logo
16 EYLÜL 2026

Cari harcamalar kontrol altına alınmalı

27.06.2006 00:00:00
 
TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, bu çerçevede, faiz harcamalarının artacağı da göz önüne alınarak, merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki cari harcamaların kontrol altına alınması ve mali disiplinin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı (TOBB) Rifat Hisarcıklıoğlu, Merkez Bankası'nın YTL ve döviz piyasalarının etkin çalışması yolunda aldığı kararları, yerinde ve doğru bulduklarını bildirdi.Hisarcıklıoğlu, Merkez Bankası Para Politikaları Kurulu'nun  aldığı kararları değerlendirdi. MB'nin, para piyasalarında yaşanan aşırı dalgalanmalara karşı aldığı önlemlerin, piyasalardaki güveni sağlama ve belirsizlik ortamını azaltma yönünde çok önemli adımlar olduğuna işaret eden Hisarcıklıoğlu, yaşanan dalgalanmanın niteliği ve boyutu dikkate alındığında, sadece Merkez Bankası'nın değil, ekonomi yönetiminin de somut tedbirler almasının zorunlu olduğunu kaydetti.  Hisarcıklıoğlu, orta vadeli politika taahhüdünün yinelenmesinin, istikrarın yeniden tesisi için önem taşıdığına dikkat çekerek, "MB'nin aldığı bu tedbirlerin beklenen etkiyi daha hızlı sağlayabilmesi için, maliye politikası ve yapısal tedbirlerle de desteklenmeli" dedi.TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, bu çerçevede, faiz harcamalarının artacağı da göz önüne alınarak, merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki cari harcamaların kontrol altına alınması ve mali disiplinin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Cari işlemler açığı probleminin kalıcı çözümünün, kurdaki hareketlerle değil, rekabet gücünü artırıcı mikro reformlarla güçlendirileceğinin görülmesi gerektiğini belirten Hisarcıklıoğlu, şöyle devam etti: "Rekabet gücümüzü artıracak, cari açığın yapısal temellerini değiştirmeyi hedefleyen bir tedbirler dizisine ihtiyaç vardır. Devlet yardımları düzenlemesinden başlayarak, hem Avrupa Birliği taahhüdünü, hem de yatırım ortamını güçlendirecek tedbirler gündeme getirilmeli. BDDK, bankacılık sisteminde ve bir bütün olarak ekonomide büyük risk doğurduğu gözlemlenen kısa vadeli finansal operasyonlar üzerindeki gözetimini güçlendirmeli, bu tür hareketlerin para piyasalarında yol açtığı aşırı dalgalamalara karşı yeni kontrol ve uyarı mekanizmaları geliştirmeli."

Önümüzdeki seçimde adaylarının Recep Tayyip Erdoğan olduğunu belirten Bahçeli, “Önümüzdeki altı yıl önemli, yapılacak çok şey var” dedi

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Önümüzdeki seçimde adaylarının Recep Tayyip Erdoğan olduğunu belirten Bahçeli, “Önümüzdeki altı yıl önemli, yapılacak çok şey var” dedi

16.09.2026 14:00:00
Haber Merkezi
 
Önümüzdeki seçimde adaylarının Recep Tayyip Erdoğan olduğunu belirten Bahçeli, “Önümüzdeki altı yıl önemli, yapılacak çok şey var” dedi
Önümüzdeki seçimde adaylarının Recep Tayyip Erdoğan olduğunu belirten Bahçeli, “Önümüzdeki altı yıl önemli, yapılacak çok şey var” dedi
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Önümüzdeki seçimde adaylarının Recep Tayyip Erdoğan olduğunu belirten Bahçeli, "Önümüzdeki altı yıl önemli, yapılacak çok şey var" dedi.

Bahçeli, Erdoğan'ın 2018 ve 2023 seçimlerini kazanmasına atıf yaparak açıklamasını "üç hilal" üzerinden sürdürdü:

"Sayın Cumhurbaşkanı üç hilalin ikisini tamamladı. 2018 ve 2023 seçimlerini kazandı, şimdi geriye üç hilalin üçüncü hilali kaldı. İnşallah üçüncüyü de tamamlayacak."

İstanbul'da son bir ayda 1 buçuk ton uyuşturucu ele geçirildi

İstanbul'da uyuşturucu tacirlerine yönelik art arda operasyonlar; Son bir ayda 1 buçuk ton uyuşturucu madde ele geçirildi: 46 gözaltı

16.09.2026 13:50:00
İhlas Haber Ajansı
 
İstanbul'da son bir ayda 1 buçuk ton uyuşturucu ele geçirildi
İstanbul'da son bir ayda 1 buçuk ton uyuşturucu ele geçirildi
İstanbul'da uyuşturucu tacirlerine yönelik 18 Ağustos ile 15 Eylül tarihleri arasında yapılan operasyonlarda toplam 1 ton 432 kilogram uyuşturucu madde, 922 bin adet uyuşturucu-uyarıcı hap, 134 kilo 50 gram kimyasal katkı maddesi ele geçirilirken, toplam 46 şüpheli yakalandı.

Son 9 ayda yapılan operasyonlarda ise toplamda 11 ton 891 kilo 39 gram uyuşturucu madde ve 25 milyon 946 bin 472 adet uyuşturucu-uyarıcı hap ele geçirildiği, yakalanan 6 bin 422 şüphelinin tutuklanarak cezaevine gönderildiği kaydedildi.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nce uyuşturucu madde ticareti suçuna yönelik yeni bir çalışma yaptı. 18 Ağustos ile 15 Eylül tarihleri arasında ulusal ve uluslararası düzeyde uyuşturucu madde ticareti yaptığı tespit edilen şahısların yakalanmasına yönelik Avcılar, Bayrampaşa, Beykoz, Esenyurt, Kağıthane, Küçükçekmece, Silivri, Sultangazi ve Üsküdar ilçelerinde operasyonlar gerçekleştirildi.



Düzenlenen operasyonlarda; 151 kilo 700 gram metamfetamin, 716 kilo 100 gram skunk, 552 kilo 772 gram pregabalin, 16 kilo 552 gram kokain, 850 bin adet sentetik ecza, 72 bin adet extacy hap, 134 kilo 50 gram katkı maddesi ele geçirildi. Toplam 1 ton 432 kilogram uyuşturucu madde, 922 bin adet uyuşturucu-uyarıcı hap, 134 kilo 50 gram kimyasal katkı maddesi ele geçirildi.

Ayrıca Beyoğlu ve Gaziosmanpaşa ilçelerinde faaliyet gösteren sokak satıcılarına yönelik eş zamanlı gerçekleştirilen operasyon kapsamında 14 şüpheli, tüm operasyonlarda toplam 46 şüpheli yakalandı. 41 şüpheli çıkarıldıkları adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi. 5 şüphelinin ise işlemlerine devam edildiğini öğrenildi.

01 Ocak 2026 tarihi itibariyle "Uyuşturucu ve Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti" ile mücadele kapsamında, İstanbul genelinde toplamda 11 ton 891 kilo 39 gram uyuşturucu madde ve 25 milyon 946 bin 472 adet uyuşturucu - uyarıcı hap ele geçirildiği, yakalanan 6 bin 422 şüphelinin tutuklanarak cezaevine gönderildiği öğrenildi. Öte yandan son iki ayda yapılan operasyonlarda ele geçirilen uyuşturucular emniyette sergilendi.

İstanbul İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız, yaptığı açıklamada uyuşturucuya topyekun savaş açtıklarını dün gece Esenyurt'ta yapılan operasyonlara değinerek çalışmaların devam edeceğini söyledi.

İzmir'in Seferihisar ilçesinde, belediyeye yönelik "rüşvet" soruşturmasının dördüncü dalgasında gözaltına alınan 47 şüpheliden 29'u tutuklandı

İzmir'in Seferihisar ilçesinde, belediyeye yönelik "rüşvet" soruşturmasının dördüncü dalgasında gözaltına alınan 47 şüpheliden 29'u tutuklandı, 17'si adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Şüphelilerden 1'i ise savcılıktan serbest bırakıldı

16.09.2026 12:30:00
Haber Merkezi
 
 İzmir'in Seferihisar ilçesinde, belediyeye yönelik "rüşvet" soruşturmasının dördüncü dalgasında gözaltına alınan 47 şüpheliden 29'u tutuklandı
 İzmir'in Seferihisar ilçesinde, belediyeye yönelik "rüşvet" soruşturmasının dördüncü dalgasında gözaltına alınan 47 şüpheliden 29'u tutuklandı
Seferihisar Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince Seferihisar Belediyesi'ne yönelik yürütülen "rüşvet" soruşturması kapsamında dördüncü dalga operasyon düzenlendi.

Soruşturmada, inşaat ve imar işleriyle ilgili belediye görevlileri ile müteahhitler arasında usulsüzlükler karşılığında elden ve banka yoluyla rüşvet alınıp verildiği, ayrıca belediye bünyesinde gerçekleştirilen ihale ve doğrudan teminlerde usulsüzlük yapıldığı iddiaları üzerine çalışma başlatıldı.

47 kişi gözaltına alınmıştı
Soruşturma kapsamında, aralarında eski Doğanbey beldesi Belediye Başkanı Halil Çadır, Seferihisar Belediyesi Meclis Üyesi Hüseyin Kocaer, Buca Belediyesi Meclis Üyesi Doğan Sarıkaya, Seferihisar Belediyesi'nde görev yapan müdür, mühendis, mimar ve diğer belediye çalışanları, çeşitli şirketlerin sahipleri, yöneticileri ve çalışanları ile organize suç örgütü lideri veya mensubu olduğu değerlendirilenler de dahil 48 kişi hakkında gözaltı kararı verildi.

11 Eylül'de belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenlendi. Ev ve iş yerlerinde gerçekleştirilen aramalarda, haklarında gözaltı kararı bulunan 48 kişiden 47'sine ulaşıldı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan 47 kişi , dün sabah adliyeye sevk edildi. Savcılık ifadelerinin ardından gözaltındaki kişilerden 1'i serbest bırakılırken, 36 kişi tutuklama, 10 kişi ise adli kontrol talebiyle dün 16.00 sıralarında hakimliğe sevk edildi.

29 tutuklama, 17 adli kontrol
Hakimlikçe yapılan sorguların ardından Seferihisar Belediyesi Meclis Üyesi Hüseyin Kocaer, Buca Belediyesi Meclis Üyesi Doğan Sarıkaya'nın da aralarında olduğu 29 kişinin tutuklanmasına karar verildi.

Doğanbey Beldesi eski Belediye Başkanı Halil Çadır'ın da aralarında olduğu 17 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, gazeteci Nagehan Alçı’nın geçen hafta kendisiyle yaptığı röportajın ardından gündeme gelen Abdullah Öcalan için İmralı’da “villa” yapıldığı iddiasına açıklık getirdi

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, gazeteci Nagehan Alçı’nın geçen hafta kendisiyle yaptığı röportajın ardından gündeme gelen Abdullah Öcalan için İmralı’da “villa” yapıldığı iddiasına açıklık getirdi

16.09.2026 12:00:00
Haber Merkezi
 
 MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, gazeteci Nagehan Alçı’nın geçen hafta kendisiyle yaptığı röportajın ardından gündeme gelen Abdullah Öcalan için İmralı’da “villa” yapıldığı iddiasına açıklık getirdi
 MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, gazeteci Nagehan Alçı’nın geçen hafta kendisiyle yaptığı röportajın ardından gündeme gelen Abdullah Öcalan için İmralı’da “villa” yapıldığı iddiasına açıklık getirdi
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, gazeteci Nagehan Alçı'nın geçen hafta kendisiyle yaptığı röportajın ardından gündeme gelen Abdullah Öcalan için İmralı'da "villa" yapıldığı iddiasına açıklık getirdi.

Alçı, 11 Eylül'de Bahçeli ile yaptığı görüşmenin ardından, Öcalan için İmralı Adası'nda önünde bahçesi bulunan ve normal yaşam koşullarına uygun bir ev inşa edildiğini, Öcalan'ın ise "statü" talebi nedeniyle bu eve geçmediğini aktarmıştı.

Bahçeli bu kez gazeteci Ceyhun Bozkurt'a yaptığı açıklamada, Alçı'nın sözlerinden "villa" yorumu çıkarıldığını belirterek iddiayı reddetti. Bahçeli, İmralı'da 250 metrekarelik bir konut yapıldığını söyledi.

Bahçeli, "Hanımefendinin (Nagehan Alçı) aktardıklarından birileri villa yorumu çıkardılar, 'villa' diye bir şey yok" İfadelerini kullandı.

Bahçeli, söz konusu yapının neden yapıldığına ilişkin ise şu ifadeleri kullandı:

"250 metrekare bir konut yapıldı. Zaten etrafı denizle çevrili, Öcalan'ın yaşı da ilerledi, orada görüşmelerini yapsın, vereceği mesajları aktarsın, bu imkanlar sağlanmalı, sağlanacaktır."

İmralı sürecine ilişkin mesajlarını da yineleyen Bahçeli, daha önce gündeme getirdiği "Barış süreci siyasallaşma koordinatörlüğü" önerisinin geçerli olduğunu söyledi.

A.Ö: ‘Kaybedecek zamanımız yok’

Abdullah Öcalan’ın İmralı görüşmelerinde sürecin hızlandırılması gerektiğine ilişkin sözleri yeniden gündemde

15.09.2026 22:20:00
Haber Merkezi
 
A.Ö: ‘Kaybedecek zamanımız yok’
A.Ö: ‘Kaybedecek zamanımız yok’
Abdullah Öcalan'ın İmralı görüşmelerinde sürecin hızlandırılması gerektiğine ilişkin sözleri yeniden gündemde. Öcalan, beklemenin risk ürettiğini belirterek "Kaybedecek zamanımız yoktur" ifadelerini kullandı.

'Süreçte ısrar ve acele ediyoruz'

Abdullah Öcalan'ın daha önceki görüşmelerinde yaptığı değerlendirmelerde, yürütülen sürecin ilerletilmesi konusunda dikkat çeken ifadeler kullandığı aktarıldı.

Öcalan'ın mesajında, 'bunun için süreçte ısrar ve acele ediyoruz' dediği belirtildi.

Öcalan, sürecin belirsizlik içinde bırakılmasının yeni riskler doğurabileceğini savunarak şu ifadeyi kullandı: 'Beklentide kalmak, beklenti halini sürdürmek sadece risk üretir. Kaybedecek zamanımız yoktur'.

'Çerçeve bir yasa' çağrısı

Öcalan'ın açıklamalarında TBMM'nin rolüne de dikkat çekildi. Meclisin süreci hassasiyetle yürütmesi gerektiğini belirten Öcalan, "Çerçeve bir yasa, demokratikleşme sürecinin kök hücresini oluşturabilir" değerlendirmesinde bulundu.

Bu sözler, sürecin yalnızca siyasi görüşmelerle değil, yasal düzenlemeler üzerinden kurumsal bir zemine taşınması gerektiği yönündeki mesaj olarak değerlendirildi.

Tartışma yeniden alevlendi

Öcalan'ın "ısrar ve acele" vurgusu, Türkiye'de devam eden tartışmaların da yeniden gündeme gelmesine neden oldu.

Bir tarafta sürecin ilerletilmesi ve Meclis zemininde yasal adımlar atılması gerektiğini savunanlar bulunurken, diğer tarafta "Neden acele ediliyor, hangi adımlar hazırlanıyor ve kamuoyundan ne saklanıyor?" soruları soruluyor.

Özellikle Öcalan'ın "Kaybedecek zamanımız yoktur" sözleri, sürecin bundan sonraki aşamasında atılacak adımların zamanlamasına ilişkin tartışmaları daha da büyütüyor.

Kritik soru: Acele edilen nedir?

Öcalan'ın açıklamalarındaki en dikkat çekici ifadelerden biri "acele ediyoruz" vurgusu oldu. Şimdi gözler Meclis'e ve siyasi aktörlere çevrilmiş durumda.

Acele edilen süreç nedir?

Hangi yasal düzenlemeler gündeme gelecek?

Kamuoyunun bilmediği hangi takvim işletiliyor?

Bu soruların yanıtı, önümüzdeki dönemde Türkiye'nin en önemli siyasi gündem maddelerinden biri olmaya aday.

İşte yeni eğitim yılındaki radikal değişiklikler ve yasaklar

Türkiye genelinde milyonlarca öğrenci ve öğretmen için ilk ders zili çaldı. Milli Eğitim Bakanlığı'nın yayımladığı yeni genelgeyle okullarda randevusuz veli dönemi kapanırken, güvenlik önlemleri en üst seviyeye çıkarıldı

15.09.2026 16:00:00
Eyüp Kabil
 
İşte yeni eğitim yılındaki radikal değişiklikler ve yasaklar
İşte yeni eğitim yılındaki radikal değişiklikler ve yasaklar
Millî Eğitim Bakanlığına bağlı ilk ve ortaöğretim kurumlarındaki yaklaşık 17 milyon öğrenci ve 1,2 milyon öğretmen, üç aylık yaz tatilinin ardından 14 Eylül Pazartesi günü ders başı yaptı. Yeni eğitim-öğretim yılının resmi açılışı, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in katılımıyla Gazi Anadolu Lisesi'nde düzenlenen törenle gerçekleştirildi.

Ancak bu dönem, sadece ilk zil heyecanıyla değil, bakanlığın 81 il valiliğine gönderdiği "2026-2027 Eğitim ve Öğretim Yılına İlişkin İş ve İşlemler" genelgesindeki çok konuşulan yeni kurallarla başladı.

Velilere "Okul Randevu Sistemi" zorunluluğu

Yeni dönemin en dikkat çekici uygulamalarından biri velileri doğrudan ilgilendiriyor. Artık veliler, okulları istedikleri saatte ziyaret edemeyecek. Ülke genelinde hayata geçirilen "Okul Randevu Sistemi" ile veli görüşmeleri tamamen planlı hale getirildi.

Randevusu bulunmayan ziyaretçilerin veya öğrencinin yasal vasisi olmayan kişilerin okul binalarına girişine kesinlikle izin verilmeyecek. Bu kararla eğitim ortamlarının kesintiye uğramaması ve öğretmenlerin mesleki haklarının korunması amaçlanıyor.

Okul girişlerinde sıkı güvenlik ve dedektör önlemi

Geçtiğimiz dönemlerde yaşanan üzücü okul saldırılarının ardından, bakanlık bu yıl "Güvenli Okul İklimi" kapsamında güvenlik tedbirlerini en üst seviyeye çıkardı. Genelgeye göre okul ortamlarında yaya ve araç trafiği birbirinden tamamen ayrılacak, kör noktalar aydınlatılacak ve birçok okulda risk durumuna göre girişlerde dedektörle arama uygulaması yürütülecek.

Öğretmenlere önlük uygulaması ve "deneme sınavı" yasağı

Eğitim camiasını yakından ilgilendirilen bir diğer başlık ise kılık-kıyafet düzenlemesi oldu. Genelgede, öğretmenlerin mesleğin vakarına ve öğrencilere örnek olma niteliğine uygun hareket etmeleri vurgulanarak önlük giymeleri istendi.

Ayrıca öğrencileri ve velileri maddi külfetten kurtarmak amacıyla ticari kaygıyla yapılan deneme sınavlarına da kısıtlama getirildi. MEB tarafından hazırlanan resmi ölçme araçları dışındaki il, ilçe veya sınıf genelindeki deneme, tarama ve hazır bulunuşluk sınavlarının okullarda uygulanmasına ya da öğrencilere kaynak kitap olarak satın aldırılmasına izin verilmeyecek.

İlk ara tatil kasım ayında

MEB çalışma takvimine göre, tempolu başlayacak olan yeni eğitim döneminde öğrencilerin heyecanla beklediği ilk ara tatil 16-20 Kasım 2026 tarihleri arasında yapılacak. Yarıyıl tatili (sömestr) ise 22 Ocak 2027 Cuma günü çalacak son ders ziliyle başlayacak.

Fethiye'de aile faciası

Muğla Fethiye'de eşiyle boşanma aşamasındaki bir baba, iki çocuğunu iş yerinde öldürdükten sonra yaşamına son verdi. Annelerinin ihbarıyla ortaya çıkan ve kenti yasa boğan acı olayla ilgili çok yönlü soruşturma sürerken, cenazeler otopsi için Adli Tıp Kurumuna kaldırıldı

15.09.2026 14:20:00
Haber Merkezi
 
Fethiye'de aile faciası
Fethiye'de aile faciası
Muğla'nın Fethiye ilçesinde bir iş yerinde baba ile iki çocuğu ölü olarak bulunurken, ölüm nedenlerinin yapılacak incelemelerin ardından netleşeceği bildirildi.  

Olay, bugün saat 08.30 sıralarında Fethiye Yeni Mahalle Adnan Menderes Bulvarı üzerindeki bir iş yerinde meydana geldi. İş yerinden gelen ihbar üzerine bölgeye ekipler sevk edildi. İş yerinin kapısının zorlanarak açılmasının ardından içeride yapılan kontrolde, iş yeri sahibi Ergün Güngör (37) asılı halde bulundu. İş yerinde bulunan E.G'nin çocukları olduğu belirtilen Hatice Güngör (10) ve Hüseyin Güngör (6) isimli iki çocuk da yataklarında hareketsiz halde bulundu.

Durumun bildirilmesi üzerine olay yerine Acil Sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde, 3 kişinin de hayatını kaybettiği belirlendi.

Olayın ardından durum Cumhuriyet Savcılığı talimatları doğrultusunda Fethiye İlçe Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme ekipleri inceleme başlatılırken, baba ve iki çocuğunun ölümlerinin kesin nedeni ve olayın nasıl gerçekleştiği yapılacak adli incelemelerin ardından belirleneceği öğrenildi.



Bir süredir ailevi sorunları vardı

Tüm kenti yasa boğan acı olayın detayları netleşmeye başladı. Bir süredir ailevi sorunlar yaşadığı ve eşiyle boşanma aşamasında olduğu öğrenilen 37 yaşındaki Ergün Güngör ile çocukları 10 yaşındaki Hatice ve 6 yaşındaki Hüseyin Güngör'ün ölümüne ilişkin ilk incelemeler tamamlandı.

Annenin ihbarı acı gerçeği ortaya çıkardı

Edinilen bilgilere göre, şehir dışından Fethiye'ye dönen anne, eşine ve çocuklarına ulaşamayınca durumdan şüphelenerek polise başvurdu. İhbar üzerine harekete geçen emniyet güçleri, babanın çalıştığı iş yerine çilingir yardımıyla girdi. Ekipler, içeride korkunç bir manzara ile karşılaştı.

İlk bulgular: Önce çocuklar, sonra baba

Olay yeri inceleme ekipleri ve Cumhuriyet Savcısı'nın gerçekleştirdiği ilk tespitlere göre; baba Ergün Güngör'ün, çocukları Hatice ve Hüseyin'i yataklarında hareketsiz halde bulduğu, ardından kendisini asarak yaşamına son verdiği belirlendi.

Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde üçünün de olay yerinde hayatını kaybettiği kesinleşti. Güvenlik güçleri, ilk veriler ışığında olayın babanın çocuklarının canına kıydıktan sonra intihar etmesi şeklinde gerçekleştiği şüphesi üzerinde duruyor.

Cenazeler, ölümün kesin nedeninin ve zamanının belirlenmesi amacıyla otopsi yapılmak üzere Muğla Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Olayla ilgili geniş çaplı adli soruşturma çok yönlü olarak sürdürülüyor.

Silivri'de bulunan cesedin kimliği belli oldu

2 Eylül'de Marmara Denizi'nde batan kargo gemisinin ardından yürütülen arama çalışmalarında dün denizden çıkarılan cansız bedenin, geminin birinci kaptanı Yaşar Kayhan'a ait olduğu DNA testiyle kesinleşti. Kıyıdaki ailelerin endişeli bekleyişi sürerken, kayıp 9 mürettebatı arama faaliyetleri tüm hızıyla devam ediyor
 

15.09.2026 12:20:00
Haber Merkezi
 
Silivri'de bulunan cesedin kimliği belli oldu
Silivri'de bulunan cesedin kimliği belli oldu
Marmara Denizi'nde 2 Eylül 2026 tarihinde sabaha karşı gerçekleşen ve denizcilik camiasını yasa boğan gemi kazasına ilişkin sıcak bir son dakika gelişmesi yaşandı. Silivri açıklarında sahil güvenlik ekipleri tarafından denizden çıkarılan kimliği belirsiz erkek cesedinin, kazanın ardından batan "Tuğberk İmamoğlu" isimli ticari geminin birinci kaptanı Yaşar Kayhan'a ait olduğu tespit edildi.

Adli tıp testleri acı gerçeği ortaya çıkardı

14 Eylül 2026 tarihinde saat 13.15 sıralarında, Silivri Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleri denizde bir cansız beden olduğu ihbarı üzerine harekete geçti. Sudan çıkarılarak Silivri Limanı'na getirilen cesedin, denizde uzun süre kalması sebebiyle ciddi derecede tahriş ve bozulmaya uğradığı, bu yüzden ilk etapta teşhis edilemediği bildirildi.

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında naaş, kesin kimlik tespiti için Adli Tıp Kurumu morguna sevk edildi. Günlerdir limanda umutlu bir haber bekleyen mürettebat yakınlarından alınan kan ve DNA örneklerinin karşılaştırılması sonucunda, cansız bedenin 14 gündür kayıp olan gemi kaptanı Yaşar Kayhan'a ait olduğu resmi olarak kesinleşti.

Çatma bölgesinin 5 kilometre uzağında bulundu

Başsavcılıktan yapılan açıklamaya göre; kaza günü Malta bayraklı "M/T Alsu" isimli kimyasal tanker ile Türk bayraklı "Tuğberk İmamoğlu" adlı kargo gemisi Marmara Denizi'nde çatıştı. Çarpışmanın ardından ağır hasar alan ve yaklaşık 11 dakika içinde sulara gömülen "Tuğberk İmamoğlu" gemisindeki 10 kişilik mürettebat kayıplara karışmıştı. Kaptan Kayhan'ın bedenine, gemilerin çarpıştığı ana çatma bölgesinin yaklaşık 5 kilometre uzağında ulaşıldığı belirtildi.

Sonar ve ROV destekli arama çalışmaları sürüyor

Kazanın ardından deniz üstünde ve su altında başlatılan geniş çaplı arama kurtarma operasyonları aralıksız sürdürülüyor. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na bağlı gelişmiş kurtarma gemisi TCG Akın, bünyesindeki yüksek teknolojili sonar sistemleri ve uzaktan kumandalı su altı araçları (ROV) ile batık enkazının bulunduğu derinliklerde tarama faaliyetlerini yoğunlaştırmış durumda.

Sahil Güvenlik, Kıyı Emniyeti ve Deniz Kuvvetleri unsurları, gemide görev yapan ve halen kendilerinden haber alınamayan diğer 9 personeli bulmak için deniz yüzeyinde ve dip bölgesinde operasyonlara devam ediyor. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı ise kazanın meydana geliş şeklini ve kusur durumlarını tüm yönleriyle aydınlatmak adına adli soruşturmayı titizlikle yürütüyor.

İstanbul merkezli 11 ilde terör operasyonu: 39 gözaltı

İstanbul'da terör örgütlerine yönelik düzenlenen operasyonlarda 39 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı

15.09.2026 11:45:00
İhlas Haber Ajansı
 
İstanbul merkezli 11 ilde terör operasyonu: 39 gözaltı
İstanbul merkezli 11 ilde terör operasyonu: 39 gözaltı
İstanbul'da terör örgütlerine yönelik düzenlenen operasyonlarda 39 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, etkin pişmanlık hükümleri kapsamında alınan ifadeler doğrultusunda terör örgütlerine yönelik yeni bir çalışma başlatıldı.

Yapılan çalışmalarda MLKP içerisinde faaliyet yürüttüğü değerlendirilen 44, TKP/ML-TİKKO içerisinde 4, DSİH-KALDIRAÇ içerisinde 3 ve MKP içerisinde 1 kişi olmak üzere toplam 52 şüpheli tespit edildi. Şüphelilerden 8'inin yurt dışında, 2'sinin ise cezaevinde olduğu belirlendi. Diğer 42 şüphelinin yakalanması amacıyla İstanbul'da 25, Ankara, Adana, Antalya, Aydın, Balıkesir, Diyarbakır, Elazığ, Mersin, Muğla ve Şanlıurfa'da 17 olmak üzere toplam 42 adrese yönelik operasyon düzenlendi.

39 şüpheli yakalandı

Operasyonlarda 39 şüpheli yakalanırken, adreslerde yapılan aramalarda dijital materyaller ve örgütsel dokümanların yanı sıra 1 adet tabanca, 2 adet şarjör ve 53 adet fişek ele geçirildi. Şüphelilerin emniyetteki işlemlerinin sürdüğü, soruşturmayla ilgili gelişmelerin daha sonra paylaşılacağı öğrenildi.

Ticaret Bakanlığından okul alışverişi uyarısı

Ticaret Bakanlığı, kırtasiye alışverişlerinin güvenli ürünlerle ve güvenilir satış noktalarından yapılmasının çocukların sağlığını korumak ve tüketici haklarını güvence altına almak için büyük önem taşıdığını bildirdi

15.09.2026 10:15:00
Anadolu Ajansı
 
Ticaret Bakanlığından okul alışverişi uyarısı
Ticaret Bakanlığından okul alışverişi uyarısı

Ticaret Bakanlığının NSosyal hesabından yapılan açıklamada, güvenli okul alışverişinin bilinçli tercihle başladığı ifade edildi.

Yeni eğitim öğretim yılıyla birlikte çocuklar için yeni bir dönemin başladığı vurgulanan açıklamada, "Bu dönemde kırtasiye alışverişlerimizi güvenli ürünlerden ve güvenilir satış noktalarından yana yapmak, çocuklarımızın sağlığını korumak ve tüketici haklarımızı güvence altına almak açısından büyük önem taşıyor." değerlendirmesinde bulunuldu.

Açıklamada, çocukların sağlığı ve güvenliği için güvenilir satış noktalarının tercih edilmesi, ürünlerde üretici-ithalatçı bilgisi, kullanım talimatı, yaş uyarıları ve gerekli işaretlerin bulunup bulunmadığının kontrol edilmesi gerektiğine dikkat çekilerek, alışverişlerde belge ve fişlerin alınmasının, şüpheli, kaynağı ve bilgileri belli olmayan ürünlerden uzak durulmasının önem taşıdığı kaydedildi.

Güvenli ürünün bilinçli tüketiciyle buluştuğunun unutulmaması gerektiği belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Ticaret Bakanlığı olarak çocuklarımızın sağlığını ve tüketicilerimizin haklarını korumak için denetimlerimizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Yeni eğitim öğretim yılında tüm öğrencilerimize başarılar diliyor, velilerimizi güvenli ve bilinçli alışveriş yapmaya davet ediyoruz."

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.