logo
21 EYLÜL 2026

Bankalar kur ve faiz alarmında

26.06.2006 00:00:00
 
Yeni kur ve faiz düzeyi bankaları alarma geçirdi Piyasadaki son gelişmeler karşısında Merkez Bankası gibi Bankalar Birliği de yarın olağanüstü toplantı kararı aldı Yeni kur ve faiz düzeyi bankaları alarma geçirdi Piyasadaki son gelişmeler karşısında Merkez Bankası gibi Bankalar Birliği de yarın olağanüstü toplantı kararı aldı. Piyasalardaki şok gelişmeler bankacıları da harekete geçirdi. Bankalar Birliği olağanüstü toplantı kararı aldı. Yarın gerçekleşecek zirvede, bankacılar yeni faiz ve kur düzeyinde sektörün geleceğini konuşacak. Para Politikası Kurulu'ndan yeni faiz artışı bekleyen banka yöneticileri, tüm rakamlarını gözden geçirecek.  Hükümetin, devlet iç borçlanma senetleri faiz kazançlarında stopajı yüzde 15'ten yüzde 10'a çekme kararı, bankacıların da hesaplarını gözden geçirmesine yol açtı. Bankalar, tüketici kredisi faizleri başta olmak üzere kredi musluklarını kısıp, hazine kağıdı almayı tartışıyor. Mevduat sahiplerinin de tahvil ve bonoya yönelebileceği düşünülüyor. Hükümetin yıl sonu enflasyon beklentisinin yüzde 9- 11 aralığında olduğunu, piyasaların ise yüzde 14-15 seviyesinde enflasyon öngördüğünü belirten bankacılar, "Enflasyonun üstünde genellikle 6-8 puan reel faiz marjı vardır. Mevduat faizleri yüzde 17-18'e, kredi faizleri yüzde 20- 22'ye çıkabilir. Bu noktada dikkatli olmalıyız. Konut kredisi faizlerini hızlı düşürdüğümüz gibi bu kez faizleri hızlı yükseltmemeliyiz" dediler. Bankacılar, Merkez Bankası'nın yeterli kararlılığı göstermediğini düşünüyor ve "şu anda cari açık sorununu değil, sermaye çıkışının finansmanı sorunu var" uyarısında bulunuyor. Merkez Bankası'nın, dolar kuru 1.6 YTL'yi aştığında müdahale ettiğini, bir süre bekleyip kur 1.7 YTL'yi geçince yeniden müdahale ettiğini hatırlatan bankacılar, "Kafalar net değil. Piyasadaki likidite ihtiyacı ölçülemiyor. Merkez birkaç yüz milyon dolarlık müdahaleler yerine rezervini güçlü bir şekilde kullanabileceğini göstermeli" görüşünü savundular. Kurdaki ani artış karşısında yatırımcı davranışı da bankalar tarafından yakından izleniyor. Bankacılara göre, "Dolar 1.5-1.6 YTL'de durur" diye düşünüp döviz almayanlar, "Keşke alsaydık" diyor, ama 'Bu fiyat düzeyi çok iyi. Fırsat bu fırsat' deyip döviz hesaplarını bozduranların daha fazla olduğu görülüyor. Bankalar Birliği yönetiminin yarınki toplantısında, hükümete iletilecek görüşü belirlemesi bekleniyor.

Adana'da 5.0 büyüklüğünde deprem

Adana'nın Saimbeyli ilçesinde 5.0 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi

21.09.2026 06:00:00
İHA
 
Adana'da 5.0 büyüklüğünde deprem
Adana'da 5.0 büyüklüğünde deprem
AFAD verilerine göre Adana'nın Saimbeyli ilçesinde saat 04.02 sularında 5.0 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.

Yaklaşık 7 kilometre derinlikte gerçekleşen deprem yüzeyde hafif bir şekilde hissedildi. İlk belirlemelere göre ilçede herhangi bir olumsuzluk yaşanmadı.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından, Adana'nın Saimbeyli ilçesinde saat 04.02'de 5.0 büyüklüğünde meydana gelen depreme ilişkin, "An itibarıyla olumsuz bir durum bulunmamaktadır" denildi.

AFAD'ın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "Adana ilimizin Saimbeyli ilçesinde saat 04.02'de meydana gelen ve Adana, Kahramanmaraş, Osmaniye, Kayseri, Gaziantep illerimizde hissedilen 5.0 büyüklüğündeki deprem sonrası, an itibarıyla olumsuz bir durum bulunmamaktadır. Saha tarama çalışmaları devam etmektedir. Etkilenen vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi sunarız" ifadelerine yer verildi.

Alihan Kuriş Suç Örgütü'ne yönelik soruşturmada kayıt dışı para ve menkul kıymet transferi yapıldığı tespiti üzerine 29 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. 23 şirkete ise kayyum atandı

Alihan Kuriş Suç Örgütü'ne yönelik soruşturmada kayıt dışı para ve menkul kıymet transferi yapıldığı tespiti üzerine 29 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. 23 şirkete ise kayyum atandı

20.09.2026 23:56:00
Haber Merkezi
 
 Alihan Kuriş Suç Örgütü'ne yönelik soruşturmada kayıt dışı para ve menkul kıymet transferi yapıldığı tespiti üzerine 29 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. 23 şirkete ise kayyum atandı
 Alihan Kuriş Suç Örgütü'ne yönelik soruşturmada kayıt dışı para ve menkul kıymet transferi yapıldığı tespiti üzerine 29 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. 23 şirkete ise kayyum atandı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca "Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü" soruşturması kapsamında 29 şüphelinin gözaltına alınmasına, 23 şirkete kayyum atanmasına karar verildi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamaya göre, "Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü"ne yönelik "suç örgütü kurma ve yönetme, suç örgütüne üye olma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık ve Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında yeni deliller elde edildi.
Soruşturma kapsamında, Alihan Kuriş suç örgütüyle bağlantılı veya iltisaklı olduğu değerlendirilen bazı kişiler ile şirketlerin, örgütün yurt içi ve yurt dışındaki para ve malvarlığı hareketlerini organize ettiği, kayıt dışı finansal transferleri kolaylaştırdığı ve suçtan elde edildiği değerlendirilen gelirlerin aklanmasına yönelik faaliyetlerde bulunduğu belirlendi.

Suçlamalar neler?
Kayıt dışı para ve menkul değer transferlerinin gerçekleştirildiği, örgütün resmi ve bürokratik süreçlerinde danışmanlık faaliyetleri yürütüldüğü, ihtiyaç duyduğu taşınır ve taşınmaz malvarlıklarının düşük bedellerle temin edilmesine aracılık edildiği, ayrıca yurt dışına yapılan yardım sevkiyatları içine nakit para gizlenerek suçtan elde edilen gelirlerin lojistik şirketleri vasıtasıyla sevk edildiğine ilişkin deliller saptandı.
Soruşturmada, örgütün yurt dışına aktardığı maddi yardımların bir kısmının çevrim içi ödeme sistemleri üzerinden, önemli bir kısmının ise lojistik firmaları aracılığıyla kayıt dışı şekilde güvenilir kuryeler vasıtasıyla ulaştırıldığı, usule aykırı yürütülen bu işlemlerin görünürde yasal hale getirilmesi amacıyla bazı şirketler ve şahıslar tarafından danışmanlık hizmeti verildiği yönünde tespitlere ulaşıldı.

Seçi sürecini etkilemeye yönelik adımlar
Ayrıca soruşturmada elde edilen dijital materyaller, tanık beyanları, mali kayıtlar ve diğer deliller kapsamında, şüphelilerin yurtta gerçekleştirilen seçim süreçlerini etkilemeye yönelik organizasyonel ve finansal faaliyetlerde bulunduklarına ilişkin bulgular da soruşturma dosyasına yansırken, bu konudaki inceleme devam ediyor.
Bu kapsamda, 29 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi, şüphelilere ait ikamet ve iş yerlerinde arama gerçekleştirildi. Örgütle bağlantılı olduğu değerlendirilen 23 şirkete ise kayyum atanmasına karar verildi.
"Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü"ne yönelik soruşturma kapsamında daha önce gözaltına alınarak hakimliklere sevk edilen şüphelilerden 81'i tutuklanmış, örgütle bağlantılı olduğu değerlendirilen 4 dernek ve 55 şirkete el konulmuş, bu şirketlerden 50'sine kayyum atanmıştı.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, farklı tarihlerde İstanbul'un Gaziosmanpaşa ve Osmaniye'nin Düziçi ilçesinde işlenen faili meçhul iki cinayetin aydınlatıldığını bildirdi

Adalet Bakanı Akın Gürlek, farklı tarihlerde İstanbul'un Gaziosmanpaşa ve Osmaniye'nin Düziçi ilçesinde işlenen faili meçhul iki cinayetin aydınlatıldığını bildirdi

20.09.2026 18:14:00
AA
 
Adalet Bakanı Akın Gürlek, farklı tarihlerde İstanbul'un Gaziosmanpaşa ve Osmaniye'nin Düziçi ilçesinde işlenen faili meçhul iki cinayetin aydınlatıldığını bildirdi
Adalet Bakanı Akın Gürlek, farklı tarihlerde İstanbul'un Gaziosmanpaşa ve Osmaniye'nin Düziçi ilçesinde işlenen faili meçhul iki cinayetin aydınlatıldığını bildirdi
Adalet Bakanı Akın Gürlek, farklı tarihlerde İstanbul'un Gaziosmanpaşa ve Osmaniye'nin Düziçi ilçesinde işlenen faili meçhul iki cinayetin aydınlatıldığını bildirdi.

Gürlek, NSosyal hesabındaki paylaşımında, 6 Temmuz 2018 tarihinde Abdülhamid Terkin'in öldürülmesi ve ağustosta kaybolan Ayşegül Yaşar'ın dosyasına ilişkin açıklamada bulundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, hiçbir suçun cezasız, hiçbir cinayetin faili meçhul kalmaması için çalışmaları kararlılıkla sürdürdüklerini belirten Gürlek, bu kapsamda, Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde kurdukları Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının koordinasyonunda yürütülen titiz çalışmalarla iki cinayet dosyasının daha aydınlatıldığını duyurdu.

Gürlek, İstanbul Gaziosmanpaşa'da 6 Temmuz 2018 tarihinde Abdülhamid Terkin'in öldürülmesine ilişkin dosyada, HTS, baz ve görüşme kayıtları ile iyileştirilen güvenlik kamerası görüntüleri ve tanık beyanlarının yeniden değerlendirilmesi sonucunda, olayın beşinci şüphelisinin tespit edildiğini, yakalanan şüphelinin, kasten öldürme suçundan tutuklandığını aktardı.

Osmaniye'nin Düziçi ilçesinde ağustosta kaybolan Ayşegül Yaşar'ın dosyasının ise HTS ve kamera kayıtları, tanık beyanları, kriminal incelemeler ve elde edilen yeni deliller doğrultusunda yeniden kapsamlı şekilde ele alındığını kaydeden Gürlek, "Şüphelinin olay günü kullandığı araçta tespit edilen biyolojik bulguların Ayşegül Yaşar'ın anne ve babasından alınan örneklerle uyumlu olduğunun belirlenmesinin ardından çalışmalar derinleştirildi. Şüphelinin yer göstermesi sonucu Ayşegül Yaşar'ın cansız bedenine ulaşıldı. Şüpheli ile anne ve babası gözaltına alındı." açıklamasında bulundu.

Gürlek, bu iki dosyanın aydınlatılmasında özveriyle çalışan Gaziosmanpaşa ve Düziçi Cumhuriyet Başsavcılıklarına, İstanbul ve Osmaniye İl Emniyet Müdürlüklerine, Gaziosmanpaşa İlçe Emniyet Müdürlüğüne, Adana Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğüne ve sürece katkı sunan tüm kamu görevlilerine teşekkür ederek, "Aradan ne kadar zaman geçerse geçsin, hiçbir cinayet karanlıkta kalmayacak, hiçbir fail adaletten kaçamayacaktır." ifadesini kullandı.

Tahir Sarıkaya'nın mali trafiği incelemeye alındı

Tutuklu Tahir Sarıkaya'nın banka hesap hareketleri, MASAK verileri üzerinden KOM birimlerince incelendi. Hazırlanan raporda Sarıkaya'nın hesaplarında 2017-2026 yılları arasında 101 milyon 932 bin 207 TL para girişi ve 134 milyon 170 bin 972 TL para çıkışı olmak üzere toplam 236 milyon 103 bin 179 TL'lik hareket tespit edildi.

20.09.2026 18:03:00
İhlas Haber Ajansı
 
Tahir Sarıkaya'nın mali trafiği incelemeye alındı
Tahir Sarıkaya'nın mali trafiği incelemeye alındı
Tutuklu Tahir Sarıkaya'nın banka hesap hareketleri, MASAK verileri üzerinden KOM birimlerince incelendi. Hazırlanan raporda Sarıkaya'nın hesaplarında 2017-2026 yılları arasında 101 milyon 932 bin 207 TL para girişi ve 134 milyon 170 bin 972 TL para çıkışı olmak üzere toplam 236 milyon 103 bin 179 TL'lik hareket tespit edildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığını soruşturması kapsamında tutuklu bulunan Tahir Sarıkaya'nın banka hesap hareketleri, MASAK verileri üzerinden KOM birimlerince incelendi. Hazırlanan Mali Veri İnceleme Raporu'nda para girişlerinin 69 milyon 649 bin 61 TL'lik, para çıkışlarının ise 106 milyon 524 bin 970 TL'lik bölümünün işlem açıklamaları ve Sarıkaya'nın mali profili yönünden "izaha muhtaç şüpheli para transferi" olarak değerlendirildiği belirtildi.

Kripto para ve şirket hesaplarına yönelik inceleme



İncelemede Sarıkaya'nın Paribu Teknoloji A.Ş. hesabından 499 işlemle 21 milyon 409 bin 825 TL aldığı, aynı platforma 320 işlemde 27 milyon 569 bin TL gönderdiği tespit edildi. Raporda, toplam 48 milyon 978 bin TL'lik bu hareket "şüpheli kripto para hareketi" olarak değerlendirildi.
Sarıkaya'nın Kıbrıs'ta faaliyet gösteren bazı otel şirketlerine yaptığı transferler de raporda yer aldı. Grand Sapphire Resort Ltd.'ye 23 işlemde 2 milyon 407 bin 400 TL, Merit Kıbrıs Turizm Limited'e ise 5 işlemde toplam 500 bin TL gönderildiği, Merit Kıbrıs'tan da Sarıkaya'nın hesabına 420 bin TL geldiği kaydedildi.

Eşinin ortak olduğu şirketlerde 560 milyon TL'lik hareket

Raporda ayrıca Sarıkaya'nın eşi Rabia Arslan Sarıkaya'nın ortaklığının bulunduğu iki şirketin hesap hareketleri de incelendi. 2020-2026 döneminde şirketlerin hesaplarında toplam 560 milyon 822 bin 423 TL'lik para hareketi tespit edildi. Raporda, şirketlerden Madamra Tekstil'in banka hareketleri ile son üç yıllık vergi matrahı arasında uyumsuzluk bulunduğu değerlendirilerek şirket hakkında ayrıca vergi incelemesi yapılması gerektiği belirtildi.

"Gazetecilik geliriyle bağdaşmıyor" değerlendirmesi

Mali Veri İnceleme Raporu'nun sonuç bölümünde, Sarıkaya'nın hesaplarındaki yüksek tutarlı para hareketlerinin önemli bölümünün işlem açıklamalarının yetersiz olduğu belirtildi. Raporda, tespit edilen para trafiğinin ücretli gazetecilik geliriyle bağdaşmadığı yönünde değerlendirmeye yer verilirken, kesin sonuca bankacılık veya mali bilirkişi incelemesiyle ulaşılabileceği kaydedildi.

Hayat memnuniyetinde son sıralardayız

Birleşmiş Milletler verileriyle hazırlanan güncel Avrupa Hayat Memnuniyeti Haritası, kıtadaki refah ve mutluluk uçurumunu gözler önüne serdi. İskandinav ülkeleri zirvedeki yerini korurken, 10 üzerinden 5,3 puan alan Türkiye, Avrupa genelinde hayat memnuniyeti en düşük sondan ikinci ülke olarak kayıtlara geçti

20.09.2026 16:00:00
Haber Merkezi
 
Hayat memnuniyetinde son sıralardayız
Hayat memnuniyetinde son sıralardayız
Avrupa genelinde bireylerin yaşam kalitesini ve genel mutluluk düzeylerini ölçen en güncel "Avrupa Hayat Memnuniyeti Haritası" kamuoyuyla paylaşıldı. Birleşmiş Milletler (BM) verileri baz alınarak Geo Mapped tarafından hazırlanan ve 0 ile 10 puan arasında bir değerlendirme içeren araştırma, kıtanın batısı ile doğusu arasındaki derin sosyal ve ekonomik uçurumu bir kez daha tescilledi.

Haritaya göre Kuzey Avrupa ülkeleri refah ve mutlulukta ulaşılamaz bir seviyeye tırmanırken, Türkiye'nin tablosu alarm veriyor.

Türkiye 5,3 puanla sondan ikinci sırada

Araştırmanın en dikkat çekici ve düşündürücü sonuçlarından biri Türkiye'ye ait. Son yıllarda yaşanan ekonomik dalgalanmalar, yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı, vatandaşların yaşam memnuniyetine doğrudan yansıdı. Türkiye, 10 üzerinden yalnızca 5,3 puan alabilerek Avrupa genelinde hayat memnuniyeti en düşük sondan ikinci ülke oldu.

Bu skorla Türkiye; Balkanlar, Doğu Avrupa ve Güney Avrupa'daki pek çok komşusunun gerisinde kaldı. Türkiye'nin altında yer alan tek ülke ise yıllardır yıkıcı bir savaşın ve ağır bir ekonomik krizin pençesinde mücadele eden Ukrayna (4,7 puan) oldu. Türkiye, savaş bölgesi hariç tutulduğunda Avrupa'da yaşam memnuniyeti en düşük nüfusu barındıran ülke konumuna yerleşti.

İskandinavya yine mutluluğun zirvesinde

Haritanın diğer ucunda ise yıllardır değişmeyen "İskandinav Rüyası" hüküm sürüyor. Finlandiya, 10 üzerinden topladığı 7,8 puanla Avrupa'nın ve dünyanın hayat memnuniyeti en yüksek ülkesi unvanını korudu. Finlandiya'yı 7,5 puanla yakın takibe alan Danimarka ve İzlanda izledi. Kuzey ve Batı Avrupa genelinde güçlü sosyal devlet yapıları, yüksek gelir adaleti ve güvenli yaşam standartları, haritanın bu bölgelerini "yeşil ve yüksek puanlı" bölge olarak sabitledi.

Coğrafi dağılım ne söylüyor?

Harita genel olarak incelendiğinde net bir coğrafi kırılım göze çarpıyor. Kuzey ve Batı Avrupa ülkelerinde hayat memnuniyeti 7 puanın üzerinde seyrediyor. Güçlü ekonomiler ve istikrar mutluluğu besliyor. İtalya, İspanya ve Fransa gibi ülkeler 6 ile 7 bandında "orta-yüksek" bir memnuniyet düzeyine sahip. Balkanlar ve Doğu Avrupa ülkelerinde skorlar 5,5 ile 6 arasına sıkışmış durumda.

Ekonomik dönüşüm süreçleri memnuniyeti baskılıyor. Türkiye ve Ukrayna ile birlikte 5 barajı sınırına gerileyen bu iki ülke, krizlerin gölgesinde kalıyor. Uzmanlar, Türkiye'deki bu düşük memnuniyet oranının sadece gelir düzeyiyle değil; gelecek kaygısı, sosyal güven hissi ve iş-yaşam dengesi gibi yapısal faktörlerle de doğrudan ilişkili olduğunu belirtiyor.

Birleşmiş Milletler Dünya Mutluluk Raporu verileri baz alındığında, Türkiye'nin hayat memnuniyeti skoru son on yılda inişli çıkışlı ama genel olarak aşağı yönlü bir seyir izledi. Ülke, son dönemdeki en yüksek yaşam memnuniyeti seviyesine 10 üzerinden 5,50 puanla 2017 yılında ulaşmıştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Genel Kurulu'na katılmak üzere ABD'ye gitti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu'na katılmak üzere "TUR" uçağıyla ABD'nin New York kentine hareket etti

20.09.2026 13:09:00
AA
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Genel Kurulu'na katılmak üzere ABD'ye gitti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Genel Kurulu'na katılmak üzere ABD'ye gitti
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı, Atatürk Havalimanı Devlet Konukevi'nden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İstanbul Valisi Davut Gül ile AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir uğurladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, eşi Emine Erdoğan'ın yanı sıra Adalet Bakanı Akın Gürlek, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç ile Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım da eşlik etti.

Kurulda 16. kez hitap edecek
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, yüksek düzeyli hafta olarak bilinen ve liderlerin konuşmalarının yer alacağı BM 81. Genel Kurulu'nun ilk günü olan 22 Eylül'de dördüncü sırada söz alması bekleniyor.

BM Genel Kurulu'na 16'ncı kez hitap edecek Erdoğan'ın konuşmasının ana gündem maddesinin İsrail'in Gazze'de uyguladığı soykırım, Filistin'in devlet olarak tanınması ve uluslararası alanda İsrail'e karşı atılacak adımlara ilişkin olması öngörülüyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın özellikle Gazze'deki duruma dikkati çekmesi, üye ülkelerden İsrail'in saldırılarına karşı durmalarını talep etmesi bekleniyor.

Zirve kapsamında devlet ve hükümet başkanlarıyla da görüşecek Erdoğan'ın, 23 Eylül'de de BM Genel Sekreteri İklim Etkinliği'nde konuşma yapması planlanıyor.

İsrail bağlantılı uluslararası dolandırıcılık şebekesine operasyon: 201 kişi gözaltında

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, yürütülen İsrail bağlantılı uluslararası dolandırıcılık şebekesine yönelik operasyonda, hakkında çalışma yürütülen 248 şahıstan 201'i gözaltına alındı. Gözaltına alınan 201 kişinin 45'inin yabancı ülke vatandaşı olduğu, yabancı uyrukluların ise 20 farklı ülke vatandaşından oluştuğu belirlendi

19.09.2026 12:04:00
İHA
 
İsrail bağlantılı uluslararası dolandırıcılık şebekesine operasyon: 201 kişi gözaltında
İsrail bağlantılı uluslararası dolandırıcılık şebekesine operasyon: 201 kişi gözaltında
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) İstanbul Bölge Başkanlığı ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekiplerince İsrail bağlantılı uluslararası dolandırıcılık şebekesine yönelik operasyon gerçekleştirildi.

Operasyon kapsamında hakkında çalışma yürütülen 248 şahıstan 201'i gözaltına alındı. Gözaltına alınan şüphelilerin uyruk bilgilerine ilişkin yapılan incelemede, 201 kişiden 45'inin yabancı ülke vatandaşı olduğu tespit edildi.

Yabancı uyruklu 45 şüphelinin 20 farklı ülke vatandaşından oluştuğu belirlendi. Buna göre gözaltına alınanlar arasında 9 İsrail, 11 Pakistan vatandaşı bulunurken, Azerbaycan, Suriye, Ürdün, Ukrayna, Tayland, Endonezya ve Fas uyruklu 2'şer kişinin olduğu öğrenildi.

Öte yandan gözaltı listesinde Kazakistan, Filipinler, İran, Çin, Lübnan, Filistin, Meksika, Mısır, Mozambik, Arjantin ve Bangladeş uyruklu birer kişinin de bulunduğu kaydedildi.

9 İsrail vatandaşının isimleri belli oldu

Operasyon kapsamında gözaltına alınan 9 İsrail vatandaşının ise Anton Bihun, Ceni Caen, Hamsa Güneyli, İlker Hason, Karolin Hason, Sami Tovim, Yako Benhabib, Jak Levi ve Amid Ygal olduğu belirtildi.

Böylece operasyon kapsamında gözaltına alınan 201 kişinin 45'inin yabancı ülke vatandaşı olduğu, yabancı uyruklu şüphelilerin ise toplam 20 farklı ülke vatandaşından oluştuğu öğrenildi.

İzmir'de 'galerici' görünümlü tefeci şebekesine operasyon

İzmir'de galericilik faaliyeti adı altında vatandaşlara yüksek faizle borç para verip, silah zoruyla senet imzalatarak yağma yaptıkları iddia edilen 10 şüpheliye yönelik operasyon düzenlendi. Haklarında gözaltı kararı bulunan şüphelilerden 8'i yakalanırken, 2'sinin cezaevinde olduğu belirlendi. Operasyonda 2 milyon TL nakit para ve çok sayıda silah ele geçirildi

19.09.2026 11:54:00 / Güncelleme: 19.09.2026 11:57:51
İHA
 
İzmir'de 'galerici' görünümlü tefeci şebekesine operasyon
İzmir'de 'galerici' görünümlü tefeci şebekesine operasyon
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından tefecilik suçuna yönelik geniş çaplı bir çalışma başlatıldı. Edinilen bilgiye göre, Otokent bölgesinde galericilik faaliyeti adı altında araç alım-satımı izi oluşturarak vatandaşlara yüksek faiz karşılığında borç para verdikleri değerlendirilen bir şebeke tespit edildi.

25'in üzerinde mağdur

Emniyet güçlerince gerçekleştirilen teknik ve fiziki takip, saha araştırmaları ve ilgili kurumlar nezdinde yapılan incelemeler sonucunda; şebeke üyelerinin çok sayıda vatandaşa yüksek faizle borç verdiği, alacaklarını tahsil etmek için mağdurları tehdit edip zorla senet imzalattıkları ve bazı mağdurlara yönelik silahla yağma eylemlerinde bulundukları ortaya çıktı. Yürütülen kapsamlı çalışmalar neticesinde 25'in üzerinde mağdur tespit edildi.



Eş zamanlı operasyonla yakalandılar

Elde edilen deliller doğrultusunda, haklarında gözaltı kararı verilen 10 şüpheliye yönelik operasyon düğmesine basıldı. Şüphelilerden 2'sinin farklı suçlardan cezaevinde bulunduğu belirlenirken, 1 şüpheli Mersin'de yakalanarak İzmir'e getirildi. Diğer 7 şüpheli ise İzmir'de düzenlenen eş zamanlı baskınlarla gözaltına alındı.

Şüphelilerin ev, iş yeri ve araçlarında yapılan aramalarda adeta küçük bir cephanelik ve ciddi miktarda nakit para bulundu. Yapılan aramalarda 6 adet ruhsatsız tabanca, bu tabancalara ait çok sayıda fişek, mağdurlara zorla imzalatıldığı değerlendirilen çok sayıda çek ve senet ile yaklaşık 2 milyon TL nakit paraya el konuldu.

Gözaltına alınan şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürerken, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturmanın çok yönlü olarak devam ettiği bildirildi.

İddia ne?

‘Suikast hazırlığı’ iddiasıyla açılan davanın ilk duruşmasında mahkeme ara kararını verdi. 8’i tutuklu 19 sanığın yargılandığı davada 6 sanık tahliye edildi

19.09.2026 11:47:00
Haber Merkezi
 
İddia ne?
İddia ne?
'Suikast hazırlığı' iddiasıyla açılan davanın ilk duruşmasında mahkeme ara kararını verdi. 8'i tutuklu 19 sanığın yargılandığı davada 6 sanık tahliye edildi. Selahattin Yılmaz ve Cem Duman'ın tutukluluğu ise devam etti. Duruşma 5 Ekim'e ertelendi.

Aziz İhsan Aktaş'a yönelik silahlı saldırı hazırlığı yapıldığı iddiasıyla açılan davada ilk duruşma tamamlandı. İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada 8'i tutuklu 19 sanık hakim karşısına çıktı.

Mahkeme, tutuklu sanıklardan Adem Kuru, Cem Çebi, İsa Aydın, Mehmet Tuğlu, Mustafa Serdar Yılmaz ve Özgür Kılıç'ın tahliyesine karar verdi.

Mahkeme, davanın iki önemli sanığı Selahattin Yılmaz ile Cem Duman'ın ise tutukluluk hallerinin devamına hükmetti. Dava 5 Ekim 2026 tarihine ertelendi.

İddia ne?

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Selahattin Yılmaz'ın liderliğini, avukat Cem Duman'ın ise yöneticiliğini yaptığı öne sürülen silahlı bir suç örgütünün Aziz İhsan Aktaş'a yönelik saldırı hazırlığında olduğu iddia ediliyor.

İddianameye göre saldırı hazırlığı, operasyon nedeniyle gerçekleşmeden teşebbüs aşamasında kaldı.

Savcılık, Yılmaz hakkında "suç işlemek amacıyla silahlı örgüt kurma" ve "tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs" suçlarından ceza talep ediyor. Cem Duman hakkında da örgüt yöneticiliği kapsamında benzer suçlamalar bulunuyor.

Dosyanın kilit noktası: "Opet Aziz İhsan Aktaş" mesajı

Soruşturmanın dikkat çeken delillerinden biri, iddianamede yer verilen bir WhatsApp mesajı.

Savcılık, Mehmet Tuğlu'nun 5 Şubat 2025'te Selahattin Yılmaz'a "Opet Aziz İhsan Aktaş" şeklinde mesaj gönderdiğini ve ertesi gün ikili arasında telefon görüşmesi yapıldığını belirtiyor.

Savcılık bu mesajlaşmayı saldırı hazırlığına ilişkin deliller arasında değerlendiriyor. Ancak Selahattin Yılmaz duruşmada mesajın suikast hazırlığıyla ilgisi olmadığını savundu.

Yılmaz'a göre mesaj, Aktaş'ın etkin pişmanlıktan yararlanarak ifade vermesinden aylar önce gönderilmişti. Yılmaz, Aktaş'ın daha sonra itirafçı olacağını o tarihte bilmesinin mümkün olmadığını söyleyerek suçlamayı reddetti.

Aktaş: "Şikayetçiyim"

Davanın müştekisi Aziz İhsan Aktaş ise mahkemede saldırı iddiasının operasyon nedeniyle tamamlanamadığını savundu.

Aktaş, etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadeler nedeniyle hedef haline getirildiğini, kendisi ve ailesine yönelik silahlı saldırı hazırlığı bulunduğunun kendisine bildirildiğini söyledi.

Aktaş, sanıklardan şikayetçi olduğunu ve sorumluların cezalandırılmasını istedi.

Sanıklar suçlamaları kabul etmiyor

Duruşmada sanıkların önemli bölümü suçlamaları reddetti.

Emekli polis memuru Adem Kuru, Aktaş'ı hayatında görmediğini ve kendisiyle herhangi bir bağlantısının bulunmadığını söyledi.

Cem Çebi de Aktaş'ı tanımadığını, herhangi bir emir veya talimat almadığını savundu.

Bu savunmaların ardından mahkemenin 6 sanık hakkında tahliye kararı vermesi, dosyanın ilerleyen aşamalarında delillerin nasıl değerlendirileceği konusundaki tartışmayı da büyüttü. Şimdi gözler 5 Ekim'de

Alzheimer hastalarının umudu artıyor


 
İstanbul'da 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü vesilesiyle düzenlenen basın toplantısında Alzheimer hastalığında tanı ve tedavi alanındaki güncel bilimsel gelişmeler, yeni tedavilere erişim, hastalığın davranışsal belirtileri ve bakım verenlerin yaşadığı zorluklar ele alındı. 

19.09.2026 01:30:00
Murat Çorbacı
 
 Alzheimer hastalarının umudu artıyor
 Alzheimer hastalarının umudu artıyor

İstanbul'da 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü vesilesiyle düzenlenen basın toplantısında Alzheimer hastalığında tanı ve tedavi alanındaki güncel bilimsel gelişmeler, yeni tedavilere erişim, hastalığın davranışsal belirtileri ve bakım verenlerin yaşadığı zorluklar ele alındı. Türkiye Alzheimer Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dilek Şahinöz, Türkiye Alzheimer Derneği Tıbbi Kurul Başkanı Prof. Dr. Başar Bilgiç, Türkiye Alzheimer Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve hasta yakını Hatice Sertaç Süslü ile Abdi İbrahim Otsuka Genel Müdürü Zeynep Alptekin Basa'nın katıldığı toplantıda güncel gelişmeler ile yürütülen kampanyalara dikkat çekildi. 

Yenilikler olsa da zorluklar kendini gösteriyor

Dünyada Alzheimer hastalığının ilerlemesini yavaşlatan yeni ilaçların kullanıma girmesi, zona aşısının demans riskini düşürdüğünü gösteren veriler, hastalarda ajitasyon (hırçınlık) belirtilerine yönelik onaylı tedaviler ve erken tanıyı kolaylaştıran kan testleri Alzheimer hastalığının geleceğine ilişkin umut verici gelişmeler arasında yer alıyor. Bu güncel gelişmeler heyecan yaratırken, hastalar ve hasta yakınları hâlâ birçok zorluk ve engelle çoğu kez tek başlarına mücadele etmek zorunda kalıyor; Türkiye'de ise bu önemli yeniliklere erişimin artırılması önem taşıyor.

Yeni Alzheimer tedavilerine erişim önemli

Türkiye Alzheimer Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dilek Şahinöz, Alzheimer hastalığında beyinde biriken 'amiloid' adlı maddeyi temizleyen ilaçların hastalığın ilerlemesini yavaşlattığını ve günümüzde dünya çapında kullanılmaya başlandığını belirtti.
Bu ilaçların Türkiye'de hâlâ erişilebilir olmadığına dikkat çeken Şahinöz, yeni tedavilere adil ve zamanında erişimin sağlanabilmesi için ilgili tüm paydaşların katkısının önem taşıdığını belirtti. Şahinöz, bununla birlikte ilacın uzun dönem etkilerini izleyecek sistemlerin kurulması, geri ödeme düzenlemelerinin yapılması ve uygulama için gerekli sağlık altyapısının hızla hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.

Yeni kan testleri ile Alzheimer tanısı mümkün ama kimlere, nasıl yapılmalı?

Türkiye Alzheimer Derneği Tıbbi Kurul Başkanı Prof. Dr. Başar Bilgiç de son dönemde Türkiye'de çeşitli klinik laboratuvarlarda, kandan Alzheimer tanısı için bakılan "pTau-217" isimli testin uygulanmaya başlandığını belirterek, gelişmiş ülkelerle aynı dönemde bu testlerin Türkiye'de hizmete girmesinin sevindirici bir gelişme olduğunu ifade etti.
'pTau-217'nin Alzheimer hastalığı ile ilişkili erken beyin değişikliklerini yansıtan bir biyobelirteç olduğunu ve uygun bağlamda kullanıldığında tanısal değerlendirmeye çok değerli bir katkı sağladığını belirten Bilgiç, bu yeni olanağa ilişkin önemli uyarılarda da bulundu. Bilgiç, ölçümün hedef kitlesinin şimdilik zihinsel şikâyet bildiren kişilerle ve hekim isteği dahilinde sınırlı olması gerektiğini; hiç şikâyeti olmayan sağlıklı bireylerde ise günümüzde henüz yeterli veri birikmediğinden yaygın tarama aracı olarak uygulanmasının önerilmediğini ifade etti.

Önümüzdeki dönemde 'pTau-217'ye ek olarak hastalığın ilerlemesini ve şiddetlenmesini öngören başka kan testlerinin de devreye girmesinin beklendiğini belirten Bilgiç, biyobelirteçlerin kullanımı, güvenilir platform seçimi ve sonuçların yorumlanması konusunda ulusal kılavuz ve kalite standartlarının hızla oluşturulmasının önem taşıdığını vurguladı.
Son yıllarda yapılan güçlü çalışmalar ve büyük veri analizlerinin zona (herpes zoster) aşılarının sadece zona hastalığını önlemekle kalmayıp demans riskini yaklaşık yüzde 20 oranında azaltabileceğini ve demansı olanlarda da hastalığın ilerlemesini yavaşlatabileceğini gösterdiğini belirten Prof. Dr. Başar Bilgiç, Galler ve Avustralya'daki çalışmalarda aşıya erişimi olan gruplarda daha az demans tanısı konduğunu ifade etti. Bilgiç, bu çalışmalara ek olarak geniş sağlık sistemi verilerinin de aşı olanlarda demans riskini daha düşük bulduğuna dikkat çekti.

Alzheimer'da ortaya çıkan hırçınlıklarla mücadele mümkün

Türkiye Alzheimer Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve hasta yakını Hatice Sertaç Süslü, Alzheimer hastalarında görülen hırçınlık ve huzursuzluğun hem hasta hem de bakım verenler için yıpratıcı bir sorun olduğunu; günlük yaşamı, uyku düzenini ve sosyal ilişkileri bozduğunu, bakım yükünü ve sağlık harcamalarını artırdığını ve hastalığın seyrini olumsuz etkilediğini belirtti. Süslü, son yıllarda Alzheimer hastalığında görülen bu hırçınlıklara özel olarak iki onaylı ilaç geliştirildiğini ve bunlardan birinin Türkiye'de mevcut olduğunu belirtti.
Abdi İbrahim Otsuka Genel Müdürü Zeynep Alptekin Basa da Türkiye'de Alzheimer hasta sayısının 700 bine ulaştığını kaydetti. 
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.