HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 13 HAZİRAN 2021, PAZAR

Bir medeniyetin iflası nedir bilir misin?

23.07.2002 00:00:00
Bir medeniyetin iflası nedir, bilir misin?

En berbat kişiler sahte kurtarıcı görüldüğünde, en hayasız işler ayyuka çıkartıldığında, insanı sahte yapan kıymetler ayaklar altında çiğnenip uygarlık dendiğinde...

Bir medeniyetin iflası nedir, bilirmisin?

İnsan bozulur, insanlık diye bir şey kalmaz ve yüksünür medeniyet insanı taşımaktan.

Anlatabildik mi derdimizin ne kadar büyük olduğunu?

Para yoksa, çalışır kazanırsın. Cehalet diz boyuysa, savaşır herkesi eğitirsin; insanları bilgisayarlı yapar, tüm bir yurdu okullarla donatırsın. Caddeler, devasa iş merkezleri, parkların yoksa, uğraşır geniş bulvarlar açar, yollar yaparsın. Etrafı gökdelenlerle donatır, köprüler ve geçitler kurar, dört bir tarafı imar edersin.

Lakin her şey yapılır, her şeyin bir çaresi bulunur amma (!) insan bozuldu mu ne çaresi var, ne hiç bir şeye, hiç bir meseleye çözüm getirebilirsin.

Boşuna dememişler et bozulur tuzlarsın, ya tuzun bozulursa ne yaparsın?

Bir yazar, medeniyetleri koca bir konağa benzetmiş... Ne kadar haklı. Her şey dağılsa, yerinden edilse de konak yerli yerindeyse henüz her şey bitmiş değildir. Fakat asıl kıyamet, konağın kendisi yandığında kopar. Çünkü insanlık bu konağın, bu medeniyetin enkazı arasında bütün değerlerini, kıymetlerini, ruhunu, vicdanını bu küller arasında, bu is, çamur içinde kaybeder. Ve medeniyet de artık bu konağın enkazından başka bir şey değildir.

Şimdi bir medeniyetin iflası nedir bilir misin?

Grand tuvalet giydirilmiş bir insan sokaklarda, başını sokacağı bir evi, soğuklarda sığınacağı bir yuvası, aç kaldığında karnını doyuracak bir hanesi olmadığı zaman nasıl gıpta edilemez ve örnek gösterilmezse buna benzer biçimde, Batı olsun, Avrupa olsun medeniyetin harika çocuğu olarak örnek verilemez. Çünkü çağdaşlık ölçütü olarak verilen batının, başını sokacağı ne bir ahlak çatısı, ne bir manevi kapısı, ne de huzurlu bir ahenkli penceresi kalmıştır. Batı yanmış konağının kirli, paslı ve kararmış enkazında en yüksek teknolojik gelişmeyi, en büyük endüstriyel hamleyi yapmışsa ne çıkar? Batının konağı, medeniyetin can evi çoktan yanmış, kül olmuşsa... İnsaniyet adına vereceği bir şey kalmamışsa.

Hep söylenir batının hayat standardı: Soğuk-sıcak savaşlar, politik sosyal yozlaşmalar, ahlaki-bedeni soysuzlaşma, ruhi yabancılaşma, intihar, uyuşturucu hasılı her türlü sapık eğilimler...

O halde insanlığın sıkıntısı doğrudan maddi dünyadan değil, belki de onun da tetiklediği manevi aleme ait ruh ve medeniyetinden kaynaklandığı aşikar. Bu sebeble insanlık geleceğini batının kokuşmuş medeniyetinde değil, hala manasını koruyabilmiş bu mana çoğrafyasında aramak zorunda!...
 
Adnan Ulutaş / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.