İtalyanlar Lukaku'yu Fenerbahçe'ye gönderdikleri için bayram yapıyor
Fenerbahçe'nin yeni transferi Lukaku, iyi başlamadı. Golcü oyuncunun performansı, sarı-lacivertlilerin gol sorununu çözmekten şimdik çok uzak olduğu görülüyor
16.09.2026 15:50:00
Haber Merkezi
Fenerbahçe'nin yeni transferi Romelu Lukaku, Türkiye kariyerine iyi başlamadı. Golcü oyuncunun performansı, sarı-lacivertlilerin gol sorununu çözmekten şimdik çok uzak olduğu görülüyor. İtalya'da ise bu transferin satıcı konumundaki Napoli açısından çok büyük bir başarı olduğu konuşuluyor.

İtalyan basını, Napoli'nin yaz transfer döneminde Belçikalı golcü Romelu Lukaku'yu Fenerbahçe'ye göndermesini adeta bir yönetim başarısı olarak nitelendirdi.

Napoli taraftarları ve spor camiası, tecrübeli santrforun yüksek maliyetinden ve düşen performansından kurtulmayı kutlarken, Lukaku'nun Türkiye macerasındaki etkisiz görüntüsü İtalya'da geniş yankı buldu.

Arena Napoli'de yer alan analizde Napoli'nin, performans olarak gerileyen oyuncuyu 6 milyon Euro artı bonuslar karşılığında Fenerbahçe'ye satıp milyonlarca Euro'luk maaş yükünden kurtulması "küçük bir transfer başyapıtı" ve "mucize" olarak yorumlandı.

Napoli Sportif Direktörü Giovanni Manna'nın yaz döneminde imza attığı en kritik hamlelerden biri Romelu Lukaku'nun satışı olduğu savunuldu.
Lukaku Galatasaray'ın elinden böyle kapıldı
Ayase Ueda'nın Fenerbahçe'ye gelmeyi reddettiği günün ertesinde Fenerbahçe ile daha önceki yıllarda da sık sık çalışan menajerin Cihan Kamer'i arayarak, 'Gardi, Napoli ile Lukaku için görüştü. Osimhen ile beraber oynatmak istiyorlar.' dedi. Sarı-lacivertliler de Aziz Yıldırım'ın onayıyla Belçikalı yıldıza imza attırdı
16.09.2026 13:13:00
Haber Merkezi
Fenerbahçe, Lukaku'yu neden aldı? Kim ön ayak oldu? Kim aldırdı? Kim onay verdi? Belçikalı oyuncunun transferiyle ilgili pek çok soru var cevap bekleyen.

Söz gelimi Fenerbahçe, Vedat Muriqi'yi 2. santrfor almıştı. Birinci santrfor için konuşulan isim aylarca Serhou Guirassy oldu. Hatta son gün Ayase Ueda gelse, Lukaku alınmayacaktı.
Ancak Japon oyuncu, Türkiye'yi istemedi. Yıldırım da "Santrfor bu hafta bitecek." dediği için Lukaku geldi.

Kim mi ön ayak oldu? Fenerbahçe Kulübünü bilen hem Belçika hem de İtalya bağlantıları olan gurbetçi bir menajer devreye girdi. Hatta iddiaya göre o menajer Cihan Kamer'e "Gardi, Napoli ile Lukaku için görüştü. Osimhen ile beraber oynatmak istiyorlar." bile dedi.

Ocak ayında Tedesco veto etmişti. İddia o ki, Enner Valencia benzeri Ollie Watkins ya da Ayase Ueda tarzı santrfor isteyen İsmail Kartal'ın da Lukaku'ya onayı yoktu. Hatta alınacağı zaman "iki tane pivot santrforumuz olacak." dedi.

Kartal'ın onayı yok ama Aziz Yıldırım'ın onayı olmadan bu transfer olamazdı. Günün sonunda Başkan Aziz Yıldırım "Tamam." dediği için Lukaku alındı.
Osimhen için çok kritik karar
Osimhen için her ne kadar 'oynayacak' dense de, Trabzonspor maçında dinlendirilip kadroya alınmaması, sezon geneli düşünüldüğünde en gerçekçi yaklaşım olarak öne çıkıyor
16.09.2026 11:30:00
Haber Merkezi
Okan Buruk daha önce yaptığı açıklamada Victor Osimhen'in oynamak istemesine rağmen klinik kontroller olumsuz çıkarsa kesinlikle risk alınmayacağını belirtmişti. Her ne kadar 'oynayacak' dense de Nijeryalının, Trabzonspor maçında dinlendirilip kadroya alınmaması, sezon geneli düşünüldüğünde en rasyonel yaklaşım olarak öne çıkıyor.

Victor Osimhen, Başakşehir maçında acı hisseder hissetmez kenara geldi. Bu belki de 2-3 ay sahalardan uzak kalma ihtimalini ortadan kaldırsa da yapılan açıklama hiç de müjde şeklinde değil.

Galatasaray'dan yapılan açıklamada yer alan 'kanama ve ileri-orta düzey zorlanma' ifadesi Trabzonspor maçında oynama şansını mucizelere bırakıyor. Ancak son 1-2 gündür sosyal medyada ciddi bir şekilde Osimhen'in Avni Aker'deki zorlu maç için Trabzon'a götürüleceği konuşuluyor. Peki Osimhen'in Trabzonspor deplasmanında oynaması nasıl riskler barındırıyor? Fotospor bunları uzmanına danıştı:

Adale lifleri henüz tam iyileşmeden yüksek tempoya girmek, yırtığın 3. seviyeye evrilmesine neden olabilir. Bu durum 10-15 günlük bir aksamayı 2-3 aylık uzun bir sakatlık dönemine dönüştürür.

Kasık bölgesinde tam iyileşme sağlanmadan yapılan zorlamalar, nüks oranı en yüksek sakatlık türlerindendir. Sezonun geri kalanında sürekli tekrarlayan bir "kronik sakatlık" tablosu oluşturabilir.

Süper Lig'deki tek bir derbiyi kurtarma uğruna Osimhen'in riske edilmesi, Avrupa kupalarındaki kritik grup ve eleme maçlarında takımı golcüsüz bırakma tehlikesi yaratır.
Aziz Yıldırım'ın Mahmut Uslu'ya ihtiyacı var
Aziz Yıldırım'ın en büyük gücü her zaman kriz anlarındaki kararlılığı ve kulüp üzerindeki tarihsel ağırlığı olurdu. Ancak Yıldırım, ekibini istediği gibi kuramadı ve daha da önemlisi Mahmut Uslu'yu kaybetti
16.09.2026 11:10:00
Haber Merkezi
Yıldırım'ın en büyük gücü her zaman kriz anlarındaki kararlılığı ve kulüp üzerindeki tarihsel ağırlığı olurdu. Ancak ekibini istediği gibi kuramadığı için ve daha da önemlisi Mahmut Uslu'yu kaybettiği için, üstüne üstlük üslubunu da dijital çağın gerçeklerine adapte etmeyince her seferinde 'rüzgara karşı konuşmak' zorunda kalan eski bir tüfek haline gelmiş durumda.

Aziz Yıldırım eskiden çıkıp konuştuğunda ya da sessiz kaldığında futbol kamuoyunda yer yerinden oynardı... Son dönemde Aziz Yıldırım çıkıyor konuşuyor ama adeta balona üflüyor.

Öyle ki Kadıköy'de kaybedilen Beşiktaş derbisinden sonra yaptığı açıklama bırakın ses getirmeyi, 1 saat sonra unutuldu gitti bile.

Roma maçından sonra yaptığı açıklama ise daha da vahimdi. Öyle ki İsmail Kartal için "İstifa mistifa yok" demesine rağmen "camianın evladı" denilerek getirilen Kartal'ı bile idmana çıkaramadı.

Yıldırım'ın sözünün bu kadar "havada" kalmasıyla ilgili ilgi çekici bir iddia var. O da yanına yönetici olarak aldığı isimlerin kendisine hiç destek atmaması.

Özellikle Yıldırım'ın Mahmut Uslu'yu kaybettikten sonra tamamen tek başına kaldığı; bir şeyler beklediği Cihan Kamer'in (açıklamaları ters tepiyor), Barış Göktürk'ün (başkan adaylığı için zemin hazırlamak adına sessiz kalıp görünmez olduğu iddia ediliyor) sessizliğe gömüldüğü iddia ediliyor.

Eski dönemde Aziz Yıldırım'ın az ama tam zamanında konuşması açıklamalarını olay haline getirirdi. Son dönemdeki sık açıklama trafiği, "mesajın değerini" düşürdü. Yıldırım'ın ilk olarak sessizliğe çekilmesi ve yalnızca kırılma anlarında sahneye çıkması gerekiyor gibi duruyor. Ancak hem Beşiktaş derbisi hem de Roma maçından sonraki açıklamalar zorunlu gibiydi.

Mahmut Uslu gibi "siper olacak", Yıldırım'ın üzerindeki reaksiyonu emip kamuoyu önünde sert çıkışları üstlenecek bir kurmay eksikliği çok net ortada.
Sadettin Saran'dan Aziz Yıldırım'a bombardıman
Fenerbahçe'nin eski başkanı Sadettin Saran, bir dost sohbetinde Aziz Yıldırım yönetiminin transferlerini yerden yere vurdu
16.09.2026 10:13:00
Haber Merkezi
Fenerbahçe'nin eski başkanı Sadettin Saran, bir dost sohbetinde Aziz Yıldırım yönetiminin transferlerini yerden yere vurdu. Lukaku transferiyle ilgili Tedesco'nun vetosunu hatırlattı. O dönemde Alman teknik adamın Belçikalı oyuncu için söylediklerini söylerse Yıldırım'ın istifa etmek zorunda kalacağını savundu.

Fenerbahçe öyle zor bir zamandan geçiyor ki başka bir camiada olsa her kafadan bir ses çıkardı. Hatta Galatasaray'da çoktan ortalık yangın yeri olmuştu.
Beşiktaş'ta hocanın değil, başkanın da kellesi isteniyor olurdu. Ancak son 20-25 yıl içinde Fenerbahçe içine kapandı. Demokratik çarklar durdu.

Belki de Fenerbahçeliler en fazla konuşmaları gereken zamanda yine sessizler. Hatta öyle bir ortam var ki ne "Hoca ne olacak?" diyen var ne "Bu transferleri kim neye bakarak yaptı?" diye soran var.
Sadettin Saran döneminin yöneticileri ise Aziz Yıldırım yönetiminin sürekli kendi arkalarından konuşup yaşanan süreci aralarında çok sert şekilde değerlendiriyorlar. Eski başkan Sadettin Saran katıldığı bir arkadaş toplantısında iddialı ifadeler kullandı:

"Guirassy ile anlaşmıştık. Bitmiş işi bozdular, Lukaku'yu aldılar. Lukaku için Tedesco'nun söylediklerini size söylesem başkanın istifa etmesi gerekir.
Nathan Aké ile zaten biz anlaştık. Bir ara bozacaklar diye çok korktum.
Sol beke Robertson'la anlaşmıştık. Ne Brown'u satabildiler ne Oosterwolde'u gönderebildiler. Bereket Brown çok iyi oynuyor, Allah'ı var.

Aldıkları Greenwood'u da Hakan Safi zaten bitirmişti. Onu bile alamayacaklardı; camia bastırmasa bitirmeyeceklerdi.
Sidiki'nin arkasından salladılar, bize demediklerini bırakmadılar. Sattıkları rakamlar ortada. Kasaya sayesinde para koydular.

Aldığımız Kante ve Guendouzi olmasa orta sahaya da transfer yapamazlardı. Ertan (Torunoğulları) 'İsterlerse hemen satarım' dedi, duymazdan geldiler."
Serdal Adalı'nın yeni yönetimi şekillendi
Beşiktaş’ta 4 Ekim’de yapılması planlanan olağanüstü seçimli genel kurul öncesinde Serdal Adalı’nın yönetim kurulunda ciddi bir revizyona gitmesi bekleniyor. Yönetime girecek isimler konusunda pek çok iddia var... Kimlerin kesik yiyeceği ise henüz netleşmiş değil. Ancak belki de en büyük sürpriz Hakan Daltaban'la olacak.
15.09.2026 12:22:00
Haber Merkezi
Beşiktaş'ta Serdal Adalı "beklenen" ama açıklandığı gün itibarıyla 'baskın' olarak anılan seçimle ilgili süreç yerine oturmaya başladı. Şu anki İkinci Başkan Hakan Daltaban'ın derneklerden sorumlu yönetici pozisyonuna kaydırılabileceği; İkinci Başkanlık koltuğu içinse Murat Kılıç veya Emre Tezmen isimlerinin tartışıldığı camiada yüksek sesle konuşuluyor.
Mete Düren dönüyor
Geçmiş dönemlerde de kulüpte görev almış tecrübeli yönetici Prof. Dr. Mete Düren'in yeni listede yer almasına kesin gözüyle bakılıyor.
Adalı'nın daha önceki dönemlerde birlikte çalıştığı bir diğer isim olan Doğan Küçükemre'nin de yeni yönetimin önemli isimleri arasında olabileceği konuşuluyor.
Fırat Fidan, Kemal Erdoğan, Vedat Kumuşoğlu, Mahir Kaplan, Süleyman Eren ve Coşkun Kaya listeye dahil edilmesi düşünülen isimler arasında geçiyor.
Gidecekler belirsiz
Henüz ismi doğrudan "kara listeye" alınan veya basına çizik yediği kesinleşen yöneticilerin listesi netleşmiş değil. Ancak yeni katılacak 4-5 ağır top isim nedeniyle, mevcut yönetimdeki pasif veya operasyonel yükü az olan bazı asil ve yedek üyelerin liste dışı kalacağı konuşuluyor.
Davinson Sanchez profesyonellik dersi veriyor
Galatasaray'da yaz boyunca "ha gitti, ha gidecek" denilen Davinson Sanchez, Başkan Dursun Özbek'in "Satmıyorum" demesiyle Serie A ve Premier Lig şansını belki de sonsuza kadar kaçırdı. Ancak klasik bir Latino oyuncu gibi "Küstüm, oynamıyorum" demek yerine İskandinav profesyonelliğinde "Kaldım, o zaman işimi en iyi şekilde yaparım" diyerek ders veriyor.
15.09.2026 12:11:00
Haber Merkezi
Galatasaray'ın yıldız ismi Davinson Sánchez yaz boyunca ortalarda yoktu... Hatta Kante'nin Dünya Kupası yarı finali oynamasına; Ederson'un bile "Dönmeyeceğim" demesine rağmen, Brezilya, Kolombiya'dan sonra elenmiş olsa da Ederson daha erken döndü. Ancak Davinson Sánchez herkesten sonra geldi. Öyle geç geldi ki ilk resmi maçına hiç hazırlık maçında oynamadan çıktı. Çünkü Kolombiyalı stoper, Dünya Kupası'na gitmeden önce yönetimden "İyi teklif gelirse gideyim" sözü almıştı.
Satış Özbek'ten döndü
Galatasaray, aslında Davinson ve menajerine göre iyi teklifler de aldı. Ancak Başkan Dursun Özbek satışı engelledi. Çünkü önerilen, masaya getirilen Fikayo Tomori'nin Davinson'un ikamesi olmadığı, çok güvendiği danışmanları tarafından kendisine iletildi.
Küsmedi, oynadı
Böyle bir durumda pek çok oyuncu, özellikle de Latin oyuncular küser; Como'ya gidip Serie A'da ya da Bournemouth'a gidip Premier Lig'de oynamadığı için "mızıkçılık" yapardı. Ancak Davinson, üst düzey bir İskandinav profesyoneli gibi davrandı. Hiç sorun çıkarmadı. İlk 5 haftanın en iyileri arasına girmeyi başardı.
Kilit oyuncu
İkili mücadelelerde yüzde 58, zeminde yüzde 65 ve hava topunda yüzde 55 başarı oranının yanı sıra maç başına 3.4 hava topu kazanması da Davinson'un ceza sahası savunmasındaki caydırıcılığının kanıtı.
Maç başına 7.8 tehlike engelleme ve 3.8 top geri kazanım; pozisyon bilgisinin ve sezgilerinin yüksek olduğunu, tehlikeyi büyümeden sezip bertaraf ettiğinin en net ifadesi.
Başarılı top sürmede yüzde 100 oran (0.4) ve 32.0 km/h maksimum (bu hızla koşsa, 100 metreyi 11.25 saniyede tamamlar) hız, topu geriden ileriye taşıma ve arkaya kaçan topları yakalama konusundaki atletik kapasitesini öne çıkarıyor.
Osimhen, Trabzonspor karşısında yok
Galatasaray'ın Nijeryalı yıldızı Osimhen'in Başakşehir karşısında acıyı hisseder hissetmez kendini kenara alması daha büyük bir felaketi önlemiş olsa da tanıda yer alan "kanama ve ileri-orta düzey zorlanma" ifadesi Trabzonspor maçında oynama şansını mucizelere bırakıyor. Teknik heyetin, sezonun kalanını riske atmamak adına Nijeryalı golcüyü Avni Aker deplasmanında dinlendirmesi en rasyonel karar gibi duruyor
15.09.2026 12:10:00
Haber Merkezi
Galatasaray, cumartesi akşamı Trabzonspor için sezonun kırılma maçına çıkacak... Amed deplasmanından sonra Konya deplasmanından da yenilgi ile dönen bordo-mavililer için Galatasaray maçı sezonun ya başlayacağı ya da biteceği maç olacak. Bir de geçen sezondan kalan "elektrikli" ortamı da hesaba katarsak sarı-kırmızılılar için de Avni Aker'de çıkılacak maç sezonu "psikolojik" olarak koparma maçı olabilir.

İlk 5 maçta zaten yenilmeyen, sadece 1 beraberlik alan Galatasaray, Trabzonspor deplasmanından da galibiyetle dönerse "Yenilmezler artık" psikolojisini rakiplerinin üzerine yıkabilir. Böyle bir durumda Okan Buruk için en kritik isim Victor Osimhen olacak. Peki Nijeryalının oynama ihtimali var mı?

OSIMHEN'İN SON DURUMU
Sağ adduktor adale grubunda kanama ve zorlanma var. Bu tanı, sakatlığın basit bir kas spazmı olmadığının, adale liflerinde belirgin yırtık ve kanama içerdiğinin kanıtı.

İleri-orta düzeydeki adduktor zorlanmalarında iyileşme, doku tamiri ve kanamanın emilme süreci en az 3 ila 6 hafta sürer. Yani Trabzonspor maçında Osimhen için "Oynayacak" demek biraz hayalcilik; çünkü sakatlığının üzerinden sadece 10 gün geçti.

Sakatlığın 10. gününde kas lifleri henüz tam anlamıyla kaynamamış ve kanama kontrolü yeni sağlanmış olur. İğne veya yoğun fizyoterapi ile sahaya sürülmesi durumunda, kısmi yırtığın 3. derece seviyesine geçme ve oyuncuyu 2-3 ay sahalardan uzak tutma riski çok yüksektir.
Greenwood 'yemeğini' Hakan Safi pişirdi, Aziz Yıldırım yedi
Fenerbahçe Başkan Adayı Hakan Safi, seçim döneminde Mason Greenwood ile sağladığı mutabakatla transferin temellerini attı. Greenwood'un Fenerbahçe'ye gelmesinde Safi'nin payı unutulmaz
15.09.2026 11:40:00
Haber Merkezi
Fenerbahçe Başkan Adayı Hakan Safi, seçim döneminde Mason Greenwood ile sağladığı mutabakatla transferin temellerini attı. İngiliz oyuncuya İstanbul'daki yaşam standartları, birinci yıldız rolü ve vizyon eksiksiz anlatıldı. Greenwood kararını "şıp" diye verdi. Marsilya'nın eski futbol direktörü Medhi Benatia'nın "Fenerbahçe'ye gitme kararını çok hızlı verdi" sözlerinin arkasında da Safi'nin payı unutulmaz.

Fenerbahçe'de büyük bir patlama yapan Greenwood, kariyerinde geçirdiği çalkantılı süreçlerden sonra düzenli oynayabileceği, birinci yıldız statüsünde olacağı ve Şampiyonlar Ligi sahnesinde kendini gösterebileceği bir ortam arıyordu. Fenerbahçe'nin sunduğu yüksek finansal şartlar ve ilk 11 garantisi, Premier Lig veya La Liga'da yaşayabileceği olası medya baskısını ve belirsizliği üstlenmekten daha mantıklı geldi. Marsilya'nın eski futbol direktörü Medhi Benatia'nın "Daha fazla risk almadan garanti ve güçlü bir seçeneği kabul etti" tespiti bu transferin özünü oluşturuyor.

HAKAN SAFİ, GREENWOOD İÇİN ÇOK ÇALIŞTI
Aziz Yıldırım'ın karşısına başkan adayı olarak çıkan Hakan Safi'nin seçim sürecinde Greenwood tarafıyla ve Marsilya'yla bir ön mutabakat sağladığı; bu süreçte oyuncuya Türkiye'deki yaşam standartlarının, Fenerbahçe'deki rolünün ve proje vizyonunun detaylıca anlatıldığı biliniyor.

FENERBAHÇE'YE ÇOK ÇABUK İKNA OLDU
Oyuncunun İstanbul seçeneğine zihnen hazırlanmış olması, Benatia'nın belirttiği "Fenerbahçe'ye gitme kararını çok hızlı bir şekilde verdi" ifadesini de doğruluyor aslında.

AZİZ YILDIRIM GOLÜ ATTI
Fenerbahçe'nin sunduğu cazip maaş ve pazarlık sonucu Yıldırım yönetiminin bitirdiği bonservis rakamları, Greenwood'un kararında anahtar rol oynadı.

RAKİPLERİN GÜCÜ YETMEDİ
Atletico Madrid, oyuncunun geçmişteki saha dışı bagajı ve maaş yükü nedeniyle masadan çekildi. Al Ahli ise hem oyuncuya beklediği net projeyi sunamadı hem de rakamlar oyuncunun Türkiye teklifini reddetmesini sağlayacak kadar ezici olmadı.
Galatasaray'da Ugochukw belirsizliği
Lesley Ugochukwu, sadece Galatasaray'ın değil, belki de sezonun üzerinde en fazla tartışılan transferi konumunda
15.09.2026 11:28:00
Haber Merkezi
Ugochukwu'nun sahada kaldığı 38 dakikada tamamen "hata yapmama" psikolojisiyle oynaması, top kaybetmemek adına sadece yan ve geri paslara yönelmesi, ancak pozisyonu gereği yapması gereken top kazanma, baskı kırma ve fiziksel üstünlük kurma işlevlerini yerine getirememesi Galatasaray'da soru işaretlerinin tavan yapmasına neden oldu. Chelsea ve Rennes'in gördüğü potansiyeli parçalı forma ile henüz gösterememesi oldukça dikkat çekici.

Lesley Ugochukwu, sadece Galatasaray'ın değil, belki de sezonun üzerinde en fazla tartışılan transferi konumunda... Okan Buruk'un "Bunu nereden buldun?" diye eleştirildiği Nijeryalı oyuncu, 3 maçta sadece 38 dakika sahada kalabildi; maç başına aldığı süre 38 dakikayı bile bulmadı. Bu durum akıllara "Chelsea neden bu kadar yatırım yaptı?" ve "Rennes nasıl Camavinga'nın ikamesi olarak gördü?" sorularını getirdi.

UGOCHUKWU GALATASARAY'DA ETKİSİZ BAŞLADI
İlk 5 haftada sadece 38 dakika forma giyen Ugochukwu, Galatasaray taraftarının aklında neler bıraktı bilinmez ama istatistikler pek çok şeyi anlatıyor.

Belki de sahada çok kısa sürelerde kaldığı için %93 pas isabeti ve kendi yarı sahasında %100 isabetle oynaması, topu aldığında riske girmekten korktuğunun göstergesi. Çünkü sanki tek işi topu en yakınındaki arkadaşına aktarmakmış gibi hareket etti. 0 kilit pas ve 0 uzun top ile hücuma katkı sağlamak kafasında yok gibi.

Bunun yanına bir de ön libero pozisyonundaki bir oyuncu için 38 dakikada 0 top çalma, 0 pas arası ve 0 hava topu mücadelesi eklenince "Acaba soruların arkası boş değil mi?" düşüncesi akıllara oturuyor.

0.05 xG ve 0.02 xA beklentileri ile ceza sahası çevresinde ya da duran toplarda da skora etki edecek bir tehdit yaratamamış. Maç başına sadece 11 topla buluşma ve 29.8 km/s maksimum hız, oyuncunun maç ritminden uzak olduğunu ve henüz takımın temposuna adapte olamadığını da aslında net bir şekilde gösteriyor.