İktidar partisinin sözcüleri, gözcüleri, en tepedekileri ve en diptekileri her fırsatta sözü dolaştırıp bir şekilde "sessiz devrim yaptıklarına" getiriyorlar.Çoğu zaman 1'i 10'la çarpıyorlar ve on senede yüz yıllık sessiz devrim yaptıklarını ima ediyorlar.Kalabalık kitleler de çoğu zaman söylenenlerin ne anlam geldiğini, önünü arkasını düşünmeden basıyor alkışı.Yaptıkları sessiz devrimlerle, sessiz sedasız devrilen kim ve doğrulan ne?Aradan geçen on dört yıl boyunca "sessiz devrimlerin" bu ülkenin, bu milletin ve İslam medeniyetinin hep aleyhine yapıldığını anlayıp, kabustan, korkulu bir rüyadan uyanırcasına uyanalar ve gemiyi terk edenler hayli fazla ama hala ezberden alkışlayanlar da yok değil.Daha partinin kuruluş aşamasında; "Dinler arası diyalog" fitnesinin Anadolu taşeronluğunu üstlenen falancalara dikkat et uyarısını dikkate almadıkları için tam on sene sonra duvara toslamaları ve sonra dönüp "paralel yapı paralel yapı" diye bağırmaları gösterdi ki o malum ekiple beraber yaptıkları "sessiz devrimler" bu ülkenin, bu milletin ve mensup olduğu medeniyetin değerlerine, ilkelerine ve kırmızı çizgilerine karşı yapılmış.Şimdiye kadar olayları basiretle izleyenlerce anlaşıldı ve zaman içinde anlaşılacak ki, iktidar partisi çevrelerinin seslendirdiği "sessiz devrimler" kesinlikle bu milletin ve İslam medeniyetinin lehine gelişmeler asla değil.Sessiz devrimlerle devrilen bu milletin kırmızı çizgileridir, olmazsa olmaz ilkeleridir, emperyalizme ve küresel tefecilere karşı var olan direncidir, direniş melekesidir.Sessiz devrimlerle devrilen, bu çilekeş milletin kaynaklarıdır, şahsi birikimleridir, devlet birikimleridir, umutlarıdır, hayalleridir, geleceğe dair geliştirdiği azmi ve gayretleridir.Doğrulanlar ise, yükünü tutanlar, heybesini dolduranlar, ağızları kulaklarına varacak kadar kahkaha atanlar ise, bu milletin ve İslam medeniyetinin ezeli düşmanlarıdır, bu milletin kaynaklarına konanlardır, zenginliklerine çöreklenenlerdir ve bu milletin omuzlarına basarak yükselenlerdir.Milletimiz, basiretini yeniden kuşanarak, ferasetini yeniden çalıştırarak ülkeyi bu kaos ortamına, bu felaket çukurunun başına getirenleri iyi tanımalı ve hak ettikleri cevabı sandık başında vermelidir.Gün, akılları kullanma günüdür, akıllarını kullanmayan toplumların başlarına felaketlerin yağmur gibi yağacağını Kerim Kitabımızdan okuyup duruyoruz.Lütfen, okuyup anladıklarımızı hayatımıza aktaralım.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Aziz Karaca / diğer yazıları
- ‘İnen hak aşkına…’ / 30.12.2025
- Yoksulun halini onlar ne bilsin? / 26.12.2025
- Özetin özeti… Hayatın özeti… / 24.12.2025
- Üç aylar iklimi derman olsa derdimize / 22.12.2025
- Var mı bir gören? / 16.12.2025
- Ey insan! / 14.12.2025
- Negatif büyüme! / 12.12.2025
- Ezber bozan parti: BTP / 11.12.2025
- Her kime dokunsan ağlayası var / 04.12.2025
- Tefecinin çetecinin elinden koca bir memleket yandı ha yandı / 02.12.2025
- Yoksulun halini onlar ne bilsin? / 26.12.2025
- Özetin özeti… Hayatın özeti… / 24.12.2025
- Üç aylar iklimi derman olsa derdimize / 22.12.2025
- Var mı bir gören? / 16.12.2025
- Ey insan! / 14.12.2025
- Negatif büyüme! / 12.12.2025
- Ezber bozan parti: BTP / 11.12.2025
- Her kime dokunsan ağlayası var / 04.12.2025
- Tefecinin çetecinin elinden koca bir memleket yandı ha yandı / 02.12.2025



































































































