logo
04 KASIM 2026

BTP lideri Hüseyin Baş, İzzet Çapa'nın konuğu oldu: "ABD Türkiye'nin stratejik ortağı değildir"

Gazeteci İzzet Çapa'nın You Tube kanalına konuk olan ve gündeme ilişkin sorularını cevaplandıran Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, "ABD Türkiye'nin stratejik ortağı değildir" dedi

04.11.2026 13:06:00 / Güncelleme: 04.11.2026 13:11:39
Haber Merkezi
 
BTP lideri Hüseyin Baş, İzzet Çapa'nın konuğu oldu: "ABD Türkiye'nin stratejik ortağı değildir"
BTP lideri Hüseyin Baş, İzzet Çapa'nın konuğu oldu: "ABD Türkiye'nin stratejik ortağı değildir"
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş gazeteci İzzet Çapa'nın You Tube kanalına konuk oldu. Gündeme ilişkin soruları cevaplandıran Hüseyin Baş, "ABD Türkiye'nin stratejik ortağı değildir" dedi.

Programda Hüseyin Baş'a sorulan sorulardan bazıları ve verdiği cevaplar şöyle:

"Dindarlar Atatürk'ü sevmez söylemi bir emperyalizm oyunu"

İzzet Çapa: Sağ tandanslı ve dindarlara yakın kesimde Atatürk'ün kabul edilmediği, sevilmediği gibi bir gerçek var. Size zarar getirmiyor mu bu?

Hüseyin Baş: "Aslında bu gerçek değil. Türkiye'nin gerçek sosyolojisine indiğimizde aslında toplumun kahir ekseriyetinin ki bu oranı yüzde 90'lara bile vardırabilirim, Atatürk'le barışık ve aynı zamanda dinine de bağlı insanlar olduğunu gözlemliyorum. Ben kimle konuşsam hep anneannelerden, babaannelerden bu örnekler çok verilir. Çünkü toplum buydu. Daha sonra bizim içimize karıştırılan bazı gerçek dışı söylemler, algılar bizleri farklı şeylere bölmüş oldu. Türkiye'de bu hep yapıldı. Atatürk'ün en büyük mücadelesi emperyalizm ile mücadeleydi. Emperyalizmin bu bölgede yüz yılları aşkın süredir oynadığı oyun da toplumu bölüp, hani eski tabirle fırkalara, parçalara ayırmak. Her zaman bunu oynadılar. Ben Türkiye'de hiçbir konuda insanımızın, toplumun bir kavgası olduğu inancına hiçbir zaman sahip olmadım. Bugün Türkiye'de gündemde olan Kürt meselesi adı verilen meselenin dahi hiçbir Kürt'ün hiçbir Türk'le, hiçbir Laz'ın hiçbir Kürt'le, hiçbir Çerkez'in hiçbir Laz'la, kimsenin kimseyle bir problemi yoktur. Ama yukarıda bir siyasetin menfaat alanı vardır ve o menfaat alanı kavga üretir. O menfaat alanı bazı gençleri kandırabilir, farklı yere itebilir. Elbette ki farklı düşüncelere sahip olunabilir."



"Atatürk'ün İslam'a yaptığı hizmeti en benim diyen Müslüman yapmamıştır"

"Atatürk'ün muhafazakârla, dindarla bir problemi olduğu algısı gerçeği yansıtan bir algı değildir. Son 30 yıldır, belki 40 yıldır bu algı yayılmaya çalışıldı ve buna ilişkin bazı kitleler de oluşturuldu. Bunları yok sayamayız, bunlar var. Ama bizim varlığımız da aslında milletiyle devletini, milletiyle askerini ki burada devlet, asker derken bir Atatürk olgusundan bahsediyoruz. Çünkü her devletin bir kurucu unsuru vardır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kurucu unsuru da Atatürk ve etrafında şekillenen askerdir. Dolayısıyla bunların arasına nifak tohumları ekilmiş yıllarca. Bizim yaptığımız siyasetin oluşturduğu şey de aslında bunu bir arada barındıran, birbiriyle barıştıran bir siyasi çizgi. Biz buna inanarak sarılıyoruz. Atatürk'ün hani muhafazakârlarla sorunu olduğu veya muhafazakârların Atatürk'le sorunu olduğu iddiasına ilişkin bunu söylüyorum. Atatürk'ün İslam'a yaptığı hizmeti en benim diyen Müslüman yapmamıştır. Bakın, çok enteresan. Anadolu'da siz bir savaş veriyorsunuz. Savaşı verdikten sonra cumhuriyet ilan ediyorsunuz. Atatürk gayet tabii rahatlıkla bir ülke kurup, bir devlet kurup, nitekim biz bir imparatorluk bakiyesine sahiptik, bir devlet kurup artık bunu Mustafaoğulları, Kemaloğulları yapabilirdi. Bunu bir cumhuriyet yapıyor. Cumhuriyet dediğimiz ne? Halk. Peki, kim bu halk? Müslüman halk! Savaş veriyor. Kim için? Aynı Müslüman halk için. Dolayısıyla bu kişinin Müslüman'la, kendi halkıyla, milletiyle, diniyle bir sorunu olma ihtimali mümkün değil."

"Uyarılar olmasına rağmen uyarı yapanların susturulduğu bir süreç yaşandı"

Hüseyin Baş: "Fon olayında birisi manipülasyonla, içeriden haber alarak bir borsa işlemine girmiş ve bundan dolayı bir haksız kazanç elde etmişse cezalandırılır. Hukuken bu böyledir. Ama nasıl cezalandırılır? Muhalifse direkt cezaevine atılarak cezalandırılabilir. İktidara yakınsa işte kulağı çekilebilir veya WhatsApp grubundan çıkarılabilir. Cezalandırma yöntemleri, artık orayı biz belirleyemiyoruz ama mutlaka bir cezası vardır ve cezalandırılmalıdır. Orada tabii çok enteresan bir hadise var. Sadece birilerinin vurgun yapmış olması değil, bir ekonomik sistemin çöküşünü izliyoruz ve yıllardır süregelen birikmiş bir hantallığın sonucunu izliyoruz. Mesela bugün bir Bloomberg raporu ortaya çıktı. Deniyor ki; uyarılar olmasına rağmen uyarı yapanların susturulduğu bir süreç yaşandı deniyor mesela bu raporda. Bürokrasinin işin içinde olduğu, işte içeriden haberdar olanların olduğu enteresan bir olay... (Belki bunlar yok ama dünya böyle bir şeyi görmediği için öyle bakıyor olabilir. Ne dersiniz?) Bunların olmama ihtimali yok. Birileri koruyup kollamazsa bugün sizin hesabınızdaki 2 bin lira hareketliliği raporlayan organizasyonun 2 milyar liralık para hareketini dikkat çekici bulmaması mümkün değil. Bunun görülmemiş, anlaşılmamış olması ihtimal dâhilinde değil."



"ABD Türkiye'nin stratejik ortağı değildir"

İzzet Çapa: Amerika bizim gerçekten stratejik ortağımız mı size göre?

Hüseyin Baş:  "Hayır. Amerika'nın Türkiye'de, Orta Doğu'da, bölgemizde bizim menfaatimize olan değil, bizim menfaatlerimizi yok eden beklentileri ve planları var. Dolayısıyla stratejik ortağımız hiçbir zaman olamaz. Amerika'yla ilişkilerimiz iyi olmalı mıdır? Elbette. Amerika'yla kavga etmeli miyiz? Hayır. Ama biz Amerika'nın iç siyasetini kendimize dış politika edinirsek veya Amerika'nın dış politikasını kendimize iç politika edinirsek bundan hiçbir fayda görmeyiz. Bizim parti olarak bakış açımız bu. Çünkü arada 10 bin kilometre var ve Amerika'nın dünyayı yönetmek gibi arzuları, istekleri var. Bunu yaparken de çok canice yöntemlere de başvurabilen bir devlet. Bugün emperyalizmin bayrağını en üst düzeyde dalgalandıran ülkeden bahsediyoruz.

"ABD İran ile savaş halinde diye biz de mi İran ile savaşacağız"

"Biz kendimize baktığımız zaman tarih boyu emperyalizmle mücadele etmiş, bağımsızlık için çok büyük mücadeleler vermiş bir milletiz ve bir devletiz. Dolayısıyla Amerika'yla stratejik olarak çıkarlarımızın örtüşmesi mümkün değil. Buna bir örnek, Amerika ile İran savaş hâlinde. Şimdi stratejik ortaklık ne demek? Bizim de İran'la mücadele etmemiz demek. Peki, biz komşumuzla, ki sınırlarımızın en eski olduğu ülke Kasr-ı Şirin Antlaşması'yla İran'dır. Amerika savaşıyor diye biz de onunla stratejik ortaklık mı yapalım? Bunu söylerken İran'ın stratejik çıkarları da bizim için önemli değil. Bizim için önemli olan sadece Türkiye'nin stratejik çıkarlarıdır."



"Trump dünyayı GTA hileleri gibi yönetiyor"

İzzet Çapa: Monopoly diye bir oyun vardı. Hatırlar mısınız? Dünyanın her yerinden alırsınız evleri. Trump dünyayı biraz öyle mi yönetiyor?

Hüseyin Baş: "Trump dünyayı hem öyle yönetiyor hem de işte oyundan örnek verdiniz. GTA vardır, bilirsiniz. Çok meşhur. Bizim lise zamanımızda GTA'nın Vice City modeli vardı. O oyunda hile vardı bir tane. Ben hiç unutmam. NUTTERTOOLS yazınca, taba basıp bütün silahlar yükleniyordu size. O arada şehri birbirine katıyordunuz. Şu anki GTA 6 çıktı herhâlde, onu bilmiyorum ama Vice City'de böyleydi. Şimdi Amerika biraz Türkiye'de de iç siyasette iktidar da aynı pozisyonda. NUTTERTOOLS yazmış, bütün silahları elinde, 'hadi savaşalım' diyor. Bu hakkaniyetli değil. Amerika böyle bir vaziyette."

Avrupa halkları neden ayaklandı?

"Şu anda dünyanın şöyle bir tarafı oluştu: yüzde 1'in elde ettiği zenginlik, kalan yüzde 99'un, bütün dünyadaki nüfusun sahip olduğundan bile daha fazla. Ne var burada? Yeni neslin, gelen genç neslin bu adaletsiz gelir dağılımına isyanı söz konusu. Dolayısıyla bütün dünyada da bundan kaynaklı olarak bir ekonomik sistem değişimi aranmaya başlandı. Biz nasıl olur da zenginin zenginliğini muhafaza edip fakiri de daha iyi, konforlu, rahat ettirebileceğimiz yerlerde, koşullarda yaşatabiliriz? Bununla ilgili mesela dünyada çok tartışmalar oluyor son 3-4 yıldır. Örneğin diyorlar ki 'basic income', yani evrensel temel gelir, bütün vatandaşlara verelim veya iş gücüne katılmayan ama emek üretebilen insanlara yardım yapalım. Kim bu? Örnek, anneler. İşte anne parası, 'mamani' gibi paralar konuşulmaya başlanıyor dünyada. Peki, buna geldiğimizde işin bizi ilgilendiren, Bağımsız Türkiye Partisi olarak enteresan tarafına şimdi dikkat çekeceğim. Bunların tamamı 2005 yılında merhum babamın yazdığı, Milli Ekonomi Modeli dediğimiz, bizim de partimizin ekonomi programını içeren tezde mevcut."

Milli Eğitim Bakanına Kurtuluş Savaşı cevabı

İzzet Çapa: Kurtuluş Savaşı isminden kurtulmamız gerekiyor." dedi Millî Eğitim Bakanı…

Hüseyin Baş:  "Kurtuluş Savaşı, mevcut tarih kitaplarımızda da bizim aldığımız lise eğitiminde de hem Kurtuluş Savaşı hem Millî Mücadele olarak anılır. Burada Millî Mücadele demiyor değil hiç kimse. Mücadelenin millî bir mücadele olduğunun altını çizmek için Millî Mücadele dersiniz. İşgal altındaki bir toprağın işgalden kurtulduğunu anlatmak için de Kurtuluş Savaşı dersiniz. Dolayısıyla burada "Kurtuluş Savaşı dememiz gerekmiyor." demek şu manaya geliyor: Biz işgal altında değildik. Biz bir şeyden kurtulmadık manasına geliyor. Bu kabullenilir bir şey değildir."


Muş'ta pikap takla attı: 2 ölü

Muş'ta virajı alamayan pikabın takla atması sonucu 2 kişi hayatını kaybetti, 3 kişi yaralandı

04.11.2026 12:16:00
İhlas Haber Ajansı
 
Muş'ta pikap takla attı: 2 ölü
Muş'ta pikap takla attı: 2 ölü
Kaza, Muş merkeze bağlı Kızılağaç beldesinin Kurtuluş mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, İ.A. isimli şahsın yönetimindeki 48 UU 358 plakalı pikap, Batman'dan Muş istikametine seyir halindeyken sürücüsünün virajı alamaması sonucu kontrolden çıkarak takla attı.

Kazayı görenlerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık, jandarma ve AFAD ekipleri sevk edildi. Ekiplerin yaptığı incelemede araçta bulunan 5 kişiden F.A. ve A.A. olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Sürücü İ. A., A.A. ve M.A. ise yaralandı.

Yaralılar, olay yerindeki ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla Muş Devlet Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.

Suudi Arabistan ile Türkiye arasındaki vize muafiyeti anlaşması 6 Kasım'dan itibaren yürürlüğe girecek

Türkiye'nin Riyad Büyükelçiliği, Suudi Arabistan ile Türkiye arasında diplomatik ve hususi pasaport hamillerinin vize yükümlülüğünden karşılıklı olarak muaf tutulmasına ilişkin anlaşmanın 6 Kasım'dan itibaren yürürlüğe gireceğini bildirdi

03.11.2026 15:31:00
AA
 
Suudi Arabistan ile Türkiye arasındaki vize muafiyeti anlaşması 6 Kasım'dan itibaren yürürlüğe girecek
Suudi Arabistan ile Türkiye arasındaki vize muafiyeti anlaşması 6 Kasım'dan itibaren yürürlüğe girecek

Riyad Büyükelçiliğinin ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından konuya ilişkin açıklama yapıldı.

Açıklamada, Türkiye ile Suudi Arabistan arasında diplomatik ve hususi (yeşil) pasaport sahiplerinin vize yükümlülüğünden karşılıklı olarak muaf tutulmasına ilişkin anlaşmanın 6 Kasım'dan itibaren yürürlüğe gireceği belirtildi.

Anlaşma kapsamında, iki ülkenin diplomatik ve hususi pasaport sahibi vatandaşlarının, her 180 günlük dönem içinde toplam 90 günü aşmamak kaydıyla karşılıklı olarak vizesiz seyahat edebileceği belirtildi.

Bu kişilerin, diğer ülkeye giriş ve çıkış yapabilecekleri, ülke üzerinden transit geçebilecekleri ve belirtilen süre boyunca vize almadan geçici olarak kalabilecekleri bildirildi.

Suudi Arabistan'a giriş yapılan tarihte en az 6 ay geçerliliği olan pasaport sahibi olunması gerektiği kaydedildi.

Hac ve umre ziyaretleri anlaşma kapsamı dışında

Anlaşmanın 5'inci maddesi uyarınca hac veya umre yapmak amacıyla Suudi Arabistan'a gelen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının anlaşmanın kapsamı dışında olduğu, söz konusu amaçlar için seyahat edecek olanların bu çerçevede Suudi Arabistan makamlarınca özel olarak verilen vizeye başvurmaları gerektiği ifade edildi.

Hac dönemi dışında olduğu sürece umre seyahatinin, Suudi Arabistan'ın resmi turizm portalından veya havalimanındaki e-vize kabinlerinden uygun vize türü alınarak gerçekleştirilebileceği bilgisi verildi.

Türkiye ve Suudi Arabistan, 6 Mayıs 2026'da Ankara'da düzenlenen Türkiye-Suudi Arabistan Koordinasyon Konseyi Toplantısı'nın ardından diplomatik ve hususi pasaport hamillerinin vize yükümlülüğünden karşılıklı olarak muaf tutulmasına ilişkin anlaşma imzalamıştı.

Bunun ardından, anlaşmayı onaylayan Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete'de yayımlanmıştı. 

Erdoğan: Güney Kore ile ticaret hedefimiz 15 milyar dolar

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Güney Kore ile geçtiğimiz yıl 11 milyar doları aşan ikili ticaretimizi dengeli ve sürdürülebilir şekilde evvelce belirlediğimiz 15 milyar dolar hedefine ulaştıracak adımları görüştük" dedi

03.11.2026 14:10:00
AA
 
Erdoğan: Güney Kore ile ticaret hedefimiz 15 milyar dolar
Erdoğan: Güney Kore ile ticaret hedefimiz 15 milyar dolar
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung ile Seul'deki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, Lee'nin davetine icabetle stratejik ortakları ve yakın dostları Kore'yi 8 yıl aradan sonra tekrar ziyaret etmekten büyük bir memnuniyet duyduğunu dile getirdi.

Lee'ye sıcak ev sahipliği dolayısıyla teşekkür eden Erdoğan, bundan 76 yıl önce kahraman Mehmetçiğin Kore'nin bağımsızlığı için gösterdiği fedakarlıklarla kan kardeşliğine dönüşen iki ülke arasındaki ilişkilerin bugün de müstesna düzeyde ayrı bir seyrinin kendilerini ziyadesiyle mutlu ettiğini söyledi.

Güney Kore Devlet Başkanı Lee'yi Kasım 2025'te ve geçen temmuz ayında Türkiye'de ağırladıklarını hatırlatan Erdoğan, karşılıklı ziyaretlerin iki ülke arasındaki stratejik ortaklığa önemli katkılarda bulunduğunu belirterek, şöyle konuştu:

"Bugün de birçok konudaki işbirliğimizi dinamik ve geleceğe odaklı şekilde ilerletecek adımları ele aldık. Ekonomik ve ticari ilişkilerimiz, görüşmelerimizde öne çıkan alanların başında geldi. Geçtiğimiz yıl 11 milyar doları aşan ikili ticaretimizi, dengeli ve sürdürülebilir şekilde, evvelce belirlediğimiz 15 milyar dolar hedefine ulaştıracak adımları görüştük. Aramızdaki serbest ticaret anlaşmasının günün şartlarına göre tadil edilmesi dahil ilgili kurumlarımızın çalışmalarına odaklandık. Ülkemizde 400'den fazla Koreli firma faaliyet gösteriyor. Kore firmalarıyla sadece ülkemizde değil, Türkiye'nin güçlü olduğu pazarlarda ortak projelere adımlarımızı atıyoruz."


"Çok taraflı platformlardaki işbirliğimizi tüm insanlığın faydası için daha ilerilere taşımakta kararlıyız"


Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmelerinin bir diğer önemli başlığını nükleer enerji ve madencilik alanının oluşturduğunu aktararak, Kasım 2025'te Türkiye Nükleer Enerji Şirketi ile Kore Elektrik Enerjisi Kurumu arasında imzalanan mutabakat zaptının, işbirlikleri için önemli bir zemin teşkil ettiğini vurguladı.

Bugün iki ülke enerji bakanlıkları arasında imzalanan belgelerin de bu işbirliklerini daha ileriye taşıyacağına inandığını ifade eden Erdoğan, özellikle batarya üretimi, yapay zeka ve yarı iletkenler dahil olmak üzere birçok ileri teknolojiler alanında Kore'yle işbirliğine büyük önem verdiklerini belirtti.

Erdoğan, "Savunma sanayi, stratejik ortaklığımızın somut neticeler verdiği alanların başında geliyor. Sayın Cumhurbaşkanı'yla görüşmemde, Fırtına obüsleri ve Altay tankı gibi başarılı müşterek projelerin sayısının artırılması gereğine işaret ettik." dedi.

Gelecek sene idrak edecekleri ülkeler arasındaki diplomatik ilişkilerin tesisinin 70. yıl dönümünde özel etkinlikler planladıklarını kaydeden Erdoğan, "Bölgelerinde ve ötesinde etkin roller üstlenen, küresel barış ve istikrara önem veren iki ülkeyiz. Uluslararası meselelere dair görüşlerimiz büyük ölçüde örtüşüyor. Kore Yarımadası'nda kalıcı barış ve istikrarın tesisini amaçlayan diyalog temelli yaklaşımı destekliyoruz. Birleşmiş Milletler, MIKTA ve G20 dahil olmak üzere çok taraflı platformlardaki işbirliğimizi tüm insanlığın faydası için daha ilerilere taşımakta kararlıyız." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Güney Kore Devlet Başkanı Lee ile iki ülke arasındaki kardeşlik ilişkilerini daha da geliştirmek amacıyla yakın çalışmayı sürdüreceklerini belirterek, ikili ilişkilere sağladığı katkılarından dolayı Lee'ye şahsı ve milleti adına teşekkür etti.


Güney Kore Devlet Başkanı Lee: Türkiye halkımızın gönlünde kan kardeşimizdir


Güney Kore Devlet Başkanı Lee ise Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindeki heyeti ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Türkiye, halkımızın gönlünde kan kardeşimizdir, yani kanla bağlı olduğumuz kardeşimizdir." dedi.

Güney Kore halkının bugün sahip olduğu özgürlük ve barış ortamını, Kore Savaşı'nda Kore halkının yanında savaşan yaklaşık 20 bin Türk askerine borçlu olduğunu vurgulayan Lee, Türk askerlerinin savaş sırasında gösterdiği fedakarlığı saygıyla andı.

Lee, "Bugün Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan ile birlikte kanla kurulan derin dostluk ve güven temelinde işbirliğimizi genişletme konusunda mutabık kaldık." diye konuştu.

Erdoğan ile görüşmesinde Kasım 2025'te varılan mutabakatların uygulanmasında kaydedilen ilerlemeyi değerlendirdiklerini aktaran Lee, iki ülke arasındaki stratejik ortaklığı daha da derinleştirmenin yollarını ele aldıklarını belirtti.

Lee, görüşmede nükleer enerji, savunma sanayisi ve ALTAY tankı projesi gibi stratejik alanlarda somut işbirliğini güçlendirme konusunda mutabık kaldıklarını belirtti.

Türkiye'deki nükleer santral projesine yönelik işbirliğinin sorunsuz ilerlediğini kaydeden Lee, "Bu sonuçları ileri taşıyıp, Nükleer Güç Projesi Finansmanına İlişkin İşbirliği Mutabakat Zaptı'nı imzaladık." ifadelerini kullandı.

Lee, geçen yıl düzenlenen zirveden bu yana savunma sanayisi alanındaki işbirliğinin de istikrarlı biçimde geliştiğine işaret ederek, temmuz ayında savunma sanayisi ve lojistik ortak komitesinin toplandığını hatırlattı.


Savunma sanayisi işbirliği derinleştirilecek


Eylül ayında askeri gemilerde işbirliği niyet mektubunu imzaladıklarını kaydeden Lee, bu gibi adımlarla işbirliğini giderek genişlettiklerini vurguladı.

Lee, "Ortak üretim ve teknoloji işbirliğini artırıp, iki ülke şirketlerinin üçüncü ülkelere birlikte açılma yollarını arayarak savunma sanayisi işbirliğini derinleştirmeyi kararlaştırdık." değerlendirmesinde bulundu.

İki ülke arasında geçen yıl imzalanan yol altyapısına ilişkin mutabakat zaptıyla işbirliğinin geliştiğini belirten Lee, yeni ulaştırma ve bağlantısallık mutabakatıyla işbirliğini genişleteceklerini dile getirdi.

Lee, "Karşılıklı faydaya dayanarak ve ekonomik işbirliğini güçlendirerek yatırım ve istikrarı artıracağız." açıklamasında bulundu.

Türkiye ile Güney Kore arasındaki ticaret hacminin 2023'te ilk kez 10 milyar doları aştığını hatırlatan Lee, "(Türkiye-Güney Kore ticaret hacmi) Geçen yıl 10 milyar 700 milyon dolarla, diplomatik ilişkiler kurulduğundan bu yana rekor kırıldı" dedi.


Dengeli ve istikrarlı ticari işbirliği için çalışmaları artırma vurgusu


Lee, "Ticaret dengesizliğini, ithalatı kısıtlayıcı tedbiri ve gümrük işlemlerindeki gecikmeleri tek tek çözüp iki ülke şirketlerine daha istikrarlı bir faaliyet ortamı sağlamak için çabalarımızı sürdüreceğiz. Ayrıca soydaşlarımızın çalışma izni alma sorunlarını çözmek için hükümetlerimiz arasındaki işbirliğini sürdürmeyi kararlaştırdık." diye konuştu.

Öte yandan biyoteknoloji, enerji, bilim ve teknoloji, doğal kaynaklar ve madencilik gibi alanlardaki işbirliğini genişleteceklerini dile getiren Lee, Güney Koreli SK Plasma işbirliğinde Türkiye'de plazma kaynaklı ilaç üretim tesisinin kurulmasına yönelik çalışmaların aksamadan sürmesi için çalışmalar yapacaklarını söyledi.

Lee, bu zirve kapsamında imzaladıkları "Enerji Alanında İşbirliğinin Güçlendirilmesine İlişkin Mutabakat Zaptı" temelinde "Güney Kore-Türkiye Enerji Dönüşümü Forumu'nu" kurmayı, temiz enerji, hidrojen, ve yenilenebilir enerji işbirliği zeminini genişletmeyi kararlaştırdıklarını dile getirdi.


Bilim ve Teknoloji Ortak Komitesi ilk kez toplanacak


Lee, yeni imzalanan "Bilim, Teknoloji ve İnovasyon (STI) Alanlarında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı" ile yapay zeka, ileri haberleşme ve ileri malzeme işbirliğini güçlendirmeyi, ikili Bilim ve Teknoloji Ortak Komitesini ilk kez toplamayı kararlaştırdıklarını ifade etti.

"Doğal Kaynaklar ve Madencilik Alanında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı"nın imzalanmasının da önemli bir kazanım olduğuna işaret eden Lee, hükümetler arası işbirliği kanalı kurup ikili teknoloji ve yatırım işbirliği zeminini genişleterek kritik mineral tedarik zincirlerini çeşitlendirmek için gayret göstereceklerini dile getirdi.

Lee, Kore Yarımadası'nda barış ve uluslararası istikrarın yeniden tesisi için stratejik eşgüdümü güçlendireceklerine dikkati çekerek, bugünkü görüşmede Türk hükümetinin, Güney Kore'nin Kuzey Kore'ye yönelik politikasına istikrarlı desteğinin yeniden teyit edildiğini söyledi.


Çok taraflı platformlarda eşgüdümü genişletme vurgusu


Kore Yarımadası'nda barışın yeniden tesisi için işbirliği yapmayı kararlaştırdıklarını aktaran Lee, kurallara dayalı uluslararası düzeni benimseyen orta ölçekli güçler olarak Birleşmiş Milletler, G20 ve MIKTA (Meksika, Endonezya, Güney Kore, Türkiye, Avustralya) gibi çok taraflı platformlarda eşgüdümü genişleteceklerini belirtti.

Lee, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Rusya-Ukrayna Savaşı ve Orta Doğu'daki durum gibi başlıca uluslararası konuları da görüştüklerini, ihtilafların barışçıl çözümü ve bölgesel istikrarın yeniden tesisi için yakın iletişim ve işbirliğini sürdürmeyi kararlaştıklarını kaydetti.

Bugünkü zirvenin güçlü dostluk ve güveni teyit ettiğini ve Türkiye-Güney Kore ilişkilerini yeni bir geleceğe taşıyan önemli bir dönüm noktası olarak kayda geçeceğini vurgulayan Lee, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yakından çalışıp bugünkü mutabakatları eksiksiz uygulayacaklarını ve somut sonuçlar elde edeceklerini söyledi.

Lee, kardeş ülke Türkiye ile daha müreffeh bir geleceği birlikte kurmayı temenni ettiğini dile getirdi.

İstanbul Finans Merkezi'nde Merkez Bankası binasına yıldırım düştü

İstanbul'da dün akşam saatlerinde etkili olan gök gürültülü sağanak yağış sırasında, Ataşehir'deki İstanbul Finans Merkezi'nde bulunan ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'na ait olduğu belirtilen binanın tepe noktasına yıldırım düştü

03.11.2026 13:09:00 / Güncelleme: 03.11.2026 13:14:45
İHA
 
İstanbul Finans Merkezi'nde Merkez Bankası binasına yıldırım düştü
İstanbul Finans Merkezi'nde Merkez Bankası binasına yıldırım düştü
İstanbul'da 2 Kasım Pazartesi akşamı başlayan sağanak yağış, kentin birçok noktasında etkili oldu.

Yağış nedeniyle bazı cadde ve sokaklarda su birikintileri oluşurken, gökyüzünde art arda şimşekler çaktı.

Bu sırada İstanbul Finans Merkezi'nde bulunan yüksek bir binanın tepe noktasına yıldırım isabet etti.



Yıldırımın düştüğü anlarda binanın çevresini saran yoğun bulutlar ve gökyüzünde oluşan parlak ışık dikkat çekti.

O anlar kameraya yansıdı.

Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Nazif Zorlu hayatını kaybetti

Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Nazif Zorlu (82) bir süredir tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti

03.11.2026 00:30:00
AA
 
Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Nazif Zorlu hayatını kaybetti
Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Nazif Zorlu hayatını kaybetti

Zorlu Holding'in sosyal medya hesaplarında yer alan açıklamada, Yönetim Kurulu Başkanı Zorlu'nun akciğer kanseri nedeniyle bir süredir tedavi gördüğü hastanede vefat ettiği bildirildi.

Açıklamada, Ahmet Nazif Zorlu'nun, 1953 yılında Denizli'nin Babadağ ilçesinde temelleri atılan Zorlu Grubu'nu vizyonu ve liderliğiyle Türkiye'nin önde gelen sanayi gruplarından biri haline getirdiği, grubun uluslararası ölçekte büyümesine öncülük ettiği ve yaşamı boyunca ülkesi için çalıştığı ifade edildi.

Zorlu'nun gerçekleştirdiği yatırımlarla Türkiye'nin sanayileşmesine, ihracatına ve istihdamına önemli katkılar sunduğu, eğitim ve kültür-sanat alanındaki çalışmalarıyla toplumsal gelişimi desteklediği belirtildi.

Açıklamada, Zorlu'nun "Önce ülkem, sonra kurumum, sonra ailem" sözleriyle ortaya koyduğu anlayışın, ülkesine ve insanına duyduğu inancın, çalışmaya ve üretmeye verdiği değerin Zorlu Grubu'na bıraktığı en kıymetli miraslardan biri olarak yaşamaya devam edeceği kaydedildi.

Ahmet Nazif Zorlu'nun cenazesinin 4 Kasım Çarşamba günü Levent'teki Barbaros Hayreddin Paşa Camisi'nde öğle vaktinde kılınacak cenaze namazı sonrasında Zincirlikuyu Mezarlığı'ndaki aile kabristanına defnedileceği bildirildi.

Açıklamada, merhumun isteği doğrultusunda cenaze törenine çelenk gönderilmemesi, bunun yerine arzu edenlerin diledikleri bir sivil toplum kuruluşuna bağışta bulunmaları rica edildi.

Ahmet Nazif Zorlu kimdir?

Denizli'de 1944 yılında doğan Ahmet Nazif Zorlu, çalışma hayatına erken yaşlarda baba mesleği olan tekstille başladı.

İş hayatının ilk yıllarında Trabzon'da açtığı mağazayla tekstil ticareti yapan Zorlu, 1970 yılında şirketin merkezini İstanbul'a taşıyarak Zorlu Holding'in temellerini atmıştır.

İlk üretim şirketi Korteks'i 1976 yılında kuran Zorlu, 1990'da tüm şirketleri Zorlu Holding çatısı altında topladı. 1994'te Vestel'i Zorlu Holding bünyesine katan Ahmet Nazif Zorlu, yeni iş alanlarının da yolunu açtı.

Zorlu'nun tekstil sektörüyle başladığı girişimciliği beyaz eşya, elektronik, gayrimenkul, enerji, metalurji, savunma ve e-mobilite gibi birçok farklı alanda faaliyet gösteren şirketlerle devam etti. Ahmet Nazif Zorlu, Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanlığının yanı sıra Zorlu Grubu bünyesinde farklı sektörlerde faaliyet gösteren birçok şirkette yönetim kurulu başkanı veya başkan vekili olarak görev yapıyordu.

Sivil toplum kuruluşlarıyla da yakından ilgilenen Ahmet Zorlu, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Yönetim Kurulu Üyesi, Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD), Denizlililer Birliği Eğitim ve Kültür Vakfı (DENBİR), Babadağlı Sanayici ve İşadamları Derneği (BASİAD) ve Türkiye Ev Tekstili Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TETSİAD) üyesiydi.

Mekke Anlaşması Genel Kurul’a geliyor

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan, taraflardan birine yapılan saldırıyı hepsine yapılmış sayan "Mekke Ortak Savunma Anlaşması", muhalefetin sert eleştirilerine rağmen AK Parti'nin öncelikli gündem maddesi olarak bu çarşamba meclis genel kurulunda oylanacak

02.11.2026 19:20:00
Haber Merkezi
 
Mekke Anlaşması Genel Kurul’a geliyor
Mekke Anlaşması Genel Kurul’a geliyor
Türkiye'nin yakın dönemdeki en kritik askeri ve diplomatik adımlarından biri olmaya aday "Mekke Ortak Savunma Anlaşması" kanun teklifi, meclis koridorlarını hareketlendiriyor.

AK Parti kaynaklarından edinilen bilgilere göre, 27 Ekim Salı günü TBMM Dışişleri Komisyonu'nda kabul edilen anlaşmanın, diğer tüm gündem maddelerinin önüne alınarak 5 Kasım Çarşamba günü TBMM Genel Kurulu'nda görüşülmeye başlanması planlanıyor.


"Birimize yapılan saldırı hepimize yapılmıştır"


7 Ağustos 2026 tarihinde Mekke'de imzalanan ve üç ülkeyi askeri anlamda birbirine bağlayan anlaşma, adeta bölgesel bir NATO paktı niteliği taşıyor.

Anlaşmanın en çok dikkat çeken maddesi, imzacı ülkelerden herhangi birine dışarıdan yapılacak bir silahlı saldırının, diğer tüm taraflara da yapılmış sayılmasını öngörüyor. Bu durumda Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan, askeri imkanlar da dahil olmak üzere birbirlerine karşılıklı yardım sağlamakla yükümlü olacak.

Anlaşmanın istikrarını korumak adına, imzacı ülkelerin ilk 10 yıl boyunca ittifaktan ayrılamayacağına dair bağlayıcı bir hüküm de metinde yer alıyor.


Muhalefet bölgesel risklerden endişeli


Komisyon aşamasından bu yana teklife sert muhalefet eden muhalefet partileri, anlaşmanın Türkiye'nin ulusal çıkarlarıyla uyuşmadığını savunuyor. Muhalefet temsilcileri, bu ortaklığın Türkiye'yi özellikle Yemen'deki kronikleşmiş savaşa ve Orta Doğu'daki diğer sıcak çatışma bölgelerine doğrudan dahil edebileceği uyarısında bulunuyor.

Anlaşmanın Türkiye'nin geleneksel dış politika çizgisinden büyük bir sapma olduğunu iddia eden muhalefet, Genel Kurul görüşmelerinde de güçlü bir direnç göstermeye hazırlanıyor.


Hakan Fidan sunum yapmayacak


Tartışmaların odağındaki bir diğer konu ise meclisteki bilgilendirme süreci oldu. Muhalefetin Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın bizzat meclise gelerek sunum yapması yönündeki talepleri iktidar kanadında karşılık bulmadı. AK Partili yetkililer, konunun komisyon sürecinde ve diplomasi trafiğinde zaten çok boyutlu olarak tartışıldığını, bu nedenle Bakan Fidan'ın Genel Kurul'da ekstra bir sunum yapmasına gerek görülmediğini belirtti.


Sırada ne var?


Çarşamba günü Genel Kurul'da yapılacak oylamada AK Parti ve Cumhur İttifakı ortaklarının oylarıyla teklifin kabul edilmesi bekleniyor. Meclisten geçerek yasalaşacak olan kanun teklifi, ardından Cumhurbaşkanı'nın onayına sunulacak. Anlaşma, Resmi Gazete'de yayımlanmasının ardından resmen yürürlüğe girecek.

Görevden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 46'sı tutuklu 436 sanığın yargılandığı İBB davasının üçüncü celsesi bugün Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi'nde başlıyor

Görevden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 46'sı tutuklu 436 sanığın yargılandığı İBB davasının üçüncü celsesi bugün Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi'nde başlıyor

02.11.2026 11:54:00
Haber Merkezi
 
 Görevden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 46'sı tutuklu 436 sanığın yargılandığı İBB davasının üçüncü celsesi bugün Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi'nde başlıyor
 Görevden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 46'sı tutuklu 436 sanığın yargılandığı İBB davasının üçüncü celsesi bugün Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi'nde başlıyor
Görevden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 46'sı tutuklu 436 sanığın yargılandığı İBB davasının üçüncü celsesi bugün Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi'nde başlıyor.

17 Ekim'de İmamoğlu'nun savunmasıyla tamamlanan ikinci celsenin ardından yedi sanığın tahliyesine karar verilmişti ve mahkeme iki haftalık araya girmişti.

Bugün başlayacak üçüncü celseyle 60 tanık, müşteki ve gizli tanık dinlenecek. Ardından davanın delillerinin tartışılması ve esasa ilişkin mütalaa aşamasına geçilmesi bekleniyor.

Mahkeme ayrıca dosyada "İlke", "Zeytin", "Martı" ve "Gürgen" kod adlı gizli tanıkların da üçüncü celse için duruşmada hazır edilmesini istedi.

Yeni Parti lideri Özgür Özel, Aralık 2025'te "İlke" kod adlı gizli tanığın, verdiği ifadelerden kısa bir süre sonra tüm ifadelerini ve gizli tanıklık statüsünü resmen geri çektiğini beyan ettiğini aktarmıştı.

Soruşturmanın başlangıcında İmamoğlu'na yönelik beyanlarda bulunan ancak hazırlanan iddianamede yer almayan "Meşe" kod adlı gizli tanığın beyanlarının da iddianamede "İlke" kod adlı gizli tanığın beyanlarının arasında yer aldığı ileri sürülmüştü.

Bugün başlayacak üçüncü celsenin ardından devam edecek dördüncü celsede ise delillerin tartışılması aşamasına geçilmesi bekleniyor.

Delillerin tartışılması aşamasının geçilmesi halinde ise duruşma savcısının esasa ilişkin mütalaasını açıklaması bekleniyor.

Mütalaanın ardından tüm sanıklar ve avukatlarının yeniden savunma yapması ve İmamoğlu'nun da esasa ilişkin savunması kapsamında, iddianamedeki suçlamalara ilişkin günler sürecek kapsamlı bir savunma yapması bekleniyor.

İstanbul'da "Daltonlar" suç örgütüne yönelik operasyonda 5 şüpheli yakalandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, kamuoyunda "Daltonlar" olarak bilinen silahlı suç örgütüne yönelik soruşturma kapsamında, Fenerbahçe tribün lideri Cem Gölbaşı'na yönelik silahlı eylem hazırlığında oldukları değerlendirilen 5 şüphelinin gözaltına alındığını bildirdi

02.11.2026 06:00:00
AA
 
İstanbul'da "Daltonlar" suç örgütüne yönelik operasyonda 5 şüpheli yakalandı
İstanbul'da "Daltonlar" suç örgütüne yönelik operasyonda 5 şüpheli yakalandı

Başsavcılıktan yapılan açıklamada, kamuoyunda "Daltonlar" olarak bilinen yeni nesil silahlı suç örgütüne yönelik soruşturma kapsamında, örgüt içerisinde "Baron" lakabını kullanan Yusuf Can Güngör'ün talimatıyla Cem Gölbaşı'na yönelik eylem gerçekleştirmek üzere Adana'dan İstanbul'a geldiği belirlenen İbrahim Çiftçi'nin, 31 Ekim'de Beyoğlu'nda yakalandığı belirtildi.

Açıklamada, şüphelinin üzerinde yapılan aramada, 1 ruhsatsız tabanca, 2 uzatılmış şarjör ve 1 utaş marka otomatik tabanca ele geçirildiği bilgisi verildi.

Soruşturma kapsamında yapılan incelemelerde, Çiftçi'nin Gaziantep'ten İstanbul'a eylem gerçekleştirmek amacıyla gelen 3 şüpheliyle Esenyurt'taki bir hücre evinde kaldığının tespit edildiği aktarılan açıklamada, eylem hazırlığında oldukları değerlendirilen şüphelilerin yakalanması için düzenlenen operasyonda, Cihan Can Gökkuş, Abdulkadir Demir ve Orhan Bozan'ın da gözaltına alındığı kaydedildi.

Açıklamada, şüphelilerin eylemde kullanmayı planladıkları silahları Çınar Aksoy'dan temin ettiklerinin belirlenmesi üzerine düzenlenen operasyonda söz konusu şüphelinin de yakalandığı, ikamette yapılan aramada 1 uzun namlulu piyade tüfeği ve 200 fişek ele geçirildiği ifade edildi.

Başsavcılığın açıklamasında, şüphelilerin alınan ilk beyanlarından, Fenerbahçe tribün lideri Cem Gölbaşı'na yönelik silahlı eylem hazırlığında oldukları, ancak uygun koşulların oluşmaması üzerine eylemden vazgeçtikleri kanaatine varıldığı bildirildi.

Suç örgütünün tüm eylemlerinin ortaya çıkarılması, yurt içi ve yurt dışı bağlantılarının deşifre edilmesi amacıyla soruşturma işlemlerinin çok yönlü ve titizlikle sürdürüldüğü kaydedildi.
 

CHP’nin resmi internet sitesinde Kasım 2023-Mayıs 2026 arasındaki Özgür Özel’in genel başkanlığı dönemine ait haberler, basın açıklamaları ve TBMM konuşmaları arşivden kaldırıldı

CHP’nin resmi internet sitesinde Kasım 2023-Mayıs 2026 arasındaki Özgür Özel’in genel başkanlığı dönemine ait haberler, basın açıklamaları ve TBMM konuşmaları arşivden kaldırıldı

01.11.2026 19:09:00
Haber Merkezi
 
CHP’nin resmi internet sitesinde Kasım 2023-Mayıs 2026 arasındaki Özgür Özel’in genel başkanlığı dönemine ait haberler, basın açıklamaları ve TBMM konuşmaları arşivden kaldırıldı
CHP’nin resmi internet sitesinde Kasım 2023-Mayıs 2026 arasındaki Özgür Özel’in genel başkanlığı dönemine ait haberler, basın açıklamaları ve TBMM konuşmaları arşivden kaldırıldı
CHP'nin 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde gerçekleştirilen 38'inci Olağan Kurultayı'na ilişkin 21 Mayıs 2026 tarihli mutlak butlan kararı Yargıtay'da beklerken, partinin resmi internet sitesindeki arşiv değişikliği dikkat çekti.

"chp.org.tr" adresli internet sitesinde, Özgür Özel'in genel başkanlığı dönemine ait içeriklerin kaldırıldığı görüldü. Sitede yer alan arşiv bölümlerinde Kasım 2023 ile Mayıs 2026 arasındaki yaklaşık üç yıllık döneme ait içeriklere artık ulaşılamıyor.

Sitedeki TBMM konuşmaları, miting konuşmaları, etkinlik konuşmaları, basın açıklamaları, yazılı açıklamalar, sosyal medya paylaşımları, televizyon programları, röportajlar, kabuller, haberler, kurultay konuşmaları ve yurt dışı konuşmaları başlıklı bölümlerdeki içeriklerin Kasım 2023'ten Mayıs 2026'ya atladığı görüldü.

Kaldırılan içerikler yalnızca Özgür Özel'in açıklamalarıyla da sınırlı kalmadı. Yaklaşık üç yıllık dönemde genel başkan yardımcılarının basın açıklamaları, parti sözcülerinin basın toplantıları, parti kurmaylarına ait bültenler, TBMM faaliyetleri, raporlar, fotoğraflar ve diğer içerikler de arşivde yer almadı.

Dünya gazetesinin bağlı olduğu Dünya Holding'in ortağı Umut Güner, fon soruşturmasında gözaltına alındı

Dünya gazetesinin bağlı olduğu Dünya Holding'in ortağı Umut Güner, fon soruşturmasında gözaltına alındı

01.11.2026 17:32:00
Haber Merkezi
 
 Dünya gazetesinin bağlı olduğu Dünya Holding'in ortağı Umut Güner, fon soruşturmasında gözaltına alındı
 Dünya gazetesinin bağlı olduğu Dünya Holding'in ortağı Umut Güner, fon soruşturmasında gözaltına alındı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sermaye piyasalarında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürütülen fon soruşturması sürüyor.

Başsavcılık, bazı fon ve hisseler üzerinden haksız ve yüksek miktarda kazanç sağlandığını belirterek inceleme başlattı.

Soruşturmada adı geçen kişilerin hesapları arasındaki transferler, şüpheli ifadeleri ve Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporları inceleniyor.

Fon soruşturmasına yeni isimler de eklendi. Soruşturma kapsamında Dünya gazetesinin ortaklarından Umut Güner gözaltına alındı.

Güner'in emniyetteki işlemleri sürüyor.

Gazetenin bağlı olduğu Dünya Holding'in Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) tasfiye kararı aldığı Bulls Yatırım Holding ile ortaklığı bulunduğu ileri sürüldü.

SPK, daha önce Bulls Portföy' e ait 15 yatırım fonunun tasfiyesine karar vermişti.

Soruşturmada Borsa İstanbul A.Ş. Genel Müdürü Korkmaz Enes Ergun da "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" ve "rüşvet" suçlarından dün gözaltına alınmıştı.

Soruşturmada ayrıca Bulls Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Akkaya ile Lydia Holding Yönetim Kurulu Başkanı Enver Çevik'in de mal varlıklarına ve finansal işlemlerine tedbir kararı alınmıştı.

UMUT GÜNER KİMDİR?

51 yaşındaki Umut Güner, iş dünyasındaki faaliyetlerinin yanı sıra spor yöneticiliği ve medya sektöründeki çalışmalarıyla da tanınıyor.

İş insanı Umut Güner, Mart 2012'de Fikret Orman'ın Beşiktaş başkanlığına seçilmesinin ardından siyah-beyazlı kulübün yönetiminde görev almıştı.

Güner, kulüpte farklı dönemlerde asbaşkanlık, Pazarlama Komitesi Başkanlığı, Yeni Stadyum Projesi'nden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyeliği ve Transfer Komitesi Başkanlığı görevlerini üstlenmişti.

2024 yılında Didem Demirkent, Dünya gazetesini Umut Güner'e devrettiğini açıklamıştı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.