logo
08 MAYIS 2026

Deprem korkusu meslek sahibi yaptı

Adana'da 6 Şubat depremlerinden sonra evde kalmaya korkup, Atatürk Yaşam Köyü'ne barınmaya gelen kadınlar, meslek sahibi olarak ev ekonomisine katkıda bulunmaya başladı

14.08.2024 10:20:00 / Güncelleme: 14.08.2024 10:23:24
İhlas Haber Ajansı
Deprem korkusu meslek sahibi yaptı
Deprem korkusu meslek sahibi yaptı
Adana'da 6 Şubat depremlerinden sonra evde kalmaya korkup, Atatürk Yaşam Köyü'ne barınmaya gelen kadınlar, meslek sahibi olarak ev ekonomisine katkıda bulunmaya başladı.

Adana'da 6 Şubat depremlerinde bir grup kadın evde kalmaya korkup toplanma noktası olarak hizmet veren Atatürk Kadın Yaşam Köyü'nde kalmaya başladı. Yaşam köyü ile tanışan kadınlar, acılarını ve korkularını normalleşme sürecinde başladıkları eğitimler ile unuttu. Deprem sürecinde evde kalmaya korktuklarından dolayı, bölgede toplanma noktası görevi gören Çukurova Belediyesi Atatürk Kadın Yaşam Köyü'ne gelen kadınlar, sonrasında ise burada aldıkları eğitimler sayesinde ürettikleri el emeği dokuma ürünleriyle ev ekonomisine de katkıda bulunmaya başladı.

Halı ve kilim dokumanın hem terapi hem de kazanç olduğunu anlatan anlatan kadınlar, yaşam köyünün kendileri için şans olduğunu kaydetti.

"Depremden sonra evde kalmak istemeyen hanımlar burayı tercih etmeye başladı"

Atölyelerinin 8 yıldır kadınlara hizmet verdiğini ve birçok kurs verdiklerini belirten Çukurova Belediyesi Atatürk Kadın Yaşam Köyü Yetkilisi Ayşe Atay, "Kurslarımızdan bir tanesi de kilim ve halı dokuma. Ama biz burada sadece kilim ve halı dokumuyoruz. Çanta dokuyoruz, yelek yapıyoruz. Kilimlerimizde daha çok eskiye yönelik desenleri tercih ediyoruz. Depremden sonra da burası iyice canlandı. Çünkü depremde insanlar çok fazla etkilendiler. Evde kalmak istemeyen hanımlar da burayı daha çok tercih etmeye başladılar" dedi.

Yıl içerisinde toplamda 160 kadına eğitim verdiklerini açıklayan Atay, kadınların özellikle halı ve kilim dokuma kursuna ilgi gösterdiğine dikkat çekerek, "Bunlar unutulmuş sanatlarımızdan bir tanesi. İnsanlar daha çok hazıra yöneliyordu ama şimdi buradaki kursiyerlerimiz paspas yapıyorlar, halı dokuyorlar, kilim dokuyorlar. Ayrıca psikolojik destek alıyorlar. Burası kadınlarımıza terapi merkezi, herkes çok mutlu. Biz de çok mutluyuz tabi onlarla birlikte olduğumuz için" şeklinde konuştu.

"Depremin etkilerine karşı benim için terapi gibi oldu"

Kadın Yaşam Köyü ile deprem zamanı tanıştığını, sonrasında da kurslara gelmeye başladığını anlatan Zülfiye Geçgel de, "Depremde genelde dışarıda kaldık. Dışarıda kaldığımız sürede de burayı keşfettik. Dokuma esnasında desenleri koyarken insan kendisini bile unutuyor. İster istemez depremin etkilerine karşı terapi gibi oldu benim için. Zevkle geldim. Burada birkaç arkadaş yaşadıklarımızı paylaştık, anlattık, ağladık, güldük. Böyle güzel bir süreç oldu benim için. Şu anda geliyorum, gelmeye de devam edeceğim bir süre. Desenleri koyacağım, sayacağım derken saatleri unutuyoruz. Saat 3'te bitiyordu kursumuz, 5'e kadar kalabiliyorduk. Benim için çok güzel bir terapi oldu. Çok zor günlerdi çünkü deprem. Birkaç arkadaşımız öldü, kimse evlerine giremedi, korktu. O yüzden güzel bir şey düşünmüşler" dedi.

"Depremin ertesi günü kalacak yerimiz yokken keşfettik"

Deprem sürecinin büyük bir bölümünü yaşam köyünde geçirdiğini belirten Elif Akyüz ise, "Biz deprem ile birlikte başladık. Depremin ertesi günü barınacak, kalacak yerimiz olmadığı için Ayşe hocamız sayesinde böyle bir yeri keşfettik, geldik. Burada yeme, yatma, barınma ihtiyaçlarımızı karşıladık. Öyle tanıştık ve hala da devam ediyoruz" diye konuştu.

Kurslara dokuma ile başladığını belirten Akyüz, "Devam ediyorum. Yaklaşık 9 aydır kursiyerim. Deseni koyarken ve sayarken her şeyi unutuyorsunuz. Zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz. Depremde burada birçok arkadaş ile her şeyimiz ortaktı. Onlar ile paylaştık, ağladık, güldük derken öyle bir süreç yaşadık" ifadelerini kullandı.
Burada ürettiği ürünleri sosyal medya mecraları üzerinden satmaya başladığına dikkat çeken Akyüz, "Halılarım çok olmasa da çanta satışlarım çok fazla oldu. Hala da yapmaktayım. Bunları dokudum. Hem gelir ettim hem de çok sıcak bir ortam ile tanıştım" dedi.

Türk bayrağına saldıranların birden fazla suçtan dosyası çıktı

ODTÜ bahar şenliklerindeki İlkay Akkaya konserinde Türk bayrağı açan öğrencilere saldıran gruptakilerin birden fazla suçtan dosyası olduğu ortaya çıktı

08.05.2026 15:46:00 / Güncelleme: 08.05.2026 17:40:04
İhlas Haber Ajansı
Türk bayrağına saldıranların birden fazla suçtan dosyası çıktı
Türk bayrağına saldıranların birden fazla suçtan dosyası çıktı
Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde (ODTÜ) düzenlenen bahar şenlikleri kapsamında 6 Mayıs'ta sahne alan İlkay Akkaya konseri sırasında Türk bayrağı açan öğrencilere saldıran gruptakilerin birden fazla suçtan dosyası olduğu ortaya çıktı. Konser sırasında meydana gelen olaylarla ilgili 'Devletin Egemenlik Alametlerini Aşağılama', 'Nitelikli Kasten Yaralama', 'Tehdit' ve 'Hakaret' suçlarından resen soruşturma başlatılmıştı. Gözaltına alınan 6 şüpheliden 4'ünün birden fazla suç kaydı olduğu öğrenildi.

İlhan Kaya'nın 16 suç kaydı var

İlhan Kaya'nın 2 adet Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma, 3 adet Terör örgütü Propagandası Yapma, 1 adet Yasa Dışı Örgüte Yardım Etme, 1 adet Kasten Yaralama, 2 adet Görev Yaptırmamak İçin Direnme, 7 adet Kanuna Aykırı Toplantı/Yürüyüş olmak üzere toplam 16 adet suç kaydı bulunduğu öğrenildi.

Celal Elmacı'nın 27 suç kaydı var

Celal Elmacı'nın 3 adet Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma, 3 adet Örgüt Propagandası Yapma, 1 adet Yasa Dışı Örgüt Üyesi Olma, 19 adet Kanuna Aykırı Toplantı/Yürüyüş ve 1 adet Başkasına Ait Kimlik Bilgilerini Kullanma olmak üzere toplam 27 Adet Suç Kaydı bulunuyor.

Mehmet Ferit Güneş ve Anıl Baran Dolu'nun 4 suç kaydı var

Muhammed Enis Yıldız ve Oktay Akpınar'ın suç kaydı olmadığı tespit edilirken Anıl Baran Dolu'nun 2 adet Kasten Yaralama ve 2 adet Kanuna Aykırı Toplantı/Yürüyüş olmak üzere toplam 4 adet suç kaydı, Mehmet Ferit Güneş'in ise 1 adet Devletin Kurumlarını Aşağılamak, 3 adet Kanuna Aykırı Toplantı/Yürüyüş olmak üzere 4 adet suç kaydı mevcut.

İsmi geçen 6 şahsın yakalaması Ankara Başsavcılığı'nın emriyle yapıldı. Diğer şahısların yakalanması hususunda gerekli çalışmalar devam ediyor.

Kırmızı bülten ve ulusal arama listesindeki 48 kişi Türkiye'ye getirildi!

İçişleri Bakanlığı, kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan 27 kişi ile ulusal seviyede aranan 21 kişinin Türkiye'ye iade edildiğini açıkladı. Firarilerin Gürcistan, Almanya, Yunanistan, ABD, Hollanda, Karadağ, Polonya, Irak, Rusya, Sırbistan ve Ürdün'de yakalandığı bildirildi

08.05.2026 12:10:00
Haber Merkezi
Kırmızı bülten ve ulusal arama listesindeki 48 kişi Türkiye'ye getirildi!
Kırmızı bülten ve ulusal arama listesindeki 48 kişi Türkiye'ye getirildi!
İçişleri Bakanlığı, yurt dışına kaçan ve haklarında arama kararı bulunan 48 kişinin Türkiye'ye getirildiğini duyurdu.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Emniyet Genel Müdürlüğü Interpol-Europol Daire Başkanlığı, Adalet Bakanlığı görevlileri, KOM, İstihbarat, Narkotik Suçlarla Mücadele, Siber, Asayiş ve TEM birimlerinin koordineli çalışmaları sonucu operasyonlar gerçekleştirildi.

27 kişi kırmızı bültenle aranıyordu
Açıklamada, ilgili ülkelerin kolluk birimleriyle yürütülen iş birliği sonucunda kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan 27 kişi ile ulusal seviyede aranan 21 kişi olmak üzere toplam 48 kişinin Türkiye'ye iadesinin sağlandığı belirtildi.

Şüphelilerin Gürcistan'da 31, Almanya'da 7, Yunanistan'da 2 kişi olmak üzere ABD, Hollanda, Karadağ, Polonya, Irak, Rusya, Sırbistan ve Ürdün'de yakalandığı açıklandı.

Çok sayıda suçtan aranıyorlardı
Bakanlığın açıklamasında, Türkiye'ye getirilen kişilerin, "kasten öldürme", "tasarlayarak öldürme", "kasten yaralama", "kasten öldürmeye teşebbüs", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "uyuşturucu madde kullanma ve ticareti", "dolandırıcılık", "hırsızlık", "yağma", "silahla tehdit", "silahlı terör örgütüne üye olma", "çocuğun cinsel istismarı", "resmî belgede sahtecilik", "vergi usul kanununa muhalefet", "kaçakçılık" ve "hükümlü veya tutuklunun kaçması" suçlarından arandığı bildirildi.

İmamoğlu cezaevinden mektup gönderdi: Milletin verdiği koltukların, makamların ve gücün esiri olmuşlar; onları bu esaretten kurtaracağız

Tutuklu Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, "Hiçbir delil olmadan, iftiralarla oluşturdukları iddianameler duruşma salonlarında her gün çöküyor. Kurdukları kara düzen de işte böyle çökecek. Bunu biliyorlar ve bunun korkusunu yaşıyorlar. Bugün beni, belediye başkanlarımızı ve yol arkadaşlarımızı tutsak etmiş olabilirler; ancak ben hücremde milletimin gücünü arkamda hissediyorum. Aklım, vicdanım ve ruhum özgür. Onlarsa milletin onlara verdiği koltukların, makamların ve gücün esiri olmuşlar. Onları bu esaretten biz kurtaracağız" dedi. 

08.05.2026 11:46:00
Haber Merkezi
İmamoğlu cezaevinden mektup gönderdi: Milletin verdiği koltukların, makamların ve gücün esiri olmuşlar; onları bu esaretten kurtaracağız
İmamoğlu cezaevinden mektup gönderdi: Milletin verdiği koltukların, makamların ve gücün esiri olmuşlar; onları bu esaretten kurtaracağız
İBB Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, Silivri'deki hücresinden CHP Balıkesir Belediye Başkanları buluşmasına mektup yolladı.

"Biz; her işin bir kişinin ağzına baktığı bir anlayışı asla benimsemedik, benimsemeyeceğiz" ifadelerini kullanan İmamoğlu'nun mektubu şöyle:

"Sayın Genel Başkan Yardımcılarım, Değerli Büyükşehir Belediye Başkanlarım, Çok Kıymetli Yol Arkadaşlarım;

Hepinizi özlemle ve sevgiyle selamlıyorum. Gösterdiğiniz güçlü dayanışma ve mücadele azmi için yürekten teşekkür ediyorum. Marmara Belediyeler Birliği Başkanı seçilen Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ahmet Akın'ı kutluyorum. Ahmet Başkanımız, Balıkesir'de çok başarılı işlerin altına imzasını atıyor. Biliyorsunuz Balıkesir; 1950'den sonra ilk kez yerel seçimlerde "CHP" dedi. Balıkesirliler Ahmet Akın Başkanımızı seçti; o da hizmetleriyle, yönetim anlayışıyla sosyal demokrat ve halkçı belediyeciliği Balıkesir'e çok güzel şekilde yaşatıyor. 74 yıl sonra elde ettiğimiz bu başarının devam edeceğine, CHP belediyeciliğinin Balıkesir'de bir gelenek halini alacağına inancım tamdır.

Bugün Türkiye çok kritik bir kavşaktan geçiyor. Her gün siyasallaşmış yargı eliyle yürütülen operasyonlara uyanıyoruz. Sandıkta kazandığımız başarıyı iftiralar ve kumpaslar eliyle gölgelemeyi; CHP'li belediyeleri mahkemeler yoluyla etkisizleştirmeyi hedefliyorlar. Sadece bizleri değil, bizlere oy veren seçmenleri ve milletin iradesini cezalandırmak istiyorlar. Çünkü başka hiçbir çareleri kalmadı. Milletimiz sosyal demokrat ve halkçı belediyecilik ile tanıştı. Yıllardır "yönetemez" denilen CHP'nin yerel yönetimlerde neler başardığını herkes gördü. Rantçı değil halkçı bir anlayışla kentlerimizi nasıl yücelttiğimize herkes şahit oldu.

Biz; her işin bir kişinin ağzına baktığı bir anlayışı asla benimsemedik, benimsemeyeceğiz. Kentlerimizi her zaman millet için, milletle birlikte yönettik. Ortak akılla, liyakatli kadrolarla ve her şeyden önemlisi herkese eşit yaklaşarak hizmet ürettik. Millet bu yeni anlayışı benimsedi ve bizleri bağrına bastı. İşte bugün yapılan tüm bu baskılar; milletin gönlünde emek emek edindiğimiz yerden bizi söküp atmak içindir. Ama asla başaramayacaklar. Çünkü bu millet; gönlünde yer açtığı kişileri öyle kolay kolay kalbinden çıkarmaz; iftiralara ve yalanlara pabuç bırakmaz. O yüzden, bırakalım onlar ellerinde güç olduğuna, her şeye muktedir olduklarına inansınlar. Bizim arkamızda millet var ve hiçbir güç milletten üstün değildir.

"Makamların ve gücün esiri olmuşlar"
Hiçbir delil olmadan, iftiralarla oluşturdukları iddianameler duruşma salonlarında her gün çöküyor. Kurdukları kara düzen de işte böyle çökecek. Bunu biliyorlar ve bunun korkusunu yaşıyorlar. Bugün beni, belediye başkanlarımızı ve yol arkadaşlarımızı tutsak etmiş olabilirler; ancak ben hücremde milletimin gücünü arkamda hissediyorum. Aklım, vicdanım ve ruhum özgür. Onlarsa milletin onlara verdiği koltukların, makamların ve gücün esiri olmuşlar. Onları bu esaretten biz kurtaracağız. Halkımızla birlikte her engeli, her pusuyu ve her kumpası aşacağız.

Bu mücadele sadece ne benim, ne yol arkadaşlarımın, ne de partimizin mücadelesidir. Bu mücadele; Cumhuriyet, demokrasi ve adalet mücadelesidir. Bu zorlu yolda yorulsak da durmayacağız; birbirimizden güç alıp yeniden ayağa kalkacağız. Aynı hedefe, aynı kararlılıkla yürüyeceğiz ve mutlaka başaracağız. Başarmak zorundayız. Sizlerle birlikte bu yolda yürümekten büyük bir onur duyuyorum. Bu yolun sonu aydınlık, bu yolun sonu hürriyet, bu yolun sonu adalet!

Yolumuz açık olsun! Sevgilerimle…"

Yaşlı bakım merkezinde skandal görüntüler

Beylikdüzü'ndeki bir yaşlı bakım merkezinde ortaya çıkan görüntülerde hastalara şiddet uygulandığı ortaya çıktı. Güvenlik kamerası ve cep telefonu görüntülerinde bakım merkezi çalışanlarının yaşlı hastalara şiddet uyguladığı ve bir hastanın yüzüne tükürdüğü anlar yer aldı

08.05.2026 11:23:00
İHA
Yaşlı bakım merkezinde skandal görüntüler
Yaşlı bakım merkezinde skandal görüntüler
Beylikdüzü'ndeki bir yaşlı bakım merkezinde ortaya çıkan görüntülerde hastalara şiddet uygulandığı ortaya çıktı. Güvenlik kamerası ve cep telefonu görüntülerinde bakım merkezi çalışanlarının yaşlı hastalara şiddet uyguladığı ve bir hastanın yüzüne tükürdüğü anlar yer aldı. İddialara göre kurumda benzer olayların daha önce de yaşandığı öne sürüldü.  

Olay, Kavaklı Mahallesi Gardenta Sokak'taki Huzur Vadisi Bakım Merkezi'nde yaşandı. İddiaya göre bakım merkezi çalışanları hastalara kötü muamelede bulunurken ve şiddet uygularken kameralara yansıdı. Güvenlik kamerası kayıtlarında bir hastanın itilerek yere düşürüldüğü, olay sonrası hastanın baş bölgesinde yara oluştuğu görüldü. Aynı merkezde çekildiği belirtilen başka bir cep telefonu görüntüsünde ise bir bakım personelinin yaşlı hastanın yüzüne tükürdüğü anlar yer aldı. İddiaya göre olayların ardından herhangi bir personel hakkında işlem yapılmadı. Şiddete maruz kalan hastanın ise kafasını kendisinin vurduğu yönünde işlem yapılarak hastaneye sevk edildiği öne sürüldü. Görüntülerin daha sonra kurum kameralarından silindiği iddia edilirken, öte yandan bakım merkezinde hijyen sorunlarının da uzun süredir devam ettiği iddia edildi. Kurumda sık sık uyuz vakalarının görüldüğü, bakım merkezinin temiz olmaması nedeniyle vakaların sona ermediği öne sürüldü.

"İtilen hasta düşüyor ve kafasında yara oluyor"

Hastalara şiddet uygulanan kurumun eski çalışanı Havin Nur Kuş, "Bahsettiğimiz bakım merkezinde yaklaşık 8 ay boyunca sağlık personeli olarak çalıştım. 27 Nisan'da da işten istifamı verdim ve istifamı verdikten yaklaşık iki ya da üç saat sonra çalıştığım süre içerisinde sorumluluğumda olan bir hastama böyle bir şiddet yapılıyor. İtilen hasta düşüyor ve kafasında yara oluyor. Yara oluştuğu için de bu adli vaka olmasın ya da bize polis gelmesin diye üstü kapatılıyor.

Hasta aynı gün Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıklarına yatışı yapılıyor. Kafasını kendisi kırdığını söylüyorlar. Kamera kayıtları siliniyor. Kamera kaydını bir arkadaşım silinmeden önce alıyor, arkadaşından da ben alıyorum. Aldığım gün zaten sabahında da kamera kayıtlarını gerekli mercilere verdim. Zaten kurumda kurucumuz değiştiğinden beri mobbing uygulanıyordu ve personele karşı tutumları hiç hoş değildi. Dediğim gibi orada sağlık personeliydim ve bakım personellerimiz bize asla göz yummayacağımız şeyler söyleyip hiç olmayan davranışlarda bulunuyordu. Biz bunları sineye çekiyorduk.

Sadece bu bir olay değil. İkinci olayda da hastama tüküren yine bir bakım personeli. Bakım personelimiz hastaya tükürüyor, videoyu çeken arkadaşımız görüntüyü müdüre gerekli şekilde sunuyor ve müdür sadece şunu söylüyor. İşte yapmayın böyle şeyler deyip başka bir şey yapmıyor. Hiçbir şekilde bir tutanak mevcut değil elimizde, veya bir uyarı mevcut değil. Zaten uyuz vakaları bitmeyen bir kuruluş. Ne zaman kuruma bir denetim vesaire sağlık, sosyal güvence gelse uyuz vakalarınız bitmiyor şeklinde uyarılarda bulunuyorlar" şeklinde konuştu.

Kaçakçılık revaçta

Ticaret Bakanlığı Gümrük Muhafaza ekiplerince 2026 yılının ilk dört ayında gerçekleştirilen 2 bin 264 operasyonda, 34 milyar 203 milyon lira değerinde kaçak ticari eşya ve uyuşturucu madde ele geçirildi

08.05.2026 10:35:00
İhlas Haber Ajansı
Kaçakçılık revaçta
Kaçakçılık revaçta
Ticaret Bakanlığı Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat birimleri; uzmanlaşmış beşeri kadroları, yeni teknolojiye sahip sistemleri ve geliştirilmiş farklı analiz tekniklerini kullanarak yürüttüğü kaçakçılıkla mücadele faaliyetlerini 2026 yılında sürdürmeye devam ediyor






Bakanlık verilerine göre, sadece nisan ayı içerisinde gerçekleştirilen 572 operasyonda, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 216'lık rekor bir artışla 12 milyar 359 milyon lira değerinde yakalama gerçekleştirildi.








Nisan ayındaki operasyonlarda; 1,9 ton uyuşturucu madde, 111 bin 625 adet tıbbi malzeme, 315 ton akaryakıt, 208 adet araç ele geçirildi.
2026 yılının Ocak-Nisan dönemini kapsayan ilk 4 ayında ise toplam 2 bin 264 operasyona imza atıldı. Geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 106 artış sağlanan bu süreçte, ele geçirilen kaçak eşya ve uyuşturucu maddenin toplam değeri 34 milyar 203 milyon liraya ulaştı.
Yılın ilk 4 ayındaki toplam yakalama listesinde 9,2 ton uyuşturucu madde, 1 milyon 539 bin adet makine aksamı, 862 bin 643 adet elektrik-elektronik eşya, 459 bin 539 adet tıbbi malzeme yakalaması öne çıktı.








Bakanlıktan yapılan açıklamada, operasyonların kararlılıkla sürdüğü belirtilerek, Cumhurbaşkanlığı tarafından ilan edilen '2026 Aile ve Nüfus On Yılı' vizyonuna dikkat çekildi. Açıklamada, toplumun temeli olan aileyi korumak ve özellikle çocukların fiziksel ve psikolojik bütünlüğünü güvence altına almak amacıyla kaçakçılıkla mücadelenin 7 gün 24 saat aralıksız devam edeceği vurgulandı.








Gümrük Muhafaza ekiplerinin, tütün mamullerinden tarihi eserlere, akaryakıttan tekstil malzemelerine kadar geniş bir yelpazede yürüttüğü operasyonlarla ülke ekonomisine ve toplum sağlığına yönelik tehditlerin önüne geçmeye devam edeceği kaydedildi.

ODTÜ Bahar Şenlikleri'nde çıkan olaylarla ilgili 6 kişi gözaltına alındı

Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) kampüsü içinde Bahar Şenlikleri kapsamında gerçekleştirilen konser sırasında olaylara karıştığı tespit edilen 6 şüphelinin gözaltına alındığı bildirildi

 

08.05.2026 10:27:00 / Güncelleme: 08.05.2026 10:33:11
Anadolu Ajansı
ODTÜ Bahar Şenlikleri'nde çıkan olaylarla ilgili 6 kişi gözaltına alındı
ODTÜ Bahar Şenlikleri'nde çıkan olaylarla ilgili 6 kişi gözaltına alındı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, 6 Mayıs'ta ODTÜ Stadyumu'nda düzenlenen konser sırasında yaşanan olaylar üzerine "devletin egemenlik alametlerini aşağılama", "nitelikli kasten yaralama", "tehdit" ve "hakaret" suçlarından resen soruşturma başlatıldığı kaydedildi.

Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü ekiplerince, yazılı ve görsel basın ile sosyal medyaya yansıyan görüntülerin incelenmesi sonucu olaylara iştirak ettiği belirlenen 6 şüphelinin gözaltına alındığı belirtildi.

Emniyet Genel Müdürlüğünün sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, şu ifadeler yer aldı:

"Ay yıldızlı şanlı al bayrağımız, milletimizin bağımsızlık iradesinin, vatanımız uğruna verilen mücadelenin, ecdadımızın canı pahasına koruduğu mukaddes emanetin en büyük simgesidir. Bayrağımız, şehitlerimizin aziz hatırasını, gazilerimizin gösterdiği eşsiz fedakarlığı, milletimizin hiçbir şartta boyun eğmeyen istiklal ruhunu ebediyen yaşatmaktadır. Bahar Şenlikleri kapsamında gerçekleştirilen konser sırasında olaylara karıştığı tespit edilen İ.K, M.E.Y, O.A, M.F.G, C.E, B.D. yakalanmış ve adli işlemler başlatılmıştır." 

ODTÜ'deki olaylarla ilgili 6 şüpheli gözaltına alındı

Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM), Orta Doğu Teknik Üniversitesindeki (ODTÜ) bahar şenliklerinde Türk bayrağına ve öğrencilere yönelik saldırıda bulunan 6 kişinin gözaltına alındığını bildirdi.

08.05.2026 10:11:00
İhlas Haber Ajansı
ODTÜ'deki olaylarla ilgili 6 şüpheli gözaltına alındı
ODTÜ'deki olaylarla ilgili 6 şüpheli gözaltına alındı
Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM), Orta Doğu Teknik Üniversitesindeki (ODTÜ) bahar şenliklerinde Türk bayrağına ve öğrencilere yönelik saldırıda bulunan 6 kişinin gözaltına alındığını bildirdi.


Emniyet Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamada, söz konusu görüntülerde en önde olan ve saldırının planlayıcılarından olduğu değerlendirilen İ.K.'nın yer aldığı 6 kişinin yakalandığı belirtilerek, "Bazı basın yayın organları ve sosyal medya hesaplarında, 06.05.2026 günü Orta Doğu Teknik Üniversitesi yerleşkesinde meydana gelen olaylara ilişkin paylaşımlar yapılması üzerine açıklama yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur.

Ay yıldızlı şanlı al bayrağımız, milletimizin bağımsızlık iradesinin, vatanımız uğruna verilen mücadelenin, ecdadımızın canı pahasına koruduğu mukaddes emanetin en büyük simgesidir. Bayrağımız; şehitlerimizin aziz hatırasını, gazilerimizin gösterdiği eşsiz fedakarlığı, milletimizin hiçbir şartta boyun eğmeyen istiklal ruhunu ebediyen yaşatmaktadır. Bahar Şenlikleri kapsamında gerçekleştirilen konser sırasında olaylara karıştığı tespit edilen 6 şahıs İ.K, M.E.Y, O.A, M.F.G, C.E, B.D yakalanmış ve adli işlemler başlatılmıştır" ifadeleri yer aldı.

Kübra'yı hayattan koparanlar, sosyal medya hesabına girip yaşıyor süsü vermiş

Burdur'da cinayete kurban giden 30 yaşındaki Kübra Yapıcı'nın vücut bütünlüğü bozulan cenazesi için Antalya Adli Tıp Kurumu Morgu'na gelen aileden DNA örneği alındı. Baba Yunus Yapıcı, ise olayla ilgili ilginç bir detay paylaştı. Tutuklanan zanlıların cinayet sonrası Kübra'nın sosyal medya hesabına giriş yapıp beğeni atarak kızlarının yaşadığı süsünü verdiğini söyleyen Baba Yapıcı, "Haberi aldığımız sabahın akşamında Instagram'ında giriş ve beğeni gördük. Biz 'yaşıyor' deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Bunu yaptıysa hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık" dedi

08.05.2026 07:00:00
İHA
Kübra'yı hayattan koparanlar, sosyal medya hesabına girip yaşıyor süsü vermiş
Kübra'yı hayattan koparanlar, sosyal medya hesabına girip yaşıyor süsü vermiş
Antalya'da yaşayan ve 30 Nisan'dan beri haber alınamayan Kübra Yapıcı'nın (30) cesedi, ekipler tarafından yapılan çalışmalar neticesi dün gece yakılmış halde bulunmuştu. Yapılan incelemede Yapıcı'nın silahla öldürülerek gömüldüğü, ardından gömüldüğü yerden çıkarılarak yakıldığı ortaya çıkmıştı. İlyas Umut D. olayı itiraf ederken, gece saatlerinde yapılan operasyonla Ataberk S. de ekipler tarafından gözaltına alınmıştı. Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada cinayette kullanılan silah Burdur'un Ağlasun ilçesinde, Yapıcı'nın cesedinin bir bölümü ise Antalya'nın Korkuteli ilçesindeki barajda bulundu.






Zanlılar tutuklandı

Şüpheli İlyas Umut D. ile Ataberk S., emniyetteki işlemlerin ardından bugün tutuklanma talebi ile adliyeye sevk edildi. 2 cinayet zanlısı şüpheli çıkarıldıkları mahkemece "kadına karşı kasten öldürme" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.









Anne ve baba DNA örneği verdi

Yapıcı ailesi, öğle saatlerinde kızlarının cenazesini alabilmek için Antalya Adli Tıp Kurumu'na geldi. Vücut bütünlüğü bozulan kızlarının kimlik tespiti için DNA örneği veren anne ve babanın son derece üzgün olduğu görüldü. Örneğin alınmasının ardından Kübra Yapıcı'nın babası ile annesi ifade için emniyete götürüldü. Adli tıp morgundaki işlemler sürerken baba Yunus Yapıcı, İHA kameralarına özel açıklamalarda bulundu.
 
 







"Bu işe en dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum"

Yüreğinin yandığını belirten Yapıcı, kadın ve çocuk cinayetlerine verilen cezaların artırılmasını talep etti. Yapıcı, "Bu tip canilerin ortada gezmemesi gerek. Kimsenin çocuğunun canı bu kadar ucuz olmamalı. Bir daha gün yüzü görmemeli. En azından kadın ve çocuk katillerine idam çıkmasını istiyorum. Planlı yapılan bir cinayetin etkin pişmanlığı olmasın. Bu işe dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" dedi.
 
"







"Onlar öldürsünler diye mi, kızım geceleri üşümemesi için nöbet tuttum"

Tüm Türkiye halkına ve yetkililere teşekkür eden baba Yapıcı, "Ben bakamıyorum haberlere ama anlatıyorlar. Türkiye halkına ve yetkililerimize desteklerinden dolayı teşekkür etmek istiyorum. Bundan sonra da unutturmayıp bu desteklerinin devamını istiyorum. Çünkü bu şekilde gitmez, gitmeyecek. Buna bir çözüm bulunması lazım. Bu acıyı yaşayan biliyor. Herkes empati yapsın ona göre karar verilsin. Ben onun çocukluğunda sabahlara kadar uyku uyumadım, nöbet tuttum. Üşümesin diye üstünü örtüp büyüttüm. Onun için mi büyüttüm. Bunu yaşayan bilir. Herkes kendi çocuğunu gözünün önüne alsın ve ona göre karar versin. Benim tek ricam, en ufak dahil olana bile en az ağırlaştırılmış müebbet verilsin" diye konuştu.
 







"Tabancayı koyduğu yeri neden işaretlemiş?"

Olaydaki Suç aleti tabancanın saklandığı yerin işaretlenmiş olmasını da değerlendiren Yapıcı, "Silahın yerini niye belirlemiş gömdüğü yerde' Unutunca oradan çıkaracak ki işaret koymuş. Demek ki ikinciye bir daha niyetin var. Yazık herkes evladını bunlar için büyütmüyor. Bu insanın ciğerini parçalıyor. Ne yapacağımızı şaşırdık. Kafamız yerinden gitti. Bugün bana yarın sana. Buna hep birlikte dur dememiz lazım. Tüm Türkiye sağ olsun, hepsinden Allah razı olsun. Halk ile devlet el ele bunu bitirmeli."
 
 







"İnstagram'ından beğeni yapmışlar, yaşıyor sandık"

Baba yapıcı, cinayetin planlı bir şekilde işlendiğini ileri sürerek, "Haberi aldığımız sabahın akşamında İnstagram'ına giriş ve beğeni gördük. Biz 'yaşıyor' deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Sosyal medya hesabına girdiyse hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık. Çocuğumun telefonunun şifresini açmak için 60'ın üstünde deneme yapmışlar. Bir de diyorlar borcu var. Çocuk parasız değil ki sizden para alsın. Siz çocuğun IBAN'ını boşaltmak için bunu yaptınız. Parayı aldılar mı almadılar mı onu bilmiyorum ama uğraştıklarını ve yapamadıklarını duydum" ifadelerini kullandı.
 

Site aidatlarını düzenleyen teklif Meclis'ten geçti

TBMM Genel Kurulunda, fahiş site aidatlarına yönelik düzenlemeleri de içeren Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edilerek yasalaştı

 

07.05.2026 22:30:00
Anadolu Ajansı
Site aidatlarını düzenleyen teklif Meclis'ten geçti
Site aidatlarını düzenleyen teklif Meclis'ten geçti

Kanun'la, Tapu Kanunu'nda değişiklik yapılıyor. Buna göre, Sermaye Piyasası Kurulu ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından yetkilendirilen değerleme kuruluşlarınca, konut finansmanı ve sermaye piyasası mevzuatı gereğince düzenlenen değerleme raporunun, düzenlettiren kamu kurum ve kuruluşları, bankalar ve diğer finans kuruluşlarınca raporun düzenlendiği tarihte Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüne elektronik ortamda ve bedelsiz olarak gönderilmesi zorunlu olacak.

Verilerin elektronik ortamda gönderilmesine ilişkin usul ve esaslar, ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri alınarak Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce belirlenecek.

Damga Vergisi Kanunu'na eklenen hükümle, Toplu Konut İdaresi Başkanlığınca söz konusu düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 31 Aralık 2027'ye kadar (bu tarih dahil), daha önce ihale ilanı verilmiş olmakla birlikte son teklif verme tarihi geçmemiş olanlar dahil olmak üzere sosyal konut ve konut ile birlikte ihaleye çıkılan yapım işlerine ilişkin ihalelerde, alınan ihale kararları ve Başkanlık ile işi yüklenenler arasında düzenlenen sözleşmeler damga vergisinden istisna olacak. Bu süreyi 3 yıla kadar uzatmaya Cumhurbaşkanı yetkili olacak.

Yetki kat malikleri kuruluna veriliyor

Kanun'la, Kat Mülkiyeti Kanunu'nun, yöneticinin görevlerini düzenleyen hükmünde değişikliğe gidiliyor. Buna göre, yöneticiler, ana gayrimenkulün genel yönetim işleriyle korunma, onarım, temizlik gibi bakım işleri ve asansör ve kalorifer, sıcak ve soğuk hava işletmesi ve sigorta için yönetim planında gösterilen zamanda, eğer böyle bir zaman gösterilmemişse, her takvim yılının ilk ayı içinde, kat maliklerinden işletme projesi onaylanıncaya kadar avansın toplanmasından sorumlu olacak.

Düzenlemeyle yöneticinin toplayacağı avans miktarına kat malikleri kurulunca onaylanma şartı getirilerek yöneticilerin keyfi aidat belirlemesi önüne geçiliyor, aidat arttırma yetkisi kat malikleri kuruluna veriliyor.

Buna göre, işletme projesi kat malikleri genel kurulunda onaylanacak. Kat malikleri kurulunca kabul edilmiş işletme projesi yoksa en geç 3 ay içinde kat malikleri kurulunda onaylanıncaya kadar yönetici gecikmeksizin geçici bir işletme projesi yapacak.

Bu proje, kat maliklerine veya bağımsız bölümden fiilen yararlananlara, imzaları karşılığında veya taahhütlü mektupla bildirilecek ve en geç 3 ay içinde aynen veya değiştirilerek kabulüne yönelik genel kurulda karar alınacak.

Kanun'da yer alan "tahmini giderlerle diğer muhtemel giderleri karşılamak üzere her kat malikinin 'anagayrimenkulün genel giderlerine katılma' başlıklı hükmündeki esaslara göre vermesi gereken avans tutarı", "her kat malikinin ilgili maddedeki esaslara göre vermesi gereken avans tutarı" şeklinde değiştiriliyor.

Mevcut işletme projesi varsa, geçici işletme projesi için öngörülen bedel, yürürlüğü devam eden işletme projesi bedelinin takvim yılı başından geçerli olmak üzere, her yıl bir önceki seneye ilişkin olarak yeniden değerleme oranından fazla olmamak kaydıyla belirlenecek ve kat malikleri kuruluna sunulacak.

Kanun'un, "yönetim planı ve değiştirilmesi" başlıklı maddesinde yapılan değişiklikle, yönetim planının değiştirilebilmesi için toplu yapı temsilciler kurulu üyelerinin temsil ettikleri bağımsız bölümlerin tam sayısının 3'te 2'sinin oyu şart olacak.

Geçici yönetimle ilgili yönetim planı hükümleri, toplu yapı alanındaki bağımsız bölüm maliklerinin 3'te 2'sinin oylarıyla değiştirilebilecek. Yönetim planlarının bu maddeye aykırı hükümleri uygulanmayacak.

Kooperatifler Kanunu'nda yapılan değişiklikle, inşaatı tamamlayarak etaplar halinde yeniden inşaata başlayan yapı kooperatifleri, yaptıkları ve yapmayı planladıkları tüm inşaatlar tamamlanmadan iş yeri ve konutları ortaklarına tahsis etmiş olsalar dahi tahsis edilen gayrimenkullerin tapusunun devrini yapamayacak.

Ceza puanı 200'e ulaşanların yeterlik belgesi 2 yıl süreyle iptal edilecek

Kanunla, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı doğrultusunda Çevre Kanunu'nda değişikliğe gidiliyor. Buna göre, "Çevre danışmanlık firması" tanımı yeniden düzenleniyor ve ayrıca Kanun'a "Yetkilendirilmiş kişi" tanımı ekleniyor.

Buna göre, "çevre danışmanlık firması", çevre yönetimi hizmeti kapsamında usul ve esasları ilgili yönetmelikle belirlenen başvuruları yapan, her türlü rapor ve teknik belgeyi hazırlamaya yetkili ve bunlardan sorumlu olan, aylık faaliyet raporunda aykırılıkları tespit ederek Bakanlığa bildirmekle yükümlü olan, hizmet verdiği tesis ve işletme çalışanlarına ve sorumlularına çevresel konularda eğitim veren, nitelik ve nicelikleri ilgili yönetmelikle belirlenen mühendislik ve fen fakültesi mezunlarından çevre yönetimi hizmeti yeterlik belgesine sahip olan kişileri bünyesinde çalıştıran, ortaklık payı bakımından ortaklarının yüzde ellisinden fazlası çevre yönetim hizmeti yeterlik belgesine sahip ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca yetkilendirilen tüzel kişiliği ifade edecek.

"Yetkilendirilmiş kişi" ise çevre yönetimi hizmeti vermek üzere Bakanlıkça yetkilendirilen, üniversitelerin mühendislik veya fen fakültelerinin ilgili yönetmelikte belirlenen bölümlerinden mezun olan kişileri tanımlayacak.

Kanunla, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda Kanun'daki idari nitelikteki cezalara yönelik düzenleme yapılıyor. Kanun'un ilgili hükmünde öngörülen çevre yönetimi hizmeti almayanlardan, çevre yönetim birimini kurmayanlara ya da çevre danışmanlık firmalarından hizmet almayanlara 209 bin 624 lira, çevre mühendisi veya Bakanlıkça yetkilendirilen kişiyi bulundurmayanlara 139 bin 746 lira idari para cezası kesilecek.

Faaliyetleri sonucu çevre kirliliğine neden olacak veya çevreye zarar verecek kurum, kuruluş ve işletmeler çevre yönetimi hizmeti almakla yükümlü olacak. Bu konuyla ilgili usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek.

Kanun'daki "faaliyetleri sonucu çevre kirliliğine neden olacak veya çevreye zarar verecek kurum, kuruluş ve işletmeler çevre yönetimi hizmeti almakla yükümlüdürler" hükmünü yerine getirmeyen ve/veya tespit edilen aykırılıkları aylık faaliyet raporunda belirtmeyen çevre danışmanlık firmalarına 75 bin lira idari para cezası verilecek. Ayrıca çevre yönetimi hizmeti verenlere, esasları ilgili yönetmelikte belirlenen yükümlülükleri yerine getirmedikleri takdirde ceza puanı uygulanacak, uygulanan ceza puanının 4 yıl içerisinde 100 puana ulaşması durumunda yeterlik belgesi 180 gün süreyle askıya alınacak. Uygulanan ceza puanının 4 yıl içerisinde 200 puana ulaşması durumunda yeterlik belgesi 2 yıl süreyle iptal edilecek.

Faaliyetleri sonucu çevre kirliliğine neden olacak veya çevreye zarar verecek kurum, kuruluş ve işletmeler çevre yönetimi hizmeti almakla, çevre danışmanlık firmaları ise çevre yönetimi hizmeti verdikleri kurum, kuruluş ve işletmelerin çevre mevzuatına aykırı fiillerini Bakanlığa bildirmekle yükümlü olacak. Çevre danışmanlık firmasının asgari hizmet bedel tarifesi ile bu maddeye ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek. Bu hükmün yürürlük tarihinden önce kurulmuş olan çevre danışmanlık firmalarının kuruluş şartlarına ilişkin müktesep hakları saklı olacak.

Kanunla, Toplu Konut Kanunu'nda değişikliğe gidiliyor. Buna göre, Kanun'un "Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından yapılan taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan gayrimenkul satış sözleşmeleri ile gayrimenkul satış vaadi sözleşmelerinde resmi şekil şartı aranmaz" hükmü kapsamındaki sözleşmeler ile taşınmaz satışlarına yönelik sözleşme ilişkisi kurulmadan önce alıcılar tarafından imzalanması gereken başvuru evrakları, müzakere tutanakları ve buna benzer diğer evraklar, yazılı şekilde veya uzaktan iletişim araçları kullanılarak mesafeli olarak ya da mesafeli olsun olmasın bir bilişim veya elektronik haberleşme cihazı üzerinden gerçekleştirilecek ve karşı taraf kimliğinin doğrulanmasına imkan verecek yöntemler yoluyla düzenlenebilecek.

Yükümlülüklerini yerine getirmeyen hak sahibinin vefatı neticesinde yasal mirasçılarının mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belgeyi sunmaması halinde Başkanlık, adli makamlardan herhangi bir yetki almaksızın mirasçılık belgesi düzenlenmesi için mahkeme veya noterliğe başvurabilecek. Başkanlık, görevleri ile ilgili dava ve icra işlemlerinde teminat yatırmaktan muaf olacak.

Kanuna göre, yeni yerleşim alanı olarak belirlenen sosyal konut alanı içerisinde bulunan yerlerde, kamu kurum ve kuruluşlarına ait taşınmazlardan uygulamaya dahil edilecekler ile özel mülkiyete tabi diğer bütün taşınmazlar için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından ilgisine göre devir veya acele kamulaştırma kararı alınabilecek. Kamulaştırma işlemleri Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı veya Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından yürütülecek.

Kanunla, İmar Kanunu'nda yapılan düzenlemeyle, şantiye şefi şantiyede yürütülen günlük işlerin ve çalışan yetki belgeli ustaların kaydını Bakanlıkça belirlenecek usule uygun tutmak zorunda olacak.

Kullanıma yönelik belgeye sahip yapılarda, yapı sahibinin süresi içerisinde başvurusu üzerine yangın güvenliğine yönelik periyodik kontroller yapılacak. Bu kontroller, belediyelerin ilgili itfaiye teşkilatı veya itfaiyenin gerekli gördüğü durumlarda binalarda yangından korunma önlemleri ve yangın söndürme sistemleri hakkında Bakanlıkça veya Bakanlığın yetkilendirdiği kurum ve kuruluşlarca verilen eğitim ve sınavda başarı göstererek yetkilendirilen yangın güvenlik uzmanları tarafından yangın güvenlik raporu düzenlenmek suretiyle gerçekleştirilecek. Bu hüküm kapsamında gerekli kontrollerin yapılması ve raporların hazırlanması amacıyla belediyeler gerekli tedbirleri alacak. Yapı denetim kuruluşlarında görev alan denetçilerin hangi yapılarda hangi tarih aralığında görev aldıkları, Bakanlıkça kurulacak elektronik sistem üzerinden takip edilecek. Yapı ruhsatında bu kişilerin isim ve imzaları yer almayacak.

Yangın güvenliğine yönelik periyodik kontrollerde tespit edilen eksiklikler 6 aydan fazla olmamak üzere ilgili idare tarafından verilen süre içinde giderilerek geçerli yangın güvenlik raporu alınacak. Esaslı tadilat gerektiren eksiklikler, ilgili idareden alınacak ruhsat veya izinle yapılacak. İlgili idarece verilecek süre ruhsat veya izin tarihinden itibaren başlayacak.

Enerji kimlik belgesi uzmanlarına ilişkin idari yaptırımlar

Kanunla, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yetkilendirilen enerji kimlik belgesi uzmanlarına ilişkin idari yaptırımlar düzenleniyor.

Düzenleme ile sahte belge kullanılarak temin edilen müteahhitlik sınıflandırma belgesi ile başlanılan yapının ruhsatının ve 5 yıl süre ile belge numarasının iptal edileceği hükme bağlanıyor. Ruhsata tabi olup ruhsat alınmaksızın veya izin alınmaksızın yapılacak yapılarda kullanılmak amacıyla hazır betonu piyasaya arz eden ya da piyasada bulunduran kişiler, ilgili idare tarafından 500 bin lira idari para cezası ile cezalandırılacak.

Kanunla, binaların yangından korunmasına ilişkin periyodik denetimlerde görev alacak yangın güvenlik uzmanlarına, kontrole tabi yapılara ve kontrollerin süresine, alınacak ücretlere, yangın güvenlik uzmanlarının nitelikleri, görev ve sorumluluklarına ilişkin usul ve esaslar ile özellik arz eden yapıların tasarımı ile yapılarda sürdürülebilirliğin sağlanması, enerji verimliliği, yangından ve gürültüden korunma gibi özel çalışma koşullarına yönelik mimarlık ve mühendislik hizmetlerini yürütecek uzmanların nitelikleri ve belgelendirmelerine ilişkin usul ve esaslar Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelik ile belirlenecek.

Kadastro Kanunu'nda yapılan düzenleme ile kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle geometrik durumları kesinleşmiş taşınmazlarda ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplamalardan doğan düzeltme, taşınmaz malikleri ile diğer hak sahiplerine tebliğ olunacak.

Tebliğ tarihinden başlayan 30 gün içinde düzeltmenin kaldırılması yolunda sulh hukuk mahkemesinde dava açılmadığı takdirde, yapılan düzeltme kesinleşecek. Tapu planının oluşturulduğu tarihte elde edilen ölçü ve hesaplamalar sonucunda bulunan koordinat, yüzölçümü gibi değerlerin, güncel teknolojiler kullanılarak yeniden hesaplanan değerleri arasındaki miktar, fark olarak tanımlanacak.

Tapu planının üretim yöntemi ve ölçeğine göre hesaplanan taşınmazın zemindeki sınırları ile ölçü ve yüzölçümü değerleri arasındaki ölçü ve hesaplama tekniğine göre bilimsel olarak kabul edilebilir fark, yanılma sınırı (tecviz) olarak tanımlanacak. Fark, yanılma sınırı içinde veya dışında olabilecek. Hata, farkın yanılma sınırını aştığı durumlarda olacak. Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle geometrik durumları kesinleşmiş taşınmazlarda ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplamalardan doğan yanılma sınırı dışındaki farklar ilgilinin müracaatı veya kadastro müdürlüğünce resen düzeltilecek. Yanılma sınırının içindeki farklar aynı usulle düzeltilebilecek. Yapılacak düzeltme işlemlerinde farkın tamamı düzeltmeye konu edilecek.

Kanunla, Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanunu'nda da düzenlemeye gidiliyor. Buna göre, mahalli idareler, bağlı kuruluşları, mahalli idare birlikleri ve bunlar tarafından kurulan şirketler ile bunların doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak, birlikte veya ayrı ayrı sermayesinin yarısından fazlasına sahip şirketlerin yeni şirket kurması, kooperatif kurması, yarısından fazla hissesine sahip kooperatiflerin yeni şirket veya kooperatif kurması, mevcut veya kurulacak şirketlere veya kooperatiflere sermaye katılımında bulunulması, bedelsiz devir yoluyla gerçekleşenler de dahil her türlü hisse edinimi, şirket veya kooperatife ortak olunması Cumhurbaşkanının iznine tabi olacak.

Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunu'nda yapılan düzenleme ile hazinenin özel mülkiyetindeki taşınmazlar ile Bakanlığın bağlı, ilgili, ilişkili kurum ve kuruluşlarına ait taşınmazların, bunların arasında gerçekleştirilecek devir işlemlerinde, taşınmazlar mülkiyet sahibi idarenin yazısına istinaden resen tescil edilecek.

Kanunla, kamu idarelerine tahsisli Hazine taşınmazlarının tahsislerinin kaldırmasına, kanun gereği tahsis amacı değiştirilerek Hazine adına tescili gereken yerlerin resen tesciline, kamu hizmetlerine ayrılan yerler ile kamu hizmetleri için ihtiyaç duyulan yerlerin bedelsiz olarak Hazine adına tesciline, bu taşınmazların Bakanlık veya Bakanlığın bağlı, ilgili ve ilişkili kurum, kuruluş ve bunların müessese, bağlı ortaklık ve iştiraklerine bedelsiz devredilmesine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca karar verilecek.

Düzenlemeyle atıl durumda kalan taşınmazların kentsel dönüşüm projeleri, sosyal konut projeleri, çeşitli sosyal ve kültürel donatıları da barındıran yeni yaşam alanlarının oluşturulması gibi farklı proje ve yatırımlarda kullanılması sağlanarak kentlerin daha planlı ve sağlıklı alanlara dönüştürülmesi amaçlanıyor.

Kanunla, taşınmazların değerlendirilmesinde elde edilen gelirin yüzde 40'ının değerlendirmeyi yapan idareye aktarılması, yüzde 60'ının ise değerlendirmeyi yapan idare, kurum veya kuruluş ve bunların müessese, bağlı ortaklık ve iştiraki tarafından kullanılmasına yönelik düzenleme yapılıyor.

Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunu'na eklenen hükümle, Akşehir Gölü çevresindeki bazı taşınmazlara ilişkin mülkiyet sorununun çözümüne yönelik düzenlemeye gidiliyor.

Buna göre, Göl'ün, Konya'nın Akşehir ve Tuzlukçu ilçelerinde yer alan kıyı kesimine ait, Kıyı Kanunu'nun ilgili hükmü kapsamında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca onaylanarak 27 Nisan 2023'te tespit edilen kıyı kenar çizgisine göre kıyıda kalmayan, ancak 4 Ocak 2019'da tespit edilen kıyı kenar çizgisine göre kıyıda kalan yerlerde, söz konusu Kanun'daki bu alana yönelik hükümler, 4 Ocak 2019 yerine 27 Nisan 2023, 2 yıl olarak belirlenen başvuru süreleri ise bu düzenlemenin yürürlük tarihi dikkate alınarak uygulanacak.

Tebbun ile Erdoğan ortak basın toplantısı düzenledi

Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun, "İsrail işgalini, uluslararası insancıl hukuku ihlal etmesini, Lübnan'a yönelik açık saldırılarını ve Gazze Şeridi'ndeki vahşi uygulamalarını kınıyoruz." dedi

07.05.2026 21:00:00
AA
Tebbun ile Erdoğan ortak basın toplantısı düzenledi
Tebbun ile Erdoğan ortak basın toplantısı düzenledi
Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen ikili görüşme ve Yüksek Düzeyli Strateji Konseyi Toplantısı'nın ardından ortak basın toplantısında konuştu.

Cezayir-Türkiye ilişkilerinin ortak kültürel mirasa dayandığına işaret eden Tebbun, ilişkilerdeki artan dinamizmden memnuniyet duyduklarını dile getirdi.

Tebbun, bu düzeye ulaşmak için özellikle son 5 yılda büyük atılımlara imza attıklarının altını çizerek, "Bu ziyaretimiz sırasında da ilişkilerimizi ekonomik alanda çeşitlendirmeyi, ortaklığımızın sektörler bazında, özellikle yenilenebilir enerji, sanayi, tarım, madencilik, kültürel ve insani alanlarda ikili işbirliğinin desteklenmesini, ortak tarihi mirasımıza sahip çıkmayı hedefliyoruz" ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Körfez ve Orta Doğu bölgesindeki gelişmelerin yanı sıra krizlerin çözüm yollarını ve güvenliğin tesisi konularını ele aldıklarını belirten Tebbun, "İsrail işgalini, uluslararası insancıl hukuku ihlal etmesini, Lübnan'a yönelik açık saldırılarını ve Gazze Şeridi'ndeki vahşi uygulamalarını kınıyoruz" dedi.

Tebbun, İsrail'in ihlallerine son verilmesi ve bölgede barışın inşası için çabaların yoğunlaşması gerektiğini vurgulayarak, "Önemli olan başta Filistin halkının bağımsız devletini kurma hakkı olmak üzere meşru haklarını garanti altına alan adil ve kalıcı çözümü sağlaması konusunda uluslararası toplumun sorumluluğunu vurgulamak istiyorum" diye konuştu.

'Cezayir ve Türkiye'nin, uyuşmazlıkların çözümünde barışçıl yollara bağlı kalma kararlılığını ortaya koyduk'

Ankara'da çok sıcak ve kardeşçe karşılandıklarının altını çizen Tebbun, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a teşekkür etti.

Tebbun, çok verimli görüşmelerin anlaşmalarla taçlandırıldığını belirterek, Türkiye-Cezayir İş Forumu'nun canlandırılmasını ve forumun ticaret ve yatırım hareketliliğinde rol üstlenmesini takdirle karşıladığını vurguladı.

"Belirli bir mal listesi üzerinden Tercihli Ticaret Anlaşması müzakerelerinin de başlamış olmasından dolayı çok memnunum." ifadesini kullanan Tebbun, 2021'de ticaret hacminin 10 milyar dolar seviyesine çıkarılmasını kararlaştırdıklarını hatırlattı.

Tebbun, "İsrail'in Somali'nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü ihlal etme kararını da infialle karşıladığımızı belirttik. Bu, Afrika Boynuzu bölgesinde güvenlik ve istikrarı da tehdit etmektedir." dedi.

Libya ve Sahel bölgesindeki durumun yanı sıra Batı Sahra meselesine değindiklerini aktaran Tebbun, bu konulara ilişkin analizlerini samimi şekilde dile getirdiğini kaydetti.

Cezayir Cumhurbaşkanı, "Cezayir ve Türkiye'nin, uyuşmazlıkların çözümünde barışçıl yollara bağlı kalma ve uluslararası meşruiyete riayet etme konusunda kararlılığını bir kez daha ortaya koyduk." diye konuştu.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.