Kamerunlu Foe'nin ölüm haberi herkesi olduğu kadar beni de derinden üzdü. Bu yaşanan dramatik olayın yıllarca insanların aklından silinmeyeceği kesin. İnşallah bir daha böyle acı bir olayla karşılaşmayız.
Şenol Güneş önceki gün düzenlediği basın toplantısında Fransa Milli Takımı'nı analiz ederken "Bu turnuvada takım oyununu en iyi uygulayan ülke Fransa. Bizim ve diğer takımların bu konuda çok önemli eksikleri var. Fransa birçok yıldız oyuncuya sahip olmasına rağmen takım oyununu oldukça başarıyla uyguluyor. Bu kolay bir iş değil. Yıllar süren bir çalışmanın ürünü." diyordu. Sanırım Fransa milli takımı bundan daha iyi anlatılmazdı.
Maçtan önce takım kadrosuna baktığımda çok keyiflendim. Şenol Güneş bana göre sahaya sürebileceği en iyi onbiri sürmüştü. Volkan yedeğe çekilmiş, Gökdeniz forvetin arkasında serbest adam görevini Yıldıray'a devrederek klasik bir sağ kanat oyunculuğuna soyunmuştu. Rotasyon niteliğindeki bu değişiklikle forvet ile orta saha arasındaki alanı minimuma indirmek fazla oyuncuyla hücumu hedeflemişti. Bu akılcı düşünce ilk yarım saatte fazla işe yaramadı. Çünkü Fransız'ların bireysel yetenekteki oyuncuları buna müsade etmemişlerdi. Nitekim Alpay'ın koruduğu alandan biribirinin fotokopisi iki gol ürettiler. Bu gollerde defansımızın yerleşme hatası vardı.
Milli Takımımız ilk yarıda Fransa'yı pres halkacıkları oluşturarak durdurmak istediler ama ilk yarım saatte başarılı olamadılar. Ayrıca orta sahamızda bir orkestra şefi yoktu. Bu role soyunan oyuncumuz Selçuk'tu ama, Selçuk'un topa hükmetme özelliği zayıf. Ayrıca tercübe ve özgüven eksiği var. Ne zamanki Ergün'ü Yıldıray'ı devreye soktuk o zaman başarılı olduk.
İkinci yarıda daha önceki maçlarda olduğu gibi yine etkiliydik. En önemlisi rakibimize oyun sistemimizi kabul ettirdik. Kanatları iyi kullandık, derin toplarla rakip savunmanın arkasına sızmayı başardık. Oyunu sürekli rakip yarı alanda tuttuk; ama sonuca gidemedik. Fransa karşısında skor olarak kaybederken futbol alarak yine ayakta alkışlandık. Bu turnuvanın en renkli ve izlenmesi en keyifli takımı bizdik. Turnuva bana göre amacına ulaştı.
Şenol Güneş önceki gün düzenlediği basın toplantısında Fransa Milli Takımı'nı analiz ederken "Bu turnuvada takım oyununu en iyi uygulayan ülke Fransa. Bizim ve diğer takımların bu konuda çok önemli eksikleri var. Fransa birçok yıldız oyuncuya sahip olmasına rağmen takım oyununu oldukça başarıyla uyguluyor. Bu kolay bir iş değil. Yıllar süren bir çalışmanın ürünü." diyordu. Sanırım Fransa milli takımı bundan daha iyi anlatılmazdı.
Maçtan önce takım kadrosuna baktığımda çok keyiflendim. Şenol Güneş bana göre sahaya sürebileceği en iyi onbiri sürmüştü. Volkan yedeğe çekilmiş, Gökdeniz forvetin arkasında serbest adam görevini Yıldıray'a devrederek klasik bir sağ kanat oyunculuğuna soyunmuştu. Rotasyon niteliğindeki bu değişiklikle forvet ile orta saha arasındaki alanı minimuma indirmek fazla oyuncuyla hücumu hedeflemişti. Bu akılcı düşünce ilk yarım saatte fazla işe yaramadı. Çünkü Fransız'ların bireysel yetenekteki oyuncuları buna müsade etmemişlerdi. Nitekim Alpay'ın koruduğu alandan biribirinin fotokopisi iki gol ürettiler. Bu gollerde defansımızın yerleşme hatası vardı.
Milli Takımımız ilk yarıda Fransa'yı pres halkacıkları oluşturarak durdurmak istediler ama ilk yarım saatte başarılı olamadılar. Ayrıca orta sahamızda bir orkestra şefi yoktu. Bu role soyunan oyuncumuz Selçuk'tu ama, Selçuk'un topa hükmetme özelliği zayıf. Ayrıca tercübe ve özgüven eksiği var. Ne zamanki Ergün'ü Yıldıray'ı devreye soktuk o zaman başarılı olduk.
İkinci yarıda daha önceki maçlarda olduğu gibi yine etkiliydik. En önemlisi rakibimize oyun sistemimizi kabul ettirdik. Kanatları iyi kullandık, derin toplarla rakip savunmanın arkasına sızmayı başardık. Oyunu sürekli rakip yarı alanda tuttuk; ama sonuca gidemedik. Fransa karşısında skor olarak kaybederken futbol alarak yine ayakta alkışlandık. Bu turnuvanın en renkli ve izlenmesi en keyifli takımı bizdik. Turnuva bana göre amacına ulaştı.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Murat Kandazoğlu / diğer yazıları
- Trabzonspor zor kazandı / 23.03.2004
- Trabzon finalde... / 19.03.2004
- Trabzon, bir engeli daha aştı... / 14.03.2004
- Gençler turu geçer... / 13.03.2004
- Köstek değil, destek zamanı... / 12.03.2004
- Geciken yasalar... / 10.03.2004
- Profesyonel futbol sendikalaşmalı... / 21.02.2004
- Trabzonspor'a sahip çıkalım / 19.02.2004
- Elimizdeki değerlere sahip çıkalım!.. / 07.02.2004
- İlk adım Cem Papila'dan..! / 01.02.2004
- Trabzon finalde... / 19.03.2004
- Trabzon, bir engeli daha aştı... / 14.03.2004
- Gençler turu geçer... / 13.03.2004
- Köstek değil, destek zamanı... / 12.03.2004
- Geciken yasalar... / 10.03.2004
- Profesyonel futbol sendikalaşmalı... / 21.02.2004
- Trabzonspor'a sahip çıkalım / 19.02.2004
- Elimizdeki değerlere sahip çıkalım!.. / 07.02.2004
- İlk adım Cem Papila'dan..! / 01.02.2004

































































































