Önce anadilde yayın ve eğitim haklarını serbest bıraktılar.
Başörtüsü ve imam-hatip dendiğinde devletin laik yapısını ve tevhid-i tedrisat ilkesini gerekçe gösterip reddeden devlet ve hükümet, Kürtçe eğitim söz konusu olduğunda "devletin resmi dili Türkçe'dir" anayasasının değişmez emrini hatırlamadı.
Çünkü AB'den müzakere tarihi alabilmek için AB'ye uyum şartı olarak Kopenhag Kriterlerinin bir gereği olarak bunu yapmak zorunda hissetti kendini. Yetmedi, yargıya, kurulan psikolojik ve siyasi baskı ile DEP milletvekillerini tahliye ettirdi.
Teröre karşı devletin verdiği savunma görevini yapanlar hapisteyken, devlete karşı şiddet yolu ile mücadele edenler serbest bırakıldı.
Devlete dönük muhalif söylemi sadece eleştiri düzeyinde yapan bir çok dindar gazeteci AKP iktidarında hapsi boylarken, şiddet yolu ile ülkeyi bölüp, etnik temelde devlet kurmak için terör örgüt ve faaliyetlerini destekleyenler dışarı çıkarıldı.
Şimdi havaalanlarında VİP'ten geçip tabanları ile kucaklaşıyorlar.
Hiç öyle iktidara, devlete teşekkür havası içinde değil, tehditler savurarak, Kopenhag Kriterlerini devlete ve iktidara kırbaç gibi savurarak.
Eski DEP milletvekilleri terör örgütü ve devlet arasında arabuluculuk misyonuna soyunarak bir yayından terör örgütleri ile olan derin ilişkilerini pervasızca dile getiriyor, diğer yandan terör örgütü ve basını siyasi bir aktöre dönüştürüyor.
AB'nin bölücülere olan himayesi ve devletin acziyeti karşısında güneydoğu insanları hızla terör örgütünün siyasi uzantısı ile bütünleşmeyi seçiyor.
Salıverilen eski DEP milletvekilleri eski seçim bölgelerinde kahraman gibi karşılanıyor.
Kendi medyalarında Apo, Mandela ile özdeşleştiriyorlar.
Mandela kim? Afrika'da beyaz ırkçı yönetime karşı özgürlük mücadelesi veren siyahi lider.
Yıllarca hapishanelerde yattıktan sonra özgürlük kahramanı olarak baştacı yapılan kişi...
Kanlı terör örgütü lideri Mandelalaştırılarak özgürlük mücadelecisi sivil bir kahramana dönüştürülmek isteniyor.
Eş zamanlı olarak terör örgütü Kongra-Gel ateşkesi bitirme kararını açıklıyor.
Terör örgütünün elebaşı Öcalan'ın avukatı Meclis'e Apo'nun serbest bırakılmasını isteyen 177 dilekçe sunuyor.
Dilekçede Öcalan'a tüm vatandaşlık haklarının verilmesi ve Kürt halkından özür dilenmesi isteniyor.
Göreceksiniz bu süreç, Apo'nun salıverilmesi ile de kesilmeyecek. Ardından tıpkı Ermeni olaylarından sonra gelen tanınma, özür dileme, tazminat ve toprak talepleri gelecek.
Devlet 20 yıldır verdiği mücadelenin sonunda AB uğruna havlu atar, onları haksız yere hapse atmış gibi tavırlar içine girerse olacağı budur.
Sonra AB'nin istediği hangi talep reddedildi ki, bundan sonra da reddedilsin.
Genelkurmay Başkanı'nın "terörle mücadelelerimiz devam edecek" açıklaması için bunlardan sonra ne denebilir ki?
Şehit analarına bir günlük teselli.
Bu iş Kıbrıs'la bitmez demiştik. Tasfiye süreci hızlanarak devam ediyor.
Başörtüsü ve imam-hatip dendiğinde devletin laik yapısını ve tevhid-i tedrisat ilkesini gerekçe gösterip reddeden devlet ve hükümet, Kürtçe eğitim söz konusu olduğunda "devletin resmi dili Türkçe'dir" anayasasının değişmez emrini hatırlamadı.
Çünkü AB'den müzakere tarihi alabilmek için AB'ye uyum şartı olarak Kopenhag Kriterlerinin bir gereği olarak bunu yapmak zorunda hissetti kendini. Yetmedi, yargıya, kurulan psikolojik ve siyasi baskı ile DEP milletvekillerini tahliye ettirdi.
Teröre karşı devletin verdiği savunma görevini yapanlar hapisteyken, devlete karşı şiddet yolu ile mücadele edenler serbest bırakıldı.
Devlete dönük muhalif söylemi sadece eleştiri düzeyinde yapan bir çok dindar gazeteci AKP iktidarında hapsi boylarken, şiddet yolu ile ülkeyi bölüp, etnik temelde devlet kurmak için terör örgüt ve faaliyetlerini destekleyenler dışarı çıkarıldı.
Şimdi havaalanlarında VİP'ten geçip tabanları ile kucaklaşıyorlar.
Hiç öyle iktidara, devlete teşekkür havası içinde değil, tehditler savurarak, Kopenhag Kriterlerini devlete ve iktidara kırbaç gibi savurarak.
Eski DEP milletvekilleri terör örgütü ve devlet arasında arabuluculuk misyonuna soyunarak bir yayından terör örgütleri ile olan derin ilişkilerini pervasızca dile getiriyor, diğer yandan terör örgütü ve basını siyasi bir aktöre dönüştürüyor.
AB'nin bölücülere olan himayesi ve devletin acziyeti karşısında güneydoğu insanları hızla terör örgütünün siyasi uzantısı ile bütünleşmeyi seçiyor.
Salıverilen eski DEP milletvekilleri eski seçim bölgelerinde kahraman gibi karşılanıyor.
Kendi medyalarında Apo, Mandela ile özdeşleştiriyorlar.
Mandela kim? Afrika'da beyaz ırkçı yönetime karşı özgürlük mücadelesi veren siyahi lider.
Yıllarca hapishanelerde yattıktan sonra özgürlük kahramanı olarak baştacı yapılan kişi...
Kanlı terör örgütü lideri Mandelalaştırılarak özgürlük mücadelecisi sivil bir kahramana dönüştürülmek isteniyor.
Eş zamanlı olarak terör örgütü Kongra-Gel ateşkesi bitirme kararını açıklıyor.
Terör örgütünün elebaşı Öcalan'ın avukatı Meclis'e Apo'nun serbest bırakılmasını isteyen 177 dilekçe sunuyor.
Dilekçede Öcalan'a tüm vatandaşlık haklarının verilmesi ve Kürt halkından özür dilenmesi isteniyor.
Göreceksiniz bu süreç, Apo'nun salıverilmesi ile de kesilmeyecek. Ardından tıpkı Ermeni olaylarından sonra gelen tanınma, özür dileme, tazminat ve toprak talepleri gelecek.
Devlet 20 yıldır verdiği mücadelenin sonunda AB uğruna havlu atar, onları haksız yere hapse atmış gibi tavırlar içine girerse olacağı budur.
Sonra AB'nin istediği hangi talep reddedildi ki, bundan sonra da reddedilsin.
Genelkurmay Başkanı'nın "terörle mücadelelerimiz devam edecek" açıklaması için bunlardan sonra ne denebilir ki?
Şehit analarına bir günlük teselli.
Bu iş Kıbrıs'la bitmez demiştik. Tasfiye süreci hızlanarak devam ediyor.
İbrahim Berk / diğer yazıları
- Cübbe düştü haç göründü / 07.01.2020
- Darbe fragmanı / 22.07.2016
- Suriye bumerangı / 24.02.2016
- AKP'nin hali pürmelali / 17.02.2016
- Atlantik'in iki yakasından Türkiye'nin görünümü / 22.10.2015
- Stratejik derinlikte çırpınan Türkiye / 18.09.2015
- Ya felakete, ya felaha / 05.09.2015
- Teröristleri takviye Mehmetçiği tasfiye operasyonu / 25.02.2015
- AKP IŞİD'i niçin vuramaz? / 15.10.2014
- Kuklalar düşünemez / 09.10.2014
- Darbe fragmanı / 22.07.2016
- Suriye bumerangı / 24.02.2016
- AKP'nin hali pürmelali / 17.02.2016
- Atlantik'in iki yakasından Türkiye'nin görünümü / 22.10.2015
- Stratejik derinlikte çırpınan Türkiye / 18.09.2015
- Ya felakete, ya felaha / 05.09.2015
- Teröristleri takviye Mehmetçiği tasfiye operasyonu / 25.02.2015
- AKP IŞİD'i niçin vuramaz? / 15.10.2014
- Kuklalar düşünemez / 09.10.2014



























































