logo
05 KASIM 2026

Brent petrolün varili 94,07 dolara düştü

Brent petrolün varili, uluslararası vadeli piyasalarda 94,07 dolardan işlem görüyor

 

05.11.2026 11:00:00 / Güncelleme: 05.11.2026 11:03:42
Anadolu Ajansı
 
Brent petrolün varili 94,07 dolara düştü
Brent petrolün varili 94,07 dolara düştü

Dün 104,96 dolara kadar yükselen Brent petrolün ocak vadeli varil fiyatı günü 94,62 dolardan tamamladı. Brent petrolün varil fiyatı, bugün saat 09.35 itibarıyla kapanışa göre yaklaşık yüzde 0,6 düşüşle 94,07 dolara geriledi.

Aynı dakikalarda Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün aralık vadeli varil fiyatı 87,06 dolar oldu.

Petrol fiyatlarındaki düşüşte, ABD ara seçimlerinin İran savaşında diplomatik çözüm ihtimalini güçlendirebileceği beklentisi etkili oldu.

Kesinleşmeyen sonuçlara göre Demokratların seçimlerde elde ettiği başarı, ABD Başkanı Donald Trump'ın askeri hareket alanını daraltabileceği ve İran'la anlaşma arayışını hızlandırabileceği beklentilerini güçlendirdi.

ABD'de 3 Kasım'da düzenlenen ara seçimlerde oy sayımları devam ederken Temsilciler Meclisi için yapılan yarışta Demokratlar 240, Cumhuriyetçiler 147 sandalye kazandı.

Trump, Kongre ara seçimlerinde Demokratlara karşı yaşadıkları yenilginin büyük ölçüde "İran savaşı" ve savaşın yol açtığı "hayat pahalılığından" kaynaklandığını söyledi.

Trump yönetiminden adının açıklanmasını istemeyen bir kaynak ise Fox'a yaptığı açıklamada, Başkan Yardımcısı JD Vance'in seçim sonrası Cumhuriyetçi seçmeni tekrar birleştirmek adına "İran savaşını bitirmek, yaşam maliyeti ve enflasyona odaklanılması, ABD'nin öncelik edinilmesi ve İsrail ile ilişkilerin değiştirilmesi" hedeflerini ortaya koyduğunu belirtti.

İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Tümgeneral Muhsin Rızai, Trump'ın başlattığı İran savaşının "kendisi için siyasi yenilgiye neden olduğu" değerlendirmesinde bulundu.

Söz konusu gelişmeler piyasalarda jeopolitik risk primini düşürürken, yatırımcılar ABD-İran geriliminin yeniden tırmanması ihtimalini de göz ardı etmiyor. Analistler, Hürmüz Boğazı'ndan sevkiyatın toparlanmasının küresel piyasayı yeniden arz fazlasına taşıdığını ancak mevcut jeopolitik risklerin fiyatlardaki yükseliş ihtimalini koruduğunu belirtiyor.

ABD petrol stoklarındaki azalış fiyatlardaki düşüşü sınırlıyor

ABD'nin ticari ham petrol stoklarında yaşanan azalış ise talebin yüksek seyrettiği algısı yaratarak fiyatların düşüşünü kısıtlıyor.

ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA), ülkedeki ticari ham petrol stoklarının geçen hafta yaklaşık 900 bin varil azalışla 409 milyon 800 bin varil seviyesine gerilediğini açıkladı. Piyasa beklentisi stokların yaklaşık 1 milyon 700 bin varil azalacağı yönündeydi.

Ülkenin ticari ham petrol stoklarına dahil olmayan stratejik ham petrol stokları ise 400 bin varil azalarak 282 milyon 200 bin varil seviyesine geriledi.

Bu dönemde ABD'nin benzin stokları, 200 bin varil azalışla 209 milyon varil olarak kayıtlara geçti.

Brent petrolde teknik olarak 102,47 doların direnç, 89,61 doların ise destek bölgesi olarak izlenebileceği belirtiliyor.

Hatay'ın Dörtyol ilçesinde sağanak nedeniyle bazı ev ve iş yerlerini su bastı

Hatay'ın Dörtyol ilçesinde etkili olan sağanak nedeniyle bazı ev ve iş yerlerini su bastı, tarım arazileri su altında kaldı, park halindeki bazı araçlar sel sularına kapılarak sürüklendi

05.11.2026 07:07:00 / Güncelleme: 05.11.2026 07:13:52
AA
 
Hatay'ın Dörtyol ilçesinde sağanak nedeniyle bazı ev ve iş yerlerini su bastı
Hatay'ın Dörtyol ilçesinde sağanak nedeniyle bazı ev ve iş yerlerini su bastı

Kent genelinde akşam başlayan sağanak, ilerleyen saatlerde etkisini artırdı.

Yağış nedeniyle Karakese, Özerli ve Kuzuculu mahallelerindeki bazı ev ve iş yerlerini su bastı, tarım arazilerinin bir kısmı su altında kaldı.

Park halindeki bazı araçlar, sel suları nedeniyle sürüklendi.

Ulaşımda aksamalara yol açan yağış nedeniyle köprü ve bulvarlarda polis ekiplerince önlem alındı.

Devlet Su İşleri (DSİ) ekipleri dere yataklarında, Büyükşehir Belediyesi ekipleri ise su baskınından etkilenen evlerde tahliye çalışması başlattı. 



Ankara’dan AB'nin raporuna sert tepki

Avrupa Komisyonu’nun yayımladığı 2026 Türkiye Raporu, ekonomik iş birliği, Gümrük Birliği ve savunma sanayiindeki ortak çıkarları överken; siyasi kriterler, Kıbrıs ve Doğu Akdeniz başlıklarında ön yargılı yaklaşımını sürdürdü. Dışişleri Bakanlığı, rapora "mesnetsiz ve çifte standartlı" diyerek sert tepki gösterdi

04.11.2026 19:20:00
Haber Merkezi
 
Ankara’dan AB'nin raporuna sert tepki
Ankara’dan AB'nin raporuna sert tepki
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, genişleme stratejisi kapsamında merakla beklenen yıllık 2026 Türkiye Raporu'nu yayımladı. İkili ilişkilerin mevcut durumunu röntgenleyen rapor, ekonomi ve güvenlik alanlarında Türkiye'nin kritik rolünü teslim ederken, siyasi ve bölgesel konularda Ankara ile Brüksel arasındaki geleneksel görüş ayrılıklarını bir kez daha derinleştirdi.

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, raporun açıklanmasının hemen ardından yayımladığı bildiride siyasi ithamları ve Kıbrıs konusundaki iddiaları tamamen reddettiğini duyurdu.

Ticaret hacmi 218 milyar avroya ulaştı

Raporda, Türkiye ekonomisinin son dönemde attığı kararlı adımlar ön plana çıkarıldı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) para politikasında güvenilirliği yeniden tesis etme hamleleri, enflasyonla mücadeledeki kararlılık ve cari açığın dengelenmesi AB tarafından olumlu not edildi.

Türkiye'nin AB içindeki rekabet baskısıyla baş edebilecek güçlü bir imalat, tarım ve hizmet sektörüne sahip olduğu vurgulanan raporda, taraflar arasındaki ticaret hacminin 218 milyar avroya ulaştığı bilgisine yer verildi. Gümrük Birliği'nin küresel çalkantıların yaşandığı bu dönemde AB tedarik zincirlerinin dayanıklılığına ve arz güvenliğine devasa bir katkı sağladığı açıkça itiraf edildi.

Türk savunma sanayii AB radarında

2026 raporunun en dikkat çekici bölümlerinden birini ise Türk savunma sanayiinin yükselişi oluşturdu. Raporda, Türk savunma şirketlerinin küresel pazardaki gücünü artırdığı, teknoloji ve bilgi transferi sağlamak amacıyla giderek daha fazla AB pazarına yöneldiği ve kıta genelinde ortak üretim tesisleri kurduğu kaydedildi.

Karadeniz'de "gölge filo" ve hibrit tehditler uyarısı

Güvenlik ve bölgesel riskler başlığında, Türkiye'nin siber saldırılar, yapay zeka destekli dezenformasyon kampanyaları ve göç akımlarının manipülasyonu gibi hibrit tehditlerle en yoğun karşılaşan ülkelerin başında geldiği aktarıldı.

Rusya'nın Karadeniz'deki askeri varlığı, "gölge filosu" ve insansız deniz araçlarının (İDA) deniz güvenliği açısından yarattığı risklere dikkat çekilirken, Türkiye'nin Ukrayna Savaşı'ndaki kolaylaştırıcı ve arabulucu rolü ile Ukrayna'nın yeniden inşasına verdiği stratejik destek takdir edildi. Ancak raporda, Türkiye'nin Rusya ile olan yakın ekonomik bağlarını koruyor olması da not edildi.

Ankara'dan brüksel'e muhtıra niteliğinde yanıt

Dışişleri Bakanlığı, rapordaki siyasi değerlendirmeler ve bölgesel iddialara karşı çok sert bir açıklama yayımlayarak raporun bu kısımlarını "mesnetsiz" bulduğunu ve tamamen reddettiğini ilan etti. Ankara'nın Brüksel'e yönelik tepkisinde şu üç başlık öne çıktı:

• Yargı ve Temel Haklar: AB'nin Türkiye'deki iç hukuka ve yargı bağımsızlığına yönelik eleştirileri "çifte standartlı, hukuki temelden uzak ve ön yargılı bir zihniyetin yansıması" olarak nitelendirildi.

• Kıbrıs ve Doğu Akdeniz: Raporda Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY) tek taraflı tezlerine koşulsuz destek verilmesi Ankara'nın en büyük tepki gösterdiği alan oldu. Bakanlık, AB'nin bu taraflı tutumunu sürdürdüğü müddetçe Kıbrıs meselesinde bir çözüm ortağı veya tarafsız bir aktör olamayacağını net bir dille hatırlattı.

• Libya Mutabakatı: Raporda Türkiye ile Libya arasında imzalanan deniz yetki alanları mutabakatına yönelik olumsuz ifadelere değinen Ankara, bu iddiaların Türkiye açısından "yok hükmünde" olduğunu ve Doğu Akdeniz'deki meşru çıkarlarından taviz verilmeyeceğini vurguladı.

Ortaklık şart, yaklaşım sorunlu

2026 Türkiye Raporu, AB'nin Türkiye'yi ekonomik gücü, askeri sanayisi ve lojistik/tedarik zincirindeki yeri bakımından "vazgeçilmez bir ortak" olarak gördüğünü; ancak iş siyasi kriterlere ve Doğu Akdeniz'deki egemenlik haklarına geldiğinde üye ülkelerin (Yunanistan ve GKRY) baskısıyla taraflı duruşundan sıyrılamadığını bir kez daha gözler önüne serdi.

Muş'ta pikap takla attı: 2 ölü

Muş'ta virajı alamayan pikabın takla atması sonucu 2 kişi hayatını kaybetti, 3 kişi yaralandı

04.11.2026 12:16:00
İhlas Haber Ajansı
 
Muş'ta pikap takla attı: 2 ölü
Muş'ta pikap takla attı: 2 ölü
Kaza, Muş merkeze bağlı Kızılağaç beldesinin Kurtuluş mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, İ.A. isimli şahsın yönetimindeki 48 UU 358 plakalı pikap, Batman'dan Muş istikametine seyir halindeyken sürücüsünün virajı alamaması sonucu kontrolden çıkarak takla attı.

Kazayı görenlerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık, jandarma ve AFAD ekipleri sevk edildi. Ekiplerin yaptığı incelemede araçta bulunan 5 kişiden F.A. ve A.A. olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Sürücü İ. A., A.A. ve M.A. ise yaralandı.

Yaralılar, olay yerindeki ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla Muş Devlet Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.

İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu

İstanbul'da akşam saatlerinde başlayan gök gürültülü sağanak nedeniyle ulaşım olumsuz etkilenirken bazı ilçelerde hasarlı kazalar meydana geldi

04.11.2026 00:10:00
AA
 
İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu
İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu

Akşam saatlerinde başlayan yağış, bazı ilçelerde gök gürültülü sağanak şeklinde şiddetini artırdı.

Toplu taşıma araçlarını kullanan vatandaşlar, sağanağın etkisiyle durakların altına sığındı.

Bazı vatandaşlar yağmurdan korunmak için yanlarındaki şemsiyelerini açtı.

Sağanağa hazırlıksız yakalananlar ise iş yerlerinin tentelerinin altında ve bina girişlerinde bir süre bekledi.

Kent genelindeki bazı caddeler ve sokaklarda sağanağın ardından su birikintileri oluştu.

Üsküdar, Pendik, Sultanbeyli, Çekmeköy, Beykoz, Küçükçekmece, Maltepe, Sultangazi, Fatih, Bahçelievler, Beylikdüzü, Bağcılar ve Eyüpsultan'da caddelerin suyla dolması nedeniyle araçlar güçlükle ilerledi.

Bu sırada yoldan geçen motosikletliler ile vatandaşlar zor anlar yaşadı.

Tuzla'da yağışın oluşturduğu su birikintileri nedeniyle araçlar yolda yavaş ilerledi.

Küçükçekmece Halkalı'da yağışın etkisiyle su seviyesi yolun üzerine çıktı. Sürücüler, araçlarının sileceklerini çalıştırarak yolda güçlükle ilerledi.

Bağcılar'daki Dere Yolu'nda biriken suyun seviyesi araç kapılarını aşarken caddede seyreden İETT otobüsü arıza yaptı. Yayalar, yüksek konumdaki dükkanların önlerine sığındı.

Ümraniye Küçüksu Caddesi'nde kuvvetli yağış nedeniyle kayganlaşan yolda çöp kamyonu, önündeki araca arkadan çarparak hasara neden oldu.

Taksim Meydanı ve İstiklal Caddesi'nde yağışa aldırış etmeyen turistler yürümeye devam etti.

Bazı turistler, sağanağın altında fotoğraf çektirdi.

İBB CepTrafik uygulaması verilerine göre, Anadolu ve Avrupa yakalarında trafik yoğunluğu yüzde 89'a kadar çıktı. 

Suudi Arabistan ile Türkiye arasındaki vize muafiyeti anlaşması 6 Kasım'dan itibaren yürürlüğe girecek

Türkiye'nin Riyad Büyükelçiliği, Suudi Arabistan ile Türkiye arasında diplomatik ve hususi pasaport hamillerinin vize yükümlülüğünden karşılıklı olarak muaf tutulmasına ilişkin anlaşmanın 6 Kasım'dan itibaren yürürlüğe gireceğini bildirdi

03.11.2026 15:31:00
AA
 
Suudi Arabistan ile Türkiye arasındaki vize muafiyeti anlaşması 6 Kasım'dan itibaren yürürlüğe girecek
Suudi Arabistan ile Türkiye arasındaki vize muafiyeti anlaşması 6 Kasım'dan itibaren yürürlüğe girecek

Riyad Büyükelçiliğinin ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından konuya ilişkin açıklama yapıldı.

Açıklamada, Türkiye ile Suudi Arabistan arasında diplomatik ve hususi (yeşil) pasaport sahiplerinin vize yükümlülüğünden karşılıklı olarak muaf tutulmasına ilişkin anlaşmanın 6 Kasım'dan itibaren yürürlüğe gireceği belirtildi.

Anlaşma kapsamında, iki ülkenin diplomatik ve hususi pasaport sahibi vatandaşlarının, her 180 günlük dönem içinde toplam 90 günü aşmamak kaydıyla karşılıklı olarak vizesiz seyahat edebileceği belirtildi.

Bu kişilerin, diğer ülkeye giriş ve çıkış yapabilecekleri, ülke üzerinden transit geçebilecekleri ve belirtilen süre boyunca vize almadan geçici olarak kalabilecekleri bildirildi.

Suudi Arabistan'a giriş yapılan tarihte en az 6 ay geçerliliği olan pasaport sahibi olunması gerektiği kaydedildi.

Hac ve umre ziyaretleri anlaşma kapsamı dışında

Anlaşmanın 5'inci maddesi uyarınca hac veya umre yapmak amacıyla Suudi Arabistan'a gelen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının anlaşmanın kapsamı dışında olduğu, söz konusu amaçlar için seyahat edecek olanların bu çerçevede Suudi Arabistan makamlarınca özel olarak verilen vizeye başvurmaları gerektiği ifade edildi.

Hac dönemi dışında olduğu sürece umre seyahatinin, Suudi Arabistan'ın resmi turizm portalından veya havalimanındaki e-vize kabinlerinden uygun vize türü alınarak gerçekleştirilebileceği bilgisi verildi.

Türkiye ve Suudi Arabistan, 6 Mayıs 2026'da Ankara'da düzenlenen Türkiye-Suudi Arabistan Koordinasyon Konseyi Toplantısı'nın ardından diplomatik ve hususi pasaport hamillerinin vize yükümlülüğünden karşılıklı olarak muaf tutulmasına ilişkin anlaşma imzalamıştı.

Bunun ardından, anlaşmayı onaylayan Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete'de yayımlanmıştı. 

Erdoğan: Güney Kore ile ticaret hedefimiz 15 milyar dolar

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Güney Kore ile geçtiğimiz yıl 11 milyar doları aşan ikili ticaretimizi dengeli ve sürdürülebilir şekilde evvelce belirlediğimiz 15 milyar dolar hedefine ulaştıracak adımları görüştük" dedi

03.11.2026 14:10:00
AA
 
Erdoğan: Güney Kore ile ticaret hedefimiz 15 milyar dolar
Erdoğan: Güney Kore ile ticaret hedefimiz 15 milyar dolar
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung ile Seul'deki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, Lee'nin davetine icabetle stratejik ortakları ve yakın dostları Kore'yi 8 yıl aradan sonra tekrar ziyaret etmekten büyük bir memnuniyet duyduğunu dile getirdi.

Lee'ye sıcak ev sahipliği dolayısıyla teşekkür eden Erdoğan, bundan 76 yıl önce kahraman Mehmetçiğin Kore'nin bağımsızlığı için gösterdiği fedakarlıklarla kan kardeşliğine dönüşen iki ülke arasındaki ilişkilerin bugün de müstesna düzeyde ayrı bir seyrinin kendilerini ziyadesiyle mutlu ettiğini söyledi.

Güney Kore Devlet Başkanı Lee'yi Kasım 2025'te ve geçen temmuz ayında Türkiye'de ağırladıklarını hatırlatan Erdoğan, karşılıklı ziyaretlerin iki ülke arasındaki stratejik ortaklığa önemli katkılarda bulunduğunu belirterek, şöyle konuştu:

"Bugün de birçok konudaki işbirliğimizi dinamik ve geleceğe odaklı şekilde ilerletecek adımları ele aldık. Ekonomik ve ticari ilişkilerimiz, görüşmelerimizde öne çıkan alanların başında geldi. Geçtiğimiz yıl 11 milyar doları aşan ikili ticaretimizi, dengeli ve sürdürülebilir şekilde, evvelce belirlediğimiz 15 milyar dolar hedefine ulaştıracak adımları görüştük. Aramızdaki serbest ticaret anlaşmasının günün şartlarına göre tadil edilmesi dahil ilgili kurumlarımızın çalışmalarına odaklandık. Ülkemizde 400'den fazla Koreli firma faaliyet gösteriyor. Kore firmalarıyla sadece ülkemizde değil, Türkiye'nin güçlü olduğu pazarlarda ortak projelere adımlarımızı atıyoruz."


"Çok taraflı platformlardaki işbirliğimizi tüm insanlığın faydası için daha ilerilere taşımakta kararlıyız"


Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmelerinin bir diğer önemli başlığını nükleer enerji ve madencilik alanının oluşturduğunu aktararak, Kasım 2025'te Türkiye Nükleer Enerji Şirketi ile Kore Elektrik Enerjisi Kurumu arasında imzalanan mutabakat zaptının, işbirlikleri için önemli bir zemin teşkil ettiğini vurguladı.

Bugün iki ülke enerji bakanlıkları arasında imzalanan belgelerin de bu işbirliklerini daha ileriye taşıyacağına inandığını ifade eden Erdoğan, özellikle batarya üretimi, yapay zeka ve yarı iletkenler dahil olmak üzere birçok ileri teknolojiler alanında Kore'yle işbirliğine büyük önem verdiklerini belirtti.

Erdoğan, "Savunma sanayi, stratejik ortaklığımızın somut neticeler verdiği alanların başında geliyor. Sayın Cumhurbaşkanı'yla görüşmemde, Fırtına obüsleri ve Altay tankı gibi başarılı müşterek projelerin sayısının artırılması gereğine işaret ettik." dedi.

Gelecek sene idrak edecekleri ülkeler arasındaki diplomatik ilişkilerin tesisinin 70. yıl dönümünde özel etkinlikler planladıklarını kaydeden Erdoğan, "Bölgelerinde ve ötesinde etkin roller üstlenen, küresel barış ve istikrara önem veren iki ülkeyiz. Uluslararası meselelere dair görüşlerimiz büyük ölçüde örtüşüyor. Kore Yarımadası'nda kalıcı barış ve istikrarın tesisini amaçlayan diyalog temelli yaklaşımı destekliyoruz. Birleşmiş Milletler, MIKTA ve G20 dahil olmak üzere çok taraflı platformlardaki işbirliğimizi tüm insanlığın faydası için daha ilerilere taşımakta kararlıyız." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Güney Kore Devlet Başkanı Lee ile iki ülke arasındaki kardeşlik ilişkilerini daha da geliştirmek amacıyla yakın çalışmayı sürdüreceklerini belirterek, ikili ilişkilere sağladığı katkılarından dolayı Lee'ye şahsı ve milleti adına teşekkür etti.


Güney Kore Devlet Başkanı Lee: Türkiye halkımızın gönlünde kan kardeşimizdir


Güney Kore Devlet Başkanı Lee ise Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindeki heyeti ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Türkiye, halkımızın gönlünde kan kardeşimizdir, yani kanla bağlı olduğumuz kardeşimizdir." dedi.

Güney Kore halkının bugün sahip olduğu özgürlük ve barış ortamını, Kore Savaşı'nda Kore halkının yanında savaşan yaklaşık 20 bin Türk askerine borçlu olduğunu vurgulayan Lee, Türk askerlerinin savaş sırasında gösterdiği fedakarlığı saygıyla andı.

Lee, "Bugün Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan ile birlikte kanla kurulan derin dostluk ve güven temelinde işbirliğimizi genişletme konusunda mutabık kaldık." diye konuştu.

Erdoğan ile görüşmesinde Kasım 2025'te varılan mutabakatların uygulanmasında kaydedilen ilerlemeyi değerlendirdiklerini aktaran Lee, iki ülke arasındaki stratejik ortaklığı daha da derinleştirmenin yollarını ele aldıklarını belirtti.

Lee, görüşmede nükleer enerji, savunma sanayisi ve ALTAY tankı projesi gibi stratejik alanlarda somut işbirliğini güçlendirme konusunda mutabık kaldıklarını belirtti.

Türkiye'deki nükleer santral projesine yönelik işbirliğinin sorunsuz ilerlediğini kaydeden Lee, "Bu sonuçları ileri taşıyıp, Nükleer Güç Projesi Finansmanına İlişkin İşbirliği Mutabakat Zaptı'nı imzaladık." ifadelerini kullandı.

Lee, geçen yıl düzenlenen zirveden bu yana savunma sanayisi alanındaki işbirliğinin de istikrarlı biçimde geliştiğine işaret ederek, temmuz ayında savunma sanayisi ve lojistik ortak komitesinin toplandığını hatırlattı.


Savunma sanayisi işbirliği derinleştirilecek


Eylül ayında askeri gemilerde işbirliği niyet mektubunu imzaladıklarını kaydeden Lee, bu gibi adımlarla işbirliğini giderek genişlettiklerini vurguladı.

Lee, "Ortak üretim ve teknoloji işbirliğini artırıp, iki ülke şirketlerinin üçüncü ülkelere birlikte açılma yollarını arayarak savunma sanayisi işbirliğini derinleştirmeyi kararlaştırdık." değerlendirmesinde bulundu.

İki ülke arasında geçen yıl imzalanan yol altyapısına ilişkin mutabakat zaptıyla işbirliğinin geliştiğini belirten Lee, yeni ulaştırma ve bağlantısallık mutabakatıyla işbirliğini genişleteceklerini dile getirdi.

Lee, "Karşılıklı faydaya dayanarak ve ekonomik işbirliğini güçlendirerek yatırım ve istikrarı artıracağız." açıklamasında bulundu.

Türkiye ile Güney Kore arasındaki ticaret hacminin 2023'te ilk kez 10 milyar doları aştığını hatırlatan Lee, "(Türkiye-Güney Kore ticaret hacmi) Geçen yıl 10 milyar 700 milyon dolarla, diplomatik ilişkiler kurulduğundan bu yana rekor kırıldı" dedi.


Dengeli ve istikrarlı ticari işbirliği için çalışmaları artırma vurgusu


Lee, "Ticaret dengesizliğini, ithalatı kısıtlayıcı tedbiri ve gümrük işlemlerindeki gecikmeleri tek tek çözüp iki ülke şirketlerine daha istikrarlı bir faaliyet ortamı sağlamak için çabalarımızı sürdüreceğiz. Ayrıca soydaşlarımızın çalışma izni alma sorunlarını çözmek için hükümetlerimiz arasındaki işbirliğini sürdürmeyi kararlaştırdık." diye konuştu.

Öte yandan biyoteknoloji, enerji, bilim ve teknoloji, doğal kaynaklar ve madencilik gibi alanlardaki işbirliğini genişleteceklerini dile getiren Lee, Güney Koreli SK Plasma işbirliğinde Türkiye'de plazma kaynaklı ilaç üretim tesisinin kurulmasına yönelik çalışmaların aksamadan sürmesi için çalışmalar yapacaklarını söyledi.

Lee, bu zirve kapsamında imzaladıkları "Enerji Alanında İşbirliğinin Güçlendirilmesine İlişkin Mutabakat Zaptı" temelinde "Güney Kore-Türkiye Enerji Dönüşümü Forumu'nu" kurmayı, temiz enerji, hidrojen, ve yenilenebilir enerji işbirliği zeminini genişletmeyi kararlaştırdıklarını dile getirdi.


Bilim ve Teknoloji Ortak Komitesi ilk kez toplanacak


Lee, yeni imzalanan "Bilim, Teknoloji ve İnovasyon (STI) Alanlarında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı" ile yapay zeka, ileri haberleşme ve ileri malzeme işbirliğini güçlendirmeyi, ikili Bilim ve Teknoloji Ortak Komitesini ilk kez toplamayı kararlaştırdıklarını ifade etti.

"Doğal Kaynaklar ve Madencilik Alanında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı"nın imzalanmasının da önemli bir kazanım olduğuna işaret eden Lee, hükümetler arası işbirliği kanalı kurup ikili teknoloji ve yatırım işbirliği zeminini genişleterek kritik mineral tedarik zincirlerini çeşitlendirmek için gayret göstereceklerini dile getirdi.

Lee, Kore Yarımadası'nda barış ve uluslararası istikrarın yeniden tesisi için stratejik eşgüdümü güçlendireceklerine dikkati çekerek, bugünkü görüşmede Türk hükümetinin, Güney Kore'nin Kuzey Kore'ye yönelik politikasına istikrarlı desteğinin yeniden teyit edildiğini söyledi.


Çok taraflı platformlarda eşgüdümü genişletme vurgusu


Kore Yarımadası'nda barışın yeniden tesisi için işbirliği yapmayı kararlaştırdıklarını aktaran Lee, kurallara dayalı uluslararası düzeni benimseyen orta ölçekli güçler olarak Birleşmiş Milletler, G20 ve MIKTA (Meksika, Endonezya, Güney Kore, Türkiye, Avustralya) gibi çok taraflı platformlarda eşgüdümü genişleteceklerini belirtti.

Lee, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Rusya-Ukrayna Savaşı ve Orta Doğu'daki durum gibi başlıca uluslararası konuları da görüştüklerini, ihtilafların barışçıl çözümü ve bölgesel istikrarın yeniden tesisi için yakın iletişim ve işbirliğini sürdürmeyi kararlaştıklarını kaydetti.

Bugünkü zirvenin güçlü dostluk ve güveni teyit ettiğini ve Türkiye-Güney Kore ilişkilerini yeni bir geleceğe taşıyan önemli bir dönüm noktası olarak kayda geçeceğini vurgulayan Lee, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yakından çalışıp bugünkü mutabakatları eksiksiz uygulayacaklarını ve somut sonuçlar elde edeceklerini söyledi.

Lee, kardeş ülke Türkiye ile daha müreffeh bir geleceği birlikte kurmayı temenni ettiğini dile getirdi.

Bakan Gürlek'ten kritik fon açıklaması


 
Adalet Bakanı Gürlek, fon soruşturması konusunda, "Karşımızdaki yapının basit bir borsa manipülasyonu ya da borsa vurgunu ile sınırlı olmadığı, kapsamlı bir suç yapılanması olduğu tespit edilmiştir" dedi.

03.11.2026 12:45:00
Haber Merkezi
 
Bakan Gürlek'ten kritik fon açıklaması
Bakan Gürlek'ten kritik fon açıklaması

Eylül ayında Borsa İstanbul'da sert düşüşlere yol açan fon krizi gündemdeki yerini koruyor. Hükümet, fonlardan elde edilen olağanüstü kazançların iadesi ve zarar eden yatırımcıların mağduriyetinin giderilmesi için çeşitli adımlar atarken, krizin boyutuna ve sorumlularına ilişkin yeni iddialar yeni sorularla birlikte tartışılmaya devam ediyor.

112 kişi tutuklandı

Fon soruşturmasında 3 Kasım itibarıyla 433 şüpheli bulunuyor. 112 kişi tutuklu, 186 kişi hakkında adli kontrol tedbiri alındı.

Bakan Gürlek'ten kritik açıklama

Adalet Bakanı Akın Gürlek, 3 Kasım'da yaptığı açıklamada, "Fon soruşturmasında kapsamlı bir suç yapısı tespit edildi. Bu örgütsel yapının içindeki isimler arasında hiyerarşik ve sistemli bir iş birliğinin delillerine ulaştık. Milletimiz müsterih olsun, devletimiz ve kurumlarımız güçlüdür ve bu sorunu da halledip Türkiye düşmanlarının ellerini boşa çıkaracağız. Suç yapılanmasına iltisak etmiş en üst düzeyden en alt düzeye kadar bürokratik isimler, gerçek ve tüzel kişiler, siyasi profiller hakkında yasal işlemler yapılmış ve yapılmaktadır. Üst düzey denetim mekanizmalarımıza sızan şebekenin varlığı bugün itibarıyla oldukça belirgin hale gelmiştir. Verilen ifadeler yeni şüphelileri ortaya çıkarıyor, soruşturma derinleştirilerek devam ediyor" dedi.

Bursa bölgesi organ bağışında Türkiye birincisi


 
Bursa, Balıkesir, Bilecik, Çanakkale ve Yalova'yı kapsayan bölgede, milyon nüfus başına düşen kadavra donör sayısı 11.5'e ulaştı.

03.11.2026 12:38:00
AA
 
  Bursa bölgesi organ bağışında Türkiye birincisi
  Bursa bölgesi organ bağışında Türkiye birincisi

Bursa, Balıkesir, Bilecik, Çanakkale ve Yalova'yı kapsayan Bursa bölgesi, 2026 yılında milyon nüfus başına düşen 11.5 kadavra donör sayısıyla Türkiye'deki 9 organ ve doku nakli bölgesi arasında ilk sırada yer aldı. Bursa İl Sağlık Müdürü Uzman Dr. Mustafa Çetin, yazılı açıklamasında, 2012 yılında ilk kez Türkiye birincisi olan Bursa bölgesinin, son 15 yılda 13. kez bu başarıyı elde ettiğini belirtti.

Çetin, Bursa Bölge Koordinasyon Merkezi bünyesinde 5 böbrek, 3 karaciğer ve 4 kornea nakli merkezi ile göz bankasının faaliyet gösterdiğini belirterek, bölgede 2021 yılından bu yana 367'si kadavradan, 816'sı canlı vericiden olmak üzere 1183 böbrek nakli yapıldığını kaydetti. Aynı dönemde 161'i kadavradan, 240'ı canlı vericiden olmak üzere 401 karaciğer naklinin gerçekleştirildiğini anımsatan Çetin, bölgedeki göz bankası ve kornea nakli merkezlerinde 1648 kornea temin edildiğini, bunların 1177'sinin bölgedeki merkezlerde nakledildiğini açıkladı.

BİR SEN EKSİKTİN!

Türkiye, yüz binlerce insanın birikiminin tehlikeye girdiği, milyarlarca liralık kazanç iddialarının gündeme geldiği fon skandalını tartışıyor

03.11.2026 11:44:00
Haber Merkezi
 
BİR SEN EKSİKTİN!
BİR SEN EKSİKTİN!
İnsan ve Medeniyet Hareketi (İMH) Genel Başkan Yardımcısı Muhammed Fesih Kaya, yüz binlerce yatırımcının mağdur edildiği fon skandalının sorumluluğunu Kemalist sisteme yükledi. "Bu rejimin değişmesi gerekiyor, mevcut sistemle artık bir yere varılamaz" diyen Kaya'ya sormak gerekiyor: Fon vurgununu yapanlar Kemalistler miydi? Yoksa iktidarın siyasi ve bürokratik çevrelerinden çıkan isimler mi?

Türkiye, yüz binlerce insanın birikiminin tehlikeye girdiği, milyarlarca liralık kazanç iddialarının gündeme geldiği fon skandalını tartışıyor. Soruşturma kapsamında eski AKP Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya'nın adı gündeme geldi. Kaya görevlerinden ayrıldı. Eski bakan yardımcıları, bürokratlar ve iktidar çevreleriyle bağlantılı isimler de soruşturmanın farklı başlıklarında yer aldı.

Ancak bütün bu tartışmaların ortasında İMH Genel Başkan Yardımcısı Muhammed Fesih Kaya'nın açıklaması dikkat çekti.

Kaya, fon meselesini kişilerin eylemlerinden ziyade rejim tartışmasına taşıyarak şu ifadeleri kullandı:

"Fon meselesi yalnızca şahıslardan değil bu 100 yıllık laik-Kemalist sistemden kaynaklanıyor. Bu rejimin değişmesi gerekiyor. Mevcut sistemle artık bir yere varılamaz."

VURGUN MAHALLİNDEKİLER BİZİM ÇOCUKLARDI

Eski AKP Milletvekili Şamil Tayyar ise fon skandalına ilişkin yaptığı açıklamalarda, olayın AKP'ye yönelik bir seçim operasyonu veya dış güçlerin komplosu olarak gösterilmesine tepki gösterdi.

Tayyar, 2 Ekim'deki açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Her şey gözümüzün önünde oldu, vurgun mahallindekiler bizim çocuklardı. Sözüm ona finans dehasıydılar, yerli ve milliydiler. Güçlüydüler. Dokunulmazlardı. Yağma coşkusuyla kendi finansal iktidarlarını kuruyorlardı."

Tayyar, bu çevrelerin zamanla siyasi ve toplumsal bir mahalleyi kuşattığını belirterek, "Yozlaşa yozlaşa, göz göre göre, zehirli sarmaşık gibi mahalleyi kuşattılar" dedi.

DENETİM KURUMLARINA DA HESAP SORDU

Tayyar'ın eleştirileri yalnızca fon yöneticileriyle sınırlı kalmadı. Piyasayı denetlemek ve düzenlemekle görevli kamu kurumlarını da hedef aldı.

"Bu olup bitenleri denetlemek ve düzenlemekle sorumlu kamu görevlileri görmezlikten mi gelinecek? Hiçbir şey olmamış gibi görevlerine devam mı edecekler? Beceriksizliğin, sorumsuzluğun veya ihmalin bir faturası olmayacak mı?" diye soran Tayyar, denetleyici ve düzenleyici kurumların sil baştan ele alınması gerektiğini savundu.

VURGUNUN ADRESİ KEMALİZM Mİ?

İyi de Muhammed Fesih Kaya, fon skandalında adı geçenler kimler? Soruşturmanın gündemine gelen siyasi isimler hangi dönemde, hangi siyasi kadrolarda görev yaptı?

Eski AKP Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, eski bakan yardımcıları, kamu bürokrasisinde görev almış isimler ve iktidar çevreleriyle bağlantılı kişiler hakkındaki iddialar ortadayken faturayı 100 yıllık Cumhuriyet'e, laikliğe ve Kemalizm'e kesmek nasıl bir siyasi ve ahlaki muhasebedir?

Mekke Anlaşması Genel Kurul’a geliyor

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan, taraflardan birine yapılan saldırıyı hepsine yapılmış sayan "Mekke Ortak Savunma Anlaşması", muhalefetin sert eleştirilerine rağmen AK Parti'nin öncelikli gündem maddesi olarak bu çarşamba meclis genel kurulunda oylanacak

02.11.2026 19:20:00
Haber Merkezi
 
Mekke Anlaşması Genel Kurul’a geliyor
Mekke Anlaşması Genel Kurul’a geliyor
Türkiye'nin yakın dönemdeki en kritik askeri ve diplomatik adımlarından biri olmaya aday "Mekke Ortak Savunma Anlaşması" kanun teklifi, meclis koridorlarını hareketlendiriyor.

AK Parti kaynaklarından edinilen bilgilere göre, 27 Ekim Salı günü TBMM Dışişleri Komisyonu'nda kabul edilen anlaşmanın, diğer tüm gündem maddelerinin önüne alınarak 5 Kasım Çarşamba günü TBMM Genel Kurulu'nda görüşülmeye başlanması planlanıyor.


"Birimize yapılan saldırı hepimize yapılmıştır"


7 Ağustos 2026 tarihinde Mekke'de imzalanan ve üç ülkeyi askeri anlamda birbirine bağlayan anlaşma, adeta bölgesel bir NATO paktı niteliği taşıyor.

Anlaşmanın en çok dikkat çeken maddesi, imzacı ülkelerden herhangi birine dışarıdan yapılacak bir silahlı saldırının, diğer tüm taraflara da yapılmış sayılmasını öngörüyor. Bu durumda Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan, askeri imkanlar da dahil olmak üzere birbirlerine karşılıklı yardım sağlamakla yükümlü olacak.

Anlaşmanın istikrarını korumak adına, imzacı ülkelerin ilk 10 yıl boyunca ittifaktan ayrılamayacağına dair bağlayıcı bir hüküm de metinde yer alıyor.


Muhalefet bölgesel risklerden endişeli


Komisyon aşamasından bu yana teklife sert muhalefet eden muhalefet partileri, anlaşmanın Türkiye'nin ulusal çıkarlarıyla uyuşmadığını savunuyor. Muhalefet temsilcileri, bu ortaklığın Türkiye'yi özellikle Yemen'deki kronikleşmiş savaşa ve Orta Doğu'daki diğer sıcak çatışma bölgelerine doğrudan dahil edebileceği uyarısında bulunuyor.

Anlaşmanın Türkiye'nin geleneksel dış politika çizgisinden büyük bir sapma olduğunu iddia eden muhalefet, Genel Kurul görüşmelerinde de güçlü bir direnç göstermeye hazırlanıyor.


Hakan Fidan sunum yapmayacak


Tartışmaların odağındaki bir diğer konu ise meclisteki bilgilendirme süreci oldu. Muhalefetin Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın bizzat meclise gelerek sunum yapması yönündeki talepleri iktidar kanadında karşılık bulmadı. AK Partili yetkililer, konunun komisyon sürecinde ve diplomasi trafiğinde zaten çok boyutlu olarak tartışıldığını, bu nedenle Bakan Fidan'ın Genel Kurul'da ekstra bir sunum yapmasına gerek görülmediğini belirtti.


Sırada ne var?


Çarşamba günü Genel Kurul'da yapılacak oylamada AK Parti ve Cumhur İttifakı ortaklarının oylarıyla teklifin kabul edilmesi bekleniyor. Meclisten geçerek yasalaşacak olan kanun teklifi, ardından Cumhurbaşkanı'nın onayına sunulacak. Anlaşma, Resmi Gazete'de yayımlanmasının ardından resmen yürürlüğe girecek.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.