logo
05 AĞUSTOS 2026

Bebeğinizin gözlerini muayene ettirin

20.10.2005 00:00:00
 
Denizli Devlet Hastanesi (DDH) Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Mustafa Nal, doğum sonrasında göz muayenesinin ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi. Kişilerin göz tembelliği sorununu yaşamaması için doğum sonrasında hemen muayene olmaları gerektiğini belirten Denizli Devlet Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Nal, "Gözlük gerektiren durumlar olarak bilinen kırma kusuru irsi ve kalıtsaldır. Her kusurun zaman içindeki seyri farklıdır. Bir kişinin kırma kusuruna bağlı olarak gözünün tembel kalmaması için doğuştan hemen sonrası muayene olması idealdir. Bu mümkün olmazsa ilk yıl içinde ne kadar erken muayene yapılabilirse o kadar iyi olur. Böylece aile de çocuğunun gözü hakkında bir bilgiye sahip olur. Bu da mümkün olmazsa ilk yıllarda ne kadar erken muayene edilebilirse o kadar iyi olur" dedi. Özellikle okula başlamadan önce her çocuğun muayene olması gerektiğini kaydeden Uzman Dr. Nal, "Bu durum çocuğun okul hayatında başarısı açısından son derece önemlidir. Çünkü okuldaki başarı durumuyla çocuğun kırma kusuru arasında çok önemli bir ilişki söz konusudur. Aslında her yaşta kişinin kendini rahat ve mutlu hissetmesinde tam görme önemli bir rol oynamaktadır. Bu bakımdan yetişkin her insanın ortalama 2 yılda bir göz muayenesi olmasında fayda vardır" şeklinde konuştu.

İranlı akademisyen: "Batılılar Atatürk'ü eleştirdiklerine göre Atatürk Ferasetli biridir"

Meltem TV'de yayınlanan Faruk Karatay'ın hazırlayıp sunduğu Gündem Özel Tahran programında konuşan İranlı Akademisyen Seyyid Hasan Muhammedi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün icraatlarını öve öve bitiremedi. İranlı Akademisyen "Batılılar Atatürk'ü eleştirdiklerine göre Atatürk Ferasetli biridir" diye konuştu

05.08.2026 09:35:00 / Güncelleme: 05.08.2026 09:41:16
Hasan Gündoğdu
 
İranlı akademisyen: "Batılılar Atatürk'ü eleştirdiklerine göre Atatürk Ferasetli biridir"
İranlı akademisyen: "Batılılar Atatürk'ü eleştirdiklerine göre Atatürk Ferasetli biridir"
Gazeteci Faruk Karatay'ın 1935 yılında Atatürk'ün Mason Örgütleri kapatıp tüm mal varlıklarını devletleştirme sorusuna net cevaplar verdi.
 

AMERİKA FAYDALI İŞLER YAPMIYOR

 
Faruk Karatay'ın "Atatürk de şer odağı gördüğü Mason localarını bir kararla beraber Mecliste konuşulmasına fırsat dahi bırakmadan tak tak diye kapatıyor. Sizce bir ülke için bunun etkileri olumlu mudur, olumsuz mudur?" sorusuna Akademisyen Seyyid Hasan Muhammedi "Bakın, bence baştan sona faydalıdır. Çünkü onlar bize faydaları dokunsun diye çalışmıyorlar. Bize, bizim aleyhimize plan, proje yapıyorlar gece gündüz. Gece gündüz bizim aleyhimize özellikle Müslüman olduğumuz için, özellikle Orta Doğu'da yaşadığımız için. Orta Doğu zenginlik kaynağıdır, her şey Orta Doğu'da" dedi.
 

ATATÜRK FERASET SAHİBİ OLDUĞU İÇİN BATILILAR ATATÜRK'Ü ELEŞTİRİYORLAR

 
Faruk Karatay'ın "Sizce Atatürk de bu gerçeği gördü mü?" sorusuna Akademisyen Seyyid Hasan Muhammedi "Bakın, tabii ki görmüştü! Görmeseydi bunu niye yaptı ki? Bence bakın, Atatürk meselesine gelince biliyorsunuz Türkiye'de bazı insanlar eleştiriyor, bazıları seviyor, bazıları sevmiyor ama bence, bence, bunu bu şekilde söyleyeceğim; fikir adamlarını, akıl, güzel akıllarını kullanan insanları Batı dünyasından kötülemeye başladılar. Hep onu o topluma kötü yansıtmaya başladılar. Eğer o Mason meselesinde güzel bir tavır almışsa demek ki bu, gelecekte bunların ne kadar bize darbeleri gelecek diye onun farkındaydı. Ferasetliydi. Veya İran'da da aynısı; eğer Amerika'nın büyükelçiliği bizim ülkemizin içinde olsaydı şimdiye kadar gelen darbelerin 10 katı gelirdi bize. Onu engelledik biz" diye konuşarak Atatürk'e açık açık sahip çıktı.

Yüksek Askeri Şura kararları Resmi Gazete'de

Yüksek Askeri Şura (YAŞ) kararları, Resmi Gazete'de yayımlandı

05.08.2026 01:30:00
AA
 
Yüksek Askeri Şura kararları Resmi Gazete'de
Yüksek Askeri Şura kararları Resmi Gazete'de

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla yayımlanan kararlara göre, Muharip Hava Kuvveti Komutanı Orgeneral Rafet Dalkıran Hava Kuvvetleri Komutanı olarak atandı.

Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu'nun görev süresi 30 Ağustos'tan geçerli olmak üzere 1 yıl uzatıldı.

Öte yandan, 30 Ağustos'tan geçerli olmak üzere 19 general, 6 amiral ve 69 albay bir üst rütbeye terfi ettirildi.

Bu kapsamda Kara Kuvvetleri Komutanlığında tümgeneraller Burhan Aktaş, Ertan İnaltekin, Alparslan Kılınç korgeneralliğe, tuğgeneraller Şükrü Bilir, Mustafa Büyükköroğlu, İsmail Özcan, Şener Kopal, Ahmet Aşık, Bülent Tanrıverdi, Mehmet Açık, Mustafa Yeter, Coşkun Çelik, Ömer Şahin Selvi, Yüksel Kolcu, İsmail Analı, Hakan Durmazpınar tümgeneralliğe yükseltildi.

Kara Kuvvetleri Komutanlığında 40 albay ise tuğgeneralliğe terfi ettirildi.

Buna göre, albaylar Hasan Atasoy, Ali Karakaş, Murat Temur, Ertan Binay, Mehmet Ali Yağız, Mehmet Savcı, Mehmet Serhat Gündoğan, Halil Özçay, Hakan Kutlu, Günal Budak, Mustafa Volkan Esen, Cumhur Pıçakcı, Uğur Özyurt, Hakan Kan, Ayhan Ocak, Sedat Öztürk, Kürşad Cihan Erce, Çetin Kaya, Vedat Er, İsmail Cenkeri Ersöz, Enver Kılınç, Ahmet Aydın, Fuat Dönmez, Kenan Koç, Haşim Bildiş, Ersin Yaman, Şengezer Şimşek, Hüseyin Erhan Öztek, Orhan Demirel, Kubilay Karadeniz, Armağan Özel, Mustafa Cem Tokeşer, Sefa Koruk, Alper Önem Civelek, Metin Durmaz, Barış Karaca, Cebrail Kemal Dokumacı, Ahmet Durgut, Ferit Yüksel, Metin Çekmegül tuğgeneralliğe terfi ettirildi.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığında, tümamiraller Ramazan Özoğul ve Erhan Aydın koramiralliğe, tuğamiraller Erhan Akbayrak, Yücel Darcan, Eren Günay, Kenan Kaan Türkkan tümamiralliğe yükseltildi.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığında 11 albay da tuğamiralliğe terfi ettirildi.

Buna göre albaylar Çağlar Mert Erk, Burak Köpük, Göksel Ercenik, Burak Türköz, Adil Tüfekçi, Güvenç Uysal, Volkan Kıvan, Emre Ahmet İnal, Arif Özay, Umut Turhan, İzzet Emre Afacan tuğamiralliğe terfi ettirildi.

Hava Kuvvetleri Komutanlığında, korgeneral Erdoğan Gür orgeneralliğe, tümgeneral Kemal Turan korgeneralliğe, tuğgeneral Cihangir Kemal Yüzçelik tümgeneralliğe yükseltildi.

Hava Kuvvetleri Komutanlığında ise 18 albay tuğgeneralliğe terfi ettirildi.

Buna göre, Türker Altınışık, Şükrü Yılmaz, Metin Admaner, Baha Pakkan, Önder Can, Zeki Arslan, Akif Ersan Kıvılcım, Özlem Karapınar, Serkan Coşar, Alper Gezeravcı, Keskin Şenel, Taşkın Dakkur, Bora Çakıroğlu, Alper Gökdere, Sadık Tuncel, Fatih Pala, Ercan Bekmez ve Levent Ak tuğgeneralliğe terfi ettirildi. 

Sinem Dedetaş ve Oğuzhan Uğur’dan açıklama

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Çorlu Karatepe Cezaevi'nde tutuklu bulunan Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş ve Babala TV kurucusu Oğuzhan Uğur'u ziyaret etti. Görüşme sonrasında cezaevi önünde basın açıklaması yapan Özdağ, her iki ismin dik duruş mesajlarını kamuoyuna aktarırken, mevcut yargılamaları sert bir dille eleştirdi

04.08.2026 19:30:00
Haber Merkezi
 
Sinem Dedetaş ve Oğuzhan Uğur’dan açıklama
Sinem Dedetaş ve Oğuzhan Uğur’dan açıklama
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, 4 Ağustos 2026 tarihinde Tekirdağ'ın Çorlu ilçesinde bulunan Çorlu Karatepe Ceza İnfaz Kurumu'na kritik bir ziyaret gerçekleştirdi. Özdağ, Ahbap Derneği soruşturması kapsamında tutuklanan Babala TV kurucusu Oğuzhan Uğur ile görevden uzaklaştırılarak tutuklanan Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş ile cezaevinde bir araya geldi. Saat 10.30'da cezaevine giriş yapan Özdağ, yaklaşık 1,5 saat süren ikili görüşmelerin ardından saat 12.00'de çıkış yaparak cezaevi önünde bekleyen basın mensuplarına oldukça geniş ve sert açıklamalarda bulundu.

Sinem Dedetaş: "İsteseydim burada olmazdım, teklifleri kamuoyu biliyor"

Ziyaret sonrasında kameralar karşısına geçen Ümit Özdağ, ilk olarak Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş ile yaptığı görüşmenin ayrıntılarını paylaştı. Özdağ, Dedetaş'ın moralinin ve özgüveninin son derece yüksek olduğunu belirterek, tutuklu belediye başkanının doğrudan şu ifadelerini aktardı:

"Siyasi gerekçeyle burada olduğumu gayet iyi biliyorum. Buraya gelmeden önce şahsıma yapılan birtakım teklifleri artık kamuoyu da yakından biliyor. Eğer ben isteseydim, o teklifleri kabul eder ve bugün kesinlikle burada olmazdım. Ancak ben, bir siyasetçinin seçmenden aldığı demokratik yetkiyi, en azından o görev dönemi bitene kadar sonuna kadar muhafaza etmesi gerektiğine inanıyorum. Bu, bizi seçen seçmene duyulması gereken saygının temel bir gereğidir. Almış olduğum bu tavırdan ve sergilediğim dik duruştan dolayı haklı ve doğru bir yerde olduğumu biliyorum; bu yüzden de içim son derece rahat ve mutluyum."

Özdağ, soruşturma kapsamında yürütülen hukuki sürece de tepki göstererek, Dedetaş'ın soruşturma öncesinde kendi rızasıyla yurt dışından döndüğünü hatırlattı ve "kaçma şüphesi" gerekçesiyle tutuklanmasının hiçbir hukuki temeli olmadığını savundu.

Oğuzhan Uğur: "Şikayet etmeye babamdan utanırım"

Ümit Özdağ, cezaevindeki ikinci görüşmesini ise sosyal medya yayıncısı ve Babala TV kurucusu Oğuzhan Uğur ile gerçekleştirdi. Uğur'un babası emekli albay Hasan Atilla Uğur'un geçmişte FETÖ kumpasları nedeniyle Silivri Cezaevi'nde haksız yere hapis yattığı döneme atıfta bulunduğunu söyleyen Özdağ, Oğuzhan Uğur'un cezaevindeki mesajını şu sözlerle kamuoyuna duyurdu:

"Benim babam, PKK terörüyle bütün yaşamı boyunca en ön saflarda mücadele etmiş bir askerdir. Bu mücadelesine rağmen geçmişte FETÖ terör ve casusluk örgütünün düzenlemiş olduğu hain bir komployla tam 5 yıl 8 ay boyunca cezaevinde haksız yere yattı ve nihayetinde hukuk önünde tamamen beraat ederek çıktı. Şimdi dönüp kendi durumuma baktığımda; içinde bulunduğum bu mevcut şartlardan ötürü şikayet etmeyi, sızlanmayı her şeyden önce böylesi bir süreçten geçmiş olan babamdan utandığım için asla dile getiremem. Tamamen suçsuz olduğumu çok iyi biliyorum. Sadece ben değil, tüm kamuoyunun da suçsuz olduğumu gayet iyi bildiğini düşünüyorum. İşte tam olarak bu vicdani rahatlığın verdiği güçle, içerideki günlerimi en sağlıklı şekilde geçirmeye çalışıyorum."

Özdağ, Oğuzhan Uğur'un da babasından aldığı mirasla büyük bir özgüven ve yüksek bir moralle süreci göğüslediğini ifade etti.

Ümit Özdağ: "Adalet artık sadece mahkeme duvarlarında bir yazı"

Ziyaretlerin ardından cezaevi önünde siyasi ve hukuki gündeme dair kapsamlı bir değerlendirme yapan Zafer Partisi lideri Ümit Özdağ, Türkiye'deki mevcut adalet sistemini sert ifadelerle eleştirdi. Anayasa'nın 10'uncu maddesinde yer alan "kanun önünde eşitlik" ilkesine vurgu yapan Özdağ, muhalif seslerin baskılanması amacıyla "düşman ceza hukuku" işletildiğini ifade etti. Özdağ'ın cezaevi kapısındaki açıklamaları şu şekilde son buldu:

"Bugün Çorlu Karatepe Cezaevi'nde hem Sinem Hanım'ı hem de Oğuzhan Bey'i ziyaret ederek desteklerimizi ilettik. Ne yazık ki bugün Türkiye'de bağımsız ve tarafsız bir yargının işlediğini söylemek mümkün değildir. 'Adalet mülkün temelidir' ifadesinin artık sadece mahkemelerin arkasındaki bir duvar yazısından ibaret kaldığını, bir devlet felsefesi olmaktan çıkarıldığını üzülerek görüyoruz. İktidarın çizdiği sınırların içinde kalırsanız güvendesiniz, ancak muhalefette kalıp halkın iradesini savunmaya devam ederseniz anında haksız uygulamalarla karşı karşıya kalıyorsunuz. Bizim siyasette verdiğimiz en büyük mücadele, adaleti yeniden bu devletin temeli haline getirmek ve hukuk devletini eksiksiz şekilde tesis etmektir. Farklı fikirlerde olsak bile adaletsizliğe uğrayan herkesin yanında durmaya devam edeceğiz."

Gündemdeki "Çerçeve Yasa" eleştirisi

Ümit Özdağ, açıklamalarının devamında Ankara'da yürütülen yeni yasal süreçlere de değindi. Terör örgütü elebaşlarının muhatap alınarak hazırlanan ve meclis gündemine taşınması beklenen "Çerçeve Yasa" teklifini sert sözlerle hedef alan Özdağ, bir yandan suçsuz insanların cezaevlerinde tutulduğunu, diğer yandan ise terör unsurlarına yönelik örtülü bir affın zeminini hazırlayacak anayasa değişikliklerinin planlandığını savundu. Zafer Partisi olarak milli ve üniter devlet yapısını tahrip edecek hiçbir tasarıya geçit vermeyeceklerini belirterek konuşmasını sonlandırdı.

2026 YAŞ kararları açıklandı

Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplanan Yüksek Askeri Şura (YAŞ) toplantısı sona erdi. Erdoğan'ın imzaladığı kararlara göre Hava Kuvvetleri Komutanlığına Orgeneral Rafet Dalkıran atanırken, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu'nun görev süresi 1 yıl uzatıldı. Şura kararıyla 25 general ve amiral bir üst rütbeye, 69 albay ise generalliğe yükseltildi

04.08.2026 16:30:00
Haber Merkezi
 
2026 YAŞ kararları açıklandı
2026 YAŞ kararları açıklandı
Türk Silahlı Kuvvetleri'nde (TSK) terfi, atama, görev süresi uzatımı ve emeklilik dosyalarını karara bağlamak üzere toplanan Yüksek Askeri Şura (YAŞ), Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde bir araya geldi. Kritik zirve öncesi Anıtkabir'i ziyaret eden şura üyeleri, yaklaşık 2,5 saat süren basına kapalı görüşmenin ardından TSK'nın yeni yapılanmasını netleştirdi. Alınan kararlar, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın onayının ardından resmiyet kazandı.

Hava Kuvvetleri'nde nöbet değişimi, Deniz Kuvvetleri'nde temdit

2026 YAŞ kararlarındaki en dikkat çekici değişim hava kuvvetlerinde yaşandı. Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edilirken, bu göreve Muharip Hava Kuvveti Komutanı Orgeneral Rafet Dalkıran atandı.

Görev süresi dolan Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu'nun görev süresi ise şura kararıyla 1 yıl uzatıldı. Geçen yıl göreve atanan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel ise mevcut görevlerine devam ediyor.

Terfiler ve görev süresi uzatımları

30 Ağustos 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere ilan edilen terfi ve atama listesinin genel bilançosu şu şekilde gerçekleşti:

Rütbe Alanlar: 25 general ve amiral bir üst rütbeye yükseltildi. 69 albay ise general ve amiralliğe terfi etti.

Uzatma Alanlar: TSK bünyesindeki 24 generalin görev süresi 1 yıl, 530 albayın görev süresi ise 2 yıl süreyle uzatıldı.

Orgeneralliğe Yükselenler: Hava Kuvvetleri Komutanlığı bünyesindeki Korgeneral Erdoğan Gür, generallikteki en üst rütbe olan orgeneralliğe yükseltildi.

Emeklilik ve yaş haddi kararları

Şura bünyesinde kadro yetersizliği ve yaş sınırları sebebiyle emeklilik sevkleri de karara bağlandı. Bu doğrultuda; 2 general yaş haddini doldurması sebebiyle 01 Eylül 2026 itibarıyla emekli edildi.

Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Kadıoğlu da dahil olmak üzere toplam 61 general ve amiral, kadrosuzluk nedeniyle 30 Ağustos 2026 tarihinden geçerli olarak emekliye sevk edildi.

Şurada ilk kez yer alan isimler

Bu yılki Yüksek Askeri Şura toplantısı, kabine ve askeri bürokrasideki yeni isimlerin katılımı açısından da önem taşıyordu. Adalet Bakanı Akın Gürlek, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel, YAŞ üyesi sıfatıyla bu kritik toplantıda ilk kez yer aldılar.

Alınan kararların ardından Millî Savunma Bakanlığı ve İletişim Başkanlığı, bir üst rütbeye yükselen tüm personele devlet adına teşekkür ederek yeni görevlerinde başarılar diledi.

Erdal Beşikçioğlu'nun esrar testi pozitif çıktı

Etimesgut Belediyesine yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, hakkında yapılan ihbarlar üzerine kan, idrar ve saç örnekleri alınan Erdal Beşikçioğlu'nun esrar testinin pozitif çıktığı öğrenildi

04.08.2026 14:55:00
İhlas Haber Ajansı
 
Erdal Beşikçioğlu'nun esrar testi pozitif çıktı
Erdal Beşikçioğlu'nun esrar testi pozitif çıktı
Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının Etimesgut Belediyesine yönelik yürüttüğü soruşturma kapsamında, hakkında yapılan ihbarlar üzerine kan, idrar ve saç örnekleri alınan tutuklu Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu'nun esrar testinin pozitif çıktığı öğrenildi.

Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığınca Etimesgut Belediyesine yönelik yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu hakkında yapılan ihbarlar üzerine uyuşturucu madde kullanıp kullanmadığının tespitine yönelik kan, idrar ve saç örnekleri alındı. Yapılan incelemeler sonucunda Beşikçioğlu'nun esrar testinin pozitif çıktığı öğrenildi.

Öte yandan, Beşikçioğlu'nun 2014 yılında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği ifadede esrar kullandığını kabul ettiği ve "esrar içtiğim için pişmanım, bir daha kullanmayacağım" şeklinde beyanda bulunduğu öğrenildi.

Dışişleri Bakanlığından ilk açıklama

Dışişleri Bakanlığından Karadeniz'de saldırıya uğrayan Türk gemisiyle ilgili açıklama geldi

04.08.2026 13:41:00
AA
 
Dışişleri Bakanlığından ilk açıklama
Dışişleri Bakanlığından ilk açıklama
Dışişleri Bakanlığı, dün akşam Rusya'daki Novorossisk Limanı'ndan ayrıldıktan sonra insansız hava araçlarıyla saldırıya uğrayan Yaşar ve Nadezhda isimli Türk sahipli sivil gemilerde bulunan Türk vatandaşlarının durumunun yakından takip edildiğini bildirdi.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, "Yaşar ve Nadezhda isimli Türk sahipli sivil gemilerin dün akşam Novorossisk Limanı'ndan ayrıldıktan sonra insansız hava araçlarıyla saldırıya uğradığı ve aralarında vatandaşlarımızın da bulunduğu bir grup personelin yaralandığı öğrenilmiştir. Vatandaşlarımızın can güvenliği birinci önceliğimiz olup durumları yakından takip edilmektedir." ifadesine yer verildi.

"Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın, tüm uyarılarımıza rağmen sivil gemileri de etkileyen şekilde Karadeniz'de giderek yayılmasından ciddi endişe duyulmaktadır." ifadesi kullanılan açıklamada, önleyici tedbirler alınmadığı takdirde Karadeniz'deki tırmanmanın gıda güvenliği dahil çok boyutlu menfi yansımaları olacağına işaret edildi.

Açıklamada, savaşan taraflar başta olmak üzere ilgili tüm aktörlere Karadeniz'de seyrüsefer emniyetinin sağlanması için somut tedbirlerin ivedilikle hayata geçirilmesi yönünde yeniden çağrıda bulunuldu.

Tatilde fıtığınız raydan çıkmasın


 
Yoğun geçen bir çalışma, eğitim ve uzun bir kış mevsiminin ardından hepimizin hayali dinlenmek, yenilenmek ve keyifli bir yaz tatilinde denizin, güneşin keyfini çıkarmak. Ancak bazı sağlık sorunları, tatil planlarını ve tatil günlerini beklenmedik şekilde zorlaştırabiliyor.

04.08.2026 11:51:00
Murat Çorbacı
 
 Tatilde fıtığınız raydan çıkmasın
 Tatilde fıtığınız raydan çıkmasın

Bazı sağlık sorunları, tatil planlarını ve tatil günlerini beklenmedik şekilde sıkıntıya sokabiliyor. Kasık, göbek ve karın duvarı fıtıkları da bunların başında geliyor. Günlük yaşamda çoğu zaman hafif bir şişlik ya da ara sıra hissedilen rahatsızlık şeklinde kendini gösteren fıtıklar, özellikle yaz aylarında artan fiziksel aktiviteler, uzun yolculuklar, ağır valiz taşıma ve yüzme sonrası kendisini belli ederek tatil konforunuzu olumsuz etkileyebiliyor.

Bu nedenle yaz tatiline çıkmadan önce kasık, göbek ve karın duvarı fıtıklarının tedavilerinin mutlaka planlanması gerekiyor. Memorial Şişli Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü'nden Op. Dr. Mert Tanal, fıtıkların nedenleri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.

1. Ağır valizler fıtığı büyütebilir: Yaz aylarının gelmesiyle birlikte tatil planları hız kazanırken, kasık fıtığı, göbek fıtığı veya karın duvarı fıtığı bulunan kişilerin seyahat öncesinde bazı noktalara dikkat etmesi gerekir. Çünkü tatile giderken veya tatilde yapılan yanlış bir hareket fıtık şikâyetlerini artırarak acil cerrahi müdahale gerektirebilecek komplikasyonlara yol açabilirler. Tatil hazırlıklarının vazgeçilmezi olan valizler, fıtık hastaları için önemli bir risk oluşturmaktadır. Özellikle ağır yük kaldırmak karın içi basıncını artırarak fıtığın büyümesine ve ağrıların şiddetlenmesine neden olabilmektedir. Valizlerin mümkün olduğunca hafif hazırlanması, kaldırılması gerektiğinde ise yardım alınması gerekir.

2. Kabızlık ve ıkınmadan kaçının: Seyahatlerde değişen beslenme düzeni ve yetersiz sıvı tüketimi kabızlığa yol açabilir. Kabızlık nedeniyle oluşan ıkınma ise kasık ve karın duvarı fıtıklarının oluşabileceği zayıf noktalarda ek basınç oluşturur. Bu nedenle tatil boyunca bol su içmek, lifli gıdalar tüketmek ve bağırsak düzenini korumak fıtıktan korunmak için oldukça önemlidir.

3. Uzun süre öksürük ve zorlanmalar risk oluşturabilir: Kronik öksürük, ağır egzersizler veya ani zorlanmalar fıtık bölgesindeki basıncı artırabilir. Özellikle yaz aylarında yapılan yoğun spor aktiviteleri veya ağır eşyaların taşınması mevcut fıtığın ilerlemesine neden olabilir. Tatilde fiziksel aktiviteler planlanırken kişinin sağlık durumu mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır.

4. Denizde ve havuzda ölçülü hareket edin: Yüzme genel olarak güvenli bir aktivite olsa da ani hareketler, yüksekten suya atlama veya karın bölgesini zorlayacak aktiviteler fıtık hastalarında rahatsızlık oluşturabilir. Ağrı hissedildiğinde aktiviteye ara verilmesi ve vücudun zorlanmaması gerekir.

5. Fıtıkta ani ağrı acil durum habercisi olabilir: Kasık veya göbek bölgesindeki şişliğin aniden sertleşmesi, şiddetli ağrı gelişmesi, bulantı-kusma görülmesi ya da şişliğin içeri itilememesi fıtık boğulmasının habercisi olabilir. Bu durum acil cerrahi müdahale gerektirebileceğinden vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması gerekir.

6. Kapalı cerrahi ile tatili ertelemeye gerek kalmıyor: Özellikle kasık ve karın duvarı fıtıklarında uygulanan laparoskopik ve robotik cerrahi teknikleri, daha küçük kesilerle ameliyat yapılmasına olanak sağlayarak ameliyat sonrası ağrının azalmasına, günlük yaşama ve iş hayatına daha hızlı dönüşe katkı sağlar.

7. Seyahatten önce doktor kontrolünü ihmal etmeyin: Ameliyat önerilmiş ancak henüz operasyon geçirmemiş fıtık hastalarının uzun yolculuklardan önce doktorlarına danışmaları önem taşır. Muayene sırasında fıtığın durumu değerlendirilerek seyahate engel oluşturabilecek riskler belirlenir. Tatilinizi doktorunuzun önerileri doğrultusunda planlamanız gerekir.

8. Doğru önlemlerle güvenli bir tatil mümkün: Fıtık hastalarının tatilden vazgeçmesine gerek yok. Kasık fıtığı, göbek fıtığı ve diğer karın duvarı fıtıkları olan kişiler için tatil yapmak çoğu zaman bir engel oluşturmaz. Ancak ağır yüklerden kaçınmak, karın içi basıncını artıran davranışlardan uzak durmak ve olası uyarı işaretlerini bilmek, tatilin sağlık sorunlarıyla gölgelenmesini önlemeye yardımcı olur. Risk içeren fıtık varlığında ameliyatı olup sonrasında tatile gitmek, tatilin yarıda kesilmesinin önüne geçer.

Eleştiriye tahammülsüzlükte son perde

Sosyal medya hesabından 15 Temmuz darbe teşebbüsüne ilişkin yaptığı paylaşımın ardından tutuklanan eski AKUT Başkanı Nasuh Mahruki hakkında 'halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik' suçundan 4 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildi

03.08.2026 20:59:00
İhlas Haber Ajansı
 
Eleştiriye tahammülsüzlükte son perde
Eleştiriye tahammülsüzlükte son perde
Sosyal medya hesabından 15 Temmuz darbe teşebbüsüne ilişkin yaptığı paylaşımın ardından tutuklanan eski AKUT Başkanı Nasuh Mahruki hakkında 'halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik' suçundan 4 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildi.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca eski Arama Kurtarma Derneği (AKUT) Başkanı Nasuh Mahruki hakkında sosyal medya hesabından 15 Temmuz darbe girişimine yönelik yaptığı paylaşım nedeniyle resen soruşturma başlatılmış, Mahruki "halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama" suçundan gözaltına alınmıştı. Mahruki, 17 Temmuz günü tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.

Konuya ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, Nasuh Mahruki 'şüpheli' sıfatıyla yer aldı. İddianamede, Mahruki'nin sosyal medya hesabı üzerinden "15 Temmuz önceden fark edilmiş ancak rejim değişikliği için bir fırsat olarak görülerek bilerek engellenmemiş, kontrollü bir şekilde kalkışılmasına müsaade edilmiş bir darbe girişimidir.

Baş planlayıcısı ABD'dir, Fil'i feda etmiş, Vezir'i almıştır, Erdoğan'ı Şah yapmış Türk milletini Mat etmiştir" şeklinde paylaşım yaptığı aktarıldı. İddianamede, Nasuh Mahruki'nin paylaşımında suç işleme kastının olmadığını beyan ettiği vurgulandı.

Paylaşımın düşünce ve kanaat özgürlüğü sınırlarını aşan bir eylem olduğu aktarıldı

İddianamede, Mahruki'nin yaptığı paylaşımın düşünce ve kanaat özgürlüğü sınırlarını aşan bir eylem kapsamında kaldığı, toplum içinde infial oluşturacak nitelikte bulunduğu, şüphelinin eyleminin açık ve yakın tehlike oluşturduğu aktarıldı. Öte yandan iddianamede, şüphelinin halkın bir kesimini diğer kesimine karşı tahrik edecek nitelikte paylaşım yaptığı da anlatıldı.

4 yıl 6 aya kadar hapis cezası talebi

Hazırlanan iddianamede, şüpheli Nasuh Mahruki hakkında 'halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik' suçundan 4 yıl 6 aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi. İddianame, değerlendirilmek üzere Bakırköy Asliye Ceza Mahkemesi'ne gönderildi. Mahruki'nin önümüzdeki günlerde hakim karşısına çıkması bekleniyor.

Kabaiş rektörü işaret etti

Rojin Kabaiş'ın babası Nizamettin Kabaiş, kızının ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmanın etkin yürütülmediğini öne sürerek, üniversitedeki güvenlik kameraları, cep telefonu incelemesi ve DNA çalışmalarına ilişkin sürecin hızlandırılmasını talep etti

03.08.2026 19:20:00
Haber Merkezi
 
Kabaiş rektörü işaret etti
Kabaiş rektörü işaret etti
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi Rojin Kabaiş'ın babası Nizamettin Kabaiş, yaptığı basın açıklamasında kızının ölümüne ilişkin soruşturmanın etkin yürütülmediğini iddia etti. ANKA'nın haberine göre olayın aydınlatılması açısından kızının cep telefonunun incelenmesinin kritik önemde olduğunu belirten Kabaiş, eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun, "Telefon asit kuyusunda da olsa biz o telefonu açarız" sözlerini hatırlattı.

Kabaiş, "Madem açabiliyorsunuz, neden iki yıldır bize bu acıyı yaşatıyorsunuz? Neden telefonu İspanya'ya, Çin'e gönderiyorsunuz? Bu telefonun açılması çok önemlidir. Olayın mutlaka aydınlanacağına eminim" dedi.

Kızının ölümüne ilişkin soruşturmada üniversite yönetiminin de araştırılması gerektiğini öne süren Kabaiş, "Üniversiteyle ilgili neden bir sorgulama yapmıyorsunuz?" diye sordu.

"ÜNİVERSİTENİN KAMERA KAYITLARI NEREDE?"

Kızının kaybolduğu noktada güvenlik kulübesi ve döner güvenlik kamerası bulunduğunu belirten Kabaiş, üniversite yönetiminin aileye söz konusu kameranın çalışmadığını söylediğini ancak daha sonra Adalet Bakanlığı'na gönderilen yazıda üniversitedeki kameraların arızalı olmadığının bildirildiğini ileri sürdü.

Kabaiş, "Madem hiçbir kamera bozuk değil, o görüntüler nerede? Rojin'in telefonu neden açılmıyor? İki erkek DNA'sı neden bulunmuyor? Biz acı çekiyoruz" şeklinde konuştu.

"SORUMLU ÜNİVERSİTE YÖNETİMİDİR"

Kızının ölümüne ilişkin Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nin sorumlu olduğunu söyleyen Kabaiş, şunları kaydetti:

"Üniversite ile ilgili şu ana kadar herhangi bir kişi gözaltına alınmadı. Sorumlu üniversitedir. Sorumlu yurttur. Rektördür ve yurdun yönetimidir. Bunların hem büyük ihmalleri vardır hem de bize 17 saat sonra haber verdiler. Ayrıca rektör, kendisi gelip otopsiye müdahale etti. Delilleri kararttı. Özel olarak savcıyla görüştü. Başka bir odaya gitti. Rojin'in otopsisine başlanmadan önce her iki salona da girdi. Rojin'in cansız bedeninin bulunduğu odaya da girdi. Delilleri kararttı. Bu nettir, kesindir. Ben bunu biliyorum. Rica ediyorum, Adalet Bakanı bu konuyu takip etsin."

"REKTÖRLE İLGİLİ İDDİALAR ARAŞTIRILMALI"

Rektör hakkında bugüne kadar herhangi bir işlem yapılmadığını savunan Kabaiş, otopsinin gerçekleştirildiği geceye ait görüntülerin incelenmesini talep etti. Rektörün saatlerce hastaneden ayrılmadığını öne süren Kabaiş, bu durumun soruşturulması gerektiğini söyledi.

Kızının kaybolmasının ardından öğrencilerin düzenlediği eylemlere müdahale edildiğini iddia eden Kabaiş, üniversite yönetiminin emniyet güçlerini kampüse çağırdığını ve öğrencilerin şiddete maruz kaldığını ileri sürdü.

GÜLİSTAN DOKU ÖRNEĞİNİ HATIRLATTI

Kabaiş, Tunceli'de kaybolan Gülistan Doku dosyasını örnek göstererek, "Tunceli'de de bu olay oldu. Orada da aynı şekilde devletin valisiydi. Gülistan Doku için valiye 78 tane soru soruyorlar. Neden Rojin Kabaiş için Van Üniversitesi'nin rektörüne soru sormuyorlar? Bunun sebebi nedir?" dedi.

Yaklaşık 2 bin 500 kişinin DNA örneğinin inceleneceğinin ifade edildiğini ancak şu ana kadar yalnızca 400-500 kişinin DNA'sının incelendiğini öne süren Kabaiş, "Biz aile olarak gerçekten çok büyük acılar çekiyoruz. Çocuğumuza ne olduğunu bize söyleyin" dedi.

Mollakasım bölgesindeki çok sayıdaki villa ve iş yerinin güvenlik kameralarının da soruşturma kapsamında incelenmesi gerektiğini ifade eden Kabaiş, dosyadaki gizlilik kararı nedeniyle bilgi alamadıklarını belirterek, olayın bir an önce aydınlatılmasını istedi.

Gaziler açlık grevine başladı

Ankara Güvenpark'ta rütbe farkı gözetilmeksizin eşit özlük hakları talebiyle 21 gündür oturma eylemi yapan terör malulü er gaziler ve şehit yakınları, taleplerine somut bir çözüm üretilmemesi üzerine bugün saat 10.00 itibarıyla süresiz açlık grevine başladı. Geçtiğimiz günlerde bir gazinin hayatını kaybetmesiyle yasa boğulan alanda tansiyon yükselirken, eylemciler "Haklarımızı alana kadar buradayız" mesajı verdi

03.08.2026 17:30:00
Haber Merkezi
 
Gaziler açlık grevine başladı
Gaziler açlık grevine başladı
Türkiye'nin 81 ilinden gelerek Ankara Kızılay'daki Güvenpark'ta 13 Temmuz'dan bu yana "Gaziliğin rütbesi olmaz" şiarıyla hak arayışını sürdüren er/erbaş statüsündeki terör gazileri ve şehit ailelerinin eylemi kritik bir evreye taşındı. Hak arama mücadelesinin 21. gününde, yetkililerden beklenen somut yasal adımların atılmaması üzerine Er Şehit ve Gaziler Platformu üyeleri açlık grevine başladıklarını ilan etti.

"Ya hakkımızı alırız ya ölürüz"

Güvenpark'taki zorlu kış ve yaz şartlarına, kavurucu Ankara sıcağına rağmen çimler üzerinde adalet nöbetini sürdüren gaziler adına açıklamayı Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Genel Başkanı Erdem Çerçioğlu yaptı.

Çerçioğlu, "Terörle mücadele er gazileri olarak Ankara Güvenpark'ta sürdürdüğümüz adalet mücadelemizde taleplerimize çözüm üretilmemesi nedeniyle bugün saat 10.00 itibarıyla açlık grevimiz başlamıştır. Ya hakkımızı alırız ya da ölürüz" ifadelerini kullanarak kararlılıklarını vurguladı.

Platform, grevin ne kadar süreceğine dair bir bitiş tarihi paylaşmadı. Gaziler, taleplerinin karşılık bulmaması durumunda eylemi eşleriyle birlikte "ölüm orucuna" dönüştürebileceklerinin de restini çekti.

Erdal Özdemir'in vefatı alanı yasa boğdu

Eylemin seyrini değiştiren ve alandaki gazileri derinden sarsan en acı gelişme ise er gazi Erdal Özdemir'in hayatını kaybetmesi oldu. Parktaki nöbeti sırasında aniden fenalaşan Özdemir, memleketine götürüldüğü sırada yolda yaşamını yitirdi.

Güvenpark'ta bir araya gelen gazi arkadaşları ve şehit yakınları, Özdemir için Yasin-i Şerif okuyarak dualar etti. Bu vefat, alandaki duygusal yükü artırırken gazilerin taleplerindeki ısrarı daha da bileyen bir dönüm noktası oldu.

MSB heyetine tepki: "Sadece sırtımız sıvazlanıyor"

Geçtiğimiz günlerde Millî Savunma Bakanlığı (MSB) tarafından görevlendirilen iki tümgeneral ve bir albaydan oluşan askeri heyet eylem alanını ziyaret etmişti. Bakanlık heyetinin "MSB yanınızdadır, sizin için ne yapsak azdır" yönündeki teselli cümleleri ise gaziler tarafından sert tepkiyle karşılandı.

Platform Başkanı Çerçioğlu, askeri heyete yıllardır orduevlerine dahi alınmadıklarını hatırlatarak, "Madem yanımızdasınız, neden orduevinde bir çay içemiyoruz? Sadece Gaziler Günü'nde sırtımız sıvazlanıyor. Biz aynı üniformanın içerisinde yaralandık. Kademede kıyma makinesine eline kaptıran adamla benim hakkım aynı olamaz" sözleriyle tepki gösterdi. Gaziler, kendilerini dinlemeye gelen heyete, hamasi sözler değil TBMM'deki komisyonlara Güvenpark'tan bir temsilcinin davet edilmesini ve somut bir yasal taslak çıkarılmasını talep ettiklerini iletti.

"Evde çocuklarımızla saklambaç oynuyoruz"

Alandaki gaziler, maruz kaldıkları ekonomik ve sosyal adaletsizliği çarpıcı örneklerle dile getiriyor. Aynı çatışmada, aynı mayın patlamasında uzuvlarını kaybeden rütbeli personel ile er statüsündeki askerler arasında uçurum olduğunu belirten Güneydoğu Gazisi Veysel Kelen, bağlanan en düşük memur statüsündeki maaşla geçinemediklerini aktardı. Kelen, yaşadıkları dramı, "Çocuklarımız bizden bir şey isterken adeta evin içinde saklanıyoruz, saklambaç oynuyoruz. Verdiğimiz uzuvların neden değeri yok? Neden aramızda ayrımcılık var?" sözleriyle özetledi.

Gaziler, protez hakkı almak için 5 yıl beklemek zorunda kaldıklarını, sosyal tesislerden faydalanamadıklarını ve mevcut koşulların kendilerini adeta bir "mülteci kampı" görüntüsüne mahkum ettiğini söyleyerek adalet sağlanana dek Güvenpark'tan ayrılmayacaklarını yineledi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.