logo
07 HAZİRAN 2026

ÇAĞI AŞAN ÖNGÖRÜLER

 
Prof. Dr. Haydar Baş bir ummandı... Geride bıraktığı eserler bu ummanı her yönüyle ortaya koyuyor. O muhteşem bir eylem insanı, mükemmel bir fikir üstadıydı. Ekonomiden tarihe, İslami bilimlerden toplum bilimlerine kaleme aldığı 52 eser bu cevheri ortaya koyuyor.

16.04.2020 00:10:00
ÇAĞI AŞAN ÖNGÖRÜLER
ÇAĞI AŞAN ÖNGÖRÜLER
YENİ MESAJ / DETAY HABER 
 
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, 14 Nisan sabah saatlerinde bu fani dünyadan baki âleme göç etti. 74 yıllık bereket, eylem, fikir dolu ömrüne risaleler hariç 52 eser sığdıran Prof. Dr. Haydar Baş, 1947 yılında Trabzon'da doğdu. İlk, orta ve lise tahsilini Trabzon'da yapan BTP Lideri, 1970 yılında Kayseri Erciyes Üniversitesi'ne bağlı Yüksek İslam Enstitüsü'nden mezun oldu. Lisansüstü eğitimini ve doktorasını "Veda Hutbesinde İnsan Hakları" konulu tezi ile Bakü Devlet Üniversitesi'nde tamamladı ve bu üniversitede öğretim görevlisi olarak çalışmaya başladı.
Doktora sonrası akademik çalışmalara devam eden Prof. Dr. Baş, "İslam ve Hz. Mevlana", "Tasavvuf tarihi", "Din Sosyolojisi" ve "Din Psikolojisi" konusundaki tezleriyle profesörlük unvanını da yine Bakü Devlet Üniversitesi'nden aldı. 13 yıl boyunca Bakü Devlet Üniversitesi'nin Doğu Dilleri ve Edebiyat Araştırmaları Fakültesi'nde öğretim üyeliği yaptı. Başsan, Baş Isısan, Başçelik gibi birçok sanayi kuruluşunu kurdu. 2001 yılında Bağımsız Türkiye Partisi'ni kurulmasına önayak oldu ve Ağustos 2002'den bu yana partinin genel başkanlığını yürütmekteydi. 
 
Türkiye'nin en üretken kalemi
 
Prof. Dr. Haydar Baş, yarım asırdır kalemini milleti ve devleti için kullanıyor. Prof. Dr. Baş'ın Türkiye'de ve dünyada büyük yankı oluşturan eserleri, fikirleri ve projelerinden bazıları şunlar:
Milli Ekonomi Modeli (MEM): Prof. Dr. Haydar Baş, 2005 yılında ekonominin ve paranın tarifini değiştiren Milli Ekonomi Modeli tezini kaleme aldı. Bu eseriyle 'milli para' ve 'milli paralarla ticaret' gibi yepyeni kavramları ekonomi literatürüne kazandırdı. Kapitalizm ve sosyalizm dışında yepyeni bir ekonomik sistem vazetti.
Bugüne kadar ortaya atılan ekonomik sistemler, insan ihtiyaçlarını karşılamak yerine sınırsız insan ihtiraslarını doyurmak üzerine kurgulanmıştı. Hâlbuki ekonomik sistemler; sınırsız olan insan ihtiraslarını doyurmak için değil, sınırlı olan insan ihtiyaçlarını karşılamak için kuramlarını oluşturmalıydı. Ekonomik sistemde 'ihtiras ve ihtiyaç' ayrımı ilk kez Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli'nde yapıldı.
 
Ekonominin tarifi değişti
 
Prof. Dr. Baş, ekonominin tarifini tümüyle değiştirdi. Mevcut ekonomik sistemlerde ekonomi,  "sınırsız insan ihtiyaçlarını sınırlı kaynaklarla karşılama bilimi" olarak tarif edilirken, MEM'de ekonomi; "sınırlı insan ihtiyaçlarının sınırsız kaynaklarla karşılama bilimi" olarak tarif edilmektedir. Bu tanım değişikliği dünyada binlerce yıldır devam eden paylaşım savaşlarının sonunu getirecek insanlık tarihinin en önemli gelişmelerinden biri olarak kayıtlara geçti.
Ekonomi tanımının değişmesi kadar önemli Prof. Dr. Haydar Baş'ın yaptığı bir diğer devrim ise, 'paranın tanımı'nı değiştirmesidir. Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli'nde para, 'emek ve üretim'in karşılığıdır. Bu sistemde; paranın kendisi alınıp satılmaz, mal ve hizmetin alınıp satılmasında mübadele aracı olarak kullanılır. Yani para ile para kazanılmaz. Para sadece emek ve üretim ile kazanılır. 
 
Dolara karşı en güçlü hamle
 
Prof. Dr. Haydar Baş, dış ticarette ABD Doları'nın kullanılması ile dünyanın sömürüldüğünü dış ticarette milli paraların kullanılması ile bu sömürüden kurtulmanın mümkün olduğunu ortaya koyan ilk kişidir. 2008 yılında Rus lider Putin'nın ekonomi danışmanlarına milli paralar ile dış ticareti tavsiye edip kabul ettirdikten sonra başta Rusya ve Çin, akabinde diğer BRICS ülkeleri olmak üzere dünyada 'milli paralar ile dış ticaret' akımı başladı
Haydar Baş'ın ekonomi tezi Milli Ekonomi Modeli kitap olarak 2005 yılında basıldı ve aynı yıl uluslararası 1. Milli Ekonomi Modeli Kongresi düzenlendi. Bu kongre ile yeni ekonomik sistem tüm dünyaya deklare edildi. Kongreye katılan onlarca ülkeden 100'ü aşkın bilim insanı Milli Ekonomi Modeli'nin yepyeni bir ekonomik sistem olduğunu, kapitalizmin çözemediği ve kapitalist sistemlerde kangren haline gelen sorunların bu sistemde çözüldüğünü, modelin dünyanın çıkış yolu olduğunu tebliğleriyle ortaya koydu. Azerbaycan, Almanya ve Türkiye'de toplam 10 uluslararası kongre gerçekleştirildi. 
 
 
Yabancı iktisatçılardan çarpıcı tespitler
 
Bu kongrelere katılmış dünya çapında iktisatçıların milli ekonomi modeli ile ilgili tebliğlerinde çarpıcı birkaç noktayı aktaracak olursak:
Rusya Parlamentosu Duma İhtisas Konseyi Başkanı ve Liberal Demokrat Parti (LDP) Ekonomi Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Vladimir Lisiçkin Aleksandroviç: "Milli Ekonomi Modeli bugün dünyanın her yerinde kullanılmaktadır. MEM, hususen gelişmekte olan ülkelerde, bu cümleden toplam nüfusu 3 milyarı aşan BRICS (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika) ülkelerinde kullanılmaktadır." 
Rusya Bilimler Akademisi Üyesi Prof. Dr. Valeriy Lebedev: "Ben dünyanın bir numaralı iktisat matematikçisiyim. Bu konuyu bizden iyi bilen yoktur. Milli Ekonomi Modeli'ni kongrelerde çok dinledim. Bu tezde esrarengiz kodlar var. Her okuyuşta yeni bir kod ile karşılaşıyorum. Modelde, meseleleri çözen, problemleri halleden pek çok kod saklıdır. Üstelik sadece bugüne değil, geleceğe de ışık tutan kodlar var. Rusya'nın buna ihtiyacı var. Ben, modelin bu yönüne hayranım."
Avusturya Viyana Üniversitesi'nden Prof. Dr. Herman Knoflacher: "Milli Ekonomi Modeli orijinal bir sistemdir. İnsanı koruyan bir denge istiyorsanız, o zaman bu sistemi iyice incelemeniz ve hesaba katmanız gerekiyor."
Almanya Bonn Üniversitesi Prof. Dr. Ernst Zürek: "Milli Ekonomi Modeli, tarımı stratejik anlam olarak değerlendirmekte ve yerli tarımın devlet tarafından desteklenmesi gerektiğini ifade etmektedir ki, bu son derece haklı, yerinde bir uygulamadır. Küreselleştirmenin bu tuzaklarından uzaklaştıracak, insanlığı adalete kavuşturacak, sosyal refahı toptan artıracak Milli Ekonomi Modeli'ni tebrik ediyorum."
Rusya Bilimler Akademisi Üyesi Prof. Dr. Viktor Volkonski: "Rusya'da ilimle din her zaman çatıştı. Hiç barışmadı. Haydar Baş dinle ilimi barıştırdı. Baş'ın tezinin uygulanması ile topluma huzur gelir." 
 
MEM, parti programında
 
Profesör Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli, 2007 yılında Bağımsız Türkiye Partisi'nin programına alındı. Böylece Bağımsız Türkiye Partisi'nin iktidar olması halinde Milli Ekonomi Modeli'ni uygulayacağı kamuoyuna duyuruldu. Prof. Dr. Baş, bu süreçte Türk siyasi, hatta dünya siyaset sahnesinde yer almayan sosyal devlet projelerini kamuoyuna sundu. İşte bunlardan bazıları:
• Vatandaşlık maaşı
• Ev hanımı maaşı
• Doğum ikramiyesi
• Çocuk yardımı
• Asgari ücretin güncel rakamlarla 10.000 TL olması
• Çiftçiye ürün alım garantisi verilmesi
• Çiftçiye mazotun vergisiz verilmesi
• Proje sahibi her insana faizsiz kredi verilmesi. 
 
 
Meşalesi her daim yanacak
 
Prof. Dr. Haydar Baş, ömrü boyunca her biri kaynak eser niteliğinde on binlerce sayfa toplam 52 adet eser kaleme aldı. Aynı zamanda o bir insan işçisidir. Kendi ifadesiyle "Her meslek sahibi para kazanır, öğretmen insan kazanır. Benim asıl mesleğim öğretmenliktir" diyerek binlerce insan yetiştirmiştir.
Onun yetiştirdiği İnsanlar kendilerini; fundamentalist değil dindar, şovenist değil Türk milliyetçisi, mandacı değil tam bağımsızlık yanlısı olarak tanımlar. Ayrıca devletçi, cumhuriyetçi ve Atatürkçü bir çizgide hayata bakarlar. Prof. Dr. Haydar Baş bu dünyadan göçtü ancak fikirleri, eserleri ve yetiştirdiği insanlar milletimizi, İslam âlemini ve insanlığı aydınlatmaya devam edecektir.
 
 
Ehl-i Beyt açılımı Sünni ve Şii dünyayı birleştirdi
 
Prof. Dr. Haydar Baş, Türk kültür tarihini en büyük katkısı toplamda 14 cilt tutan Ehl-i Beyt Külliyatı oldu. Külliyatın ilk iki cildi Peygamber Efendimizin hayatını anlatıyor. Eserin adı "Rahmeten Li'l Âlemin Hz. Muhammed." Prof. Dr. Baş, 12 Ehl-i Beyt imamının hayatını her biri yaklaşık biner sayfalık eserlerle 12 cilt halinde kaleme almıştır. Dünya tarihinde Ehl-i Beyt imamlarının hayatını her biri ayrı kitap olacak şekilde kaleme alan tek insandır.
Bu eserlerde İslam'da tek hak yolun Ehl-i Beyt olduğunu, Ehl-i Beyt'e tabi olmanın her müslümana farz olduğunu, bu yolun başında Peygamber Efendimiz, İmam Ali, İmam Hasan, İmam Hüseyin ve Hz Fatıma'nın olduğunu ve daha sonra diğer İmamlar olduğunu, Ehl-i Beyt'e tabi olanların kurtulacağını vurgulamaktadır. 
İmamı Azam Ebu Hanife, İmam-ı Şafi, Ahmet Bin Hanbel gibi mezhep imamlarının tamamının Ehl-i Beyt yolunun yolcusu olduğunu, Sünnilik kavramının sonradan ortaya atıldığını,
Alevi, Sünni, Caferi, Şii gibi kavramlar ile dini mezheplere ayırmanın yanlış olduğunu, hak olan tek yolun Ehl-i Beyt olduğunu anlattı.
Prof. Dr. Haydar Baş, bazı kesimlerden çok ciddi tepkiler alsa da o doğruları anlatmaya devam etti. Bir konuşmasında "Biz ayetleri anlatıyoruz, hadisleri anlatıyoruz. 12000 sayfalık Ehl-i Beyt Külliyatında kendime ait hiç bir görüşe yer vermedim, özellikle Sünni dünyada yıllardan bu tarafa gizlenen ancak Sünni kaynaklarda var olan gerçeklere yer verdim. Bu kaynaklara baktığımız zaman Ehl-i Beyt ile ilgili onlarca ayet, yüzlerce hadis olduğunu görüyoruz. Bu ayet ve hadislerde Allah'ın bize sımsıkı sarılmamızı istediği yol Ehl-i Beyt yoludur. Bana karşı çıkanlar Sünnilikle ilgili bir tane ayet, bir tane hadis gösteremez. Aslında Sünni dünyasının kabul ettiği dört Mezhep imamları da ömürlerini Ehl-i Beyt yolunda harcamışlar. Bugün bu hakikatlerin ortaya çıkmasıyla Allah inşallah Sünni kardeşlerimizin gönlünü Alevi, Caferi kardeşlerimize; Alevi, Caferi kardeşlerimizin gönlünü de Sünni kardeşlerimiz açacak; bir bilek bir yürek olacağız" demiştir.
 
 
Hoş Geldin Atatürk
 
Prof. Dr. Haydar Baş, "Hoş Geldin Atatürk" eseriyle dindar Atatürk'ü anlatarak iz bıraktı. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve ailesine hakaretler, iftiralar yapıldığı, bütün bunları yapanların sözüm ona Müslüman kimlik ile ortaya çıkıp Atatürk'e dinsiz dediği dönemde, İslami yaşantısından ve Müslüman kimliğinden zerre kadar taviz vermeyen Prof. Dr. Haydar Baş, Dindar Atatürk'ü millete anlatmak için "Hoş Geldin Atatürk" isimli eserini kaleme aldı.
Atatürk'ün soyunun hem anne hem baba tarafından Peygamber Efendimize dayandığına ilişkin delilere yer verdi. "Hoş Geldin Atatürk" eserini okuduğunuzda ya da Sayın Baş'ın dilinden Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü dinlediğinizde; ona bırakın dinsiz demeyi birçok insandan çok daha samimi gerçek bir Müslüman olduğunu görürsünüz. Sayın Baş bir konuşmasında; "Anıtkabir'e ziyarete gittiğinizde abdestli gidin, çünkü o sıradan bir insan değildir" şeklinde tavsiyede bulunmuştur.
 
 
Sağ-sol kavramlarına yeni boyutlar
 
Prof. Dr Haydar Baş'ın en çok mücadele ettiği konulardan biri de içi boşaltılmış veya farklı anlamlar yüklenmiş kavramlar ve bu kavramlar üzerinden oluşan önyargılardı. O, anlamı değiştirilmiş kavramlara gerçek anlamını vererek taşları yerli yerine oturtmaya çalıştı. Ülkemiz açısından bu yanlışlardan biri de sağın dindarlık, solun ise dinsizlik ile anılmasıydı.
Siyasal anlamda kullanılan sağ ve sol kavramlarının İslam'daki sağ ve sol kavramları ile ilgisi olmadığını, bunun ekonomiye bakış ile ilgili olduğunu, bu manada ikisinin de İslam'la alakalı olmadığını vurguladı. Bir konuşmasında Prof. Dr. Baş, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının Amerikan 6. Filo'yu denize dökmek için yaptığı eylemde, o dönemin sağcılarının onları durdurmak için önüne geçmeye çalıştığını ve 6 Filo'ya dönerek cemaatle namaz kıldıklarını aktardıktan sonra "Amerika'ya karşı çıkan Deniz Gezmiş ve arkadaşları dinsiz! Onlara karşı çıkıp 6 Filo'yu kıble yapıp namaz kılan sağcılar dindar! Ben bunu reddediyorum, kabul etmiyorum" demişti. Dahası "Deniz Gezmiş, Filistin'e gidip İsrail ile savaşmıştı. Hüseyin İnan idama gideceği zaman kendisine 'Korkmuyor musun' diye sorulduğunda 'Biz korkuyu Kerbela'da bıraktık' demiştir. Hangi savcıda böylesine güçlü bir iman var" diyerek bu konudaki ezberleri bozmuştu.
 

Türk Telekom'dan gelecek için çevreci teknolojiler


 
Türk Telekom, çevre dostu çözümler sunan yeni nesil çevreci iletişim teknolojileriyle yenilenebilir kaynaklara yönelerek, yeşil dönüşümdeki çalışmalarını sürdürüyor.

06.06.2026 11:04:00
Haber Merkezi
Türk Telekom'dan gelecek için çevreci teknolojiler
Türk Telekom'dan gelecek için çevreci teknolojiler

Türk Telekom, çevre dostu çözümler sunan yeni nesil çevreci iletişim teknolojileriyle yenilenebilir kaynaklara yönelerek, yeşil dönüşümdeki çalışmalarını sürdürüyor. Ulaşımdan sağlığa, enerjiden güvenliğe kadar birçok alanda çevre dostu çözümler üreten şirket, "akıllı şehircilik uygulamaları", "akıllı aydınlatma projeleri" ve "akıllı kavşak" çözümleriyle farklı alanlarda sürdürülebilir ve çevreci projeler geliştiriyor.

Enerji verimliliği çözümleri, akıllı şehir uygulamaları ve yeni nesil yeşil şebeke teknolojileriyle iklim kriziyle mücadelede sektör liderliğini güçlendiren Türk Telekom, 4-7 Haziran'da yapılacak Sıfır Atık Festivali ile 5-7 Haziran'da düzenlenen Sıfır Atık Forumu'nun destekçileri arasında yer alarak, sıfır atık bilincinin yaygınlaştırılmasına katkı sunuyor.

Türk Telekom CEO'su Ebubekir Şahin, teknolojiyi yalnızca dijital dönüşümün değil, aynı zamanda sürdürülebilir bir geleceğin de en güçlü araçlarından biri olarak gördüklerini belirtti.

ATM'de unutulan kart işlemlerinden kullanıcı sorumlu

Avukat Kübra Pekel, ATM'de unutulan banka kartlarından yapılacak olan işlemlerden kart sahibinin sorumlu tutulacağını söyleyerek, "Kartın olmadığını fark ettiğimizde vakit kaybetmeden bankaya bildirmeliyiz" dedi

06.06.2026 11:00:00 / Güncelleme: 06.06.2026 11:04:51
İHA
ATM'de unutulan kart işlemlerinden kullanıcı sorumlu
ATM'de unutulan kart işlemlerinden kullanıcı sorumlu
Hukuki olarak kartın kaybolduğu fark edildiği anda bankaya bildirim yapılması gerektiğini söyleyen Kübra Pekel, "ATM'de kart unutmak hepimizin başına gelebilecek çok insani bir durum. Burada genel olarak hani en fazla kartım yutulur yenisini çıkartırım şeklinde düşünüyoruz çoğumuz fakat madalyonun arka tarafı bu kadar da masum değil. Şimdi hukuksal olarak çok net bir gerçekliğin altını çizmek durumundayım. ATM'de unuttuğunuz kartı bankaya anda bildirmezseniz o andan itibaren yapılan işlemlerin çoğunluğundan veyahut da kötü niyetli harcamaların çoğunluğundan siz sorumlu tutulursunuz. Peki hukuk bu konuda ne diyor' 5464 sayılı banka kartları ve kredi kartları kanunu şu şekilde söylüyor, kartın kaybolması veya çalınması halinde durumu derhal bankaya bildirme yükümlülüğümüz bulunmaktadır. Eğer bu bildirimi yapmazsanız kartı bulan kötü niyetli kişilerin yapmış olduğu harcamalardan ağır kusurunuz olduğu gerekçesiyle sorumlu tutulursunuz. Yargıtay'ın yerleşik kararları da bu yöndedir. Hukuken bildirimde bulunmadığımız her dakika sizin aleyhinize işlemektedir. Burada en önemli nokta bildirim süreniz. Sizin bu noktada yani yapılan harcamayı ilk fark ettiğiniz anda veyahut da kaybolduğunu fark ettiğiniz ilk anda anında bildirimde bulunmanız gerekiyor. Hukuk bunu 24 saat ile sınırlamış olabilir ama bu somut olaya göre değişmekte oluyor" dedi.



"Hızlı bildirim fazla kayıp olmasını engeller"

Pekel, hızlı yapılacak bildirimlerin daha fazla maddi kayıp olmasını engelleyeceğini söyleyerek, "Sizin bu durumu ilk fark ettiğiniz anda anında bankaya ihbarda bulunmanız gerekiyor. Vatandaşlarımızın ATM işlemleri sonrasında kartlarını mutlaka kontrol etmeleri, mobil bankacılık bildirimlerini açık tutmaları ve şüpheli bir durumda vakit kaybetmeden bankaya başvurmaları gerekmektedir. Çünkü hızlı yapılan bildirim hem maddi kaybın büyümesine hem de daha sonrasında olması muhtemel bir hukuki süreçte hak kaybına uğramalarını engellemektedir. Cüzdanınızı kontrol ettiğinizde kartınızı göremediğiniz anda evde mi unuttum, arabada mı bıraktım şeklinde düşünmek yerine zaman kaybetmeden ilk iş olarak bankanızı arayın ve kartınızı bloke ettirin. Unutmayın hukuk haklarını arayanları korur, ihmal edenleri değil" ifadelerini kullandı.

Karadeniz'de Türk balıkçı teknesine saldırı

İçişleri Bakanlığı Sahil Güvenlik Komutanlığı, Karadeniz'de Türk bayraklı balıkçı teknesine düzenlenen saldırıda 1 kişinin hayatını kaybettiğini, 4 kişinin de yaralandığını bildirdi

06.06.2026 10:40:00 / Güncelleme: 06.06.2026 10:46:42
İhlas Haber Ajansı
Karadeniz'de Türk balıkçı teknesine saldırı
Karadeniz'de Türk balıkçı teknesine saldırı
İçişleri Bakanlığı Sahil Güvenlik Komutanlığı, Karadeniz'de Türk bayraklı balıkçı teknesine düzenlenen saldırıda 1 kişinin hayatını kaybettiğini, 4 kişinin de yaralandığını bildirdi.

Sahil Güvenlik Komutanlığından yapılan açıklamaya göre, bugün Kırım'ın batısında Sivastopol açıklarında, Türk bayraklı "Duru 67" isimli tekneye saldırı düzenlendi. Saldırı sonucu hasar alan tekne battı.



Bölgede bulunan "Burak Kaya" isimli balıkçı teknesi, batan teknedeki 5 yaralıyı kurtardı. İnebolu istikametine doğru yola çıkan teknedeki ağır yaralı 1 kişi, intikal sırasında hayatını kaybetti.

İhbar üzerine Sahil Güvenlik Komutanlığına ait "TCSG-96" gemisi, saat 12.35'te İnebolu Limanı'ndan hareket etti.

Gemide, 4 doktor ile 15 UMKE, hemşire ve yardımcı sağlık personelinden oluşan 19 kişilik uzman tıbbi ekip yer aldı.

Görevlendirilen unsur, saat 19.20'de Türk Arama Kurtarma Bölgesi'nin kuzeyinde İnebolu Limanı'na 115 deniz mili mesafede "Burak Kaya" isimli balıkçı teknesine ulaştı.

Hayatını kaybeden balıkçının cenazesi ve yaralılar, Sahil Güvenlik gemisine alındı. Yaralılara tıbbi müdahaleye başlandı ve İnebolu Limanı'na dönüşe geçildi.

Karadeniz'deki saldırıda hayatını kaybeden ve yaralanan balıkçılar Kastamonu'ya getirildi



Karadeniz'de saldırıya uğrayan Türk bayraklı balıkçı teknesinde hayatını kaybeden vatandaşın cenazesi ile 4 yaralı, Kastamonu'nun İnebolu ilçesine getirildi.

Kırım'ın batısında, Sivastopol açıklarında saldırıya uğrayan Türk bayraklı "Duru 67" isimli balıkçı teknesindeki 5 kişi yaralandı. Teknedeki yaralılar, yakınlarında bulunan "Burak Kaya" isimli balıkçı teknesine tahliye edildi. Kastamonu'nun İnebolu ilçesi istikametine doğru hareket eden teknedeki yaralılardan biri hayatını kaybetti. Balıkçı teknesinden yapılan yardım çağrısı üzerine Sahil Güvenlik Komutanlığına ait TCGSG-96 gemisi, 4 doktor, 15 UMKE personeli, hemşire ve yardımcı sağlık personelinden oluşan toplam 19 kişilik uzman tıbbi ekiple harekete geçti.



İnebolu Limanı'ndan dün saat 12.35'te hareket eden Sahil Güvenlik Komutanlığı gemisi, balıkçı teknesiyle saat 19.20 sıralarında yaklaşık 115 mil açıkta temas kurdu.

Hayatını kaybeden balıkçının cenazesi ve yaralı balıkçılar daha sonra Sahil Güvenlik Komutanlığı gemisine alındı. Yaralılara uzman sağlık ekibi tarafından ilk müdahale ise gemide yapıldı. Dönüşe geçen Sahil Güvenlik Komutanlığı gemisi, saat 03.00 sıralarında Kastamonu'nun İnebolu ilçesindeki İnebolu Limanı'na yanaştı. Gemiden indirilen 4 yaralı, ambulanslarla Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Hayatını kaybeden vatandaşın cenazesi ise cenaze aracıyla morga götürüldü.

LGS için son bir hafta!


 
Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB), 13 Haziran Cumartesi günü düzenlenecek Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınav, yurt içi ve yurt dışında toplam 1 milyon 22 bin 658 öğrencinin katılımıyla yapılacak.

06.06.2026 10:23:00
AA
LGS için son bir hafta!
LGS için son bir hafta!

14 Haziran Pazar günü yapılacağı duyurulan LGS merkezi sınavının tarihi, aynı gün A Milli Futbol Takımı'nın 2026 FIFA Dünya Kupası'nda Avustralya milli takımıyla oynayacağı müsabakanın bitiş saatinin, sınav başlangıç saatiyle çakışması nedeniyle bir gün öne alınmıştı. Bu doğrultuda merkezi sınav, 13 Haziran'da yurt içi ve yurt dışı sınav merkezlerinde yapılacak. İki oturumdan oluşan sınavın ilk oturumu saat 09.30'da, ikinci oturumu ise saat 11.30'da başlayacak. Merkezi sınav, yurt içinde 81 il ve 920 ilçede, 4 bin 244 binada 1 milyon 22 bin 104 öğrenci, yurt dışında ise 8 ülke ve 11 sınav merkezinde 554 öğrenci olmak üzere toplam 1 milyon 22 bin 658 adayın katılımıyla gerçekleştirilecek.

12 Haziran'da okullar tatil

LGS kapsamındaki merkezi sınavın sağlıklı şekilde yürütülmesi ve sınav öncesinde bina ve çevresinin temizlik, hijyen ve fiziki şartlar bakımından sınava hazır hale getirilmesi, sınav salonlarının numaralandırılması ve gerekli yönlendirme levhalarının yerleştirilmesi gibi okul hazırlıklarının tamamlanabilmesi adına 12 Haziran Cuma günü idari tatil ilan edildi. LGS kapsamındaki merkezi sınavda güvenliğin artırılması amacıyla, sınav binalarının girişlerinde üst arama kontrolünün sağlanması, toplantı odalarında ise sınav evraklarının salon görevlilerine dağıtım süreçlerinin izlenebilmesi için yapay zeka destekli altyapıya sahip kamera kurulumu gerçekleştirilecek.

Beslenme paketi verilecek

Bakanlıkça alınan karar doğrultusunda öğrencilere ilk kez sözel ve sayısal oturumları arasındaki dinlenme süresinde beslenme ihtiyaçlarını karşılamak, sınav kaygısını azaltmak ve motivasyonu artırmak amacıyla kuru meyveli yulaf bar, ceviz, kuru üzüm ve sudan oluşan beslenme paketi dağıtılacak. Beslenme paketi, sınav başvuru esnasında velisi tarafından talep edilen öğrencilere dağıtılacak ve öğrenciler, beslenme paketi talep durumlarına göre okullara yerleştirilecek.
Beslenme paketi istemeyen öğrenci sayısının 40'ın altında olduğu ilçelerde ise bu öğrenciler, beslenme paketi isteyen öğrencilerle aynı binalarda ancak farklı salonlarda sınava girecek.

Sonuçlar 10 Temmuz'da açıklanacak

Sınav sonuçları, 10 Temmuz'da "www.meb.gov.tr" adresinden ilan edilecek. Sınav sonuç belgeleri posta yoluyla gönderilmeyecek. Tercihlere esas kontenjan tabloları da aynı tarihte yayımlanacak. Tercih işlemleri, 13-24 Temmuz'da yapılacak. Yerleştirme sonuçları ve boş kontenjanlar 5 Ağustos'ta ilan edilecek. Yerleştirmeye esas 1. ve 2. nakil tercih başvuruları ve sonuçları ise 5-14 Ağustos'ta gerçekleştirilecek.

İstanbul'da mafya operasyonu


 
İstanbul'da 2 suç örgütüne yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 27 şüpheli gözaltına alındı.

06.06.2026 08:55:00
Haber Merkezi'AA
İstanbul'da mafya operasyonu
İstanbul'da mafya operasyonu

Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ile İstihbarat Şube Müdürlüğü ekipleri, Bakırköy ve Beykoz Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde Ataşehir, Bakırköy, Beykoz, Esenyurt, Eyüpsultan başta olmak üzere kent genelinde silahlı saldırı, tehdit ve benzeri suçları işledikleri ve organize ettikleri belirlenen 2 ayrı suç örgütünün yakalanmasına yönelik çalışma yaptı.

Bu kapsamda hiyerarşik yapıları, faaliyet alanları ve irtibat ağları deşifre edilen suç örgütlerine yönelik özel harekat destekli eş zamanlı operasyonda 27 şüpheli yakalandı.
Aramalarda 7 ruhsatsız tabanca, çok sayıda mermi ve bir miktar uyuşturucu madde ele geçirildi.
Şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürüyor.

Ramazan Bayramı’nda gözaltına alınmıştı

Kamu kurumlarındaki yolsuzluk iddiaları, usulsüzlükler ve tarikat-vakıf ilişkilerine yönelik haberleriyle tanınan BirGün Gazetesi muhabiri İsmail Arı, tutukluluğunun 75. gününde hakim karşısına çıktı

05.06.2026 18:41:00
Haber Merkezi
Ramazan Bayramı’nda gözaltına alınmıştı
Ramazan Bayramı’nda gözaltına alınmıştı
Kamu kurumlarındaki yolsuzluk iddiaları, usulsüzlükler ve tarikat-vakıf ilişkilerine yönelik haberleriyle tanınan BirGün Gazetesi muhabiri İsmail Arı, tutukluluğunun 75. gününde hakim karşısına çıktı. Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen ilk duruşmada mahkeme heyeti, Arı'nın tahliyesine karar verdi.

Duruşma salonuna alkışlarla giren İsmail Arı, savunmasında kamu kaynaklarının vakıflara aktarılmasına dair yaptığı haberlerin arkasında durdu.

Gazetecilik suç değildir



Arı savunmasında, "Bana yaşatılan eziyeti sağır sultan duydu, bir tek yargı makamları duymadı. Gazetecilik suç değildir, beraatımı talep ediyorum" ifadelerini kullandı. Duruşma savcısı, delillerin henüz toplanmadığı gerekçesiyle tutukluluğun devamını talep etse de mahkeme heyeti Arı'nın tahliyesine hükmederek davayı 9 Ekim'e erteledi.

Tokat'ta gözaltına alınmıştı

Gazeteci İsmail Arı, bayram tatili için gittiği Tokat'ta gözaltına alınmış ve 23 Mart 2026 tarihinde Ankara'da tutuklanarak Sincan Cezaevi'ne gönderilmişti.

İddianamede, Arı'nın BirGün TV'deki açıklamaları ile sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "gizliliğin ihlali" suçlamalarıyla 8 yıl 3 aya kadar hapis cezası isteniyordu.

Reyhanlı'daki terör saldırısı davasında karar açıklandı

Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te 53 kişinin yaşamını yitirdiği bombalı saldırılarla ilgili aralarında THKP-C/Acilciler terör örgütünün elebaşı Mihraç Ural'ın da bulunduğu 6 sanığın yargılandığı davada karar açıklandı

05.06.2026 16:50:00
Anadolu Ajansı
Reyhanlı'daki terör saldırısı davasında karar açıklandı
Reyhanlı'daki terör saldırısı davasında karar açıklandı

Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, tutuklu sanıklar Memet Gezer, Mohammad Dib Korali, Temir Dükancı ve Cengiz Sertel bulundukları cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden katılırken, taraf avukatları salonda hazır bulundu.

Mahkeme Başkanı, sanık Korali'ye baro tarafından atanan avukatın duruşmaya iki saat kala görevden çekildiğini ve yeni görevlendirilen müdafinin savunma için süre talep ettiğini söyledi.

Başkan, davanın karar aşamasına gelmesi, tutukluluk süreleri, katılan tarafların Hatay'dan gelmesi ve sanıkların getirilmesi gibi yoğun duruşma hazırlıkları ile usul ekonomisini dikkate alınarak yargılamanın gecikmemesi amacıyla sanık Korali'nin dosyasının ana davadan ayrıldığını bildirdi.

Son sözü sorulan sanıklar, terör saldırısıyla ilgilerinin bulunmadığı öne sürdü.

Avukat beyanlarının ardından kararını açıklayan mahkeme, sanıklar Memet Gezer, Temir Dükancı ve Cengiz Sertel'i, "devletin birliğini ve bütünlüğünü bozmak" suçundan bir kez, 5'i çocuk 52 kişiyi öldürmek suçundan da 52 kez olmak üzere toplamda 53 kez "ağırlaştırılmış müebbet" hapis cezasına çarptırdı.

Ayrıca, sanıklara 28'i çocuk 130 kişiyi "öldürmeye teşebbüs" suçundan 2 bin 600 yıl, terör örgütü faaliyeti kapsamında "izinsiz patlayıcı bulundurmak" suçundan 13 yıl 4 ay, mağdurlara yönelik "duyu organları zarar görecek şekilde yaralama" suçundan 13 yıl 6 ay, bir kadının çocuk düşürmesine yol açacak şekilde yaralanması suçundan 20 yıl 3 ay, 3 kişiye yönelik "basit yaralama" suçundan 20 yıl 3 ay, 134 mağdura yönelik "mala zarar verme" suçundan bin 206 yıl, Reyhanlı'daki Emniyet Müdürlüğü, belediye, PTT ve notere verilen zarar dolayısıyla da "kamu malına zarar vermek" suçundan 48 yıl olmak üzere toplam 3 bin 921 yıl hapis cezası verildi.

Mahkeme, avukatı süre isteyen sanık Korali'nin yanı sıra firari sanıklar Omar Alkhatıp ile Mihraç Ural'ın dosyasının ayrılmasına karar verdi.

Kararla birlikte sanıkların tutukluluk halinin devamına hükmedildi.

Davanın geçmişi

Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te 53 kişinin hayatını kaybettiği ve çok sayıda kişinin yaralandığı iki ayrı bombalı terör saldırısı olmuştu. Reyhanlı Belediyesi yanı ile PTT binası önünde düzenlenen patlamalarda 912 konut, 891 iş yeri ve 148 araç zarar görmüştü.

Güvenlik gerekçesiyle Ankara'ya nakledilen Reyhanlı saldırısı davasında karar 23 Şubat 2018'de açıklanmıştı. Buna göre, bombalı eyleme ilişkin yargılaması süren 33 kişiden 9'u ağırlaştırılmış müebbet hapis, 13'ü ise çeşitli süreli hapis cezalarına çarptırılmıştı.

Mahkeme, THKP-C/Acilciler terör örgütünün elebaşı Mihraç Ural'ın da arasında bulunduğu firari sanıkların dosyasını ayırmıştı.

MİT operasyonuyla Suriye'den getirilen Reyhanlı saldırısının planlayıcılarından firari Yusuf Nazik, 24 Eylül 2018'de tutuklanmıştı.

Nazik, 13 Mayıs 2019'da Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesince "devletin birliğini ve bütünlüğünü bozmak"tan bir kez, 5'i çocuk 52 kişiyi öldürmek suçundan da 52 kez olmak üzere toplamda 53 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmıştı.

Davanın firari sanıklarından Mehmet Gezer de 30 Haziran 2022'de ABD'den getirilerek "kasten öldürme" ve "devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma" suçlarından Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesince 7 Temmuz 2022'de tutuklanmıştı.

Saldırının sorumlularından kırmızı bültenle aranan Cengiz Sertel de 14 Aralık 2024'te MİT Başkanlığı ile Emniyet Genel Müdürlüğü koordinasyonunda, Hatay Emniyet Müdürlüğü ekiplerince yakalanmıştı.

Firari sanıklardan Mohammad Dib Korali 14 Ocak 2025, Temir Dükancı da 25 Şubat 2025'te MİT Başkanlığının operasyonlarıyla Suriye'de yakalanmıştı.

Dosyada sanıklar Omar Alkhatıp ve Mihraç Ural firari durumda bulunuyor. 

Bir sigara grubuna daha zam geldi

Tekel Bayileri Yardımlaşma Derneği (TBYD) Başkanı Erol Dündar, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada British American Tobacco (BAT) grubundaki sigara fiyatlarına zam yapıldığını duyurdu

05.06.2026 14:30:00
Haber Merkezi
Bir sigara grubuna daha zam geldi
Bir sigara grubuna daha zam geldi
Tekel Bayileri Yardımlaşma Derneği (TBYD) Başkanı Erol Dündar, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada British American Tobacco (BAT) grubundaki sigara fiyatlarına zam yapıldığını duyurdu.

Buna göre, gruptaki ürünlere 5 lira artış yapıldı ve yeni fiyatların 5 Haziran'dan itibaren geçerli olacağı belirtildi.

Zamla birlikte BAT grubunda en düşük sigara fiyatı 105 liraya, en yüksek sigara fiyatı ise 120 liraya yükseldi. Böylece grup, yıl içerisinde ikinci kez fiyat güncellemesine gitmiş oldu.

Can Polat cinayetinde soruşturma İstanbul'a devredildi

İzmir'in Çeşme ilçesinde işlenen Can Polat cinayetine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan cinayet şüphelisi Serhat Altun ve beraberindeki bir şüpheli adliyeye sevk edildi. Soruşturmanın ana ayağının İstanbul olması nedeniyle dosya, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na devredildi

05.06.2026 14:14:00
İhlas Haber Ajansı
Can Polat cinayetinde soruşturma İstanbul'a devredildi
Can Polat cinayetinde soruşturma İstanbul'a devredildi
Çeşme ilçesinde meydana gelen Can Polat cinayetiyle ilgili emniyet güçlerinin yürüttüğü çalışmalarda yeni bir gelişme yaşandı. Gözaltında bulunan cinayet şüphelisi Serhat Altun ile olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen diğer şüpheli, emniyetteki sorgu işlemlerinin ardından geniş güvenlik önlemleri altında sağlık kontrolüne götürüldü. Hastanedeki sağlık kontrolleri tamamlanan 2 şüpheli, daha sonra adliyeye sevk edildi.

Dosya İstanbul'a gönderildi

Öte yandan, cinayetle ilgili yürütülen çok yönlü soruşturmada önemli bir yetki değişikliği yaşandı. Olayın ana ayağının ve bağlantılarının İstanbul'da bulunması nedeniyle, Çeşme'de başlatılan soruşturmanın bundan sonraki aşamalarının İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütüleceği öğrenildi. Dosya İstanbul'a gönderilirken, şüphelilerin adliyedeki işlemleri devam ediyor.

Özgür Özel Trabzon'dan seslendi: Biz seçilmişleriz, sandığa inananlarız

Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Trabzon’da yaptığı açıklamada hem siyasi gündeme hem de seçim sürecine ilişkin dikkat çeken mesajlar verdi

05.06.2026 14:00:00
Haber Merkezi
Özgür Özel Trabzon'dan seslendi: Biz seçilmişleriz, sandığa inananlarız
Özgür Özel Trabzon'dan seslendi: Biz seçilmişleriz, sandığa inananlarız
Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Özgür Özel, Trabzon'da bir açıklama yaptı. Özel açıklamasında, "Biz, Adalet ve Kalkınma Partisi'nin yerleştirmeye çalıştığı seçimsizlik ortamını, bu köhnemiş düzeni ve sürekli Recep Tayyip Erdoğan'ın kazandığı oyun planlarını arkamızda bırakıp önümüze bakıyoruz, hep birlikte yürüyoruz" dedi.

Özel, 7 Haziran Pazar günü yapılacak yerel ara seçimlere yönelik ziyaretleri kapsamında Trabzon'a geldi. Özel'i Trabzon Havalimanı'nda partisinin Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez, İl Başkanı Mustafa Bak, Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya ile ilçe başkanları, CHP'li bölge belediye başkanları ve yurttaşlar karşıladı.

Havalimanı çıkışında toplanan yurttaşlara seslenen Özel, CHP'nin değil, seçme seçilme hakkının saldırı altında olduğunu ifade ederek, "Bunun için tarihimizin görülmemiş bir direnişi, bir mücadelesi ve dayanışması için 81 ilimiz de ayakta. Biz, Adalet ve Kalkınma Partisi'nin yerleştirmeye çalıştığı seçimsizlik ortamını, bu köhnemiş düzeni ve sürekli Recep Tayyip Erdoğan'ın kazandığı oyun planlarını arkamızda bırakıp önümüze bakıyoruz, hep birlikte yürüyoruz" diye konuştu.

CHP Genel Merkezi'ne yönelik polis müdahalesinin ardından ilk ziyaretini Trabzon'a yaptığını söyleyen Özel, şunları kaydetti:

"Baba ocağımızdan polis bizi zorla çıkardığında ve Cumhuriyet Halk Partisi'ni seçilmişlerin elinden alıp atanmışlara verdiğinde, Gazi'nin kurduğu Meclis'e yürüdük, on binler bizle yürüdü. Siz de bu yürüyüşümüze yürekten destek verdiniz. Ankara İl Başkanlığı'nın önünde bayramlaşacağız dedik. Güvenpark'ta görülmemiş bir kalabalıkla yüz binler toplandı. Hep birlikte Anıtkabir'e, Ata'mıza, kurucumuza yürüdük.

Ankara dışında ilk adımlar, pazar günü yapılacak yerel ara seçimler için Gümüşhane'ye, Tokat'a, Çorum'a ve ardından yarınki programımız için Nevşehir'e gideceğiz. Ancak ilk adımlar bu yürüyüş için Trabzon'a nasip oldu. Büyük bir memnuniyetle Trabzon'a geldim. Verdiğiniz destek ve bu tarihi sahip çıkış için hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Ve şunu ifade etmek isterim ki siz bugün tarihin doğru tarafındasınız. Tarihin doğru tarafında olmak için buradasınız. Özgür Özel'in durduğu taraf, Ekrem İmamoğlu'nun durduğu taraf, Mansur Yavaş'ın durduğu taraf tarihin doğru tarafıdır. Biz, seçilmişleriz. Sandığa inananlarız. Türkiye'ye sandığı getirecek olan ve iktidarı değiştirecek olan sizler, tek güvencemizsiniz."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.