Deprem aynası
Depremin 13’üncü gününde, mucize kurtuluş haberleri azalsa da gelmeye devam ediyor. Depremin yaraları sarılmaya çalışılırken, herkesin iyi bir muhasebe yapması gerekiyor. On binlerce insanımıza mezar olan binaların müteahhitleri, bu binalara izin verenler, imar affı çıkaranlar, göz yumanlar, bilime kulak tıkayanlar, bu yıkımlarda sorumlu olan herkes deprem aynasında kendisini seyretmeli
18.02.2023 17:32:00





MURAT ÇABAS/ DETAY HABER
6 Şubat günü 11 ilimizde büyük bir yıkıma sebep olan Kahramanmaraş Pazarcık ve Elbistan merkezli depremlerin ardından 13 gün geçti. Açıklanan resmi verilere göre hayatını kaybeden vatandaşlarımızın sayısı 39 bin 672'ye, yaralı sayısı da 108 bin 68'e yükselirken, hala enkaz altında on binlerce vatandaşımız bulunuyor. Devam eden arama kurtarma çalışmalarında enkaz altından mucize kurtuluşlar da devam ediyor. Depremin ilk gününden itibaren 4 bin 734 artçı deprem meydana geldi. Yetkililer bölgenin her 4 dakikada bir beşik gibi sallandığını ifade ediyor. 374 bin 313 depremzede felaketin yaşandığı şehirlerden tahliye edildi. AFAD, daha önce yaptığı açıklamalarda 'yıkıldı' ihbarı yapılan bina sayısının 11 bin 302, yıkıldığı tespit edilen bina sayısının ise 6 bin 444 olduğunu açıklamıştı. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun dün yaptığı, "Şimdiye kadar arama kurtarma yapılan bina sayısı 20 binin üzerinde, 82 bin bina yıkık, yıkılacak ve ağır hasarlı durumda" ifadeleri kafaları karıştırdı.
296'ncı saatte gelen kurtuluş
Enkaz altından umutlar tam tükendi derken, Hatay'da 13'üncü günde yine mucize bir kurtuluş gerçekleşti. Hatay'ın merkez Antakya ilçesi General Şükrü Kanatlı Mahallesi Türkmenbaşı Caddesi'ndeki Kanatlı Apartmanı'nın enkazından biri çocuk 3 kişi depremin 296'ncı saatinde sağ çıkarıldı. Kurtarılanlar; yabancı uyruklu Samir Muhammed Accar, eşi Ragda ve 12 yaşındaki çocukları. Fakat 12 yaşındaki çocuk yapılan müdahaleye rağmen hayatını kaybetti. Samir Muhammed Accar ve eşi ambulansla hastaneye kaldırıldı. Aynı enkazda, çiftin 2 çocuğunun da hayatını kaybettiği belirtildi. Bu arada depremin 248'inci saatinde enkazdan sağ çıkartılan Aleyna Ölmez'in sağlık durumunun iyi olduğu açıklandı. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Cebeci Araştırma ve Uygulama Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Tanıl Kendirli, Aleyna Ölmez'in genel sağlık durumunun düne göre daha iyi olduğunu, ağızdan beslenmeye başlandığını, kahvaltı yapıp televizyon izlediğini bildirdi. Aleyna'nın geldiği günden bugüne böbrek fonksiyonlarında da laboratuvar değerlerinde düzelmeler olduğuna işaret eden Kendirli, "Her şeyden önemlisi kendi kliniği çok iyi, bilinç olarak, iletişim ve moral olarak da çok iyi. Kendisi sabah odasında televizyon izliyordu, biz de mutlu olduk" dedi.
Arama kurtarma en az 14 gün devam etmeli
Uzmanlar arama kurtarma çalışmalarının hemen sonlandırılmaması gerektiği konusunda uyarıyor. Afet tıbbı konusunda dünyada önde gelen isimlerden biri olan Prof. Dr. Mehmet Şükrü Sever, arama kurtarma çalışmalarının en az 14 gün devam etmesi gerektiğini kaydetti. Sever, "Sabırla devam etmek lazım. Bir kere zinhar, asla ve asla, ilk hafta içerisinde enkaza ağır iş makinelerinin sokulmaması gerekiyor. Dozerlerin ya da enkazı temizleme araçlarının, enkaz altında canlı kalan insanları öldürme riski söz konusu çünkü. İlk bir hafta kesinlikle olmamalı, daha iyisi 2 hafta kadar beklemiş olmak gerekli arama kurtarma çalışmalarına sürdürmek için" dedi.
Bakan Koca: 'Salgın riski yok'
Deprem bölgesinde en çok endişe duyulan konulardan birisi salgın riski… Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, deprem bölgesinde şimdilik salgın hastalık riski olmadığını, olmaması için tedbirler alındığını belirtti. Koca, "Salgın hastalık riski yok. Şu anda yok. Ama bu dönemde bir salgın hastalık riski olmaması için önlemler alıyoruz. Şu anda bildirilen kolera, tifo gibi bir vakaya rastlanmadı. Salgın ve enfeksiyonun vatandaşlarımızın güvenli suya, hijyenik tuvalete ulaşması ve güvenli gıda tüketimiyle önlenebileceğini biliyoruz. Şebeke suyunun bir an önce tüm ilde sağlanmasına çalışılıyor. Düzenli analizlerle klorlama yapıyoruz. Analizlerde şu ana kadar ciddi bir sorun görülmedi. Çöp toplama ve yaygın kireçleme ve ilaçlama yapıyoruz. Haşere ve kemirgenlere karşı bu şekilde önlem alıyoruz" ifadelerini kullandı.
91 bin bina yıkık ya da ağır hasarlı
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, deprem bölgesinde yapılan hasar tespit çalışmalarıyla ilgili bilgi verdi. "Hasar tespit çalışmalarımızı sahada 7 bin 328 uzmanımızla 11 ilimizde yapıyoruz" diyen Bakan Kurum, şunları söyledi: "Bugüne kadar 3 milyon bağımsız bölümü inceledik, bu 684 bin binaya tekabül ediyor. 90 bin 609 binada yer alan 345 bin bağımsız bölümün yıkık, acil yıkılacak ve ağır hasarlı olduğunun tespitini yaptık. Bu kapsamda 3 milyon konutun 2 milyon 700 binini de bütün iller için az hasarlı ve hasarsız olduğunun tespitini yapmış olduk. Kalan hasarsız ve az hasarlı konutlarımız, orta hasarlı konutlarımıza ilişkin e-devlet üzerinden vatandaşlarımız detaylı her türlü bilgiye ulaşabilirler."
İTÜ: İmar aflarına son verilmeli
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ), Kahramanmaraş merkezli depremlere ilişkin ön inceleme raporu hazırladı. Raporda yıkılan binaların enkaz haline gelmesinde birçok parametrenin etkin olduğu belirtilerek en belirgin yıkım nedenleri olarak görülen maddeler sıralandı. Raporda, "Yıkılan binaların enkaz haline gelmesi hususunda birçok parametre etkin olmakla beraber binaların yaşı, temellerin oturduğu zeminlerin taşıma kapasitelerinin düşük olması, inşaatlarda kullanılan malzeme kalitesinin, kolonlar ve kirişlerin en kesit boyutlarının ve donatı miktarlarının yetersizliği, inşa edildiği yıllarda yürürlükte olan yönetmeliklere uygun olarak taşıyıcı sistem elemanlarının inşa edilmemiş olmaları, diğer yapım kusurları ile bitişik nizamda inşa edilen binaların kat seviyelerinin farklı olmaları gibi hususlar en belirgin yıkım nedenleri olarak görülmüştür… Hatay-Antakya ve Adıyaman-Gölbaşı gibi bölgelerde zemin sıvılaşması etkisiyle binaların temel sistemi özelliklerine bağlı zemine batarak ya binanın tamamı yana yatarak ya da kısmen sıvılaşan zemine batarak eğik vaziyette göçtüğü de görülmüştür" denildi. Depremlerden etkilenen ve 13.5 milyon kişinin yaşadığı bölgenin deprem öncesi ve sonrası durumu değerlendirilen raporda, "Bilimsel temele dayanmayan imar affı, imar barışı gibi mühendislik hizmeti almamış, sağlıksız ve güvensiz yapı stokunu yasallaştıran düzenlemelere son verilmeli, doğal eşikler yeniden yapılanma sürecinde esas alınmalı, yeni planlama sürecinde kültür varlıkları hariç bu alanlarda yapılaşmalara izin verilmemelidir" önerisinde bulunuldu. Rapordan da anlaşıldığı gibi, suçlu sadece müteahhitler değil, bu yapılara onay ve ruhsat verenler de, bilimsel temele dayanmayan imar affı çıkartanlar da en az müteahhitler kadar suçludur. Suçluyu başka yerlerde aramaya gerek yok, herkes deprem aynasında mutlaka kendini seyretmeli.
6 Şubat günü 11 ilimizde büyük bir yıkıma sebep olan Kahramanmaraş Pazarcık ve Elbistan merkezli depremlerin ardından 13 gün geçti. Açıklanan resmi verilere göre hayatını kaybeden vatandaşlarımızın sayısı 39 bin 672'ye, yaralı sayısı da 108 bin 68'e yükselirken, hala enkaz altında on binlerce vatandaşımız bulunuyor. Devam eden arama kurtarma çalışmalarında enkaz altından mucize kurtuluşlar da devam ediyor. Depremin ilk gününden itibaren 4 bin 734 artçı deprem meydana geldi. Yetkililer bölgenin her 4 dakikada bir beşik gibi sallandığını ifade ediyor. 374 bin 313 depremzede felaketin yaşandığı şehirlerden tahliye edildi. AFAD, daha önce yaptığı açıklamalarda 'yıkıldı' ihbarı yapılan bina sayısının 11 bin 302, yıkıldığı tespit edilen bina sayısının ise 6 bin 444 olduğunu açıklamıştı. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun dün yaptığı, "Şimdiye kadar arama kurtarma yapılan bina sayısı 20 binin üzerinde, 82 bin bina yıkık, yıkılacak ve ağır hasarlı durumda" ifadeleri kafaları karıştırdı.
296'ncı saatte gelen kurtuluş
Enkaz altından umutlar tam tükendi derken, Hatay'da 13'üncü günde yine mucize bir kurtuluş gerçekleşti. Hatay'ın merkez Antakya ilçesi General Şükrü Kanatlı Mahallesi Türkmenbaşı Caddesi'ndeki Kanatlı Apartmanı'nın enkazından biri çocuk 3 kişi depremin 296'ncı saatinde sağ çıkarıldı. Kurtarılanlar; yabancı uyruklu Samir Muhammed Accar, eşi Ragda ve 12 yaşındaki çocukları. Fakat 12 yaşındaki çocuk yapılan müdahaleye rağmen hayatını kaybetti. Samir Muhammed Accar ve eşi ambulansla hastaneye kaldırıldı. Aynı enkazda, çiftin 2 çocuğunun da hayatını kaybettiği belirtildi. Bu arada depremin 248'inci saatinde enkazdan sağ çıkartılan Aleyna Ölmez'in sağlık durumunun iyi olduğu açıklandı. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Cebeci Araştırma ve Uygulama Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Tanıl Kendirli, Aleyna Ölmez'in genel sağlık durumunun düne göre daha iyi olduğunu, ağızdan beslenmeye başlandığını, kahvaltı yapıp televizyon izlediğini bildirdi. Aleyna'nın geldiği günden bugüne böbrek fonksiyonlarında da laboratuvar değerlerinde düzelmeler olduğuna işaret eden Kendirli, "Her şeyden önemlisi kendi kliniği çok iyi, bilinç olarak, iletişim ve moral olarak da çok iyi. Kendisi sabah odasında televizyon izliyordu, biz de mutlu olduk" dedi.
Arama kurtarma en az 14 gün devam etmeli
Uzmanlar arama kurtarma çalışmalarının hemen sonlandırılmaması gerektiği konusunda uyarıyor. Afet tıbbı konusunda dünyada önde gelen isimlerden biri olan Prof. Dr. Mehmet Şükrü Sever, arama kurtarma çalışmalarının en az 14 gün devam etmesi gerektiğini kaydetti. Sever, "Sabırla devam etmek lazım. Bir kere zinhar, asla ve asla, ilk hafta içerisinde enkaza ağır iş makinelerinin sokulmaması gerekiyor. Dozerlerin ya da enkazı temizleme araçlarının, enkaz altında canlı kalan insanları öldürme riski söz konusu çünkü. İlk bir hafta kesinlikle olmamalı, daha iyisi 2 hafta kadar beklemiş olmak gerekli arama kurtarma çalışmalarına sürdürmek için" dedi.
Bakan Koca: 'Salgın riski yok'
Deprem bölgesinde en çok endişe duyulan konulardan birisi salgın riski… Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, deprem bölgesinde şimdilik salgın hastalık riski olmadığını, olmaması için tedbirler alındığını belirtti. Koca, "Salgın hastalık riski yok. Şu anda yok. Ama bu dönemde bir salgın hastalık riski olmaması için önlemler alıyoruz. Şu anda bildirilen kolera, tifo gibi bir vakaya rastlanmadı. Salgın ve enfeksiyonun vatandaşlarımızın güvenli suya, hijyenik tuvalete ulaşması ve güvenli gıda tüketimiyle önlenebileceğini biliyoruz. Şebeke suyunun bir an önce tüm ilde sağlanmasına çalışılıyor. Düzenli analizlerle klorlama yapıyoruz. Analizlerde şu ana kadar ciddi bir sorun görülmedi. Çöp toplama ve yaygın kireçleme ve ilaçlama yapıyoruz. Haşere ve kemirgenlere karşı bu şekilde önlem alıyoruz" ifadelerini kullandı.
91 bin bina yıkık ya da ağır hasarlı
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, deprem bölgesinde yapılan hasar tespit çalışmalarıyla ilgili bilgi verdi. "Hasar tespit çalışmalarımızı sahada 7 bin 328 uzmanımızla 11 ilimizde yapıyoruz" diyen Bakan Kurum, şunları söyledi: "Bugüne kadar 3 milyon bağımsız bölümü inceledik, bu 684 bin binaya tekabül ediyor. 90 bin 609 binada yer alan 345 bin bağımsız bölümün yıkık, acil yıkılacak ve ağır hasarlı olduğunun tespitini yaptık. Bu kapsamda 3 milyon konutun 2 milyon 700 binini de bütün iller için az hasarlı ve hasarsız olduğunun tespitini yapmış olduk. Kalan hasarsız ve az hasarlı konutlarımız, orta hasarlı konutlarımıza ilişkin e-devlet üzerinden vatandaşlarımız detaylı her türlü bilgiye ulaşabilirler."
İTÜ: İmar aflarına son verilmeli
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ), Kahramanmaraş merkezli depremlere ilişkin ön inceleme raporu hazırladı. Raporda yıkılan binaların enkaz haline gelmesinde birçok parametrenin etkin olduğu belirtilerek en belirgin yıkım nedenleri olarak görülen maddeler sıralandı. Raporda, "Yıkılan binaların enkaz haline gelmesi hususunda birçok parametre etkin olmakla beraber binaların yaşı, temellerin oturduğu zeminlerin taşıma kapasitelerinin düşük olması, inşaatlarda kullanılan malzeme kalitesinin, kolonlar ve kirişlerin en kesit boyutlarının ve donatı miktarlarının yetersizliği, inşa edildiği yıllarda yürürlükte olan yönetmeliklere uygun olarak taşıyıcı sistem elemanlarının inşa edilmemiş olmaları, diğer yapım kusurları ile bitişik nizamda inşa edilen binaların kat seviyelerinin farklı olmaları gibi hususlar en belirgin yıkım nedenleri olarak görülmüştür… Hatay-Antakya ve Adıyaman-Gölbaşı gibi bölgelerde zemin sıvılaşması etkisiyle binaların temel sistemi özelliklerine bağlı zemine batarak ya binanın tamamı yana yatarak ya da kısmen sıvılaşan zemine batarak eğik vaziyette göçtüğü de görülmüştür" denildi. Depremlerden etkilenen ve 13.5 milyon kişinin yaşadığı bölgenin deprem öncesi ve sonrası durumu değerlendirilen raporda, "Bilimsel temele dayanmayan imar affı, imar barışı gibi mühendislik hizmeti almamış, sağlıksız ve güvensiz yapı stokunu yasallaştıran düzenlemelere son verilmeli, doğal eşikler yeniden yapılanma sürecinde esas alınmalı, yeni planlama sürecinde kültür varlıkları hariç bu alanlarda yapılaşmalara izin verilmemelidir" önerisinde bulunuldu. Rapordan da anlaşıldığı gibi, suçlu sadece müteahhitler değil, bu yapılara onay ve ruhsat verenler de, bilimsel temele dayanmayan imar affı çıkartanlar da en az müteahhitler kadar suçludur. Suçluyu başka yerlerde aramaya gerek yok, herkes deprem aynasında mutlaka kendini seyretmeli.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.





























































































