Planlı ve bilinçli bir şekilde, enflasyona ezdirilen emekliye verilecek bir gıdım zammı kaldırmaz, kaldıramaz ama, servetinin hesabını bilmeyen kodamanların cezalarını ve vergi borçlarını tek imza ile silmeyi kaldırır?
Ancak ve sadece ekmek parasını denkleştirmeye çalışan emekliye az bir miktar harçlık vermeyi kaldırmaz ama, emekli vekillerin maaşlarını elliden yetmişe çıkarmayı kaldırır.
Bütçe neyi kaldırır ve neyi kaldırmaz?
Ömürlerinin son zamanlarını muhtelif ihtiyaçlarını karşılayabilmek için, çeşitli kuyruklarda geçiren emeklilere üç-beş bin lira katkıyı kaldırmaz ama, yüzde doksan sekiz sapmalarla ihale edilen yol, köprü, hastane ve havaalanlarına nice on yıllar boyu verilen garanti ödemelerini kaldırır.
Bir yaz mevsimi boyunca, sebze ve meyveyi sadece uzaktan seyreden emekliye, bir çuval soğan, bir çuval da patates parası vermeyi kaldıramaz ama, kamu harcamalarındaki çılgın israfı pek ala kaldırır.
Bayramda, kandilde torunlarına harçlık veremeyen, onlara karşı sürekli mahcubiyet yaşayan emekliye harçlık kabilinden bir miktar zam vermeyi kaldırmaz ama, yıllardır belgelerle ortaya konulan beş maaşlı, on maaşlı bürokratlara, hiç kısıtlamadan ödeme yapmayı kaldırır.
Bu nasıl bir bütçe yönetimi, bu nasıl bir ekonomi anlayışıdır ki, bu nasıl bir sosyal adalet algısıdır ki, aynı şartlar altında yaşayan, aynı pazardan, aynı marketlerden ihtiyaçlarını karşılayan vatandaşlarınızdan bir kesimine en düşük maaş 22 bin takdir ediyorsunuz, diğer bir kesimi teşkil eden emekliye ise 7.500 takdir ediyorsunuz?
Devlet olarak kendi harçlarınıza, kendi vergilerinize yaptığınız zammın yarısı kadar, üçte birisi kadar bile emekliye zam yapmamak hangi adalet anlayışı ile bağdaşır?
Seçim arifesinde, 'emeklileri enflasyona ezdirmeyeceğiz' şeklindeki sözünüzü hangi halının altına süpürdünüz?
Sizler verdiğiniz sözleri, halının altına süpürseniz dahi, emeklinin halinde ve ahvalinde asla bir değişme olmuyor ve emekli verdiğiniz sözleri asla unutmuyor.
Ülkeyi yönetenler, hayatı fildişi kulelerinden izleyenler ey!
Sizler, çarşı-pazar dolaşmıyorsunuz, belki piyasadan, fiyatlardan haberiniz yok, peki, etrafınızda çarşıdan-pazardan, pazardaki ve mutfaktaki yangından haberdar olanlar da mı yok?
Yönettiğinizi iddia ettiğiniz toplumla bağlarınız bu kadar mı kopuk?
- Hakkımıza sahip çıkmayanlar hayatımızdan çıksınlar / 29.04.2026
- Her kesimden yükselen çığlıklar / 26.04.2026
- Gıda biterse hayat biter nesil biterse millet biter / 24.04.2026
- Kanayan bir yara görünce… / 23.04.2026
- Dert eklemiş eski derdin üstüne / 22.04.2026
- Muhafazakâr iktidar neyi muhafaza etmiş? / 21.04.2026
- Yıllarımız yele gitti erenler / 20.04.2026
- Depremin yaraları daha sarılmamışken… / 18.04.2026
- ‘Dikkat! Asıl müfsitler onlardır…’ / 16.04.2026

























































