logo
09 TEMMUZ 2026

BDT sezona hazırlanıyor

28.08.2004 00:00:00
 
Ekim ayı ile perdelerini açacak olan Bursa Devlet Tiyatrosu, yeni sezon hazırlıklarına başladı. Tiyatro, seyircilerini Federico Garcia Lorca'nın "Bernarda Alba'nın Evi" adlı oyunun prömiyeriyle selamlayacak. BDT Müdürü Mehmet Gökçer, 12 Ekim'de perdelerini açacak olan tiyatroda, geçen sezonun beğenilen oyunlarından "Orkestra", "Çığ", "Kadın Oyunları", "Peynirli Yumurta", ve "Otobüs Durağında Üç Bencil" adlı oyunların sahnelenmeye devam edileceğini söyledi. Yeni sezonda, Federico Garcia Lorca'nın "Bernarda Alba'nın Evi" ve Ahmet Vekif Paşa'nın Moliere'den uyarladığı "Zoraki Tabip" adlı oyunlarının BDT repertuvarına eklenmesinin kesinleştiğini belirten Gökçer, sezon açılışını "Bernarda Alba'nın Evi" ile yapacaklarını bildirdi.

Dev vurgunda firari hoca Paris’te, eşi gözaltında!

Antalya, sağlık dünyasını sarsan dev bir dolandırıcılık iddiasıyla çalkalanıyor

08.07.2026 20:16:00
İhlas Haber Ajansı
 
Dev vurgunda firari hoca Paris’te, eşi gözaltında!
Dev vurgunda firari hoca Paris’te, eşi gözaltında!
Antalya, sağlık dünyasını sarsan dev bir dolandırıcılık iddiasıyla çalkalanıyor. Akdeniz Üniversitesi'nde görevli Dr. Öğr. Üyesi Fatih A.'nın, "Amerikan borsasında yüksek kazanç" vaadiyle aralarında ünlü profesör ve cerrahların da bulunduğu çok sayıda sağlık çalışanını yaklaşık 225 milyon lira dolandırarak Paris'e kaçtığı iddia edildi.

Skandalın büyümesi üzerine Akdeniz Üniversitesi Rektörlüğü'nden jet hızıyla açıklama geldi: "Olay kurumsal değil, bireysel çıkar ilişkisidir."

"Siz iş yoğunluğundan anlamazsınız" diyerek tuzağa çekti



Edinilen bilgilere göre, üniversitede uzun yıllar anestezi teknikeri olarak çalıştıktan sonra akademik başarılarıyla öğretim görevliliğine kadar yükselen ve çevreye büyük güven veren Fatih A., kendi geliştirdiği bir borsa algoritması ve mobil aplikasyon olduğunu öne sürdü.

Şüpheli, sağlık çalışanlarına "Paranız enflasyonda erimesin. Gece işleyen döviz bazlı ABD borsası var. Siz yoğunluktan yapamazsınız, bu robot yazılım hiç kaybettirmiyor" diyerek milyonlarca lira ve döviz topladı.

Evinin tapusunu bile üzerine yaptırdı!

Vurgunun boyutu şikayetçi ifadeleriyle ortaya çıktı. Yatırım amacıyla sisteme dahil olan bazı hekimlerin yüksek kazanç hırsıyla bankalardan yüklü miktarda kredi çektiği veya evlerini ipotek ettirdiği öğrenildi. Mağdurlar arasında yer alan bir profesörün ise bürokratik işlemlerin uzun sürmemesi gerekçesiyle yeni satın aldığı gayrimenkulün tapusunu doğrudan şüpheli Fatih A.'nın üzerine tescil ettirdiği iddia edildi. Sisteme aktarılan paraların ardından Fatih A.'nın bir anda tüm sosyal medya hesaplarını kapatarak sırra kadem bastığı belirtildi.

Firari hoca Paris'te, eşi gözaltında!

Dolandırıldıklarını anlayan hekimlerin şikayeti üzerine Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde "Nitelikli Dolandırıcılık" suçlamasıyla geniş çaplı soruşturma başlatıldı. İlk belirlemelere göre şüphelinin, topladığı nakit paralar ve üzerine geçirdiği gayrimenkullerle birlikte Fransa'nın başkenti Paris'e kaçtığı tespit edildi ve hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Antalya Emniyet Müdürlüğü ekiplerince düzenlenen operasyonda, şüphelinin Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde görevli eşi F.A. gözaltına alındı. Adliyeye sevk edilen F.A., olayla bir ilgisi olmadığını iddia etmesinin ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Akdeniz Üniversitesi'nden dolandırıcılık iddialarına ilişkin açıklama



Akdeniz Üniversitesi, bir öğretim görevlisinin geliştirdiğini öne sürdüğü robot yazılımıyla yüksek kazanç vaadiyle aralarında çok sayıda akademisyenin de bulunduğu kişileri yaklaşık 225 milyon lira dolandırdığı iddiasıyla ilgili, konunun bireysel ilişkilere dayandığını ve gerekli idari ve hukuki işlemlerin sürdüğünü açıkladı.

Akdeniz Üniversitesi, bazı basın yayın organları ve sosyal medya platformlarında yer alan üniversitede öğretim görevlisi olarak görev yapan Fatih A.'nın geliştirdiğini öne sürdüğü robot yazılımıyla yüksek kazanç vaadiyle aralarında çok sayıda akademisyenin de bulunduğu kişileri yaklaşık 225 milyon lira dolandırdığı iddiasıyla ilgili açıklama yaptı. Rektörlüğün sosyal medya hesaplarından yapılan açıklamada, söz konusu iddiaların Akdeniz Üniversitesinin kurumsal yapısıyla değil, kişiler arasındaki çıkar ilişkileriyle ilgili olduğu belirtildi. Haberlere konu sürecin yalnızca üniversiteyle sınırlı olmadığı, farklı sağlık kuruluşlarından isimleri de kapsadığının anlaşıldığı ifade edilen açıklamada, "İddiaların mevcut yönetim dönemiyle hiçbir ilgisi bulunmamaktadır" denildi.

Açıklamada, iddiaların daha önce başlayan bireysel ilişkilere dayandığı kaydedilerek, konunun adli makamlarca yürütüldüğü, üniversitenin de görev alanı çerçevesinde gerekli idari ve hukuki işlemleri sürdürdüğü bildirildi.

İmamoğlu'na yeni soruşturma açıldı

Silivri’de görülen İBB davasının 64. duruşmasında savunma sırası Ekrem İmamoğlu’na geldi. Mahkeme heyetiyle savunma süresi, usul ve takvim tartışması nedeniyle yaşanan gerilim sonrası İmamoğlu, CMK’nın 203. maddesi uygulanarak salon dışına çıkarıldı. İmamoğlu’nun duruşmadaki eleştirel sözleri nedeniyle hakkında yeni bir soruşturma başlatıldı

08.07.2026 19:20:00
Haber Merkezi
 
İmamoğlu'na yeni soruşturma açıldı
İmamoğlu'na yeni soruşturma açıldı
Silivri'deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kampüsünde bugün görülen İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik yolsuzluk ve suç örgütü iddialarını içeren davanın 64. celsesinde tansiyon yükseldi. 414 sanıklı davada 59'u tutuklu bulunan sanıklardan biri olan tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun savunma sırası geldi. Mahkeme heyeti, İmamoğlu'nun savunmasını almaya hazırlanıyordu.

İmamoğlu, duruşmada savunma süresinin yetersizliğine itiraz etti. Yaklaşık 4 bin sayfalık iddianamede 143'e yakın suçlamayla karşı karşıya olduğunu belirten İmamoğlu, kendisine ve avukatlarına tanınan 10-11 saatlik sürenin yetersiz olduğunu savundu. Mahkeme başkanının savunmaları 9 Temmuz'a kadar tamamlamaya yönelik ısrarına tepki gösteren İmamoğlu, "9 Temmuz'da bir seferberlik mi var, operasyon mu olacak, bilelim" diyerek takvimin gerçekçi olmadığını vurguladı. İmamoğlu, "Ben sorgu vermeye gelmedim, taleplerimi dile getirmek için çıktım" ifadesini kullandı ve yargılamanın usulüne ilişkin eleştirilerde bulundu.

Mahkeme başkanı ile İmamoğlu arasında tartışma

Mahkeme başkanı ile İmamoğlu arasında yaşanan tartışma giderek sertleşti. Başkan, İmamoğlu'nu "Sen buraya yargılanmaya geldin, yargılamaya değil" diyerek uyardı ve duruşmanın bozulduğunu belirterek CMK'nın 203. maddesini uygulamaya karar verdi. İmamoğlu, salonu terk etmeyi reddederek "Salondan çıkmıyorum, böyle yargılama olmaz!" dedi. Gerginlik üzerine jandarma görevlileri tarafından salon dışına çıkarıldı. Çıkış sırasında salonda alkışlar yükseldi, avukatlar ve izleyiciler tepki gösterdi.

Sözleri nedeniyle İmamoğlu hakkında soruşturma başlatıldı

Duruşma, İmamoğlu'nun salon dışına çıkarılmasının ardından devam etti. Olayın ardından İmamoğlu'nun duruşmadaki sözleri nedeniyle Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yeni bir soruşturma başlatıldığı bildirildi. Soruşturmanın, mahkeme heyetine yönelik eleştiriler ve duruşma düzenini bozucu ifadeler kapsamında yürütüleceği öğrenildi.

İmamoğlu, 23 Mart 2025'ten bu yana tutuklu bulunuyor ve İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılmış durumda. Hakkında iddianamede "suç örgütü kurmak ve yönetmek" başta olmak üzere çok sayıda suçlamayla 828 yıldan 2 bin 352 yıla kadar hapis cezası isteniyor. Davada savunmaların büyük kısmı tamamlanmış olup, İmamoğlu'nun savunmasının 8-9 Temmuz tarihlerinde alınması planlanıyordu.

Mahkeme heyeti, duruşmanın devam edeceğini ve ara kararların ilerleyen günlerde açıklanacağını belirtti. Olay, sosyal medya ve haber sitelerinde geniş yankı uyandırırken, İmamoğlu'nun avukatları ve CHP'li isimler "adil yargılanma hakkının ihlal edildiği" yönünde açıklamalar yaptı.

'Erdoğan’ı Hangi ABD Başkanı uçak kapısında karşıladı?'

Yeniçağ gazetesi yazarı Fatih Ergin, Meltem TV’de Handan Koltuk’un sunduğu Geniş Açı programında ABD Başkanı Donald Trump’ın Ankara ziyaretini mercek altına aldı. Trump’ın Türkçe selamı, Erdoğan’ın alkışı, protokol jestleri ve Anıtkabir’in programdan çıkarılmasıyla birlikte Erdoğan’ın meşruiyet arayışına da dikkat çekti

08.07.2026 15:10:00
Eyüp Kabil
 
'Erdoğan’ı Hangi ABD Başkanı uçak kapısında karşıladı?'
'Erdoğan’ı Hangi ABD Başkanı uçak kapısında karşıladı?'
ABD Başkanı Donald Trump, 36. NATO Liderler Zirvesi kapsamında Ankara'ya resmi ziyaret gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Ankara Havalimanı'nda (Etimesgut) törenle karşılanan Trump'a 21 pare top atışı eşlik etti. Karşılama töreninde dikkat çeken anlardan biri, Trump'ın Muhafız Alayı Tören Kıtası'nı Türkçe olarak "Merhaba asker!" diye selamlaması oldu.

Bu sırada Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın askerleri alkışladığı görüntüler kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Törenin ardından liderler heyetlerini takdim etti ve Beştepe'ye geçti.

Meltem TV'de yayınlanan Handan Koltuk ile Geniş Açı programında konuk olan Yeniçağ Gazetesi Yazarı Fatih Ergin, bu gelişmeleri detaylı şekilde yorumladı. Ergin, Trump'ın selamını ve Erdoğan'ın alkışını özellikle vurgulayarak, "Trump 'Merhaba asker' dedi, Erdoğan alkışladı" ifadesini kullandı.

Ergin, protokol açısından da önemli bir noktaya dikkat çekti. Erdoğan'ın Trump'ı uçak kapısında (apronda) karşıladığını hatırlatarak, "Erdoğan'ı hangi ABD başkanı uçak kapısında karşıladı?" sorusunu gündeme getirdi. Bu soruyla, geçmişteki karşılıklı ziyaretlerdeki protokol uygulamalarını ve mevcut ziyaretin sembolik önemini tartışmaya açtı.

Programda ayrıca Trump'ın Anıtkabir ziyaretinin resmi programdan çıkarıldığı bilgisi paylaşıldı. Konuklar, ziyaretin bu şekilde düzenlenmesinin protokol ve siyasi anlamını değerlendirdi.

Öte yandan Ergin, Trump ziyaretini Erdoğan'ın uluslararası meşruiyet arayışıyla doğrudan ilişkilendirdi. Trump'a gösterilen bu sıcak karşılamanın, Erdoğan'a iç politikada güç ve meşruiyet kazandırma çabasının bir parçası olduğunu belirtti. Ergin'e göre, ABD'den alınan destek, iktidarın iç siyasetteki pozisyonunu güçlendirme ve yeni rejim inşası için kritik önem taşıyor. Bu tür jestlerin, Erdoğan'ın "meşruiyet" ihtiyacını karşılamaya yönelik olduğunu ifade etti.

Programda Kutlu Parti Genel Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu ve gazeteci Hasan Hüseyin Tekin de konuk olarak yer aldı ve konuyla ilgili görüşlerini paylaştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "NATO 3.0 için kısıtlamalar kalkmalı" dedi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara'daki NATO Zirvesi'nin açılış konuşmasını yaptı; 3.0 hedefine geniş yer ayırırken "Savunma başta olmak üzere müttefikler arasındaki kısıtlamalar kalkmalı" ifadesini kullandı

08.07.2026 14:19:00
Haber Merkezi
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "NATO 3.0 için kısıtlamalar kalkmalı" dedi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "NATO 3.0 için kısıtlamalar kalkmalı" dedi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara'daki NATO Zirvesi'nin açılış konuşmasını yaptı; 3.0 hedefine geniş yer ayırırken "Savunma başta olmak üzere müttefikler arasındaki kısıtlamalar kalkmalı" ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi'nin açılış konuşmasında dikkati çeken mesajlar verdi.

Türkiye olarak 2030 yılından önce savunma harcamalarımızın oranını yüzde 3.5 yapmak için tedbir aldıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, güvenlik ve dayanıklılık harcamalarında şimdiden yüzde 1.5 oranına ulaştıklarını söyledi.

Erdoğan, asıl başarının ise savunma sayanisindeki atılımda olduğunu ifade etti.

"Bu alanda dünyanın ilk 10 ülkesi arasına girdik. İttifakımızda eksikliği en çok hissedilen hava ve füze savunmada 24 milyar dolar ilave bütçe ayırdık. En büyük kara ordusuna sahip ülke olarak yeteneklerimizi ittifakın imkanına sunma gayretindeyiz. İttifakın harekat, misyonuna katkı veren ülkelerin başında geliyoruz." diyen Erdoğan, şöyle devam etti:

"NATO 3.0 hedefine ulaşmak için şu iki hususa dikkat çekmek isterim. Savunma başta olmak üzere müttefikler arasındaki kısıtlama kaldırılmalı. Bu hem endüstri hem hükümet yetkilileri tarafından ifade edilmesini memnuniyet ile karşılıyorum."

Erdoğan, Rusya - Ukrayna, ABD / İsrail - İran cepheleriyle ilgili olarak da şunları kayda geçirdi: "Ukrayna savaşında Sayın Trump'ın barış vizyonunu paylaşıyorum. Ukrayna'ya sağladığımız katkımızı devam ettireceğiz. İletişim kanallarımızdan istifade ediyoruz. İran krizinde sabotaj teşebbüslerine rağmen trump'ın kararlı tutumunu takdir ile karşılıyorum. Hürmüz'ün mayınlardan temizlenmesi için gerekli katkıya hazırız."

NATO 3.0 NEDİR?

İttifakın gündeminde, Soğuk Savaş (NATO 1.0) ve Soğuk Savaş sonrası dönemin (NATO 2.0) ardından, NATO 3.0 modeli var.

Bu model, ABD'nin ittifaktaki askeri ve mali yükünü azaltarak liderliği ve birincil savunma sorumluluğunu Avrupa ülkelerine devretmeyi amaçlıyor.

NATO'nun geleceği bu modelse Türkiye, hem ittifakın en güçlü ordularından birine sahip olması hem de savunma sanayisi avantajı nedeniyle stratejik ve operasyonel olarak çok önemli bir rol üstlenme potansiyeline sahip.

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş ekonomi gündemi üzerine değerlendirmeler yaptı

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş ekonomi gündemi üzerine değerlendirmeler yaptı

08.07.2026 13:15:00
Haber Merkezi
 
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş ekonomi gündemi üzerine değerlendirmeler yaptı
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş ekonomi gündemi üzerine değerlendirmeler yaptı
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş ekonomi gündemi üzerine değerlendirmeler yaptı. 

Basın açıklaması ypan BTP lideri TÜİK'in Haziran ayı enflasyonunu yüzde 0,99 olarak açıklamasına böyle tepki gösterdi ve "Çok merak ediyorum, TÜİK bu rakama nasıl ulaştı.
Bu fiyatlar  nerede ise bize de söylese de biz de alışverişlerimizi oradan yapsak!" ifadelerini kullandı. Hüseyin Baş'ın açıklaması şöyle:

"Türkiye İstatistik Kurumu TÜİK Haziran ayına ilişkin enflasyon verilerini açıkladı. Memur ve emeklinin maaş zam oranını belirleyecek  oranlar beklendiği gibi düşük çıktı. TÜİK'e  göre enflasyon Haziran'da yüzde 0,99 artmış. Evet... sadece  yüzde 0,99! Yıllık enflasyon ise yüzde 32,11. Çok merak ediyorum, TÜİK bu rakama nasıl ulaştı. Bu fiyatlar nerede ise bize de söylese de biz de alışverişlerimizi oradan yapsak!  TÜİK ne yazık ki uzun süredir halkın gerçeklerini yansıtan veriler açıklamıyor!  Halkın maruz kaldığı enflasyon ile TÜİK enflasyonu arasında dağlar kadar fark var. 

"Bu insafsız, vicdansız bir sistem"

Az önce de ifade ettiğimiz gibi TÜİK  emekli ve memur maaşlarının belirleneceği ayda yine  düşük bir rakam açıkladı. Olan  yine garibana oldu!  Açıklanan bu rakamla en düşük emekli maaşı 20 bin liradan 23 550 liraya çıktı. Üstelik bu da kök maaşa yapılacak özel zamla mümkün olabilecek.  Asgari ücrete ara zam beklentisi ise hayal kırıklığıyla sonuçlandı. Bu insafsız, vicdansız bir sistem! Soruyorum size; açlık sınırının yaklaşık 36 bin lira olduğu bir düzende emekli 23 bin 550 lirayla ne yapacak, asgari ücretli 28 bin lirayla ne yapacak? İstanbul'da kiralar 40- 45 bin liradan başlıyor ama emekli 23 bin 550 lira alacak, asgari ücretli 28 bin lira alacak! Bunu hangi matematikle, hangi vicdanla açıklayacaksınız?

"Bilinçli, planlı bir fakirleştirme operasyonuyla karşı karşıyayız!"

Çeyrek asırlık bir iktidarın Türk halkını getirdiği durum bu mu olmalıydı? Bu millete yazık oluyor, koca bir neslin umutları yok oluyor. Gençlerimiz ailesini, vatanını bırakıp yurt dışında bir gelecek aramak zorunda kalıyor. İnsanlarımız ekonomik şart nedeniyle önce köyünü, şehrini bırakıp büyükşehirlere getirildi şimdi de ülkesini terk etmeye zorlanıyor. Bilinçli, planlı bir fakirleştirme operasyonuyla karşı karşıyayız! Milyonlarca yabancının kontrolsüz bir şekilde doldurulduğu ülkemizde kendi insanımızın yaşayamaz hale gelmesi sizce düşündürücü değil mi?

"Milli Ekonomi Modeli ile kaynaklarımız yabancıya ve yandaşa akmak yerine  yüce Türk milletine akacak"

Türk milleti asil bir millettir, Türk halkı ebedi liderimiz Prof. Dr. Haydar Baş'ın dediği gibi  'Bir eli yağda bir eli balda yaşamayı hak eden bir millettir.  Ve bu hayatı yaşamak hayal değildir. Yeter ki bu ülkenin kaynaklarını bu ülke ve insanı için kullanın. İşte Bağımsız Türkiye Partisi bunu yapacak olan partidir.  Milli Ekonomi Modeli ile kaynaklarımız yabancıya ve yandaşa akmak yerine  yüce Türk milletine akacaktır. Böyle bir Türkiye'de insanımız geçim sıkıntısından uzak bir hayat yaşayacaktır. Bu bir hayal değil bir tercih meselesidir. Her türlü imkan , kaynak bu ülkede mevcuttur,  Yeter ki milletimiz yerli ve milli bir kadro olan Bağımsız Türkiye Partisine icazet versin."

Suriye Cumhurbaşkanı Şara, 36.⁠ NATO Zirvesi'ne katılmak üzere Ankara'ya geldi

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, 36.⁠ NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'ne katılmak üzere Ankara'ya ulaştı

08.07.2026 12:30:00
Haber Merkezi
 
Suriye Cumhurbaşkanı Şara, 36.⁠ NATO Zirvesi'ne katılmak üzere Ankara'ya geldi
Suriye Cumhurbaşkanı Şara, 36.⁠ NATO Zirvesi'ne katılmak üzere Ankara'ya geldi
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, 36.⁠ NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'ne katılmak üzere Ankara'ya ulaştı.

Şara'nın uçağı Esenboğa Havalimanı'na indi.

Cumhurbaşkanı Şara'yı havalimanında Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve yetkililer karşıladı.

Trump ve Erdoğan Beştepe'de bir araya geldi

36. NATO Liderler Zirvesi için Ankara'ya gelen ABD Başkanı Donald Trump, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Beştepe'de bir araya geldi. Trump, "Bu zirve dostum Erdoğan'ın güçlü liderliğindeki Türkiye'de olmasaydı katılmazdım" diyerek Ankara'ya övgüler yağdırdı. Kritik zirvede F-35 ve ticaret mesajları öne çıktı

07.07.2026 18:30:00
Haber Merkezi
 
Trump ve Erdoğan Beştepe'de bir araya geldi
Trump ve Erdoğan Beştepe'de bir araya geldi
Dünya diplomasisinin kalbi, 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi vesilesiyle bugün Türkiye'nin başkenti Ankara'da atıyor. ABD Başkanı Donald Trump, 17 yıl aradan sonra Türkiye'yi resmi olarak ziyaret eden ilk ABD Başkanı sıfatıyla Ankara Havalimanı'na iniş yaptı.

Uçağın kapısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından son derece sıcak ve samimi bir şekilde karşılanan Trump, daha sonra resmi tören için Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne geçti. Beştepe'deki resmi karşılama töreninin ardından iki lider, kameraların karşısına geçerek ezber bozan açıklamalarda bulundu.

Trump: "Erdoğan olmasaydı bu zirveye katılmazdım"

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki kabulde basına açıklamalarda bulunan ABD Başkanı Donald Trump, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile olan yakın dostluğuna vurgu yaptı. Konuşmasına Erdoğan'ın liderliğini överek başlayan Trump, şu ifadeleri kullandı:

"Sayın Cumhurbaşkanı ile çok iyi bir dostuz. Kendisi harika ve tüm dünyada saygı gören bir lider. En başından beri kimyamız çok uyuştu. Türkiye, onun liderliğinde askeri açıdan çok güçlü bir ülke haline geldi. Açıkça söylemek gerekirse, bu toplantı dostumun güçlü lider olduğu Türkiye'de düzenlenmemiş olsaydı, muhtemelen bu zirveye katılmazdım."

"Avrupalı müttefikler bizi yarı yolda bıraktı"

Konuşmasında NATO'nun Avrupalı üyelerine yönelik sert eleştirilerini sürdüren Trump, Türkiye'nin sadakatine dikkat çekti. Trump, "NATO'dan daha önce de hayal kırıklığına uğradığımı söylemiştim. İtalya, Fransa ve Almanya bizi yarı yolda bıraktı. O halde neden yüz binlerce dolar harcıyoruz ve onlar yardımımıza gelmiyor? Türkiye bu süreçte birçoğundan çok daha sadık bir müttefik oldu" şeklinde konuştu.



Masada F-35 ve ticaret var

Ziyaretin en kritik iki başlığını savunma sanayii ortaklığı ve bölgesel güvenlik oluşturuyor. Gazetecilerin soruları üzerine iki ülke arasındaki ilişkilere değinen Trump, Türkiye ile ilişkilerin hiç olmadığı kadar iyi bir seviyede olduğunu belirtti.

Görüşmenin ana gündem maddelerine değinen ABD Başkanı, "Bugün ticaret, savunma, İran ve birçok konuyu ele alacağız. Özellikle F-35'ler konusunu masaya yatıracağız ve bu konuda müttefikliğimize yakışır nihai bir karar vereceğiz" diyerek Türkiye'nin programa dönüşü veya bekleyen jetler hususunda yeşil ışık yaktı.

"CAATSA yaptırımlarını kaldırıyoruz, dostlarımızı cezalandırmayız"

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki görüşmede en radikal çıkış, Türkiye'nin Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi alması nedeniyle uygulanan yaptırımlar konusunda geldi. Trump, ABD'nin hasımlarına karşı uyguladığı yaptırım yasasını dostlarına uygulamayacağını ilan ederek şunları söyledi:

"Türkiye'ye uygulanan CAATSA yaptırımlarını tamamen kaldıracağız. Artık bunun zamanı gelmişti. Zaten dünyada yaptırım uygulanacak çok fazla kişi ve kurum var, dostlarımıza yaptırım uygulamak istemiyoruz. Bu kadar basit. Dışişleri Bakanım Marco Rubio ve Savunma Bakanım Pete Hegseth ile bu kararı netleştirmek için koordinasyon halindeyiz. F-35 savaş uçaklarının Türkiye'ye satışı konusunu da kesinlikle yeniden değerlendireceğiz."

Rahip Brunson hatırlatması: "Erdoğan'ı aradım, anında serbest bıraktı"

İki lider arasındaki kişisel dostluğa ve "kimya uyumuna" vurgu yapan Trump, geçmişte iki ülke arasında büyük bir diplomatik krize dönüşen Pastör Andrew Brunson olayına da atıfta bulundu. Brunson krizinin çözülme sürecini ilk kez bu kadar net ifadelerle anlatan Trump, şöyle konuştu:

"Biliyorsunuz ilk tanıştığımız günden beri Cumhurbaşkanı Erdoğan ile çok özel bir ilişkimiz var. Geçmişte bir Rahip Brunson olayımız vardı, kendisi uzun bir hapis cezasıyla karşı karşıyaydı. Oldukça travmatik bir süreçti. Birçok lider aradı ancak hiçbir ilerleme kaydedilemedi. Ben Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı aradım ve kendisi rahibi anında serbest bıraktı. Hristiyan toplumu Cumhurbaşkanı'nın bu jestini asla unutmayacak. İşte o an, aramızdaki kimyanın ne kadar güçlü ve özel olduğunu tam anlamıyla anlamıştım."



Erdoğan: "Başkan Trump her zaman sözünün arkasındadır"

Trump'ın ardından söz alan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise değerli dostunu Ankara'da ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade etti. Erdoğan, F-35 ve savunma sanayii projelerine yönelik olarak şu değerlendirmelerde bulundu:

"Değerli dostumla Ankara'da bir arada olmak bizlere ayrı bir güç katmıştır. F-35 konusu bizim için yeni bir konu değil, bunu Amerika ile daha önce de detaylıca görüştük ve 5 uçağın sözünü almıştık. İnşallah bu liderler zirvesinden hayırlı ve iki ülkeyi de memnun edecek bir karar çıkacağına inanıyorum. Sayın Trump her zaman sözünün arkasında duran bir lider olmuştur."

Erdoğan ayrıca, NATO zirvesi boyunca iki büyük müttefik olarak tam bir dayanışma içerisinde hareket edeceklerini ve zirveden güçlü kararlarla çıkmayı hedeflediklerini sözlerine ekledi.

Liderler, basına açık gerçekleştirilen bu ön açıklamaların ardından, heyetler arası görüşmelere liderlik etmek ve ikili diplomatik temasları derinleştirmek üzere Beştepe'de baş başa görüşmeye geçti.

Turhan Çömez: 'Türkiye’ye yakışmadı'

İstanbul’da Fatih Sultan Mehmet Köprüsü, 4 Temmuz 2026’da ABD’nin 250. kuruluş yıl dönümü nedeniyle kırmızı, beyaz ve mavi renklerle ışıklandırıldı. Aynı tarih, 2003 yılında Irak’ın Süleymaniye kentinde yaşanan “Çuval Olayı”nın 23. yıldönümüne denk gelmesi nedeniyle büyük tepki çekti. İYİ Parti Grup Başkanvekili Op. Dr. Turhan Çömez, Meltem TV’de yayınlanan “Parantez” programında olayı sert bir dille değerlendirdi

07.07.2026 15:30:00
Haber Merkezi
 
Turhan Çömez: 'Türkiye’ye yakışmadı'
Turhan Çömez: 'Türkiye’ye yakışmadı'
4 Temmuz 2003 tarihinde Irak'ın kuzeyindeki Süleymaniye'de ABD askerleri, Türk Özel Kuvvetleri'ne ait bir karargâha baskın düzenlemiş, 11 Türk askerinin başına çuval geçirerek gözaltına almıştı. Olay, Türkiye'de büyük infial yaratmış ve Türk-Amerikan ilişkilerinde ciddi bir krize yol açmıştı.

Tam 23 yıl sonra, 4 Temmuz 2026'da ise Fatih Sultan Mehmet Köprüsü, ABD Bağımsızlık Günü kutlamaları kapsamında ABD bayrağının renkleriyle (kırmızı-beyaz-mavi) aydınlatıldı. Köprünün bu şekilde ışıklandırıldığına dair görüntüler kısa sürede sosyal medyada yayıldı ve tartışma başlattı. Eleştirmenler, tarihin hassasiyetine dikkat çekerek bu uygulamanın "sembolik bir jest" olmaktan öteye geçtiğini savundu.

Meltem TV'de '23 yılda ne değişti?' tartışması

Meltem TV'de sunucu Kerim Aktacir'in konuğu olan İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, program boyunca konuyu masaya yatırdı. Ekranda bir tarafta 2003 Çuval Olayı'nın arşiv görüntüleri, diğer tarafta ise 4 Temmuz 2026'da FSM Köprüsü'nün ABD renkleriyle aydınlatılmış hali yan yana gösterildi.

Programda Çömez'in öne çıkan açıklamaları şöyleydi:

"4 Temmuz ABD'nin Bağımsızlık Günü'dür. 4 Temmuz 2003, Irak'ın kuzeyinde Amerikan askerlerinin, orada görev yapan Türk askerlerinin başına çuval geçirdiği gündür! 4 Temmuz'da, Amerika'nın bağımsızlık gününde, ABD askerlerinin, askerimizin başına çuval geçirdiği günde, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü; kırmızı, beyaz ve mavi renklerle, yani ABD bayrağının renkleriyle ışıklandırıldı."

Çömez, devamında şu değerlendirmeyi yaptı: "Size yakışır, Trump'ın da hoşuna gider belki ama Türkiye'ye yakışmaz, Türk Milleti'nin hoşuna gitmez!" Çömez, olayın sembolik anlamını vurgulayarak Türk milletinin hafızasında yer eden hassasiyetlere dikkat çekti.

Tepkiler genişledi

Köprünün aydınlatılması sosyal medyada hızla gündem olurken, muhalefet partileri ve birçok kesimden eleştiriler yükseldi. İYİ Parti'den Turhan Çömez'in çıkışı, olayın siyasi boyutunu daha da öne çıkardı. Bazı yorumcular, bu tür uygulamaların "milli hafıza ve onur" açısından sorunlu olduğunu ifade etti.

Olay, Türkiye-ABD ilişkilerinin sembolik boyutunu bir kez daha gündeme taşıdı. 23 yıl önce yaşanan ve hala hafızalarda canlı olan Çuval Olayı ile aynı tarihte gerçekleştirilen ışıklandırma, kamuoyunda "tesadüf mü, yoksa mesaj mı?" tartışmalarına yol açtı.

Usta sanatçı Zihni Göktay son yolculuğuna uğurlandı

Türk tiyatrosunun usta sanatçısı Zihni Göktay için veda töreni Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde yapıldı. Göktay'ın cenaze töreninde konuşan kızı Zeynep Göktay Dilbaz, tiyatroya başladığı yıllarda babasının kendisine yazdığı mektubu okudu, "Bu bir bayrak yarışıysa ben de sana yolun açık olsun diyorum güzel kızım. Yalnız, başa güreş amacın daima zirve olsun. En iyisini olmaya gayret göster. Yetenek yetmez sadece. Dürüst ahlak, sorumluluk duygusu, yığılmadan, yorulmadan, bıkmadan, azimle çalışmak gerek" dedi

07.07.2026 14:30:00
AA
 
Usta sanatçı Zihni Göktay son yolculuğuna uğurlandı
Usta sanatçı Zihni Göktay son yolculuğuna uğurlandı
Türk tiyatrosunda yarım asrı aşan sanat yaşamında, kendine özgü üslubu ve canlandırdığı karakterlerle hafızalarda yer edinen usta oyuncu Zihni Göktay için tören düzenlendi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde gerçekleştirilen törene, sanat dünyasından çok sayıda isim katıldı.

Törende konuşan sanatçının kızı Zeynep Göktay Dilbaz, babasının mesleğine aşık ve ailesine çok bağlı olduğunu belirterek, oyunculuğa başlarken babasının kendisine yazdığı mektubu okudu.



"Bir kez olsun naifliğinden, mütevazılığından vazgeçmedi"

Törene katılan İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, Zihni Göktay'ın yaklaşık 66 yıl sahnede kaldığına işaret ederek, "Ömrünü sanata adadı. Hepimizin aklında, kalbinde yer edindi ve tüm bunları yaparken bir kez olsun naifliğinden, mütevazılığından vazgeçmedi. Büyük ustayı düşündüğümde aklıma meyve dolu ağaçlar geliyor. Çünkü ancak meyvesi olan ağacın başı eğiktir. Bilgisi, birikimiyle bize hep örnek olduğu için teşekkür ediyorum." dedi.

"Lüküs Hayat" oyununda da akla ilk Göktay'ın geldiğine dikkati çeken Aslan, şunları kaydetti:

"Pek çok filmde onun sesini duyduk. Onu sokakta gördüğümüzde 'ağabey' diye sarıldık. Nice karakterler onun nefesiyle can buldu. Nice kuşaklar tiyatro sevgisini ilk kez ondan öğrendi. Bizi bize anlattı. Onunla güldük, hüzünlendik, düşündük. Bizler onun karakterlerinde kendimizi, abimizi, babamızı, dostumuzu gördük. Tam 53 yıl boyunca İBB Şehir Tiyatroları çatısı altında görev yaptı. Muhsin Ertuğrul'un açtığı o büyük yolda usta çırak geleneğinin en sadık korucularından biri olarak bu kuruma ömrünü verdi. Şehir Tiyatrolarının asırlık hafızası oldu."

Aslan, Göktay'ın Şehir Tiyatroları sahnesinde 72 farklı oyunda oynadığını söyleyerek, Ekrem İmamoğlu'nun başsağlığı mektubunu okudu.



"Genç sanatçılara çok şey öğretti"

İBB Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Yardımcısı Emrah Özertem, Göktay'ın herkesin "Zihni abisi" olduğunu dile getirerek, "Bu tiyatroya ilk geldiğim zaman onun olduğu oyunlardan bir tanesi sahneleniyordu. Bana sahne üzerinde çok şey anlattı. Genç sanatçılara çok şey öğretti, yolumuza pusula oldu." diye konuştu.

Oyuncu Hikmet Körmükçü de 53 yıl oyunlarda Göktay'la birlikte rol aldıklarını söyleyerek, "Beraber ağladık, güldük, çok sevindik. Bazen mutsuz, bazen çok mutsuz olduk. Birbirimize hep destek olduk. Onun şakalarını, fıkralarını, sahnede beni deli etmelerini özleyeceğim. Onunla son oyunumuz 'Gidiş Dönüş Moskova'ydı" ifadelerini kullandı.

Oyuncu Hakan Altıner ise geçen hafta İBB Şehir Tiyatroları bünyesinde "Tiyatromuzun Çınarları" başlıklı bir projeye imza attıklarını belirterek, şu bilgileri verdi:

"Bu sezon Ahmet Kutsi Tecer'in 'Köşebaşı' oyununu sahneleyeceğiz. Emeklilerimiz de orada olacak. Onun için projenin adı 'Tiyatromuzun Çınarları'. Oyunda bekçi rolü var ve o rol için 'Zihni olsun' dedik. Olur, olmaz derken her şeye rağmen biz onun konforunu sağlarız diye düşündük. Hatta ezber zorluğu var mı yok mu tartışması yapılırken, ben dedim ki 'Ezberi boş verin. Zihni lafa başlar ve seyirci dinler. Onları büyüler, anlattığı her kelime bambaşka bir dünya açar.' Ne yazık ki oyunu onunla yapamıyoruz. Fakat 28 Ekim gecesi 'Köşebaşı' oyunu, Zihni Göktay için perde açacak. Ruhu şad olsun."

Şehir Tiyatrolarından emekli sanatçı Uğurtan Atakan, orkestra şefi ve müzisyen Ertan Ergül ve müzisyen Selim Atakan da törende Zihni Göktay ile ilgili duygu ve düşüncelerini paylaştı.

Göktay'ın naaşı, öğle namazına müteakip Üsküdar Şakirin Camisi'nde kılınan cenaze namazının ardından Karacahmet Mezarlığı'nda toprağa verildi.

NATO karşıtı eyleme polis müdahalesi

Ankara’da düzenlenen kritik NATO Liderler Zirvesi’ni protesto etmek amacıyla Kurtuluş Parkı’nda toplanmak isteyen "NATO’ya Hayır Koordinasyonu" üyelerine emniyet güçleri sert müdahalede bulundu. Valiliğin eylem yasağını gerekçe gösteren polis, park çevresini kalkanlarla kapatarak milletvekillerini abluka altına aldı, onlarca kişiyi ters kelepçeyle gözaltına aldı

07.07.2026 13:38:00
Haber Merkezi
 
NATO karşıtı eyleme polis müdahalesi
NATO karşıtı eyleme polis müdahalesi
Türkiye'nin ev sahipliğinde başkentte gerçekleştirilen 2026 Ankara NATO Zirvesi nedeniyle kent genelinde en üst düzey güvenlik önlemleri uygulanırken, zirve karşıtı protestolara yönelik müdahaleler de sertleşti. Bugün saat 11.00'de Kurtuluş Parkı'nın Kolej girişinde bir araya gelme çağrısı yapan NATO'ya Hayır Koordinasyonu, alana ulaştığı andan itibaren yoğun bir polis ablukası ile karşı karşıya kaldı.

Park çevresinde yoğun abluka ve ters kelepçeli gözaltılar

Ankara Valiliği tarafından zirve öncesinde ilan edilen 13 günlük eylem ve etkinlik yasağını gerekçe gösteren emniyet güçleri, eylemcilerin Kurtuluş Parkı'na girişini engelledi. Parkın tüm giriş noktalarını tutan ekipler, "NATO defol, bu memleket bizim" sloganları atan gruplara kalkanlar ve fiziki müdahaleyle karşılık verdi.

Edinilen bilgilere göre, polis ekipleri çok sayıda göstericiyi darp ederek ve ters kelepçe uygulayarak gözaltı araçlarına bindirdi.

Milletvekilleri ablukaya alındı, avukatlar gözaltında

Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Ankara Şubesi tarafından yapılan güncel açıklamaya göre, Libya Caddesi üzerinden parka doğru yürüyüşe geçen 22 Türkiye İşçi Partisi (TİP) üyesi öğrenci kötü muameleyle gözaltına alındı.

TİP Genel Başkanı Erkan Baş, EMEP Milletvekilleri İskender Bayhan ve Sevda Karaca ile SODAP Sözcüsü ve DEM Parti Milletvekili Kezban Konukçu, park yakınlarında uzun süre polis çemberinde tutularak abluka altına alındı.

Halkevleri Genel Başkanı Sevinç Hocaoğulları, MYK üyeleri Nebiye Merttürk ve Özgür Ersoy müdahale esnasında gözaltına alınan isimler arasında yer aldı.

Eylemcilerin haklarını savunmak üzere alanda bulunan avukatlar Döndü Kurşunoğlu, Ece Ünsal ve Şevval Sarı da polis tarafından gözaltına alındı.

Gazetecilere "kalkanlı" engelleme girişimi

Güvenlik güçleri, Kurtuluş Parkı ve çevresindeki sert müdahale anlarının kamuoyuna yansımasını engellemek için basına yönelik de kısıtlamalar uyguladı. Gazetecilerin görüntü almasını engellemek amacıyla eylemcilerin etrafı polis kalkanlarıyla kapatılırken, bölgede görev yapan basın mensupları zor kullanılarak alandan uzaklaştırıldı.

Rutte "protesto edilebilmeli" demişti

Kurtuluş Parkı'ndaki bu sert müdahale, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'nin Ankara'daki temasları sırasında düzenlediği basın toplantısındaki açıklamalarıyla tezat oluşturdu. Rutte, zirve öncesinde "Demokrasi seçimlerden daha fazlasıdır. İnsanlar eğer isterlerse gösteri ve protesto düzenleyebilmeliler" ifadelerini kullanmıştı.

Başkent genelinde zirve süresince protestolara yönelik tedbirlerin en üst seviyede tutulacağı öğrenilirken, gözaltına alınan onlarca kişinin Ankara Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldüğü bildirildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.