Bağımsız Türkiye Partisi'nin İstanbul Beyoğlu Belediye Başkan Adayı olarak Beyoğlu İlçesi dâhilinde ikamet eden vatandaşlarımızın sorunlarına göz attığımda aslında gerek iktidar gerek muhalefet partilerinin belediyecilik anlayışlarındaki temel sorun hemen göze çarpıyor:
Belediyelerimiz, başkanından müdürlerine, sorumlu yöneticilerinden çalışanlarına ve hatta Halka İlişkiler Masası'na kadar adeta dipsiz bir kuyu!
Eskiden kör, dil ve sağır olmakla suçlanırdı yöneticilik makamında bulunanlar; zaman değişti yerini farklı bir atalet türü aldı adeta.
Artık sizi görüyorlar, dinliyorlar, 'en kısa zamanda ilgileneceğiz' diye yanıt veriyorlar ama adeta dipsiz bir kuyuya taş atmışsınız gibi gerçek bir çözüm üretmiyorlar ya da geçici veya idareten çözümleri paketleyip size sunuyorlar.
Yine de haksızlık etmeyelim ve cümlemizi 'az sayıda belediye bunun dışında olmak üzere' diye düzelterek devam edelim:
Ve yine insanımızın yorumlarına da göz atarsanız aynı şikâyetler ne hikmetse seçime doğru son 6 aylık dönemde birdenbire hatırlanmış ve kısıtlı zamanda hepsi çözülemediği için bir kısmı imkanlar dâhilinde bir şekilde ele alınmış.
Yazık değil mi?
Son aylara sıkıştırılarak çözülebilen sorunlar bize gösteriyor ki aslında tüm bu sorunlar vaktinde çok daha hızlı ve çok daha verimli, ekonomik yöntemlerle çözülebilirmiş. Demek ki seçim bir şekilde kazanıldıktan sonra halk tabiri ile adeta yatılmış!
İnsanı yaşat ki devlet yaşasın!
Ne de güzel söylemiş Şeyh Edebali!.. Önce insan demiş. Yaşatılması gereken, mamur edilmesi gereken öncelikle insandır demiş. İnsana yatırım yaparsan zaten devlete de yatırım yapmış olursun demiş başka bir tabirle de.
İşte Bağımsız Türkiye Partisi Belediye Başkan Adayları'nın farkı tam da burada başlıyor.
Bizim için biz-siz yok! Bizler sizdeniz! Bizler, sizleri ve bizleri yaşatmak istiyoruz.
Bizim öğretmenimiz de 'önce insan' diyen Prof. Dr. Haydar Baş.
25 Ocak tarihli 'Haydar Baş'a göre Haydar Baş kimdir?' köşe yazımız tam da bu öğretmen sıfatını kendi dilinden özetlemekteydi.
Haydar Baş'a göre kimdir Prof. Dr. Haydar Baş biliyor musunuz?
Ben bunu Bağımsız Türkiye Partisi'nin İstanbul Belediye Başkanı Adayları tanıtım gecesinde öğrendim.
Kendisinin hemen arkasındaydım, Beyoğlu İlçesi adayı gösterilmenin haklı sevincini ve gururunu taşırken işitiverdim.
Hepimiz dikkat kesilmiş bir vaziyette kendisinin çalışmaları ile ilgili bizleri adeta bilgilendirdiği konuşmasında bir ara bir anda, 'Ben öğretmenim' dedi.
Evet, 'ben öğretmenim' dedi.
İşte ben de tam da bu yüzden 'lider bir ilim adamıdır' dedim.
Tarih çok insanı 'lider' sıfatıyla kaydetmiştir, tarih çok insanı da 'ilim adamı' sıfatıyla kaydetmiştir ama 'lider ilim adamı' ise tarihte pek nadirdir.
Ve bu lider ilim adamı şu an tarih yazıyor ama şu an kendisi 'tarih değil', bizatihi canlı, yanıbaşımızda, bizim aramızda.
Ve ben de diyorum ki; tarih yanıbaşında olup da ona sahip çıkamayanlardan biri olarak yazmasın bizleri.
Cem Kayalı / diğer yazıları
- Borsa İstanbul’da yeni düzenleme şart / 11.02.2021
- Borsa İstanbul’un küçük yatırımcıları / 06.01.2021
- Atı alan İngiltere sadece Üsküdar’ı geçmedi! / 05.01.2021
- Hemen barış, şimdi barış; savaşma barış! / 22.10.2020
- Buğdayda beklenmeyen düşüş / 31.08.2020
- Diyanet İşleri Başkanlığı çalışanlarına çağrı-III / 05.08.2020
- Türkiye, KKTC ve Doğu Akdeniz / 23.07.2020
- Tartus’u anlamadan Akdeniz’i anlamak / 12.07.2020
- Sadece ‘O’ bıkmadı! / 24.04.2020
- Kimdir Sayın Prof. Dr. Haydar Baş? / 17.04.2020
- Borsa İstanbul’un küçük yatırımcıları / 06.01.2021
- Atı alan İngiltere sadece Üsküdar’ı geçmedi! / 05.01.2021
- Hemen barış, şimdi barış; savaşma barış! / 22.10.2020
- Buğdayda beklenmeyen düşüş / 31.08.2020
- Diyanet İşleri Başkanlığı çalışanlarına çağrı-III / 05.08.2020
- Türkiye, KKTC ve Doğu Akdeniz / 23.07.2020
- Tartus’u anlamadan Akdeniz’i anlamak / 12.07.2020
- Sadece ‘O’ bıkmadı! / 24.04.2020
- Kimdir Sayın Prof. Dr. Haydar Baş? / 17.04.2020



























































