HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 09 AĞUSTOS 2022, SALI

Dikkat! Zamanlardan fitne zamanı

10.09.2012 00:00:00
Ortam bozulduğu ve kavram kargaşası yaşandığı zaman çok dikkatli olacaksın ve her önüne gelene güvenmeyeceksin. Kendi nefsine bile güvenmeyeceksin. Bundan dolayı Hz. Peygamber (s.a.a.) Efendimizin öğretilerinde; "Rabbim bizi bir an olsun kendi nefsimiz ile baş başa bırakma" öğretileri fazlasıyla ön plana çıkmıştır.
İnsan, kulluk ve imtihan kavramına uygun düşsün diye Rahmanî ve şeytanî sıfatlarla donatılmıştır.
Bugün İslam coğrafyasının durumu ve Müslümanların geldikleri nokta gözler önündedir. Müslümanları içinden çıkılmaz kör düğümlerin içerisine sokan genelde makam, güç elde etme, hırs düşkünlüğü ve toplumsal alanlarda hepsinden önemlisi ve tehlikelisi kendin gibi düşünmeyeni ötekileştirerek hedef tahtasına oturtmak.
Para, kadın, silah, hırs, kıskançlık, kin, nefret, makam ve koltukla şaka olmaz. Kendisini şeytana adayan ve şeytani bir şeyi hedefleyen ve cilvesini iyi yapan kadın, sahibini kendisine köle eden para, kınından çıkmış silah, boş kalan koltuk, kendin gibi düşünmeyeni ötekileştirerek hedef etmek, kin, nefret, kıskançlık mikrobuna yakalanmak ve fitne ortamlarında hasmına, rakibine karşı malzeme bulan kişiliksizlerin bu hali çok sakıncalı ve tehlikelidir.
Mal, mülk, makam pereslikten, hırs, haset ve kincilikten dolayı kardeşlerin bile birbirlerinin canına kıydığını bilmeyen var mı? Kör ve tehlikeli taassuptan dolayı kendisi gibi inanmayanları veya düşünmeyenleri öteki görerek cühela tabakasına hedef edenleri az görmedi bu ülke insanı ve Müslümanlar. Bugün Suriye'de ve bölgemizde yaşananların bir bölümü bu kör taassuptan kaynaklanmaktadır.
Taassuplar içerisinde en tehlikeli olanı inanç taassubudur. İnanç taassubu olanlar amaçlarına ulaşmak için kendileri gibi inanmayanları ilk adımda kucaklar gibi görüntü sergilerler, yaratılanı yaratandan ötürü severiz derler, bütün inanç mensuplarına aynı mesafedeyiz açıklamalarını yaparlar ancak hedefledikleri amaçlarına ulaştıkları zaman kendileri gibi düşünmeyen ve inanmayanlara karşı küçük dağları yaratmış edası ile yaklaşımda bulundukları takdirde amelleri ile kendi kimlik ve kişiliklerini açıklamış olurlar. Bu tür durumlarda bu tür insanlar başkalarını değil kendilerini kınamalıdırlar. Bu tür insanların adeta ayakları yerden kesilir, kendilerini başı göklere yükselen küçük bir tanrı sanırlar. Oysa başları yukarı baktıkça, ululandıkça Hakkın katında ve halkın gözünde alçalmışlardır. Böyleleri bir gün İslam ve Müslümanların başının belası olan Süfyani başkanlığında başlayan ve Muaviye ile gelişen Emevi mirasını dile getirirler bir başka gün ise Hz. Hüseyin'den, Kerbeladan söz ederler…
Böylelerinin hayatları ucuz bir kumardan ibarettir. Bu gün kazanmanın hesabını yaparlar ama işin ahiret tarafını hiç düşünmezler. Özellikle düne kadar varlığı bile bilinmeyip sonradan mal, şöhret, makam, mevki, kariyer, konum sahibi oldukları için zaman zaman hapur hupur yerken kendilerini kaybedenler…
Konum, mevki, siyasi makam, servet ve şöhret, işte zamanla böyle fitneye dönüşebilir. Makam, mevki, siyasi kariyer, konum, mal, mülk insan için, her zaman huzur vesilesi olmaz, bunlar belaya da dönüşebilir.
Ancak şunu asla unutmamak gerekir ki, ne olursa olsun her işin sonunda her kesin yaptıklarının sonuçları bir gün gelecek, önlerine konacak. Her şey ve tüm gerçekler ve saklananlar ayan-beyan ortaya çıkacak. Amellerimizin ve yaptıklarımızın sonucu olarak ya kendi sırtımızda cennetimize nur ve saadet ya da kendi cehennemimize sırtımızda odun taşımış olacağız.
İşte o gün geldiğinde makam, mevki, konum, iktidar, servet, şöhret hiçbir işe yaramayacaktır.
Kardeşlerim, zaman; zamanlardan fitne zamanıdır. Bu fitne zamanında doğru gözüküp eğri iş yapanlara, melek maskesi takmış şeytanlara karşı dikkatli olalım. Bugün kavramlar o kadar karışmış ve birbirine girmiş ki adeta mü’minlerin müfsit, müfsitlerin mü’min, vatanseverlerin hain, hainlerin vatansever, kiralanmışların aydın ve kahraman, kahramanların ve aydınların hain ilan edildiği bir zamanı yaşıyoruz.
Netice itibari ile ahrete inanan, inanmayan herkes yaptığının karşılığını görecektir. Zerre miskal hayır da şer de orada sorulacaktır. Oranın ve o hesap gününün hesabını yaparak yaşamayanların hallerine "veyl" olsun.
 
Mehdi Aksu / diğer yazıları
- Eleştiri nedir ve nasıl olmalıdır? / 03.12.2012
- Maruf’a davet terk edilince değerler yozlaşır / 02.12.2012
- Hayırlı ümmetin önemli özelliği / 28.11.2012
- Marufa davet etmenin yöntemleri / 27.11.2012
- Marufa emretme ve münkerden nehyetme / 25.11.2012
- Bu mudur Ehl-i Beyt sevgisi / 22.11.2012
- İmam Hüseyin ve sünnet kavramı / 21.11.2012
- Muharrem aylarında genelde konuşulmayanlar / 20.11.2012
- İmam Hüseyin’i anlayabildik mi? / 19.11.2012
- Sönmeyen ebedi aşkın Hüseyin / 17.11.2012
- Hz. Hüseyin’in faziletlerinden / 16.11.2012
- “Biz” olmanın gerekleri / 14.11.2012
- Biz!-II / 13.11.2012
- Biz!-I / 12.11.2012
- Ehl-i Beyt’in yüce makamı / 06.11.2012
- Marifet-i Ehl-i Beyt / 05.11.2012
- Yeni Mesaj okurlarına-II / 02.11.2012
- Yeni Mesaj okurlarına-I / 01.11.2012
- Marifet-i İmam / 31.10.2012
- Tanıma (marifet) / 30.10.2012
- Mürekkebi döken değil, içendir ehil / 29.10.2012
- Anlayış meselesi / 23.10.2012
- Velayet hadislerinden... / 20.10.2012
- Ehl-i Beyt imamları dinin mercileridir / 19.10.2012
- Ehl-i Beyt imamları dinin mercileridir / 19.10.2012
- Ehl-i Beyt imamları dinin mercileridir / 18.10.2012
- "Kanlı gömlek" bir kez daha sahnede-II / 16.10.2012
- "Kanlı gömlek" bir kez daha sahnede-I / 15.10.2012
- Mezhepçilik fitnesini körüklemek ve gerçekleri çarpıtmak-VI / 13.10.2012
- Mezhepçilik fitnesini körüklemek ve gerçekleri çarpıtmak-V / 12.10.2012
- Mezhepçilik fitnesini körüklemek ve gerçekleri çarpıtmak-IV / 11.10.2012
- Mezhepçilik fitnesini körüklemek ve gerçekleri saptırmak-III / 09.10.2012
- Mezhepçilik fitnesini körüklemek ve gerçekleri saptırmak-II / 08.10.2012
- Mezhepçilik fitnesini körüklemek ve gerçekleri çarpıtmak-I / 06.10.2012
- Rivayetlerde On İki İmamın isimleri / 05.10.2012
- Kaynaklara göre On İki İmam hadisleri / 04.10.2012
- İmamete dair / 03.10.2012
- Zillet bizden uzaktır / 30.09.2012
- Kutsallara saldıran canilere sessiz kalma / 28.09.2012
- Zalim ne anlar masumiyetten / 27.09.2012
- İnkarı mümkün olmayan Gadir-i Hum / 26.09.2012
- Nur ve nar'ın furkanı / 25.09.2012
- Mevla kelimesinin anlamı / 24.09.2012
- İki kanıt / 23.09.2012
- Gelin canlar bir olalım / 20.09.2012
- Ehl-i Beyt sevgisinin faydası nedir? / 19.09.2012
- Allah için sevmenin önemi / 18.09.2012
- Sevgi ve nefret ilkelere göre olmalı / 17.09.2012
- Ehl-i Beyt'i tanıma ve tevhid / 15.09.2012
- Hz. Musa görüntüsünde firavunluk yapanlar / 14.09.2012
- Akıl mı, aşk mı? / 12.09.2012
- Dikkat! Zamanlardan fitne zamanı / 10.09.2012
- Ehl-i Beyt / 09.09.2012
- İcmal gençliği / 06.09.2012
- Barış Günü ve Suriye olayları / 05.09.2012
- Neden cahil kaldık? / 04.09.2012
- Ruhun gıdası ilahi reçetelerde aranmalıdır / 03.09.2012
- İnsan eğitiminde namazın rolü / 02.09.2012
- Maun Suresi ve müslümanların durumu / 01.09.2012
- Kişiler ve olayları analiz terazisi / 31.08.2012
- Akıl cevheri / 30.08.2012
- En şüca insan kimdir? / 29.08.2012
- Büyük cihadın ve küçük cihadın farklılıkları / 28.08.2012
- Neden cahil kaldık? / 27.08.2012
- Kimdir Müslüman? / 22.08.2012
- Midesi için yaşayanlar / 18.08.2012
- Seyr-i Sülukun alemdeki etkinliği / 17.08.2012
- Melekler kimlere nazil olur? / 16.08.2012
- İlim-iman farkı ve insanın tekamülü / 14.08.2012
- Nefis tezkiyesinin yapılmamasının zararları / 13.08.2012
- Emek ve hizmete kadirşinas olmak / 09.08.2012
- Dört kanun / 08.08.2012
- Hidayete vesile olmanın fazileti / 07.08.2012
- Öğretmenler ve öğretenlerin değeri / 06.08.2012
- İlme önem verebildik mi? / 05.08.2012
- Ortak akıl, saadet ve güzellik getirir / 04.08.2012
- Ortak akıl ve istişare / 03.08.2012
- Suriye olayları ve Arakan'da yaşanan vahşet / 30.07.2012
- Ekseni kayan birlik ve Suriye meselesi / 29.07.2012
- Suriye olaylarının analizi ve Müslümanların durumu / 28.07.2012
- Hayır konuşmayan, hayır bulamaz / 27.07.2012
- Hakkı haykırmak ilkeli olanların işidir / 26.07.2012
- Dalkavukluk alçaklıktır / 24.07.2012
- Ehl-i Beyt nimetine nankör olmanın ağır bedelleri / 23.07.2012
- İlim ve özgür ortam / 21.07.2012
- Çanakkale ruhu / 18.07.2012
- Gençlik ve önemi / 17.07.2012
- Gençlerin eğitiminin önemi / 16.07.2012
- Gençlik çağı kazanım dönemidir / 14.07.2012
- Vurdumduymazlık faciası / 13.07.2012
- Burjuvazi ile yozlaşan Müslümanlar / 12.07.2012
- Gösteriş budalası olmanın şekilleri / 10.07.2012
- Adam-adamcık / 09.07.2012
- Nehcü'l-Belağa'ya göre insan sınıfları / 07.07.2012
- Akıp giden ömürler / 06.07.2012
- Müslüman, kendisine kimleri model edinmelidir? / 05.07.2012
- Yanlışa tavır / 04.07.2012
- Şeytanlaşmış insanlar / 03.07.2012
- Allah'ın sevdiğini herkes sever mi? / 01.07.2012
- Allah'ı mı, halkı mı razı etmek? Hangisi kolay? / 30.06.2012
- Değerlerimizden ödün vermemeliyiz / 28.06.2012
- Medya ve Ehl-i Beyt programları / 28.06.2012
- Ehl-i Beyt sempozyumları ve bardağa dolu tarafından bakmak / 26.06.2012
- Değerlerinden ödün veren toplum gerilemeye mahkumdur / 25.06.2012
- Sığ düşünceler / 23.06.2012
- Vahdeti ilke edinenler / 22.06.2012
- Vahdetsizlik toplumların ecelini getirir / 20.06.2012
- Vahdeti ihlal edenin tevhidi bozulur / 19.06.2012
- Vahdet olgusuna göre yaşamanın önemi / 18.06.2012
- Ehl-i Beyt sempozyumları birliğimize hizmet ediyor / 17.06.2012
- Hedefsizlik faciası / 14.06.2012
- Terör fitneden kaynaklanır / 12.06.2012
- Fitne: Değerleri öldüren zehirin adı / 11.06.2012
- Fitne / 09.06.2012
- Din tüccarlarına karşı vazifelerimiz / 08.06.2012
- Din tüccarları / 07.06.2012
- Hz. Peygamberin, ümmeti adına korkuları / 06.06.2012
- Nur ile zulmetin savaşı / 05.06.2012
- Allah adına aldatan din tüccarları / 04.06.2012
- İnsan sretindeki şeytanlar / 03.06.2012
- İblis'in avlanma yöntemleri / 02.06.2012
- Hakka karşı batılın mücadele tarzı / 01.06.2012
- Bitmeyen Hak ve batıl mücadelesi / 31.05.2012
- Tarihi Ehl-i Beyt Sempozyumu'nda 7 sorunun cevabı-2 / 30.05.2012
- Tarih Ehl-i Beyt Sempozyumu'nda 7 sorunun cevabı-1 / 29.05.2012
- Hz. Ali'den yöneticilere-6 / 28.05.2012
- Hz. Ali'den yöneticilere-5 / 25.05.2012
- Hz. Ali'den yöneticilere-4 / 24.05.2012
- Hz. Ali'den yöneticilere-3 / 22.05.2012
- Hz. Ali'den yöneticilere-2 / 21.05.2012
- Hz. Ali'den yöneticilere-1 Halka hizmet Hakka hizmet midir? / 19.05.2012
- Rabbani alimler ve iktidarlarla ilişkileri-III / 18.05.2012
- Rabbani alimler ve iktidarlarla ilişkileri-II / 15.05.2012
- Rabbani alimler ve iktidarlarla ilişkileri-1 / 14.05.2012
- Köleler ve özgürler-2 / 13.05.2012
- Tarihi Ehl-i Beyt Sempozyumu’nun önemi / 12.05.2012
- Köleler ve Özgürler - 1 / 09.05.2012
- Hedef gösterme, hedef gösterilme-2 / 08.05.2012
- Hedef gösterme ve gösterilme-I / 07.05.2012
- Cahilliğin versiyonları - 2 / 05.05.2012
- Cahilliğin versiyonları - 1 / 03.05.2012
- Kuran ve Ehli Beyt beraberliği / 01.05.2012
- Vah haset edene, ah haset edilene! / 29.04.2012

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

10.09.2011, 10.09.2010, 10.09.2009, 10.09.2008, 10.09.2007, 10.09.2006, 10.09.2005, 10.09.2004, 10.09.2003, 10.09.2002, 10.09.2001, 10.09.2000, 10.09.1999, 10.09.1998, 10.09.1997, 10.09.1996, 10.09.1995, 10.09.1994, 10.09.1993


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.