logo
24 HAZİRAN 2026

Dertleri anlatmada dil kifayetsiz

13.12.2023 00:00:00

Bilmem ki, dört bir yanda dertlerin mantar gibi çoğaldığı bir zaman dilimine mi rastladık?

Yoksa aslında etrafımızda bu kadar dert ve bu kadar dertli yok, fakat biz gözümüzde mi büyütüyoruz?

Bilmem ki, başkalarına oyun ve eğlence gibi görünen gelişmeler, gidişler ve gidişatlar ve her gün her yana yayılan haberler, bizim karşımıza dert yumağı olarak mı çıkıyorlar?

Yoksa hayatın her yanından, insanı ve toplumu ilgilendiren her sektörden dertler dağlar gibi dalgalar halinde üstümüze üstümüze geldiği halde, birileri, bazıları, 'görmedim, duymadım, bilmiyorum' rollerini oynuyor da, bu rolleri oynamayı biz mi beceremiyoruz?

Yoksa 'Gitme ey yolcu beraber oturup ağlaşalım/ Elemim bir yüreğin kârı değil paylaşalım' dizeleri sadece bizim kulağımıza, bizim yüreğimize mi çarpıp pare pare ediyor ve bizi dertten derde salıyor?

Bilmem ki, 'Yine gam yükünün kervanı geldi/ Çekemem bu yükü bölek seninle' diye başlayan bu yanık halk müziği parçası sadece bize mi dokunuyor, bizi mi derinden etkiliyor?

Acaba, 'Bülbül için bir gül giymiş kareler/ Yüreğimde göz göz olmuş yareler/ Bu dert beni iflah etmez pareler' şeklindeki halk müziği güftesi, yanık sesli bir sanatçı tarafından okunsa bile, etkilenecek, dertlenecek ve hüzünlenecek yangın yürekler kalmadı mı toplumumuzda?

İstiklal Marşımızı bize armağan eden Akif dedemizin şu mısraları da mı, yüreklere dokunmaya, gönülleri harekete geçirmeye ve kitleleri tefekküre sevk etmeye kâfi gelmiyor:

 

'Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem

Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem

Biri ecdadıma saldırdı mı, hatta boğarım!

Boğamasam da hiç olmazsa yanımdan kovarım

 

Üç buçuk soysuzun ardından zağarlık yapamam

Hele hak namına haksızlığa ölsem tapamam

Doğduğumdan beridir, aşığım istiklale

Bana hiç tasmalık etmiş değil altın lale

 

Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum

Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boynum

Kanayan bir yara gördüm mü yanar ta ciğerim

Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim!

 

Adam aldırmada geç git, diyemem aldırırım

Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım!

Zalimin hasmıyım amma severim mazlumu

İrticanın şu sizin lehçede manası bu mu?'

 

Etrafımızda, coğrafyamızda dertler bitti de kanayan bir yara mı, feryat eden yaralı mı kalmadı, yoksa görmeyen, görse bile ciğeri yanmayan bir toplum mu olduk?

 
Aziz Karaca / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.