Fransa'da 2027 cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaşırken Marine Le Pen'in açıkladığı bütçe planı, yalnızca ülkenin ekonomik geleceği açısından değil, Fransa'nın Avrupa Birliği içindeki konumu bakımından da dikkat çekiyor. Le Pen bir yandan savunma ve güvenlik için daha fazla kaynak ayrılmasını savunurken, diğer yandan AB bütçesine yapılan Fransız katkısının azaltılmasını öngörüyor. 6 Ekim'de açıkladığı mali programda 2032'ye kadar yaklaşık 140 milyar avroluk net tasarruf hedefleyen Le Pen, kamu açığının kademeli biçimde düşürülmesini ve bütçe disiplininin anayasal bir "altın kural" ile güvence altına alınmasını istiyor. Paris'in kendi maliyesini toparlama arayışı böylece Brüksel'in ortak bütçe hesabıyla doğrudan kesişiyor.
Fransa önce kendi bütçesine bakıyor
Le Pen'in hesabının merkezinde Fransa'nın yüksek kamu borcu ve bütçe açığı bulunuyor. Programda kamu harcamalarının azaltılması, devlet mekanizmasının sadeleştirilmesi ve bürokrasinin küçültülmesi öne çıkıyor. Beş yıl içinde yaklaşık 140 milyar avroluk net tasarruf hedeflenirken bütçe açığının kademeli biçimde aşağı çekilmesi ve uzun vadede borcun milli gelire oranının yüzde 60 seviyesine indirilmesi amaçlanıyor. Bunun için bütçe açığını belirli sınırlar içinde tutacak bir "altın kural" getirilmesi ve bu kuralın referandumla kabul edilmesi öneriliyor.
Fakat burada asıl tartışma rakamdan çok yöntemde düğümlenecek. Özellikle emeklilik ve sosyal harcamalar gibi yüksek maliyetli alanlarda hangi adımların atılacağı henüz bütün ayrıntılarıyla ortaya konulmuş değil. 2027 seçimleri öncesinde Le Pen'in karşılaşacağı temel sorulardan biri de bu olacak: Büyük tasarruf hedefi hangi kalemlerden ve hangi siyasi bedel karşılığında sağlanacak?
Avrupa boyutunda ise farklı bir hesap ortaya çıkıyor. Le Pen'in partisi Ulusal birlik (RN)'nin planına göre beş yıl içinde yaklaşık 19,5 milyar avroluk tasarruf, Fransa'nın AB bütçesine yaptığı katkının azaltılması ve bazı Avrupa programlarının yeniden ele alınması yoluyla sağlanabilir. Bunun 11,1 milyar avroluk bölümünün 2027'de gerçekleşmesi hedefleniyor. Burada 140 milyar avroluk toplam tasarruf ile 19,5 milyar avroluk AB kalemini birbirinden ayırmak gerekiyor. İlki bütün mali programı, ikincisi bunun Avrupa Birliği ile ilgili bölümünü ifade ediyor.
Ortada Fransa'nın AB'den ayrılması gibi bir hedef bulunmuyor. Tartışılan, Paris'in ortak bütçeye ne kadar kaynak aktaracağı ve hangi Avrupa programlarının finanse edilmeye devam edeceği. RN'nin ekonomi ekibinden Jean-Philippe Tanguy'nin açıklamalarında yalnızca katkının azaltılmasından değil, bazı AB programlarının kaldırılmasından da söz ediliyor. Özellikle dış politika girişimleri ve aday ülkelere yönelik programlar açısından bu tutum, Paris ile Brüksel arasında yeni bir gerilim başlığı oluşturabilir.
Savunma harcaması artarken Brüksel'e kaynak azalıyor
Le Pen'in planını Avrupa açısından ilginç hale getiren nokta da burada. Fransa kamu harcamalarını kısmayı hedeflerken savunma ve güvenlik alanında daha fazla kaynak ayırmayı gündemine alıyor. Bu tercih, NATO'nun 2025 Lahey Zirvesi'nde aldığı savunma harcamalarını artırma kararıyla aynı dönemde ortaya çıkıyor. NATO ülkeleri 2035 yılına kadar gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 5'ine kadar savunma ve savunmayla bağlantılı güvenlik harcamalarına ulaşma hedefi belirledi. Bunun en az yüzde 3,5'i doğrudan savunmaya, yüzde 1,5'e kadarki bölümü ise kritik altyapı, siber güvenlik, sivil hazırlık ve savunma sanayii gibi daha geniş güvenlik alanlarına ayrılabilecek.
Buradaki yüzde 5, NATO'ya yapılacak doğrudan bir ödeme değil. Ülkelerin kendi savunma ve güvenlik harcamalarını artırması anlamına geliyor. Başka bir ifadeyle Fransa'nın önündeki hesap, NATO kasasına daha fazla para yatırmaktan çok kendi savunma kapasitesine daha fazla kaynak ayırmakla ilgili.
Brüksel açısından tablo ise daha zor. Fransa'nın AB bütçesine net katkısının yıllık 5 milyar avro seviyesine indirilmesi gerçekleşirse ortak Avrupa bütçesinin finansmanında yeni bir açık oluşabilir. Bu durumda diğer üye ülkelerin katkıları, AB harcamalarının öncelikleri ve bazı programların geleceği gündeme gelebilir. Tarım desteklerinden bölgesel kalkınmaya, araştırmadan dış politikaya kadar birçok alanda kaynakların dağılımı tartışılabilir.
Paris'in tercihi Avrupa'yı nasıl etkiler?
Le Pen'in 2027 cumhurbaşkanlığı seçimi için açıklanmış bu programı gözden kaçırılacak gibi değil. Paris kendi kamu maliyesini toparlamak, savunma kapasitesini güçlendirmek ve ortak Avrupa bütçesine yaptığı katkıyı azaltmak istiyor. Bu hedefler birlikte uygulanırsa, Fransa'nın Avrupa içindeki mali ve siyasi ağırlığının nasıl kullanılacağı da tartışmanın merkezine yerleşecek.
Çünkü konu yalnızca birkaç milyar avroluk bir bütçe farkından ibaret değil. Paris'in katkısındaki ciddi bir azalma, diğer başkentlerin mali yükünü ve Brüksel'in harcama önceliklerini doğrudan etkileyebilir. Savunma ve güvenliğe daha fazla kaynak ayrılmasıyla birlikte düşünüldüğünde, Avrupa'nın sınırlı kaynaklarının hangi alanlara yöneltileceği sorusu daha da önem kazanacak.
Fransa'nın hesabı Paris'te başlayacak ama etkisi yalnızca Fransa sınırları içinde kalmayacak. Le Pen'in 2027 hesabı gerçekleşirse, Paris savunmaya daha fazla para ayırırken Brüksel daha az Fransız katkısıyla yetinmek zorunda kalacak. Avrupa'nın önündeki soru ise şimdiden ortada: Bu yeni hesabın açığını kim kapatacak?
Cem Bürüç / diğer yazıları
- Le Pen'in 2027 hesabı: NATO'ya yakın, Brüksel'e mesafeli / 08.10.2026
- Hürmüz'de yedi şart: Boğaz ne zaman açılacak? / 07.10.2026
- Brezilya sandığında ABD ve Çin hesabı / 06.10.2026
- Kaliningrad'dan Karadeniz'e / 02.10.2026
- İngiltere'de Avrupa tartışması: Kim ne istiyor? / 01.10.2026
- Avrupa'da savaş artık sınırda başlamıyor / 30.09.2026
- Washington'un Latin Amerika hesabı / 29.09.2026
- Berlin'de Eralp dönemi mi başlıyor ? / 26.09.2026
- Moskova Avrupa'nın kırmızı çizgisini mi test ediyor? / 25.09.2026
- ABD istedi, Danimarka kabul etti: AB Grönland'da ne yapıyor? / 24.09.2026
- Hürmüz'de yedi şart: Boğaz ne zaman açılacak? / 07.10.2026
- Brezilya sandığında ABD ve Çin hesabı / 06.10.2026
- Kaliningrad'dan Karadeniz'e / 02.10.2026
- İngiltere'de Avrupa tartışması: Kim ne istiyor? / 01.10.2026
- Avrupa'da savaş artık sınırda başlamıyor / 30.09.2026
- Washington'un Latin Amerika hesabı / 29.09.2026
- Berlin'de Eralp dönemi mi başlıyor ? / 26.09.2026
- Moskova Avrupa'nın kırmızı çizgisini mi test ediyor? / 25.09.2026
- ABD istedi, Danimarka kabul etti: AB Grönland'da ne yapıyor? / 24.09.2026
























































