HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 16 AĞUSTOS 2022, SALI

Bu gidişat hayra alamet değildir

31.12.2015 00:00:00
Neresinden bakarsanız bakın dönüşü olmayan bir garabete yolculuk olanca hızıyla sürmektedir. Elbette kıyametin ayak sesleri açıkça duyulduğu şu zamanlarda bu yaşanan olayların vukû bulması normaldir. Ancak asıl mesele bu gelişen olayların karşısında millet ve bireyler olarak yapılan reaksiyondur.
Eğer ülkemiz ve Ortadoğu bölünüp parçalanmak üzereyken yapılan mücadele birlik, beraberlik ve Müslümanın Müslümanın kardeşi olduğu yönünde ise korkacak bir şey yoktur diyebiliriz. Her platformda yapılan mücadele hıristiyan ve yahudilerin oyunlarını bozma mücadelesi ise peşin peşin kazanan taraftan oldunuz demektir. Cenab-ı Hakkın rızası istikametinde olan bir anlayışın dünya sahnesinde sıkıntıları olsa da imtihan vesilesi ile çektiği sıkıntılardır. Ancak sonunda kazanan bu anlayış olacaktır. Aslında meseleyi çok kısa özetleyecek olursak bu savaş sadece Müslüman ve Müslüman olmayanların savaşı değil, gerçek Müslümanlarla haçlıların safında olup da Müslüman olduklarını iddia edenlerin savaşıdır.
Açık açık bâtılın yanında olduklarını söylemeye ne hacet. Derler ya sözün tamamı deliye söylenir. Yaptıkları tüm icraatler haçlı batı anlayışının lehinde olduktan sonra, hıristiyan ve yahudilere payanda olduktan sonra insanın Müslüman olduğunu söylemesinin ya da adının Müslüman adı olmasının hiçbir önemi yok.
Haçlı batının Müslümanı Müslümana kırdırmak için belli şifreleri vardır. Bunlardan biri de, mezhep savaşını kızıştırıp el değdirmeden hedefine ulaşmaktır. Bu aşamada dışları sözde sünnet kıyafeti ancak kalpleri emre amade haçlısever olan medyatik hoca müsveddeleri ile planlarını uygulamak istemektedirler. Maalesef bunda da başarılı olmaktadırlar.
Eğer mezhep savaşı anlamında Şii-Sünni diye ayırarak Müslümanın Müslümanı öldürmesine taraf olarak savaşa destek veriliyorsa bunu yapanlar, haçlının cübbeli askerleridir.
Neden derseniz, cevabı çok açıktır. Cenab-ı Hak Müslümanı Müslümana kardeş etmişken ne hakla Müslüman katline fetva verebiliyorsunuz. Ne haddinize Cenab-ı Hakkın çizdiği sınırları aşmak. Bu açıdan bakıldığı zaman gerçekler daha açık görülecektir. 
Bir misalle şunu söyleyebiliriz; içimizdeki ajanlar mesabesinde olan bu insanların yapmak istediklerini anlayabilmek için, binilen vasıtayı değil, o vasıtanın götürdüğü istikameti anlamak gerekir. Eğer bunu anlayabiliyorsanız, bindiğiniz aracın istikameti haçlıların istikametinde ise tez elden o araçtan ininiz ve kurtuluşun tek adresi Ehl-i Beyt gemisine bininiz. 
 
H. İbrahim TALAY / diğer yazıları
- Kısır politika ve milli siyaset / 31.05.2020
- Asıl zavallı kim? / 22.05.2020
- İstikamet / 08.05.2020
- Sahte kahramanlar / 28.04.2020
- Şehr-i emin ve liyakat / 04.02.2019
- Suç, ceza ve adalet / 20.01.2019
- Çözümün adresi belli / 08.05.2018
- Tren gecikmez raydan çıkar / 05.05.2018
- Kul hakkı ve Milli Ekonomi Modeli / 28.04.2018
- Yağmur duası ve Milli Ekonomi Modeli / 27.02.2018
- İncirlik, Kürecik ve Afrin operasyonu / 13.02.2018
- Peygamberler ve veliler / 03.01.2018
- Çözümsüzlük hastalığı ve gaflet / 06.12.2017
- Siyaset, son nefes ve sonrası / 29.09.2017
- BOP adımı atılırken aktörler ve kuklalar / 24.09.2017
- Hiçbir kınamacının kınamasından korkmamak / 14.09.2017
- İnisiyatif AB'ye mi bırakılmalı! / 13.09.2017
- Kardeşim Mustafa Kemal / 29.08.2017
- Vatandaşın halet-i ruhiyesi / 12.12.2016
- İstikamet üzere olmak / 13.11.2016
- Buhrandan kurtulmak / 31.10.2016
- Çıkmaz sokak başında kuyruk beklemek / 03.09.2016
- Aklın yolu birdir / 11.08.2016
- Vatan sevgisinde samimiyet testi / 06.08.2016
- Fasıl fiyaskosu / 25.03.2016
- İstikrar, ülkedeki bomba sesleri mi? / 15.03.2016
- Akıl ve iman denklemi / 08.03.2016
- Dini yaşayanlar dini kullananlar / 03.03.2016
- Çürük gemiyle yolculuk yapmak / 23.02.2016
- Zulme rıza göstermek ve ahir zaman / 11.02.2016
- Başkanlık sistemi çok mu elzem? / 02.02.2016
- Yalanlar ve gerçekler / 26.01.2016
- Karanlık gidişat / 19.01.2016
- Dost-düşman kavramı / 07.01.2016
- Bu gidişat hayra alamet değildir / 31.12.2015
- Stratejik çöküş / 25.12.2015
- Her şeye çare vardır bahaneye yoktur / 21.12.2015
- Tehlikeli mecralarda macera aramak / 05.12.2015
- Kararmış kalp ve salih amel / 02.12.2015
- Çelişkiler yumağı / 29.11.2015
- Huzursuz topraklar / 18.11.2015
- Milleti bekleyen büyük tehlike / 14.11.2015
- Kendi düşen ağlamaz / 08.11.2015
- NATO mermer NATO kafa / 07.11.2015
- Ağlanacak hale sevinilir mi? / 06.11.2015
- Bu oyunu bozmak senin elinde / 29.10.2015
- Madenlerimizi görmeyenleri görmemek / 28.10.2015
- Asrın cahilleri / 24.10.2015
- Kimin peşinde nereye gidiyorsun? / 20.10.2015
- Denenmişi denemek başlangıca dönmektir / 19.10.2015
- Toplumun geldiği ibretlik nokta / 16.10.2015
- Geleceği gören lider / 13.10.2015
- Gaza getirenler, gazı kesenler / 12.10.2015
- Ortadoğu'da değişen dengeler ve gerçekler / 09.10.2015
- Yurtta sulh isteyen cihanda savaş istemez / 29.09.2015
- Hangisi doğru hangisi yanlış / 25.09.2015
- Etme bulma dünyası / 18.09.2015
- Acziyet kader değildir / 15.09.2015
- Suçlu kim? / 11.09.2015
- Batılda birleşenlerin akıbeti hayrolmaz / 09.09.2015
- Umman varken boş kuyuya kova salmak / 07.09.2015
- Ateş çemberine doğru / 01.09.2015
- Türkiye nereye gidiyor? / 28.08.2015
- Hakikati algılayamayanlar / 15.08.2015
- ABD'nin terör samimiyeti / 10.08.2015
- Çözüm varken çözülmeye evet diyenler / 07.08.2015
- Büyük Ortadoğu Projesi ve piyonları / 04.08.2015
- Hakiki iman ve alametleri / 02.08.2015
- İnsanın fikir ve zikir denklemi / 31.07.2015
- Uyurgezer toplum / 28.07.2015
- Özü sözü bir olmak / 22.07.2015
- Hükümetsiz devletin sorumlusu kim / 21.07.2015
- Ramazanda vicdan muhasebesi / 12.07.2015
- Batıla dalanlarla birlikte olmamak / 11.07.2015
- Ramazan-ı Şerif ve ölüm gerçeği / 05.07.2015
- Milli mücadelenin tekerrürü / 04.07.2015
- Enkazdan kaçanlar / 29.06.2015
- Kişi sevdiğiyle beraberdir / 27.06.2015
- Gönül penceresi / 17.06.2015
- İnsanın mukayese hakkı / 15.06.2015
- Kazananlar ve kaybedenler / 11.06.2015
- Örnek Müslüman modeli / 07.06.2015
- Çaresizlerin çaresi / 30.05.2015
- Sebep siz olun / 27.05.2015
- Bilinçli siyaset / 26.05.2015
- Türk milletinin görevi / 23.05.2015
- Tezleri yıldız gibi parlıyor / 20.05.2015
- Şaşırırlar oyunları bozulunca / 18.05.2015
- Yapmayın dedik, yaptılar / 17.05.2015
- Halkı aldatanlar, hakkı anlatanlar / 13.05.2015
- Nuhun gemisi asla batmaz / 11.05.2015
- Artık gerçekleri görme zamanı / 09.05.2015
- Parti tutan cumhurbaşkanı olur mu? / 07.05.2015
- Komplekssiz bir gözle bakmak / 06.05.2015
- Hazine üstünde oturan dilenci olmak / 05.05.2015
- Temiz siyaset bilinçli seçmenle olur / 02.05.2015
- Veren el, alan el, satan el, çalan el / 01.05.2015
- Neden olmasın? / 25.04.2015
- Uyanmak zamanı / 11.04.2015
- Mağduru oynamak / 05.04.2015

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

31.12.2014, 31.12.2013, 31.12.2012, 31.12.2011, 31.12.2010, 31.12.2009, 31.12.2008, 31.12.2007, 31.12.2006, 31.12.2005, 31.12.2004, 31.12.2003, 31.12.2002, 31.12.2001, 31.12.2000, 31.12.1999, 31.12.1998, 31.12.1997, 31.12.1996


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.