logo
18 EYLÜL 2026

Avrupa'dan Ermeni tavrı

01.03.2002 00:00:00
 
Avrupa Parlamentosu, 'Ermeni soykırımı iddialarını'da birkez daha oy çokluğu ile onayladı

Avrupa Parlamentosu, Brüksel'deki Genel Kurul toplantısında, Yeşiller Grubu üyesi İsveçli Per Gahrton tarafından hazırlanan Güney Kafkasya Raporu'nu ve bu rapor bağlamındaki karar tasarısını oy çoğunluğuyla onayladı.

Sözde soykırım belgelerdeAvrupa Parlamentosu, Brüksel'deki Genel Kurul toplantısında, Güney Kafkasya Raporu'nu ve bu rapor bağlamındaki karar tasarısını büyük oy çoğunluyla onayladı. Toplam 626 üyeden oluşan Genel Kurul'da oylamaya katılan 500'den fazla parlamenterin büyük bir bölümünün karara olumlu oy vermek için el kaldırması üzerine, oy sayıların belirlenmesini sağlayacak elektronik oylamanın yapılmasına gerek görülmedi.

Avrupa Parlamentosu'nun kararında, Türkiye'den, "Avrupa ile bütünleşme arzusuna uygun adımlar atması" isteniyor, Avrupa Parlamentosu'nun sözde soykırımı tanıyan ve Ankara'nın da tanımasını isteyen 1987 kararı hatırlatılıyor ve Türkiye'ye, "uzlaşma temeli oluşturma" çağrısı yapılıyor.

Bu paragrafı değiştirmek ve soykırım iddialarını belgeden çıkarmak amacıyla İngiliz parlamenter Andrew Nicholas Duff tarafından sunulan öneriyle ilgili oylamada 502 parlamenter oy kullandı. Bu öneri 391'e karşı 96 oyla reddedilirken, 15 parlamenter çekimser kaldı.

Yeşiller Grubu üyesi İsveçli Per Gahrton tarafından hazırlanan Kafkasya Raporu'nda, "Türkiye'nin, Azerbaycan'a verdiği destek ile Ermenistan için bir tehdit oluşturduğu" görüşü savunuluyor.

Raportör, ABD'nin, Kafkasya bölge politikasında, Türkiye'ye destek verdiğini ileri sürdükten sonra, "Türkiye'nin AB adaylığının fırsat bilinmesi ve bu ülkeye baskı yapılması" önerisini getiriyor. Raporda,şu ifadeler yer buluyor:

"Soykırımın Avrupa Parlamentosu ve bazı AB ülkeleri tarafından tanıması, Birinci Dünya Savaşı sonunda Türk rejiminin bazı sorumlularısoykırım nedeniyle ağır cezalara mahkum etmiş olması, bu sorunun Türkiye tarafından sonuçlandırılması için AB'nin getireceği bir öneriye temel oluşturabilir. Örneğin, Ermeni soykırımını inceleyecek uluslararası bir tarihçiler komisyonu oluşturulabilir."

Bu ilk değil ki... Avrupa Parlamentosu, son olarak 2000 yılının Kasım ayında, Fransız Hıristiyan Demokrat Philippe Morillon tarafından hazırlanan Türkiye Raporu'na, sözde soykırım iddialarını sokmuştu.

Sözde soykırım iddialarını karara sokmayı hedefleyen bir değişiklik önergesi, 234 olumlu oya karşılık 213 ret oyuyla ve 93 çekimser oyla kabul edilmişti.

Avrupa Parlamentosu kararına giren paragrafta şu ifadeler yer almıştı:

"Avrupa Parlamentosu, Türk hükümetini ve TBMM'yi, Türk toplumununönemli bir kesimini oluşturan Ermeni azınlığa desteği artırmaya, bu çerçevede, modern Türk devletinin kurulmasından önce Ermeni azınlığın maruz kaldığı soykırımı resmen tanımaya davet eder."

Fransız Alain Lamassour tarafından, 2001'de hazırlanan Türkiye Raporu ve bağlamındaki karar tasarısına da aynı tür ifadeleri sokma girişiminde bulunulmuş, geçen Ekim ayındaki oylamada, bu yönde verileniki önerge reddedilmişti. Bu karara, Ermeni iddialarını içeren ifadeler sokulmamıştı.

Karar AB'nın aynasıdırAvrupa Parlamentosu'nun kararlarının yaptırım gücü bulunmuyor. Ancak, Parlamento'nun kararı Avrupa Birliği üyelerinin Türkiye ile ilgili gerçek düşüncelerini yansıtması bakımından önemli bir göstergedir.

Parlamento, siyasi amaçlarla tarihi gerçekleri saptıran bu tür kararlar ile Türk milleti nezdinde saygınlığını yitirse de, AB güdümlü Türk siyasetçileri gözünde aynı durumun sözkonusu olduğunu söylemek zor. Eski-yeni politikacılarımızın bu aymazlıkları sebebiyle Avrupa Birliği'nin dayatmalarının yanısıra bu parlamento kararları Türkiye'yi adeta şamar oğlanına çevirdi. Avrupa Parlamentosu, 15 ülkenin toplam 626 seçilmiş parlamenterinden oluşuyor ve dünyanın en büyük parlamentosu olarak ağırlık kazanıyor. Belgeleri ve kararları, dünya çapında "dayanak" gösteriliyor, bunlardan alıntılar yapılıyor.

Türk diplomatik kaynaklar, Avrupa Parlamentosu'nun bu kararının, "Türkiye'de, AB konusunda gergin bir ortam yaşanırken" ilişkilere zarar vereceğini ve olumsuz etki yapacağını belirtiyorlar.

Türkiye'nin AB üyeliği gündeme geldiği zaman, Avrupa Parlamentosu'ndan onay istenecek. Parlamento, sözde soykırımı tanımasını bir önkoşul olarak Türkiye'nin önüne getirdiği için sıkıntıya düşecek.

Yoğun çalışmalarının sonucuna ulaşan Ermeni lobisi, bu tür kararlar sayesinde, dünyanın çeşitli ülkelerine, hükümetlerine, yerel yönetimlerine ve sivil toplum örgütlerine sözde soykırım iddialarını resmen tanıtabildiğini, Türkiye aleyhindeki faaliyetlerinin bu şekilde güç kazandığını belirtiyor. Kulislerde lobi yapan bir Ermeni, "Bu kararlar sayesinde Brüksel'in göbeğine soykırım anıtı diktirdik" dedi. Brüksel'in İxelles Belediyesi'nde, belediye başkanlığını etkileyen Ermeni lobisi, bir süre önce, bu tür bir anıt yapılmasını sağladı. Avrupa Parlamentosu'nun kararı, AB yol haritasının yanısıra Brüksel kulislerinde varlık gösteremeyen "Türk lobisi"nin yapısının ve geleceğinin bir kere daha sorgulanmasını da gündeme getiriyor.

Ünlülere şafak operasyonu: 24 gözaltı kararı

İstanbul merkezli dev uyuşturucu operasyonunda aralarında oyuncu, şarkıcı, iş insanı ve sosyal medya fenomenlerinin de bulunduğu 24 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.  Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı açıklamasına göre şafak vakti düzenlenen baskınlarda birçok isim gözaltına alındı

18.09.2026 15:00:00
Eyüp Kabil
 
Ünlülere şafak operasyonu: 24 gözaltı kararı
Ünlülere şafak operasyonu: 24 gözaltı kararı
İstanbul bugün Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen büyük bir operasyon haberiyle sarsıldı. Toplum sağlığını ve güvenliğini tehdit eden uyuşturucu madde ticareti ve kullanımıyla mücadele kapsamında, kamuoyunun yakından tanıdığı çok sayıda ünlü isme yönelik eş zamanlı baskınlar düzenlendi.

Makul şüphe ve deliller düğmeye bastırdı

Başsavcılık tarafından yapılan resmi açıklamada, uyuşturucu ve uyarıcı madde kullandığı, kullanımını kolaylaştırdığı ya da yer temin ettiğine dair makul şüpheyi destekleyen somut delillere ulaşıldığı belirtildi. Soruşturma kapsamında İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ekiplerine verilen talimatla 24 şüpheli için arama, gözaltı ve biyolojik inceleme işlemleri başlatıldı.

Popüler isimler mercek altında

Operasyonun düzenlendiği adreslerde aralarında popüler oyuncular, ekran yüzleri, iş dünyasından isimler ve milyonlarca takipçisi bulunan sosyal medya fenomenlerinin yer aldığı öğrenildi. Şafak vakti gerçekleştirilen baskınlarda ev ve iş yerlerinde arama faaliyetleri yürütülürken, gözaltına alınan şüpheliler biyolojik inceleme ve ifadelerinin alınması amacıyla jandarma komutanlığına götürüldü.

İşlemleri tamamlanan şüphelilerin gün içinde adliyeye sevk edilerek Cumhuriyet Başsavcılığı'nda hazır edilmeleri bekleniyor. Genişletilerek devam eden soruşturmada yeni gözaltıların olabileceği belirtiliyor.

Yenilik Partisi'nin "isim benzerliği" başvurusu üzerine Yargıtay’dan ihtar alan YENİ Parti, verilen 30 günlük yasal sürede isim değişikliğine gitmedi

Yenilik Partisi'nin "isim benzerliği" başvurusu üzerine Yargıtay’dan ihtar alan YENİ Parti, verilen 30 günlük yasal sürede isim değişikliğine gitmedi. YENİ Parti yönetimi olası bir iptal kararına karşı A ve B planlarını hazırladı. Peki kulislerde konuşulan alternatif isimler ne oldu?

18.09.2026 14:25:00
Haber Merkezi
 
 Yenilik Partisi'nin "isim benzerliği" başvurusu üzerine Yargıtay’dan ihtar alan YENİ Parti, verilen 30 günlük yasal sürede isim değişikliğine gitmedi
 Yenilik Partisi'nin "isim benzerliği" başvurusu üzerine Yargıtay’dan ihtar alan YENİ Parti, verilen 30 günlük yasal sürede isim değişikliğine gitmedi
Yenilik Partisi ile YENİ Parti arasında patlak veren ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ihtar kararıyla tırmanan tabela krizinde kritik aşamaya geçildi. Yargıtay'ın isim değişikliği için tanıdığı 30 günlük sürenin dolmasına rağmen adım atmayan YENİ Parti, stratejisini Anayasa Mahkemesi'nin vereceği nihai karara göre belirledi.

Parti kurmayları, yüksek mahkemenin isim benzerliği iddiasını reddedeceği görüşünde... Milliyet Gazetesi'ne AYM'nin geçmiş içtihatlarını incelediklerini belirten partili bir üst düzey yetkili, şu değerlendirmede bulundu: "Yargıtay Başsavcılığı ihtarı gönderdiğine göre konuyu otomatikman AYM'ye taşıyacaktır. Yasa gereği AYM bir ay içinde karar vermek zorunda. Biz talebin reddedileceğini düşünüyoruz. Örnek vermek gerekirse; 2023 seçimlerinde 'Türkiye Komünist Partisi' ile 'Türkiye Komünist Hareketi' birlikte seçime girdi ve AYM bunu iltibas (karışıklık) kabul etmedi. YENİ Parti ile Yenilik Partisi ise birbirine karıştırılacak yapılar değil."

KULİSLERDE ÖNE ÇIKAN ALTERNATİF İSİMLER
Anayasa Mahkemesi'nin terkin (ismin sicilden silinmesi) kararı vermesi durumunda kararın bağlayıcı olacağını vurgulayan parti yönetimi, seçimlere girme hakkını riske atmamak adına B planını da hazır tutuyor.

Aleyhte bir karar çıkması halinde Kurucular Kurulu veya Olağanüstü Kurultay toplanarak "YENİ" ifadesini bünyesinde barındıran yeni bir isim benimsenecek. Parti kulislerinde masada olduğu konuşulan alternatif isimler ise şöyle:

Türkiye'nin YENİ Partisi
YENİ Değişim Partisi
YENİ Türkiye Partisi
Yargıtay Başsavcılığı'nın başvurusuyla başlayacak AYM sürecinin önümüzdeki haftalarda netleşmesi bekleniyor.

CHP İstanbul İl Kongresi ile ilgili tedbir kararı kaldırıldı. Gürsel Tekin ve heyetinin görevine son verdi. Tekin, Kemal Kılıçdaroğlu'nun kendisini il başkanı olarak atadığını belirterek, atanmış sıfatıyla görevinin devam ettiğini söyledi

CHP İstanbul İl Kongresi ile ilgili tedbir kararı kaldırıldı. Gürsel Tekin ve heyetinin görevine son verdi. Tekin, Kemal Kılıçdaroğlu'nun kendisini il başkanı olarak atadığını belirterek, atanmış sıfatıyla görevinin devam ettiğini söyledi

18.09.2026 14:21:00
Haber Merkezi
 
 CHP İstanbul İl Kongresi ile ilgili tedbir kararı kaldırıldı. Gürsel Tekin ve heyetinin görevine son verdi. Tekin, Kemal Kılıçdaroğlu'nun kendisini il başkanı olarak atadığını belirterek, atanmış sıfatıyla görevinin devam ettiğini söyledi
 CHP İstanbul İl Kongresi ile ilgili tedbir kararı kaldırıldı. Gürsel Tekin ve heyetinin görevine son verdi. Tekin, Kemal Kılıçdaroğlu'nun kendisini il başkanı olarak atadığını belirterek, atanmış sıfatıyla görevinin devam ettiğini söyledi
CHP İstanbul İl Kongresi ile ilgili tedbir kararı kaldırıldı. Gürsel Tekin ve heyetinin görevine son verdi. Tekin, Kemal Kılıçdaroğlu'nun kendisini il başkanı olarak atadığını belirterek, atanmış sıfatıyla görevinin devam ettiğini söyledi.

İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi, 2 Eylül 2025 tarihli ara kararda uygulanmasına karar verilen ihtiyati tedbirlerin kaldırılmasına hükmetti. Böylece Gürsel Tekin'in tedbiren yürüttüğü CHP İstanbul İl Başkanlığı görevi sona ermiş oldu. Kararın bir suretinin İstanbul İl Seçim Kuruluna, Sarıyer 1. İlçe Seçim Kuruluna ve İstanbul Valiliğine gönderilmesine karar verildi.

Kararın ardından gözlerin çevrildiği Gürsel Tekin'den açıklama geldi. Görevinin sona ermediğini ifade eden Tekin, mahkemenin tedbir kararından sonra CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun kendisini il başkanı olarak atadığını belirtti.

Gürsel Tekin şunları söyledi: "Tedbiren göreve gelmemiz üstüne verilen karar kalktığı için bu noktada görevimiz sonlandı. Kemal bey sonradan il başkanı olarak atadığı için 'atanmış' sıfatıyla görevim devam ediyor."

Gürsel Tekin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada ise şu ifadeleri kullandı:

"Bizim için görevler gelip geçicidir; Cumhuriyet Halk Partisi'ne olan sorumluluğumuz ve mücadelemiz kalıcıdır. Partimizin birliğini, hukukunu ve geleceğini korumak için üzerimize düşen her sorumluluğu, dün olduğu gibi bugün de yerine getirmeye devam edeceğiz."

Emniyet Müdürleri Kararnamesi Resmi Gazete'de

Resmi Gazete'de yayımlanan Emniyet Müdürleri Kararnamesi ile Emniyet Genel Müdür Yardımcılığına 4 atama yapıldı, 39 ilin emniyet müdürü değişirken, 24 il emniyet müdürü de merkeze alındı

18.09.2026 07:00:00
AA
 
Emniyet Müdürleri Kararnamesi Resmi Gazete'de
Emniyet Müdürleri Kararnamesi Resmi Gazete'de

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla yayımlanan kararnameye göre, Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) Güvenlik Daire Başkanı Emrullah Gölcük, Tanık Koruma Daire Başkanı İsmail Hakkı Günay, Polis Başmüfettişleri Ali Karabağ ve Selçuk Doğuş Emniyet Genel Müdür Yardımcısı olarak atandı. Erzurum İl Emniyet Müdürü Onur Karaburun, Özel Güvenlik Denetleme Başkanı oldu.

Kararnameye göre, Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Mahmut Çorumlu, Afyonkarahisar İl Emniyet Müdürü Ahmet Birtan Erol, Amasya İl Emniyet Müdürü Ayhan Saraç, Aydın İl Emniyet Müdürü Armağan Adnan Erdoğan, Balıkesir İl Emniyet Müdürü Şükrü Yaman, Bartın İl Emniyet Müdürü Hüseyin Adatepe, Bitlis İl Emniyet Müdürü Koray Şensoy, Burdur İl Emniyet Müdürü Ahmet Kurt, Çorum İl Emniyet Müdürü Arif Pehlivan, Denizli İl Emniyet Müdürü Yavuz Sağdıç, Diyarbakır İl Emniyet Müdürü Nurettin Gökduman, Erzincan İl Emniyet Müdürü Zafer Baybaba, Hatay İl Emniyet Müdürü Rüştü Yılmaz, Iğdır İl Emniyet Müdürü Niyazi Turgay, İzmir İl Emniyet Müdürü Celal Sel, Kahramanmaraş İl Emniyet Müdürü Hasan Yiğit, Karabük İl Emniyet Müdürü Ahmet Canver, Kayseri İl Emniyet Müdürü Atanur Aydın, Kırklareli İl Emniyet Müdürü Sinan Çamuroğlu, Kilis İl Emniyet Müdürü Ahmet Korkmaz, Muş İl Emniyet Müdürü Melih Kuzudişli, Rize İl Emniyet Müdürü Murat Türesin, Sinop İl Emniyet Müdürü Sibel Kılıçoğlu, Şırnak İl Emniyet Müdürü Volkan Sazak, Yalova İl Emniyet Müdürü Yılmaz Delen Emniyet Genel Müdürlüğü emrine atandı.

Atama kararnamesi ile 39 ilin emniyet müdürlüklerine yapılan atamalar ise şöyle:

- Batman İl Emniyet Müdürü İbrahim Kaba, Zonguldak İl Emniyet Müdürlüğüne

- Bayburt İl Emniyet Müdürü Barış Erkol, Çorum İl Emniyet Müdürlüğüne

- Bingöl İl Emniyet Müdürü Beyti Kalaycı, Kahramanmaraş İl Emniyet Müdürlüğüne

- Çankırı İl Emniyet Müdürü Aytekin Canıtez, Van İl Emniyet Müdürlüğüne

- Gaziantep İl Emniyet Müdürü Celal Özcan, Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğüne

- Gümüşhane İl Emniyet Müdürü İsmail Karasakal, Rize İl Emniyet Müdürlüğüne

- Kocaeli İl Emniyet Müdürü Faruk Karaduman, Aydın İl Emniyet Müdürlüğüne

- Kütahya İl Emniyet Müdürü Osman Elbir, Çankırı İl Emniyet Müdürlüğüne

- Mardin İl Emniyet Müdürü Recep Tecimer, Sinop İl Emniyet Müdürlüğüne

- Nevşehir İl Emniyet Müdürü Serkan Karaman, Balıkesir İl Emniyet Müdürlüğüne

- Samsun İl Emniyet Müdürü Ahmet Arıbaş, İzmir İl Emniyet Müdürlüğüne

- Tokat İl Emniyet Müdürü Faruk Aydın, Samsun İl Emniyet Müdürlüğüne

- Van İl Emniyet Müdürü Murat Mutlu, Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğüne

- Zonguldak İl Emniyet Müdürü Sinan Ergen, Kayseri İl Emniyet Müdürlüğüne

- Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Başkanı Serdar Büyükleblebici, Gaziantep İl Emniyet Müdürlüğüne,

- Personel Başkanı Ali Süllü, Denizli İl Emniyet Müdürlüğüne

- Dış İlişkiler Daire Başkanı Gökhan Demirtola, Afyonkarahisar İl Emniyet Müdürlüğüne

- Terörle Mücadele Daire Başkanı Yusuf Topcan, Yalova İl Emniyet Müdürlüğüne

- Polis Başmüfettişi Ali Erkan Aktaşgül, Amasya İl Emniyet Müdürlüğüne

- Polis Başmüfettişi Bülent Gürcan, Bartın İl Emniyet Müdürlüğüne

- Polis Başmüfettişi Yusuf Fatih Atay, Batman İl Emniyet Müdürlüğüne

- Polis Başmüfettişi Ayhan Karaduman, Bayburt İl Emniyet Müdürlüğüne

- Polis Başmüfettişi Mehmet Darendeli, Bingöl İl Emniyet Müdürlüğüne

- Polis Başmüfettişi Hikmet Ataman, Bitlis İl Emniyet Müdürlüğüne

- Polis Başmüfettişi Gökhan Dedebağı, Burdur İl Emniyet Müdürlüğüne

- Polis Başmüfettişi Esat Feryadi Doköz, Erzincan İl Emniyet Müdürlüğüne

- Polis Başmüfettişi Mahmut Ay, Erzurum İl Emniyet Müdürlüğüne

- Polis Başmüfettişi Mehmet Yüksel, Gümüşhane İl Emniyet Müdürlüğüne

- Polis Başmüfettişi Nihat Özen, Hatay İl Emniyet Müdürlüğüne

- Polis Başmüfettişi Eraslan Er, Iğdır İl Emniyet Müdürlüğüne

- Polis Başmüfettişi Osman Tınmazol, Karabük İl Emniyet Müdürlüğüne

- Polis Başmüfettişi Mustafa Çakır, Kırklareli İl Emniyet Müdürlüğüne

- Polis Başmüfettişi Arslan Bağrıaçık, Kilis İl Emniyet Müdürlüğüne

- Polis Başmüfettişi Arif Hakan Tandoğan, Kütahya İl Emniyet Müdürlüğüne

- Polis Başmüfettişi Mustafa Varol, Mardin İl Emniyet Müdürlüğüne

- Polis Başmüfettişi Cemal Dalman, Muş İl Emniyet Müdürlüğüne

- Polis Başmüfettişi Sinan Dallı, Nevşehir İl Emniyet Müdürlüğüne

- Polis Başmüfettişi Yavuz Doğan, Şırnak İl Emniyet Müdürlüğüne

- Polis Başmüfettişi Kenan Şengül, Tokat İl Emniyet Müdürlüğüne

EGM'de yeni görevlendirmeler

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, NSosyal'deki hesabından yaptığı kararnameye ilişkin paylaşımda, görevlerini tamamlayan emniyet müdürlerine hizmetleri için teşekkür etti, yeni atanan ve görev yerleri değişen emniyet müdürlerine de başarılar diledi.

"Aziz milletimizin huzuru ve güvenliği için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz." ifadelerini kullanan Çiftçi, EGM merkez teşkilatındaki yeni görevlendirmeleri duyurdu.

Bakan Çiftçi, şunları kaydetti:

"Yeni görevlerine atanan kıymetli mesai arkadaşlarımı tebrik ediyor, her birine görevlerinde muvaffakiyetler diliyorum. Görevlendirmelerin Emniyet Teşkilatımıza, ülkemize ve aziz milletimize hayırlı olmasını temenni ediyorum. Milletimizin huzuru, ülkemizin güvenliği için aynı azim ve kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz."

Buna göre, merkez teşkilatındaki görevlendirmeler şöyle:

- Rüştü Yılmaz, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Başkanı

- Adnan Özdemir, Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanı

- Hüseyin Ediz Tercanoğlu, Özel Harekat Başkanı

- Murat Türesin, Personel Başkanı

- Nihat Uzun, Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Daire Başkanı

- Turgay Olgun, Dış İlişkiler Daire Başkanı

- Fatih Tatlıoğlu, Güvenlik Daire Başkanı

- Oykun İlgün, Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanı

- Beyhan Gürbüz, Sosyal Hizmetler ve Sağlık Daire Başkan Vekili

- Aydın Uğurlu, Tanık Koruma Daire Başkanı

- Salih Gözüm, Terörle Mücadele Daire Başkanı

Emniyet Genel Müdürü Ali Fidan da Emniyet Müdürleri Kararnamesi'ne ilişkin sosyal medya hesabından paylaşım yaptı.

Fidan, paylaşımında, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın tensipleriyle, Resmi Gazete'de yayımlanan Emniyet Genel Müdürlüğü Atama Kararlarının hayırlara vesile olmasını temenni ediyor, bu kapsamda yeni görevlerine atanan ve görev yerleri değişen kıymetli mesai arkadaşlarıma üstün başarılar diliyorum. Bugüne kadar yürüttükleri hizmetler ve emekleri için tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum." ifadelerine yer verdi.

Fidan, EGM merkez teşkilatı görevlendirmelerinin de hayırlı olması temennisinde bulundu. 

İşte adım adım YKS ek tercih rehberi

İlk yerleştirme sürecinde herhangi bir üniversite programına yerleşemeyen adaylar için kritik viraj dönüldü. ÖSYM tarafından yayımlanan kılavuzla birlikte 2026 YKS ek tercih işlemleri resmen başladı. Peki, ek yerleştirme süreci nasıl işleyecek, adayların hata yapmamak için hangi altın kurallara dikkat etmesi gerekiyor? İşte adım adım ek tercih rehberi...

17.09.2026 18:30:00
Haber Merkezi
 
 İşte adım adım YKS ek tercih rehberi
 İşte adım adım YKS ek tercih rehberi
Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), üniversite kayıt maratonunun tamamlanmasının ardından merakla beklenen 2026-YKS Ek Yerleştirme sürecini başlattı. İlk yerleştirmede açıkta kalan ya da tercih hakkını kullanmayan yüz binlerce aday için yükseköğretim kurumlarında boş kalan kontenjanlar yeniden erişime açıldı.

Adayların geleceğini doğrudan etkileyecek olan bu kritik süreçte, tercih işlemlerinin hatasız yapılması büyük önem taşıyor. İşte tercih ekranına girmeden önce bilinmesi gereken tüm detaylar:


YKS ek tercih şartları nelerdir, kimler başvurabilir?


Ek yerleştirme döneminde tercih yapabilmek için ÖSYM'nin belirlediği temel kurallar şu şekildedir:

Hiçbir Programa Yerleşmemiş Olmak: 2026-YKS merkezi yerleştirmede herhangi bir lisans veya ön lisans programına yerleştirilen adaylar (kayıt yaptırmış olsalar dahi) ek tercih hakkından faydalanamazlar.

Tercih Yapıp Yerleşemeyenler veya Hiç Tercih Yapmayanlar: İlk aşamada tercih listesi gönderen ancak açıkta kalanlar ile ilk dönemde hiç tercih bildiriminde bulunmayan adaylar ek yerleştirmeye başvurabilir.

Puan Hesap şartı: Adayın, tercih edeceği programın ilgili YKS puan türünde puanının hesaplanmış olması gerekmektedir.


Ek tercih yaparken nelere dikkat edilmeli?


Uzmanlar, ek tercih döneminin genel yerleştirmeden çok farklı işlediğini belirterek adayları şu konularda uyarıyor:

1. Sıralama Değil, Puan Esas Alınacak: İlk yerleştirmede başarı sıralamaları ön plandayken, ek yerleştirmede taban puanlar dikkate alınır.

2. Taban Puan Şartına Dikkat: Eğer tercih etmek istediğiniz bölüm ilk yerleştirmede dolmuş ve kayıt yaptırmayanlar nedeniyle boş kontenjan oluşmuşsa, puanınızın o bölümün oluşan en küçük taban puanına eşit veya bu puandan yüksek olması şarttır. Puanınız yetmiyorsa o bölümü listenize ekleyemezsiniz.

3. Taban Puanı Oluşmayan Bölümler: İlk yerleştirmede kontenjanı tamamen dolmayan programlar için taban puan oluşmamıştır. Bu bölümleri, ilgili puan türünde barajı geçen ve puanı hesaplanan tüm adaylar tercih edebilir.

4. Gitmek İstemediğiniz Bölümü Yazmayın: Ek tercihle bir bölüme yerleştiğiniz takdirde, önümüzdeki yıl sınava girerseniz Ortaöğretim Başarı Puanınız (OBP) yarı yarıya düşecektir. Bu nedenle sadece gerçekten eğitim görmek istediğiniz yerleri seçin.


YKS ek tercih işlemi nasıl yapılır?


Adaylar ek tercih başvurularını tamamen dijital ortamda, bireysel olarak gerçekleştireceklerdir. Posta veya faks yoluyla gönderilen tercih listeleri geçersiz sayılacaktır.

• Adım 1: ÖSYM tarafından yayımlanan güncel 2026-YKS Ek Yerleştirme Kılavuzu ve boş kontenjan listelerini detaylıca inceleyin.

• Adım 2: T.C. Kimlik Numaranız ve aday şifreniz ile ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi (AİS) internet adresine veya ÖSYM AİS Mobil Uygulamasına giriş yapın.

• Adım 3: Seçtiğiniz bölümlerin program kodlarını girerek listenizi oluşturun (En fazla 24 tercih hakkınız bulunmaktadır).

• Adım 4: Tercih listenizi kontrol ettikten sonra sistem üzerinden mutlaka onaylayın.


Son gün ne zaman ve ek tercih ücreti ne kadar?


ÖSYM takvimine göre ek tercih işlemleri 17 Eylül 2026 tarihinde saat 16.00'da başlamış olup, 21 Eylül 2026 günü saat 23.59'da sona erecektir.

Tercih bildirimini tamamlayan adayların yerleştirme işlemlerinin geçerli olabilmesi için 170 TL olan ek yerleştirme ücretini ÖSYM Ödemeler Sayfası veya anlaşmalı bankalar aracılığıyla en geç 22 Eylül 2026 saat 23.59'a kadar yatırmaları gerekmektedir. Ücreti yatırılmayan tercihler sistemde görünse dahi geçersiz sayılacaktır.

Anne ifadesinde babayı suçlamıştı, baba iddiaları kabul etmedi

Sivas'ın Divriği ilçesi kırsalında 7 gün önce kaybolduğu iddia edilen 11 aylık Büşra bebekle ilgili soruşturmada baba Y.B'nin ifadesi ortaya çıktı. Anne E.B'nin ikinci ifadesinde bebeğini öldürmekte suçladığı baba, savcılık ifadesinde kızına ne olduğunu bilmediğini belirtti

17.09.2026 16:46:00
İhlas Haber Ajansı
 
Anne ifadesinde babayı suçlamıştı, baba iddiaları kabul etmedi
Anne ifadesinde babayı suçlamıştı, baba iddiaları kabul etmedi
Sivas'ın Divriği ilçesi kırsalında hayvancılık yapan E.B., 8 gün önce jandarmayı arayarak 11 aylık bebekleri Büşra'nın kayıp olduğu ihbarında bulundu. İhbar üzerine AFAD ve jandarma ekipleri kırsalda arama çalışması başlattı. Aile ilk olarak bebeği yabani hayvanların kaçırmış olabileceğini ileri sürdü. Ailenin çelişkili açıklamaları üzerine ifadesi alınan anne E.B. (27), bebeğin para karşılığı babası tarafından satıldığını iddia etti. Ardından ifadesini değiştiren anne, babanın bebeği öldürdüğü iddiasında bulundu. Geçtiğimiz gece 5 kişiyle birlikte tutuklanarak cezaevine gönderilen anne, bu kez bebeği borca karşılık canlı olarak birine verdiğini iddia etti. İddia üzerine bebeğin verildiği ileri sürülen M.K. Diyarbakır'ın Ergani ilçesinde gözaltına alınarak, sorgulanmak üzere Divriği'de hakim karşısına çıkartıldı.

Öte yandan, annenin ikinci ifadesinde cinayetle suçladığı baba Y.B'nin savcılıktaki ifadesi de ortaya çıktı. Baba Y.B. ifadesinde, kızının başına ne geldiğini bilmediğini belirterek, hakkındaki suçlamaları kabul etmedi. Baba ifadesinde Büşra'yı uyutup hayvanlarını otlatmaya götürdüğünü belirterek, "Saat 23.00 civarıydı. Çay yapamadan K.D. beni aradı. K. bana 'Senin ufak kız yoktur, jandarmaya haber mi verelim yoksa sen geliyor musun' dedi. Ben de geliyorum dedim. Ben çadıra doğru koşarak geldim. Gelirken yolda K.D'yi aradım, kızım Büşra'yı bulup bulamadıklarını sordum. K. da bana bulamadıklarını söyledi. V. ve Ö.'nün yanından benim yaşadığım çadıra yaklaşık yarım saatte gelmişimdir. Benimle birlikte Ö. da geldi. Ö. ile birlikte koşarak geldik. V. de koşarak gittiğimizi görmüştür. Ben çadırın yanına geldiğimde R., K. ve N. oradaydı. Onlar el feneriyle zaten arıyorlardı. Ben de elimde el feneriyle geldim. Eşim E. de oradaydı. Benim koşarak geldiğimi bunlar görmüş olabilirler. Çadıra geldim. İlk çadıra koştum. Kızım Büşra belki çadırdadır, görememişlerdir diye çadıra girip Büşra'yı aradım. Battaniyeyi filan kaldırıp baktım. Ben gittiğimde de çadır dağınıktı. K.'gil dağıtmıştı çadırı. Büşra'yı bulamayınca K.'ya "K. dayı koş jandarmaya haber ver' dedim. K. arabaya binip telefon çeken yere gitti. K. beni aradığında bana kızım Büşra'nın yanımda olup olmadığını sormadı" dedi.

İstanbul merkezli 20 ilde yeni nesil suç örgütlerine yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 178 şüpheli adliyeye sevk edildi

İstanbul merkezli 20 ilde yeni nesil suç örgütlerine yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 178 şüpheli adliyeye sevk edildi

17.09.2026 14:20:00
Haber Merkezi
 
 İstanbul merkezli 20 ilde yeni nesil suç örgütlerine yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 178 şüpheli adliyeye sevk edildi
 İstanbul merkezli 20 ilde yeni nesil suç örgütlerine yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 178 şüpheli adliyeye sevk edildi
İstanbul merkezli 20 ilde yeni nesil suç örgütlerine yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 178 şüpheli adliyeye sevk edildi.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şubesi, İstanbul, Bakırköy, Gaziosmanpaşa ile Anadolu cumhuriyet başsavcılıkları koordinasyonunda uluslararası alanda faaliyet gösteren, son dönemlerde "yeni nesil" diye adlandırılan suç örgütlerine yönelik düzenlenen operasyonda yakalanan zanlıların emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Konuya ilişkin emniyetten paylaşılan görüntülerde görüşlerine yer verilen İstanbul Emniyet Müdürü Selami Yıldız, "Suç örgütlerinin yalnızca tetikçilerini değil elebaşından yöneticisine, finansöründen saha yapılanmasına kadar bütün unsurlarını tek tek çökertiyoruz." ifadelerini kullandı.

Operasyon
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, İstihbarat Şubesi desteği ve İstanbul, Bakırköy, Gaziosmanpaşa ile Anadolu cumhuriyet başsavcılıkları koordinasyonunda uluslararası alanda faaliyet gösteren, son dönemlerde "yeni nesil" diye adlandırılan, motosikletlerle iş yeri kurşunlaması ve yağma gibi suçlara karışan ve elebaşları hakkında kırmızı bülten bulunan organize silahlı suç örgütü üyelerinin yakalanmasına yönelik çalışma yürütmüştü.

Elebaşlığını yurt dışında bulunan ve bir kısmı hakkında kırmızı bültenle yakalama kararı bulunan şüphelilerin yaptığı organize silahlı suç örgütlerinin deşifre edilmesi ve faaliyetlerinin sonlandırılması amacıyla gerçekleşen çalışmada, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, mala zarar verme, silah kanununa muhalefet ve tehdit suçlarına karıştıkları tespit edilen 12 ayrı yeni nesil organize suç örgütü üyelerinin kimlik ve adresleri tespit edilmişti.

Çalışmalarını tamamlayan ekipler, şüphelilerin yakalanmasına yönelik İstanbul merkezli 20 ilde düzenledikleri eş zamanlı operasyonda 155 şüpheliyi gözaltına almış, operasyon sonrası 23 şüpheliyi daha yakalamıştı.

Adreslerdeki aramalarda, ruhsatsız otomatik tabanca, 4 tabanca, 207 mermi, 2 av tüfeği, 122 gram uyuşturucu ile suçtan elde edildiği değerlendirilen yüklü miktarda para ele geçirildi.

Maydonoz Döner'e yönelik FETÖ davası 5 Ocak'a ertelendi

FETÖ'ye finansman sağladığı iddiasıyla kayyum atanan Maydonoz Döner zincirine ilişkin 9 sanığın yargılandığı dava, 5 Ocak 2027 tarihine ertelendi

17.09.2026 12:56:00
İHA
 
Maydonoz Döner'e yönelik FETÖ davası 5 Ocak'a ertelendi
Maydonoz Döner'e yönelik FETÖ davası 5 Ocak'a ertelendi
Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya tutuksuz sanık Tahsin Özbay ile sanık avukatları katıldı. Mahkeme başkanı, bu celsede dinlenmesi gereken tanığın hazır bulunmadığını bildirdi.

Söz alan sanık Tahsin Özbay, tanıkla yalnızca ticari ilişkisinin bulunduğunu belirterek, "Tanıkla sadece ticari ilişkim var. Başka herhangi bir irtibatım yoktur" ifadelerini kullandı.

Sanık avukatları ise, müvekkilleri hakkında uygulanan adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasını talep etti.

Mahkeme heyeti, dinlenmesi gereken tanığın bir sonraki celsede hazır edilmesine karar vererek, duruşmayı 5 Ocak 2027 tarihine erteledi.

Türk demokrasisi için unutulmayacak bir kara leke olarak tarih sayfalarına kazınan merhum Başbakan Adnan Menderes'in 17 Eylül 1961'de idam edilmesinin üzerinden 65 yıl geçti

Türk demokrasisi için unutulmayacak bir kara leke olarak tarih sayfalarına kazınan merhum Başbakan Adnan Menderes'in 17 Eylül 1961'de idam edilmesinin üzerinden 65 yıl geçti

17.09.2026 12:16:00
AA
 
 Türk demokrasisi için unutulmayacak bir kara leke olarak tarih sayfalarına kazınan merhum Başbakan Adnan Menderes'in 17 Eylül 1961'de idam edilmesinin üzerinden 65 yıl geçti
 Türk demokrasisi için unutulmayacak bir kara leke olarak tarih sayfalarına kazınan merhum Başbakan Adnan Menderes'in 17 Eylül 1961'de idam edilmesinin üzerinden 65 yıl geçti
Türk siyasi tarihinin simge isimlerinden Ali Adnan Menderes, 1899'da Aydın'da dünyaya geldi. Annesi Tevhide Hanım, babası Ethem Bey ve ablası Melike'yi verem hastalığından kaybeden Ali Adnan, okulunu bitirmesinin ardından dedesi Hacı Ali Paşazade'nin kendisine miras bıraktığı Çakırbeyli Çiftliği'nin başına geçti.

Siyasi kariyerine Serbest Cumhuriyet Fırkasında başlayan Menderes, partinin feshedilmesinin ardından CHP'ye katıldı.

Atatürk'ün keşfiyle milletvekilliğine giden yol
CHP il yönetiminde göreve başlayan Menderes, parti teşkilatını Aydın'da yeniden kurdu.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Aydın'ı ziyareti kapsamında Menderes ile bir araya geldi ve soğuk başlayan görüşme 4 saat sürdü. Menderes'in görüşleri Atatürk'ün dikkatini çekti ve bunlardan bir rapor hazırlamasını istedi. Menderes, hazırladığı raporu Atatürk'e iletti.

1931 yılındaki erken seçimde aday olmadığı halde milletvekili seçilen Menderes, kendisini aday listesine Atatürk'ün koyduğunu öğrendi. Menderes, 1935, 1939, 1943 seçimlerinde CHP Aydın Milletvekili olarak aralıksız 14 yıl parlamentoda CHP grubunda görev aldı. Menderes, hükümetin Toprak Reformu Tasarısı'nın 1945'te Meclis'teki görüşmeleri sırasında sergilediği karşı duruş sonrasında siyaset sahnesinde tanınan bir isim haline geldi.

Dörtlü Takrir
İzmir Milletvekili Celal Bayar, Aydın Milletvekili Adnan Menderes, İçel Milletvekili Refik Koraltan ve Kars Milletvekili Fuat Köprülü, 7 Haziran 1945'te CHP Meclis Grubuna kanunlardaki ve parti tüzüğündeki demokratik olmadığını düşündükleri hükümlerin kaldırılmasını içeren bir önerge verdi.

Menderes ve arkadaşları, Türk siyasi hayatına "Dörtlü Takrir" olarak geçen bu önergenin verilmesinin ardından parti içi muhalefetten dolayı partiden ihraç edildi.

Demokrat Partinin kuruluşu
Demokrat Parti (DP) 7 Ocak 1946'da Celal Bayar, Adnan Menderes, Fuat Köprülü ve Refik Koraltan tarafından kuruldu.

Demokrat Partinin kuruluşu üzerinden 4 ay geçmeden erken seçim kararı alınarak önce yerel, ardından genel seçim sürecine girildi. 26 Mayıs 1946'da yapılan yerel seçimlere girmeme kararı alan Demokrat Parti, partilileri sandığa gidip gitmemekte serbest bıraktı.

CHP'nin kazandığı 1946 genel seçimlerinde Menderes, memleketi Aydın'dan değil, Kütahya'dan milletvekili seçildi.

Demokrat Partinin 1950 seçimlerindeki zaferi
CHP Hükümeti, 1 Mart 1950'de genel seçimlerin 14 Mayıs 1950'de yapılmasına karar verdi. Halkın Demokrat Partiye ilgisi, aday listelerinde de kendisini gösterdi. Büyük bir seçim kampanyası başlatan Demokrat Partide milletvekili adaylığına yoğun talep oldu. Adnan Menderes de İstanbul'dan milletvekili seçildi.

Demokrat Parti, seçimleri yüzde 55 oy oranıyla kazandı.

Seçim sonuçlarının ardından Demokrat Parti Grubunda yapılan oylama sonucunda Bayar'ın Cumhurbaşkanı olmasına karar verildi.

Adnan Menderes, Bayar'ı evinde ziyaret ederek Fuat Köprülü'nün başbakan olmasını önerdi. Bunun üzerine Bayar, "Başvekil sizsiniz Adnan Bey" diyerek Menderes'in parti liderliğini de almasını istedi.

Menderes, Demokrat Partinin seçim zaferini, "14 Mayıs, bir devre son veren ve yeni bir devir açan müstesna ehemmiyette tarihi bir gün olarak daima anılacaktır. Bu tarihi günün hatırasını yalnız partimizin değil Türk demokrasisinin bir zafer günü olarak yad ediyoruz." ifadeleriyle yorumlamıştı.

Darbenin ayak sesleri "6-7 Eylül olayları"
Demokrat Partinin 1954'te kazandığı bu zaferin ardından, Kıbrıs'ta yaşanan sorunlar tüm ağırlığıyla hissedilmeye başlandı.

Kıbrıs konusunun müzakere edilmesi için 29 Ağustos 1955'te gerçekleştirilen Londra Konferansı'ndan, Türkiye'de yaşanan "6-7 Eylül olayları" nedeniyle bir sonuç alınamadı.

"Atatürk'ün evinin bombalandığı"na ilişkin bir haberle başlayan "6-7 Eylül olayları", sıkıyönetim ilan edilerek ancak bastırılabildi.

1957 genel seçimleri
Demokrat Parti, 27 Ekim 1957'de yapılan genel seçimlerde yüzde 48 oy aldı.

Menderes, seçimlerin ardından parti içinde bir öz eleştiriye giderek seçim sonuçlarını teşkilatın yeterince çalışmamasına, basında yer alan yalan haberlere bağladı.

İnönü'nün "şartlar tamam olduğunda ihtilal meşru haktır" sözü
18 Nisan 1960'ta TBMM'de "muhalefet ve basının faaliyetlerini incelemek" amacıyla Demokrat Partili 15 milletvekilinden oluşan Tahkikat Komisyonu kuruldu.

Bu komisyon nedeniyle, CHP yöneticileri, Demokrat Partiyi diktatörlüğe gitme amacında olmakla suçladı.

CHP Genel Başkanı merhum İsmet İnönü, "Şartlar tamam olduğu zaman milletler için ihtilal meşru bir haktır" şeklindeki meşhur sözünü, bu komisyonun kurulmasının hemen ardından ifade etmişti.

"Bir başbakanın boğazını sıkıyorsun bundan ala hürriyet mi var"
Basında yer alan iddialar, büyük öğrenci olaylarının yaşanmasına neden oldu.

İlk büyük öğrenci gösterisi 19 Nisan'da Kızılay'da düzenlendi.

Öğrenciler, bu olayların ardından "555K" koduyla, 5 Mayıs'ta saat 5'te Kızılay Meydanı'nda toplandı. Adnan Menderes, kendisine karşı eylem yapılan yere giderek, eylemcilerin arasına girdi. O sırada bir genç Menderes'in boğazını sıktı. "Ne istiyorsun?" diye sorduğu gençten "Hürriyet istiyorum" cevabını alan Menderes, "Bir başbakanın boğazını sıkıyorsun bundan ala hürriyet mi var?" ifadelerini kullandı.

27 Mayıs 1960 askeri darbesi
Türk Silahlı Kuvvetleri içindeki bazı general ve subayların oluşturduğu 38 kişilik Milli Birlik Komitesi, 27 Mayıs 1960'ta sabaha karşı yönetime el koydu.

Adnan Menderes, aynı gün yurt gezisi kapsamında bulunduğu Kütahya'da Albay Muhsin Batur tarafından gözaltına alınarak Ankara'ya götürüldü ve daha sonra diğer tutuklu Demokrat Parti üyeleriyle Yassıada'da hapsedildi.

Yassıada'daki yargılamalar, 14 Ekim 1960'ta başladı ve 15 Eylül 1961'de karara bağlandı. Yargılamalar sonucunda Adnan Menderes 17 Eylül 1961'de idam edildi.

"Yeter söz milletindir" diyerek çıktığı siyaset yolunda güçlü Türkiye hayalini politikaları ve kalkınma atılımlarıyla gerçekleştirmeye çalışan Menderes, "demokrasi şehidi" olarak tarihine geçti.

TBMM tarafından 11 Nisan 1990'da kabul edilen bir kanunla Adnan Menderes ve onunla birlikte idam edilen arkadaşlarının itibarları iade edildi.

Adnan Menderes, Hasan Polatkan ve Fatin Rüştü Zorlu'nun naaşı, 17 Eylül 1990'da İmralı'dan alınarak devlet töreniyle İstanbul Vatan Caddesi'nde yaptırılan anıt mezara taşındı.

Yassıada'nın ismi 2013'te "Demokrasi ve Özgürlükler Adası" olarak değiştirildi. 2015'te de yeniden düzenleme faaliyetlerine başlanarak kültür ve kongre merkezi haline getirilmesine karar verildi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla başlatılan proje kapsamında Yassıada, 60 yıl sonra "Demokrasi ve Özgürlükler Adası"na dönüştü. Demokrasi ve Özgürlükler Adası, 27 Mayıs 1960 darbesinin 60. yılında, demokrasi ve milli iradeyi yansıtacak müze, kütüphane, konferans salonu ve Demokrasi Feneri gibi birçok sembol yapıyla yenilenerek özel bir törenle halka açıldı.

Kayıp bebek soruşturmasında hakim karşısına çıkan anne ve baba tutuklandı

Sivas'ın Divriği ilçesinde 5 gündür aranan Büşra bebek soruşturmasında cinayetle suçlanan baba ve anne çıkartıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi

17.09.2026 05:00:00
İHA
 
Kayıp bebek soruşturmasında hakim karşısına çıkan anne ve baba tutuklandı
Kayıp bebek soruşturmasında hakim karşısına çıkan anne ve baba tutuklandı
Sivas'ın Divriği ilçesi kırsalında hayvancılık yapan E.B., 5 gün önce jandarmayı arayarak 11 aylık bebekleri Büşra'nın kayıp olduğu ihbarında bulundu. İhbar üzerine AFAD ve jandarma ekipleri kırsalda arama çalışması başlattı. Aile ilk olarak bebeği yabani hayvanların kaçırabileceğini ileri sürdü. Ailenin çelişkili açıklamaları üzerine ifadesi alınan anne E.B. (27), bebeğin para karşılığı babası tarafından satıldığını iddia etmiş, ardından ifade değiştirerek babanın bebeği öldürdüğü iddiasında bulunmuştu.

Annenin iddiası üzerinde konumda yapılan tüm arama çalışmalarına rağmen bebeğin cesedine ulaşılamadı.

Soruşturma kapsamında 3 gündür gözaltında tutulan anne E.B., baba Y.B. ile olayla ilişkisi olduğu düşünülen K.D., M.D., M.R.B., R.B., Ö.B., İ.B., A.Ç. ve M.B. tamamlanan emniyet ve jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.

Savcılıkta ifade işlemleri devam ederken mahkemeye sevk edilen anne E.B. ve baba Y.B. cinayet suçlaması ile tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Ayrıca bir kişi adli kontrol şartı ile serbest kalırken, 6 kişinin savcılık ta ki işlemleri sürüyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.