HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 11 AĞUSTOS 2022, PERŞEMBE

Çürük gemiyle yolculuk yapmak

23.02.2016 00:00:00
İnsanoğlu dünyaya geldiği andan itibaren bir yolculuk halindedir. Bebeklik, çocukluk, gençlik, yaşlılık dünya hayatı, bazen sıkıntı bazen sevinçli geçer gider. Fakat bu yolculuk dünya hayatı ile sınırlı değildir. Daha uzun ve şedit ahiret hayatı insanoğlunun takdir edilmiş ömrünün bitmesi ile başlar. Ve akabinde sadece iki menzil kalır. Ya ebedi saadet ya da ebedi bedbahtlık. Yani ya cennet ya da cehennem.
İnsanoğlu doğumu ile başladığı yolculuğunda mürebbi olarak anne ve babasının terbiyesinde yetişir. Burada ebeveynin inanç ve itikadı ile şekillenmesi muhtemel olan çocuk akıl baliğ olunca mükellef bir insan haline gelir. Bundan sonra ilahi emir ve yasaklara muhatap olan insan kendi iradesi ile yoluna devam edecektir.
Fakat bilmediği acemisi olduğu yolda kendisine kılavuz gereklidir. Daha önce aynı yollardan geçen bu kılavuz eğer doğru rotayı takip etmiş bir rehber ise kendisini takip edeni de selamete çıkaracaktır. Aksi takdirde hem rehber hem de takip eden, yoldan çıkıp istikametten sapacaktır.
Konuyu bu şekilde özetledikten sonra günümüze getirmek istiyorum. Özellikle insanımızın dini ve milli hassasiyete sıkı sıkı sarılması kendisini selamete çıkaracak gemiye ve onun kaptanına güvenmesi gerekirken maalesef defaatle yanlış yapmış ve yapmaya da devam etmektedir. Bu gidişle yolunu rotayı bilmeyen acemi kaptan ve onun güvertesi çürük gemisi ile kurtuluşa ulaşacağını sanan millet aldanmaktadır. Bedbaht olması muhtemel bir dünya hayatı ile bitse belki sineye çekilse bile ebedi hayatı ilgilendiren konularda burnunun önünü göremeyen liderlerin peşinden giden Türk Milleti acilen gaflet uykusundan uyanmalıdır. 
"Lafın tamamı deliye söylenir" diyerek sözü tamamlayacak olursak, şu an Türk Milleti bindiği çürük geminin kendi gemisi olmadığını ve kaptan ve yardımcılarının yerli ve milli olmadığını bilmelidirler. Neden böyle bir kanıya vardığımızı sormak bile abestir. Yapılan ve yapılmaya devam eden bunca yanlıştan sonra karaya toslayıp parçalanması muhtemel gemiden kurtulup, selamete doğru koşmak zorundadır. Yani güvertesi çürük gemiden kurtuluşun tek adresi Ehl-i Beyt gemisine ve onun güvenilir kaptanına emaneti teslim etme zamanı gelmedi mi?
 
H. İbrahim TALAY / diğer yazıları
- Kısır politika ve milli siyaset / 31.05.2020
- Asıl zavallı kim? / 22.05.2020
- İstikamet / 08.05.2020
- Sahte kahramanlar / 28.04.2020
- Şehr-i emin ve liyakat / 04.02.2019
- Suç, ceza ve adalet / 20.01.2019
- Çözümün adresi belli / 08.05.2018
- Tren gecikmez raydan çıkar / 05.05.2018
- Kul hakkı ve Milli Ekonomi Modeli / 28.04.2018
- Yağmur duası ve Milli Ekonomi Modeli / 27.02.2018
- İncirlik, Kürecik ve Afrin operasyonu / 13.02.2018
- Peygamberler ve veliler / 03.01.2018
- Çözümsüzlük hastalığı ve gaflet / 06.12.2017
- Siyaset, son nefes ve sonrası / 29.09.2017
- BOP adımı atılırken aktörler ve kuklalar / 24.09.2017
- Hiçbir kınamacının kınamasından korkmamak / 14.09.2017
- İnisiyatif AB'ye mi bırakılmalı! / 13.09.2017
- Kardeşim Mustafa Kemal / 29.08.2017
- Vatandaşın halet-i ruhiyesi / 12.12.2016
- İstikamet üzere olmak / 13.11.2016
- Buhrandan kurtulmak / 31.10.2016
- Çıkmaz sokak başında kuyruk beklemek / 03.09.2016
- Aklın yolu birdir / 11.08.2016
- Vatan sevgisinde samimiyet testi / 06.08.2016
- Fasıl fiyaskosu / 25.03.2016
- İstikrar, ülkedeki bomba sesleri mi? / 15.03.2016
- Akıl ve iman denklemi / 08.03.2016
- Dini yaşayanlar dini kullananlar / 03.03.2016
- Çürük gemiyle yolculuk yapmak / 23.02.2016
- Zulme rıza göstermek ve ahir zaman / 11.02.2016
- Başkanlık sistemi çok mu elzem? / 02.02.2016
- Yalanlar ve gerçekler / 26.01.2016
- Karanlık gidişat / 19.01.2016
- Dost-düşman kavramı / 07.01.2016
- Bu gidişat hayra alamet değildir / 31.12.2015
- Stratejik çöküş / 25.12.2015
- Her şeye çare vardır bahaneye yoktur / 21.12.2015
- Tehlikeli mecralarda macera aramak / 05.12.2015
- Kararmış kalp ve salih amel / 02.12.2015
- Çelişkiler yumağı / 29.11.2015
- Huzursuz topraklar / 18.11.2015
- Milleti bekleyen büyük tehlike / 14.11.2015
- Kendi düşen ağlamaz / 08.11.2015
- NATO mermer NATO kafa / 07.11.2015
- Ağlanacak hale sevinilir mi? / 06.11.2015
- Bu oyunu bozmak senin elinde / 29.10.2015
- Madenlerimizi görmeyenleri görmemek / 28.10.2015
- Asrın cahilleri / 24.10.2015
- Kimin peşinde nereye gidiyorsun? / 20.10.2015
- Denenmişi denemek başlangıca dönmektir / 19.10.2015
- Toplumun geldiği ibretlik nokta / 16.10.2015
- Geleceği gören lider / 13.10.2015
- Gaza getirenler, gazı kesenler / 12.10.2015
- Ortadoğu'da değişen dengeler ve gerçekler / 09.10.2015
- Yurtta sulh isteyen cihanda savaş istemez / 29.09.2015
- Hangisi doğru hangisi yanlış / 25.09.2015
- Etme bulma dünyası / 18.09.2015
- Acziyet kader değildir / 15.09.2015
- Suçlu kim? / 11.09.2015
- Batılda birleşenlerin akıbeti hayrolmaz / 09.09.2015
- Umman varken boş kuyuya kova salmak / 07.09.2015
- Ateş çemberine doğru / 01.09.2015
- Türkiye nereye gidiyor? / 28.08.2015
- Hakikati algılayamayanlar / 15.08.2015
- ABD'nin terör samimiyeti / 10.08.2015
- Çözüm varken çözülmeye evet diyenler / 07.08.2015
- Büyük Ortadoğu Projesi ve piyonları / 04.08.2015
- Hakiki iman ve alametleri / 02.08.2015
- İnsanın fikir ve zikir denklemi / 31.07.2015
- Uyurgezer toplum / 28.07.2015
- Özü sözü bir olmak / 22.07.2015
- Hükümetsiz devletin sorumlusu kim / 21.07.2015
- Ramazanda vicdan muhasebesi / 12.07.2015
- Batıla dalanlarla birlikte olmamak / 11.07.2015
- Ramazan-ı Şerif ve ölüm gerçeği / 05.07.2015
- Milli mücadelenin tekerrürü / 04.07.2015
- Enkazdan kaçanlar / 29.06.2015
- Kişi sevdiğiyle beraberdir / 27.06.2015
- Gönül penceresi / 17.06.2015
- İnsanın mukayese hakkı / 15.06.2015
- Kazananlar ve kaybedenler / 11.06.2015
- Örnek Müslüman modeli / 07.06.2015
- Çaresizlerin çaresi / 30.05.2015
- Sebep siz olun / 27.05.2015
- Bilinçli siyaset / 26.05.2015
- Türk milletinin görevi / 23.05.2015
- Tezleri yıldız gibi parlıyor / 20.05.2015
- Şaşırırlar oyunları bozulunca / 18.05.2015
- Yapmayın dedik, yaptılar / 17.05.2015
- Halkı aldatanlar, hakkı anlatanlar / 13.05.2015
- Nuhun gemisi asla batmaz / 11.05.2015
- Artık gerçekleri görme zamanı / 09.05.2015
- Parti tutan cumhurbaşkanı olur mu? / 07.05.2015
- Komplekssiz bir gözle bakmak / 06.05.2015
- Hazine üstünde oturan dilenci olmak / 05.05.2015
- Temiz siyaset bilinçli seçmenle olur / 02.05.2015
- Veren el, alan el, satan el, çalan el / 01.05.2015
- Neden olmasın? / 25.04.2015
- Uyanmak zamanı / 11.04.2015
- Mağduru oynamak / 05.04.2015

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

23.02.2015, 23.02.2014, 23.02.2013, 23.02.2012, 23.02.2011, 23.02.2010, 23.02.2009, 23.02.2008, 23.02.2007, 23.02.2006, 23.02.2005, 23.02.2004, 23.02.2003, 23.02.2002, 23.02.2001, 23.02.2000, 23.02.1999, 23.02.1998, 23.02.1997


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.