logo
25 MART 2026

BTP'den menfur saldırılara kınama

Antalya, İzmir ve Nevşehir'de parti mensuplarına yapılan menfur saldırıları kınayan Bağımsız Türkiye Partisi, "BTP'nin yükselen oyları karşısında rahatsız olan bazı çevreler, panik halinde kadrolarımıza saldırmaya başladılar" açıklamasında bulundu

16.03.2014 00:00:00
YENİ MESAJ / HABER MERKEZİSiyasete getirdiği proje odaklı farklı anlayışıyla ve 'fundamentalist değil dindarız, şövenist değil milliyetçiyiz ve mandacı değil ulusalcıyız' anlayışıyla her kesimden vatandaşın dikkatini çeken Bağımsız Türkiye Partisi yerel seçim çalışmalarına katılan adayları ve mensupları geçtiğimiz günlerde peş peşe saldırılara uğradı. Bu saldırılardan birinin hedefinde BTP Nevşehir Belediye Başkan adayı İkbal Şişman vardı. BTP Nevşehir Belediye Başkan adayı İkbal Şişman'ın seçim çalışmalarını yürüten ve çoğunluğu üniversiteli genç kadınlardan oluşan seçim ekibine Sebzeciler, Meyveciler ve Pazarcılar Odası Başkanı Selim Özmen ve oda üyeleri çirkin bir saldırıda bulundu. İkinci saldırı ise İzmir'de yaşandı. BTP İzmir İl Başkan Yardımcısı ve BTP Kiraz İlçe Belediye Başkan adayı darbedildi. Üçüncü ve en şiddetli saldırı ise Manavgat'ta yaşandı. Silahlı saldırıya uğrayan BTP Antalya Manavgat İlçe Başkan adayı halen  yoğun bakımda yaşam savaşı veriyor. BTP'nin yükselişinden rahatsız oldularBağımsız Türkiye Partisi Genel Mekezi bir basın açıklamasıyla bu menfur saldırıları kınadı. Bağımsız Türkiye Partisi'nden parti mensuplarına yönelik saldırılar üzerine yapılan basın açıklamasında şunlar kaydedildi:"Yaklaşan yerel seçimler öncesi Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) kadrolarına yönelik saldırılardan, siz değerli basın mensupları vasıtasıyla Yüce milletimizi haberdar etmek istedik. Aleni bir şekilde AKP ve MHP cenahının önümüzü kesmelerine şahit oluyoruz. Dün yüzümüze bakmayanlar, BTP'nin yükselen oyları karşısında panik halinde kadrolarımıza saldırmaya başladılar. Antalya, İzmir ve Nevşehir'de yerel seçim çalışması yapan başkan adaylarımıza ve teşkilat mensuplarımıza sözlü, fiili ve silahlı saldırılarda bulundular.Nevşehir Belediye Başkan adayımız olan hanımefendinin ve kadın kolları mensuplarımızın herkese açık pazar yerindeki seçim çalışmalarını engellemeye tevessül ettiler. İzmir İl Başkan yardımcımızı ve Kiraz ilçesi belediye başkan adayımızı Çarşamba günü yaraladılar. Antalya Manavgat'ta ekibiyle seçim çalışması yapan İlçe başkanımızı önceki gün kurşunlarına hedef yaptılar, halen kıymetli başkanımız yoğun bakımda bulunmaktadır.BTP'nin siyasetinde husumete yer yokPartiler arası oy husumeti, BTP'nin siyasetinde yer almaz. Bağımsız Türkiye Partisi siyaset sahnesine çıktığı ilk günden beri devlet -millet kaynaşmasına, sivil -asker birliğine gayret etmiş; Türk, Kürt, Laz, Çerkez vs. her etnik kimliğin M. Kemal Atatürk'ün ortaya koyduğu şekliyle Türk Milleti adı altında bir olduğuna inanmıştır.BTP kadroları, Laik Cumhuriyetin, tam bağımsızlığın, kendi insanının ve kaynaklarının devreye konulmasıyla sağlanacak Milli Ekonomi Modeli'nin yılmaz savunucularıdır. Partimiz, fundamentalist değil dindar, şövenist değil milliyetçi, mandacı değil ulusalcıdır.İzlediğimiz siyaset, her kesimi kucaklamış, sağın veya solun partisi olmak yerine BTP'yi merkeze taşımıştır.İktidar yıpranıyorİçinden geçtiğimiz günler, 12 yıllık AKP iktidarının icraatlarının bir bir ortaya döküldüğü kritik günlerdir.Bunda, iktidarın ilk andan beri beraber hareket ettikleri cemaat ile aralarında başlayan güç savaşı elbette etkilidir. 17 Aralık operasyonu ile bakan çocuklarının dâhil olduğu iddia edilen rüşvet ve yolsuzluk olayları, basına sızan konuşma tapeleri, AKP'yi yerel seçimler öncesinde çok ciddi yıpratmıştır.Dinlerarası diyalogun Türkiye'deki temsilcisi olan cemaat ile beraber girişilen İslam tahribatına yönelik icraatların, sanki kendilerinin yeni haberi olmuş gibi meydanlardan cemaate mal edilerek anlatılması da tepki almaktadır. Küçük Berkin'in cenaze merasimi, Gezi Parkı olaylarında hükümetin tavrının halkımız tarafından unutulmadığını göstermiştir. Devlet erkânındaki duyarsızlık Alevi vatandaşlarımızın sabrını taşırmaktadır. Terör örgütüyle kapılar ardında devam eden pazarlıklar, bütünlüğümüzü düşünen halkımızı tedirgin etmektedir.Kısaca AKP,  maddi ve manevi büyük yanlışlar yapmıştır ve bugün bunların faturasını ödemektedir.MHP, Başbuğ Türkeş'in misyonundan uzaklaştıMilliyetçi Hareket Partisi, AKP'nin bugünkü halinden nemalanmak istese de, Başbuğ Türkeş dönemindeki misyonu yitirmiş, adının önündeki milliyetçilikten eser kalmamıştır.Apo dosyasını sümen altı eden, demokratikleşme paketinde servis edilenleri görmeyen  MHP, hiçbir olayda beklenen tavrı sergilememiştir.Ülkücü tabandan BTP saflarına geçen binlerce vatandaşımız bu sessizliğe tepkilerini göstermektedir.BTP'nin çalışmaları dikkat çekiyorRusya DUMA'sındaki Milli Ekonomi Modeli (MEM) sunumumuz, Rusya'nın ve BRICS üyesi, Brezilya, Çin, Hindistan ve Güney Afrika'nın bu modeli uygulamaya başlamaları ve dünya genelinde 120 ülkenin MEM ile kapitalist sistemi terk etmeleri, Bağımsız Türkiye Partisi'ni, halkımızın nazarında diğer partilerden çok farklı bir noktaya taşımıştır.Bugün BTP, Rusya Meclisi'nde sandalyesi bulunan Liberal Demokrat  Parti'den gelen teklifi kabul etmiş ve bu parti ile görüş alışverişi ve ülkeler arası ticaret konularında anlaşmışlardır.    Bunların etkilerini yerel seçim çalışmalarında ciddi bir şekilde görmekteyiz.BTP üstüne düşeni yapıyorBTP, geçtiğimiz genel seçimler öncesinde, ülkemizin bölünme sürecine girdiği hassas dönemde, siyasi partiler milletin âli menfaatleri için beraber hareket etmelidir gerekçesiyle, ittifak da teklif etmişti.MHP, bizi iki ay beklettikten sonra böyle bir birlikteliği reddetti.CHP, seçim sathı mailinde bu teklife yanaşmadı. Ancak, ülkenin gidişatı karşısında beraber olmanın gereğine inandı. CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, Genel Başkanımız Prof. Dr. Haydar Baş'ı, Sayın Mustafa Sarıgül ve eski bakan Erdoğan Toprak ile ziyaret ettiler.     Ülkenin birliği, bütünlüğü ve kalkınması; demokratik, laik hukuk devletinin devamı, milli ve manevi değerlerin korunması, Atatürk'ün tanınması mevzularında beraber olmanın faydalı olacağı sonucuna varıldı. Her iki taraf da bu görüşmeden memnun kaldı. İnşallah devletimiz ve milletlimiz için hayırlı olur.Saldırıların hedefinde Türk milleti varBTP kadrolarına yönelik bugün yaşadığımız saldırılar, Türk milletini ve Türk demokrasisini hedef alan saldırılardır. Türk milletini hedef alan provokasyonlardır.Teşkilat mensuplarımız dâhil tüm vatan evlatlarının can ve mal emniyetini temin etmek AKP'nin ve MHP'nin sorumluluğundadır.Bu sorumluluğun gereğini yerine getiremiyorlarsa, liderlerin oturdukları koltuk, kendilerine haramdır.Hain saldırıları, halkımızla paylaşmayı vatan ve milletimizin geleceği adına görev addediyor;  AKP hükümetini ve "tepkinizi sokağa yansıtmayın sandığa mührünüzü vurun" diyen Devlet Bahçeli'yi, hukukun üstünlüğünü korumaya ve hukuk devletine sadık kalmaya davet ediyoruz."

Şehide gözü yaşlı veda

Ağrı'da yaşanan askeri araç kazası sonucu şehit olan 25 yaşındaki Piyade Uzman Çavuş Yusuf Açay, memleketi Hatay'da kılınan cenaze namazının ardından son yolculuğuna uğurlandı. Cenaze namazında ve askeri törende ise şehidin annesi ve kız kardeşleri gözyaşlarına hakim olamadılar

25.03.2026 16:13:00 / Güncelleme: 25.03.2026 16:16:08
İhlas Haber Ajansı
Şehide gözü yaşlı veda
Şehide gözü yaşlı veda
Geçtiğimiz gün Ağrı'da görev esnasında meydana gelen askeri araç kazasında şehit olan Yusuf Açay'ın şehadet haberi, askeri yetkililer tarafından sağlık ekipleri eşliğinde Kırıkhan ilçesine bağlı Demirkonak Mahallesi'nde yaşayan ailesine ulaştırılmıştı.

Acı haberin ardından şehidin baba ocağına Türk bayrağı asılırken, mahallede büyük üzüntü yaşandı. Şehidin yakınları ve komşuları eve akın ederken, baba evine Türk bayrağı asıldı. Şehit için öğle namazını müteakip Kırıkhan Şehitlik Kompleksi Camii'nde cenaze namazı kılındı. Cenaze namazının ardından Şehit Açay, Kırıkhan Şehitliği'nde düzenlenen askeri törenle defnedildi.

Şehidin son yolculuğuna uğurlandığı cenaze namazında annesi Emine Açay ve kız kardeşleri duygusal anlar yaşandı. Bekar olan 25 yaşındaki Açay'ın babasının 2003 yılında vefat ettiği ve yetim olduğu öğrenildi.

Galatasaraylı futbolcu Metehan Baltacı hakkında tahliye kararı

Galatasaraylı futbolcu Metehan Baltacı, bahis ve şike iddiasıyla 13 yıla kadar hapis talebiyle hakim karşısına çıktı. Mahkeme, Baltacı'nın ilk duruşmada tahliyesine karar verdi. Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk kararın ardından yaptığı açıklamada, "Tahliye oldu, hepimiz çok mutluyuz" dedi

25.03.2026 14:35:00
İHA
Galatasaraylı futbolcu Metehan Baltacı hakkında tahliye kararı
Galatasaraylı futbolcu Metehan Baltacı hakkında tahliye kararı
Galatasaraylı futbolcu Metehan Baltacı'nın, bahis ve şike iddialarıyla 13 yıla kadar hapis talebiyle yargılanmasına başlandı. İstanbul 3.Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada tutuklu sanık Metehan Baltacı ve taraf avukatları hazır bulundu. Duruşmaya Baltacı'ya destek için Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, futbolcular Kazım Karataş, Doğan Alemdar ve Bertuğ Yıldırım da izleyici olarak katıldı.

Sanık avukatları müvekkilinin mahkemeden tahliyesini ve beraatını istedi

Duruşmada görüşü sorulan Cumhuriyet Savcısı, dosyanın esasa ilişkin mütalaa hazırlanması için tarafına gönderilmesine ve sanık Baltacı'nın tutuklulukta geçirdiği süreyi de dikkate alarak tahliyesine karar vermesini talep etti.

İlk duruşmada tahliye kararı

Ara kararını açıklayan mahkeme, sanık Metehan Baltacı'nın tutuklulukta geçirdiği süreyi de dikkate alarak tahliyesine karar verdi. Mahkeme, dosyanın mütalaasını hazırlaması için Cumhuriyet Savcısı'na gönderilmesine de hükmederek duruşmayı 12 Haziran tarihine erteledi. Duruşmanın ardından Okan Buruk, "Tahliye oldu, hepimiz çok mutluyuz" dedi.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, şüpheli Metehan Baltacı'nın 'bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılığa teşebbüs' ve 'şike ve teşvik primi' suçlarından 4 yıldan 13 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.

24 ilde DEAŞ'a yönelik operasyon: 88 gözaltı

İçişleri Bakanlığı, silahlı terör örgütü DEAŞ'a yönelik 24 ilde, jandarma ekiplerince icra edilen operasyonlarda 88 şüphelinin gözaltına alındığını bildirdi

25.03.2026 14:25:00
İHA
24 ilde DEAŞ'a yönelik operasyon: 88 gözaltı
24 ilde DEAŞ'a yönelik operasyon: 88 gözaltı
İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, "Jandarma Genel Komutanlığı TEM Daire Başkanlığı ve Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde; İl Jandarma Komutanlıklarınca yapılan çalışmalar sonucu 24 ilde operasyonlar düzenlendi.

DEAŞ Terör Örgütüne yönelik düzenlenen operasyonlarda 88 şüpheli yakalandı.

Şüphelilerin; DEAŞ Terör örgütüne üye oldukları, terör örgütüyle iltisaklı kişiler ve sözde yardım kuruluşları aracıyla finansal destek sağladıkları ve sosyal medya hesapları üzerinden DEAŞ terör örgütünün propagandasını yaptıklarının tespit edildi" ifadelerine yer verildi.

7 işçinin öldüğü faciada fabrika sahibinin diğer oğlu da hakim karşısında: "Kalbim ağrıyor"

Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği fabrika yangınına ilişkin yargılanan sanıklardan, fabrika sahibi Kurtuluş Oransal'ın oğlu Altay Ali Oransal da, fabrikanın asıl yöneticisinin ölen babası Kurtuluş Oransal olduğunu, şirketin sadece kağıt üzerinde kendilerine ait olduğunu öne sürdü. Avukatların, fabrikadaki iş güvenliği eksikliklerini hatırlatarak, "Makine mühendisisiniz, çıplak gözle görülebilecek bu eksiklikleri görmediniz mi, kör müydünüz" şeklindeki sorusuna sanık Oransal, "Makine mühendisiyim ancak o alanda hiç çalışmadım" yanıtını verdi. Yine avukatların 7 işçinin acı ölümünü hatırlatıp vicdan azabı çekip çekmediğini sorduğu sanık Altay Ali Oransal, kendisinin de acılı olduğunu söyleyerek, "Ben de babamı kaybettim, tabii ki kalbim ağrıyor" ifadelerini kullandı

25.03.2026 14:14:00 / Güncelleme: 25.03.2026 14:20:28
İHA
7 işçinin öldüğü faciada fabrika sahibinin diğer oğlu da hakim karşısında: "Kalbim ağrıyor"
7 işçinin öldüğü faciada fabrika sahibinin diğer oğlu da hakim karşısında: "Kalbim ağrıyor"
Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi'nde yapılan duruşmanın ikinci gün oturumunda savunması alınan tutuklu sanıklardan Ravive Kozmetik'in resmi yetkilisi Altay Ali Oransal (35), hayatını kaybedenlerin yakınlarına Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı dileyerek savunmasına başladı. Babası Kurtuluş Oransal'ın tutuklu bulunduğu cezaevinde kalp krizi geçirerek vefat ettiğini hatırlatan Oransal, "Ben de sorumluların cezalandırılmasını istiyorum" dedi.

Makine mühendisliği bölümü mezunu olduğunu söyleyen Oransal, "Annem ve babam boşandıktan sonra kardeşimle annemle kalmaya başladık. Web sitesi üzerinden e-ticarete atıldık. Babam borçları olduğunu söyledi. Kendine ufak bir yer açmak istedi ve borç para istedi. Borcu sebebiyle adına şirket kuramıyordu. Pandemide yaşanan kolonyaya olan ihtiyaç sebebiyle kârlı olacağını düşündük ve borç para verdik. Adımıza şirketi açtı" dedi.



"Ben senede birkaç kez gittiğim Ravive'den gelir elde etmedim"

Patlamanın yaşandığı Ravive isimli fabrikayı çok az ziyaret ettiğini ve söz konusu işletmeden para almadığını iddia eden eden Altay Ali Oransal, "Geçimimizi krem markamızdan sağlıyorduk. Kadınlar tarafından çok tercih edilen markamızdır. Shauran da Fransa'da üretilen markamızdır. Biz gelirimizi bu iki markadan sağlıyorduk. Ben senede birkaç kez gittiğim Ravive'den gelir elde etmedim. Yöneticilik veya başka bir ilişkim yoktur. Fabrikaya son 6 ayda 1veya 2 kez gitmişimdir. Buranın denetlenmesini veya üretimini yapmış değilim" diye konuştu.

"Hiç gitmediğim fabrikada nasıl talimat verebilirim"

Sanık Oransal, savunmasına şöyle devam etti:
"Tuncay Yıldız'ı (fabrikanın vefat eden çalışanı) hayatımda birkaç kez aradım. Babamdan sonra fabrikada en etkili kişidir. Gülhan Bendi'yi (çalışan) simaen bilirim. Kendisine hiç talimat vermedim. Talimat verdiğim iddiası yalandır. Hiç gitmediğim fabrikada nasıl talimat verebilirim' Gülhan Bendi, WhatsApp gruplarında talimat veriyormuş, fabrikadaki sorumlu kişilerden biridir. İfadesi ile sorumluluğu üzerinden atmaktadır."

"Yanımda pasaportum varken kaçmadım"

Olay günü yaşananları da anlatan Oransal, "Olay günü kardeşim beni aradı ve patlama olduğunu söyledi. İkinci arayışında can güvenliğimizin olmadığını, avukatın da il dışına çıkmamız gerektiğini söylediğini aktardı. Ravive'de hiçbir yetkim yoktur. Fiili yöneticisi Kurtuluş Oransal'dır. 5 aydır tutukluyum, hiçbir kusurum ve kastım yoktur. O gün kaçabilecek şansım varken, sınıra 1,5 kilometre uzaklıktayken ve yanımda pasaportum varken kaçmadım. Çünkü olayda sorumluluğum olmadığını düşünüyorum. Serbest bırakılmayı talep ediyorum. Olay günü kardeşim beni aldı ve dayımın fabrikasına gittik. Oradan da eve geçtik. Güvenli bir eve gittik. Tekirdağ'a gitmeden önce Gökberk kardeşimin dizüstü bilgisayarını ofisten alıp kendisine getirmiş."

"Biz hammaddeyi veriyorduk"

Markalarına ait jel kremin Ravive'de üretildiğini söyleyen Oransal, "Markamız, Ravive dışında başka yerde de üretiliyordu. Sadece markamıza ait jel krem Ravive'de üretiliyordu. Ravive'de üretilen markamızın denetimini kim yapıyordu bilmiyorum. Biz hammaddeyi veriyorduk" şeklinde konuştu.

"Ravive'deki kişilerin sigortasız olduğuna dair bilgim yok"

Sanık Altay Ali Oransal, Ravive'deki tüm işleyişin babasına ait olduğunu öne sürerek, "Ravive'deki tüm gelir ve giderler babama aitti. Ravive'nin hem eski hem de yeni yeriyle ilgili bilgim yok. Taşınma olayıyla ilgili bilgim yok. Üretim kısmıyla ilgili de söz sahibi ve müdahale hakkına sahip değilim. Ravive'deki depoda kardeşimle olan markamıza ait patlama anında stoklanmış olan ürün olup olmadığını bilmiyorum. Bir yazılım şirketim vardı. Yazılım bilgimden dolayı açtık ancak beceremedik. Sonra Gökberk'e ve Aleyna'ya devrettik. Başakşehir'deki ofisimizde Gökberk göstermelik kiraladı. Gökberk'in ürünleri nereden temin ettiğini bilmiyorum ancak Ravive'de fason üretim yapıyordu. Ravive'ye müşteri bulma gibi bir durumum ve çabam olmadı. Hayatımın büyük bir kısmını markam olan Shauran'a adadım. Ravive'deki kişilerin sigortasız olduğuna dair bilgim yok. Ravive'de denetim, üretim veya yönetici pozisyonum yoktur. Fabrika ve üretimde olan her şey babama aitti, o ilgileniyordu. Benim veya kardeşimin ilgisi yoktur" ifadelerini kullandı.

"İsteseydim uçakla da gidebilirdim, evim havalimanına yakındır"

Yakalandıkları sırada üzerlerinde ele geçirilen 530 avro, 4 bin 350 dolar, 20 bin lira ve 2 pasaporta ilişkin mahkeme heyetinin sorusunu yanıtlayan sanık Oransal, söz konusu meblağın kardeşiyle kendisine ait toplam para olduğunu ifade etti. İşleri gereği sık sık yurt dışına çıktıkları için yanlarında sürekli döviz taşıdıklarını ve güvenlik sebebiyle banka kartlarının kapatıldığını öne süren Oransal, "Kaçma eylemi firari olan, kaçma ihtimali olan kişidir. Beni polis de aramadı. İsteseydim uçakla da gidebilirdim, evim havalimanına yakındır" şeklinde savunma yaptı.

"Babam gelir gideri hesaplayamayan biriydi"

Ayrıca, şirketin uzun yıllar neden kendi adlarına kayıtlı kaldığına yeniden açıklık getiren Oransal, babasının borç batağında olduğunu savunarak, "Babam borç batağındaydı. Ona yardımcı olmak sebebiyle şirketin kurulumunu kabul ettik. Babam gelir gideri hesaplayamayan biriydi. Babamın borçlarının bitmemesi sebebiyle uzun yıllar firmayı devredemedik. Ravive'den gelecek gelire ihtiyacım yok. Zaten iki markamızdan da gelirim vardı" dedi.

"Babamın böyle bir ifade verdiğine inanmıyorum"

Savunmasının ardından müşteki avukatlarının çapraz sorgusuna geçilen sanık Altay Ali Oransal'a, babası Kurtuluş Oransal'ın soruşturma aşamasında verdiği "Şirket oğullarımın yönetimindeydi" şeklindeki ifadesi hatırlatıldı. Bu beyana karşı çıkan sanık, "Babamın böyle bir ifade verdiğine inanmıyorum. Sadece kağıt üzerinde yönetim kurulunda göründüğüm için yargılanıyorum ancak olayda hiçbir sorumluluğum yoktur" diye konuştu.

"Kör müydünüz'" tepkisi

Müşteki avukatlarının fabrikadaki iş güvenliği ihlallerini hatırlatarak, "Bu risklerden haberdarsınız. Hem şirkette yetkilisiniz hem de kendi markanız Ravive firmasında üretiliyor. Neden denetlemediniz'" sorusunu yöneltmesi üzerine Oransal, "Benim üretim tecrübem yoktu. 25 yıldır bu sektörde olan babam orayı işletiyordu" savunmasını yaptı.

Bir avukatın, "Makine mühendisi olarak oradaki eksiklikleri çıplak gözle görebilecekken bunları görmediniz mi, kör müydünüz" şeklindeki sert tepkisine ise sanık, "Ben sadece makine mühendisliği bölümünden mezunum, o alanda hiç çalışmadım" yanıtını verdi.

Sanığa, savunmasında sıkça dile getirdiği "babasının borç batağında olduğu" yönündeki ifadeleri üzerinden borcun miktarı ve neden kendi markalarından elde ettikleri gelirle bu borcu kapatmadıkları da soruldu. Babasının ne kadar borcu olduğunu tam olarak bilmediğini ancak ortada ciddi bir rakam olduğunu öne süren sanık, babasının gelir-gider dengesinin sürekli inişli çıkışlı olduğunu belirtti.

Müşteki avukatlarının, vergi denetimi raporlarına yansıyan ve "kişisel borç" açıklamasıyla şahsına gönderilen 1 milyon 800 bin liralık para transferini sorması üzerine ise Oransal, "Bu gelen para ile ilgili hiçbir bilgim yok. Muhasebecinin yaptığı bir işlemdir" dedi.

"Ben de babamı kaybettim, kalbim ağrıyor"

Fabrikadaki yangın merdiveni eksikliği ve yangın denetimlerine ilişkin sorular üzerine de bilgisi olmadığını savunan sanık, "Babamın fason kolonya dolumu yaptığından haberim vardı ancak babam kolonya üretimi yapmadı. Sadece fason dolum hizmeti veriyordu" ifadelerini kullandı.

Son olarak müşteki avukatlarının, "Olayda 7 kişi hayatını kaybetti. Hiç vicdan azabı duymuyor musunuz'" şeklindeki sorusuna sanık Oransal, "Ben de babamı kaybettim. Tabii ki kalbim ağrıyor" şeklinde karşılık verdi.

Altay Ali Oransal'ın savunmasının ardından duruşmaya ara verildi.

Ne olmuştu?

Olay, 8 Kasım 2025 tarihinde Dilovası Mimar Sinan Mahallesi Mimar Sinan Caddesi'ndeki Ravive Kozmetik'te meydana geldi. Tesiste çıkan yangında Hanım Gülek (65), Esma Dikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ile Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetmişti.

Soruşturma kapsamında hazırlanan ve Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesince delil yetersizliği gerekçesiyle iade edilen ilk iddianame, eksikliklerin giderilmesinin ardından yeniden revize haliyle kabul edilmişti. Ayrıca, fabrika sahibi Kurtuluş Oransal ise tutuklu bulunduğu cezaevinde kalp krizi geçirerek hayatını kaybetmişti.

İstenen cezalar

İddianamede, kozmetik firması yetkilileri tutuklu sanıkları İsmail Oransal ile abisi Altay Ali Oransal, ortak üretim yaptığı öne sürülen kozmetik firmasının tutuklu yetkilileri Aleyna Oransal ve Gökberk Güngör hakkında 'olası kastla öldürme' suçundan 7'şer kez müebbet, 'nitelikli mala zarar verme' suçundan ise 3'er kez 6 aydan 4 yıla kadar hapis cezası istenmişti.
İddianamede, fabrikaya iş sağlığı ve güvenliği hizmeti veren firmanın işletmecisi Ümit Ç., sorumlu müdürü Ünal A., iş güvenliği uzmanları Muhammet D. ile Seyfullah Ç., fabrika binasının eski sahibi Güven D., binayı satın alan şirketin yetkilileri Caner Özgür Y., Özcan Y. ve Özkan Y.'nin 'bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma' suçundan 2 yıl 8 aydan 22'şer yıl 6'şar aya kadar hapis talep edilmişti. Ayrıca Oransal kardeşlerin dayısı Ali Osman A., Onay Y., Ömer A. ve Abdurrahman B.'nin ise 'suçluyu kayırma' suçundan 6 aydan 5'er yıla kadar hapsi istenmişti.

İstanbul'da 122 tabanca ele geçirildi

İstanbul'da kaçak silah operasyonu: 2 av tüfeği ve 122 tabanca ele geçirildi

25.03.2026 10:54:00
İhlas Haber Ajansı
İstanbul'da 122 tabanca ele geçirildi
İstanbul'da 122 tabanca ele geçirildi
İstanbul'un Sancaktepe ilçesinde yasadışı silah kaçakçılarına yönelik bir araca ve eve yapılan operasyonda, 2 av tüfeği, 122 kurusıkıdan çevirme tabanca ve bu silahlara ait 350 mermi ile çok sayıda silah parçası ele geçirildi. Silah ve mühimmatlar ile bağlantılı 2 şüpheli gözaltına alındı.

Emniyet kaynaklarına dayanan bilgilere göre, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri ile İstihbarat Şube Müdürlüğü birimleri, araçlarla Sancaktepe ve Kartal ilçelerine kaçak silah sevkiyatının yapılacağı bilgisi üzerine harekete geçti.



Savcılık tarafından alınan izinle bir kapalı kasa bir minibüsü Sancaktepe ilçesi İnönü Mahallesi civarında yakın takibe alan Organize Polisi, silah sevkiyatı olacağı yönünde elde edilen istihbari bilgiler neticesinde bir süre sonra aracın önünü keserek durdurdu.

Sancaktepe ilçesi İnönü Mahallesi'nde sokak içerisinde durdurulan araçtaki 2 kişi gözaltına alındı. ve sonrasında bir ikamette yapılan aramalarda toplamda, kurusıkıdan çevirme 122 tabanca, 2 av tüfeği, bu silahlara ait 350 mermi, 12 sürgü, 44 gövde, 100 namlu ve muhtelif sayıda silah parçası ele eğitildi.

Olayla bağlantılı oldukları iddiasıyla gözaltına alınan 2 şüpheli, sorgulanmak üzere Organize Suçlarla Mücadele Şubesine götürüldü. Zanlılar ile ilgili yürütülen tahkikat işlemleri devam ediyor.

Güler'den İngiltere'ye Eurofighter Typhonn çıkarması


 
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, İngiltere Savunma Bakanı John Healey'in resmi davetlisi olarak bugün İngiltere'yi ziyaret ederek, Eurofighter Typhonn savaş uçağı tedarikine ilişkin görüşmede bulunacak.
 

24.03.2026 16:25:00
AA
 Güler'den İngiltere'ye Eurofighter Typhonn çıkarması
 Güler'den İngiltere'ye Eurofighter Typhonn çıkarması

Milli Savunma Bakanlığından (MSB) yapılan açıklamaya göre Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, İngiltere Savunma Bakanı John Healey'in resmi davetlisi olarak İngiltere'yi ziyaret edecek. Ziyaret kapsamında her iki Bakan tarafından ikili ve bölgesel savunma ile güvenlik ve savunma sanayisinde işbirliği konuları değerlendirilecek.

Türkiye ve İngiltere arasında devam eden ve geçen yıl ekim ayında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile İngiltere Başbakanı Keir Starmer arasında ilk imzaların atıldığı "Eurofighter Typhonn savaş uçağı tedariki" konusu da gündemde olacak.

Milli Savunma Bakanı Güler, Eurofighter Typhonn savaş uçağının üretim tesislerini de ziyaret edecek.

Ağrı'dan acı haber

Ağrı'da askeri araç kazasında Piyade Uzman Çavuş Yusuf Açay şehit oldu

24.03.2026 14:38:00
Anadolu Ajansı
Ağrı'dan acı haber
Ağrı'dan acı haber

Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesinde askeri araç kazasında şehit olan Piyade Uzman Çavuş Yusuf Açay'ın şehadet haberi, Hatay'ın Kırıkhan ilçesindeki ailesine ulaştırıldı.

Askeri yetkililer, 25 yaşındaki Açay'ın, Demirkonak Mahallesi'nde yaşayan annesi Emine Açay'a sağlık ekipleri eşliğinde şehadet haberini verdi.

Haberin ardından eve ve çevresine Türk bayrakları asıldı.

İkamete giden aile yakınları ve vatandaşlar, başsağlığı dileklerini iletti.

Babasını 2003'te kaybettiği ve bekar olduğu öğrenilen Açay'ın cenazesi, yarın Kırıkhan Şehitliği'nde toprağa verilecek.

Milli Savunma Bakanlığı, Doğubayazıt'ta meydana gelen askeri araç kazasında Piyade Uzman Çavuş Yusuf Açay'ın şehit olduğunu bildirmişti. 

Yenidoğan Çetesi davasında yeni gelişme: Duruşmada bir sanığın hayatını kaybettiği açıklandı

İstanbul'da bebekleri kendilerinin anlaşmalı olduğu hastanelere sevk ederek haksız kazanç sağlayan ve ihmali davranışlarda bulunarak ölmelerine neden olan Yenidoğan Çetesi'nin yöneticileri ve üyelerinin yargılandığı davanın görülmesine devam ediliyor. 8'inci duruşmada, tutuksuz bir sanığın hayatını kaybettiği öğrenildi. Savcılık bu sanığın dosyasının ayrılmasını istedi

24.03.2026 13:01:00
İHA
Yenidoğan Çetesi davasında yeni gelişme: Duruşmada bir sanığın hayatını kaybettiği açıklandı
Yenidoğan Çetesi davasında yeni gelişme: Duruşmada bir sanığın hayatını kaybettiği açıklandı
İstanbul'da bebekleri kendilerinin anlaşmalı olduğu hastanelere sevk ederek haksız kazanç sağlayan ve ihmali davranışlarda bulunarak ölmelerine neden olan Yenidoğan Çetesi'ne yönelik düzenlenen 2'inci dalga operasyona ilişkin geçtiğimiz günlerde iddianame hazırlanmıştı.

Çete lideri olduğu iddia edilen Fırat Sarı'yla birlikte hareket ettikleri belirlenen şüphelilere yönelik hazırlanan ve ana dava dosyası ile birleştirilen iddianame ile sanık sayısı 61'e yükselmişti.

Adliyenin konferans salonunda Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi'nce görülen 8'inci duruşmada aralarında Fırat Sarı'nın da bulunduğu 4 tutuklu sanık ile bir kısım tutuksuz sanık ile tarafların avukatları hazır bulundu. Bazı tutuklu ve tutuksuz sanıklar da duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı.

Bir sanık hayatını kaybetti

Duruşmada, görüşü sorulan Cumhuriyet Savcısı, tutuksuz sanıklardan Bağcılar Medilife Hastanesi Başhekimi Cafer Akdur'un hayatını kaybettiğini, bu nedenle dosyasının ayrılmasını talep etti. Savcılık, dosyadaki tutuklu sanıkların da mevcut hallerinin ayrı ayrı devamını istedi. Duruşma, talebe ilişkin sanık avukatlarının savunmalarının alınmasıyla devam ediyor.

Güngören'de 'Kentsel çöküntü' tepkisi

Güngören Sanayi Mahallesi'nde kentsel dönüşüm kapsamında yıkılan binaların bulunduğu alanlar, adeta birer harabeye dönüştü. Aradan geçen yıllara rağmen bir türlü yapılamayan inşaatlar nedeniyle araziler moloz ve çöp yığınlarıyla doldu. Bölge madde bağımlıların meskeni haline gelirken, mahalle sakinleri duruma tepki gösterdi

24.03.2026 12:17:00 / Güncelleme: 24.03.2026 12:29:28
İHA
Güngören'de 'Kentsel çöküntü' tepkisi
Güngören'de 'Kentsel çöküntü' tepkisi
Güngören Sanayi Mahallesi'nde kentsel dönüşüm vaadiyle yaklaşık 3 yıl önce yıkılan binaların yerini modern yapılar yerine çöp ve moloz dağları aldı. Belediye ekipleri tarafından temizlenmediği iddia edilen bu alanlar, hem çevre kirliliği hem de ciddi sağlık risklerini beraberinde getiriyor. Mahalle sakinleri, belediyeye defalarca başvurduklarını ancak alanın bakımsız bırakılması nedeniyle tepkilerinin her geçen gün arttığını dile getiriyor.



Bölgedeki güvenlik sorununa dikkat çeken mahalle sakini Aydın Algün, durumun vahametini belirterek "Buraya akşam saat 10'dan sonra çıkamıyoruz, korkuyoruz; her türlü insan var. Kağıt toplayıcıları sürekli kamyonlarla geliyorlar, her sokaktalar. Tedirginlikten sokağa adım atamaz olduk. Ben çocuğumu bu bölgeden okula tek başına yollayamam, illa eşlik etmem gerekiyor. Burası tam 5 senedir kentsel dönüşüm adı altında bu şekilde terk edildi" şeklinde konuştu.



Kentsel dönüşüm sürecinin yanlış yönetildiğini savunan bir diğer vatandaş Halis Karakulak ise plansız yıkımlara tepki gösterdi. Karakulak, "Kentsel dönüşüm yapıyorsan ada bazlı yapacaksın. Komple yıkıp tek seferde inşaata başlayacaksın ki hem devlet hem de vatandaş kurtulsun. Burada tek bir bina yıkılıyor, bir yıl sonra yanındaki yıkılıyor. Ortaya çıkan manzara berbat. Görüldüğü gibi çevre kirlilik içinde ve burada her türlü asayiş olayı yaşanabilir" dedi.

İstanbul ve Yalova'da DEAŞ operasyonu: 9 gözaltı

24.03.2026 10:38:00
İhlas Haber Ajansı
İstanbul ve Yalova'da DEAŞ operasyonu: 9 gözaltı
İstanbul ve Yalova'da DEAŞ operasyonu: 9 gözaltı
İstanbul ve Yalova'da küresel terör örgütü DEAŞ'a yönelik düzenlenen operasyonda, çatışma bölgelerinde örgüt adına faaliyet yürüten teröristlerin ailelerine para aktarmakla suçlanan 9 şüpheli yakalandı.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, bu sabah erken saatlerde İstanbul ve Yalova'daki belirlenen adreslere baskınlar düzenledi.



Adreslerde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyal, örgütsel doküman ve para transferlerini belgeleyen kayıtlara el konuldu.
Gözaltına alınan 9 zanlı, ifadeleri alınmak üzere emniyet müdürlüğüne götürüldü.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturmada, şüphelilerin çatışma bölgelerinde örgüt adına faaliyet yürüten kişilerin ailelerine para aktardığı tespit edildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.