logo
31 MART 2026

Devlet Bahçeli: Hızla iyileşme sürecine girdim

Bahçeli, “Malumlarınız olacağı üzere her insanın başına gelebilecek bir rahatsızlık devresinden geçerek tedavi sürecimin sonuna yaklaştım ve hamd olsun hızla iyileşme sürecine girdim” dedi.

09.02.2025 14:42:00
Haber Merkezi
Devlet Bahçeli: Hızla iyileşme sürecine girdim
Devlet Bahçeli: Hızla iyileşme sürecine girdim
Kalp rahatsızlığı geçirdiği için tedavi altına alınan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli yazılı bir açıklama yaptı.

MHP'nin 56. Kuruluş yıl dönümü münasebetiyle açıklama yapan Bahçeli, "Malumlarınız olacağı üzere her insanın başına gelebilecek bir rahatsızlık devresinden geçerek tedavi sürecimin sonuna yaklaştım ve hamd olsun hızla iyileşme sürecine girdim" dedi.

Bahçeli'nin açıklaması şöyle;

"Değerli Dava ve Ülkü Arkadaşlarım,

Hepinizi en kalbi duygularımla birlikte kemali hürmet ve muhabbet hislerimle selamlıyorum.

Malumlarınız olacağı üzere her insanın başına gelebilecek bir rahatsızlık devresinden geçerek tedavi sürecimin sonuna yaklaştım ve hamd olsun hızla iyileşme sürecine girdim.

Bu kapsamda şifayı bahşeden Rabbim'eşükrediyorum.

Tıbbın tüm imkanlarını seferber eden, ihmal ve ihtiyatsızlığı bütünüyle dışlayarak hiçbir ayrıntıyı gözden ve dikkatten kaçırmayan, muayene ve müdahale süreçlerinde insanüstü çalışma azmi sergileyen muhterem doktorlarımıza, Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi'nin yönetici ve değerli sağlık personeline, şükranlarımı sunuyorum.

Yanı sıra geçmiş olsun dileklerini ileten, arayıp hal hatır soran, dualarıyla ve iyi niyet temennileriyle mesajlarını ulaştıran bütün dava arkadaşlarıma, milletimizin her güzel insanına, hayatımın farklı veçhelerinde tanıdığım bildiğim değerli şahsiyetlere gönülden saygı ve sevgilerimi paylaşıyor özellikle teşekkür ediyorum.

Beddua edenlere gelince, onların alayını Cenab-ı Allah'a havale ediyorum.

Bugün partimizin kuruluşunun 56'ncı yıldönümüdür.

Fazilet, feragat ve fedakarlık timsali camiamızla yüz yüze dertleşmeyi, geçmişi anmayı ve kuruluşumuzun aziz hatıralarını gelecek hedeflerimizle cem ederek konuşmayı çok arzu ederdim.

Hatta 56 yılın muhtevalı bir muhasebesiyle Milliyetçi Hareket Partisi'nin Türk demokrasi ve siyaset hayatındaki özgül ağırlığını, üzerinde oynanan oyunları, yapılan operasyonları, bitmeyen saldırıları, tükenmeyen ihanetleri, sipariş ve bağlantılı kopuşları dönem dönem anlatarak tarihi bir yüzleşme sayfasını aralamayı da düşünüyordum.

Allah ecelden aman verdiği müddetçe bu gayenin tecellisine er ya da geç bilcümle halinde mutlaka şahitlik edilecektir.

Hayatını davasına, vatanına ve milletine adamış bir Ülkücü olarak üstlendiğim tarihi sorumluluğun, başımın üstünde taşıdığım değer ve emanetlerin her zaman bilincinde oldum.

Milliyetçi Hareket Partisi'nin 56 yılının tamamını şuurla ve gururla yaşadım.

Dava ve siyaset mücadelemde hiçbir kırıklığa uğramadım, zira bunu aklımdan dahi geçirmedim.

Ülkücünün, ülküsüyle münasebeti, Merhum Galip Erdem'in ifadesiyle söyleyecek olursam, hakiki bir aşkta, sevenle sevgilinin irtibat ve ilişkisinin aynısıdır.

Ülkücü akıl kutbu, ahlak kahramanıdır.

Buna inanmanın yanında yaşayarak tecrübe ettim.

Kimsenin güdümüne girmeden, kimseye kötülük düşünmeden, kimsenin keyfine ve süfli emellerine eyvallah etmeden Türk milletinin var oluş haklarını savunduk, ülkülerimizin
ağaracak tan yeri aydınlığıyla ülkülerimizi diri tuttuk.

Merhum İbrahim Kafesoğlu'nun müstesna tarifiyle; milliyetçiliğin, insana milli ve beşeri üstünlük sağlayan yüksek ahlakın ta zirvesinde yer alan ruh hali olduğunu gördük ve gösterdik.

Türk tarihinin derinlerinden kopup gelen kutlu ve ulvi mirası hayata ve hadiselere bakışımızın bihakkın mihveri yaptık.

Türk milletine hasbi sevgi besleyen, hakikatli mensubiyet onuruyla beslenen Milliyetçi-Ülkücü Hareket tertemiz fikriyle, pirüpak mücadelesiyle, fidan gibi evlatlarını şehitliklere emanet edişiyle, zindanları taş medreseye çevirişiyle elbette haklı bir övgünün markası ve muhatabıdır.

Dünyanın karmakarışık olduğu şu günkü zamanda, Türkiye'miz için Türk milliyetçiliği en emin, en güvenli, en güçlü aksiyon ve düşünce limanıdır.

Göreve geldiği andan itibaren çıldırmış gibi siyasi, ekonomik ve diplomatik krizleri tetikleyen, akli ve ahlaki melekeleri bakımından acil gözetime ihtiyaç duyan ABD Başkanı'nın ve kaotik uluslararası düzenin karşısında Türk milliyetçiliğinin yegane direniş cephesi olduğunu idrak ve ifade etmek istikbalimizin muhafazasına aleni hizmet olacaktır.

Bilhassa hatırlatmak isterim ki, mafyavari siyaset usulüyle Gazze'ye çökme ve üzerine kapaklanma planı zaman ayarlı bir bombadır.

İsrail'den Gazze'nin devralınacağını söyleyip Gazzeli mazlumların Mısır ve Ürdün başta olmak üzere bazı bölge ülkelerine sürgün edileceğini söylemek emperyalist eşkıyalığın mütehakkim zorbalığıdır.

Bunun adı yeniden hortlayan plantasyon sömürgeciliği veya yerleşimci sömürgeciliğidir.

Bunun sonucu ise sadece bölgesel manada değil, küresel boyutta taşları döşenen, işaret fişeği atılan, şartları oluşturulan çetin bir savaş halidir.

Bilinmelidir ki, emperyalizm sömürgeciliğin en yüksek aşamasıdır.

Küresel sömürgeciliğin kanlı ve karanlık kumanda odası olan emperyalizmin korkunç Gazze projesinden sonra nerede duracağı, hangi ülkelere bulaşacağı, Türkiye'nin bu barbarlık mimarisinde nereye kadar ve hangi ölçülerde hedef olacağı çok sıkıntılı ve sorunlu bir muammadır.

Çünkü Gazze'nin boşaltılması demek Türkiye'ye ve İslam coğrafyasına meydan okumaktır.

İsrail Başbakanı'nın koltuğunu pespaye halde çeken ABD Başkanı Siyonist emellere hizmetkarlıklatercihini erkenden yapmıştır.

Kanada'yı 51'nci eyalet olarak ele geçirme iştahları, Panama Kanalı ve Grönland etrafında şiddeti artan hak iddiaları, aynı zamanda her geçen gün tırmanan ticaret savaşları pek çok kabussenaryosunu devreye sokmuştur.

Türkiye Cumhuriyeti, müstevlilere karşı verilen muazzam mücadelenin berat ve mükafatıdır.

Zulme karşı şerefli direniş mazlumların ümit kaynağı olmuştur.

Milli Mücadele, küresel haçlı dalgasına şehit kanlarıyla set çekmiş, milli birlik ve kardeşlik ruhu ya istiklal ya ölüm azmiyle pekişerek tam bağımsızlığımızın fermanı okunmuştur.

Bu fermanı yırtmak üzere kuyruğa giren emperyalizme ve emperyalizmin maşalarına boyun eğmek diye bir şey söz konusu dahi edilemeyecektir.

Hal böyleyken dışımızda günbegün tesir alanı genişleyen yoğun fırtınaya karşı içimizde bahar, barış ve huzur havası egemen olmalı, muarız ve muhtemel saldırılara karşı 86 milyonun tamamı tek yürek halinde duruş sergilemelidir.

Emperyalizmin paylaşım ve bölüşüm ihtirası iyice sertleşmiştir.

Buna karşı Türk milleti derhal ve hiç gecikmeksizin tavır almalı, doğudan batıya, kuzeyden güneye ön şartsız bir kucaklaşma vasat ve varlık bulmalıdır.

Terörsüz Türkiye'nin doğum sancıları olsa da, karşımızdaki tehdidin büyüklüğü dikkate alındığında herkes, her kesim, siyasetin her rengi büyük ve güçlü Türkiye ülküsünde kenetlenmelidir.

Gazze'yi önce bombalayıp sonra üzerine oturmayı gündemine alan küresel ahlaksızlığın yarınlarda Türkiye'de de aynı oyunu sahnelemeye kalkışması yabana atılacak bir ihtimal değildir.

Vakit kesinlikle bir olma vakti, diri olma vakti, hep birlikte Türkiye ve Türk milleti olma vaktidir.

Milliyetçi Hareket Partisi ülkesi ve milleti için her zorluğu göze almıştır.

Bunu yaparken gerekirse fedayı canı da hesaba katmıştır.

Partimiz 56 yılın her diliminde varlığının ve mücadelesinin bedelini en ağır şekilde ödemiştir.

Satanlarla sövenlerin, yılanlarla yorulanların, çıkarcılarla ihanet edenlerin şirret bariyerlerine takılmadan önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben söylemini kuvveden fiile taşıdık.

Şimdi yepyeni ve daha büyük bir görev önümüzdedir.

Türk ve Türkiye Yüzyılının maddi ve manevi çatısını örmek için ne gerekiyorsa yapmak mecburiyetindeyiz.

Değerli Dava Arkadaşlarım,

Anılar geride, hayaller ileridedir.

Ancak her ikisi doğrudan bugün ile ilişkilidir.

Bugün, dünün sonucudur.

Bugün yarının nedeni olacaktır.

Bu itibarla,

Bizim için dün, şerefli geçmişimizdir.

Övünmek hakkımızdır.

Fakat anıların ötesinde, bugünümüzün ve geleceğimizin rehberi de olmalıdır.

Bizim "ülkü" adını verip ardına düştüğümüz gelecek hayallerimiz de varoluş tutkumuzdur.

Yalnızca geleceğin peşinde koşarken bugünümüzü kaybetmemizin bahanesi haline de gelmemelidir.

Elbette ki;

Bugünü ihmal ederek, yalnızca geçmişle ve geçmişe özlemle varlığımızı sürdürmek mümkün değildir.

Diğer yandan, yalnızca geleceği hayal ederek bugünü ve geçmişi dikkate almamak da doğru değildir.

Kendisi, toplumu, milleti ve insanlığı için iyi şeyler düşünen Türk milliyetçileri için;

Geçmişin güzelliklerini, başarılarını ve zaferlerini anmak övünç vesilesidir.

Ceddimizin başarılarıyla gurur duyuyoruz ve onlara şükranlarımızı sunuyoruz.

Ve acımasızlıkla yazılmış tarih sayfalarından sıyrılarak bugün devam eden varlığımızı onlara borçlu olduğumuzu biliyoruz.

Ne kadar iftihar etsek azdır.

Bu yönleriyle Türk milliyetçiliğinin bir boyutu "mazi"dedir ve mazinin acı-tatlı sayfalarındadır.

Bugün yaşadığı dünyada kabına ve kalıplara sığmayan bir hareket olarak Türk milliyetçileri;

Çok daha güzel, adil ve kudretli bir devlet ve millet hayalinin hedefindedir.

Daha iyi bir dünyanın kurulmasını, Türk Devri'nde Türk milletinin parlak geleceğini bugünden düşleyenler çağını aşan, zamanın kapaklarını açan serdengeçti şahsiyetlerdir.

Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı işte böylesi göz kamaştıran bir vasfa sahiptir.

56 yıl önce, bir davanın temelini atmak, bir tohumdan bir ulu çınar yetiştirmek gibi çok zor, zahmetli ve şerefli bir milli hizmeti başlatan Başbuğumuz Alparslan Türkeş Bey başta olmak üzere bütün emeği geçenlere şükranlarımı sunuyorum.

Hayatta olmayanlara ve aziz şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum.

Hayatta olanlara uzun ve sağlıklı ömürler temenni ediyorum.

Tarihin, tam da onlara ihtiyaç duyduğu anda orta çıkmış olmalarına;

Tam zamanında, Türk milletinin mukadderatında söz sahibi olmalarına şükrediyorum.

Türk milletinin kendi özüne ve geleceğine bambaşka rahle-i tedrisat üzerinden bakmalarına vesile olan, yeni bir vizyon sunan kadın, erkek, genç, yaşlı bütün kahramanları muhabbetle ve hasretle selamlıyorum.

Bizim partimizin dünü onlardı, bugünü onlar ve hepimiz, geleceği de yine böyle anılacaktır.

Bütün gayretimiz, ümidimiz budur.

Kutlu Cumhuriyetimizin geride kalan 102 yılının son 56 yılında siyaset alanında yer aldık.

Çok partili hayatın 79 yılının 56 yılında ana akım siyaset alanı olarak Türk siyasetinde iz bıraktık.

Gerek birkaç hükümetin ortağı olarak siyasette doğrudan;

Gerek muhalefette dinamik bir kuvvet olarak dolaylı yoldan;

Gerek Türk dünyasında milli ve milliyetçiliğin temsilcisi olarak düşünce boyutunda;

Yetiştirdiği kadrolar ve oluşturduğu fikir alanı etrafından siyaset okulu olarak;

Milli olmayana karşı tutum, tavır, yorum ve duruş açısından örnek alınan ekol olarak;

Yurdumuzun her köşesinde yüreğinde milletinin sevgisini duyanların evlerinde tüten bir ocak olarak;

Varlığımızı bugünlere kadar sürdürmeyi başardık.

Bu kapsamda Türk milliyetçiliği düşüncesini partimizin çatısı altında yaşayan, yaşamayı sürdüren ve sürdürecek olan birbirinden değerli arkadaşlarımı tebrik ediyorum. Hepsini hasretle kucaklıyorum.

Yurdumuzun en ücra köşesinde bile;

Evinin, dükkânının, işyerin duvarında üç hilali şerefle asan;

Kıt kanaat satın aldığı arabasının arka camına yapıştırdığı bozkurt ile göğsü kabaran,

Geliyoruz deyince koşarak gelen; gidiyoruz deyince ardımızdan göz yaşı döken,

Bu ocağın, yöresinde tütmeye devam etmesi için ailesinin rızkından pay ayıran;

Konvoylarda el sallayan, bayrak sallayan, marş söyleyen, şehidin ardından ağlayan muhteşem dava arkadaşlarımız vardır.

Bu vesileyle medyunu şükran duygularımı hepsiyle paylaşıyorum.

Güçlü bir siyasi hareketin sahip olması gereken her zenginlik biz de vardır.

Fikirlerimiz, köklü ve kuvvetlidir.

Teşkilatımız, yaygın ve güçlüdür.

Kadrolarımız, yetişkin ve cesurdur.

Politikamız, kesin ve tutarlıdır.

Ahlakımız, temiz ve düzgündür.

Davamız kutlu ve kutsaldır.

Köklerini derinlere salan sıralı dağlar gibi, hem yeri altındaki ateşi, hem de zirvelerdeki soğuğu yaşayarak geleceğe uzanıyoruz.

Bir ömür boyunca ya tahammül ya da sefer düsturunu kendimize rehber yapıyoruz.

Çiçeği bal edip zehri bala çevirmek için çalışıyoruz.

Her gün, her an, her dem dava insanı olmak, Ülkücü kalmak amacıyla geceyi gündüze katıyoruz.

Başaracağımızdan da asla kuşku duymuyoruz.

Milliyetçi Hareket Partisi'nin 56'ncı yıl dönümü kutlu olsun diyorum.

Büyük Türk milletini ve tüm dava arkadaşlarımı sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

Dedem Korkut'un duasında dediği üzere;

Yüce Allah arı imandan ayırmasın, namerde muhtaç etmesin, umutlarımızı kırmasın, milletimin ve Ülkücülerin başını eğmesin, amin diyenleri rahmetiyle buluşturup derlesin, toplasın ve günahlarımızı da affetsin."

54 milyon TL değerinde uyuşturucu ele geçirildi

Ticaret Bakanlığı Gümrük Muhafaza ekiplerince Kapıkule Gümrük Kapısı'nda düzenlenen iki ayrı operasyonda, piyasa değeri yaklaşık 54 milyon lira olan 60 kilogram esrar ele geçirildi. Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İstanbul ve Tekirdağ'a uzanan operasyonlarda 5 şüpheli gözaltına alındı

31.03.2026 11:41:00 / Güncelleme: 31.03.2026 11:44:37
İHA
54 milyon TL değerinde uyuşturucu ele geçirildi
54 milyon TL değerinde uyuşturucu ele geçirildi
Edirne Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ekipleri, yürüttükleri risk analizleri çerçevesinde şüpheli görülen bir tır aracını takibe aldı. 28 Mart 2026 tarihinde Kapıkule Gümrük Kapısı'na giriş yapan araç, x-ray taramasına sevk edildi. Şüpheli yoğunluk tespit edilmesi üzerine arama hangarına alınan araçta, narkotik dedektör köpeklerinin de katılımıyla yapılan detaylı aramada, vakumlu poşetler içerisine gizlenmiş 31 kilo 422 gram esrar ele geçirildi.

Analiz çalışmalarını derinleştiren ekipler, olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen ikinci bir tırı daha sistem üzerinden takibe aldı. Aynı gün yurda giriş yapan bu araçta yapılan aramada ise 28 kilo 714 gram esrar daha bulundu.

Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında operasyonun düğmesine basıldı. Uyuşturucu maddeyi teslim almak üzere Tekirdağ'ın Çorlu ilçesinde bekleyen 2 organizatör yakalanarak gözaltına alındı. Soruşturmanın devamında, organizasyonu yönettiği belirlenen bir şüpheli ise İstanbul'da düzenlenen operasyonla yakalanarak Edirne'ye getirildi.

Başarıyla tamamlanan operasyonlar neticesinde toplam 60 kilogram uyuşturucu maddeye el konulurken, uyuşturucunun piyasa değerinin 54 milyon 122 bin 400 TL olduğu açıklandı. Operasyon kapsamında 2 tır ve 1 binek otomobil ile şüphelilere ait dijital materyallere el konuldu. Olayla ilgili 5 şüphelinin gözaltındaki işlemleri sürerken, soruşturma Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde titizlikle devam ediyor.

Artvin'de düzensiz göçmen operasyonu

Artvin'de polis ekiplerinin düzenlediği operasyonda 10 düzensiz göçmen yakalanırken, organizatör olduğu belirlenen 2 kişi tutuklandı.

31.03.2026 10:38:00
İhlas Haber Ajansı
Artvin'de düzensiz göçmen operasyonu
Artvin'de düzensiz göçmen operasyonu
Artvin'de polis ekiplerinin düzenlediği operasyonda 10 düzensiz göçmen yakalanırken, organizatör olduğu belirlenen 2 kişi tutuklandı.

Artvin'de İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince yürütülen istihbari ve operasyonel çalışmalar kapsamında düzensiz göçle mücadeleye yönelik önemli bir operasyon gerçekleştirildi.



Edinilen bilgilere göre, 30 Mart 2026 günü saat 01.00 sıralarında il merkezine giriş yapan ve "toptan gıda taşımacılığı" görüntüsü verilmiş şüpheli bir minibüs durduruldu. Araçta yapılan kontrollerde, yasa dışı yollarla Türkiye'ye giriş yaptığı tespit edilen 10 Afgan uyruklu düzensiz göçmen yakalandı.



Olayla bağlantılı olduğu belirlenen 2 göçmen kaçakçısı gözaltına alınırken, şüphelilerin kullandığı 2 araca da el konuldu. Emniyetteki işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edilen şüpheliler tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Yakalanan düzensiz göçmenlerin sınır dışı işlemlerinin tamamlandığı öğrenilirken, güvenlik güçlerinin suç ve suçluyla mücadelesinin kararlılıkla sürdüğü belirtildi.

Sapanca Gölü kurtuluyor


 
 
Sakarya'da son günlerde etkili olan sağanakla Sapanca Gölü'nün su seviyesi 4 günde 18 santimetre artış gösterdi.

31.03.2026 01:00:00
AA
Sapanca Gölü kurtuluyor
Sapanca Gölü kurtuluyor

Marmara Bölgesi'nin en önemli su kaynaklarından olan, Sakarya ve Kocaeli'nin su ihtiyacının büyük bölümünü karşılayan göldeki su seviyesi, kentte etkili olan yağışlar ve alternatif su kaynaklarıyla beslenmesi sonucu arttı. Su seviyesi 26 Mart'ta 29.08 metre olan göl, 4 günde etkisini gösteren sağanakla 18 santimetre artış göstererek 29.26 metre olarak ölçüldü.

Sakarya Büyükşehir Belediyesinden yapılan açıklamada, Sakarya Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) ekiplerince, sağanak öncesi hazırlık süreci gerçekleştirildiği ve yağış esnasında suların göle kayıpsız aktarılmasının sağlandığı vurgulandı. Bu çerçevede, kentte yağmur nedeniyle oluşabilecek olumsuzluklara karşı çalışma yürütüldüğü bildirildi. Çalışmalar neticesinde yağmur sularının gölü besleyen kaynaklara eksiksiz şekilde iletilmesiyle Sapanca Gölü'nde 1 günde 4 milyon metreküplük artış yaşandığı kaydedildi.

Böbrek hastalığı nasıl sinyal verir?


 
Böbreklerdeki rahatsızlıklar çok sinsi ilerliyor. Böbrekler adeta çalışıyor çalışıyor, bir anda patlıyor. Peki böbreklerdeki rahatsızlığın öncü sinyalleri nelerdir? Hangi besinler işe yarıyor?

31.03.2026 00:54:00
MURAT ÇORBACI
Böbrek hastalığı nasıl sinyal verir?
Böbrek hastalığı nasıl sinyal verir?

Böbrek hastalığının belirtileri

1. Yorgunluk ve halsizlik
2. İdrar renk ve sıklığında değişiklik
3. Uyku güçlüğü
4. İştah kaybı
5. El ve ayaklarda şişme
6. İnatçı kaşıntı
7. Nefes darlığı
8. Mide bulantısı ve kusma
9. Hipertansiyon

Böbreği koruyan besinler

Kırmızı eti fazla tüketenlerde böbrek hastalığı yüzde 19 artıyor. Tavuk ve balık etinde böyle bir sorun yok... Haftada en fazla 3 kez kırmızı et yenebilir. Vejeteryanlerde böbrek hastalığı az görünüyor. Sebze ve meyveler yenmeli.

Peki hangi sebze ve meyveleri tüketmeli?

1. Lahana... Düşük potasyum ve düşük sodyum içeriyor.
2. Kapya biber
3. Sarımsak
4. Roka... Potasyum ve sodyum içeriği düşük.
5. Kızılcık
6. Kırmızı üzüm, özellikle çekirdeği
7. Kuruyemiş
8. Baklagiller, kronik böbrek hastalığını azaltıyor. Ancak nohudu ıspanak ile yememek lazım!
9. Günde 2-3 fincan kahve böbreği koruyor.
10. Çayın zararı yok. Çay su yerine geçer.
11. Susadıkça su için. Yanınızda su şişesi taşımanıza gerek yok.

İstanbul'da at eti operasyonu


 
İstanbul'un Çatalca ilçesinde düzenlenen operasyonda, piyasaya sürülmek üzere hazırlandığı değerlendirilen 306 kilogram at eti ele geçirildi, 3 şüpheli gözaltına alındı.

31.03.2026 00:40:00
AA
İstanbul'da at eti operasyonu
İstanbul'da at eti operasyonu

İstanbul'un Çatalca ilçesinde düzenlenen operasyonda, piyasaya sürülmek üzere hazırlandığı değerlendirilen 306 kilogram at eti ele geçirildi, 3 şüpheli gözaltına alındı.
Silivri İlçe Jandarma Komutanlığı, Büyükkılıçlı Jandarma Karakol Komutanlığı ve Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) ekipleri, ihbar üzerine Beyciler Köyü mevkisinde şüpheli bir aracı durdurdu.
Araçta yapılan aramada satışa hazır halde 306 kilogram at eti bulundu. Araçtaki N.B, İ.A. ve D.S. gözaltına alındı.

Çiftliğe baskın

Operasyonun devamında Hallaçlı Mahallesi'ndeki bir çiftliğe baskın düzenleyen ekipler, kesilen atlara ait çok sayıda kemik parçası tespit etti.
Çiftlikte yapılan aramada 1'i kurusıkı olmak üzere 5 tabanca, 3 pompalı tüfek, bir miktar uyuşturucu madde ve hassas terazi ele geçirildi. Çiftlikte bulunan Özbekistan uyruklu 4 ve Türkmenistan uyruklu 1 kişinin ifadelerine başvuruldu.

Ele geçirilen etler, incelenmek ve imha edilmek üzere İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerine teslim edildi. Çiftlikte bulunan yaklaşık 120 atla ilgili de inceleme başlatıldı.
Gözaltına alınan 3 şüpheli hakkında Silivri Cumhuriyet Başsavcılığınca "halk sağlığını tehdit" suçlamasıyla soruşturma başlatıldığı öğrenildi.

ABD bombardıman uçakları Türkiye’de!

ABD Hava Kuvvetleri'ne ait B-1B Lancer tipi stratejik bombardıman uçakları, ikili eğitim faaliyetleri kapsamında Adana'daki İncirlik Hava Üssü'ne iniş yaptı.

31.03.2026 00:10:00
Haber Merkezi
ABD bombardıman uçakları Türkiye’de!
ABD bombardıman uçakları Türkiye’de!
ABD Hava Kuvvetleri'ne ait B-1B Lancer tipi stratejik bombardıman uçakları, ikili eğitim faaliyetleri kapsamında Adana'daki İncirlik Hava Üssü'ne iniş yaptı.

Türk Hava Kuvvetleri ile koordineli olarak gerçekleştirilen bu operasyon, bölgedeki askeri iş birliğinin bir parçası olarak kaydedildi.

Milli Savunma Bakanlığı (MSB) kaynakları, uçakların gelişinin önceden planlanmış bir rutin eğitim faaliyeti olduğunu ve yakıt ikmali ile müşterek eğitimlerin ardından uçakların üsten ayrıldığını duyurdu.

Açıklamada, "İncirlik bir Türk üssüdür ve buradaki tüm faaliyetler Türkiye Cumhuriyeti'nin tam kontrolünde gerçekleşmektedir" vurgusu yapıldı.



ABD tarafı ise bu hamlenin NATO müttefiki Türkiye ile savunma bağlarını güçlendirdiğini belirtti.

Bu hamleyi, ABD'nin Rusya ve İran'a karşı bölgedeki "caydırıcılık" kartını oynadığı şeklinde yorumlayanlar oldu.

Tepkiler büyük



Muhalefet partileri ve dış politika uzmanları, uçakların geliş zamanlamasına dikkat çekti.

Özellikle Orta Doğu'da İsrail-Filistin hattındaki gerilim ve Suriye'deki hareketlilik sürerken, ABD'nin en güçlü bombardıman uçaklarının Türkiye'de ağırlanmasının bölge ülkelerine "yanlış mesaj" verebileceği eleştirileri yapıldı.

Sosyal medyada ise "İncirlik kapatılsın" etiketiyle binlerce paylaşım yapılarak, ABD askeri varlığının bölgedeki gerilimi tırmandırdığı savunuldu.

Tepkilerden bazıları



"Gazze kan ağlarken, İsrail'in en büyük destekçisi ABD'nin katil uçaklarının İncirlik'te ne işi var? İncirlik derhal kapatılmalı!

"Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir diyorsak, bu devasa savaş makinelerinin topraklarımızda yakıt ikmali yapmasına izin vermemeliyiz."

"B-1B'ler sadece eğitim için gelmez. Orta Doğu iyice ısınıyor, Türkiye bir yerlere mesaj mı veriyor yoksa ABD bizi bir şeylere mi zorluyor? Takipteyiz."

Hükümete, bölge barışını riske atacak adımlardan kaçınılması çağrısı yapıldı.

Bursa'da aşırı yağışlardan dolayı köprü şelaleye döndü

Bursa'nın Gemlik ilçesinde aşırı yağışlar sebebiyle taşan dere yüzünden yol trafiğe kapatıldı

30.03.2026 13:44:00 / Güncelleme: 30.03.2026 13:47:16
İHA
Bursa'da aşırı yağışlardan dolayı köprü şelaleye döndü
Bursa'da aşırı yağışlardan dolayı köprü şelaleye döndü
Gemlik'te bulunan Muratoba mahallesini Katırlı mahallesine bağlayan köprü aşırı yağışlar nedeniyle ulaşıma kapandı.



Gemlik bölgesinde 2 gündür aralıksız olarak devam eden yağışlar sonrası derelerdeki su debisi yükselirken, yetkililer vatandaşları uyararak dere kenarlarından uzak durmalarını istediler.



Kaymakamlık ve jandarma yetkilileri bölgede tedbir alınmasını sağladılar.

Zincirleme kazada şehit denilen polis hayata döndürüldü

İstanbul Valiliği'nden kaza ile ilgili yapılan açıklamada şehit olduğu bildirilen polis memurunun, kalp masajıyla hayata döndüğü belirtildi   

30.03.2026 12:05:00
İHA
Zincirleme kazada şehit denilen polis hayata döndürüldü
Zincirleme kazada şehit denilen polis hayata döndürüldü
İstanbul Valiliği, Kuzey Marmara Otoyolu Başakşehir-Habipler bağlantı yolunda yaşanan kazada şehit olduğu belirtilen polis memurunun hastanede kalp masajıyla hayata döndüğünü açıkladı. Kazada 4'ü ağı toplam 30 kişinin yaralandığı ifade edildi.  

İstanbul Valiliğinden yapılan açıklamada, "Kuzey Marmara Otoyolu'nda meydana gelen trafik kazasında şehit olduğu açıklanan polis memurumuza hastaneye sevk sürecinde ve hastanede uzun süreli kalp masajı uygulanmıştır. Yapılan kalp masajının son evresinde polis memurumuzun kalbi yeniden çalıştırılmış ve mesai arkadaşımız hayata yeniden döndürülmüştür. Kazada; 4'ü ağır, 30 kişi yaralanmıştır. Yaralıların tedavileri kaldırıldıkları hastanelerde devam etmektedir" denildi.

Sahte plakalara 140 bin lira ceza yazılacak

İçişleri Bakanlığı sahte plakalara 1 Nisan'dan itibaren 140 bin lira ceza yazılacağını ve erteleme olmayacağını bildirdi

30.03.2026 11:39:00 / Güncelleme: 30.03.2026 13:31:19
İhlas Haber Ajansı
Sahte plakalara 140 bin lira ceza yazılacak
Sahte plakalara 140 bin lira ceza yazılacak
İçişleri Bakanlığı Basın Müşaviri Hasan Öymez, trafik kanunuyla ilgili yapılan düzenlemeler hakkında, "Sahte plakalara 1 Nisan'dan itibaren 140 bin lira ceza yazılacak, erteleme yok" ifadelerini kullandı.

Öymez, trafik kanunundaki düzenlemelerle ilgili sosyal medya hesabından açıklamalarda bulundu. Kanuna aykırı kabul edilen plakaları değiştirme süresinde herhangi bir değişiklik olmadığını belirten Öymez, şu ifadelere yer verdi:

"Sahte plakalara 1 Nisan'dan itibaren 140 bin lira ceza yazılacak. Erteleme yok. Hatalı da olsa TŞOF'tan alınmış plakalara ceza yazılmayacak. Süreç içinde değiştirilmeleri sağlanacak. Multimedya ekranlar ve hoparlör-ses sistemlerine ilişkin standartlar ise yakında duyurulacak olan yönetmelikle belirlenecek."

1 polisin şehit olduğu kaza yeri havadan görüntülendi

Kuzey Marmara Otoyolu’nda 1 polis memurunun şehit olduğu ve 16 polis memurunun yaralandığı kaza yeri dron ile görüntülendi

30.03.2026 11:09:00
İhlas Haber Ajansı
1 polisin şehit olduğu kaza yeri havadan görüntülendi
1 polisin şehit olduğu kaza yeri havadan görüntülendi
Kuzey Marmara Otoyolu'nda 1 polis memurunun şehit olduğu ve 16 polis memurunun yaralandığı kaza yeri dron ile görüntülendi.

Kuzey Marmara Otoyolu Başakşehir - Habipler bağlantı yolunda yağmur nedeniyle kayganlaşan yolda 34 LHU 912 plakalı polisleri taşıyan servis minibüsü ve EYG 499 plakalı otomobil kazaya karışmıştı. Polis minibüsü bariyerlere çarparak dururken, otomobil ise orta refüje uçmuştu.

Kazada serviste bulunan 1 polis memuru şehit oldu, 16 polis memuru ise yaralanmıştı. Kaza alanı dron ile görüntülendi. Görüntülerde kazaya karışan araçlar ve ekiplerin çalışması yer alıyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.