logo
23 NİSAN 2026


Atatürk’ün dini istismar edenlerle mücadelesi -1

Hayatı boyunca Allah lafzını, Kur’an’ı, duayı eksik etmeyen Atatürk’ün, bazı yazılarında veya icraatlarında dindar gözükenlere karşı takındığı tavır aslında İslam dininin muhafazası içindir

03.10.2022 21:01:00
Atatürk’ün dini istismar edenlerle mücadelesi -1
Atatürk’ün dini istismar edenlerle mücadelesi -1
Hayatı boyunca Allah lafzını, Kur'an'ı, duayı eksik etmeyen Atatürk'ün, bazı yazılarında veya icraatlarında dindar gözükenlere karşı takındığı tavır aslında İslam dininin muhafazası içindir.

Bakınız, 1909'da, 10 numaralı not defterine, 31 Mart vakası olduğunda, dini alet edenler için neler yazmıştı:

"... Sarık saran hafiyelerin din perdesi altındaki icraatları menfaatten başka bir şey değildir.

Faziletli din heyeti başımızın tacı, yüceltilmeye ve saygıya değerdir fakat melanet sağlamak, adi menfaat maksadıyla din kisvesine bürünerek, Hz. Muhammed'in mübarek dinini karalayıp, küçük düşürmekten çekinmeyen birtakım menfaatçiler..." 

Henüz hayatta iken arkasından konuşulan "dinsiz" iftirasına karşı, O, her fırsatta Müslümanlıktan bahseder ve kötü niyetliler konusunda halkı ayıktırmaya çalışırdı:

Bakın, 16 Mart 1923 senesinde Adana'da Türk Ocağı'nda esnafla yaptığı konuşmada ne diyor:

"Bizi yanlış yola sevk eden kötü niyetliler, bilesiniz ki çoğu zaman din perdesine bürünmüşler, saf ve temiz halkımızı hep şeriat sözleriyle aldatmışlardır.

'Hafta tatili dine aykırıdır' gibi hayırlı, akla ve dine uygun konular hakkında, sizi kandırmaya çalışan kötü niyetlilere inanmayın.

Hangi şey ki; akla, mantığa, halkın menfaatlerine uygundur, biliniz ki o bizim dinimize de uygundur.

Bir şey akla ve mantığa, milletin çıkarlarına, İslam'ın çıkarına uygunsa; kimseye sormayın, o şey dinîdir. Eğer bizim dinimiz akla, mantığa uygun düşen bir din olmasaydı, en mükemmel olmazdı." 

Mustafa Kemal'in hayatı incelendiğinde, gerek gençlik yıllarında, gerek harp döneminde ve sonrasında genç Cumhuriyetle beraber gelişen süreçte dine aykırı bir tek sözü yoktur.

İslam dini için söylenmiş övgü dolu sözler O'na aittir:

"Din insanların gıdasıdır. Dinsiz adam boş bir eve benzer. İnsana hüzün verir. Mutlaka bir şeye inanacağız. Bu dinlerin en sonuncusu elbette en mükemmelidir. İslam dini hepsinden üstündür." 

Din perdesini kullananların İslamiyet'i saptırdığını ifade eder:

"... Tereddütsüz diyebilirim ki, bugünkü İslam dini başka, Peygamberin zamanındaki İslam dini başkadır. Gerçek İslamiyet, yaradılışından gelen mantıklı bir dindir. Hayalleri, yanlış düşünceleri, boş inançları hiç sevmez, özellikle nefret eder." 

Yine din istismarcıları hakkında saltanatın kaldırılmasıyla alakalı mecliste yaptığı konuşmada;

"... Böyle adi ve sefil hilelerle hükümdarlık yapan halifeler ve onlara dini alet yapmaya tenezzül eden sahte ve imansız âlimler tarihte daima rezil olmuşlar, terzil edilmişler ve daima cezalarını görmüşlerdir" der. (Saltanatın kaldırılması hakkında Meclis'te yaptığı konuşmadan).

Mustafa Kemal, bu beyanları ile gerçek din âlimleri ile din istismarcılarını, dini siyasete alet eden dincileri ayırmaktadır.

Yine şöyle der:

"Tarihimizi okuyunuz, dinleyiniz... Görürsünüz ki; milleti mahveden, esir eden fenalıklar hep din kisvesi altında, küfür ve melanetten gelmiştir. Onlar her türlü hareketi dinle karıştırırlar. Halbuki elhamdülillah hepimiz Müslümanız, hepimiz dindarız." 

Mustafa Kemal, Anadolu'nun kurtuluşunda din adamlarından destek almasına rağmen sadece Nakşi olanlarından bu desteği görmemesi de, İslamiyet'i değiştiren hocaların anlaşımasında önemlidir.

"Zira vatan sevgisi imandandır" buyurur, Hz. Peygamberimiz (s.a.v).

Kurtuluş Savaşı döneminde ve Cumhuriyetin ilk yıllarında çıkan ve isyancı şeyhlerin öldürüldüğü bazı isyanlar Mustafa Kemal'e dinsiz denilmesine bahane edilmiştir.

Ancak, sabittir ki; bu isyanların tamamı İngiliz etkisindeki Nakşilerin çıkardığı, kurtuluş hareketini baltalamayı amaçlayan bilinçli isyanlardır.

Mesela Konya'da bir Nakşibendi şeyhi olan ve Konya halkı üzerinde derin tesiri bulunan Zeynelabidin Hoca örneği...

"Zeynelabidin Hoca, Kuvva-yi Milliye aleyhine aleni cephe almıştır. Millî Mücadele yılları boyunca bilhassa İngilizler ve Saray'la yakın bir ilişki içerisinde olan Zeynelabidin Hoca gerek Padişah Vahideddin'in ve gerekse muhaliflerin bir numaralı gözdesi durumuna gelmişti. Ona bütün Gonneyi tek hamağının ucunda çeviren adam gözüyle bakılıyordu." 

Nakşibendi şeyhleri Koçgiri isyanına, Menemen isyanına, Şeyh Sait isyanına destek gösterilmektedir.

Musul ve Kerkük konusunda İngilizlerle yapılan görüşmeler sırasında patlak veren Şeyh Sait isyanı, Musul ve Kerkük'ün elimizden çıkmasına sebep olmuştur.

Bruinessen, "Nakşibendi ağı olmasaydı bunca savaşçıyı harekete geçiremeyecekti; bu insanlar onun kutsal bir kişi olduğuna inanmasalar, bu derece fanatikçe savaşmayacaklardı" itirafında bulunmuştur. 

O'na bu gelişmeler karşısında takındığı tavır nedeniyle dinsiz diyenler, Nakşilerin Kurtuluş Savaşı ve sonrasında İngilizlerle yaptıkları işbirliğini iyi incelemeliler.

"Atatürk'ün Nutuk'ta yazdığına göre, Nakşi şeyhi Şeyh Taha Nehri'nin torunu Seyyid Abdülkadir, Kürt Teali Cemiyeti'nin başkanıydı. Koçgiri isyanının elebaşı idi ve idam edildi.

Vatan haini Şeyh Sait ve 46 yoldaşı, 28 Haziran 1925'te Diyarbakır'da asıldılar.

Menemen isyanının elebaşı Şeyh Muhammed Esat Erbili'nin dedesi Şeyh Hidayetullah da Şeyh Halid-i Bağdadi'nin halifelerindendi.

İstiklal Harbi esnasında İngilizler tarafından kışkırtılarak Deibaş Mehmet isyanını çıkartan Konyalı Zeynelabidin ve kardeşi de Nakşibendi idi." 

Musul meselesinin halledilmesine çalışıldığı bir dönemde Kürt aşiretler, İngilizlerin desteği ile Nakşi şeyhi Sait önderliğinde ayaklanırlar.

13 Şubat 1925 tarihinde 350 atlı ile ilçe merkezine doğru yola koyulan isyancılar, Diyarbakır'a saldırırlar.

Nisan'ın ikinci haftasından itibaren Türk ordusu duruma hakim olur.

"Din elden gidiyor" denilerek isyana girişenler, ayaklanmaya dahil olmayan Kürt aşiretlerine, "melun" veya "Türk" denmesi; Şeyh Sait'e ait belgelerin üzerinde "Kürdistan reisi" veya "hükûmeti" şeklinde imzalar bulunması, kullanılan silahların ve askerî malzemenin yabancı olması, olaylardaki İngiliz kışkırtmasına delildir.

Neticede isyan bastırılır, 29 Haziran 1925'de 47 asi idam edilir." (Prof. Dr. Haydar Baş Hoş Geldin Atatürk eseri 547-555)

Doğum izni ve sosyal medyaya 15 yaş düzenlemesi TBMM'de kabul edildi

Kadınların doğum izni ve 15 yaş altı çocukların sosyal medya kullanımına yönelik düzenlemeleri de içeren Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi

23.04.2026 00:10:00 / Güncelleme: 23.04.2026 04:15:38
İHA
Doğum izni ve sosyal medyaya 15 yaş düzenlemesi TBMM'de kabul edildi
Doğum izni ve sosyal medyaya 15 yaş düzenlemesi TBMM'de kabul edildi
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi görüşüldü. Görüşmelerin sonunda teklif kabul edilerek, yasalaştı.

Düzenlemeye göre, kadın memura doğumdan önce 8, doğumdan sonra 16 hafta olmak üzere toplam 24 hafta süreyle analık izni verilecek. Ancak beklenen doğum tarihinden 8 hafta öncesine kadar sağlık durumunun çalışmaya uygun olduğunu tabip raporuyla belgeleyen kadın memur, isteği halinde doğumdan önceki 2 haftaya kadar kurumunda çalışabilecek. Ayrıca düzenlemeyle babalık izni 10 güne çıkartıldı.

Düzenlemeyle, kadın işçilerin doğumdan önce 8 ve doğumdan sonra 16 hafta olmak üzere toplam 24 hafta çalıştırılmaması esas alınıyor. Analık izni süresi dolmuş ancak doğumun gerçekleştiği tarihten itibaren 24 haftalık süreyi 1 Nisan 2026 tarihi itibarıyla tamamlamamış olan personele talepleri halinde sekiz hafta ilave analık izni verilmesi öngörülüyor.

Devlet memurlarının koruyucu aile olmaya teşvik edilmesi, koruyucu aile sayısının artmasıyla daha fazla çocuğun aile yanında bakımının sağlanması, koruyucu aileliğin çocuk koruma mekanizmasındaki yerinin güçlendirilmesi ve koruyucu aile ile çocuğun birbirine alışma sürecine destek olunması amacıyla bir veya daha fazla çocuğa eşiyle birlikte veya münferit olarak koruyucu aile olan memura, çocuğun koruyucu aile yanına teslim edildiği tarihten sonra isteği üzerine 10 gün izin verilecek.

Ayrıca, koruyucu aile sözleşmesi devam eden koruyucu ailelerde eşlerden birinin, sigortalı olarak ay içerisinde otuz günden az çalışması ya da tam gün çalışmaması sebebiyle isteğe bağlı sigortalı olanlar hariç olmak üzere, sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olarak isteğe bağlı sigortalılık veya iştirakçilik kapsamında ödediği primin, prime esas kazanç günlük alt sınırı üzerinden hesaplanacak tutan, ödeme belgesinin ibrazı halinde aylık ödemelere ilave edilerek karşılanacak.

Çocukların kuruluş bakımına alınmaksızın ailesi veya yakım yanında bakımı ve desteklenmesi amacıyla koruyucu ve önleyici çalışmalar yapılacak, ihtiyaç duyulması halinde sosyal ve ekonomik sorunların çözümlenmesine yönelik bölgesel şartlar dikkate alınarak sosyal ve ekonomik destek sağlanacak. Korunma kararı veya bakım tedbiri kararı, reşit olması nedeniyle sona eren kişiler ile sosyal ve ekonomik destek hizmetinden yararlanırken, reşit olan ve aralık vermeksizin örgün yükseköğrenim programlarına devam eden gençler ise sosyal ve ekonomik destekten 25 yaşın tamamlayana kadar yararlandırılabilecek.

Kanuna göre, 65 yaşını doldurmuş muhtaç, güçsüz, kimsesiz Türk vatandaşlarının aylığa hak kazanmak üzere düzenlenen belgelerin gerçeğe uymadığının tespiti halinde ödenen aylıklar, her ay belirlenen kanuni faiz esas alınarak geri alınacak.

Yatılı sosyal hizmet kuruluşlarında sunulan hizmetlerin kalite ve verimliliğin arttırılması, özel gereksinimli bireylerin ihtiyaçlarının tespit edilmesi, suç işlenmesinin önlenmesi ve acil durumlarda erken müdahalenin sağlanması amacıyla Merkezi İzleme Sistemine bağlı yazılım destekli kamera sistemlerinden yararlanacak.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Sosyal Hizmetler Kanunu ile diğer kanunlar ve Cumhurbaşkanlığı Kararnameleriyle Bakanlığa verilmiş olan görevleri kapsamında sunulan hizmetlerden yararlanacak kişi ve hanelerin tespiti, ulusal politika ve stratejilerin oluşturulması ve sosyal yardımlardan yararlanacak kişilerin objektif ölçütlere göre belirlenmesinde kullanılmak üzere başvuru konusuyla ilgili olmak kaydıyla, sosyal yardım veya sosyal hizmet başvurusunda bulunan ya da halihazırda bu yardım ve hizmetlerden yararlanan kişiler ve bu kişilerin hanelerine ait taşınır, taşınmaz, sosyal güvenlik, sosyal yardım, sağlık, gelir, gider, varlık, nüfus ve mali durumlarına ilişkin her türlü veri ve bilgiyi gerçek ve tüzel kişilerden talep edebilecek.

Kadın konukevi hizmetinden yararlanan ve geliri bulunmayan veya meslek elemanının görüşü ve değerlendirme komisyonunun kararma göre yeterli geliri olmadığı değerlendirilen kadınlara ve çocuklara, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında geçici maddi yardım yapılmasına karar verilmemiş olması halinde, belirtilen orana göre hiçbir kesinti yapılmaksızın net harçlık verilecek.

Çocuk Koruma Kanununa; cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, reşit olmayanla cinsel ilişki, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, müstehcenlik, fuhuş, insan ticareti, kasten öldürme suçlarından haklarında adli sicil ve arşiv kayıtlarında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunanlar; kamuya, özel sektöre veya sivil toplum kuruluşlarına ait her ne adla olursa olsun çocukların yoğun olarak bulunduğu iş yerleri işletemeyecek, görev alamayacaklar, iş yeri açmaları veya işletilmesi için izin verilmeyecek. Darülacezeye verilen yardımlar Kurumlar Vergisi'nden indirime tabi olacak.

Kanuna göre, sosyal ağ sağlayıcı, 15 yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunamayacak ve bu hizmetin sunulmaması konusunda yaş doğrulama dahil gerekli tedbirleri almakla yükümlü olacak. Oyun sağlayıcı oyunları yaş kriterlerine göre derecelendirmekle yükümlü olacak. Oyun dağıtıcı usulüne uygun olarak derecelendirilmeyen oyunları sunamayacak. Ancak, oyun sağlayıcı tarafından derecelendirilmeyen oyunları en yüksek yaş kriterine göre derecelendirmek kaydıyla sunabilecek.

Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü duruşmasında savcı görüşünü açıkladı: 3 sanık hakkında tahliye talep edildi

Aziz İhsan Aktaş davasında cumhuriyet savcısı sanıkların tutukluluk durumuna ve taleplere ilişkin görüşünü açıkladı. Savcı, 3 tutuklu sanığın tahliyesini talep etti. Duruşma sanıkların tutukluluğa ilişkin beyanları ile sürüyor

22.04.2026 13:51:00
İHA
Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü duruşmasında savcı görüşünü açıkladı: 3 sanık hakkında tahliye talep edildi
Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü duruşmasında savcı görüşünü açıkladı: 3 sanık hakkında tahliye talep edildi
Liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen Çıkar Amaçlı Suç Örgütü tarafından tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı sanık Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı sanık Utku Caner Çaykara ve Ceyhan Belediye Başkanı sanık Kadir Aydar'ın arasında bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 16'sı tutuklu 200 sanığın yargılanmasına devam edildi.

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde bulunan salonda görülen duruşmada, cumhuriyet savcısı, sanıkların tutukluluk durumu ve taleplere ilişkin görüşünü açıkladı.

Duruşma savcısı, Beşiktaş Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Çağdaş Ateşçi, Beşiktaş Belediyesi personeli Gülşah Ocak, Beşiktaş Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürü Ferit Tutşi'nin tutuklulukla geçirdikleri süre dikkate alınarak tahliyelerine karar verilmesini talep etti.

Rıza Akpolat, Kadir Aydar, Utku Caner Çaykara ve Oya Tekin'in aralarında bulunduğu diğer tutuklu sanıkların ise kuvvetli suç şüphesi, mevcut delil durumu ile üzerlerine atılı suçların vasıf ve mahiyeti dolayısıyla tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini talep edildi.

Tanık dinletilmesi, tefrik ve mal varlığı tedbirlerinin kaldırılması taleplerinin mevcut delil durumu ve dosyanın geldiği aşama dikkate alınarak reddine karar verilmesi talep edildi.

Duruşma sanıkların tutukluluğa ilişkin beyanları ile sürüyor.

İstanbul için kuvvetli yağış uyarısı

Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM), İstanbul'da Balkanlar üzerinden gelen soğuk ve yağışlı havanın etkili olacağının tahmin edildiğini belirterek, beklenen kuvvetli yağış nedeniyle yaşanabilecek olumsuzluklara karşı tedbirli olunması yönünde vatandaşları uyardı

22.04.2026 13:40:00
İHA
İstanbul için kuvvetli yağış uyarısı
İstanbul için kuvvetli yağış uyarısı
AKOM'dan İstanbul ve Marmara Bölgesi için yağış uyarısı geldi. İstanbul başta olmak üzere Marmara bölgesi genelinin Balkanlar üzerinden gelen soğuk ve yağışlı havanın etkisi altına girmesinin beklendiği belirtilerek, cuma gününe kadar aralıklı yağış geçişlerinin görüleceği, sıcaklıkların 12-16 derece aralığında mevsim normallerinin altında seyretmeye devam edeceğinin tahmin edildiği ifade edildi.

Yağışların özellikle öğle saatlerinden itibaren etkisini artırarak yer yer kuvvetli şekilde görüleceğinin tahmin edildiği belirtildi. AKOM, beklenen kuvvetli yağış nedeni ile yaşanabilecek olumsuzluklara karşı tedbirli olunması yönünde vatandaşları uyardı.

Hafta sonu itibari ile çoğunlukla güneşli bir gökyüzünün hakim olacağının, sıcaklıkların 20 dereceler civarına yükseleceğinin öngörüldüğünü belirtildi.

Öte yandan İstanbul'daki barajlarda doluluk oranının ise yüzde 70,39 seviyesinde bulunduğu, barajlardaki su miktarının 611 milyon metreküp olarak ölçüldüğü kaydedildi.

CH-47 ağır nakliye helikopterimiz kaza kırıma uğradı

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Kara Havacılık Komutanlığına ait CH-47 ağır nakliye helikopterinin eğitim uçuşu sırasında kaza kırıma uğradığını, helikopterde bulunan personelde herhangi olumsuz bir durumun olmadığını açıkladı

22.04.2026 00:10:00
İhlas Haber Ajansı
CH-47 ağır nakliye helikopterimiz kaza kırıma uğradı
CH-47 ağır nakliye helikopterimiz kaza kırıma uğradı
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Kara Havacılık Komutanlığına ait CH-47 ağır nakliye helikopterinin eğitim uçuşu sırasında kaza kırıma uğradığını, helikopterde bulunan personelde herhangi olumsuz bir durumun olmadığını açıkladı.



Jandarma Genel Komutanlığından yapılan açıklamada, "Kara Havacılık Komutanlığımıza ait bir CH-47 Ağır Nakliye Helikopterimiz, eğitim uçuşu icra ettiği Ankara/Temelli bölgesinde henüz bilinmeyen bir nedenle kaza kırıma uğramıştır. Personelimizde herhangi bir olumsuz durum yoktur. Kaza kırım nedeni yapılacak detaylı inceleme sonucunda belirlenecektir" denildi.

Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel tutuklandı

Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturma kapsamında Elazığ'da gözaltına alınan ve Erzurum'a getirilen eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel, savcılık sorgusu sonrası çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı

22.04.2026 00:10:00
İhlas Haber Ajansı
Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel tutuklandı
Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel tutuklandı
Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturma kapsamında Elazığ'da gözaltına alınan ve Erzurum'a getirilen eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel, savcılık sorgusu sonrası çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı.

Elazığ İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından gözaltına alınan daha sonra karayoluyla Erzurum'a getirilen Tuncay Sonel, Erzurum Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi'nde yapılan 3 günlük sorgusu sonrası Erzurum Adliyesi'ne getirildi. Adliyeye geniş güvenlik önlemleri arasında getirilen Tuncay Sonel'e Gülistan Doku soruşturması ile ilgili hakkındaki iddialar yönetildi.

Savcılık ifadesi



Tuncay Sonel'in Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı'na verdiği ifadeden ilginç detaylar ortaya çıktı. Soruşturmanın en dikkat çeken detaylarından biri olan Gülistan Doku'ya ait sim kartın neden adli birimlere teslim edilmediği sorusuna Sonel, "hız kazanmak" savunmasıyla cevap verdi.

Sonel, ifadesinde, "Valilik binasından çıkarken Aygül Doku'yu ağlarken gördüm. Bana 'Sayın Valim bir sim kart var, savcıya ulaşamıyorum, almıyorlar' dedi. Ben de insani mülahazalarla aldım. Arama kurtarma yoğun devam ettiği için konum bilgisine hızlıca bakılması amacıyla, Ankara'da teknik bilgisine güvendiğim Gökhan komisere gönderdim" dedi.

Bilirkişi raporlarında olay günü viyadüğü gören kameraların aktif olduğunu ancak emniyet görevlilerinin "kameralar çalışmıyordu" şeklinde tutanak tuttuğuyla ilgili sorusuna ise Sonel, şöyle cevap verdi:

"Bu kamera kayıtlarının silinerek delillerin yok edilmesi talimatını ben vermedim. Üniversite bünyesinde teknik bir konu varsa oraya sorulmalıdır. Emniyet Genel Müdürlüğü ve Tunceli Emniyeti'nin 'arıza yoktu' şeklindeki cevaplarından haberim yoktur. Muhatabı İl Emniyet Müdürüdür."

Yaklaşık 8 saat süren savcılık sorgusu tamamlanan Sonel, Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme (TCK 281/1), Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme (TCK 244/2), Özel hayatın gizliliğini ihlal (TCK 134/1), Kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme (TCK 136) ve Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek (TCK 205) suçlarından tutuklanması istemiyle 1. Sulh Ceza Mahkemesine sevk edildi.

Yapılan duruşma sonrası mahkeme heyeti, Tuncay Sonel'in tutuklanmasına karar verdi. Tuncay Sonel daha sonra Erzurum Dumlu Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne gönderildi.

Niksar'da "Okulu tarayacağım" diyen çocuk gözaltına alındı

Tokat'ın Niksar ilçesinde bir öğrenci, arkadaşlarına attığı, "Okula gelmeyin, tarayacağım" mesajı üzerine gözaltına alındı

22.04.2026 00:10:00
İhlas Haber Ajansı
Niksar'da "Okulu tarayacağım" diyen çocuk gözaltına alındı
Niksar'da "Okulu tarayacağım" diyen çocuk gözaltına alındı
Tokat'ın Niksar ilçesinde bir öğrenci, arkadaşlarına attığı, "Okula gelmeyin, tarayacağım" mesajı üzerine gözaltına alındı.

Edinilen bilgilere göre, 20 Nisan 2026 günü saat 15.30 sıralarında Kaya İsmet Özden Ortaokulu'nda 7'nci sınıf öğrencisi Y.K.'nın aynı sınıfta öğrenim gören arkadaşlarına, "Okula gelmeyin, okulu tarayacağım" şeklinde tehditte bulunduğu öğrenildi.



İhbar üzerine harekete geçen ekipler, olayla ilgili çalışma başlattı. Yapılan incelemeler sonucunda ikameti belirlenen 14 yaşındaki çocuk, Niksar İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından yakalanarak gözaltına alındı.

Şüpheli çocuk emniyetteki işlemlerinin ardından Niksar Adliyesi'ne sevk edildi.

Olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü bildirildi.

Siirt'te sel bilançosu: 200 dekarlık alanda toprak kayması yaşand

Siirt'te etkili olan sağanak yağışların ardından meydana gelen sel felaketinin bilançosu ortaya çıkmaya başladı. Kent genelinde birçok noktada ciddi hasar meydana gelirken, tarım arazileri ve hayvancılık büyük zarar gördü

21.04.2026 14:11:00 / Güncelleme: 21.04.2026 14:13:55
İHA
Siirt'te sel bilançosu: 200 dekarlık alanda toprak kayması yaşand
Siirt'te sel bilançosu: 200 dekarlık alanda toprak kayması yaşand
Edinilen bilgilere göre, kent merkezinde yaklaşık 300 dekar tarım arazisinde toprak kayması yaşandı. Şirvan ilçesinde sel sularına kapılan 90 arılı kovan ile birlikte 80-90 küçükbaş hayvan telef oldu. Bölgede köy yollarının kapanması nedeniyle ulaşımda da aksaklıklar yaşandı. Kurtalan ilçesinde sel nedeniyle yaklaşık 10-15 ton buğday zarar görürken, 340 kanatlı hayvan ile 45-50 küçükbaş hayvanın telef olduğu bildirildi.



Tillo ilçesinde ise bir fıstık işleme tesisi tamamen hasar görürken, tarım arazilerinde kaymalar meydana geldiği ve bazı köy yollarının ulaşıma kapandığı öğrenildi.

Yetkililer, selden etkilenen bölgelerde hasar tespit çalışmalarının sürdüğünü, vatandaşların mağduriyetinin giderilmesi için ekiplerin sahadaki çalışmalarına aralıksız devam ettiğini belirtti.

Kilo verirken kas kaybetmeyin!


 
Günümüzde kilo verme süreci çoğu zaman estetik kaygılar üzerinden ele alınsa da, bu sürecin kalp sağlığıyla olan doğrudan ilişkisi sıklıkla geri planda kalmakta. Bilinçsiz diyetler, hızlı kilo kaybı hedefleri ve yanlış egzersiz alışkanlıkları, kalp ve damar sistemi üzerinde beklenmedik riskler oluşturabilir.

21.04.2026 11:07:00 / Güncelleme: 21.04.2026 11:11:11
MURAT ÇORBACI
 Kilo verirken kas kaybetmeyin!
 Kilo verirken kas kaybetmeyin!

Kardiyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Yusuf Altınkaynak, kilo verme sürecinin kalp sağlığı üzerindeki etkileriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Altınkaynak, "Kilo verme sürecinde yapılan en yaygın hatalardan biri, hızlı sonuç elde etme isteğiyle uygulanan düşük kalorili ve dengesiz diyetlerdir. Bu tür beslenme modelleri kısa vadede kilo kaybı sağlasa da, uzun vadede kalp ritim bozuklukları, tansiyon dalgalanmaları ve elektrolit dengesizlikleri gibi ciddi sorunlara yol açabilir" dedi.

Dr. Altınkaynak, özellikle ani kilo kaybının kalp kası üzerinde stres oluşturabileceğini belirterek, "Vücudun ihtiyaç duyduğu temel besin öğelerinden mahrum bırakılması, kalp kasının da yeterince beslenememesi anlamına gelir. Bu durum, fark edilmeden ilerleyen ciddi kardiyak problemlere zemin hazırlayabilir" değerlendirmesinde bulundu.


Kalp krizi riski zamanla birikiyor

"Kalp krizi çoğu zaman ani gelişen bir tablo olarak algılansa da arka planda yıllar süren bir süreç yer alır" diyen Dr. Altınkaynak, şunları söyledi: "Bu sürecin temelinde ise damar sertliği, yani arteroskleroz bulunmaktadır. Damar sertliği; damar duvarının iç yüzeyinde başlayan mikroskobik hasarlarla gelişir. Özellikle kontrolsüz seyreden yüksek tansiyon, damar duvarına her kalp atımıyla birlikte sürekli bir basınç uygular. Bu durum zamanla damar yüzeyinde küçük çatlaklara neden olur. Vücut bu hasarı onarmaya çalışırken kolesterol ve yağ parçacıkları bu alanlara yerleşir ve plak oluşumu başlar.

Zaman içinde bu plaklar büyüyerek damar iç çapını daraltır ve kan akışını zorlaştırır. Bu durumda pıhtı oluşumu hızlanır ve kalp krizi riski yaşanabilir. Bu nedenle damar sertliği, belirti vermeden ilerleyen ancak sonuçları hayati olabilen bir süreçtir. Fazla yağ dokusu, vücutta birçok hormon ve kimyasal sinyal üretir. Bu durum özellikle insülin direncinin gelişmesine zemin hazırlar. İnsülin direnci ise kan şekeri kontrolünü bozarak diyabet riskini artırırken, aynı zamanda damar yapısını da olumsuz etkileyerek kalp hastalıklarına zemin hazırlar. Özellikle karın bölgesinde biriken yağ dokusu, yani visseral yağlanma, kalp-damar hastalıkları açısından en riskli yağlanma türü olarak kabul edilmektedir.

Bu nedenle kilo artışı yalnızca estetik değil, sistemik bir sağlık sorunu olarak ele alınmalıdır. Kilo verme sürecinde en sık göz ardı edilen konulardan biri kas kütlesinin korunmasıdır. İnsan vücudu 30'lu yaşlardan itibaren doğal olarak kas kaybetmeye başlar. Bu sürece yanlış diyetler ve yetersiz fiziksel aktivite eklendiğinde kas kaybı hızlanır. Kas oranı azaldıkça vücudun enerji harcaması düşer ve metabolizma yavaşlar. Bu durum hem kilo vermeyi zorlaştırır hem de verilen kiloların tekrar alınmasına neden olabilir. Kas kaybı arttıkça yağ dokusu oranı yükselir ve bu durum kalbin iş yükünü artırır. Kalp, artan yağ kütlesine kan pompalamak için daha fazla çalışmak zorunda kalır. Bu da uzun vadede kalp-damar sistemi üzerinde ek bir stres oluşturur. Bu nedenle sağlıklı kilo verme sürecinde amaç; kas kütlesini koruyarak yağ oranını azaltmak olmalıdır."

Eşme Belediye Başkanı Tozan ve 2 belediye çalışanı "irtikap" soruşturmasında tutuklandı

Uşak'ta, Eşme Belediyesi'ne yönelik "irtikap" soruşturması kapsamında gözaltına alınan Belediye Başkanı Yılmaz Tozan ve 2 belediye çalışanı tutuklandı

21.04.2026 03:01:00
AA
Eşme Belediye Başkanı Tozan ve 2 belediye çalışanı "irtikap" soruşturmasında tutuklandı
Eşme Belediye Başkanı Tozan ve 2 belediye çalışanı "irtikap" soruşturmasında tutuklandı

Uşak Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Eşme Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada gözaltına alınan Belediye Başkanı Yılmaz Tozan, eşi Burcu Tozan, Başkan Tozan'ın şoförü M.F, Eşme Belediyesi Zabıta Müdürlüğünde görevli İ.U, belediye personeli H.D. ve Eşme Belediyesi CHP'li Meclis Üyesi R.S.S. Eşme Adliyesi'ne sevk edildi.

Soruşturma kapsamında Yılmaz Tozan'ın özel kalem müdürü S.B. de gözaltına alındı.

Şüphelilerden Meclis Üyesi R.S.S. ve belediye personeli H.D. savcılık sorgusunun ardından serbest bırakıldı.

Başkan Yılmaz Tozan, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve irtikap", şoförü M.F. ve zabıta görevlisi İ.U, "suç işleme amacıyla kurulan örgüte üye olma veya yardım etme ve irtikap" suçlarından tutuklanması talebiyle, Burcu Tozan ile özel kalem müdürü S.B. de adli kontrol şartıyla serbest bırakılması istemiyle Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edildi.

Zanlılardan Başkan Tozan ile İ.U. ve M.F. tutuklandı. Burcu Tozan ve S.B. de adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Yürütülen soruşturma kapsamında şüphelilerin, alkollü mekanların kapanış saatlerinin ileri alınması konusunda işyerlerinden menfaat sağladığı, ilçenin geleneksel festivali olan Uluslararası Eşme Turistik Kilim, Kültür ve Sanat Festivali'ne gelen sanatçılara ödenen ücretin faturasının yüksek gösterilerek haksız kazanç elde edildiği, ilçedeki bazı işyerlerine yönelik uygunsuz ruhsat karşılığında menfaat sağladığının tespit edildiği öğrenildi.

İncelenen banka hesaplarında Tozan'ın şoförü M.F'nin hesabında olağan dışı para hareketliliği tespit edildi.

Eşme Belediyesi'ne yönelik "irtikap" suçuna ilişkin soruşturma kapsamında 17 Nisan'da Belediye Başkanı Yılmaz Tozan, eşi Burcu Tozan, Yılmaz Tozan'ın şoförü M.F, Eşme Belediyesi Zabıta Müdürlüğünde görevli İ.U. ve belediye personeli H.D. gözaltına alınmıştı. Hakkında yakalama kararı çıkarılan CHP'li Eşme Belediyesi Meclis Üyesi R.S.S. de yakalanmıştı.

Şüphelilerden O.Ü'nün ise bir başka suçtan cezaevinde bulunduğu tespit edilmişti. 

Dışişleri Bakanlığından Kerkük valiliğine Irak Türkmen Cephesi Başkanı Ağa'nın seçilmesine ilişkin açıklama

Dışişleri Bakanlığı tarafından, Irak'ta Kerkük valiliğine Türkmen bir valinin seçilmesinin kapsayıcılık, temsilde adalet ve toplumsal huzurun tahkimi konusunda tarihi bir gelişme olduğu bildirildi

21.04.2026 02:38:00
AA
Dışişleri Bakanlığından Kerkük valiliğine Irak Türkmen Cephesi Başkanı Ağa'nın seçilmesine ilişkin açıklama
Dışişleri Bakanlığından Kerkük valiliğine Irak Türkmen Cephesi Başkanı Ağa'nın seçilmesine ilişkin açıklama

Bakanlıktan konuya ilişkin yazılı açıklama yapıldı.

"Kültürel çeşitliliğe ve çoğulcu bir yapıya sahip Kerkük'e Türkmen bir vali seçilmesi, kapsayıcılık, temsilde adalet ve toplumsal huzurun tahkimi bakımından son derece önemli ve tarihi bir gelişmedir." ifadesine yer verilen açıklamada, bunun aynı zamanda, Irak'ın ve Kerkük'ün asli bileşeni olan Türkmen soydaşlar bakımından meşru bir hakkın gecikmiş bir teslimi olarak görüldüğü kaydedildi.

Kerkük'te üst düzey idari görevlerin bileşenler arasında uzlaşı temelinde dönüşümlü şekilde paylaşımının, sadece Türkmenler değil, Kerkük'ü oluşturan tüm unsurlar için adil ve hakkaniyete uygun bir kazanım olduğu kaydedilen açıklamada, gelişmenin, Irak'ın ve Kerkük halkının huzur, güvenlik ve refahına katkıda bulunması temenni edildi.

Ne olmuştu

Irak Cumhurbaşkanı Nizar Amedi, Kerkük vilayeti valiliği görevine seçilen Irak Türkmen Cephesi (ITC) Başkanı Muhammed Seman Ağa'ya Kerkük valiliği atama kararnamesini teslim etmişti.

Kerkük Valiliği yaklaşık 100 yıl sonra yeniden Türkmenlere geçerken. Kerkük İl Meclisi 17 Nisan'da yapılan oturumda, ITC Başkanı Muhammed Seman Ağa'yı vilayet valisi olarak seçmişti. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.