logo
07 KASIM 2026

Avrupa'da güvenlik alarmı: Sırada kim var?

Avrupa'da peş peşe gelen bomba ihbarları paniği büyütüyor. Onlarca uçuşun aksamasına neden olan tehditlerin ardından İrlanda, İngiltere ve Bulgaristan'daki medya kuruluşları da hedef alındı

07.11.2026 10:18:00
Haber Merkezi
 
Avrupa'da güvenlik alarmı: Sırada kim var?
Avrupa'da güvenlik alarmı: Sırada kim var?
Avrupa'da peş peşe gelen bomba ihbarları paniği büyütüyor. Onlarca uçuşun aksamasına neden olan tehditlerin ardından İrlanda, İngiltere ve Bulgaristan'daki medya kuruluşları da hedef alındı.

Televizyon ve radyo binaları tahliye edilirken güvenlik güçleri alarma geçti. Avrupa'da insanlar bir yandan sokaklarda, bir yandan havalimanlarında ve medya kuruluşlarında yeni ihbarlarla karşı karşıya.

Avrupa genelinde bomba ihbarları dalga dalga yayılıyor. Bu hafta yolcu uçaklarına yönelik yapılan tehditler nedeniyle çok sayıda seferde aksama yaşanırken, tehditlerin yeni adresi medya kuruluşları oldu.

İrlanda, İngiltere ve Bulgaristan'da televizyon, radyo ve gazete kuruluşlarına bomba tehdidi içeren e-postalar gönderildi. Kurumlarda güvenlik önlemleri artırıldı, bazı binalar tahliye edildi.

TEHDİTLERİN ADI: BATI'YA MESAJ!

İrlanda ve Bulgaristan'daki medya kuruluşlarına kendisini "Mikhail Andropov" olarak tanıtan bir kişiden, "Batı'ya Mesaj" başlıklı e-postalar gönderildi.

Gönderici, Avrupa genelinde uçuşları aksatan bomba ihbarlarının sorumluluğunu da üstlendi.

İrlanda kamu yayıncısı RTÉ de tehdit alan kuruluşlar arasında yer aldı. RTÉ Radio One'a gönderilen e-postada, 45 dakika içinde bombanın patlayacağı öne sürüldü.

Newstalk, Today FM, Irish Independent'ın yayıncısı Mediahuis ve Virgin Media da tehdit aldı.

Dublin'deki bazı medya binaları tahliye edilirken, tehditlerin asılsız olduğunun değerlendirilmesi üzerine bazı çalışanların binalara dönmesine izin verildi ve yayınlar yeniden başladı.

İNGİLTERE'DE SKY DA HEDEFTE

Tehditler İngiltere'ye de sıçradı. Ülkenin önemli yayın kuruluşlarından Sky da bomba tehdidi alan medya kuruluşları arasında yer aldı.

Sky yönetimi, güvenlik değerlendirmesi yaptıklarını ve konuyu ilgili makamlara bildirdiklerini açıkladı. Çalışanların güvenliği için yetkililerle iş birliği yapıldığı belirtildi.

Bulgaristan'daki Nova TV de bomba tehdidi içeren e-posta aldığını duyurdu.

21 UÇUŞA BOMBA İHBARI!

Medya kuruluşlarına yönelik tehditlerden önce Avrupa genelinde en az 21 yolcu uçağı seferi bombalı saldırı ihbarları nedeniyle etkilenmişti.

İtalya'daki Roma Havalimanı yetkilileri, ihbarların "Erkek Devletinin Savaşçıları" adlı bir grup tarafından üstlenildiğini bildirdi.

Grubun, "feminist bir rejimi" hedef aldığını ve tarihe iz bırakmak istediğini ileri sürdüğü aktarıldı. Mesajlarda uçaklarda patlama yaşanacağına ilişkin tehditler de yer aldı.

AVRUPA'DA GÜVENLİK ALARMI: SIRADA KİM VAR?

Uçaklardan televizyon kanallarına, radyolardan gazete merkezlerine uzanan tehdit zinciri Avrupa'da güvenlik endişelerini artırdı.

Peş peşe gelen ihbarlar nedeniyle havalimanları ve medya kuruluşları güvenlik önlemlerini artırırken, çalışanlar ve yolcular da tahliye ve sefer iptallerinden etkilendi.

Özbekistan uyruklu uyuşturucu baronu Türkiye'de yakalandı

Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde narkotik polisinin yaptığı çalışmada kırmızı bültenle aranan Özbekistan uyruklu uyuşturucu baronu yakalandı

07.11.2026 08:38:00
İhlas Haber Ajansı
 
Özbekistan uyruklu uyuşturucu baronu Türkiye'de yakalandı
Özbekistan uyruklu uyuşturucu baronu Türkiye'de yakalandı
Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde narkotik polisinin yaptığı çalışmada kırmızı bültenle aranan Özbekistan uyruklu uyuşturucu baronu yakalandı.

Alınan bilgiye göre, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, uyuşturucu ile mücadele çerçevesinde yaptığı çalışmada kente gelen Özbekistan uyruklu uyuşturucu baronu Odil Fakhrıdınovich Khudayberdıev'in peşine düştü.

Özbekistan makamlarınca "Uyuşturucu" suçundan kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan şüphelinin uzun süredir Mersin'de olduğunu ve bölgedeki tarım alanlarında çalışarak gizlendiğini belirleyen polis baskın yaptı. Düzenlenen operasyonda şüpheli seraların olduğu bölgedeki bir evde yakalandı.

Gözaltına alınan kırmızı bültenle aranan şüpheli emniyete götürülerek işlemleri yapılmasının ardından adliyeye sevk edildi.

Erdoğan: "Gazze Barış Anlaşması uygulanmıyor"

Cumhurbaşkanı Erdoğan,"Bizim de imzalanmasına katkı verdiğimiz Gazze Barış Anlaşması ne yazık ki uygulanmıyor. Uluslararası ilişkilerin temeli olan 'ahde vefa' ilkesi hayata geçirilemiyor" dedi

06.11.2026 18:20:00
AA
 
Erdoğan: "Gazze Barış Anlaşması uygulanmıyor"
Erdoğan: "Gazze Barış Anlaşması uygulanmıyor"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi'nde "Merkezsiz Dünya: Kurallar Geçersiz Kaldığında Kim Liderlik Eder?" temasıyla gerçekleştirilen TRT World Forum 2026'da yaptığı konuşmaya, katılımcıları selamlayarak başladı.

Bu sene 10'uncusu düzenlenen foruma katılmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Erdoğan, dünyanın farklı bölgelerinden foruma katılanlara, "Türkiye'ye ve İstanbul'a hoş geldiniz, sefalar getirdiniz." dedi.

İki gün boyunca önemli konuların ele alınacağı, geniş bir yelpazede güncel ve kritik meselelerin tartışılacağı forumun ülkeler ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını dileyen Erdoğan, enerjiden ekonomiye, yapay zekadan ulaştırmaya, bölgesel krizlerden küresel sınamalara pek çok başlığın istişare edileceği platforma değerli fikirleriyle katkı sunacak herkese teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin marka organizasyonlarından biri haline gelen TRT World Forum'u bu yıl da başarıyla tertipleyen TRT yönetimine de tebriklerini ve şükranlarını iletti.

TRT'nin gerek konvansiyonel medyada gerekse dijital alanda ilkeli ve sorumlu yayıncılık anlayışıyla çizgisini hiç bozmadan 62 senedir istikrarlı bir şekilde yoluna devam ettiğini belirten Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Doğru ve tarafsız habercilik politikasıyla insan ve hakikat odaklı yaklaşımıyla nezih ve kaliteli yapımlarıyla TRT'nin sesi dünyanın dört bir ucuna ulaşıyor. 2017'den bu yana düzenlenen TRT World Forum ise bu sesin farklı diller, renkler ve düşünme biçimleriyle daha da zenginleştiği, küresel ölçekte takip ve takdir edilen bir platform olma özelliği taşıyor. İnsanlığın ortak sorunları bu platformda alanında uzman isimler tarafından etraflıca ele alınıyor. Güncel konulara ilave olarak geleceği şekillendirecek, milyarlarca insanın hayatını etkileyecek meselelere burada ışık tutuluyor. Yeni yöntemler, yeni yaklaşımlar, yeni çözüm önerileri farklı kıtalardan gelen katılımcılarla bu çatı altında derinlik kazanıyor."

Bu sene gerçekleştirilecek oturum ve yuvarlak masa toplantılarında 43 ülkeden 150'ye yakın konuşmacının alabildiğine verimli ve kuşatıcı değerlendirmeler yapacağını aktaran Erdoğan, bu değerlendirmelerin ufuk açıcı olmasını, buradan verilecek mesajların mazlum ve mağdur coğrafyalar başta olmak üzere dünyanın tamamı için barışa, huzura, istikrara vesile olmasını temenni etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

"Güç rekabetinin giderek sertleştiği, kuralların yok sayıldığı, kural temelli sistemin çok ciddi manada aşındığı, değerlerin adeta toprak kaymasına uğradığı sancılı bir dönemden geçiyoruz. Küresel yönetişim mekanizmaları, karşı karşıya olduğumuz sorunların çözüme ulaştırılmasında yetersiz ve işlevsiz kalıyor. Uluslararası sistemin üzerine bina edildiği norm ve ilkelerin tamamı bugün ayaklar altına alınıyor. Eskinin ölmekte olduğu, yeninin ise henüz doğamadığı yapısal bir krizi hep beraber tecrübe ediyoruz. Akıl ve vicdan sahipleri olarak bu krizi adil ve hakkaniyetli çözümlerle sona erdirmenin hepimizin ortak mesuliyeti olduğuna inanıyorum. Bu seneki forumun, 'Merkezsiz Dünya: Kurallar Geçersiz Kaldığında Kim Liderlik Eder?' başlığıyla düzenlenmesini bu bakımdan fevkalade isabetli buluyorum."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yalnızca kendilerinin değil, artık tüm dünyanın şu gerçeği gördüğünü ve anladığını belirterek, dünün reçeteleriyle bugünün sorunlarına çare bulunmayacağını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 81 yıl önce güç ve imtiyaz sahipleri tarafından dizayn edilen mevcut uluslararası sistemin çıkmazlarını herkesin yakından takip ettiğini dile getirerek, "En başta bölgemiz olmak üzere dünyanın farklı yerlerinde cereyan eden hadiselere baktığımızda sistemin iflas bayrağını çektiği görülüyor. Şu anda on milyonlarca insan savaşların, çatışmaların, istikrarsızlıkların, açlık ve yoksulluğun pençesinde hayata tutunmaya çalışıyor. Durum öyle bir hal oldu ki zulüm ve kötülük sıradanlaşırken, barış ve sağduyu çağrısı yapanlar azınlıkta kaldı." ifadelerini kullandı.

Gazze'de modern zamanların en büyük soykırımının yaşandığını ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:

"Ekim 2023'ten bu yana çoğu çocuk ve kadın olmak üzere Gazze'de 75 bin kişi İsrail saldırılarında acımasızca katledildi, 176 bin kişi yaralandı. Bu rakam 1995'te yine tüm dünyanın gözleri önünde işlenen Srebrenitsa soykırımındaki şehit sayısının neredeyse 10 katına tekabül ediyor. Sadece geride bıraktığımız bir sene içerisinde 1500 kardeşimiz hayatını kaybetti, aynı saldırılarda 5 bin 500'e yakın Filistinli yaralandı. Harabeye çevrilen Gazze'de bugün bile insanlar yıkık dökük evlerde enkaz yığınları içinde hayata tutunma mücadelesi veriyor. Hastanelerde yakıt ve ekipman sıkıntısı çekiliyor. İnsani yardım girişleri hala engelleniyor. 2 milyonu aşkın sivil, derme çatma çadırlarda, görenleri insanlığından utandıran iptidai şartlarda yaşamak zorunda bırakılıyor."

Erdoğan, Gazze ile birlikte Batı Şeria'nın da bu acımasızlığın hedefi haline geldiğine dikkati çekerek, "Filistinlileri asırlardır yaşadıkları vatan topraklarından zorla göç ettirmeyi amaçlayan yerleşimci terörü, modern dünyanın kayıtsız bakışları altında her gün daha da pervasız hale geliyor." diye konuştu.

Önceki hafta aralarında milletvekilleri, akademisyenler ve siyasetçilerin de olduğu uluslararası bir heyetin Batı Şeria'ya girişine izin verilmediğini anımsatan Erdoğan, "Yine 20 gün önce Amerika merkezli bir gazetenin foto muhabiri Batı Şeria'daki yerleşimci çete üyeleri tarafından darbedilerek ağır yaralandı. Sadece Ekim ayında Batı Şeria'da Filistinlilere yönelik 3 binden fazla saldırı ve ihlal kayıtlara geçti." sözlerini sarf etti.


"Uluslararası yapılar Gazze'de yaşananları tribünden seyretmektedir"


Çoğu kayıtlara bile girmeyen hak ihlallerini daha da uzatmanın mümkün olduğunu belirten Erdoğan, "Tüm bu olup biten karşısında bizim elimizi vicdanımıza koyup şunu sormamız gerekmiyor mu? Hangi gerekçe böyle bir insan kıyımını, işgali, gasbı meşrulaştırabilir? Çadır kentlere, hastanelere, okullara, masum çocukların yaşadığı evlere bomba atmanın, evleri zaten başlarına yıkılmış insanların üzerine ölüm yağdırmanın, insanları göçe zorlamanın ne tür gerekçeleri olabilir?" dedi.

Ne bu cinnet halinin ne de bu cinnet hali karşısında sergilenen acizliğin hiçbir haklı sebebinin olmadığını ve olamayacağını kaydeden Erdoğan, ortada Müslüman, Hristiyan veya Musevi fark etmeksizin vicdan taşıyan herkesin itiraz etmesi gereken apaçık bir zulüm olduğunu ve bu zulmün bölgenin tamamında öfkeyi ve nefreti körüklediğini aktardı.

Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Burada şunu da üzülerek ifade etmek istiyorum. Görevi barışı, güvenliği, istikrarı sağlamak olan uluslararası yapılar daha önce Ruanda'da, Srebrenitsa'da ve kana bulanan pek çok yerde olduğu gibi Gazze'de de yaşananları tribünden seyretmektedir. İnsanlık trajedilerini endişeyle izlemekten veya endişeyle karşılamaktan başka hiçbir adım atmıyorlar. İranlıların o meşhur atasözünde denildiği gibi oturuyorlar, konuşuyorlar ve dağılıyorlar. Bizim de imzalanmasına katkı verdiğimiz Gazze Barış Anlaşması ne yazık ki uygulanmıyor. Uluslararası ilişkilerin temeli olan 'ahde vefa' ilkesi hayata geçirilemiyor. Bu şekilde hiçbir sorunun çözülemeyeceğini artık herkes anlamalıdır. Bu şekilde ancak kin ve nefret ikliminin büyüyeceğini herkes görmelidir."


"Türkiye'yi karalamaya çalışan algı operasyonlarına boyun eğmeyeceğiz"


Gazze soykırımı sırasında 270'in üzerinde basın mensubunun katledildiğini ve bunun son derece dikkati çekici ve utanç verici olduğunu ifade eden Erdoğan, öldürülenlerin çoğunun işgal güçleri tarafından hedef gözetilerek, kasten öldürüldüğünü, fakat kimi sözde bağımsız kuruluşların hazırladığı basın özgürlüğü raporlarına göz attıklarında İsrail'e hala iltimas geçildiğini gördüklerini söyledi.

Erdoğan, "Türkiye söz konusu olduğunda aslan kesilenler, mesele soykırım şebekesi olunca bakıyorsunuz hemen kağıttan kaplana dönüşüyor. Kimse alınmasın ama bu çifte standardın en bayağı halidir. En az Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kadar kendini basın özgürlüğü konusunda otorite sayan bu kuruluşların da güvenilirliği sorgulanmalıdır." diye konuştu.

Basın özgürlüğü kavramının gerektiğinde bedel ödeme pahasına küresel adaletsizliklere itiraz eden ülkelere ve siyasetçilere karşı bir sopa olarak kullanılmasının kabul edilebilir bir durum olmadığını dile getiren Erdoğan, "Biz de bunu kabul etmiyoruz. Ülkemizin sırf ilkeli ve onurlu duruşundan dolayı hedef gösterilmesini, ülkemize karşı alenen haksızlık yapılmasını içimize sindiremiyoruz. Türkiye'yi art niyetli bir şekilde küresel ölçekte karalamaya ve sıkıştırmaya çalışan algı operasyonlarına boyun eğmeyeceğimizin bilinmesini açıkça isterim. Burada şu gerçeği altını çizerek ifade etmek arzusundayım. Türkiye olarak daha adil ve özgür bir dünyanın inşası için sadece elimizi değil, bütün bedenimizi, kalbimizi hatta yüreğimizi taşın altına koymuş durumdayız." ifadelerini kullandı.

Erdoğan, Filistin'den Yemen'e, Sudan'dan Ukrayna'ya uzanan hatta vuku bulan tüm savaşların, krizlerin, trajedilerin barışçıl yollarla çözüme ulaştırılması için ellerinden geleni yaptıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Birileri rahatsız olsa da, birileri kirli kampanyalarla şahsımızı ve ülkemizi yolundan çevirmeye çalışsa da bundan asla geri adım atmayacağız. Ne pahasına olursa olsun doğru bildiklerimizi cesaretle dillendirmeye, çözüm önerilerimizi açık yüreklilikle paylaşmaya, hakkı ve hakikati kararlılıkla savunmaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.

Senarist ve yazar merhume Ayşe Şasa'nın hakikat yolculuğunu "Kıyamet gününde yaratıcıya anlamlı ve onurlu bir hikaye anlatabilmeliyim." sözleriyle dile getirdiğini aktaran Erdoğan, şöyle devam etti:

"Kuşkusuz böyle bir hikayeyi ebedi aleme taşıyabilmek için evvelemirde bunu dünyada yazmak, yazdığını gür bir sesle okumak ve bu sesi tüm dünyada yankılandırmak gerekir. Bunun kolay olmadığını, mücadele ve sabır gerektirdiğini hepimiz çok iyi biliyoruz. Aynı şekilde haklının güçlü olduğu değil, güçlünün haklı olduğu günümüz dünyasında barışı, adaleti ve insan onurunu savunmak da kolay değildir. Bu zorlu mücadeleyi ancak cesur olanlar verebilir. Bu engebeli yolu ancak kararlı olanlar, gerektiğinde canını ortaya koyanlar yürüyebilir. Mazlum ve mağdurların sesini ancak kalbinde merhamet adlı bir çınar olanlar duyabilir ve dünyaya duyurabilir. Türkiye'nin TRT'si tam da bunu yapmaktadır."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "TRT'miz bu onurlu hikayeyi dünyanın yedi kıtasına duyurarak verdiğimiz adalet mücadelesine medya cephesinden önemli bir güç katıyor. Bilhassa habercilik alanındaki yetkinliğiyle, savaş ve kriz bölgelerinde çekilen acıları, yaşanan zorlukları, buralarda işlenen suçları hakikat merkezli bir anlatımla kayıt altına alıyor." diye konuştu.

Bugün TRT'nin 18 televizyon, 17 radyo kanalı, dijital uygulamaları, ortak yapım sinema filmleri, belgeselleri, yabancı dillerdeki haber platformları, 41 dil ve lehçedeki radyo ve internet yayınlarıyla kamu yayıncılığının hakkını verdiğini, üstlendiği ağır sorumluluğun da icabını yerine getirdiğini belirten Erdoğan, TRT'yi tebrik etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sadece 86 milyonun değil, yüzünü Türkiye'ye dönmüş yüz milyonların da gururu olan TRT'mize bundan sonraki çalışmalarında başarılar diliyorum." dedi.

Bu yıl 10'uncusu düzenlenen TRT World Forum 2026'nın bir kez daha hayırlara vesile olmasını temenni eden Erdoğan, tüm katılımcılara da teşekkür etti.

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, YENİ Parti’de 8 Kasım’da Genel Başkanlık için ön seçim yapılacağını duyurdu

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, YENİ Parti’de 8 Kasım’da Genel Başkanlık için ön seçim yapılacağını duyurdu. Özel, parti üyelerini sandığa çağırdı

06.11.2026 12:10:00
Haber Merkezi
 
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, YENİ Parti’de 8 Kasım’da Genel Başkanlık için ön seçim yapılacağını duyurdu
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, YENİ Parti’de 8 Kasım’da Genel Başkanlık için ön seçim yapılacağını duyurdu
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, YENİ Parti'de 8 Kasım'da Genel Başkanlık için ön seçim yapılacağını duyurdu. Özel, parti üyelerini sandığa çağırdı.

Özgür Özel, partisinin kuruluş kurultayı öncesinde 17 ana başlıktan oluşan çalışma programını kamuoyuyla paylaştı. Parti içi demokrasiden ekonomik reformlara, seçim hazırlıklarından yargı bağımsızlığına kadar birçok alanda hedeflerini açıklayan Özel, ilk seçimlerde partisinin cumhurbaşkanı adayının seçilmesini ve TBMM'de çoğunluğu elde etmeyi amaçladıklarını belirtti.

Çalışma programında parti içi demokrasiye geniş yer ayıran Özel, genel başkan, il ve ilçe başkanı seçimlerinde üyelerin doğrudan katıldığı eğilim yoklamalarının geliştirileceğini belirtti.

Üyelerin parti kararlarına ve mali bilgilere erişiminin kolaylaştırılması, yöneticilere yazılı soru yöneltebilmesi ve politika önerilerini iletebilmesi için yeni mekanizmalar oluşturulacağı açıklandı.

Mahalle, ilçe ve il meclislerinin yaygınlaştırılması, dijital katılım platformunun kurulması ve parti üyesi olmayan gönüllülerin de çalışmalara katılması programın hedefleri arasında yer aldı.

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) bünyesinde yürütülen bir araştırmada, kentteki havanın partikül madde (PM10) konsantrasyonunun ekimde geçen yılın aynı ayına göre yüzde 10,3 arttığı belirlendi

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) bünyesinde yürütülen bir araştırmada, kentteki havanın partikül madde (PM10) konsantrasyonunun ekimde geçen yılın aynı ayına göre yüzde 10,3 arttığı belirlendi

06.11.2026 11:50:00
AA
 
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) bünyesinde yürütülen bir araştırmada, kentteki havanın partikül madde (PM10) konsantrasyonunun ekimde geçen yılın aynı ayına göre yüzde 10,3 arttığı belirlendi
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) bünyesinde yürütülen bir araştırmada, kentteki havanın partikül madde (PM10) konsantrasyonunun ekimde geçen yılın aynı ayına göre yüzde 10,3 arttığı belirlendi
İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Toros, İstanbul'un 2025 ve 2026 yıllarının ekim aylarına ait hava kirliliği verilerini karşılaştırdığı bir çalışma yaptı.

Bu kapsamda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile İstanbul Büyükşehir Belediyesinin (İBB) hava kalitesi ölçüm istasyonlarında kaydedilen havadaki partikül madde (PM10) konsantrasyonu incelendi.

Kentte ekimdeki PM10 konsantrasyonu, 26 istasyonda metreküp başına ortalama 35,2 mikrogram olarak belirlendi. Bu değer, geçen yılın aynı ayında ortalama 31,9 mikrogram olarak ölçüldü. Böylece PM10 kaynaklı hava kirliliğinin geçen yıla göre yüzde 10 arttığı tespit edildi.

PM10 konsantrasyonu​​​​​​​nun kentteki 6 istasyonda azaldığı, 20 istasyonda arttığı görüldü. Ekimde kentte PM10 konsantrasyonunun en yüksek olduğu istasyon metreküp başına 71,3 mikrogramla "Sultangazi 3", en düşük ölçüldüğü istasyon ise metreküp başına 18,1 mikrogramla "Üsküdar 1" oldu.

Prof. Dr. Hüseyin Toros, AA muhabirine, hava kirliliğiyle mücadelenin insan sağlığı ve ekosistemin korunması açısından büyük önem taşıdığını belirterek, toplumun ortak çözümler geliştirmesi ve harekete geçmesi gerektiğini söyledi.

İstanbul'daki 26 ölçüm istasyonunun verilerini değerlendiren Toros, hava kirliliğinin bu yılın ekim ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 10,3 arttığını belirtti.

Bu artıştaki ana faktörün meteorolojik değişkenler olduğunu aktaran Toros, "Geçen yılın eylül ayı ile bu yılın aynı dönemindeki yağışları karşılaştırdığımızda, bu yıl eylülde geçen yıla göre yüzde 50 daha fazla yağış meydana geldi. Çok yağış almamıza rağmen geçen yıl yağışlar daha uzun süre etkili olduğu ve arka planda alçak basınç alanları daha etkili olduğu için geçen yıl bu yıla göre daha temiz bir hava ile karşı karşıyaydık. Bu sene ise maalesef havamız daha kirli çıkmış oldu." dedi.

Toros, rüzgarın hava kirliliği üzerindeki etkisine dikkati çekerek, yüksek basıncın hakim olduğu dönemlerde hava hareketlerinin azalmasının kentlerde kirliliğin artmasına neden olduğunu kaydetti.

İstanbul'da hava kirliliğinin büyük çoğunluğunun araçlardan kaynaklandığını belirten Toros, kentte trafiğe kayıtlı araç sayısının 6 milyonun üzerinde olduğunu ifade etti.

Trafik yoğunluğu nedeniyle kısa sürede katedilebilecek mesafelerde yolculuk süresinin 20-30 dakikaya uzayabildiğini belirten Toros, araçların trafikte daha uzun süre kalmasının egzoz gazı salımını artırdığına dikkati çekti.

Toros, havaların soğumaya başlamasıyla ısınma kaynaklarının da devreye girdiğini aktararak, çoğu binada doğal gaz kullanılmasına rağmen bazı küçük mahallelerde veya sanayi sitelerinde doğal gaz dışındaki yakıtlarla ısınmanın sürdüğünü, bunun da hava kirliliğini artırdığını dile getirdi.

Şehirlerin, caddelerin ve sokakların temiz olmasının önemine değinen Toros, hava kirliliğine yol açan kaynakların da ortadan kaldırılması gerektiğini vurguladı.

Günlük sınır değer 5 istasyonda aşıldı
Toros, ekim ayındaki ortalama PM10 konsantrasyonunun geçen yıl 3 istasyonda, bu yıl ise 5 istasyonda metreküp başına 50 mikrogramın üzerinde olduğunu anlattı.

Sağlık açısından havadaki günlük PM10 değerinin metreküp başına 50 mikrogramın altında olması gerektiğini belirten Toros, Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) yıllık ortalama PM10 değerinin ise metreküp başına 15 mikrogramın altında olmasını önerdiğini aktararak, "Bu değerin iki katından fazla kirli olduğumuzu görüyoruz." dedi.

Toros, hava kirliliğinin bugünden yarına temizlenecek bir olay olmadığını, uzun vadeli çalışmalar yapılması gerektiğini, Türkiye'nin 2053 karbon sıfır hedefinin bu açıdan son derece değerli olduğunu söyledi.

Atmosfere karbon salınımına neden olan maddelerin genellikle diğer kirleticilerin de kaynağı olduğunu belirten Toros, bunların tamamının azaltılması gerektiğini ifade etti.

Toros, sanayi öncesi dönemde atmosferdeki karbondioksit yoğunluğunun 300 ppm'in altında olduğunu, günümüzde ise 430 ppm seviyesine yükseldiğini belirterek, bu artışın insan sağlığını doğrudan veya dolaylı olarak etkilediğini kaydetti.

"COP31 hava kirliliği ve iklim değişikliğiyle mücadele açısından önemli bir uluslararası faaliyet"
Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı COP31'in hava kirliliği ve iklim değişikliğiyle mücadele açısından önemli bir uluslararası faaliyet olduğunu dile getiren Toros, dünyanın farklı yerlerinden yöneticilerin, bilim insanlarının, öğrencilerin ve farklı kuruluşların Antalya'da bir araya geleceğini vurguladı.

Toros, hava kirliliğinin iklimi olumsuz etkilediğini, iklim değişikliğinin de taşkınlar, kuraklık, deniz seviyesinin yükselmesi, buzulların erimesi ve susuzluk gibi sonuçlara yol açtığını, atmosferin kirlenmesinin bu sorunların arka planındaki ana nedenlerden biri olduğunu ifade etti.

Toros, hava kirliliğinin okullarda, iş yerlerinde ve evlerde gündem maddelerinden biri olması gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Her birimiz evimizin önünü temiz tutarsak, iş yerimizin önünü temiz tutarsak, evimizde veya iş yerimizde veya ulaşımda herhangi alanda atmosfere zarar vermeyecek kirleticiler, yani atmosferin kirlenmesine katkı sağlamayacak yakıtlar kullanırsak, kaynakları verimli kullanırsak, atmosferimiz temizlenmiş olur, doğrudan sağlığımızı korumuş oluruz. Dolaylı olarak da şu anda tüm insanları tehdit eden küresel iklim değişikliğiyle ciddi anlamda mücadele etmiş oluruz. Hem de 2053 karbon sıfır hedefimize bir adım daha yaklaşmış oluruz."

8 kişiyi öldürüp 1 kişiyi yaralayan zanlı kente getirildi

Afyonkarahisar'da silahla 8 kişiyi öldürüp 1 kişiyi ağır yaraladıktan sonra kaçtığı Eskişehir'de yakalanan şüpheli, Afyonkarahisar'a getirildi

 

06.11.2026 11:02:00
Anadolu Ajansı
 
8 kişiyi öldürüp 1 kişiyi yaralayan zanlı kente getirildi
8 kişiyi öldürüp 1 kişiyi yaralayan zanlı kente getirildi

Afyonkarahisar'da silahla 8 kişiyi öldürüp 1 kişiyi ağır yaraladıktan sonra kaçtığı Eskişehir'de yakalanan şüpheli, kente getirildi.

Zanlı Arif Sefa Ö, Eskişehir'in Odunpazarı İlçe Jandarma Komutanlığındaki işlemlerinin ardından geniş güvenlik önlemleri altında Afyonkarahisar İl Jandarma Komutanlığı ekiplerine teslim edildi.

Kente getirilen zanlının jandarmadaki işlemleri sürüyor.

Afyonkarahisar Devlet Hastanesindeki morgda işlemleri tamamlanan 8 kişinin cenazeleri, yakınlarına teslim edildi.

Olay

Afyonkarahisar'da dün düzenlenen silahlı saldırıda 8 kişinin hayatını kaybetmesi ve 1 kişinin ağır yaralanması üzerine, 112 Acil Çağrı Merkezine ihbarda bulunulmasıyla bölgeye jandarma ekipleri sevk edilmişti.

Ayazini köyü mevkisinde 3 kişinin, Kıyır köyü mevkisinde de 3 kişinin silahla öldürüldüğü belirlenmişti.

Yukarıtandır köyünde ise yaralı bulunan 2 kadın, kaldırıldıkları hastanede hayatını kaybetmişti.

Ağır yaralı bulunan başka bir kişi ise tedavi altına alınmıştı.

Olayda hayatını kaybedenlerin Ahmet Uzel (57), Bekir Toprak (50), Noman Toprak (56), Seydi Ahmet Aydoğmuş (73), Satı Aydoğmuş (68), İsmail Şen (61), Hilal Mete (31) ve Ayşe Sena Demir (46) olduğu öğrenilmişti.

Eskişehir'e kaçan şüpheli, Seyitgazi ilçesi kırsal Kırka Mahallesi'nde bir aracı gasbetmiş, vatandaşlar, şüphelinin ilçeye bağlı kırsal Taşlık Mahallesi'nde olduğu yönünde 112 Acil Çağrı Merkezine ihbarda bulunmuştu. Jandarma ekipleri, şüphelinin kullandığı aracı kırsal Taşlık Mahallesi'nde çamura saplanmış şekilde bulmuştu'''''''. Araçta pompalı tüfek ile çok sayıda fişek ele geçirilmişti.

"Öldürülen Hilal öğretmenin küçük bir çocuğu vardı"

Afyonkarahisar'da silahlı saldırıda ölen öğretmenlerin okul müdürü üzüntüsünü anlattı

06.11.2026 10:55:00
Anadolu Ajansı
 
"Öldürülen Hilal öğretmenin küçük bir çocuğu vardı"
"Öldürülen Hilal öğretmenin küçük bir çocuğu vardı"

Afyonkarahisar'da silahlı saldırıda 8 kişinin hayatını kaybetmesi, 1 kişinin de yaralanması üzüntüye neden oldu.

Yukarıtandır Köyü Ortaokulu Müdürü İbrahim Aktürk, saldırıda öğretmenler Ayşe Sena Demir ile Hilal Mete'nin de hayatını kaybettiğini hatırlattı.

Üzüntülerini dile getiren Aktürk, "Öğretmenler ders çıkışı evlerine giderken olay gerçekleşiyor. Öğretmenlerimiz görevlerini, öğrencilerini ve okullarını çok seviyorlardı. Öğrenciler de çok üzgün. Hilal Mete öğretmenimiz evliydi. Küçük bir çocuğu vardı" ifadelerini kullandı.

Hilal Mete'nin, annesinin vefatının ardından yalnız kalan babasının yanında olabilmek için iki yıl önce memleketi Afyonkarahisar'a tayin istediği öğrenildi.

Fon soruşturması kapsamında Fatma Betül Sayan Kaya hakkında savcılığın sevk yazısına ulaşıldı

Sermaye piyasalarında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürütülen fon soruşturması kapsamında tutuklanması talep edilen Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki savcılığın sevk yazısında, Kaya'nın OZATD hissesini alış zamanının 2026 yılının nisan ayı, satış tarihinin ise 16 Eylül olduğu, bu tarihte hissenin piyasada satılmayıp virman şeklinde Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ tarafından alındığı ve hisse değerinin de şüphelinin hesabına aynı gün yatırıldığının anlaşıldığı belirtildi

06.11.2026 00:30:00
AA
 
Fon soruşturması kapsamında Fatma Betül Sayan Kaya hakkında savcılığın sevk yazısına ulaşıldı
Fon soruşturması kapsamında Fatma Betül Sayan Kaya hakkında savcılığın sevk yazısına ulaşıldı

Savcılığın nöbetçi sulh ceza hakimliğine gönderdiği sevk yazısında, Özata Denizcilik San. ve Tic. AŞ isimli şirket hissesindeki işlem verileri ve bulgular neticesinde, şüpheli Kaya'nın kamuya açıklanmamış ve sermaye piyasası aracının fiyatını, değerini veya yatırımcıların kararlarını etkileyebilecek nitelikteki bilgilere sahip olduğu yönünde Sermaye Piyasası Kurulu tarafından rapor düzenlendiği belirtildi.

Bu kapsamda savcılığa suç duyurusunda bulunulduğu kaydedilen yazıda, "İlgili hissede yapılan işlemler ve Kamu Aydınlatma Platformu'ndaki (KAP) sermaye ve ortaklık yapısı incelendiğinde, Tera Grubunun şirket ve fon bazında OZATD hissesinde yoğun miktarda hisse alım işlemi gerçekleştirdiği tespit edilmiştir." denildi.

Kaya'nın ifadesine yer verilen sevk yazısında, Tera Grubu yöneticilerinden Erdin Özel'le geçmişten de tanışıklığının bulunduğu, yine hisse yatırım sürecinde de bu görüşmenin yoğun bir şekilde devam ettiği, ayrıca Tera Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen'le görüştüğünü belirttiği kaydedildi.

Sevk yazısında, ayrıca şüpheli Kaya'nın Tera Grubu'na yatırım hesabı açtığının da işlem ve beyanlarla doğrulandığı ifade edildi.

İlgili hissenin hisse değerinin yükselişinin 2026 yılının nisan ayında başladığı, düşüş eğiliminin ise fonlarla ilgili olarak alınan tasfiye kararı tarihi olan 17 Eylül'den bir gün öncesi olan 16 Eylül'e kadar devam ettiği belirtilen yazıda, "Şüpheli Fatma Betül Sayan Kaya'nın OZATD hissesini alış zamanı 2026 yılının nisan ayı olup, almış olduğu hissenin satış tarihinin ise 16 Eylül olduğu, ayrıca bu tarihte hissenin piyasada satılmayıp virman şeklinde Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ tarafından alındığı ve hisse değerinin de şüphelinin hesabına aynı gün yatırıldığının anlaşıldığı" değerlendirmesi yapıldı.

Sevk yazısında, öncelikle OZATD hissesinin T+2 pozisyonunda olduğu, yani hisse satış işleminin gerçekleşmesinden sonraki 2 iş günü süren takas süresinde satış sonucu elde edilen miktarın hesaba geçtiği bir durum söz konusu olmasına rağmen, şüpheli Kaya'ya ait hisselerin satışının T+0 pozisyonunda yani virman şeklinde yapılarak bakiyenin aynı gün içerisinde hesaba geçtiği belirtildi.

"Tasfiyeden 1 gün önce bu işlem gerçekleşti"

Yazıda, bu virmanın Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ'ye yapıldığı, aynı gün içerisinde de bu şirket tarafından şüphelinin hesabına hisse satış bedelinin yatırıldığının tespit edildiği belirtilerek, şunlar kaydedildi:

"Burada yapılan satış işleminin 16 Eylül tarihi olduğu, yani tasfiyeden 1 gün önce bu işlemin gerçekleştiği, belirtildiği üzere şüphelinin Tera Grubu yöneticileriyle diyalog halinde oluşu, ilk defa borsa yatırımcısı olmasına rağmen yatırım miktarının yüksek değerde oluşu dikkate alındığında şüphelinin hissenin fiyat hareket aralığını bildiği ve yine tasfiye kararının verileceğini de bilerek işlemler yaptığı görülmektedir."

Bu kapsamda kaçma ve delil karartma şüphesi dikkate alındığında şüpheli hakkında uygulanacak adli kontrol hükümlerinin bu aşamada yetersiz olacağı aktarılan yazıda, açıklanan gerekçeler doğrultusunda da üzerine atılı suçu işlediğine dair kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların ve tutuklama nedeninin bulunduğu anlaşılmakla tutuklanmasına karar verilmesi talep edildi. 

Afyonkarahisar’da dehşet, çok sayıda can kaybı var

Afyonkarahisar'ın İhsaniye ilçesine bağlı kırsal mahallelerde farklı noktalarda pompalı tüfekle düzenlenen saldırılarda 8 kişi yaşamını yitirdi, ağır yaralılar hastaneye kaldırıldı. Kırmızı renkli hafif ticari araçla kaçtığı belirlenen şüphelinin yakalanması için güvenlik güçleri bölgede geniş çaplı operasyon başlattı

05.11.2026 19:20:00 / Güncelleme: 05.11.2026 20:16:35
Haber Merkezi
 
Afyonkarahisar’da dehşet, çok sayıda can kaybı var
Afyonkarahisar’da dehşet, çok sayıda can kaybı var
Afyonkarahisar'ın İhsaniye ilçesinde meydana gelen peş peşe silahlı saldırılar bölgeyi yasa boğdu. 112 Acil Çağrı Merkezi'ne yapılan silahlı yaralama ihbarları üzerine bölgeye çok sayıda jandarma ve sağlık ekibi sevk edildi.

Ekiplerin yaptığı ilk incelemelerde; Ayazini Köyü mevkisinde 3 kişinin, Kıyır Köyü mevkisinde 2 kişinin araçlar içerisinde pompalı tüfekle vurularak hayatını kaybettiği belirlendi. Yukarıtandır Köyü mevkisinde ise 3 kadının yaralı halde bulunduğu, hastaneye kaldırılan yaralılardan 2'sinin tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadığı bildirildi.

Can kaybı sayısına ilişkin son bilgiler

Olayın ardından bölgedeki arama ve inceleme çalışmaları genişletilirken, bazı kaynaklara göre hayatını kaybedenlerin sayısının 8'e yükseldiği aktarıldı. Hayatını kaybeden kişilerin kimlik tespit çalışmaları sürüyor.



Kaçan şüpheli için geniş çaplı operasyon

Soruşturma kapsamında elde edilen ilk bulgulara göre, saldırıların şehir dışından geldiği değerlendirilen bir şüpheli tarafından gerçekleştirildiği ve zanlının olay yerinden kırmızı renkli hafif ticari bir araçla kaçtığı tespit edildi.

Güvenlik güçleri, cinayetlerin işlendiği köylere ulaşımı sağlayan yolları tedbir amaçlı kapattı.

Şüphelinin Kütahya istikametine yönelmiş olabileceği ihtimali üzerinde durulurken, Eskişehir'in Seyitgazi ile Çifteler ilçeleri arasındaki yolda bir otomobili gasp ederek kaçışını sürdürdüğü iddiaları da araştırılıyor.

Öte yandan Afyonkarahisar merkez Osman Gazi Mahallesi'nde park halindeki bir otomobilde başından tüfekle vurularak ağır yaralanan bir kadına yönelik saldırının, İhsaniye'deki olaylarla bağlantılı olup olmadığı da emniyet birimlerince inceleniyor.

Polis ve jandarma ekiplerinin zanlıyı yakalamak için başlattığı çok yönlü soruşturma ve operasyon devam ediyor.

Valilikten açıklama

Afyonkarahisar Valiliğinin sosyal medya hesaplarından yapılan açıklamada, kentte meydana gelen silahlı saldırılarda 8 kişinin hayatını kaybettiği, 1 kişinin de ağır yaralandığı belirtilerek, şunlar kaydedildi:

"Olayın tüm yönleriyle aydınlatılması ve sürecin sağlıklı şekilde yürütülmesi amacıyla devletimizin ilgili tüm kurumları, olayın ilk anından itibaren koordinasyon içerisinde hareket ederek gerekli çalışmaları titizlikle sürdürmektedirler. Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığımız koordinasyonunda adli süreç hassasiyetle yürütülmektedir. Hayatını kaybeden vatandaşlara Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı ve sabır diliyoruz. Başımız sağ olsun." 

Bahçelievler'de toprak altında kalan işçinin cansız bedenine ulaşıldı

Bahçelievler'de inşaat alanında yaşanan toprak kaymasında göçük altında kalan işçinin cansız bedenine ulaşıldı

05.11.2026 17:19:00
İhlas Haber Ajansı
 
Bahçelievler'de toprak altında kalan işçinin cansız bedenine ulaşıldı
Bahçelievler'de toprak altında kalan işçinin cansız bedenine ulaşıldı
Bahçelievler'de inşaat alanında yaşanan toprak kaymasında göçük altında işçinin cansız bedenine ulaşıldı. Ekiplerin uzun uğraşları sonucunda toprak altından çıkartılan Hasan Uzunoğlu'nun cenazesi, Adli Tıp Kurumu morguna gönderildi.

Bahçelievler İbrahim Çallı Sokak'ta inşaatının temel kazısı sırasında yaşanan toprak kaymasında abi kardeş olduğu öğrenilen iki işçi göçük altında kalmış, işçilerden Muhittin Uzunoğlu sağ olarak kurtarılmıştı. AFAD ekiplerinin uzun süren çalışması sonucunda toprak altındaki ikinci işçiye ulaşıldı. Hayatını kaybettiği belirlenen Hasan Uzunoğlu'nun cenazesi, ekiplerin uzun süren uğraşları sonucu çıkartılarak Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, eski Refah Partisi Milletvekili Şevki Yılmaz’ın şikayeti üzerine hakkında açılan ‘tehdit’ davasının 5’inci duruşmasında beraat etti

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, eski Refah Partisi Milletvekili Şevki Yılmaz’ın şikayeti üzerine hakkında açılan ‘tehdit’ davasının 5’inci duruşmasında beraat etti

05.11.2026 16:25:00
Haber Merkezi
 
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, eski Refah Partisi Milletvekili Şevki Yılmaz’ın şikayeti üzerine hakkında açılan ‘tehdit’ davasının 5’inci duruşmasında beraat etti
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, eski Refah Partisi Milletvekili Şevki Yılmaz’ın şikayeti üzerine hakkında açılan ‘tehdit’ davasının 5’inci duruşmasında beraat etti
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ'ın, eski Refah Partisi Milletvekili Şevki Yılmaz'ın şikayeti üzerine yargılandığı tehdit davasında karar çıktı.

2024 yılında sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşım nedeniyle hakkında dava açılan Özdağ, Kocaeli 2'nci Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın 5'inci duruşmasında beraat etti.

Eski Refah Partisi Milletvekili Şevki Yılmaz, 2024 yılında Berna Sultan Osmanoğlu'nun İstanbul'da düzenlenen düğününde yaptığı konuşmada, "Osmanlı'yı süren soysuzları lanetliyorum" ifadelerini kullanmıştı.

Yılmaz'ın sözlerine sanal medya hesabından tepki gösteren Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ ise Yılmaz'a yönelik, "Şevki, umarım bir yerde karşılaşırız. Sana soylunun, soysuzun kim olduğunu gösteririm" paylaşımında bulunmuştu. Özdağ'ın paylaşımının ardından Yılmaz'ın şikayeti üzerine hakkında 'tehdit' suçlamasıyla dava açılmıştı.

Kocaeli 2'nci Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın 5'inci duruşmasında Özdağ'ın savunması dosya kapsamında değerlendirildi. Duruşmada sözlerinin tehdit içermediğini savunan Özdağ hakkında mahkeme beraat kararı verdi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.