Ey ahali, duyanlar duymayanlara duyursun, bilenler bilmeyenlere bildirsin; halk olarak artık bizim bin odalı bir sarayımız var.Sarayımızın inşa ve imar faaliyetleri nihayete erdiği zaman oda sayısının bin üç yüzleri bulacağı müjdesi de dört bir yanda dönüp durmaktadır.Şehirlerin varoşlarında, gecekondularda zor şartlarda yaşayan, elektrik ve su faturalarını ödemek için kıvranan, kılı kırk yaran vatandaşlar da artık gam ve kederlerini tatil edebilirler, çünkü bu bin odalı saraya halk olarak onlar dahi ortaktırlar!Günün kararması ile semt pazarlarına koşan, Pazar artıklarından, çöplerden günlük, haftalık sebze ve meyve ihtiyaçlarını karşılamaya çalışan çilekeş analar, eli nasırlı amcalar da artık bu çilelerine bir son verip şen şakrak sevinebilirler, çünkü bu milletin birer ferdi olarak onlar da bu muhteşem sarayın ortakları arasındadırlar!Ev kredisi alıp taksitleri ödeyemediği için evine haciz konulmuş, araba kredisi alıp taksitleri ödeyemediği için arabasına ilgili banka tarafından el konulmuş olan vatandaşlarımız da fazla üzülmesinler, çünkü onlar dahi bu ülkenin halkından olarak bin kusur odalı sarayda pay sahidirler!Mazotun aşırı pahalılığından ötürü kapının önündeki traktörünü çalıştıramayan, çalıştırdığı halde ekip-biçtiğinden verim alamayan, hep zarar eden eli nasırlı köylümüz, çiftçimiz dahi artık şen şakrak olup sevinç taklaları atabilirler, çünkü kendileri dahi zaten "milletin efendisi" sıfatı ile bin odalı sarayın tabii ortaklarıdırlar!İşlerinin bozulmasından ve geçim sıkıntısından ötürü boşanan çiftler, bozulan yuva sahipleri de artık lütfen kendilerini toparlasınlar, akıllarını başlarına alsınlar ve bilsinler ki, bu ülkenin vatandaşları olarak Ankara'nın göbeğindeki bin üç yüz odalı sarayın hissedarıdırlar!Milletimiz, son on iki yılda üç katına, beş katına çıkan şehirlerdeki icra dairelerine bakıp da karamsarlığa kapılmasınlar, tarım aletlerine ve tarlalara gelen icralar dahi morallerini sakın bozmasın, duyanlar duymayanlara aşkla ve şevkle duyursunlar ki başkentin göbeğinde bin üç yüz odalı bembeyaz bir sarayın ortaklarıdırlar!Evsiz-barksız, yurtsuz-yuvasız, kimsiz-kimsesiz parklarda, ağaç diplerinde günlerini ve gecelerini geçirmek zorunda kalan vatandaşlarımız da artık bu sefil hayatlarına bir son verip, normal şartlarda bir hayata dönebilirler, çünkü mademki bu halkın arasındadırlar dolayısıyla onlar dahi şu meşhur sarayın ortaklarından sayılmalıdırlar!Bundan böyle, Pazar param olmadığı için Pazar artıklarını topluyorum diye yakınmanın, mazotun üçte ikisi vergi olduğu için ekemiyorum-biçemiyorum, emeğimin karşılığını alamıyorum diye feryad etmenin bir âlemi yok, çünkü Ankara'da bin küsur odalı sarayın ortakları arasındasınız!Artık bundan böyle, işim bozuldu, iflas ettim, faturalar birikti, arabama, evime haciz geldi, bu nasıl gidişattır türünden yakınmaların bir manası kalmadı, çünkü sizler dahi sarayın hissedarlarındansınız!Öyle bir servet, öyle bir sermaye ki, dededen toruna kıyamete kadar intikal edecek tükenmez bir kaynak.Aynen; "bir kavanoz pekmez yala yala bitmez" deyiminde olduğu...
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Dağlar gram gelir yanında senin / 12.01.2026
- Değirmende ezberlediğim Kur’an ayetleri / 10.01.2026
- Son yaprak kopacak elbet birazdan / 02.01.2026
- ‘İnen hak aşkına…’ / 30.12.2025
- Yoksulun halini onlar ne bilsin? / 26.12.2025
- Özetin özeti… Hayatın özeti… / 24.12.2025
- Üç aylar iklimi derman olsa derdimize / 22.12.2025
- Var mı bir gören? / 16.12.2025
- Ey insan! / 14.12.2025
- Negatif büyüme! / 12.12.2025
- Değirmende ezberlediğim Kur’an ayetleri / 10.01.2026
- Son yaprak kopacak elbet birazdan / 02.01.2026
- ‘İnen hak aşkına…’ / 30.12.2025
- Yoksulun halini onlar ne bilsin? / 26.12.2025
- Özetin özeti… Hayatın özeti… / 24.12.2025
- Üç aylar iklimi derman olsa derdimize / 22.12.2025
- Var mı bir gören? / 16.12.2025
- Ey insan! / 14.12.2025
- Negatif büyüme! / 12.12.2025




























































































