Hain sıfatının bol keseden, rastgele ve cömertçe harcandığı, dağıtıldığı kadar deprem bölgesine mesela, çadır dağıtılsaydı, depremin kırkıncı gününde çadırsız depremzede kalmazdı.
Mesela, depremin ilk saatlerinde ve ilk günlerinde, enkazın etrafında saçını-başını yolarak çaresizce dolaşan insanlara kazma-kürek, balyoz-demir makası gibi alet-edavat dağıtılsaydı, belki bugün ölmüş olanların yarısı hayata döndürülebilirdi.
Hain sıfatının bol keseden, cömertçe biraz da hoyratça dağıtıldığı kadar, Adana'da, Adıyaman'da, Hatay'da, Antep'de, Maraş'ta, Malatya'da, Kilis'te Diyarbakır'da, Osmaniye'de ve Urfa'da, can havliyle kendilerini dışarı atan ama içerde kalan can parçaların kurtarmak için çare arayan bağrı yanık insanlara bir ip uzatılsaydı, tutacakları ve tutunacakları bir kulp uzatılsaydı, can kaybı açısından bugünkünden daha başka bir noktada olabilirdik.
Özellikle iktidar çevrelerinin ve yandaş basının, kitap kuponu dağıtır gibi 'hain' sıfatını cömertçe dağıttıkları kadar, çamurda-yağmurda çadırlarda barınan depremzedelere çay-şeker gibi, zeytin-peynir gibi kahvaltılık dağıtsalardı, ülkenin İç İşleri Bakanı, kameralar karşısına geçip böyle bir çağrı yapmak zorunda kalmazdı.
Hain sıfatını, tepe tepe kullandıkları ve bol keseden dağıttıkları kadar, depremden önce, rant şebekelerini, üç katlık temelin üstüne on kat çıkan inşaat baronlarını ve onların yönetim katındaki işbirlikçilerini dağıtmış olsalardı, deprem felaketi bu boyutlarda yaşanmazdı.
Şu ya da bu yolla, şu ya da bu vesile ile, deprem sabahında şehirlerin girişine kadar gelmiş olan iş makinaları, derhal ve çok planlı bir şekilde, yıkılan binaların enkazlarına dağıtılsaydı, günlerce beton blokların altından feryad eden nice on binlerce can kurtarılmış olurdu.
Deprem öncesinde gerekli tedbirleri almayanlar, ilim adamlarının depremle ilgili uyarılarına pek kulak asmayanlar, tam aksine, 'imar barışı' ilan ederek çürük ve kaçak yapıları yasallaştıranlar ve kat üstüne nice katlar çıkılmasının yollarını döşeyenler, deprem felaketinden sonra nice on binlerce can yitirildikten sonra, neredeyse insanların ölülerine ağlamalarını yasaklayacak kadar çizgiden çıkmış durumdalar.
Bugün iktidar erkini elinde bulunduranlar ve onların emrinde yayın yapan medya gurupları, tipini beğenmedikleri, sesinden hoşlanmadıkları, tavrından huylandıkları her kime rastlıyorlarsa hemen ceplerinde hazır bulunan 'hain' yaftasını alnına yapıştırıyorlar.
- Üç aylardan biri bitti kaldı ikisi / 22.01.2026
- Bu kırmızı ışığı ihlal edenlerin vay haline / 21.01.2026
- Neden niçin nasıl? / 20.01.2026
- İktidar sözcüleri pot kırma yarışındalar / 19.01.2026
- Sersem mi sermesem mi? / 18.01.2026
- Dağlar gram gelir yanında senin / 12.01.2026
- Değirmende ezberlediğim Kur’an ayetleri / 10.01.2026
- Son yaprak kopacak elbet birazdan / 02.01.2026
- ‘İnen hak aşkına…’ / 30.12.2025



























































































