7 Haziran seçimlerinden evvel bir kandil gecesi iki arkadaşımla beraber Bakırköy İncirli caddesinde bir benzin istasyonunun marketine girdik. Hatırlayacağınız üzere o aralar asgari ücret konusu gündemin büyük bir kısmını kaplıyordu. Neyse ben kasiyer arkadaşla asgari ücret üzerine konuşurken, arkamdaki diğer müşterinin sohbete dahil olmasıyla, benzin istasyonun hemen önünde konu üzerine konuşmaya başladık. Kendisi de hemen benzin istasyonunun karşısında kalan meşhur çorbacıda oturuyormuş o sırada zaten. Yaklaşık 3 saat süren ve asgari ücret üzerinden ekonomi konusunda genişleyen diyaloğumuz sırasında, karşımdaki kişinin Kültür Üniversite'si ekonomi bölümünden mezun olduğunu, üstüne aynı üniversitede yüksek lisans yaptığını ve nihayet konuşmamızın finaline doğru Ak Parti İstanbul Gençlik Kolları Başkan Yardımcısı ve Mali İşler Başkanı Zeki Tuğrul Bey olduğunu öğrendim.
Üzerine 3 saat konuştuğumuz asgari ücret konusunda sonunda benim son derece haklı olduğumu ve seçimlerden sonra Ak Parti İstanbul Gençlik Kolları Başkanı'nın da bulunacağı bir heyetle birlikte bizim onlara Milli Ekonomi Modeli'ni anlatacağımız bir kahvaltı teklifinde bulundu. Ayrıca Milli Ekonomi Modeli'ni kitap olarak da okumak istediğini ve benden kendisi için temin edip edemeyeceğimi sordu. Benim onaylamam ile beraber, seçimlerden sonra buluşmak üzere beni arayacağını söyledi ve birbirimize telefon numaralarımızı verdik.
Sonraki süreçte Zeki Bey'den hiçbir geri dönüş alamadım maalesef, "unuttu herhalde" dedim kendi kendime.
Fakat bu anıyı sizinle paylaşma sebebim Zeki Bey'in bize geri dönüş yapmaması değildir.
Bunu anlatmamdaki gayem; sokaktaki esnafa, işçiye, vatandaşa bu olay üzerinden mesaj vermektir.
"5000 lira asgari ücret hayal", "2023'te çıkaracağız biz madenleri", "O kadar maaşın vergisi de çok olur" diye dinlemeden, anlamadan konuşan "bazılarına" sesleniyorum:
Gerek iktidar partisi içinde, gerek diğer partilerin içinde ekonomi meselesini siyasallaştırmadan anlayan ve bize, daha doğrusu bizim üzerimizden anlattığımız tezin sahibine "Çok haklısınız, bu iş olur" diyen yüzlerce yetkin insan var.
Bugüne kadar bir tek iktisatçının veya bu işten anlayan birinin ağzından sistemin işe yaramayacağına ilişkin bir şey duyan varsa çıksın! Yoksa, ağızlarında ve beyinlerinde devamlı "inanmamışlık" olan bu kitlenin bunu yapmasının sebebi "Bir Müslümanın Türk'ün bütün dünya ekonomisini değiştirecek ve Türkiye'yi zirveye taşıyacak bir model yazmasına" inanmamak mıdır?
Beni bu soruyu sormaya iten bir argümanın da bu kişilerin, asgari ücretin Avrupa'da bu miktarlarda olmasını hiç yadırgamadan, olağan bulan kişiler olması olduğunu belirteyim.
Sorsanız hepsi en milliyetçidir, en önyargısızdır, en dinine sahiptir. Hep ileriyi düşünür ve çağdaşlaşırlar.
Tezin sahibinin adını bilmeden dinlediklerinde "hakikaten doğru, olur bu iş" derler.
Gelin görün ki bu milliyetçi, dinine sahip ve önyargısız topluluk(!) tezin sahibinin Prof. Dr. Haydar Baş olduğunu öğrenince birden az evvel söylediklerini inkâra başlarlar.
Başta BRICS ülkeleri olmak üzere tüm dünyanın kabul ettiği bu teze çamur atmaya başlarlar.
Üstelik bu önyargısız(!) topluluktan bazıları bununla da yetinmez, alışveriş yaptığı esnafı Yeni Mesaj okuduğu için alışveriş yapmamakla tehdit ederler.
Zamanında Zaman gazetesine abone olmayan esnaflara yapılan tehditler gibi burada da Yeni Mesaj okuyan esnaf mağdur edilir.
Bu arkadaşların yaptığı yanlışları yazmaya devam edersem sonu gelmeyeceğini siz de tahmin etmiş olmalısınız.
Bundan dolayı yazıyı burada noktalıyor; ülkesini, vatanını, bayrağını, ailesini ve milletini düşünen her vatandaşımıza önyargısız şekilde Milli Ekonomi Modeli'ni ve sahibini dinlemeyi tavsiye ediyorum.
Üzerine 3 saat konuştuğumuz asgari ücret konusunda sonunda benim son derece haklı olduğumu ve seçimlerden sonra Ak Parti İstanbul Gençlik Kolları Başkanı'nın da bulunacağı bir heyetle birlikte bizim onlara Milli Ekonomi Modeli'ni anlatacağımız bir kahvaltı teklifinde bulundu. Ayrıca Milli Ekonomi Modeli'ni kitap olarak da okumak istediğini ve benden kendisi için temin edip edemeyeceğimi sordu. Benim onaylamam ile beraber, seçimlerden sonra buluşmak üzere beni arayacağını söyledi ve birbirimize telefon numaralarımızı verdik.
Sonraki süreçte Zeki Bey'den hiçbir geri dönüş alamadım maalesef, "unuttu herhalde" dedim kendi kendime.
Fakat bu anıyı sizinle paylaşma sebebim Zeki Bey'in bize geri dönüş yapmaması değildir.
Bunu anlatmamdaki gayem; sokaktaki esnafa, işçiye, vatandaşa bu olay üzerinden mesaj vermektir.
"5000 lira asgari ücret hayal", "2023'te çıkaracağız biz madenleri", "O kadar maaşın vergisi de çok olur" diye dinlemeden, anlamadan konuşan "bazılarına" sesleniyorum:
Gerek iktidar partisi içinde, gerek diğer partilerin içinde ekonomi meselesini siyasallaştırmadan anlayan ve bize, daha doğrusu bizim üzerimizden anlattığımız tezin sahibine "Çok haklısınız, bu iş olur" diyen yüzlerce yetkin insan var.
Bugüne kadar bir tek iktisatçının veya bu işten anlayan birinin ağzından sistemin işe yaramayacağına ilişkin bir şey duyan varsa çıksın! Yoksa, ağızlarında ve beyinlerinde devamlı "inanmamışlık" olan bu kitlenin bunu yapmasının sebebi "Bir Müslümanın Türk'ün bütün dünya ekonomisini değiştirecek ve Türkiye'yi zirveye taşıyacak bir model yazmasına" inanmamak mıdır?
Beni bu soruyu sormaya iten bir argümanın da bu kişilerin, asgari ücretin Avrupa'da bu miktarlarda olmasını hiç yadırgamadan, olağan bulan kişiler olması olduğunu belirteyim.
Sorsanız hepsi en milliyetçidir, en önyargısızdır, en dinine sahiptir. Hep ileriyi düşünür ve çağdaşlaşırlar.
Tezin sahibinin adını bilmeden dinlediklerinde "hakikaten doğru, olur bu iş" derler.
Gelin görün ki bu milliyetçi, dinine sahip ve önyargısız topluluk(!) tezin sahibinin Prof. Dr. Haydar Baş olduğunu öğrenince birden az evvel söylediklerini inkâra başlarlar.
Başta BRICS ülkeleri olmak üzere tüm dünyanın kabul ettiği bu teze çamur atmaya başlarlar.
Üstelik bu önyargısız(!) topluluktan bazıları bununla da yetinmez, alışveriş yaptığı esnafı Yeni Mesaj okuduğu için alışveriş yapmamakla tehdit ederler.
Zamanında Zaman gazetesine abone olmayan esnaflara yapılan tehditler gibi burada da Yeni Mesaj okuyan esnaf mağdur edilir.
Bu arkadaşların yaptığı yanlışları yazmaya devam edersem sonu gelmeyeceğini siz de tahmin etmiş olmalısınız.
Bundan dolayı yazıyı burada noktalıyor; ülkesini, vatanını, bayrağını, ailesini ve milletini düşünen her vatandaşımıza önyargısız şekilde Milli Ekonomi Modeli'ni ve sahibini dinlemeyi tavsiye ediyorum.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Ali Haydar Bektaş / diğer yazıları
- Süleymani’nin ardından / 10.01.2020
- Sorunların çözümü / 28.12.2019
- Atatürk ilkeleri ve MEM / 15.10.2019
- Hukukçu enflasyonu / 02.07.2019
- Güzel günler / 20.04.2019
- Çileli günler / 18.04.2019
- Bir salonda Türkiye / 02.03.2019
- Bir müzik dehası / 27.01.2019
- İfade özgürlüğü üzerine / 24.11.2018
- Can sıkıcı bir yazı / 21.10.2018
- Sorunların çözümü / 28.12.2019
- Atatürk ilkeleri ve MEM / 15.10.2019
- Hukukçu enflasyonu / 02.07.2019
- Güzel günler / 20.04.2019
- Çileli günler / 18.04.2019
- Bir salonda Türkiye / 02.03.2019
- Bir müzik dehası / 27.01.2019
- İfade özgürlüğü üzerine / 24.11.2018
- Can sıkıcı bir yazı / 21.10.2018




























































































