logo
26 AĞUSTOS 2026

Doğal taş ihracatçıları Vietnam'a odaklandı

Ege Maden İhracatçıları Birliği (EMİB) tarafından düzenlenen Vietnam Sanal Doğal Taş Sektörel Ticaret Heyeti'nin açılış töreninde, Vietnam'ın doğal taş sektörü için önemli bir pazar olduğu belirtilerek Türkiye'nin mevcut ihracat rakamının, en kısa sürede 1 milyar doların üzerine çıkması gerektiği vurgulandı

24.11.2020 12:45:00
 
Doğal taş ihracatçıları Vietnam'a odaklandı
Doğal taş ihracatçıları Vietnam'a odaklandı
Türkiye'nin ihracatta yıldız sektörlerinden doğal taş sektörü, pandemi döneminde fiziki fuarlar ve ticaret heyetleri iptal olunca sanal pazarlamaya yöneldi. Ege Maden İhracatçıları Birliği, 24-26 Kasım tarihlerinde Vietnam'a yönelik Sektörel Sanal Ticaret Heyeti düzenliyor. Vietnam Sanal Doğal Taş Sektörel Ticaret Heyeti'nin açılış törenine Ticaret Bakan Yardımcısı Rıza Tuna Turagay, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle, Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, Türkiye'nin Hanoi Ticaret Ateşesi Burak Cihan Ürkmez ve Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı Mevlüt Kaya katıldı.

Hedef 1 milyar dolar üzeri ihracat

TİM Başkanı İsmail Gülle, Vietnam'ın 100 milyona yaklaşan nüfusu, 253,5 milyar dolarlık ithalatı ile üretici kimliğinin yanı sıra ciddi bir ithalatçı olmasıyla da öne çıkan bir pazar olduğunu söyledi. Gülle, 'Özellikle 2015'de 165 milyar dolar olan ithalatın sadece 4 yıl gibi kısa bir zaman dilimi içerisinde yüzde 53'lük bir artışla 253,5 milyar seviyesine gelmesi, Vietnam pazarının potansiyelini oldukça net bir şekilde gösteriyor. Son yıllarda ekonomisi hızla gelişen Vietnam'da yükselen orta sınıf, ciddi bir iç talebi oluşturuyor. 222 ithalatçı ülke arasında 20. sırada bulunan Vietnam ile ikili ticaretimizi incelediğimizdeyse, ülkemizin 2019 yılında Vietnam'dan 1,5 milyar dolarlık ithalat gerçekleştirirken, ihracatımızın 339 milyon dolarla sınırlı kaldığını görüyoruz. Mevcut ihracat rakamımızı, en kısa sürede 1 milyar doların üzerine çıkarmalıyız. Bugün gerçekleşen Vietnam Sanal Ticaret Heyetimiz, inanıyorum ki hedeflerimizi gerçekleştirme yolunda önemli bir adım olacaktır' diye konuştu.

'Bu pazarı kesinlikle değerlendirmemiz gerekiyor'

Vietnam'a olan ihracatımızda; makine ve cihazlar, pamuk ve pamuklu mensucat, sentetik liflerden dokunmuş mensucat, inorganik kimyasallar, ilaçlar, motorlu taşıtların aksam ve parçaları ile doğal taş ürün gruplarının öne çıktığını kaydeden Gülle, şöyle devam etti: 'Her platformda tüm sektörlerimize dile getirdiğimiz üzere; Asya bölgesi sadece bir üretici değil, aynı zamanda ciddi bir tüketici. Hızla büyüyen ve tüketim alışkanlıkları değişen bu pazarı kesinlikle değerlendirmemiz gerekiyor. Bu sebeple, Vietnam'ı hedef olarak seçen bu önemli sanal ticaret heyetinin düzenlenmesinde emeği geçen herkesi, başta Jak Başkanımız ve Mevlüt Başkanımız olmak üzere ayrıca kutluyorum.'

'Vietnam'ın yüzde 10'a yakın büyümesi bekleniyor'

Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi de şu ifadelere yer verdi: 'Pandemi küresel ekonomiyi etkilemeye devam ederken, biz farklı pazarlara açılma ve mevcut pazarlardaki potansiyelimizi artırma mücadelemize devam ediyoruz. Küresel büyümenin yavaşladığı, tedarik zincirlerinin salgından ve ticaret savaşlarından etkilendiği bu zamanlarda imzalanan Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklık Anlaşması (RCEP), ileriye dönük büyük bir adım oldu. 10 ASEAN ülkesinin yanı sıra Çin, Japonya, Avustralya, Güney Kore ve Yeni Zelanda'nın da dahil olduğu RCEP, 2,1 milyarlık nüfusu kapsıyor. Küresel gayri safi yurt içi hasılanın da yüzde 30'una tekabül ediyor. Anlaşmaya dahil olan ASEAN ülkesi Vietnam'ın doğal taş pazarının 2018-2021 yılları arasında yüzde 10'a yakın büyümesi bekleniyor. Ocak-ekim döneminde 185 ülkeye 1 milyar 394 milyon dolarlık doğal taş ihracatı gerçekleştirdik. Vietnam'a ise doğal taş ihracatımız 2 milyon 447 bin dolara ulaştı. Haziran ayından bu yana birçok sektörümüzle Türkiye'de ve dünyada dijital fuarcılıkta ilklere imza attık, dünyanın birçok ülkesine sanal ticaret heyetleri düzenleyerek yeni bir ticaret ekseni oluşturduk. Büyük bir çabayla ihracat menzilimizi genişletmeye ve dünyanın her pazarında güçlü pozisyon almaya odaklandık. Vietnam'a 3 gün sürecek sanal doğal taş ticaret heyetimiz, firmalarımıza yeni iş birlikleri ve ortaklıklar için önemli bir ayrıcalık ve avantaj sağlayacaktır.'

'Madencilik sektörü büyük sıkıntı yaşadı'

Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı Mevlüt Kaya, 'EMİB olarak 2019 yılında yüzde 3'lük ihracat artış hızıyla 946 milyon dolar döviz geliri elde etmiştik. 2020'ye de büyük umutlarla girmiş ve ihracatta 1 milyar doları aşma hedefi koymuştuk. Nitekim ocak ayında yüzde 22'lik artış ve 76,5 milyon dolar gelirle iyi bir başlangıç yaptık. Covid-19 pandemisi tüm sektörler gibi madencilik sektörünü de etkiledi. 2020 yılı şubat ve mart aylarında yüzde 50'ye varan oranlarda düşen ihracatımız nisan ayından itibaren normalleşmeye başladı. Ocak-ekim 2020 döneminde ise Türkiye geneli maden ihracatımız yüzde 6'lık 3,360 milyar dolar olarak gerçekleşti. Doğaltaş özelinde ihracatımız ise ocak-ekim 2020 döneminde yüzde 9'luk kayıpla 1 milyar 395 milyon dolar olarak gerçekleşti. Blok doğaltaş ihracatımız da bu dönemde Çin pazarındaki talep düşüklüğü nedeniyle yüzde 28 kayıpla 526 milyon dolar olarak gerçekleşti. 2020 yılının ocak-ekim aralığında, Ege Maden İhracatçıları Birliğinin kayda aldığı maden ihracatının 2019 yılının ocak-ekim dönemine göre yüzde 1,5 azalışla 768 milyon, doğaltaş ihracatı ise yüzde 4 azalışla 472 milyon dolar olarak gerçekleşti. Ülkemiz madencilik sektörünün en önemli pazarları başta ihracatımızın yüzde 40'ını yaptığımız Çin olmak üzere AB, ABD ve Orta Doğu ülkeleridir. Çin'e ihracatımızın tamamen durması, diğer ülkelerde siparişlerin bekletilmesi dolayısıyla madencilik sektörü büyük sıkıntı yaşadı' sözlerine yer verdi.

'Neden Vietnam''

Vietnam pazarının neden seçildiği ile ilgili bilgi veren Kaya, şunları söyledi: 'Vietnam, öncelikle Covid-19 salgını ile mücadelede başarılı olan ve vaka sayısını ciddi anlamda düşüren ülkelerden. 100 milyon nüfusu olan ülkede yılbaşından bu yana toplam vaka sayısı bin 300. Salgın sürecinde özellikle Avrupa Birliği üyesi ülkelerin Çin'e alternatif üreticilere yönelmesi ile ülke önemli miktar yabancı sermaye yatırım aldı. Dolayısıyla kişi başı gelir seviyesi artıyor. 2020 için beklenen büyüme oranı yüzde 2,2 2021 için ise yüzde 6,8. Geçtiğimiz günlerde imzalanan dünyanın en büyük serbest ticaret anlaşması olan RCEP ülkeleri içerisinde yer alıyor. 2018-2021 yılları arasında Vietnam doğaltaş pazarının yüzde 10'a yakın büyümesi bekleniyor. 2017 yılında 128 milyon dolar olan doğaltaş ithalatları 2019 yılında 175 milyon dolara çıktı. Yönetim kurulumuzla yaptığımız değerlendirmede tüm bu verileri göz önünde bulundurarak Vietnam pazarına yönelik olarak yapacağımız sanal ticaret heyetinin verimliği olacağına karar verdik.'

İşlenmiş mermer ihracatımızı arttırmalıyız

Ticaret Bakan Yardımcısı Rıza Tuna Turagay, Türkiye'nin 2019 yılında 1.9 milyar dolar, 2020 yılının Ocak ' Ekim döneminde 1.4 milyar dolar doğal taş ihraç ettiğini, doğal taş ihracatının yüzde 9,4 düşmesine karşın, doğal taş ihracatında işlenmiş doğal taşın payının yüzde 58'e yükselmesinin sevindirici olduğunu ifade etti. "İşlenmiş mermer ihracatımızı arttırmalıyız" diyen Turagay, şunları söyledi: "Dünya doğal taş ihracatı 17 milyar dolar. Türkiye, Çin ve İtalya'dan sonra üçüncü sırada. Türk doğal taş sektörü 1.9 milyar dolarlık ihracata karşın, sadece 80 milyon dolar ithalat yapıyor. Dış ticaret fazlası bakımından Çin'den sonra dünya ikincisi konumunda. Dünya doğal taş rezervlerinin yüzde 30'ü Türkiye'de büyük potansiyele sahibiz. Türkiye'nin doğal taş ihracatı 2020 yılının Haziran ' Ağustos döneminde, Mart ' Mayıs dönemine göre yüzde 33 artış gösterdi. Olumlu bir trend var. Doğal taş sektöründe Çin'e bağımlı yapımızın değişmesi lazım. 2020 yılında doğal taş ihracatında ABD pazarına yüzde 10, Suudi Arabistan'a yüzde 33 artışlar var. Bunlar sevindirici. Vietnam, 26 trilyon dolarlık RCEP ülkelerine üye. Bölgenin yükselen yıldızı. RCEP anlaşmasıyla Vietnam daha da önem kazanacak. Vietnam'ın 271 milyar dolar ithalatında 339 milyon dolar payımız var. İthalatlarında 31. Sıradayız. 1.5 milyar dolar ithalatımız var. Çok büyük dış ticaret açığı veriyoruz. Vietnam'ın büyük ithalat potansiyelini değerlendirmeliyiz. Yeni dijital ticarete çok hızlı uyum sağladık 44 ülkeye sektörel dış ticaret heyeti düzenledik.. 6 sanal fuar yaptık. Dijitalleşmenin avantajlarını iyi kullanıyoruz. 2020 yılında elektronik ticaret yüzde 64'lük artışla 91 milyar TL'ye çıktı. 2 milyar dolar elektronik ticaret ihracatı yaptık. Dünya'da elektronik ticaret 3.5 trilyon dolar, bunun 1.5 trilyon doları ülkeler arası yapıldı. 2021 yılının 2020 yılından daha iyi olacağına inanıyoruz."İHA

Bursa'da çıkan orman yangını kontrol altına alındı

Bursa'nın Nilüfer ilçesinde orman dışı alanda başlayıp ormana sıçrayan yangın, havadan ve karadan müdahaleyle kontrol altına alındı

25.08.2026 19:04:00
AA
 
Bursa'da çıkan orman yangını kontrol altına alındı
Bursa'da çıkan orman yangını kontrol altına alındı

İlçeye bağlı Başköy Mahallesi mevkisinde orman dışı alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.

İhbar üzerine bölgeye itfaiye ile Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı ekipler sevk edildi.

Ormanlık alana sıçrayan yangına, 2 uçak, 4 helikopter, 8 arazöz, 2 su tankeri ve 2 dozerle havadan ve karadan müdahale edildi.

Ekiplerin çalışmalarının ardından yangın kontrol altına alındı.

 

Masa başında çalışanlar, dikkat!


 
Spora yeni başlayan ya da uzun bir aranın ardından yeniden egzersiz yapan pek çok kişi, ilk antrenmandan saatler sonra kas ağrısı, sertlik ve hareket kısıtlılığı yaşayabiliyor. 'Acemi Sporcu Sendromu' olarak adlandırılan bu tablo, kasların alışık olmadığı yoğunlukta veya türde bir egzersize maruz kalması sonucu gelişiyor. Sendrom, sadece spora yeni başlayanlarda değil, deneyimli sporcularda da alışılmadık şiddette antrenman yapıldığında ortaya çıkabiliyor. Masa başında çalışanlar bu dertten daha fazla muzdarip oluyor. 

25.08.2026 17:31:00
Murat Çorbacı
 
Masa başında çalışanlar, dikkat!
Masa başında çalışanlar, dikkat!

Atakent Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Nezih Ziroğlu, acemi sporcu sendromunun spor esnasında yapılan hatalardan kaynaklandığına dikkat çekerek, "Kas ağrısının şiddeti antrenmanın ne kadar etkili olduğunun göstergesi değildir. Ağrıyı bir başarı ölçütü olarak görmek, kişinin kaslarına gereğinden fazla yüklenmesine ve dinlenme sürecini atlamasına yol açabilir. Doğru yaklaşım; vücuda kademeli uyum süresi tanımak, ısınma ve dinlenmeyi ihmal etmemektir" diyor. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Nezih Ziroğlu, Acemi Sporcu Sendromu hakkında bilinmesi gerekenleri anlattı; korunmaya yönelik 7 etkili öneride bulundu.


Masa başında çalışanlarda yakınmalar daha şiddetli!

Tıp literatüründe "gecikmiş kas ağrısı" (Delayed Onset Muscle Soreness-DOMS) olarak bilinen acemi sporcu sendromu; kas ağrısı, hassasiyet, hareket kısıtlılığı ve bazen şişlikle kendini gösteriyor. Spora yeni başlayanların yanı sıra uzun süre hareketsiz kalanlar, masa başında çalışanlar, hareketsiz bir yaşam sürenler ile tatil, hastalık veya sakatlık sonrasında spora dönenler riskli grupta yer alıyor. Kas kütlesi ve kişinin önceki fiziksel aktivite düzeyi, belirtilerin şiddetinde etkili olabiliyor. Yaş ilerledikçe kas ve tendon yapısındaki esnekliğin azalması nedeniyle orta yaş ve üzerindeki kişilerde belirtilerin daha belirgin seyredebileceğini ifade eden Doç. Dr. Nezih Ziroğlu, fiziksel aktivitesi düşük ve uzun süre oturarak çalışan kişilerin de spora başladıklarında daha şiddetli yakınmalar yaşayabileceklerini belirtiyor.

Antrenmana ısınmadan başlamayın

Acemi sporcu sendromu, özellikle "eksantrik" olarak tanımlanan, kasın yük altında uzadığı, hareketlerin yoğun olduğu egzersizlerin ardından daha sık ve şiddetli görülebiliyor. Merdiven inmek, yokuş aşağı koşmak, ağırlık antrenmanlarında ağırlığı yavaşça indirmek, çömelmek, pilates yapmak ve yeni bir grup egzersizine başlamak bu hareketlere örnek oluşturuyor. Doç. Dr. Nezih Ziroğlu, temel sorunun kasa aniden ve hazırlıksız şekilde alışık olmadığı bir yük bindirilmesi olduğunu belirterek, sözlerine şöyle devam ediyor: "Yeterince ısınmadan ve açma germe hareketleri yapmadan antrenmana başlamak, ilk seanstan itibaren yüksek ağırlık  veya tekrar sayısıyla çalışmak ve vücuda kademeli uyum süresi tanımadan antrenman sıklığını hızla artırmak en sık yapılan hatalardır. Özellikle kasın yük altında uzadığı hareketlerin tecrübesiz şekilde ve yüksek şiddette uygulanması belirtileri artırabilir." Antrenman sonrasında kasların toparlanmasına yeterli süre tanımamak, aynı kas grubunu art arda günlerde aşırı zorlamak, yeterince sıvı tüketmemek, dengesiz beslenmek, uykusuzluk ve kronik yorgunluk hâlinde egzersiz yapmak da acemi sporcu sendromuna zemin hazırlayabiliyor.

Sporda hissedilen acı başarılı egzersiz işareti değil!

Acemi sporcu sendromunun en sık görülen belirtisi kas ağrısı ve sertliği oluyor. Ağrı, egzersiz sırasında değil, genellikle antrenmandan 12-24 saat sonra ortaya çıkıyor ve 24-72'nci saatlerde en şiddetli düzeye ulaşıyor. Kaslarda dokunmayla hassasiyet, kas gücünde geçici azalma, eklemi rahat hareket ettirmede kısıtlılık, hafif şişlik ve güçsüzlük hissi de ağrıya eşlik edebiliyor. Belirtiler çoğunlukla 5-7 gün içinde kendiliğinden geriliyor.

Toplumda egzersiz sonrasında ne kadar çok ağrı hissedilirse antrenmanın o kadar etkili olduğu yönünde yanlış bir inanış bulunduğunu belirten Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Nezih Ziroğlu, "Ağrıyı bir başarı ölçütü olarak değil, vücudun uyum ve toparlanma sinyali olarak değerlendirmek gerekir" diye konuşuyor.

Olağan dışı belirtilere dikkat!

Acemi sporcu sendromu genellikle kendiliğinden gerileyen ve ciddi olmayan bir tablo olsa da ağrıya rağmen dinlenmeden aynı şiddette antrenmana devam edilmesi; kas ve tendon yaralanmalarına, kas zorlanmalarına, eklem sorunlarına ve performans kaybına zemin hazırlayabiliyor. Doç. Dr. Nezih Ziroğlu şöyle diyor: "Sıradan kas ağrısı genellikle her iki tarafta simetrik hissedilir, dokunmakla hassastır ve günler içinde giderek azalır. Buna karşılık tek taraflı, ani başlayan, keskin ve lokalize bir ağrı; bölgede belirgin şişlik veya morarma; eklemde ani güç kaybı ya da basamama gibi bulgular kas veya tendon yırtığını düşündürür ve zaman kaybetmeden değerlendirme gerektirir."

Aşırı yoğun ve alışılmadık egzersizlerin nadiren "rabdomiyoliz" olarak adlandırılan, kas dokusunun ciddi düzeyde yıkımıyla seyreden bir tabloya da neden olabileceğine işaret eden Doç. Dr. Ziroğlu, "Olağan kas ağrısının ötesinde koyu renkli idrar, aşırı şişlik veya dayanılmaz ağrı gelişmesi durumunda mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Belirtilerin bir haftadan uzun sürmesi, şiddetli olması veya olağan dışı bulguların eşlik etmesi de bir sağlık profesyoneli tarafından değerlendirme gerektirir" uyarısında bulunuyor.

Acemi sporcu sendromu genellikle kendiliğinden gerileyen ve ciddi olmayan bir tablo olsa da ağrıya rağmen dinlenmeden aynı şiddette antrenmana devam edilmesi; kas ve tendon yaralanmalarına, kas zorlanmalarına, eklem sorunlarına ve performans kaybına zemin hazırlayabiliyor.

Kaslarınızın toparlanmasına zaman tanıyın

Acemi sporcu sendromu çoğunlukla özel bir tedavi gerektirmiyor. Tedavide ağrının hafifletilmesi, kasların toparlanma sürecinin desteklenmesi ve kişinin günlük aktivitelerine güvenle dönmesinin sağlanması amaçlanıyor. Kasların dinlendirilmesi, hafif germe hareketleri, sıcak uygulama ve hafif masaj ağrının hafiflemesine yardımcı olabiliyor. Gerektiğinde doktor önerisiyle ağrı kesici ilaçlardan da yararlanılabiliyor. Antrenman sonrasında hafif yürüyüş veya yüzme gibi düşük tempolu hareketlerin tercih edilebileceğini belirten Doç. Dr. Nezih Ziroğlu, yeterli sıvı tüketmenin, protein açısından dengeli beslenmenin ve düzenli uykunun da kasların toparlanma sürecini desteklediğini vurguluyor.

Acemi Sporcu Sendromuna karşı 7 etkili önlem!

Doç. Dr. Nezih Ziroğlu, Acemi Sporcu Sendromu'na karşı alınabilecek önlemleri şöyle sıralıyor:

1. Antrenmana mutlaka dinamik bir ısınma bölümüyle başlayın ve ardından germe hareketleri yapın.
2. Egzersizin yükünü, şiddetini ve süresini kademeli olarak artırın; haftalık antrenman yükünüzü bir öncekine göre yüzde 10'dan fazla artırmayın, ilk haftalarda "az ve düzenli" yaklaşımını benimseyin.
3. Kasın yük altında uzadığı yokuş aşağı koşu ve ağır çömelme gibi hareketleri tecrübe kazanana kadar düşük şiddette uygulayın.
4. Antrenmanlar arasında kas gruplarına yeterli dinlenme süresi tanıyın ve aynı kas grubunu art arda günlerde aşırı zorlamayın.
5. Yeterli su tüketin, dengeli beslenin ve beslenmenizde yeterli miktarda proteine yer verin.
6. Uyku düzeninize dikkat edin; yorgun veya uykusuz olduğunuzda yoğun antrenman yapmayın.
7. Mümkünse spora başladığınız ilk dönemde bir eğitmen veya uzman eşliğinde doğru teknikle çalışın; ani ve kontrolsüz hareketlerden kaçının.

Kırmızı bültenle aranan 16, ulusal seviyede aranan 44 suçlu Türkiye'ye getirildi

Yurt dışında yürütülen operasyon ve iş birliği çalışmalarıyla kırmızı bültenle aranan 16 ve ulusal seviyede aranan 44 olmak üzere toplam 60 suçlu Türkiye'ye getirildi

25.08.2026 12:33:00 / Güncelleme: 25.08.2026 12:37:24
İHA
 
Kırmızı bültenle aranan 16, ulusal seviyede aranan 44 suçlu Türkiye'ye getirildi
Kırmızı bültenle aranan 16, ulusal seviyede aranan 44 suçlu Türkiye'ye getirildi
İçişleri Bakanlığı koordinesinde yürütülen çalışmalar kapsamında, kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan 16 ve ulusal seviyede aranan 44 olmak üzere toplam 60 suçlu, yurt dışında yakalanarak Türkiye'ye getirildi.

Yapılan çalışmalarda Gürcistan'dan 43, Yunanistan'dan 5, Almanya'dan 2, Birleşik Krallık'tan 2 kişinin yanı sıra Bulgaristan, Karadağ, Polonya, Sırbistan, Ermenistan, İsviçre, Romanya ve Rusya'dan da aranan şahısların Türkiye'ye iadeleri sağlandı.



Bu çerçevede Kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan D.A., U.O., M.R., S.K., T.Ç., C.B., Ö.D., S.C., F.G., M.A., Ü.Y., E.E., S.E., A.B., B.Y. ve K.T.S. isimli 16 şahıs yakalanarak Türkiye'ye getirildi. Ulusal seviyede aranan 44 şahsın da yurt dışında yakalanmasının ardından Türkiye'ye iadeleri gerçekleştirildi. Çalışmalar EGM birimleri ve Adalet Bakanlığı ile koordineli yürütüldü.



Bakanlıktan yapılan açıklamada, Yurt dışına kaçan ve haklarında arama kararı bulunan şahısların yakalanmasına yönelik çalışmaların, EGM Interpol-Europol Daire Başkanlığı, Adalet Bakanlığı görevlileri, KOM, İstihbarat ve Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlıkları ile Siber, Asayiş ve TEM Daire Başkanlıklarının koordinasyonunda yürütüldüğü bildirildi.

Bakanlık açıklamasında, "Hiçbir suçlu yurt dışına çıkarak izini kaybettiremeyecek. Milletimizin huzuruna kastedenlerin hareket alanını daraltmaya, kaçış güzergahlarını kapatmaya ve kırmızı bültenle ya da ulusal seviyede aranan şahısları ülkemize geri getirmeye devam ediyoruz" ifadelerine yer verildi.

Bartın açıklarında 70 günde üçüncü insansız hava aracı bulundu

Karadeniz'in Bartın açıklarında son 70 günde üçüncü insansız hava aracı (İHA) bulundu. Kapısuyu köyü plajında bulunan İHA incelenmek üzere jandarma ekipleri tarafından alındı

25.08.2026 12:31:00 / Güncelleme: 25.08.2026 12:33:20
İHA
 
Bartın açıklarında 70 günde üçüncü insansız hava aracı bulundu
Bartın açıklarında 70 günde üçüncü insansız hava aracı bulundu
Bartın Kastamonu sınırındaki Kapısuyu köyü açıklarında, denizde yüzen gençler tarafından bir cisim görüldü. Gençlerin durumu jandarmaya haber vermesi üzerine bölgeye sahil güvenlik botu sevk edildi. Mühimmat bulunması ihtimaline karşı dronun, sahil güvenlik botu gözetiminde dalgalarla sahile sürüklenmesi beklendi. Sahile ulaşan İHA, jandarmanın geniş güvenlik tedbirleri arasında incelendi.

Öncekilerle aynı

İlk tespitlerde dronda, mühimmat bulunmadığı, önceki bulunanlarlar gibi gövde ve kanatlarının strafor köpükten, pervanelerinin ağaçtan, eklenti vidalarının ise plastikten yapıldığı tespit edildi. Rus yapımı olduğu tahmin edilen insansız hava aracının menşeinin ise Ankara'da yapılacak incelemede belirlenmesi bekleniyor.

70 günde 3 İHA bulundu

Bartın'da 14 Haziran'da Kapısuyu Köyü Plajı'nda, 19 Haziran'da ise Bartın'ın Amasra ilçesine bağlı Çakraz Plajı'nda insansız hava aracı bulunmuştu. Son 70 günde bulunan 3 insansız hava aracının da birbirinin benzeri olduğu, Ukrayna ve Rusya Savaşı'nda kullanılan insansız hava araçlarından olduğu tahmin ediliyor.

Paşalık bitti, partizanlık başladı!

Eski Genelkurmay Başkanı, eski Milli Savunma Bakanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, vatan için canını ortaya koyan gazilerin ve şehit ailelerinin anayasal hak taleplerini hedef aldı

24.08.2026 21:50:00
Haber Merkezi
 
Paşalık bitti, partizanlık başladı!
Paşalık bitti, partizanlık başladı!
Eski Genelkurmay Başkanı, eski Milli Savunma Bakanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, vatan için canını ortaya koyan gazilerin ve şehit ailelerinin anayasal hak taleplerini hedef aldı.

Gazilerimizin yıllardır süregelen ekonomik ve sosyal hak mücadelelerini "şahsi ve siyasi kazanç peşinde koşmak" olarak nitelendiren Akar, hak arayan malul sayılmayan gazileri ve ailelerini adeta "siyasi provokatör" ilan etti.

Yıllarca Türk Silahlı Kuvvetleri'nin en üst kademesinde görev yapmış eski bir genelkurmay başkanının, gazilerin ve şehit yakınlarının yaşadığı mağduriyetlere çözüm üretmek yerine, talepleri "istismar ve tahrik" olarak yaftalaması kamuoyunda ve gazi camiasında büyük bir tepki dalgasına yol açtı.

Kendi askerlerinin hak mücadelesini "azınlık" diyerek küçümsedi



Savaşta ya da terörle mücadelede yaralanıp vücudunda kurşun ve şarapnel parçalarıyla yaşayan ancak mevzuattaki yüzde 40 engellilik sınırı nedeniyle "Gazi" unvanı alamayan binlerce malul sayılmayan gazi bulunuyor.

Bu kahramanların protez, maaş ve istihdam gibi en temel insani ve hukuki hakları için yürüttüğü hak mücadelesi, eski Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar tarafından "küçük bir azınlığın siyasi faaliyeti" olarak basitleştirildi.

Geçmişte bu askerlerin komutanlığını yapan bir ismin, emir komutası altındaki kahramanların hak taleplerine bu denli dışlayıcı ve suçlayıcı bir dille yaklaşması "tarihi bir vefasızlık" olarak yorumlandı.

Siyaset Kürsüsünden Kahramanlara İtham



Hulusi Akar'ın açıklamaları, iktidarın gaziler arasında ayrımcılık yaptığı ve hak arama hürriyetini bastırmaya çalıştığı eleştirilerini yeniden alevlendirdi. Gazilerin hak mücadelesini yürüten dernekler ve muhalefet temsilcileri, eski Genelkurmay Başkanı Akar'ın sözlerine sert tepki göstererek şu vurguları yaptı:

Gazilerin anayasal haklarını talep etmesi bir istismar değil, devletin onlara olan borcudur.

Akar'ın eski bir asker ve genelkurmay başkanı gibi değil, tamamen partizan bir refleksle hak arayan askerlerini hedef aldığı belirtildi.

Kahramanların mağduriyetlerini dile getirmesini "tahrik" olarak nitelendirmek, gazilik makamının ruhuna ayar vermeye çalışmaktır.

Vatan savunmasında göğsünü siper edenlerin haklı taleplerini siyasi bir tehdit veya provokasyon olarak görmek, bu ülkenin değerleriyle bağdaşmamaktadır. Eski Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar'ın bu suçlayıcı ifadeleri, haklarını almak için yıllardır çabalayan gazilerimizin ve şehit ailelerimizin vicdanında derin bir yara açmıştır.

Madencinin hak arayışı 15. gününde

Hak ettikleri alacakları aylardır ödenmeyen Doruk Maden işçilerinin, haklarını aramak için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde başlattığı direniş 15. gününe girdi

24.08.2026 21:00:00
Haber Merkezi
 
Madencinin hak arayışı 15. gününde
Madencinin hak arayışı 15. gününde
Hak ettikleri alacakları aylardır ödenmeyen Doruk Maden işçilerinin, haklarını aramak için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde başlattığı direniş 15. gününe girdi.

Polis ablukası ve zorlu hava koşullarına rağmen geri adım atmayan madenciler, yetkililere seslerini duyurmaya çalışıyor.

Direnişteki işçiler adına söz alan Doruk Maden işçisi Ersin Furuncu, madencilerin toplumsal afetlerde üstlendiği kritik rolü hatırlatarak hükümet yetkililerine sitem etti. Halkın ve devletin her zor anında madencilerin en ön safta yardıma koştuğunu vurgulayan Furuncu, şu ifadeleri kullandı:

"Biz gönüllü olarak çağrıldığımız her yere geldik. Depremde, selde, felakette biz vardık; biz yoksak arkadaşlarımız vardı. 15 gündür buradayız, bir gün de biz çağırıyoruz. Lütfedip siz gelin Bakanlar!"

'Haklarımızı alana kadar buradayız'



Maden işçileri, yerin yüzlerce metre altında canları pahasına ürettikleri değerin karşılığını istediklerini belirtiyor. Tazminatları, maaşları ve sosyal hakları ödenmeden işten çıkarılan veya ücretsiz izne zorlanan işçiler, Ankara'daki eylemlerini kalıcı bir çözüme ulaşana kadar sürdürmekte kararlı.

Bakanlık önünde bekleyişini sürdüren işçilere emek örgütleri, sendikalar ve demokratik kitle örgütleri de destek ziyaretlerinde bulunmaya devam ediyor. İşçiler, sadece vaat değil, haklarının hesaplarına yatırıldığına dair somut bir adım atılmasını talep ediyor.

3 kardeşin ölümünde iki ihtimal

Kocaeli'nin Darıca ilçesinde Muhammed Ali, Gülşah ve Belinay Sakar kardeşlerin cansız bedenlerinin peş peşe deniz kıyısına vurmasıyla ilgili soruşturma derinleşiyor; emniyet güçleri olayın arkasındaki gizemi çözmek için intihar ve toplu kurtarma faciası ihtimalleri üzerinde duruyor

24.08.2026 15:20:00
Haber Merkezi
 
3 kardeşin ölümünde iki ihtimal
3 kardeşin ölümünde iki ihtimal
Kocaeli'nin Darıca ilçesinde 20 Ağustos 2026 tarihinde Cami Mahallesi Şehit Cevher Dudayev Parkı Sahili'nde gerçekleşen trajik olayda, Gülşah Sakar (24), Muhammed Ali Sakar (17) ve Belinay Sakar (15) isimli üç kardeşin cansız bedenleri yaklaşık birer saat arayla suda bulunmuştu. Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda yürütülen geniş çaplı incelemelerde, kardeşlerin cep telefonları ile dijital materyalleri mercek altına alınırken, evde sağ bulunan dördüncü kardeş Bilgenur Sakar'ın (21) emniyetteki ifadesinin olayın gidişatını netleştirmesi bekleniyor.

Sır ölüme dair üzerinde durulan iki kritik ihtimal

Soruşturmayı çok yönlü sürdüren cinayet büro ve asayiş ekipleri, ailenin iç dünyasını ve gençlerin son günlerini inceleyerek trajik ölümün arkasındaki nedenleri aydınlatmak için şu iki ana senaryoyu değerlendiriyor:

Kurtarma faciası: Kardeşlerin sahil kenarındaki konuşmaları veya kazara kayıp düşme durumu göz önüne alınarak, birinin denize düşmüş olabileceği, diğer iki kardeşin ise onu kurtarmak amacıyla peşinden suya atlayarak boğulmuş olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor.

Birlikte intihar sözleşmesi: Anne ve babası boşanan kardeşlerin çevrelerine evden ayrılmak istediklerini söyledikleri iddiaları ve dış dünyaya kapalı, sürekli birlikte vakit geçiren yapıları nedeniyle anlaşıp eş zamanlı olarak yaşamlarına son vermiş olma ihtimali de göz ardı edilmiyor.

Dehşete düşüren olay nasıl olmuştu?

Darıca Sahili'nde 20 Ağustos günü saat 16.00 sıralarında denizde hareketsiz bedenler gören vatandaşlar durumu yetkililere bildirdi. Olay yerine gelen ekipler, kıyıya vuran üç gencin cansız bedenini sudan çıkardı. Yapılan parmak izi ve kimlik tespit çalışmalarında ölenlerin aynı aileye mensup kardeşler olduğu belirlendi.

Gebze Adli Tıp Kurumu'nda yapılan ilk otopsi incelemelerinde, kardeşlerin vücudunda herhangi bir darp, cebir, boğuşma izine ya da kesici/ateşli silah yaralanmasına rastlanmadı. İlk bulgular ölümlerin suda boğulma sonucu gerçekleştiğini gösterirken, kardeşlerden birinin kulak ve burnunda basınca bağlı kanamalar tespit edildi.

Ölüme giden gece yarısı yürüyüşü kamerada

Yürütülen çalışmalarda kardeşlerin ölüme yürüdüğü son anlara ait güvenlik kamerası kayıtları ortaya çıktı. 20 Ağustos sabaha karşı saat 03.49'da Eski Hükümet Caddesi'nde kaydedilen görüntülerde; üç kardeşin de siyah kıyafetler giydiği, kız kardeşler Gülşah ve Belinay'ın kol kola girdiği, Muhammed Ali'nin ise yanlarında sakin bir şekilde sahile doğru yürüdüğü anlar yer aldı.

Aileyi yıkan kahredici detaylar ve geçmişteki büyük acı

Soruşturma sürerken aile geçmişine dair ortaya çıkan ayrıntılar ise adeta yürekleri dağladı. Anne Güler Saltan ile babanın boşanmış olduğu, çocukların Darıca'da anneleriyle yaşadığı öğrenildi. Olayın ardından denizde aranan 21 yaşındaki zihinsel engelli dördüncü kardeş Bilgenur Sakar, sabah evde uyandığında kardeşlerini bulamamış ve daha sonra polis ekiplerince evde sağ olarak bulunmuştu.

Ailenin daha büyük bir acıyı geçmişte de yaşadığı, çocukların ismi öğrenilemeyen bir diğer ablasının da tam 10 yıl önce (2016 yılında) İzmir'in Çeşme ilçesinde denizde boğularak hayatını kaybettiği ortaya çıktı. Hayatını kaybeden gençlerden Gülşah Sakar'ın bu yıl Hukuk Fakültesini yeni kazandığı, en küçük kardeş Belinay Sakar'ın ise toprağa verildiği gün tam 15. yaş gününün olduğu öğrenildi. Üç kardeş, Darıca Eyüpoğlu Camii'nde yan yana konulan üç tabutla kılınan cenaze namazının ardından Gebze Balçık Mezarlığı'nda gözyaşlarıyla defnedildi.

Saldırganın ailesine 5 milyon liralık tazminat davası

Kahramanmaraş'ta 15 Nisan'da Ayser Çalık Ortaokulu'nda düzenlenen silahlı saldırıda yaşamını yitiren matematik öğretmeni Ayla Kara'nın ailesi, saldırganın tutuklu anne ve babası hakkında 5 milyon liralık maddi ve manevi tazminat davası açtı

24.08.2026 13:50:00
Anadolu Ajansı
 
Saldırganın ailesine 5 milyon liralık tazminat davası
Saldırganın ailesine 5 milyon liralık tazminat davası

Kara ailesinin avukatı Özcan Kara'nın Kahramanmaraş 9. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne sunduğu ihtiyati haciz dilekçesinde, olay nedeniyle müvekkilin davalılardan maddi manevi tazminat alacağı doğduğu belirtilerek, "Failin anne ve babasının olay öncesinde gerekli gözetim ve denetim yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle Türk Borçlar Kanunu'nun ilgili maddesince sorumluluğunun bulunduğu" ifade edildi.

Dilekçede, "Davalıların mal varlıklarını kaçırma, devretme veya gizleme ihtimali bulunduğu, bu nedenle alacağın tahsilinin imkansız hale gelmemesi için ihtiyati haciz kararı verilmesi" talep edildi.

Talebi değerlendiren mahkeme, failin anne ve babasının mal varlığıyla ilgili ihtiyati haciz kararı verdi.

Mahkemenin kararında, 15 yaşından küçük bir çocuğun eylemi nedeniyle anne ve babanın cezai sorumluluğu bulunmasa dahi hukuki sorumluluklarının doğabileceği belirtildi.

Türk Medeni Kanunu'nun 369. maddesindeki "ev başkanının sorumluluğu" kapsamında anne ve babanın, çocuklarının üçüncü kişilere verdiği zararlardan sorumlu tutulabileceği kaydedildi.

Kararda, çocuğun 15 yaşından küçük olmasının veya ayırt etme gücüne sahip olup olmamasının, anne ve babanın bu kapsamdaki sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı ifade edildi.

Anne ve babanın sorumluluktan kurtulabilmesi için çocuğu durum ve koşulların gerektirdiği dikkatle gözetim altında bulundurduklarını veya gerekli özeni göstermiş olsalar dahi zararın meydana gelmesini engelleyemeyeceklerini ispatlamaları gerektiği kaydedilen kararda, 15 yaşından küçük bir çocuğun ateşli silaha erişebilmesinin aile içi denetim, eğitim ve gözetim bakımından değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.

Mahkeme, saldırganın babası Uğur ve annesi Peyman Pınar Mersinli'nin mal varlıkları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına ayrı ayrı 5 milyon lira olmak üzere ihtiyati haciz uygulanmasına hükmetti.

Ailenin avukatı Özcan Kara, ihtiyati haciz kararının ardından Kahramanmaraş 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 5 milyon liralık tazminat davası açtıklarını belirtti.

Kara, zararın bilirkişi incelemesiyle kesinleşeceğini ve tazminat talebinin ilerleyen süreçte artırılabileceğini kaydetti.

Ceza davasının ilk duruşması 4 Eylül'de

Kahramanmaraş'taki Ayser Çalık Ortaokulu'nda 15 Nisan'da öğrenci İsa Aras Mersinli tarafından gerçekleştirilen silahlı saldırıda öğretmen Ayla Kara ve 9 öğrenci hayatını kaybetmiş, 15 öğrenci yaralanmıştı.

Soruşturma kapsamında tutuklanan Uğur ve Peyman Pınar Mersinli, 4 Eylül'de Kahramanmaraş 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkacak.

Uğur Mersinli hakkında 10 kez müebbet ve 30 yıla kadar, Peyman Pınar Mersinli hakkında ise 22,5 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. 

Fahri trafik müfettişlerince 2026'nın ilk 7 ayında 487 bin 270 trafik kuralı ihlali tespit tutanağı düzenlenirken, seyir halinde cep telefonu veya benzeri haberleşme cihazlarının ele alınarak kullanılması ise ihlallerin en üst sırasında yer aldı

Fahri trafik müfettişlerince 2026'nın ilk 7 ayında 487 bin 270 trafik kuralı ihlali tespit tutanağı düzenlenirken, seyir halinde cep telefonu veya benzeri haberleşme cihazlarının ele alınarak kullanılması ise ihlallerin en üst sırasında yer aldı

24.08.2026 13:40:00
AA
 
 Fahri trafik müfettişlerince 2026'nın ilk 7 ayında 487 bin 270 trafik kuralı ihlali tespit tutanağı düzenlenirken, seyir halinde cep telefonu veya benzeri haberleşme cihazlarının ele alınarak kullanılması ise ihlallerin en üst sırasında yer aldı
 Fahri trafik müfettişlerince 2026'nın ilk 7 ayında 487 bin 270 trafik kuralı ihlali tespit tutanağı düzenlenirken, seyir halinde cep telefonu veya benzeri haberleşme cihazlarının ele alınarak kullanılması ise ihlallerin en üst sırasında yer aldı
Fahri trafik müfettişlerince 2026'nın ilk 7 ayında 487 bin 270 trafik kuralı ihlali tespit tutanağı düzenlenirken, seyir halinde cep telefonu veya benzeri haberleşme cihazlarının ele alınarak kullanılması ise ihlallerin en üst sırasında yer aldı.

AA muhabirinin, İçişleri Bakanlığı verilerinden derlediği bilgiye göre, Türkiye genelinde kayıtlı 27 bin 92 fahri trafik müfettişi bulunuyor.

Ocak-temmuz döneminde fahri trafik müfettişlerince düzenlenen trafik kuralı ihlali tespit tutanağı sayısı 487 bin 270 olarak kayıtlara geçti.

Fahri trafik müfettişlerince en fazla tutanak, seyir halinde cep telefonu veya benzeri haberleşme cihazlarını ele alarak kullanan sürücülere düzenlendi. Bu kapsamda, 76 bin 371 tutanak tutuldu.

Kırmızı ışık ihlali ikinci sırada
Fahri trafik müfettişlerince en fazla tespit edilen ikinci ihlal, 55 bin 407 tutanakla kırmızı ışık kuralına uymama olurken, 51 bin 150 tutanakla trafiği aksatacak veya tehlikeye düşürecek şekilde şerit değiştirme ise üçüncü ihlal olarak yer aldı.

Trafik işaret levhaları, cihazları ve yol işaretlemelerinde belirtilen kurallara uymama nedeniyle 33 bin 158, zorunlu haller dışında emniyet şeridi veya banketleri kullanma nedeniyle ise 25 bin 293 tutanak tutuldu.

Emniyet kemeri ihlalinde 22 bin 748 tutanak
Listenin devamında 23 bin 879 tutanakla koruyucu ekipman kullanımına, 22 bin 748 tutanakla emniyet kemeri kullanmamaya ilişkin ihlaller yer aldı.

Tek yönlü kara yollarında ters yönde araç kullanılması nedeniyle 21 bin 357, şerit değiştirmeden önce girilecek şeritteki araçların güvenli geçişini beklememe nedeniyle ise 16 bin 693 tutanak düzenlendi.

Görevli veya ışıklı trafik işareti bulunmayan, trafik işaretleriyle belirlenmiş yaya ve okul geçitlerinde yayalara ilk geçiş hakkının verilmemesi dolayısıyla düzenlenen tutanakların sayısı da 14 bin 171 oldu.

İlk 10 sıradaki ihlaller kapsamında toplam 340 bin 227 tutanak tutuldu. Böylece bu ihlaller, 7 aylık dönemde düzenlenen bütün tutanakların yaklaşık yüzde 70'ini oluşturdu.

En çok tutanak İstanbul'da
Tutanakların illere göre dağılımında İstanbul ilk sırada yer aldı.

Yılın ilk 7 ayında İstanbul'daki trafik ihlalleri için 118 bin 243 tutanak düzenlendi. Böylece Türkiye genelindeki fahri trafik müfettişlerinin tutanaklarının yaklaşık yüzde 24,3'ü İstanbul'daki ihlallerden oluştu.

İstanbul'u 56 bin 539 tutanakla Ankara, 41 bin 68 ile İzmir, 30 bin 433 ile Antalya ve 26 bin 651 ile Konya izledi. Bu 5 ildeki ihlaller için toplam 272 bin 934 tutanak tutuldu.

Kayıtlı fahri trafik müfettişi sayısında ise Ankara 3 bin 569 ile ilk sırada yer aldı. Ankara'yı 3 bin 457 müfettişle İstanbul, 1622 ile İzmir, 1430 ile Konya ve 1421 ile Antalya takip etti.

Fahri Trafik Müfettişliğine ilişkin iş ve işlemler, Fahri Trafik Müfettişliği Görev ve Çalışma Yönetmeliği kapsamında merkezde Trafik Başkanlığı, illerde ise trafik denetleme birimlerince yürütülüyor.

Aziz İhsan Aktaş suç örgütüne ilişkin 6'sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu, 5'i tutuklu 200 sanığın yargılandığı davanın karar duruşması başladı

Aziz İhsan Aktaş suç örgütüne ilişkin 6'sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu, 5'i tutuklu 200 sanığın yargılandığı davanın karar duruşması başladı

24.08.2026 12:52:00
AA
 
 Aziz İhsan Aktaş suç örgütüne ilişkin 6'sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu, 5'i tutuklu 200 sanığın yargılandığı davanın karar duruşması başladı
 Aziz İhsan Aktaş suç örgütüne ilişkin 6'sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu, 5'i tutuklu 200 sanığın yargılandığı davanın karar duruşması başladı
Aziz İhsan Aktaş suç örgütüne ilişkin 6'sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu, 5'i tutuklu 200 sanığın yargılandığı davanın karar duruşması başladı.

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan 60. duruşmaya, görevlerinden uzaklaştırılan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer ve Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara'nın aralarında bulunduğu bazı tutuksuz sanıklar katıldı.

Duruşmada, bazı sanıkların avukatları hazır bulunurken, sanık yakınları da izleyici olarak yer aldı. Tutuklu 5 sanık ise salona getirilmedi.

Duruşma başlarken açıklamalarda bulunan Mahkeme Heyeti Başkanı Oğuzhan Gül, ulaşamadıkları sanık müdafileri olduğunu belirterek, "Yaklaşık 7 kişi, yolda olanlar var." dedi.

Yolda olanların gelmesinin yaklaşık 45 dakika süreceğini söyleyen Gül, bu süreyi tutuklu sanıklar için öğle arası olarak değerlendireceklerini dile getirdi.

Karar günü belirlemenin asıl sebebinin tüm avukatların ve sanıkların katılmasını sağlamak olduğunu belirten Gül, "Amaç sanıklara son sözlerini sormak. Avukatlara önceki beyanlarının geçerli olup olmadığı sorup, tahliye ve adli kontrol taleplerini toplayacağız." ifadelerini kullandı.

Gül, duruşma savcısına, esas hakkındaki mütalaasında değişiklik olup olmadığını sordu.

Cumhuriyet savcısı, değişiklik olmadığını, mütalaasını tekrar ettiğini söyledi.

Duruşmaya yaklaşık bir saat ara verildi.

İddianameden
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 579 sayfalık iddianamede Beşiktaş Belediyesi, Avcılar Belediyesi, Esenyurt Belediyesi, İstanbul ASFALT Fabrikaları San. ve Tic. AŞ ile İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri Genel Müdürlüğü "suçtan zarar gören", 19 kişi "mağdur", 200 kişi ise "sanık" olarak yer alıyor.

İddianamede, sanıklardan Aziz İhsan Aktaş'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", 42 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 4 farklı fiilden "edimin ifasına fesat karıştırma", 5 farklı fiilden "resmi belgede sahtecilik", 21 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", 10 farklı fiilden "rüşvet verme", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "gerçeğe aykırı fatura düzenleme" suçlarından 187 yıldan 450 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan sağladığı mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor.

Avcılar Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Utku Caner Çaykara'nın 2 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve "rüşvet alma" suçlarından 5 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilen iddianamede, Esenyurt Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ahmet Özer'in 2 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve 2 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik" suçlarından 3 yıldan 9 yıla kadar hapisle cezalandırılması öngörülüyor.

İddianamede, görevlerinden uzaklaştırılan Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile hakkındaki adli kontrolün kaldırılmasının ardından görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin "rüşvet alma" suçundan 4'er yıldan 12'şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ayrıca iddianamede, tutuklanmasının ardından Beşiktaş Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Rıza Akpolat'ın "suç örgütüne üye olma", 26 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 3 farklı fiilden "resmi belgede sahtecilik", 19 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 4 farklı fiilden "rüşvet alma", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "haksız mal edinme" suçlarından 133 yıldan 337 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan elde ettiği mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor.

Mütalaadan
Cumhuriyet savcısının 14 Mayıs'ta mahkeme heyetine sunduğu mütalaada ise tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", 29 kez "ihaleye fesat karıştırma", 19 kez "özel belgede sahtecilik", 4 kez "resmi belgede sahtecilik", 3 kez "rüşvet" ve 3 kez "edimin ifasına fesat karıştırma" suçlarından toplam 103 yıldan 280 yıla kadar hapsi talep ediliyor.

Mütalaada, tutuksuz sanık Baki Nugay'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", 30 kez "ihaleye fesat karıştırma", 19 kez "özel belgede sahtecilik", 4 kez "resmi belgede sahtecilik", 7 kez "rüşvet", 3 kez "edimin ifasına fesat karıştırmak" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlarından toplam 119 yıldan 328 yıla kadar hapsi isteniyor.

Aziz İhsan Aktaş ve Baki Nugay'ın soruşturma aşamasında yakalanarak tutuklandıktan sonra dosyaya konu örgüt faaliyeti çerçevesinde gerçekleşen rüşvet eylemleri hakkında savcılığa verdikleri bilgiler nedeniyle haklarında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması talep ediliyor.

Tutuklu sanık Rıza Akpolat'ın 30 kez "ihaleye fesat karıştırma", 17 kez "özel belgede sahtecilik", 2 kez "resmi belgede sahtecilik", 1 kez "nitelikli dolandırıcılık", 2 kez "rüşvet", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "haksız mal edinme, mal kaçırma veya gizleme" suçlarından toplam 86 yıldan 234 yıla kadar hapsi istenen mütalaada, tutuksuz sanık Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Yılmaz'ın 21 kez "ihaleye fesat karıştırma", 17 kez "özel belgede sahtecilik", 2 kez "resmi belgede sahtecilik" ve "nitelikli dolandırıcılık" suçlarından toplam 64 yıl 6 aydan 179 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

Tutuksuz sanık Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Alican Abacı hakkında mütalaada, "ihaleye fesat karıştırma", "özel belgede sahtecilik", "resmi belgede sahtecilik", "nitelikli dolandırıcılık" ve 3 kez "rüşvet" suçlarından toplam 21 yıl 6 aydan 75 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

Mütalaada, adli kontrolün kaldırılmasının ardından görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, görevlerinden uzaklaştırılan tutuksuz sanıklar Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanık Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin ile eşi tutuklu sanık Celal Tekin'in "rüşvet" suçundan 4'er yıldan 12'şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talebinde bulunuluyor.

Esenyurt Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuksuz sanık Ahmet Özer'in 2 kez "ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma" suçundan 6 aydan 2 yıla kadar hapisle cezalandırılmasının istendiği mütalaada, Avcılar Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuksuz sanık Utku Caner Çaykara'nın "ulaşım araçlarının hareketinin engellenmesi, kaçırılması veya alıkonulması" suçundan beraatiyle, "rüşvet" suçundan ise 4 yıldan 12 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Toplam 26 sanık hakkında "örgüte üye olma" suçundan 2'şer yıldan 5'er yıla kadar hapis cezası talebinde bulunulan mütalaada, diğer sanıkların da farklı suçlardan değişen oranlarda hapisle cezalandırılması isteniyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.