Olaya sırf partizanca yaklaşırsanız, gözünüz kulağınız da yandaş medyada ise ve geçen yıllarınızı da hafızadan silmişseniz başlık yaptığımız cümle sizi hem mutlu eder, hem kanatlandırır, hem uçurur hem de kendi kendinize gelin güveyi eder.Özellikle son on yıllık hafızanızı hafta hafta, ay ay ve yıl yıl tazelemeye çalışırsanız, devlete ve millete çok çok pahalıya mal olan adımları ve imzaları ve dahi icraatları bir güzel listelerseniz, başlıktaki cümlenin güneş karşısındaki kar topu gibi eriyip bittiğini göreceksiniz.Daha iki binli yılların başında iken Rize'de toplanan kalabalığa; "dört hak dinin mensuplarını selamlıyorum" cümlesini hatırlatıp geçelim, ardından sarf edilen; "iktidar için gerekirse papaz cübbesi dahi giyerim" sözüne bir göz atıp devam edelim, bir 29 Ekim günü bir devasa papa heykelinin önünde AB anayasasının imzalandığı o fotoğrafı göz önüne getirelim.Son on yıl içerisinde İslam coğrafyasında haçlı-siyonist güçler tarafından katledilen Müslüman sayısının beş milyona yaklaştığını hatırlayalım ve onlara kimlerin taşeronluk yaptığını Irak ve Libya örneklerinden hareketle hiç sağa-sola kıvırmadan tespit edelim, Irak'a çöreklenen haçlı işgalciler için yapılan duayı zihnimizde canlandıralım ve Bağdat'ı ateş topuna çeviren bombardıman uçaklarının nereden havalandıklarını unuttuysak soralım birbirimize.Nasıl, başlıktaki cümle hala duruyor mu yerinde yoksa harfler dökülmeye başladı mı?Ülke kaynaklarının, ülke kurum ve kuruluşlarının nasıl "babalar gibi" satıldığını ve bu satışlara rağmen ülke borçlarının onlarca kat arttığını, cari açığın tarihinin en zirvelerinde dolaştığını, ülke insanının fakirleştiğini, tarımın bittiğini ve koskoca ülkenin yabancı ülke üreticileri için Pazar haline getirildiğini sadece hatırlayalım ve yavaşça yanımızdakine hatırlatalım.Ülke dış politikasının, haçlı dünyasının çıkar ve arzuları istikametinde nasıl şekillendiğini Suriye örneğinden hareketle hatırlayalım, sıfır sorundan hangi yana baksan sorun haline geldiğimizi insafla görelim.Düşmanların belirledikleri rota takip edildiği için kırk bin insanımızın katili ve yandaşlarının nasıl oyuncağı haline gelindiğini, vatan, bayrak ve bağımsızlık için savaşan Türk ordusunun bin bir hile ve desise ile nasıl "kafeslendiğini" ve terör örgütünün arzuları doğrultusunda anayasalar yapılmaya çalışıldığını sadece hatırlayalım ve hafızasını kiraya vermemiş olanlara hatırlatalım.Devlet adamlarımızdan çok çok büyük birinin büyük bir basiretle tespit ettiği gibi; "levhalarda yer olmadığı için T.C harflerinin" nasıl kazındığını ve andımızın nasıl kaldırıldığını bu bahiste zikredelim.Şimdi bakın bakalım, başlıktaki cümleden bir eser kaldı mı zihninizde?Bu ne ki, daha ikinci sayfaya geçmedik bile.
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Hakkımıza sahip çıkmayanlar hayatımızdan çıksınlar / 29.04.2026
- Her kesimden yükselen çığlıklar / 26.04.2026
- Gıda biterse hayat biter nesil biterse millet biter / 24.04.2026
- Kanayan bir yara görünce… / 23.04.2026
- Dert eklemiş eski derdin üstüne / 22.04.2026
- Muhafazakâr iktidar neyi muhafaza etmiş? / 21.04.2026
- Yıllarımız yele gitti erenler / 20.04.2026
- Depremin yaraları daha sarılmamışken… / 18.04.2026
- ‘Dikkat! Asıl müfsitler onlardır…’ / 16.04.2026
- Bahar gelsin şu dağlara çıkalım belki derdimize çare bir çiçek / 14.04.2026
- Her kesimden yükselen çığlıklar / 26.04.2026
- Gıda biterse hayat biter nesil biterse millet biter / 24.04.2026
- Kanayan bir yara görünce… / 23.04.2026
- Dert eklemiş eski derdin üstüne / 22.04.2026
- Muhafazakâr iktidar neyi muhafaza etmiş? / 21.04.2026
- Yıllarımız yele gitti erenler / 20.04.2026
- Depremin yaraları daha sarılmamışken… / 18.04.2026
- ‘Dikkat! Asıl müfsitler onlardır…’ / 16.04.2026
- Bahar gelsin şu dağlara çıkalım belki derdimize çare bir çiçek / 14.04.2026


























































