer altı sularını kullanma ve su seviyesindeki değişiklik de yine önemli etkenlerden bir tanesi. Özellikle düşündüğümüzde suyun yer altı seviyesindeki temel etkeni, aşırı suya olan talep olarak söyleyebiliriz" dedi.








"Deprem-obruk ilişkisi için daha fazla veriye ihtiyaç var"

Fayların obruk üzerindeki etkisine de değinen Fetullah Arık, "Tabii bu, obruk oluşumlarıyla ilgili olarak biraz önce fayların da etkisinden bahsetmiştik. Yani faylar birincisi, suyun hareketine imkan veren yer altındaki süreksizlikleri meydana getiriyor. İkincisi, bu faylara bağlı meydana gelmiş olan depremler de obruk oluşumlarını, çökmeyi tetikleyen faktörlerden bir tanesi. Dünyanın pek çok yerinde faylar, depremler ve obruk ilişkileri kurulabilmiş durumda. Bu bölge içerisinde en önemli sorun, obrukların tam olarak ne zaman oluştuğuyla ilgili kesin verilerin olmayışı. Depremlerle ilgili kayıtlarda saati, tarihi her şey net olmasına rağmen obruklarla ilgili böyle bir kayıt olmadığı için depremle obruk ilişkisi de tam olarak kurulamıyor. Ancak bazı depremlerden sonra, o dönemde depremle eş zamanlı ya da birkaç gün sonra veya birkaç hafta sonra bazı obrukların oluştuğunu biliyoruz. Burada deprem-obruk ilişkisi vardır diyebilmek için yetersiz veri olarak özetleyebiliriz" diye konuştu.






Kocaeli'deki orman yangını söndürüldü

Kocaeli'nin Gebze ilçesinde ormanlık alanda çıkan yangın havadan ve karadan yapılan müdahale neticesinde 1.5 saate kontrol altına alınarak söndürüldü

15.08.2026 16:33:00
İHA
 
Kocaeli'deki orman yangını söndürüldü
Kocaeli'deki orman yangını söndürüldü
Gebze ilçesi Beylikbağı Mahallesi'nde bulunan ormanlık alanda saat 13.00 sıralarında yangın başladı. Kısa sürede yükselen yoğun dumanlar gökyüzünü kaplarken, yangını fark eden vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda ekip sevk edildi.






Yangının haber verilmesinin ardından bölgeye itfaiye ve orman ekiplerinin yanı sıra polis ve jandarma ekipleri yönlendirildi. Ekipler, alevlerin çevredeki ormanlık alana yayılmasını önlemek ve yangını kontrol altına almak için çalışma başlattı. 






Karadan yürütülen söndürme çalışmalarına havadan da helikopter destek verdi. Ekiplerin yoğun müdahalesi sonucunda yangın yaklaşık 1,5 saat içerisinde kontrol altına alınarak söndürüldü. 






Alevlerin tamamen etkisiz hale getirilmesinin ardından bölgede yeniden yangın çıkma ihtimaline karşı soğutma çalışması başlatıldı. Yangının çıkış nedeni henüz belirlenemezken, olayla ilgili inceleme başlatıldı.













Vize dolandırıcılığı operasyonunda şüpheliler gazetecilere tepki gösterdi

Vize dolandırıcılığı operasyonunda şüpheliler ve yakınları gazetecilere tepki gösterdi

15.08.2026 16:31:00
İHA
 
Vize dolandırıcılığı operasyonunda şüpheliler gazetecilere tepki gösterdi
Vize dolandırıcılığı operasyonunda şüpheliler gazetecilere tepki gösterdi
İstanbul merkezli 6 ilde, vize danışmanlığı adı altında faaliyet gösteren ve konsolosluk randevu sistemlerini "bot" yazılımlarla kilitleyerek vatandaşları mağdur ettiği öne sürülen şebekeye yönelik operasyonda tutuklanan 37 şüpheliden Alanya'da hakim karşısına çıkan 8'i ile yakınları, cezaevine sevki sırasında kendilerini görüntüleyen gazetecilere tepki gösterdi. Tutuklu şahıslardan birisi, su şişesi fırlattığı gazetecilere, "Terbiyesizler, insafsızlar. Adam mı öldürdüler" şeklinde tepki gösterdi.






İstanbul merkezli 6 ilde düzenlenen operasyonda, vize danışmanlığı adı altında faaliyet gösteren bazı kişi ve şirketlerin konsoloslukların randevu sistemlerini "bot" yazılımlarla kilitlediği, vatandaşların randevu almasını engellediği ve ücret karşılığında randevu temin ederek haksız kazanç sağladığı iddiasıyla soruşturma yürütüldü. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında şüphelilerin para hareketleri de incelemeye alındı. Yapılan incelemelerde 2,8 milyar lirayı aşan para hareketi tespit edildi. Soruşturma kapsamında 49 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilirken, İstanbul, Ankara, Antalya, Balıkesir, Bursa ve İzmir'de düzenlenen operasyonlarda 42 şüpheli gözaltına alındı, 37'si tutuklandı.








Alanya'da 8 şüpheli adliyeye sevk edildi

Operasyon kapsamında Alanya'da gözaltına alınan 8 şüpheli, dün sabah saatlerinde Alanya Adliyesi'ne sevk edildi. Savcılıkta ifadeleri alınan şüpheliler, tutuklanma talebiyle mahkemeye gönderildi. Mahkemedeki işlemlerin ardından Fikret K., Günsel K., Çınar K., Ayşe G., Tunahan A., Berkay V. ve Sezgin A. tutuklandı. Emel Ç. ise adli kontrol ve yurt dışına çıkış yasağı şartıyla serbest bırakıldı.








Basın mensuplarına tepki gösterdiler

Tutuklanan şüphelilerin cezaevine sevki sırasında görüntü alan gazetecilere bazı şüpheli yakınları sözlü olarak tepki gösterdi. Şüpheli yakınlarından biri basın mensuplarına, "Hayırdır, kimi çekiyorsun' Basınına başlarım, başlatma basınına" ifadeleriyle tepki gösterdi. Tutuklanan şüphelilerden Günsel K. de plastik su şişesi fırlattığı basın mensuplarına yönelik, "Çekil buradan. Terbiyesizler, insafsızlar. Adam mı öldürdüler'" şeklinde tepki gösterdi.






Yaşanan sözlü tartışmanın ardından tutuklanan 7 şüpheli cezaevine götürüldü.













Tüp patlamasında hayatını kaybedenlerin kimlikleri belli oldu

Manisa'nın Salihli ilçesinde bulunan ve 20 kişinin çalıştığı gaz dolum tesisinde iddiaya göre gaz sıkışması sonucu meydana gelen patlamada tesis sahibi Nazif Kavas ve işçilerden Servet Ekiz hayatını kaybetti

15.08.2026 16:25:00 / Güncelleme: 15.08.2026 16:28:09
İHA
 
Tüp patlamasında hayatını kaybedenlerin kimlikleri belli oldu
Tüp patlamasında hayatını kaybedenlerin kimlikleri belli oldu
Olay, Salihli'nin Atatürk Mahallesi'nde bulunan Kavas Gaz Dolum Tesisi'nde meydana geldi. İddiya göre, tesiste gaz sıkışması sonucu patlama meydana geldi İhbar üzerine olay yerine çok sayıda ekip sevk edildi.






Şiddetli patlamaların meydana geldiği yangın ekiplerin çalışması sonucu söndürülüp kontrol altına alındı. Ekiplerin çalışması sonucu tesis sahibi 2 çocuk babası Nazif Kavas(55) ile işçilerden 2 çocuk babası Servet Ekiz'in (45) cansız bedenlerine ulaşıldı.








Soğutma çalışmalarının yapıldığı olayla ilgili soruşturma başlatıldı.




















Silahlı kuyumcu soygununda canından oldu: Tazminat kararı Yargıtay'dan döndü

Antalya'da silahlı kuyumcu soygununda öldürülen Abuzer Atakan Gür'ün ailesine 4 milyon 679 bin 831 TL tazminat ödenmesine ilişkin kararı, saldırganın eyleminin işveren yönünden nedensellik bağını kestiği gerekçesiyle bozan Yargıtay, dosyayı yeniden yerel mahkemeye gönderdi

13.08.2026 11:42:00
İHA
 
Silahlı kuyumcu soygununda canından oldu: Tazminat kararı Yargıtay'dan döndü
Silahlı kuyumcu soygununda canından oldu: Tazminat kararı Yargıtay'dan döndü
Olay, 29 Ekim 2021 tarihinde Kepez ilçesi 15 Temmuz Şehitler Caddesi'ndeki bir kuyumcu dükkânında meydana geldi. Kar maskesiyle iş yerine giren şüpheli, silahla vurduğu çalışan Abuzer Atakan Gür'ü darbedip yeniden ateş açtıktan sonra yaklaşık 2 kilogram altını alarak kaçtı. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, Gür'ün hayatını kaybettiğini belirledi.






Güvenlik kamerası kayıtlarını inceleyen polis ekipleri, şüphelinin yakalanması için çalışma başlattı. Afyonkarahisar İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından Kütahya karayolunda yakalanan şüphelinin aracında ve üzerinde yapılan aramada Kalaşnikof marka uzun namlulu silah, silaha ait şarjör, şarjör içerisinde 15 mermi, 100 bin TL, 1 kilogram külçe altın ve 177 gram saf altın ele geçirildi. Şüpheli S.Ö, Antalya İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ile Gasp Büro Amirliği ekiplerine teslim edildi.








Yapılan araştırmalarda, 17 Ekim 2020 tarihinde Kepez ilçesindeki başka bir kuyumcuda meydana gelen silahlı yağma olayının şüphelisinin de S.Ö (29) olduğu tespit edildi. Her iki olayı da gerçekleştirdiğini itiraf eden S.Ö, emniyetteki işlemlerinin ardından 14 Kasım 2021 tarihinde çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hâkimliğince tutuklandı. Antalya 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanan S.Ö, tasarlayarak öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet, nitelikli yağma suçundan 14 yıl, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan ise 10 yıl hapis cezasına çarptırıldı.








Tazminat kararını Yargıtay bozdu

Abuzer Atakan Gür'ün yakınları, silahlı soygunun ardından işveren kuyumcu A.A. hakkında maddi ve manevi tazminat davası açtı. Aile, iş yerinde gerekli iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınmadığını öne sürerek, işverenin Gür'ün ölümünde sorumluluğunun bulunduğunu savundu.
Davayı karara bağlayan Antalya 4'üncü İş Mahkemesi, Gür'ün yakınlarına toplam 4 milyon 679 bin 831 TL maddi ve manevi tazminatın, olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ödenmesine hükmetti. İşverenin karara karşı yaptığı istinaf başvurusunun reddedilmesinin ardından dosya Yargıtay'a taşındı.

Dosyayı inceleyen Yargıtay 10'uncu Hukuk Dairesi, saldırganın kuyumcu soygununu ve silahlı saldırıyı önceden planladığına dikkati çekerek yerel mahkemenin kararını bozdu. Yargıtay, üçüncü kişinin ağır kusurlu eyleminin işveren yönünden nedensellik bağını kestiğini belirterek, tazminata hükmedilen kararın bozulmasına oy birliğiyle karar verdi. Dosya, yeniden karar verilmek üzere Antalya 4'üncü İş Mahkemesi'ne gönderildi.









"Bir saldırganın suç işleme iradesi, işverenin yükümlülüğünü ortadan kaldırır mı?"

Gür ailesinin avukatlarından Elif Hondu Çil, müvekkillerinin Yargıtay kararına karşı yerel mahkemenin önceki kararında direnmesini talep ettiğini belirtti. Gür'ün ailesinin geçimini sağlamak için iş yerine gittiğini ve silahlı saldırıda hayatını kaybettiğini ifade eden Çil, şunları söyledi: "Bugün yıllar sonra hâlâ şu sorunun cevabını arıyoruz: Bir işçinin iş yerindeki güvenliği için alınması gereken önlemler alınmadıysa bu ölümde işverenin hukuki sorumluluğu nerede başlar, nerede biter' İş yerinde gerekli risk değerlendirmeleri yapılmamıştı. Gerekli önlemler alınmamıştı. Güvenlik amacıyla bulundurulması gereken bir silah ve alarm yoktu. Bu tespitlerin hepsi ilk derece mahkemesi tarafından yapıldı. Mahkeme de Abuzer Atakan Gür'ün eşinin ve çocuklarının maddi ve manevi tazminat taleplerini kabul etti."

Yargıtay'ın işveren ile ölüm arasındaki nedensellik bağının kesildiğine hükmederek kararı bozduğunu dile getiren Çil, "Bir saldırganın suç işleme iradesi, işverenin işçisini koruma yükümlülüğünü tamamen ortadan kaldırır mı' Bu saldırı bir tesadüf değildi. Saldırgan, iş yerindeki para ve altınları almak amacıyla dükkâna gelmişti. Biz suçlunun bulunmasını istemiyoruz. Suç da suçlu da zaten belli. Bir işçinin çalıştığı iş yerinde güvenliğinin sağlanması için işverene yüklenen sorumluluğun bu olay özelinde neden yok sayıldığını sorguluyoruz. Hiçbir tazminat Abuzer Atakan'ı geri getirmeyecek. Ancak bir işçinin iş yerine giderken sahip olması gereken en önemli hak, evine sağlıklı dönebilmektir. Abuzer Atakan evine geri dönemedi. Şimdi sıra adalette" ifadelerini kullandı.








"Silahlı yağma öngörülebilir bir risk"

Ailenin diğer avukatı Serpil Alabaş da saldırganın aldığı cezayı tartışmadıklarını, itirazlarının işverenin sorumluluğunun tamamen ortadan kaldırılmasına yönelik olduğunu belirtti. Saldırganın temel amacının yağma olduğunu ifade eden Alabaş, "Ölüm, bu yağma eylemi sırasında meydana gelen sonuçtur. İşverenin mal varlığı zarar görmüş, işçi ise hayatını kaybederek bunun bedelini canıyla ödemiştir. Ailesi ve çocukları da destekten mahrum kalmıştır. Yalnızca üçüncü kişinin yağma kastının bulunması, işverenin çalışanını öngörülebilir bir riskten koruma yükümlülüğünü neden tamamen ortadan kaldırmaktadır" diye konuştu.

Yargıtay kararında işverenin risk değerlendirmesi yapmadığı, gerekli önlemleri almadığı ve iş güvenliği eğitimi vermediğinin kabul edildiğini savunan Alabaş, "Kuyumculuk faaliyetinde silahlı yağma öngörülebilir bir risk ise bu risk değerlendirilmemişken meydana gelen ölümün işverenin kusuruyla hiçbir bağlantısının bulunmadığı nasıl söylenebilir. İş yerinin güvenlik şartlarının, çalışma düzeninin, Cumhuriyet Bayramı'ndaki açılış saatinin ve alınan ya da alınmayan diğer önlemlerin araştırılması gerektiğini söylüyoruz" dedi.

Gür'ün ilk ateşin ardından yere düştüğünü, saldırganın daha sonra yanına giderek yeniden ateş ettiğini belirten Alabaş, "Abuzer Atakan Gür o sabah çalışmak için iş yerine girdi. Akşam evine dönmesi gerekiyordu ancak dönemedi. Talebimiz yalnızca tazminat değildir. İş yerinde hayatını kaybeden bir işçinin de işverenin koruma yükümlülüğü kapsamında olduğunun kabul edilmesini istiyoruz" şeklinde konuştu.








"Çocuklarımın hakkını istiyorum"

Abuzer Atakan Gür'ün eşi Nurcan Gür ise iki çocuğuyla birlikte zorlu bir süreç yaşadığını belirterek, "Gelecek karardan çok umutluyduk fakat şu anda çok üzgünüz. Eşim geri gelmeyecek ancak iki çocuğuma bakmak ve onların geleceklerini hazırlamak zorundayım. Yerel mahkemenin adaleti yerine getirmesini istiyorum. Çocuklarımın hakkını istiyorum" dedi.
Gür'ün oğlu Gürkan Gür de yaşadıkları sürecin kelimelerle anlatılamayacak kadar ağır olduğunu ifade ederek, "Yargıtay davamızı bozdu. Önceki yerel mahkeme kararında mahkemenin yeniden durmasını istiyoruz. Umutluyuz ve adalete güveniyoruz. Babam geri gelmeyecek ancak hakkımızı alabilme umuduyla mahkemenin kararını bekliyoruz" diye konuştu.İHA

Kocaeli'de kimya fabrikasında yangın: 2 işçi yaralandı

Kocaeli'nin Gebze ilçesinde çeşitli kimyevi ürünlerin üretildiği fabrikada çıkan yangında 2 işçi yaralandı. Yangında 2 at da telef oldu

12.08.2026 12:30:00
İHA
 
Kocaeli'de kimya fabrikasında yangın: 2 işçi yaralandı
Kocaeli'de kimya fabrikasında yangın: 2 işçi yaralandı
Gebze ilçesi Balçık Mahallesi Kumtepe mevkiinde bulunan kimya fabrikasının bir bölümünde yangın çıktı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, sağlık, jandarma ve AFAD ekibi sevk edildi.






Yangın sırasında yaralanan 2 işçi, olay yerindeki ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla hastaneye kaldırıldı. İtfaiye ekiplerinin müdahalesiyle kontrol altına alınan yangında fabrikada maddi hasar meydana geldi. 






Ekiplerin bölgede soğutma çalışmaları devam ederken, yangında 2 atın da telef olduğu öğrenildi. Yangının çıkış nedeninin belirlenmesi için inceleme başlatıldı.



























logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.