logo
21 EYLÜL 2026

AB dışarıda büyüyor, içeride çözülüyor mu?

21.09.2026 00:00:00
 
Avrupa Birliği'nin haritası büyümeyebilir. Fakat Avrupa'nın çevresinde kurduğu alan genişliyor. Ukrayna'dan Güney Kafkasya'ya, Karadeniz'den Hazar'a ve Orta Asya'ya uzanan bağlantılar, Avrupa'nın ekonomik ve güvenlik ilişkilerinin üyelik sınırlarının ötesine taşındığını gösteriyor. Savunma alanında da benzer bir hareket var. Avrupa ülkeleri savunma kapasitelerini artırıyor, ortak tedarik imkanlarını geliştiriyor ve savunma sanayilerinde daha fazla iş birliği arıyor.
 
Fakat Avrupa'nın hikayesi yalnızca dışarıya doğru genişleyen ilişkilerden ibaret değil. Birliğin kendi içinde de Avrupa bütünleşmesinin nasıl devam edeceği tartışılıyor. Bazı siyasi hareketler Brüksel'in yetkilerinin sınırlandırılmasını, ulusal karar alma yetkisinin güçlendirilmesini ve Avrupa bütünleşmesinin yeniden tanımlanmasını savunuyor. Avrupa'nın önünde iki ayrı hareket aynı anda beliriyor: dışarıda daha geniş bir güvenlik ve ekonomik alan, içeride ise bütünleşmenin sınırları üzerine daha sert bir siyasi tartışma.
 

Avrupa'nın sınırları üyelikle değil, güvenlikle genişliyor

 
Ukrayna bunun en açık örneklerinden biri. Avrupa ile Ukrayna arasındaki ilişki yalnızca gelecekteki üyelik tartışması üzerinden okunmuyor; güvenlik, enerji, ulaştırma, ekonomik bağlantılar ve savunma alanındaki iş birliği de giderek daha fazla önem taşıyor. Güney Kafkasya'da Gürcistan, Azerbaycan ve Ermenistan'ın Avrupa ile geliştirdiği farklı düzeylerdeki siyasi ve ekonomik ilişkiler de bu çevrenin genişlediğini gösteriyor.
 
Burada Türkiye'yi de dışarıda bırakmak mümkün değil. Türkiye'nin NATO üyeliği, Karadeniz'deki konumu, Kafkasya ve Orta Asya bağlantıları ve Avrupa ile yoğun ekonomik ilişkileri, ülkeyi Avrupa'nın güvenlik ve ekonomik çevresindeki önemli aktörlerden biri haline getiriyor.
 
Savunma alanındaki gelişme ise bu tablonun başka bir boyutunu oluşturuyor. Avrupa Birliği, 2030'a kadar savunma hazırlığını artırmayı, ortak tedariki, savunma sanayii kapasitesini ve askeri hareketliliği geliştirmeyi hedefliyor. Ancak burada önemli bir ayrım var: AB'nin resmi yaklaşımında güvenlik ve savunma esas olarak üye devletlerin yetki alanında bulunuyor. Daha güçlü bir Avrupa savunma kapasitesi ise NATO'nun alternatifi olarak değil, NATO ile tamamlayıcı bir yapı olarak tanımlanıyor.
 
Bu durum Avrupa'nın güvenlik anlayışında önemli bir değişime işaret ediyor. Avrupa artık yalnızca ekonomik bütünleşmenin sınırlarını değil, kendi güvenlik kapasitesinin sınırlarını da yeniden tartışıyor.
 

Ortak savunma güçlenirken ulusal egemenlik tartışması

 
İşin dikkat çekici tarafı, Avrupa'nın ortak savunma kapasitesini artırmaya çalıştığı bir dönemde bazı ülkelerde ulusal egemenlik vurgusunun da daha görünür hale gelmesi.
 
Almanya bunun somut örneklerinden biri. 2025 federal seçiminde AfD yüzde 20,8 oranında ikinci oy alarak 152 sandalye kazandı. Bu sonuç, partinin Bundestag'daki sandalye sayısını 2021'e göre önemli ölçüde artırdı.
 
Buradan Almanya'nın tamamının Avrupa Birliği'ne bakışının değiştiği sonucunu çıkarmak doğru olmaz. Söz konusu sonuç belirli bir seçim döneminin sonucudur ve AfD'nin siyasi yaklaşımını temsil eder. Fakat Avrupa bütünleşmesine yönelik eleştirilerin artık bazı ülkelerin siyasetinde göz ardı edilemeyecek bir yer tuttuğunu göstermesi bakımından önemlidir.
 
Üstelik tartışma yalnızca Almanya ile sınırlı değil. Avrupa'nın farklı ülkelerinde ulusal egemenlik, göç, ekonomik yük paylaşımı, Brüksel'in yetkileri ve ortak karar alma mekanizmalarının sınırları üzerine farklı siyasi yaklaşımlar bulunuyor. Bu yaklaşımlar birbirinin aynısı olmadığı gibi, bütün Avrupa ülkelerinde aynı ölçüde karşılık bulduğu da söylenemez.
 
Asıl mesele burada ortaya çıkıyor: Avrupa bir taraftan güvenlik alanında daha fazla koordinasyona ihtiyaç duyarken diğer taraftan ulusal karar alma yetkisinin ağırlığını korumak isteyen siyasi hareketlerle karşı karşıya. Savunma, enerji, göç, ekonomi ve dış politika gibi başlıklarda ortak hareket etme ihtiyacı arttıkça, "daha fazla Avrupa mı, daha fazla ulusal yetki mi?" sorusu da daha görünür hale geliyor.
 

Avrupa'nın asıl sınavı

 
Avrupa'nın geleceğini yalnızca "Birliğe kim katılacak?" Sorusuyla okumak artık yeterli değil. Ukrayna'dan Kafkasya'ya uzanan ilişkiler, Avrupa'nın üyelik sınırlarının ötesinde de bir ekonomik ve güvenlik alanı oluşturduğunu gösteriyor. Ortak savunma kapasitesinin güçlendirilmesi yönündeki çalışmalar da bu alanı daha somut hale getiriyor.
 
Fakat dışarıda genişleyen bu alanın kalıcı olabilmesi, içerideki siyasi bütünlüğün nasıl korunacağı sorusunu daha önemli hale getiriyor. Avrupa'nın önünde yalnızca yeni ortaklıklar kurmak, yeni güvenlik bağlantıları oluşturmak veya savunma kapasitesini artırmak gibi başlıklar yok. Aynı zamanda ortak karar alma mekanizmalarının geleceği ve ulusal egemenlik talepleriyle Avrupa bütünleşmesi arasındaki dengenin nasıl kurulacağı da tartışılıyor.
 
Avrupa'nın çevresinde oluşan yeni güvenlik ve ekonomik ağ, Birliğin sınırlarını fiilen genişletebilir. Fakat bu durum, Avrupa'nın kendi içindeki siyasi ayrışmaların ortadan kalktığı anlamına gelmez. Aksine, dışarıdaki genişleme içerideki birlik sorununu daha görünür hale getirebilir.
 
Avrupa'nın önündeki asıl soru, sınırlarını ne kadar genişleteceği değil; mevcut sınırları içerisindeki birliği ne kadar koruyabileceğidir.
 
Cem Bürüç / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.