Mısır ektiğiniz tarladan elbette buğday beklemez, bekleyemezsiniz.
Ekin zamanı, ekim zamanı her ne ekmişseniz, hasat mevsiminde, bağ bozumunda önünüze ve elinize kesinlikle o gelecektir.
On binlerce yıllık insanlık tecrübesi bunu söylüyor.
Şahıs olarak olsun, devlet-millet olarak olsun, geçen yıllarınıza dert ekmişseniz, sürekli dertleri demetlemiş, daima dertleri depolamışsanız, bu gününüzde ve yarınlarınızda ektiğiniz o dertlerin kat kat artmasından başka bir şey bekleyemezsiniz.
Bakışlarınızı çevirdiğiniz her yanda ve her yönde dert demetleri ile karşılaşıyorsanız ve daima dertli insanlarla, demet demet dert dolu kitlelerle yüz yüze geliyorsanız, tekrar tekrar dönüp geçen zaman içindeki yanlışlarınıza bakmak zorundasınız.
Dün ne ektik ve bugün ne bekliyoruz?
İktidar temsilcileri, iktidar sözcüleri bugün halkın önüne çıktıkları, halkın içine girdikleri her ortamda yakıcı sorularla, yürek burkan feryatlarla karşılaşıyor ve cevap vermekte zorlanıyorlarsa, elbette bunun sebebi geçmiş yıllarda ekilen dertlerdir.
Memleketin hemen her yanında kitleler, eve ekmek götüremeyen babalar, evde tenceresini kaynatamayan anneler, iktidarın bütün sindirme ve susturma girişimlerine rağmen feryat-figan soruyorlar; soframıza uzanan el kimin eli, lokmamızı gasp eden kol kimin kolu?
Hangi sebepten ötürü yoksulluk yapıştı yakamıza da bir türlü bırakmıyor, ne oldu, nasıl oldu ki, zam yağmurlarından başımızı kaldıramaz olduk?
Milli gelirden payımıza düşenler kimlerin kasalarına ve keselerine aktarılıyor?
Toplumsal huzurumuz, sosyal barışımız, yaşama sevincimiz neden günden güne tükeniyor?
Bayram günlerinde, otobüsün, metrobüsün, vapurun ve trenin bedava olduğu tatil günlerinde İstanbul'da bir yerden bir yere gitmek adeta imkânsız hale geldi, üst geçitleri ve araçları dolduranların yüzde yetmişi, yüzde sekseni yabancılardan oluşuyordu.
Dünya üzerinde bizim kadar mülteci, sığınmacı ve göçmen barındıran bir başka, bir tek ülke dahi yoktur.
Özellikle sığınmacılar, mülteciler, düzenli-düzensiz göçmenler konusunda geçmişte atılan yanlış ve basiretsiz adımlar, Amerika ve İsrail ile aynı çizgide buluşmalar, Avrupa'nın gazına gelmeler, bugün başımıza nasıl dertler açtı, hep beraber yaşayarak görüyoruz.
Dert ekmişseniz dert biter
O da yedi sülâlenize yeter.
- Her kesimden yükselen çığlıklar / 26.04.2026
- Gıda biterse hayat biter nesil biterse millet biter / 24.04.2026
- Kanayan bir yara görünce… / 23.04.2026
- Dert eklemiş eski derdin üstüne / 22.04.2026
- Muhafazakâr iktidar neyi muhafaza etmiş? / 21.04.2026
- Yıllarımız yele gitti erenler / 20.04.2026
- Depremin yaraları daha sarılmamışken… / 18.04.2026
- ‘Dikkat! Asıl müfsitler onlardır…’ / 16.04.2026
- Bahar gelsin şu dağlara çıkalım belki derdimize çare bir çiçek / 14.04.2026


























































