HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 11 AĞUSTOS 2022, PERŞEMBE

Bir milletin ahvali

10.03.2017 00:00:00
 Bir feci tablo: burnunun ucunu görmekten aciz düşmüş insanlar topluluğu. Vatanın edebiyatı yapılır da savunması yapılmaz konuma düşülmüş. Vatan için, bayrak için, namus için, inanç için hür bir adım atılabileceğine inancı olan yok. Herkes bir esaretin pençesinde. En aykırı olanın dahi dilinde aynı türkü: Yapamayız, edemeyiz, bize izin vermezler ve benzeri nice güce bağıllık içeren görüşün mahsulü basmakalıp cümleler? Demagogların pençesine düşmüş insanlar. Demagoglarıysa evliya, peygamber falan sanmaktalar. Oysa demagog, bir fikri istismar ederek şahsi çıkarlarını elde eden kimsenin ismidir, o fikre bağlı olanın değil. Toplumsal kutuplaşma haddini aşmış. Bir referandumda hayır diyeceği için evine öz be öz akrabasını almayan evetçi bir yanda dururken, diğer yanda da evetçi akrabayı evine almayan hayırcı duruyor. Savunduğu fikir hakkında bilgisi üç cümleyi geçmez. Bu ölümüne savunuşun sebebi ya güç, ya baba görüşü oluşu. Bu kara haline bakıp da bak ağabeyim, bak evladım, bak anacığım, bak kızım diyerek çözümü sunanıysa maddi gücü veyahut toplumda gördüğü kabul kadar zannederek küçümsüyor. Oysaki onu sadece kurtaracak olan, bu yardım elini uzatandı, bilmiyor. 
Bu millet bizim milletimiz, bu tablo bizim tablomuz. Yiten bizim kimliğimiz, eksilen bizim kültürümüz. Kaybedilecek olan bizim atamızdan bize kalan vatanımız, diş bilenilen bizim topraklarımız. "Dönülmez akşamın ufkundayız, vakit çok geç" demeye çeyrek kalmış, haberimiz yok. "Bir musibet, bin nasihatten iyidir" diye ümit ediyoruz, toplumca bin musibetten bir nasihat çıkarmaktan aciz olduğumuzu gördükçe sayısı bir avucu geçmeyen bizler, vatan derdine düşmüş kimseler, üzülüyoruz.
Bu kimseler bizim milletimiz, bu kimseler insanlık, bu kimseler bizim akrabamız. Ne acı şey köre bir rengi anlatmaya çalışmak? Esaretine aşık olmuş kimselere hürriyetin güzelliğini anlatmaya çalışıyoruz; ya feci trajik bir durumdayız, ya da pek soğuk bir şakayı yaşamaktayız. 
Bağırsak bir kulaktan girdiğinden birkaç saniye sonra öbüründen çıkıyor feryadımız. Bizi dinleyen biziz, başkası yok. Sanki şunca insan değil bu kıyamet senaryosunda kaybedecek olan, sanki tek biziz. Bu ne kara perde, bu ne feci körlük, selim aklın hududu kavramaya yetmez, yetmiyor.
Acıyı yaşamanın farkında olmayana, acıyı yaşadığımız ve daha da acıyı yaşayacağımız haklı, dürüst ve mert ikazını yapanın adı ya paranoyak oluyor ya komplo teorisyeni. Hâlbuki ya ölmüşüz gömenimiz yok, ya gömüldük de haberimiz. Oysaki bu ikaz sesi ahlakın sesi, bu ikaz sesi imanın sesi, hürriyetin sesi. Kara perdenin çevrelediği kalbe hürriyeti anlatma gayretine düşmek göle maya çalmaya benziyor. Tutmuyor, boşa çıkıyor. Ya tutarsa, bile diyemez oluyoruz. 
Biz bizi değiştirmedikçe ne bizleri yaratan Allah değiştirir bizi, ne de bir başkası. Karanlığı seçen bizken, perdeyle evi çevrelemiş olan bizken güneş ne kadar büyük ve ulu olursa olsun, perdeyi geçip de hanemize
giremez.
Allah, gönlümüzdeki bu kör edesi siyah perdeleri kaldırıp doğruya ve hürriyete ulaşabilmeyi nasip eylesin.
 
Hüseyin Taşkın / diğer yazıları
- Ölenden borç var doğana borç kalıyor / 08.06.2019
- Eğer başarı aranıyorsa / 10.04.2019
- Enflasyonu da bilmiyorsunuz ki! / 15.03.2019
- Büyük devrim / 14.03.2019
- Çözüm sahibi olmak / 05.03.2019
- Taklit edilmeye çalışılan parti BTP / 26.02.2019
- Hepimiz orada olmak durumundayız / 20.01.2019
- Prof. Dr. Haydar Baş’a kim tuzak kurar? / 15.01.2019
- Yarın değil, bugün / 25.12.2018
- Ata’ya vefa borcumuz var / 23.10.2018
- ‘Hoş Geldin Atatürk’ defalarca okunmalı / 22.10.2018
- Huzur ve refah getirecek bakış / 22.09.2018
- Sorundan çözüm beklemeyelim / 05.09.2018
- FETÖ ağzıyla kusan müfteriler / 17.08.2018
- Nedim'in Atatürk'le zoru! / 16.08.2018
- İnsanın insanîleşebilmesinin yolu / 14.08.2018
- Prof. Dr. Haydar Baş neden hedefte? / 11.08.2018
- Can sıkan haberler / 15.05.2018
- İyi olacak demekle olsaydı / 25.04.2018
- Çözümün güneşi doğdu / 23.04.2018
- Vatan en büyük çatımızsa / 22.04.2018
- Prof. Haydar Baş'la olmak / 25.03.2018
- Atatürk dizisi neden yok? / 16.03.2018
- Sistemin odağı insan olmalı / 13.03.2018
- İnsanın yediği kanında gezer / 10.03.2018
- MEM'e genel bir bakış / 07.03.2018
- Milli değil, millî olalım / 05.03.2018
- İlkesel ve caydırıcı duruş / 22.02.2018
- Kafamızdaki namluyla barışmak / 21.02.2018
- Bizi selden gemi kurtarır / 18.02.2018
- Sözlerimiz ve eylemlerimiz / 05.02.2018
- Kilise değil Cemevi açın / 10.01.2018
- Yeni yıl nasıl farklı olur? / 04.01.2018
- Ağlayın doğurduğunuz zifir için / 03.01.2018
- Sınav, sistem ve öğrenci / 30.12.2017
- Asgari ücret / 28.12.2017
- Hür ile esir arasındaki fark / 26.12.2017
- Tercüme olmayın Prof. Baş'la olun / 07.12.2017
- Ha bu eşekleri kimler yedi! / 06.12.2017
- Seçtiğimiz vahamet / 01.12.2017
- Haydar Hoca'yla Hoş geldin Atatürk / 22.11.2017
- Küresel dünyada değişmeyen / 21.11.2017
- Hilafeti çalanlar / 07.11.2017
- Atatürk'e en güzel armağan / 02.11.2017
- Muhtaç olduğumuz / 31.10.2017
- İslam'ın temel gerçeği / 18.10.2017
- İktisadi dertler ve çözüm / 16.10.2017
- Ufkun ötesini gözlere çeken lider / 15.10.2017
- Hedef Türkiye'ymiş Allah Allah / 12.10.2017
- Suya küsen susuzlukla barışır / 11.10.2017
- Zifirdiniz, karanlıklar doğurdunuz / 01.10.2017
- İslam'a neler yaptılar / 10.09.2017
- Padişaha kul olmak / 07.09.2017
- Ya vatansız kalacağız ya zengin olacağız / 15.08.2017
- Atatürk'ün o sözünü işitmiş miydiniz? / 11.08.2017
- Şükür ki; / 10.08.2017
- Çoğunluk ve gerçek / 09.08.2017
- Tarih; dündür bugündür, yarındır / 08.08.2017
- Büyük nasibi tepmek büyük nasipsizliktir / 07.08.2017
- Firavun'a halef padişahlar / 06.08.2017
- Eşsiz lider benzersiz kadro / 05.08.2017
- Kapitalizm ve ülkeler / 31.07.2017
- Yön ve güzergâh / 30.07.2017
- Tehlike siyonist İslamcılıkta / 29.07.2017
- Bataklık bakiyken sinek fani olmaz / 28.07.2017
- Akılcılık akılsızlıktır! / 26.07.2017
- Ah be milletim! / 25.07.2017
- Ölçü / 24.07.2017
- Demokrasi / 22.07.2017
- Burada bir yanlışlık yok mu? / 18.07.2017
- Ne haldeysek gönülden / 17.07.2017
- Kim marjinal? / 08.07.2017
- Kimse hâlâ FETÖ'yü anlamış değil / 05.07.2017
- Bu yurda edilen zulüm / 04.07.2017
- Hâl-i pürmelalimiz... / 30.06.2017
- O tabu yıkılmadan olmaz! / 23.06.2017
- Başkan nasıl olmalı? / 26.05.2017
- Hürriyet ve esaret cepheleri / 24.05.2017
- Türkiye'nin problemi ne? / 20.05.2017
- Hem deva hem deha / 14.05.2017
- Atatürk eşittir millet / 13.05.2017
- İslam ve İslamcılık / 26.04.2017
- İnsan neden aldanır? / 14.04.2017
- Liderin farkı / 24.03.2017
- Atatürk'e saldırmak? / 21.03.2017
- Bir milletin ahvali / 10.03.2017
- Atatürk'e yapılan? / 11.09.2016
- Müslüman Atatürk gerçeği / 07.09.2016
- Ayrıştırma köprüsü / 29.08.2016
- MEM Çağı başlamıştır / 08.05.2016
- Uçurumdan düşmeye başladık / 02.05.2016
- Uyku ölümdür, uyanılmaz! / 28.02.2016
- Kendi kuyusunu kazan millet / 19.02.2016
- Gün birlik günü / 12.02.2016
- İki bağımsız gönül / 06.02.2016

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

10.03.2016, 10.03.2015, 10.03.2014, 10.03.2013, 10.03.2012, 10.03.2011, 10.03.2010, 10.03.2009, 10.03.2008, 10.03.2007, 10.03.2006, 10.03.2005, 10.03.2004, 10.03.2003, 10.03.2002, 10.03.2001, 10.03.2000, 10.03.1999, 10.03.1998


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.