Başbakan Erdoğan, 2,5 yıllık iktidarı boyunca başörtüsü sorununu ağzına almamaya, gündem olunca da sıyrılmaya çalıştı.AKP kadrosunu da sorunun uzağında tutmayı başaran Başbakan Erdoğan, söylem ve eylemleri ile başörtüsü mağdurlarının ümit ve cesaretlerini kırarken, yasakçıların yasak kalesini tahkim etti.Seçimlere bir kaç gün kala "başörtüsü namus borcumuzdur" kışkırtıcı söylemi ile mağdur Anadolu insanının oylarını silip süpüren iktidar, 2,5 yıl boyunca bu konuda süklümpüklüm oldu.Hatta zaman zaman yasakçıları sevindiren söylem ve eylemleri oldu."Ben siyasetin omurgalı ve dik duranını severim" diyen Başbakan ve partisi, maalesef başörtüsü konusunda kendisini iktidara taşıyan güç odaklarının yönüne doğru kıvrıldı.İlk kırılma noktası Erdoğan'ın yıllardır tekerlemeye dönüştürdüğü "biz bu işi toplumsal ve kurumsal mutabakatla çözeceğiz" söylemiydi.Bu söylem, inisiyatifi uzlaşmaya yanaşmayan mevhum güç odaklarına veriyor. Bunun, onların direnişini perçinlemek ve topluma kabul ettirmekten başka ise yaramadığı her geçen gün milletimize görülüyordu.Erdoğan'ın başörtüsü konusunda "omurgayı zorlayan" ikinci eğilişi, çoğu muhafazakar dernekleri bünyesinde toplayan bir sivil toplum zirvesinde, soru yağmurundan bunalınca sarfettiği, "biz bedel ödemeye hazır değiliz" sözleriydi.Böylece Erdoğan, başörtüsü yasağından bizar sessiz kitlelere yasakçılar adına korku salarken, yasakçıların da gücüne güç katıyor, kendince de meşru bir mazeret uydurmuş oluyordu.Milletin tamamına yakınının kalkmasını istediği, hukuken tutarsız bir yasağın kaldırılması için iktidarlar neyin bedelini ödeyecekler sorgulaması başlayınca "bu işi zaman içinde çözeceğiz" söylemine dümen kırarak durumu idare etmeye, milletimizin ümitlerini istismar etmeye başladılar.Başta medya olmak üzere bütün güç odaklarının yaranmaya çalıştığı, henüz iktidar yıpranması ile zayıflamaması iç yapısı çözülmemiş bir iktidar partisi olarak gücünün doruğunda iken yapamadığını ne zaman yapacaktı?AKP'nin bu söyleminde samimi olmadığı, bu yanlış söylemlere eşlik eden yanlış adımları ile ortaya çıktı.Önce AB bastırınca "biz Türküz, eğilip bükülmeyiz" nutuklarının ardından süklüm püklüm zina yasası çıkarınca "neye niyet, kime kısmet" durumu ortaya çıktı.Ardından millet, bu yasağı AB çözer beklentisine itildi. Oysa AKP, başörtüsü aleyhine yaptığı devlet savunması ile AB'nin işini kolaylaştırmış, AİHM de, başörtüsü yasağını Türkiye'ye özgü bir Kopenhag kriteri haline getirmiştir.AKP'nin bu yanlış adımı ile, yasak, çifte zırha büründürülmüştü. Bir yandan içerdeki AB hizmetkârı yasakçılar, diğer yandan yasağın asıl efendisi (!) AB.AKP'nin başörtüsü yasağını uluslarüstü bir norm haline getirmesi, CHP'nin laiklik saplantılı kayıkçı kavgası ile peçelenmişti.AKP tabanı tarafından sorgulanmaya başladığı an laiklik sopası ile sözümona dövülüyor, millet yeniden AKP'ye itiliyor.Bu çerçevede CHP'nin başlattığı başörtüsü eşi olan Erdoğan Cumhurbaşkanı olamaz erken muhalefeti iyice tüy dikiyor. Başörtüsü yasağını görmezlikten gelen, AB kriterine dönüştüren Erdoğan, yasağın kendi müstakbel koltuğunu tehlikeye atacağını hissedince can havli ile yeniden başörtüsüne sarılıyor.Tıpkı muhalefet günleri gibi, tıpkı muhalefet partisi gibi."Ne oldu da 2,5 yıldır toplumu germeyin söylemi ile başörtüsünün semtine uğramayan Erdoğan, toplumu gerecek en şedid referandum söylemi ile konuyu meydanlara taşımaya başladı" Sorusunun cevabına girizgah yapmış olduk.AKP'nin başörtüsü ile dansı tam bir sınava dönüştü vesselam.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
İbrahim Berk / diğer yazıları
- Cübbe düştü haç göründü / 07.01.2020
- Darbe fragmanı / 22.07.2016
- Suriye bumerangı / 24.02.2016
- AKP'nin hali pürmelali / 17.02.2016
- Atlantik'in iki yakasından Türkiye'nin görünümü / 22.10.2015
- Stratejik derinlikte çırpınan Türkiye / 18.09.2015
- Ya felakete, ya felaha / 05.09.2015
- Teröristleri takviye Mehmetçiği tasfiye operasyonu / 25.02.2015
- AKP IŞİD'i niçin vuramaz? / 15.10.2014
- Kuklalar düşünemez / 09.10.2014
- Darbe fragmanı / 22.07.2016
- Suriye bumerangı / 24.02.2016
- AKP'nin hali pürmelali / 17.02.2016
- Atlantik'in iki yakasından Türkiye'nin görünümü / 22.10.2015
- Stratejik derinlikte çırpınan Türkiye / 18.09.2015
- Ya felakete, ya felaha / 05.09.2015
- Teröristleri takviye Mehmetçiği tasfiye operasyonu / 25.02.2015
- AKP IŞİD'i niçin vuramaz? / 15.10.2014
- Kuklalar düşünemez / 09.10.2014





























































































