logo
09 ŞUBAT 2026

Beş para

24.10.2021 00:00:00

En başta paramızı beş paralık yaptılar.


Beş paralık hale sokulan paramıza bağlı olarak, emeğimiz beş para, alın terimiz beş para, asgari ücret beş para, emekli maaşımız beş para, tarlamız, çayırımız, dağımız ovamız, yaylamız beş para ve toprağımızda yetişen her ne varsa beş para.


Elin paraları karşısında değeri sıfıra doğru koşan paramıza bağlı olarak ülkede değer olarak, değerli olarak, kıymet biçilen her ne varsa sudan ucuz hale geldi.


Bizim ülkemizde, bizim emeğimizle, bizim alın terimizle üretilen her ne varsa adeta bize altın kesildi ama yabancıya sudan ucuz hale geldi.


Elin oğlu cebindeki çerez parası ile, beğendiği şehrimizden, beğendiği daireleri, beğendiği binaları rahatlıkla satın alacak hale geldi.


Bu ülkenin insanına her şey aşılması imkansız dağlar gibi ama elin oğluna sudan ucuz…


Çok değil birkaç sene evvel, günlüğü üç-beş dolara çalışıyorlar diye Çinlilere acıyasımız gelirdi, ayda kazandıkları şu kadar dolara geliyor diye nasıl geçinebildiklerine hayret ettiğimiz bazı ülkelerin haberleri yer alırdı basınımızda da onlara yardım etmeyi düşünürdük zaman zaman.


Mevcut iktidar kadrosunun yirmi senede her şeyimizi har vurup harman savurması sayesinde, hemen her alanda bilimsel gerçeklerden ve binlerce yıllık tecrübelerden uzak bir şekilde davranması, kararlar alması, yasalar yapması ve keyfi uygulamaları yaygınlaştırması sebebi ile paramız pul olurken, hallerimiz yaman oldu, bin bir çeşit sıkıntıdan ve özellikle geçim sıkıntısından ötürü hanelerimize bir hal oldu, sanki soframıza haremiler dadandı, sanki huzurumuza, mutluluğumuza yadeller kastetti, gözlerimiz duman, gönüllerimiz duman, dağlarımız duman oldu ve kesinlikle buğdayımız saman oldu.


İçinde bulunduğumuz yılın son çeyreğini de bitirmek üzere iken, Artvinli merhum halk ozanı Huzuri Baba'yı bir kez daha hatırladık ve hem onu, hem de onun gibi dertlerimizi dile getiren, yaşadıkları çağın, gelecek zamanların tercümanı olan şairlerimize nice rahmetler diledik.


Aşık Huzuri yıllar evvel, nice on yıllar evvel tespitlerde bulunmuş ki sanki günümüzü anlatmış hem de çok güzel, çok net anlatmış:


 


       Şimdiki zamanda her şey tersine


       Yahşi satılmadan yaman satılır


       Altın sarf edemez doğru bir kişi


       Eğri tunç gezdirse hemen satılır


 


Merhum şairimizin bu dörtlüğünde ustalıkla resmettiği fotoğraf, günden güne ne yazık ki netleştiği için bugün içinde bulunduğumuz garip halleri, acınası halleri yaşıyoruz.


Huzuri Baba'nın ikinci dörtlüğü daha enteresan:


 


       Değerli insanlar kalmıştır yalnız


       Değersizler elde gezer tertemiz


       Alan kör satan kör kantar ayarsız


       Buğdaydan pahalı saman satılır


 


       Dünyada başa gelir gelmeyen akla


       Herkes dil altına koyar bir bakla


       Huzuri sabreyle metahın sakla


       Bir gün gelir öyle zaman satılır.


 

 
Aziz Karaca / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.