Mademki Ramazan Kur'an ayıdır.
Mademki Kur'an Ramazan'da inzal olmaya başlamıştır.
Mademki Ramazan'ı on bir ayın sultanı yapan Kur'an'ın insanlık alemi ile buluşmasına şahit olmasıdır ve mademki Kur'an beşeriyet için bir yol göstericidir, hidayet yollarını beyan edicidir ve Hak ile batılı ayırt edici bilgiler ve belgeler içermektedir.
Bu Ramazan'ı öncekilerinden daha farklı değerlendirelim, asıl meseleye odaklanalım, yani Kur'an'a, Kur'an'ın mesajına yoğunlaşalım.
Asırlar boyunca Kur'an'ı, en kıymetli kumaşlardan yapılmış kılıfların içinde evlerimizin en yüksek yerlerine astık ve bunu saygı zannettik, hürmet telakki ettik.
Bu konuda ciddi araştırmalara imza atan ilim adamları, Osmanlı tarihi boyunca mütekamil manada bir Kur'an mealinin yazılamadığını, yazılan tefsirlerin de ya Arapça ya da Farsça yazıldığını ifade ediyorlar.
Asırlar boyu Müslüman olarak yaşayan ve Türkçe konuşan bir toplum, konuştuğu dilde tefsir ve meal çalışmaları yapılmadığı için Mümini olduğu kerim Kitapla irtibat kuramamış, mesajını alıp hayatına yansıtamamış.
Yüz yıllarca, sadece medrese muhitlerinde ve saray çevrelerinde bulunan insan gurupları Kur'an'la irtibat kurabilmiş ve maalesef Kur'an'ın mesajı halka ve hayata inememiş.
Öteden beri devam edegelen Kur'an'ı anlamadan okuma, hatim indirme, mukabele dinleme alışkanlıkları bugün de sürmektedir.
Bu Ramazan öncekilerden farklı olsun derken şunu demek istiyoruz; daha çok hatim indirmede, daha çok mukabele dinlemede yarışmak yerine, daha çok Kur'an ayetini anlama gayretlerinde yarışalım.
Bu Ramazan'da karar verelim, arkadaş gurupları arasında karar alalım, sahura kadar süren oturmalarda, çay sohbetlerinde Kur'an konuşalım.
Herkes, o gün gündüz okumalarında, yaptığı meal ve tefsir çalışmalarında dikkatini çeken ayetleri not etsin ve o sohbet ortamına taşısın, böylece bir akşamda onlarca Kur'an mesajından haberdar olmuş oluruz.
Şu ilahi sedayı, şu lütufkar ve şefkatli hitabı bütün hücrelerimizle hissedelim, duyalım ve dört bir yana duyuralım:
"Ey insanlar! İşte Rabbinizden size bir öğüt, kalplerde olabilecek her türlü hastalıklar için bir şifa ve O'na inanan herkes için hidayet ve rahmet olan Kur'ân, sizlere gelmiş bulunuyor."(Yunus:57)
Hoş geldi sefalar getirdi.
Hoş geldi, dertlerimize devalar, gönüllerimize şifalar getirdi.
Hoş geldi, yolumuza ışık, gözümüze nur, gönlümüze sürur ve hanelerimize huzur getirdi.
Hoş geldi, hayatımıza anlam kattı, yollarımıza kandiller yaktı, emrince amel edenlerin başlarına taçlar taktı.
Anladıkça seveceğiz, sevdikçe anlayacağız, anladıkça sarılacağız, sarıldıkça anlayacağız, anladıkça dört elle kucaklayacağız ve kucakladıkça sahipsiz olmadığımızı kavrayacağız.
Şaban ayını bitirirken ve Ramazan'a merhaba demeye hazırlanırken karar verelim, toplanıp hep beraber karar alalım; bu Ramazan öncekilerden farklı olsun.
Mademki Kur'an Ramazan'da inzal olmaya başlamıştır.
Mademki Ramazan'ı on bir ayın sultanı yapan Kur'an'ın insanlık alemi ile buluşmasına şahit olmasıdır ve mademki Kur'an beşeriyet için bir yol göstericidir, hidayet yollarını beyan edicidir ve Hak ile batılı ayırt edici bilgiler ve belgeler içermektedir.
Bu Ramazan'ı öncekilerinden daha farklı değerlendirelim, asıl meseleye odaklanalım, yani Kur'an'a, Kur'an'ın mesajına yoğunlaşalım.
Asırlar boyunca Kur'an'ı, en kıymetli kumaşlardan yapılmış kılıfların içinde evlerimizin en yüksek yerlerine astık ve bunu saygı zannettik, hürmet telakki ettik.
Bu konuda ciddi araştırmalara imza atan ilim adamları, Osmanlı tarihi boyunca mütekamil manada bir Kur'an mealinin yazılamadığını, yazılan tefsirlerin de ya Arapça ya da Farsça yazıldığını ifade ediyorlar.
Asırlar boyu Müslüman olarak yaşayan ve Türkçe konuşan bir toplum, konuştuğu dilde tefsir ve meal çalışmaları yapılmadığı için Mümini olduğu kerim Kitapla irtibat kuramamış, mesajını alıp hayatına yansıtamamış.
Yüz yıllarca, sadece medrese muhitlerinde ve saray çevrelerinde bulunan insan gurupları Kur'an'la irtibat kurabilmiş ve maalesef Kur'an'ın mesajı halka ve hayata inememiş.
Öteden beri devam edegelen Kur'an'ı anlamadan okuma, hatim indirme, mukabele dinleme alışkanlıkları bugün de sürmektedir.
Bu Ramazan öncekilerden farklı olsun derken şunu demek istiyoruz; daha çok hatim indirmede, daha çok mukabele dinlemede yarışmak yerine, daha çok Kur'an ayetini anlama gayretlerinde yarışalım.
Bu Ramazan'da karar verelim, arkadaş gurupları arasında karar alalım, sahura kadar süren oturmalarda, çay sohbetlerinde Kur'an konuşalım.
Herkes, o gün gündüz okumalarında, yaptığı meal ve tefsir çalışmalarında dikkatini çeken ayetleri not etsin ve o sohbet ortamına taşısın, böylece bir akşamda onlarca Kur'an mesajından haberdar olmuş oluruz.
Şu ilahi sedayı, şu lütufkar ve şefkatli hitabı bütün hücrelerimizle hissedelim, duyalım ve dört bir yana duyuralım:
"Ey insanlar! İşte Rabbinizden size bir öğüt, kalplerde olabilecek her türlü hastalıklar için bir şifa ve O'na inanan herkes için hidayet ve rahmet olan Kur'ân, sizlere gelmiş bulunuyor."(Yunus:57)
Hoş geldi sefalar getirdi.
Hoş geldi, dertlerimize devalar, gönüllerimize şifalar getirdi.
Hoş geldi, yolumuza ışık, gözümüze nur, gönlümüze sürur ve hanelerimize huzur getirdi.
Hoş geldi, hayatımıza anlam kattı, yollarımıza kandiller yaktı, emrince amel edenlerin başlarına taçlar taktı.
Anladıkça seveceğiz, sevdikçe anlayacağız, anladıkça sarılacağız, sarıldıkça anlayacağız, anladıkça dört elle kucaklayacağız ve kucakladıkça sahipsiz olmadığımızı kavrayacağız.
Şaban ayını bitirirken ve Ramazan'a merhaba demeye hazırlanırken karar verelim, toplanıp hep beraber karar alalım; bu Ramazan öncekilerden farklı olsun.
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Utanmaz yüz tükenmez söz zenginiyiz erenler / 24.06.2026
- Yüz yıl sonrasına bir mektubum var / 21.06.2026
- Terazinin başındakiler sizler adaletten muaf mısınız? / 20.06.2026
- Sarayda taht kavgası halk içinde ekmek kavgası / 17.06.2026
- İktidarın işleri var / 14.06.2026
- Bu resim şimdilerde tüm ülkeyi resmediyor / 13.06.2026
- Ülkenin kazancı ile iktidarınki ters orantılı / 12.06.2026
- Tuhaf zamanlardan geçiyoruz / 11.06.2026
- İktidar dedikodu ile besleniyor da yoksullar ne ile beslenecek? / 09.06.2026
- Nerede ne varsa / 08.06.2026
- Yüz yıl sonrasına bir mektubum var / 21.06.2026
- Terazinin başındakiler sizler adaletten muaf mısınız? / 20.06.2026
- Sarayda taht kavgası halk içinde ekmek kavgası / 17.06.2026
- İktidarın işleri var / 14.06.2026
- Bu resim şimdilerde tüm ülkeyi resmediyor / 13.06.2026
- Ülkenin kazancı ile iktidarınki ters orantılı / 12.06.2026
- Tuhaf zamanlardan geçiyoruz / 11.06.2026
- İktidar dedikodu ile besleniyor da yoksullar ne ile beslenecek? / 09.06.2026
- Nerede ne varsa / 08.06.2026

























































