"Büyük Ortadoğu Projesi" kapsamında uzunca bir süredir "Yeni Osmanlıcılık" diye yeni bir kavram ortaya atıldı. Türkiye tarafından bu kapsamda bir takım adımlar da atılmaya başladı bile. Ortadoğu'daki olaylara Türkiye olarak eskisinden çok daha fazla müdahil oluyor olmamız bu yeni fikrin uygulandığının işaretlerinden yalnızca biri. Özellikle İsrail'in Gazze'ye yönelik olarak geçen yılın son günlerinde başlattığı vahşi saldırılara karşı Başbakan Erdoğan'ın takındığı -sadece söylemden oluşan- tavır Arap ülkelerinde de 'Yeni Osmanlıcılık' fikrinin daha fazla tartışılmasını sağladı. Bakın Ürdün'de yayınlanan 'El Ghad' gazetesinde 11 Ocak'ta Erdoğan'ın İsrail'in Gazze saldırılarına yönelttiği sert eleştiriler irdelemiş ve Türkiye'nin Ortadoğu'ya son dönemde artan ilgisine dikkat çekilmişti.El Ghad gazetesindeki haber şöyle denildi: "Türkiye'nin son dönemlerdeki tutumu Arap sokaklarının aklından önce vicdanına hitap etti. Zira Arap vicdanında yoğun tarihi bir konuma sahip bu saygın İslam ülkesi, Arap sahasına yeniden dönmek için kapıları çalıyor. Erdoğan'ın İsrail'e karşı yaptığı ateşli konuşma boşuna veya irticalen yapılmış değil. Bu, içeriye (Türkiye'ye) ve Arap sokaklarına yönelik çifte mesajdır. Erdoğan kendisinin 'Osmanlı torunlarının lideri' olduğunu ifade ederek Osmanlıların mirasını yeni bölgesel rolün arka planına koydu. Daha da önemlisi Türk tutumu Batılı ülkelerin tutumlarının stratejik hesapları içinde yer alıyor" Ürdün gazetesindeki bu haber Erdoğan'ın Davos Zirvesi'ndeki tavrından önce yapılmış olduğunun altını özellikle çizmek isterim.Çünkü Davos Zirvesi'ne kadar Türkiye'nin Ortadoğu'da oluşturduğu imaj zirvedeki şovla doruğa çıkmış oldu. Bundan sonraki süreçte 'Yeni Osmanlıcılık' fikrinin Türkiye tarafından hızla adımlarının atılacağını düşünüyorum.Araplar, Türkiye'nin Başbakan Erdoğan'ın son dönemde ortaya koyduğu tavrın bir değişim olmadığını bilakis yukarıda da ifade edildiği gibi "Batılı ülkelerin stratejik hesapları içerisinde yer aldığını" düşünüyorlar. Zaman zaman "BOP artık bitti" şeklindeki görüşler de bence Türkiye'ye biçilen 'Yeni Osmanlıcılık' anlayışının önünü açabilmek için dile getiriliyor. Çünkü BOP gibi projeler sürekli değişim içerisinde ilerleyebilen projeler. Projelerdeki amaç hiç değişmemesine rağmen isimler, kavramlar, roller ve taşeronlar her an değişebilmektedir. Bu kapsamda Türkiye'nin Ortadoğu'daki geçmişten gelen saygınlığı Davos şovlarıyla biraz daha artırılmaya çalışıldı. 'Yeni Osmanlıcılık' fikri, Arap halkalarına bu şekilde daha kolay benimsetilecek ve BOP projesinin adımları Türkiye aracılığıyla bölgeye dikte edilmesi düşünülüyor.Bu açıdan baktığımızda 'Yeni Osmanlıcılık' gibi kulağa hoş gelen projelerle Osmanlının imajını da emellerine alet etmek isteyen BOP'un hamileri hem Arap ülkelerine hem de Türkiye'ye yine bir tuzak kurmaktalar. Bu projenin açılımları arasında ılımlı İslâm ve eyalet sistemi, federasyon ve Ortadoğu Birleşik Devletleri gibi şeyler de gelecekte olacaktır.
Orhan Dede / diğer yazıları
- PKK’nın yerini DEAŞ mı dolduracak? / 31.12.2025
- Enerji masasında Türkiye neden yok? / 08.11.2025
- Çağdaş Nemrutların ateşinden hiç korkmadı! / 13.04.2025
- Ya Öcalan cumhurbaşkanı olursa... / 10.04.2025
- DEM Parti’ye mağdur rolü mü biçildi? / 05.11.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024
- Enerji masasında Türkiye neden yok? / 08.11.2025
- Çağdaş Nemrutların ateşinden hiç korkmadı! / 13.04.2025
- Ya Öcalan cumhurbaşkanı olursa... / 10.04.2025
- DEM Parti’ye mağdur rolü mü biçildi? / 05.11.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024





























































