logo
17 MAYIS 2026

Ben-i Cazime olayı ve İmam Ali

Allah Resulü, Halid b. Velid’i “Beni Cazime” kabilesini İslam’a davet etmek için görevlendirmişti. Ancak Halid onlarla savaştı ve birkaçını öldürdü

11.01.2023 20:25:00
Ben-i Cazime olayı ve İmam Ali
Ben-i Cazime olayı ve İmam Ali
Allah Resulü, Halid b. Velid'i "Beni Cazime" kabilesini İslam'a davet etmek için görevlendirmişti. Ancak Halid onlarla savaştı ve birkaçını öldürdü.

Halid bin Velid'in bu davranışındaki sebebin Ben-i Cazime kabilesi ile arasında geçmişten gelen bir kan davası bulunması olduğunu söyleyen tarihçiler mevcuttur. Cahiliye yıllarında bu kabile Halid'in amcasını öldürmüştü.

Sebep her ne olursa olsun O'nun bu davranışı İslam dinine büyük zarar vermişti.

Bu durum karşısında Allah Resulü bozulan düzeni ıslah etmek ve açılan yaraları sarmak, İslam'a yönelen şerri defetmek için Hz. Ali'yi görevlendirdi.

O, kabilenin gönlünü alıp, kin ve öfke tohumlarının yüreklerine yerleşmesine engel olması için Hz. Ali'yi oraya gönderip öldürülenlerin kan bedelinin ödemesini emretti.

Hz. Ali, açık yüreklilikle Hz. Peygamberin emrini kabul etti. Öldürülenlerin kan bedelini ödedikten sonra birçok bahşişlerde de bulunarak kendilerine dedi ki:

"Öldürülmüş olanlarınızın kan bedelini ödedim ve onların ailesine verilmek üzere daha fazla bahşişte bulundum. Allah Resulü, Halid b. Velid'in bu yaptığından dolayı çok rahatsız oldu. Ve bu rahatsızlığını onun kabilesine iletti."

Resulüllah'ın Halid'in davranışından rahatsız olduğunu iletmesi ve Hz. Ali'nin onları razı etmek için böyle bir davranışta bulunması sonucunda ortaya çıkan huzursuzluk giderilmiş oldu.

Fesat tohumları temizlenerek işin sonucu tatlıya bağlandı. Hz. Ali'den başka bu işi üstlenecek kimse yoktu. Resulüllah da bu görevi bir başkasına vermeye razı değildi. 

Beraat Suresi'nin tebliği

Hicretin dokuzuncu yılının sonunda Hicaz'ın hemen hemen bütün noktalarında tevhid inancı hakim olmuştu. Ancak az bir grup, eski batıl inançlarından vazgeçmiyordu.

Bu sırada Beraat Sûresi nâzil oldu. Burada Peygamberimizin müşriklere karşı takınacağı tavır belirleniyordu ve Allah Resulü gerekirse askerî kuvvetle putperestliği ortadan kaldırmaya memur oldu.

Ve bu durumu Kurban Bayramı günü Hicaz'ın her noktasından gelen kalabalık bir insan topluluğuna ilan etmekle görevlendirildi.

Bu bir manada İslam'ın putperestliğe olan bakışını ve belirleyeceği tavrı ortaya koyan resmi bir ültimatom niteliğindeydi.

Beraat Suresi indiği zaman Allah Resulü'nün hacca gitmek gibi bir niyeti yoktu. Bu sebeple Ebu Bekir'i huzuruna çağırdı ve ona Beraat Sûresi'nin ilk ayetlerini öğretti. Ve onu kırk kişiyle birlikte Kurban Bayramı günü bu ayetleri okumak üzere Mekke'ye gönderdi.

Hz. Ebu Bekir Mekke'ye doğru yola çıktıktan sonra, Hz. Peygambere ilahi bir vahiy nâzil oldu: "Bu emirleri ya Hz. Peygamberin kendisi ya da O'ndan olan biri insanlara ulaştırsın. Bu iki kişiden başka kişinin bu işe salahiyeti yoktur."

Bunun üzerine Hz. Peygamber, Hz. Ali'yi huzuruna çağırdı. O'na Mekke'ye hareket etmesini, yolda Ebu Bekir'e yetişerek ayetleri ondan almasını ve ondan ilahi vahyin Hz. Peygambere bu ayetleri ya Kendisinin ya da Ehl-i Beyt'inden olan birisinin insanlara okumasını emrettiğini, bu yüzden bu işin kendisine havale edildiğini söylemesini istedi.

Hz. Ali, Hz. Peygamberin özel devesine bindi. Hz. Peygamberin yakın ashabından olan bir grup ile Mekke'ye hareket etti.

Ebu Bekir'e yetişerek, durumu ona izah etti. Ve ayetleri kendisinden teslim aldı. Mekke'ye girdi ve Zilhicce'nin onuncu günü Cemre- i Akabe'nin üstüne çıkarak yüksek sesle Beraat Suresi'nin on üç ayetini okudu. Ve şöyle seslendi:

"Bu yıldan sonra hiçbir müşrik Mekke'ye giremeyecektir. Kâbe çıplak olarak tavaf edilmeyecektir. Müşriklerden kimin Hz. Peygamberle imzaladığı bir antlaşma varsa bu, belirlenen süreye kadar geçerlidir."

Bu olayın insanlar üzerinde büyük tesiri oldu. Müşrikler grup grup İslam dinini kabul ettiler. Hicret'in onuncu yılında Hicaz'da şirk tamamen ortadan kalkmıştı. Bu arada, Hz. Ebu Bekir Resulüllah'ın huzuruna vardı ve korkmuş bir halde şöyle dedi:

"Ya Resulallah, benim hakkımda bir şey mi nâzil oldu? Kötü bir şey mi yaptım?"

Peygamberimiz, "Hayır" dedi. "Ancak Bana o ayetleri Benim veya Benden olan birinin tebliğ etmesi emredildi. Benim tarafımdan Ali'den başkası bu ayetleri tebliğ edemezdi" buyurdu.

Bu konuda âlimler arasında ihtilaf vardır. Allah Resulü'nün bu vazifeyi Hz. Ebu Bekir'den alarak Hz. Ali'ye vermesinin sebebi bazı âlimlere göre o dönemin Arap gelenekleridir.

İbn Esir, tefsirinde bu hadiseyi anlatıyor ve şöyle diyor:

"Arap âdetlerinde bir kimse yaptığı anlaşmayı bozmak isterse bu işi ya o kişinin kendisi ya da onun akrabalarından birisi yapmalıydı. Böyle olmazsa anlaşma bozulmuş olmuyordu. Bu yüzden Ali bu iş için seçildi."

İbn Kesir'in tefsir ettiği ayet şudur:

"Ancak müşriklerden ahidleştiğiniz kimseler bu ahitten sonra size karşı sözlerinden hiçbir surette dönmemiş, şartlardan hiçbirini bozmamış ve aleyhinize hiç kimseye yardıma kalkışmamış olanlar müstesna. Onlarla olan ahdinizi müddeti bitinceye dek tamamlayın."

Ancak bu son derece isabetsiz bir yaklaşımdır. Zira İslam, cahiliye geleneklerini tamamen yok etmiştir.

Dolayısıyla bir Arap geleneğine binaen Hz. Cebrail'in Allah Resulü'ne vahiy getirdiğini kabul etmek İslam'ın ruhuna aykırıdır. İslam cahiliye gelenekleri ile icraatta bulunmak için değil, onları yok etmek için nazil olmuştur.

Dolayısıyla Beraat Sûresi'ni tebliğ vazifesinin Hz. Ali'ye verilmesini sadece Hz. Peygamberle olan akrabalık bağıyla izah etmek akla, mantığa ve İslam'a aykırı, kasıtlı bir yaklaşımdır.

Bu vazifenin Hz. Ali'ye verilmesi O'nun Allah Resulü'ne olan yakınlığının ve Hz. Peygamber'in yanındaki değerinin bir ispatıdır.

Kaldı ki, burada söz konusu durum, yeni bir antlaşma yapmak veya yapılan bir antlaşmayı bozmaktan ziyade nazil olunan ayetlerin tebliğ edilmesidir.

Bu vazife de bizzat Cenab-ı Hak tarafından Hz. Ali'ye tevdi edilmiştir." (Prof. Dr. Haydar Baş İmam Ali eserinden)

Çorlu'da 2 polisimiz şehit oldu

Tekirdağ Çorlu'da iki polis memurunun şehit olduğu saldırıda şüphelinin yakalanma anına ilişkin görüntüler ortaya çıktı

17.05.2026 19:42:00
İhlas Haber Ajansı
Çorlu'da 2 polisimiz şehit oldu
Çorlu'da 2 polisimiz şehit oldu
Tekirdağ Çorlu'da iki polis memurunun şehit olduğu saldırıda şüphelinin yakalanma anına ilişkin görüntüler ortaya çıktı.

Tekirdağ'ın Çorlu ilçesinde psikolojik rahatsızlığı bulunduğu iddia edilen bir şahsın saldırısı sonucu iki polis memuru şehit oldu.



Olay, Reşadiye Mahallesi Kumyol Caddesi üzerindeki bir pasajda meydana geldi. İddiaya göre, hakkında tedavi görmesine yönelik mahkeme kararı bulunduğu belirtilen şahsın bölgede bulunduğu bilgisi üzerine polis ekipleri çalışma başlattı. Yapılan araştırmalar sırasında şahsa ulaşılamazken, ekiplerin vatandaşlarla birlikte bölgede yürüttüğü çalışmalar esnasında saldırı gerçekleşti.

2 polisin şehit olduğu saldırının ardından şüpheli olay yerinden kaçmaya çalışırken polis ekipleri tarafından kısa sürede etkisiz hale getirilerek yakalandı. Görüntülerde, zanlının kaçış girişimi ve ekiplerin hızlı müdahalesiyle yakalanma anı yer aldı. Soruşturmanın çok yönlü olarak sürdüğü bildirildi.

Saldırının detayları ortaya çıktı



Tekirdağ'ın Çorlu ilçesinde psikolojik rahatsızlığı bulunduğu öne sürülen bir şahsın saldırısı sonucu 2 polis memuru şehit oldu. Olayın detaylarını belediye başkanları açıkladı.
 
Olay, Çorlu ilçesi Reşadiye Mahallesi Kumyol Caddesi üzerindeki bir pasajda meydana geldi. İddiaya göre, psikolojik rahatsızlığı bulunduğu belirtilen ve hakkında tedavi görmesine yönelik mahkeme kararı bulunduğu öğrenilen şahsın pasajda olduğuna dair bilgi alan polis ekipleri bölgede çalışma yaptı.
 
İlk kontrollerde şahsa ulaşamayan ekipler, vatandaşlarla birlikte pasajdan çıktıkları sırada saldırıya uğradı. Zanlının elindeki delici aletle saldırdığı 2 polis memuru, olay yerinde şehit oldu. Saldırgan, yaralı halde kaçarken olay yerine sevk edilen ekipler tarafından etkisiz hale getirildi.
 
Çorlu Belediye Başkanı Ahmet Sarıkurt yaptığı açıklamada, "Maalesef 2 polisimiz şehit oldu. Mekanları cennet olsun. Psikolojik rahatsızlığı olan İstanbul'da yaşayan bir vatandaş hakkında tedavi görmesi ile ilgili mahkeme kararı da alınıyor. Ailesinin de ihbarı üzerine kolluk kuvvetlerince tedavi ettirilmesi üzerine takip ediliyor.
 
Pasajda olduğuna dair ekipler bilgi alıyor. Polis arkadaşlarımız kontrol ediyor. İlk başta bulamıyorlar sonra vatandaşlarla çıktıklarında aldığımız bilgiye göre şüpheli şahıs delici aletle polislerden birine saldırıyor ve şehit ediyor. Sonra diğer arkadaşımızı da şehit ediyor. Hastane yanında bomba ile ilgili değerlendirme oldu ama kolluk kuvvetlerimiz tedbir maksatlı imha ediyor, tehlikeli bir durum söz konusu değil" dedi.
 
Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Candan Yüceer ise, "Gerçekten çok üzücü bir olay. 2 kahraman şehidimize Allah'tan rahmet diliyorum. Ailelerine sabırlar diliyorum. Allah askerimize, polisimize zeval vermesin" ifadelerini kullandı.
 
Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Adalet Bakanı Gürlek'ten Kocaeli Adliyesine ziyaret

Adalet Bakanı Akın Gürlek ve Bakan Yardımcısı Sedat Ayyıldız, Kocaeli Adliyesini ziyaret ederek yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı

17.05.2026 18:04:00
İhlas Haber Ajansı
Adalet Bakanı Gürlek'ten Kocaeli Adliyesine ziyaret
Adalet Bakanı Gürlek'ten Kocaeli Adliyesine ziyaret
Adalet Bakanı Akın Gürlek ve Bakan Yardımcısı Sedat Ayyıldız, Kocaeli Adliyesini ziyaret ederek yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın dün Kocaeli programı kapsamında kente gelen Bakan Akın Gürlek ve Bakan Yardımcısı Sedat Ayyıldız, Kocaeli Adliyesinde temaslarda bulundu. Bakan Gürlek ve Bakan Yardımcısı Ayyıldız'ı adliyeye gelişlerinde; Kocaeli Cumhuriyet Başsavcısı Semih Akgün, Adalet Komisyonu Başkanı Kamil Kaya, başsavcı vekilleri ile ağır ceza ve ticaret mahkemesi başkanları karşıladı.
Cumhuriyet Başsavcılığı makamında gerçekleşen görüşmede, adliyenin mevcut genel durumu ve işleyişi hakkında fikir alışverişinde bulunuldu. Ziyarette ayrıca, yapımına başlanması planlanan yeni adliye binasının ihale süreci ve adliye personeline yönelik yeni lojman inşaatı projelerine ilişkin Bakan Gürlek'e kapsamlı sunum yapıldı.İHA

Diyarbakır merkezli 23 ildeki uyuşturucu operasyonunda 279 tutuklama

Diyarbakır merkezli 23 ilde gerçekleştirilen narkotik operasyonunda 322 şüphelinden 279'u tutuklandı

17.05.2026 15:30:00
İhlas Haber Ajansı
Diyarbakır merkezli 23 ildeki uyuşturucu operasyonunda 279 tutuklama
Diyarbakır merkezli 23 ildeki uyuşturucu operasyonunda 279 tutuklama
Diyarbakır merkezli 23 ilde gerçekleştirilen narkotik operasyonunda 322 şüphelinden 279'u tutuklandı.
Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Gençlerimizin geleceğini karartan uyuşturucuyla mücadelemiz kapsamında, 14 Mayıs'ta kapsamlı bir operasyon gerçekleştirmiştik. Operasyonda gözaltına alınan 322 şüpheliden 279'u tutuklandı, 27'si hakkında adli kontrol kararı verildi, 16'sı da serbest bırakıldı. Diyarbakır'da uyuşturucu tacirlerine göz açtırmamaya kararlıyı" ifadelerine yer verdi.İHA

Kadir İnanır'ın hastalığına dair hastaneden ilk açıklama...


 
15 Mayıs Cuma günü, Acıbadem Fulya Hastanesi’nde tedavi altına alınan  sanatçı Kadir İnanır’ın sağlık durumu ile ilgili Başhekim Prof. Dr. Hüsnü Görgen, açıklama yaptı. 

16.05.2026 15:07:00
Haber Merkezi
Kadir İnanır'ın hastalığına dair hastaneden ilk açıklama...
Kadir İnanır'ın hastalığına dair hastaneden ilk açıklama...

15 Mayıs Cuma günü, Acıbadem Fulya Hastanesi'nde tedavi altına alınan  sanatçı Kadir İnanır'ın sağlık durumu ile ilgili Başhekim Prof. Dr. Hüsnü Görgen, açıklama yaptı.

Görgen, şunları söyledi: "15 Mayıs'ta hastanemize başvuran hastamız Kadir İnanır; yapılan tıbbi değerlendirme sonrası; pnömoniye (zatürre) bağlı gelişen solunum sıkıntısı nedeniyle yoğun bakım servisine alınmıştır. Tedavisi, yoğun bakım koşullarında sürdürülmekte ve entübasyon gerektirmeden uygulanan non-invaziv solunum desteği verilmektedir. Genel durumu yakından izlenen hastamızın klinik durumunda dünden bu yana kısmi iyileşme gözlenmiştir. Hastamız, bir süre daha yoğun bakım servisinde takip edilecektir."

Erdoğan'dan savaşın neden bitmediğine dair değerlendirme...


 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kazakistan dönüşünde uçakta, ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarına ilişkin, "Öncelikle İsrail'in kışkırtmalarının etkisiz kılınması, sonra da gerçek bir barışın inşa edilmesi şart" dedi.

16.05.2026 15:01:00
HABER MERKEZİ
Erdoğan'dan savaşın neden bitmediğine dair değerlendirme...
Erdoğan'dan savaşın neden bitmediğine dair değerlendirme...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi 6. Toplantısı ve Türk Devletleri Teşkilatının (TDT) Gayriresmi Zirvesi'ne katılmak üzere gittiği Kazakistan dönüşü uçakta açıklamalarda bulundu.

Krizin ana nedeni İsrail'in kışkırtmaları

Erdoğan, ABD/İsrail-İran Savaşı'nın neden bitmediğine ilişkin şunları söyledi: "Şimdi bu krizi doğuran ana etkenlerden biri, her fırsatta vurguladığım gibi, İsrail'in bitmek bilmeyen kışkırtmalarıdır. Birtakım hayaller ve ütopyalara kapılan İsrail, bu tahriklerle, bölgemizi kendi hevesleri uğruna ateşe atmaktan çekinmediğini defalarca gösterdi. İsrail istiyor ki, bu savaş bölge geneline yayılsın ve bölgemizdeki pus daha da artsın. Öncelikle İsrail'in kışkırtmalarının etkisiz kılınması, sonra da gerçek bir barışın inşa edilmesi şart. Türkiye olarak, bu kaosun daha çetrefilli bir tabloya dönüşmeden ortadan kalkması için biz elimizden gelen gayreti gösteriyoruz ve göstereceğiz."


"Türkiye, Avrupa Birliği için büyük bir fırsattır"

Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne tam üyelik vizyonuna ilişkin soruya karşılık Erdoğan, bu vizyonu birilerine rakip olmak veya çelme takmak için ortaya koymadıklarını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Biz, samimi bir şekilde Avrupa Birliği'nin parçası olarak hem ülkemizi hem Birliği kuvvetlendirmek istiyoruz. Fakat Avrupa Birliği maalesef bunun farkında değil. Avrupa Birliği bunun farkında değil diye, biz ideallerimizden vazgeçemeyiz. Türkiye, içinde yer aldığı yapılara yük olan değil, yük alan bir ülkedir. Türkiye, Avrupa Birliği için büyük bir fırsattır ve Birlik bunu değerlendirmek konusunda tarihi bir karar vermek durumundadır. Avrupa, daha önce de ifade ettiğim gibi, bir yol ayrımına gelmiştir ve bu yol ayrımında durumu çok daha dikkatli değerlendirmelidir."
Türkiye'nin F-35 programına geri dönüşüne ilişkin soru üzerine Erdoğan, "F-35 konusunda taleplerimiz ortada. Arkadaşlarımız Amerikalı muhataplarıyla temaslarını sürdürüyor. Müspet bir netice almayı umuyoruz" dedi.

Terörsüz Türkiye'de yol haritası

Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin soruyu cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Terörsüz Türkiye'nin 86 milyonun birlik, beraberlik ve ebedi kardeşliğini perçinleyecek bir hedefin adı olduğunu ifade etti. Erdoğan, şunları kaydetti: "Geride bıraktığımız 18 ayda hem kayda değer mesafe aldık hem de TUSAŞ saldırısı gibi gizli-açık pek çok badire atlattık. Bunlara rağmen yolumuzdan dönmedik. Meclis komisyonumuz, uzlaşı temelinde bir yol haritası ortaya koydu. Yapıcı ve çözüm odaklı bir yaklaşımla yol haritasının hayata geçirilmesi gerekiyor. Sorumluluk duygusuyla hareket edilmesi, bu noktada çok çok önemlidir. Silah bırakmanın ivmelenmesi için İstihbarat Teşkilatımız çalışıyor. Şurası bir gerçek ki ilk günden beri sürecin başarısı için dua edenler, çaba gösterenler olduğu gibi, bundan rahatsız olanlar da var. Süreç bugüne kadar, kendi doğal güçlükleriyle beraber, bunlara rağmen de ilerledi. Biz kararlıyız, 'Terörsüz Türkiye'yi istemeyenleri sevindirmeyeceğiz. Kararlıyız, bunlara fırsat vermeyeceğiz. Niyetimiz hayırdır, yolumuz hayırlıdır. Allah'ın izniyle akıbetimiz de hayırlı olacaktır. 'Terörsüz Türkiye' hedefine, bütün engelleri vakar içinde aşarak mutlaka ulaşacağız. Cumhur İttifakı olarak bunu dayanışma ve eş güdüm içinde, maşeri vicdanın rehberliğinde ve milletin çizdiği rotada yürüyerek gerçekleştireceğiz."

Bakan Uraloğlu: Otobüs bileti 12 saat kalana kadar tam iade edilebilecek

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Şehirler arası otobüslerde hareket saatine 12 saat kalana kadar tam ücret iadesi yapılmasını zorunlu hale getirdik" dedi. Bakan Uraloğlu ayrıca SRC Kurye ve Kurye Faaliyet belgelerinin 1 Ocak 2027'ye kadar temin edilmesine imkan tanıdıklarını ifade etti

16.05.2026 12:23:00 / Güncelleme: 16.05.2026 12:28:48
İHA
Bakan Uraloğlu: Otobüs bileti 12 saat kalana kadar tam iade edilebilecek
Bakan Uraloğlu: Otobüs bileti 12 saat kalana kadar tam iade edilebilecek
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Karayolu Taşıma Yönetmeliği'nde sektörel ihtiyaçlar, dijitalleşme hedefleri ve operasyonel verimlilik doğrultusunda kapsamlı değişikliklere gidildiğini bildirdi. Değişiklikler 16 Mayıs tarihli Resmi Gazete'de yayımlandı. Bakan Uraloğlu, yapılan düzenlemelerle birlikte karayolu taşımacılığında hem hizmet kalitesinin artırılacağını hem de sektörde uygulama birliğinin güçlendirileceğini belirterek "Karayolu taşımacılığında vatandaşlarımızın haklarını daha güçlü şekilde koruyan, sektörümüzün ihtiyaçlarına daha hızlı cevap veren ve dijitalleşmeyi merkeze alan yeni bir dönemi başlatıyoruz" ifadelerini kullandı.

Terminallerde yeni düzenleme

Uraloğlu, taşımacıların terminallerde yaşanan yoğunluklardan etkilenmesinin önüne geçmek amacıyla yeni bir düzenleme yapıldığını belirterek, "Terminallerde yer bulunamaması halinde yerel makamlarca tahsis edilen veya gösterilen alanların kullanılabilmesine yönelik yasal altyapıyı oluşturduk" dedi.
Mevsimlik tarım işçilerinin taşınmasına yönelik de düzenleme yapıldığını kaydeden Uraloğlu, D3 yetki belgesi sahiplerinin yalnızca kendi tarım alanlarında çalışacak mevsimlik tarım işçilerini taşıyabilmesine imkan sağlandığını söyledi.

Dijital tebligat zorunlu hale gelecek

Karayolu taşımacılığında dijital dönüşümü hızlandıracak adımlar attıklarını belirten Bakan Uraloğlu, tüm yetki belgesi sahipleri için Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi'ni zorunlu hale getirdiklerini ifade etti. Uraloğlu, "UETS zorunluluğunu 1 Ocak 2027 itibarıyla devreye alacağız" dedi.

"Uluslararası lojistik işletmeciliği faaliyeti yürütecekler için geçmiş geçerlilik süreleri hesaplamaya dahil edilecek"

Uluslararası lojistik işletmeciliğinde aranan tecrübe şartına ilişkin de açıklamada bulunan Uraloğlu, "Uluslararası lojistik işletmeciliği faaliyeti yürütecekler için aranan 3 yıllık tecrübe şartında dayanak olan yetki belgelerinin geçmiş geçerlilik süreleri de hesaplamaya dahil edilecek" açıklamasında bulundu.

Uraloğlu ayrıca, yetki belgesi devir işlemlerinde ise mesleki yeterlilik şartının sağlanma süresinin 45 günden 60 güne çıkarıldığını ifade etti.

Kurye taşımacılığına yeni yükümlülükler

Kurye taşımacılığı alanındaki yeni yükümlülükler hakkında açıklamada bulunan Uraloğlu, kargo taşımacılığı yetki belgesine sahip taşımacıların kurye gönderisi taşımaları halinde kurye yükümlülüklerine uygun faaliyet göstermelerinin zorunlu hale geldiğini bildirdi.

SRC Kurye ve Kurye Faaliyet Belgeleri'nin 1 Ocak 2027'ye kadar temin edilmesine imkan tanındı

SRC Kurye ve Kurye Faaliyet belgelerinin 1 Ocak 2027'ye kadar temin edilmesine imkan tanıdıklarını ifade eden Uraloğlu ayrıca, 2013 model ve öncesi otomobillerin B2 ve D2 belgelerine ilavesine ilişkin süre uzatımı sağlandığını kaydetti.

Açık bilet düzenlenmesi zorunlu olacak

Yolcu haklarına ilişkin düzenlemelere de değinen Bakan Uraloğlu, "Vatandaşlarımızın mağduriyet yaşamaması adına şehirler arası otobüslerde hareket saatine 12 saat kalana kadar tam ücret iadesi yapılmasını zorunlu hale getirdik. Ayrıca sefer başlayana kadar açık bilet düzenlenmesi zorunlu olacak" açıklamasında bulundu.

Otobüs firmalarının ücret tarifelerini Bakanlığa önceden bildirebilmesine imkan sağlandığını ifade eden Uraloğlu, firmaların azami 1 ay sonrasına kadar geçerli olacak tarifeleri sisteme tanımlayabileceklerini ve gerekli durumlarda 10 gün içerisinde düzeltme başvurusu yapabileceklerini söyledi.

Şoför yaş sınırları genel mevzuata uyumlu hale getirilecek

Sürücüler için uygulanan yaş sınırlarının genel mevzuat hükümlerine bırakıldığını belirten Uraloğlu, muayenesi bulunmayan taşıtların ise yetki belgesine kayıtlı olsa dahi trafik güvenliği gerekçesiyle yurtdışına çıkışına izin verilmeyeceğini kaydetti.

Turizm amaçlı yolcu taşımacılığında otomobil kullanımına ilişkin yeni düzenlemeler

Ev eşyası taşımacılığı faaliyetlerinde yalnızca kamyonetle taşımacılık yapmak isteyenler için azami 1 kamyonet sınırı getirildiğini belirten Uraloğlu, turizm amaçlı yolcu taşımacılığı faaliyetlerinde otomobil kullanımına ilişkin yeni düzenlemeler yapıldığını belirterek, Yerli Malı Belgesi'ne sahip otomobillerin kullanılması halinde kullanılabilecek taşıt adetlerine ilişkin teşvik mekanizmasının devreye alındığını bildirdi.

Uraloğlu ayrıca kalkış veya varış noktası büyükşehir olan ve tarifeli faaliyet gösteren D4 yetki belgeleri için U-ETDS veri iletim zorunluluğunun kaldırıldığını ifade etti. Engelli ve diyaliz hastalarını tek taşıtla taşıyan D2 belgeli taşımacıların mesleki yeterlilik şartından muaf tutulacağını belirten Uraloğlu, fiili taşıma imkanı bulunmayan taşımacılar için de ODY-ÜDY şartının aranmayacağını söyledi.

Kademeli ceza sistemi

Bakan Uraloğlu, kapsam dışı faaliyet gösteren taşımacılara yönelik cezaların düzenlendiğini belirterek, "Kuralsız ve kayıt dışı taşımacılığın önüne geçmek amacıyla kademeli ceza sistemini devreye alıyoruz. Buna göre ilk ihlalde 21 bin 333 lira, ikinci ihlalde 42 bin 666 lira, üçüncü ihlalde 106 bin 665 lira, dördüncü ihlalde ise 213 bin 330 lira idari para cezası uygulanacak. Beşinci ihlalde ise yetki belgesi iptal edilecek" dedi.

Uraloğlu ayrıca terminal işletmeciliğinde geçerli belge olmadan faaliyet gösterilmesinin de engelleneceğini söyledi.

Oyun bağımlılığı ergenlerde saldırganlık riskini yükseltiyor


 
Türkiye Yeşilay Cemiyeti, dijital oyun bağımlılığı ile öfke ve saldırganlık arasındaki ilişkiye dikkat çekerek, özellikle ergenlerin ruh sağlığı açısından bu alanın yakından takip edilmesi gerektiğini vurguladı.

16.05.2026 09:26:00
HABER MERKEZİ
Oyun bağımlılığı ergenlerde saldırganlık riskini yükseltiyor
Oyun bağımlılığı ergenlerde saldırganlık riskini yükseltiyor

Türkiye Yeşilay Cemiyeti, dijital oyun bağımlılığı ile öfke ve saldırganlık arasındaki ilişkiye dikkat çekerek, özellikle ergenlerin ruh sağlığı açısından bu alanın yakından takip edilmesi gerektiğini vurguladı.

Oyun sırasında yaşanan kayıplar, başarısızlık hissi veya engellenme gibi durumlar öfke tepkilerini tetikleyebilirken, aşırı oyun oynama bu duyguların yoğunluğunu artırabiliyor. Duygusal düzenleme becerilerinin zayıflaması ise bu sürecin saldırgan davranışlara dönüşmesine zemin hazırlayabiliyor.
13-17 yaş arası ergenlerle yürütülen araştırmalar, şiddet içerikli video oyunlarının sözel ve fiziksel saldırganlık ile pozitif yönde ilişkili olduğunu gösteriyor.

Aynı çalışmalarda, empati kurma becerisi ile şiddet içerikli oyun tercihleri arasında bağlantılar bulunurken, duygusal empati düzeyi arttıkça bu tür oyunlara yönelimin azaldığı tespit ediliyor. Ayrıca, yaş küçüldükçe şiddet içerikli oyunlar ile fiziksel saldırganlık arasındaki ilişkinin güçlendiği görülüyor. Çin'de lise öğrencileriyle yapılan araştırmalar ise yüksek saldırganlık düzeyine sahip bireylerin daha fazla psikolojik sıkıntı yaşadığını, oyun bağımlılığı belirtileri gösterdiğini ve şiddet içerikli oyunlara daha fazla maruz kaldığını ortaya koyuyor.

Sağlıklı ebeveyn-çocuk ilişkisi ve dengeli denetim, çocukların ihtiyaçlarını karşılayarak oyun bağımlılığı riskini azaltırken; zayıf iletişim, aile içi sorunlar ve olumsuz akran ilişkileri riski artırabilir.

İklim değişikliği göçmen kuşların kimyasını bozdu


 
 
Türkiye genelinde etkili olan sert hava koşulları, ani sıcaklık değişimleri ve küresel ısınmanın getirdiği ekosistem değişimleri nedeniyle göçmen kuşların bu yılki yolculukları gecikirken, kuş sayısı ve hareketliliğinde gözle görülür düşüş yaşandı.

16.05.2026 09:22:00
AA
İklim değişikliği göçmen kuşların kimyasını bozdu
İklim değişikliği göçmen kuşların kimyasını bozdu

Türkiye'de kuş halkalama çalışmaları, önemli göç noktalarında kurulan Samsun'daki Cernek, Iğdır'daki Aras, Ankara'daki Eymir, Antalya'daki Boğazkent, İstanbul'daki Avcılar, Kocaeli'deki Ormanya istasyonlarında aktif olarak sürüyor.

Ankara Üniversitesi, ODTÜ ile Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünün işbirliğinde ve Ornithological Society of the Middle East'in (OSME) destekleriyle 9 yıldır faaliyet gösteren Eymir Kuş Halkalama İstasyonu'nda bugüne kadar yaklaşık 100 farklı türden binlerce kuş halkalandı.

Sağlık kontrolleri yapılan kuşlar, takılan özel halkalar sayesinde göç yolculuklarında takip ediliyor. Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Arzu Gürsoy Ergen, Eymir'in Ankara gibi büyük bir metropolün hemen yanında yer alan önemli bir yaban hayatı alanı olduğunu söyledi. Bu yıl Türkiye genelinde alışılmışın dışında sert hava koşullarının etkili olduğunu belirten Ergen, "Hava koşulları sert gitti, soğuk gitti, yağışlar çok fazlaydı. Bu nedenle göçmen kuşlar beklediğimizden daha geç geldi" diye konuştu.

Göç güzergahlarında besin kaynaklarının da azaldığına dikkati çeken Ergen, "Sert hava koşulları nedeniyle böcekler, yemişler ve meyveler azaldı. Kuşlar göç süresince yeterince beslenemediği için alana ulaştıklarında yağ ve kas skorları neredeyse sıfırdı" açıklamasını yaptı. Ergen, iklim değişikliğinin etkilerinin tek yıllık verilerle değerlendirilemeyeceğini, net sonuçlara ulaşabilmek için uzun yıllara dayanan verilere ihtiyaç duyulduğunu ancak bu yıl yaşanan tablonun değişken hava şartları nedeniyle göçmen kuşlar üzerindeki etkilerini daha görünür hale getirdiğini söyledi.

'Gizli tuz'a dikkat


 
Gizli tuz, yemeklere eklenen tuz dışında gıdaların doğal yapısında veya işlenme sürecinde bulunan tuz olarak biliniyor. Ekmek, peynir, zeytin, hazır çorbalar, soslar, cipsler, salçalar, kuruyemişler, turşu ve salamura gıdalar, işlenmiş et ve şarküteri ürünleri ile paketli ürünler en önemli gizli tuz kaynakları olarak öne çıkıyor.

16.05.2026 09:12:00
MURAT ÇORBACI
  'Gizli tuz'a dikkat
  'Gizli tuz'a dikkat

Modern yaşamın hızına ayak uydururken beslenme alışkanlıkları da giderek değişiyor. Hazır ve işlenmiş gıdaların günlük yaşamda daha fazla yer almasıyla birlikte, farkında olmadan tüketilen tuz miktarının arttığına değinen İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Emine Dündar, "Fazla tuz tüketimi yalnızca sofradaki lezzeti değil, uzun vadede sağlığımızı da doğrudan etkiliyor. Özellikle kalp-damar sistemi ve böbrekler üzerinde kritik sonuçlara yol açabilen aşırı tuz tüketimi, yaşam kalitesini düşüren sağlık sorunlarının başlıca nedenleri arasında" dedi.
Fazla tuz tüketiminin vücutta sodyum birikimine yol açtığını belirten Dündar, "Sodyum suyu tutma eğilimindedir. Bu durum damar dışına sıvı geçişini artırarak dokular arasında su birikmesine neden olur. Böbrekler fazla sodyumu atmakta zorlandığında ise vücut dengeyi sağlamak için daha fazla su tutar. Sonuç olarak özellikle ayaklar, bilekler, bacaklar ve yüzde şişlik yani ödem ortaya çıkar. Bu tablo genellikle gün içinde artan, akşam saatlerinde belirginleşen bir şişlik şeklinde kendini gösterebilir. Sürekli tekrar eden ödem şikâyetlerinin ise mutlaka bir uzman tarafından değerlendirilmesi gerekir" uyarısında bulundu.

Gıdaların etiketlerine dikkat!


Gizli tuzun, yemeklere eklenen tuz dışında gıdaların doğal yapısında veya işlenme sürecinde bulunan tuz olduğunu dile getiren Dündar, "Ekmek, peynir, zeytin, hazır çorbalar, soslar, cipsler, salçalar, kuruyemişler, turşu ve salamura gıdalar, işlenmiş et ve şarküteri ürünleri ile paketli ürünler en önemli gizli tuz kaynaklardır. Bu nedenle kişi bu ve benzeri besinlere tuz eklemediğini düşünse bile günlük alım farkında olmadan yükselir. Bu nedenle öncelikle gizli tuz kaynaklarının farkına varmak gerekir. Paketli ve işlenmiş gıdaların tüketimini azaltmak, etiket okumak önemli bir adımdır. Yemeklerin tuz eklemeden önce tadına bakmak ve miktarı kademeli olarak azaltmak damak tadının uyum sağlamasını kolaylaştırır. Limon, sirke, sarımsak ve çeşitli baharatlar tuz yerine lezzet artırıcı olarak kullanılabilir. Ayrıca evde yeme alışkanlığı kazanmak ve dışarıda hazır gıda tüketimini azaltmak da tuz alımını belirgin şekilde düşürür" şeklinde konuştu.

Tuzun 7 zararı

İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Emine Dündar, uzun vadede yüksek tuz tüketiminin zararlarını sıraladı:
• Yüksek tansiyon: Damar basıncını artırarak hipertansiyona yol açar.
• Kalp hastalıkları: Kalbin yükünü artırarak kalp krizi ve kalp yetmezliği riskini arttırır.
• Böbrek hasarı: Böbrek fonksiyonlarının azalmasına, protein kaçağına ve hatta kronik böbrek hastalığına zemin hazırlayabilir.
• Felç riski: Beyin damarlarında hasar oluşturarak inme riskini artırır.
• Ödem: Vücutta sıvı tutulmasına ve şişliklere yol açar.
• Kemik kaybı: Kalsiyum atılımını artırarak kemik sağlığını olumsuz etkiler.
• Mide hastalıkları: Mide mukozasını etkileyerek gastrit ve bazı mide hastalıklarına zemin hazırlar.

İnegöl'de trafik denetimlerinde gecelik hasılat fena değil!


 
 
 Bursa'nın İnegöl ilçesinde polis ve jandarma ekiplerince trafik denetimlerinde sürücülere çeşitli ihlaller gerekçesiyle toplam 500 bin lira ceza uygulandı. Bir ilçede bir gecede bu kadar ceza tahsilatının çıkması dikkat çekti. 

16.05.2026 09:02:00 / Güncelleme: 16.05.2026 09:08:15
HABER MERKEZİ/AA
İnegöl'de trafik denetimlerinde gecelik hasılat fena değil!
İnegöl'de trafik denetimlerinde gecelik hasılat fena değil!

Bursa'nın İnegöl ilçesinde polis ve jandarma ekiplerince trafik denetimlerinde sürücülere çeşitli ihlaller gerekçesiyle toplam 500 bin lira ceza uygulandı.

İnegöl İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Büro Amirliği ekipleri ile İlçe Jandarma Komutanlığına bağlı trafik ekiplerince ilçe genelinde eş zamanlı trafik uygulaması yapıldı.
Uygulamada, çok sayıda araç durdurularak sürücülerin belgeleri kontrol edildi.

Uygulama sırasında "dur" ihtarına uymayarak kaçan bir araç, polis ekiplerinin kovalamacası sonucu yakalandı.
Sürücü hakkında işlem yapılırken sürücü belgesine 60 gün süreyle el konuldu, araç ise 60 gün trafikten men edildi.

Ayrıca, alkollü araç kullandığı belirlenen 2 sürücünün de sürücü belgesine el konuldu.
Emniyet ve jandarma ekiplerinin ortak gerçekleştirdiği uygulamalarda toplam 500 bin lira cezai işlem uygulandığı öğrenildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.