logo
25 MAYIS 2026

Donkişot AKP şaşkın

Arap Baharı isyanlarına tam destek vererek Donkişotluk yapan AKP hükümeti, Fransa ve İngiltere'nin müdahaleye desteklerini çekmesi ve CIA'nın Esad'ı haklı çıkaran raporu üzerine büyük bir şaşkınlık yaşıyor

31.08.2013 00:00:00
HABER MERKEZİABD güdümlü dış politika Türkiye'yi Ortadoğu'da büyük bir yalnızlığın içine itti. Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) kapsamında devam eden Arap Baharı isyanlarına tam destek veren AKP hükümeti tüm bölge ülkeleriyle ters düşmüş durumda. Başta Suriye olmak üzere birçok ülkeyle ipler koptu. Oysa hükümet "komşularla sıfır sorun" politikası izliyordu. Bu politika geldiğimiz nokta itibarıyla çöktü. Fransız Le Figaro gazetesi de Türkiye'nin "sıfır sorun" konseptinin "sıfır dost" konseptine geçtiğini sayfalarına taşıdı. Le Figaro, Türkiye'nin izlediği dış politika nedeniyle halen bölgede "izole" olduğunu öne sürdü ve Türkiye'nin söz konusu müdahaleye katılarak "diplomatik gerilemesini durdurmak istediğini" iddia etti. Bu çerçevede Türkiye'nin "sıfır sorun" konseptinin "sıfır dost" konseptine geçtiği yönündeki eleştirileri de yansıtan gazete, Türkiye ile bölgesel hükümetler arasındaki "uzun çekişmeler listesi"nin bir örneği olarak Mısır ile yaşanan gerginliği üzerinde durdu. Le Figaro, Ankara'nın Müslüman Kardeşlere verdiği "tam desteğin" Türk diplomasisindeki evrimi gösterdiğini savunarak "Suriye vakasında olduğu gibi Türkler bir iç ihtilafta taraf oluyor" görüşünü öne sürdü. Değerli yalnızlık komedisiBaşbakan Erdoğan'ın dış politika baş danışmanı İbrahim Kalın bu durum için "değerli yalnızlık" ifadesini kullanırken, bu tablonun baş sorumlularından biri olan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, "Biz, komşularla 'sıfır sorun' derken, oradaki halklarla 'sıfır sorun' dedik" şeklinde bir çark ile durumu kurtarmaya çalıştı.Ankara'da Rusya şokuTürkiye'yi dış politikada yalnız bırakan en önemli etken ise hükümetin Suriye politikası oldu. Ankara bu kapsamda son kimyasal silah iddiasının ardından gündeme getirilen askeri müdahale fikrine en büyük desteği veren merkez oldu. Hükümet ABD, İngiltere ve Fransa öncülüğündeki koalisyonun Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ni devre dışı bırakarak Suriye'yi işgal planları yapmasını "Türkiye yalnızlaştı" tezinin çöküşü olarak gösteriyordu. Suriye'ye operasyon gündemli bir görüşme için Suudi Arabistan'a giden Dışişleri Bakanı Davutoğlu dönüşte, "Bir hafta önce Türkiye'nin Suriye konusunda yalnızlaştığını iddia edenler şimdi Türkiye büyük bir uluslararası koalisyonla birlikte hareket ediyor, bu sefer de bu koalisyon bir şey yapacakmış da Türkiye ona alet olacakmış gibi bir kanaat uyandırıyorlar" demişti. Davutoğlu'nun yalnız değiliz iddiası sadece bir gün sonra çöktü. Rusya'nın kimyasal silah iddialarını çürüten ve işgale rest çeken tavrı hem batının işgal planlarını bozdu hem de hükümetin "yalnız değiliz" tezini çürüttü. Suriye operasyonu için ABD öncülüğündeki koalisyona üslerini açmaya hazırlanan hatta bunun için TBMM'den yeni bir tezkere çıkarmaya da yeşil ışık yakan Ankara, operasyonun Rusya engeline takılmasının şokunu yaşıyor. Bu durum büyük bir dış politika iflası olarak değerlendiriliyor.İngiltere müdahaleye 'Hayır' dedi!Rusya'nın Akdeniz'deki askeri gücüne takviye kararının şoku atlatamayan Türkiye, İngiltere ve ABD'den gelen haberlerle yeni şoklar yaşadı. İngiltere parlamentosu'nda yapılan oylamada Suriye'ye askeri müdahale 272 evet oyuna karşı 285 hayır oyuyla reddedildi. Şimdi Ankara umutlarını İngiltere'de yapılacak ikinci oylamaya bağlamış durumda. Bu oylamada da Suriye'ye müdahaleye hayır kararı çıkarsa İngiltere koalisyonda yer almayacak.CIA Esad'ı doğruladıSuriye'ye askeri müdahale sevdalılarına şoke eden bir haber de ABD'den geldi. CIA, "Esad'ın kimyasal kullandığı yönündeki istihbarat hiç de güçlü değil" deyince, Suriye operasyonu ileri bir tarihe ertelendi. Buna göre CIA'nın elinde Esad'ın askerlerinin kimyasal silahların bulunduğu bir merkezden silah sandıklarını çıkarırken görüntüleri var. Ancak silahların olay yerine götürüldüğüne dair bir görüntü yok. Saldırı sonrasında Suriyeli yetkililer ile bir alt düzey subay arasında geçen telefon konuşması kimyasal katliamın Esad'ın işi olduğu sonucunu gündeme getiriyor. Ancak kayıt çok alt düzeyde isimlerin konuşmasını içeriyor ve kimyasal saldırı emrinin direkt olarak Esad ya da Esad'ın yakın kurmayları tarafından verildiğini ortaya koyacak bir delil yok. Daha da kötüsü, saldırının Esad'ın kimyasal silahlarını ele geçiren muhalifler tarafından yapılmadığını ortaya koyan bir istihbarat verisi de mevcut değil.Fransa da çark ettiFransız ordusunun emir verilmesi halinde Suriye'ye askeri harekat için hazır olduğu belirtilirken, Cumhurbaşkanı Hollande muhaliflere destek sözü verse de askeri operasyon taahhüdünde bulunmadı. Suriyeli muhalif lider Ahmed Cerba'yı kabul eden Hollande muhalefete insani ve siyasi destek sözü verdi fakat askeri müdahaleye değinmedi. Fransa lideri, Suriye'de siyasi çözümün önemine dikkat çekti ve muhaliflerin güçlü bir alternatif haline getirilmesi gerektiğini dile getirdi.Medya savaşa kışkırtıyorHükümet güdümündeki gazete ve televizyonlar da Suriye'yi işgal operasyonuna tam destek veriyor. Ellerinde somut hiçbir kanıt olmamasına rağmen Suriye'nin kimyasal silah kullandığını iddia eden yandaş basın oluk oluk Müslüman kanı akıtacak olan muhtemel operasyonun detaylarını ballandıra ballandıra izleyicilerine ve okuyucularına aktarıyor. Gerçekleri ters yüz ederek aktaran basın bu haliyle Afganistan ve Irak'tan sonra bir İslam ülkesinin daha işgaline çanak tutuyor.

Sahte kurbanlık ilanlarıyla dolandırıcılık girişimlerine karşı uyarı

İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından, Kurban Bayramı öncesinde sosyal medya ve dijital platformlar üzerinden sahte kurban bağışı kampanyaları, sahte kurbanlık ilanlarıyla dolandırıcılık girişimlerine karşı uyarıda bulunuldu

24.05.2026 23:18:00
Haber Merkezi
Sahte kurbanlık ilanlarıyla dolandırıcılık girişimlerine karşı uyarı
Sahte kurbanlık ilanlarıyla dolandırıcılık girişimlerine karşı uyarı
İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından, Kurban Bayramı öncesinde sosyal medya ve dijital platformlar üzerinden sahte kurban bağışı kampanyaları, sahte kurbanlık ilanlarıyla dolandırıcılık girişimlerine karşı uyarıda bulunuldu.

DMM'den yapılan açıklamada, "Kurban Bayramı öncesinde sosyal medya ve dijital platformlar üzerinden; sahte kurban bağışı kampanyaları, sahte kurbanlık ilanları, sahte kapora talepleri ve sahte ödeme dekontlarıyla vatandaşlarımızın dini ve manevi değerlerini suistimal etmeye yönelik dolandırıcılık girişimlerinin arttığı tespit edilmektedir. Vatandaşlarımızın, yalnızca sosyal medya hesabı üzerinden satış yapan, piyasa değerinin çok altında ilan paylaşan, acele ödeme talebinde bulunan ve doğrulanmamış IBAN bilgileriyle işlem yapılmasını isteyen kişi ve hesaplara karşı dikkatli olması önem taşımaktadır. Ödeme işlemlerinde yalnızca gönderilen dekont görüntüsüne değil, banka hesabına paranın fiilen ulaşıp ulaşmadığına dikkat edilmelidir. Ödeme öncesinde satıcı ve hesap bilgilerinin mutlaka doğrulanması gerekmektedir. Şüpheli durumlarla karşılaşılması halinde ilgili mercilere gecikmeksizin bildirimde bulunulması önem arz etmektedir" ifadeleri kullanıldı.

Özgür Özel'in TBMM'ye yürüyüşüne soruşturma açıldı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Özgür Özel'in TBMM yürüyüşü hakkında soruşturma başlattı

24.05.2026 22:06:00
Haber Merkezi
Özgür Özel'in TBMM'ye yürüyüşüne soruşturma açıldı
Özgür Özel'in TBMM'ye yürüyüşüne soruşturma açıldı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Özgür Özel'in TBMM yürüyüşü hakkında soruşturma başlattı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Özgür Özel liderliğinde CHP Genel Merkezi'nden TBMM'ye gerçekleştirilen yürüyüş sırasında yaşanan olaylara ilişkin soruşturma başlatıldığını açıkladı.
Başsavcılıktan yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımızca 24 Mayıs tarihinde CHP Genel Merkezinde başlayıp devam eden olaylara ilişkin olarak, izinsiz toplantı ve gösteri yürüyüşü yapanlardan taşkınlık çıkaranlar hakkında '2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasası'na muhalefet', kolluk güçlerine yönelik şiddet içeren eylemlerde bulunan kişiler hakkında TCK 265. maddesi kapsamında 'görevli memura direnme', parti binası yakınlarında yol üzerinde bulunan vatandaşların üzerine araba süren ve bir kişinin yaralanmasına sebebiyet veren, görüntüleri de sosyal medyaya yansıyan eylem nedeniyle TCK 86. maddesi kapsamında 'kasten yaralama' suçundan soruşturma başlatılmıştır.

Prof. Dr. Görür, Adana depremi için uyardı: '2023 depremleri nedeniyle enerji yüklü'

Adana'nın Saimbeyli ilçesinde meydana gelen 4.9 büyüklüğündeki depremin ardından Prof. Dr. Naci Görür, Adana Havzası için uyarıda bulundu

24.05.2026 17:31:00
Haber Merkezi
Prof. Dr. Görür, Adana depremi için uyardı: '2023 depremleri nedeniyle enerji yüklü'
Prof. Dr. Görür, Adana depremi için uyardı: '2023 depremleri nedeniyle enerji yüklü'
Saimbeyli ilçesinde meydana gelen 4.9 büyüklüğündeki depremin ardından Prof. Dr. Naci Görür, Adana Havzası için uyarıda bulundu.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı'nın (AFAD) verilerine göre, merkez üssü Adana'nın Saimbeyli ilçesi olan 4.9 büyüklüğündeki deprem saat 04.26'da kaydedildi. Yerin 8.6 kilometre derinliğinde meydana gelen sarsıntı çevre ilçelerde de hissedildi.
Depremin ardından sosyal medya hesabından değerlendirmede bulunan yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür, depremin Saimbeyli Fay Zonu'na yakın bir bölgede meydana geldiğini belirtti.
Görür paylaşımında, "Adana'da, Akoluk-Feke'de 4.9 deprem oldu. Deprem Saimbeyli ile Savrun Fay Zonları arasında ve Saimbeyli Fay Zonuna yakın. Bu faylar Doğu Anadolu Fay Zonuyla ilişkili ve 2023 depremleri nedeniyle enerji yüklü. Adana Havzası için tehdit olabilir. Geçmiş olsun" ifadelerini kullandı.

Bilgi Üniversitesi'ndeki protestolara biber gazlı müdahale: Kampüs boşaltıldı, yaralılar var İstanbul Bilgi Üniversitesi'ndeki protestolar üçüncü gününe girdi

Cumhurbaşkanı kararnamesi ile kapatılan İstanbul Bilgi Üniversitesi'ndeki protestoların üçüncü gününde polis göstericilere müdahale etti. Yaralılar ve gözaltılar olduğu bildirildi.
Geçtiğimiz cuma günü cumhurbaşkanı kararıyla kapatılan İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde öğrenci, akademisyen, mezun ve personellerin protestoları sürüyor

24.05.2026 17:20:00
Haber Merkezi
Bilgi Üniversitesi'ndeki protestolara biber gazlı müdahale: Kampüs boşaltıldı, yaralılar var İstanbul Bilgi Üniversitesi'ndeki protestolar üçüncü gününe girdi
Bilgi Üniversitesi'ndeki protestolara biber gazlı müdahale: Kampüs boşaltıldı, yaralılar var İstanbul Bilgi Üniversitesi'ndeki protestolar üçüncü gününe girdi
Cumhurbaşkanı kararnamesi ile kapatılan İstanbul Bilgi Üniversitesi'ndeki protestoların üçüncü gününde polis göstericilere müdahale etti. Yaralılar ve gözaltılar olduğu bildirildi.
Geçtiğimiz cuma günü cumhurbaşkanı kararıyla kapatılan İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde öğrenci, akademisyen, mezun ve personellerin protestoları sürüyor.

Gece yarısı öğrencilerle görüşen Rektör Ege Yazgan, okula öğrenci ve akademisyen girişine izin verilmeyeceğini ve kampüse erzak girişinin engelleneceğini açıkladı. Bu açıklamanın ardından rektörlük tarafından öğrencilere gönderilen e-postada, kampüsün Kurban Bayramı tatili gerekçesiyle kapatılacağı bildirildi. Öğrenciler ise bu kararı kabul etmediklerini belirterek, bugün için eylem çağrısında bulundu. Rektörlük kararının açıklanmasından bu yana dışarıdan kampüse ulaştırılmaya çalışan paketli gıdalar, su ve ilaçlara el konuluyor.

Protestoların üçüncü gününde Santral İstanbul kampüsündeki giriş turnikelerine kurulan barikatın açılmasını talep eden göstericiler sloganlar attı. Turnikeleri aşarak okul içerisinde barikat kuran emniyet güçleri ise kalabalığa biber gazıyla müdahale etti.

Arbede sonucu yaralananlar ve gözaltına alınanlar olduğu aktarıldı.

Gelişmelere ilişkin sosyal medya platformu X üzerinden bir açıklama yayınlayan Türkiye Komünist Gençliği (TKG), "Okullarının hiçbir gerekçe göstermeden keyfi bir kararname ile kapatılmasının ardından mücadeleye başlayan öğrencilere iktidarın yanıtı polis saldırıları oldu," dedi.

"Sabah itibariyle polis ablukasına ve müdahalesine maruz kalan öğrenciler okulun içerisinden çıkartıldı," diye ekledi.

Özgür Üniversite Hareketi tarafından X'te yapılan açıklamada da polisler tarafından zorla kampüsten dışarı çıkartılmaya çalışırken bir öğrencinin kafasının yarıldığı ve bayıldığı belirtildi.

"En güvenli olmamız gereken yerlerde emir kulu adı altında biz öğrencilere yapılan hiçbir işkenceyi kabul etmiyoruz, bize ait olanı alana kadar mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz!" denildi.

Üniversite öğrencileri ise nöbetten vazgeçmeyeceklerini vurgulayarak, okula yönelik herhangi bir kapatma ya da kampüs boşaltma kararını tanımayacaklarında ısrar ediyor.

22 Mayıs Cuma günü Resmi Gazete'de yayınlanan kararla İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin faaliyet izni iptal edildi, böylece üniversite fillen kapatılmış oldu.

TMSF'nin el koyduğu Can Holding'in bünyesinde yer alan üniversite, Eylül 2025'den bu yana kayyum tarafından yönetiliyordu.

Söz konusu kararın ardından öğrenciler ve akademik kadronun geleceği merak konusu oldu.

İstanbul Bilgi Üniversitesi, daha önce T24'e yaptığı açıklamada, 2021 yılından bu yana garantör kurumunun Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (MSGSÜ) olduğunu bildirmişti.

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) mevzuatına göre, faaliyet izni iptal edilen vakıf üniversitelerinin öğrencileri doğrudan bu koruyucu devlet üniversitesine aktarılıyor. MSGSÜ'nün kontenjan veya fiziki kapasitesinin yetersiz kalması durumunda ise YÖK, "üçüncü üniversite" olarak adlandırılan başka bir devlet üniversitesini devreye sokacak.

7 Haziran 1996'da Türkiye'nin dördüncü vakıf üniversitesi olarak kurulan Bilgi Üniversitesi, 2006'da dünya genelinde üniversiteleri bulunan ABD merkezli Laureate Uluslararası Üniversiteler Ağı'na geçmişti.

Üniversite, 2019'da 90 milyon dolara Can Holding'e satıldı.

Can Holding soruşturması
İstanbul Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından MASAK raporları ve mali denetim birimlerinin inceleme dosyalarına dayandırılarak başlatılan İstanbul merkezli Can Holding soruşturmasında ilk dalga operasyon 11 Eylül 2025'te gerçekleştirildi.

Soruşturma kapsamında Mehmet Şakir Can, Kemal Can ve Kenan Tekdağ'ın da aralarında bulunduğu 10 kişi hakkında gözaltı kararı verilirken, holding bünyesindeki Habertürk, Show TV, Bloomberg HT, Doğa Kolejleri ve Bilgi Üniversitesi işletmeleri dahil olmak üzere toplam 121 şirkete el konuldu.

Gözaltına alınan isimlerden Kenan Tekdağ daha sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, soruşturmanın kapsamı derinleştirildi.

Can Holding'e yönelik adli süreç, İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin kurucu vakfına kayyum atanmasıyla devam etti.

YÖK Başkanı Erol Özvar, kayyum atanmasının ardından üniversitedeki eğitim faaliyetlerinin kesintisiz süreceğini duyurmuştu.

Habertürk, Show TV ve Bloomberg HT'yi kapsayan medya kurumları ise Aralık 2024'te Turgay Ciner tarafından Can Grubu'na devredilmişti.

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, sosyal medya hesabı aracılığıyla açıklama yaptı

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi'nin sosyal medya hesabı aracılığıyla yaptığı açıklamada, "Darbecilerin hukuksuz manevralarının, baskın seçim hazırlıklarının, ana muhalefeti işgal çalışmalarının, hepsinin farkındayız. Koltuğunu terk etmemek için millete her türlü acıyı yaşatanlar, bu operasyonlarla korku iktidarlarının son aşamasına geçiş yapmıştır. Biz hiç seçim kaybetmedik ve milletin iradesiyle Türkiye’nin birinci partisi olduk. Yoldaşım, Genel Başkanım Özgür Özel’in yanındayım, birlikte azim ve kararlılıkla mücadeleye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı

24.05.2026 14:50:00
Haber Merkezi
Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, sosyal medya hesabı aracılığıyla açıklama yaptı
Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, sosyal medya hesabı aracılığıyla açıklama yaptı
Ekrem İmamoğlu, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi'nin sosyal medya hesabı aracılığıyla açıklama yaptı. İmamoğlu'nun açıklaması şöyle:

"Partimizin 38. Olağan Kurultayına yönelik mutlak butlan kararı bir saray darbesidir.

Talimatı verenler de uygulayanlar da bellidir.

"Yok hükmünde" dedikleri CHP yönetimi değil, Türk milletinin kutsal iradesidir.

Milli egemenliğe mahkemeler yoluyla baş kaldırılmıştır.

"Türk milleti adına" karar alan mahkeme, milli iradeyi yok hükmünde sayarak *Cumhuriyeti ve demokrasiyi imha etmektedir.*

Hepiniz yaptığınız hukuksuzlukların hesabını vereceksiniz!

Bu millete kader tayin etmeye kalkanlar, bu ulusun iradesini teslim almaya çalışanlar sizden önce ne yaşadıysa aynısını yaşayacaksınız.

Bugün aynılar aynı yerdedir! Darbeci, yargı kolları başkanı, kukla ve dahili bedhah kayyım! Hepiniz aynı yerdesiniz!

Bizim yerimiz, milli iradeye düşmanlık edenlerin yanı olmadı, olmayacak.

Darbecilerin hukuksuz manevralarının, baskın seçim hazırlıklarının, ana muhalefeti işgal çalışmalarının, hepsinin farkındayız.

Koltuğunu terk etmemek için millete her türlü acıyı yaşatanlar, bu operasyonlarla korku iktidarlarının son aşamasına geçiş yapmıştır.

Biz hiç seçim kaybetmedik ve milletin iradesiyle Türkiye'nin birinci partisi olduk.

Yoldaşım, Genel Başkanım Özgür Özel'in yanındayım, birlikte azim ve kararlılıkla mücadeleye devam edeceğiz.

Büyük milletim!

"Umutsuz zamanlar yoktur, umutsuz insanlar vardır" diyen Ulu Önder Atatürk'ün takipçileri:

İstikbali, Cumhuriyet'i, demokrasiyi ve geleceğimizi korumak için yaşadığımız zorlukları dert etmeyin.

AYAĞA KALKIN!

Birlikte omuz omuza, sesimizi ve öfkemizi yükseltin!

Milletinden korkan siyaset mühendislerine, koltuk ve güç düşkünlerine, piyonlara, kifayetsiz muhterislere hadlerini bildirelim.

Aziz milletim!

Korkmayacağız!

Her gün huzursuz olmaktan, acı çekmekten bıkmadınız mı?

Eğer susarsak, siyasilerden, spor ve sanat dünyasından, üniversitelerden sonra sıra size, milletimize gelecektir.

Siyasi parti liderleri,

Mesele CHP meselesi değildir!

Hattı müdafaa değil, sathı müdafaa yapmak zorundayız!

Gerçekten milleti temsil ettiğinize inanıyorsanız, derhal en güçlü şekilde Cumhuriyet'i, demokrasiyi ve adaleti savunmak zorundasınız.

Millet hepimizi çağırıyor ve "artık yapın" diyor!

Bu topraklarda halay da zeybek de horon da dik oynanır. Biz dimdik olacağız ki millet boyun eğmeyecek!

Aklımızla yüreğimizle, vicdanımızla milletçe kazanmak zorundayız.

Hiçbir çılgın, Türk milletine zincir vuramaz!

Gün, milli iradeyi, milli egemenliği, birlik ve beraberliğimizi muhafaza ve müdafaa etme günüdür.

Damarlarımızdaki asil kan 86 milyona bunu emretmektedir!

Darbecilere ve işbirlikçilerine inat, mücadeleyi topyekün başlatmak zorundayız.

Milletimizin iradesi, kararlılığı ve yol göstericiliği yegâne rehberimiz olacaktır!

BÜYÜK TÜRK MİLLETİ DARBEYE TESLİM OLMAYACAKTIR!

YA BUGÜN, YA HİÇ!"

Çanakkale'de tur otobüsü devrildi: 46 yaralı

Çanakkale'nin Biga ilçesinde Ankara'dan Çanakkale'ye gelen tur otobüsü ilçe girişinde kontrolden çıkarak tarlaya devrildi. Kazada yaralanan 46 kişi hastanelere kaldırıldı

24.05.2026 10:04:00 / Güncelleme: 24.05.2026 10:09:49
İHA
Çanakkale'de tur otobüsü devrildi: 46 yaralı
Çanakkale'de tur otobüsü devrildi: 46 yaralı
Kaza saat 06.25 sıralarında Biga ilçesi girişindeki Yıldıran mevkiinde meydana geldi. Ankara'dan Çanakkale'ye gelen ve Eskişehir'den yolcu alan, sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 AYD 067 plakalı tur otobüsü henüz belirlenemeyen bir nedenle yoldan çıkarak tarlaya devrildi.



İhbar üzerine olay yerine çok sayıda ambulans sevk edildi. Kazada 45 yolcu ve otobüs şoförü olmak üzere 46 kişi yaralandı. Yaralılar olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardında Biga ve Lapseki'deki hastanelere sevk edildi.



Yaralıların sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi.



Polis kazayla ilgili inceleme başlattı. Kaza yapan otobüs dron ile görüntülendi.



Biga Kaymakamı Ercan Kayabaşı yaralıları hastanede ziyaret etti



Kaza yerine gelen Biga Kaymakamı Ercan Kayabaşı, kazayla ilgili polislerden bilgi aldı. Ardından Kaymakam Kayabaşı hastanelere giderek yaralıları ziyaret edip, geçmiş olsun dileklerini iletti. Yaralıların durumları hakında da bilgi aldı.

Gülistan Doku soruşturmasında ABD'de gözaltına alınan Altaş'ın New York'ta hakim karşısına çıkması bekleniyor

Tunceli'de 2020 yılından bu yana kayıp olan üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturması kapsamında hakkında kırmızı bülten çıkarılan ve ABD'nin New York kentinde gözaltına alınan şüpheli Umut Altaş'ın 26 Mayıs Salı günü New York Güney Bölge Mahkemesi'nde hakim karşısına çıkması bekleniyor

24.05.2026 08:00:00
İHA
Gülistan Doku soruşturmasında ABD'de gözaltına alınan Altaş'ın New York'ta hakim karşısına çıkması bekleniyor
Gülistan Doku soruşturmasında ABD'de gözaltına alınan Altaş'ın New York'ta hakim karşısına çıkması bekleniyor
Tunceli'de 5 Ocak 2020 tarihinde kaybolan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku'ya ilişkin soruşturmada önemli bir gelişme yaşandı. Hakkında Interpol aracılığıyla kırmızı bülten çıkarılan ve dün ABD'de gözaltına alınan firari şüpheli Umut Altaş'ın Salı günü New York Güney Bölge Mahkemesi'nde hakim karşısına çıkmasının beklendiği bildirildi.

İHA'ya özel bilgi veren ABD'li yetkililer, gözaltı işlemleri devam eden Altaş'ın gözaltında tutulduğu New York'un Manhattan bölgesinde bulunan Federal Plaza'dan yerel saat ile bu akşam kentteki ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE) Gözlem Merkezi'ne götürüleceğini belirtti. Bu gelişmeler doğrultusunda Altaş'ın ilk duruşmasının Salı günü New York Güney Bölge Mahkemesi'nde yapılmasının beklendiği kaydedildi.


Türkiye'ye iade süreci gündemde



Hakkında Türkiye'ye iade edilmesi yönünde yakalama kararı bulunan Umut Altaş'ın mahkemede iade sürecine ilişkin beyanda bulunması bekleniyor. Duruşmada Altaş'ın Türkiye'ye iade edilmeyi kabul edebileceği değerlendiriliyor. ABD makamları ile Türk yetkililer arasında yürütülen adli süreç kapsamında, iade prosedürünün mahkemenin vereceği karar doğrultusunda ilerlemesi bekleniyor.

ABD'li yetkililer, Türkiye Adalet Bakanlığı tarafından Altaş'ın ülkesine iadesine ilişkin yoğun baskı sonucunda şimdiye kadar görülmemiş hızda bir iade sürecinin başlayacağı değerlendirmesinde bulundu.


ABD'de farklı suçlamalarla da yargılanıyor



Altaş'ın ABD'de farklı suçlamalarla da yargılandığı ortaya çıktı. Altaş'ın 1 Aralık 2025'te ABD'de gözaltına alındığı ve hakkında "tutuklamaya direnme", "sahte kimlik kullanma", "kasten fiziksel yaralanmaya yol açma", "devletin işleyişini engelleme" ve "ikinci derecede fiziksel temasla taciz" suçlamalarıyla dava açıldığı öğrenildi.
Söz konusu suçlamalara ilişkin davanın da New York'ta sürdüğü, Altaş'ın bu kapsamda 10 Haziran 2026 tarihinde ayrı bir duruşmaya daha çıkacağı kaydedildi.


Gülistan Doku dosyası



Gülistan Doku soruşturma kapsamında daha önce gözaltına alınan 15 şüpheliden 12'si tutuklanmış, 3 kişi hakkında ise adli kontrol kararı verilmişti. Soruşturma çerçevesinde firari durumda bulunan Umut Altaş hakkında Interpol nezdinde kırmızı bülten çıkarılmıştı.

Fethiye Belediye Başkanı Karaca, silahlı saldırıya uğradı

Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca, uğradığı silahlı saldırı sonucu ayağından yaralandı. Olay sonrası hastaneye kaldırılan Karaca'nın tedavisinin sürdüğü öğrenildi

23.05.2026 16:58:00 / Güncelleme: 23.05.2026 17:01:49
İHA
Fethiye Belediye Başkanı Karaca, silahlı saldırıya uğradı
Fethiye Belediye Başkanı Karaca, silahlı saldırıya uğradı
Edinilen bilgilere göre, saldırganın, yüzünde maske ile Karaca'nın evinin bulunduğu bölgeye geldiği ve burada silahla ateş açtığı öğrenildi. Saldırının ardından şüphelinin olay yerinden kaçtığı, kaçış sırasında ise inşaat halindeki bir bölgede görüldüğü öne sürüldü.






İhbar üzerine bölgeye çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Yaralı olarak hastaneye kaldırılan Alim Karaca'nın sağlık durumuyla ilgili resmi açıklama beklenirken, polis ekipleri kaçan şüphelinin yakalanması için geniş çaplı çalışma başlattı.








Fethiye Kaymakamı Fatih Akkaya, hastaneye gelerek Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca'nın sağlık durumu hakkında bilgi aldı. Kaymakam Akkaya hastane çıkışında, "Başkanımızın sağlık durumu gayet iyi. Gerekli tedavisi doktorlarımız tarafından yapılıyor. Fail ve failleri yakalamak için çalışmalarımız sürüyor" dedi.

MİT'ten sınır ötesinde DEAŞ operasyonu

Milli İstihbarat Teşkilatı, sınır ötesinde DEAŞ'a yönelik bir operasyona imza attı. MİT'in Suriye'de Suriye İstihbarat Servisi ile koordineli gerçekleştirdiği operasyon sonucu Kırmızı Bülten ile aranan 10 DEAŞ'lı yakalanarak Türkiye'ye getirildi. MİT ve Emniyet Genel Müdürlüğü TEM Daire Başkanlığı'nın yürüttüğü ortak çalışmalar sonucunda 10 DEAŞ mensubunun 9'u tutuklandı, birinin ise gözaltı süreci uzatıldı

23.05.2026 12:06:00 / Güncelleme: 23.05.2026 12:11:38
İHA
MİT'ten sınır ötesinde DEAŞ operasyonu
MİT'ten sınır ötesinde DEAŞ operasyonu
Yakalananlardan biri Ankara Gar saldırısı ile bağlantılı

MİT'in istihbari çalışmaları sonucunda, Türkiye'den Suriye'ye geçerek DEAŞ terör örgütüne katılan Türk kökenli şahıslar tespit edildi. Yapılan istihbari çalışmalar sonucu bu şahısların DEAŞ bünyesinde faaliyet gösterdiği ortaya çıkarıldı. Ayrıca söz konusu şahısların geçmişte Türkiye'de gerçekleştirilen birçok terör eylemi içerisinde yer aldığı da belirlendi.

Yakalanan DEAŞ'lı 10 teröristten birinin, 109 kişinin hayatını kaybettiği Ankara Garı saldırısının failleri ile bağlantılı olduğu da ortaya çıktı.






Suriye'de sınır ötesi operasyon

MİT, DEAŞ mensubu 10 şahsın Suriye'de olduğunu tespit etmesi üzerine Suriye İstihbarat Servisi ile iletişime geçti. Kurulan koordine sonucu sahada çalışmalar yürütülmeye başlandı. Yürütülen çalışmalar neticesinde şahısların yerleri tespit edildi. Teröristlerin hareketleri adım adım izlendi.









Düzenlenen operasyon ile DEAŞ'lı 10 terörist Suriye'de yakalanarak Türkiye'ye getirildi. MİT ve Emniyet Genel Müdürlüğü TEM Daire Başkanlığı'nın yürüttüğü ortak çalışmalar sonucunda 9 DEAŞ mensubu sorgularının ardından çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı, birinin ise gözaltı süreci uzatıldı.








DEAŞ'lı 10 terörist Emniyet'te verdikleri ifadelerinde;
- DEAŞ tarafından verilen eylem talimatlarına,
- DEAŞ bünyesinde aldıkları silahlı ve dini eğitimlere,
- DEAŞ adına gerçekleştirdikleri propaganda faaliyetlerine,
ilişkin hususları aktardı.








DEAŞ bünyesinde faaliyet yürüten 10 şahısların Kırmızı Bülten ile aranan şahıslar:

DEAŞ'ın Türkiye'den Sorumlu İstihbarat sözde emiri Ali Bora; 2014'te DEAŞ'a katılmak amacıyla Suriye'ye geçti. DEAŞ içerisinde farklı birimlerde görev aldı. Pek çok çatışmaya katıldı. Faruk Ofisi (Türkiye Vilayeti) içerisinde görev aldı. Sözde Türkiye Vilayeti unsurlarınca TSK güçlerine yönelik düzenlenen 3 ayrı eylemin planlayıcıları arasında yer aldı.

2015'te 109 kişinin ölümüyle ve yüzlerce insanın yaralanması ile sonuçlanan Ankara Gar saldırısını düzenleyen DEAŞ'lı teröristlerle irtibatlı olan Ömer Deniz Dündar; 2014'te DEAŞ'a katılmak için Suriye tarafına geçti. DEAŞ içinde farklı birimlerde görev aldı. Pek çok çatışmaya katıldı. DEAŞ'ın Faruk Ofisi (Türkiye Vilayeti) içerisinde görev aldı. DEAŞ'ın 2015'te düzenlediği Ankara Garı saldırısı failleri ile bağlantılı olduğu tespit edildi. Ayrıca, terör örgütünün Türkiye'ye yönelik gerçekleştirdiği birçok saldırı ile de bağlantılı olduğu ortaya çıktı.
2017 yılında Türkiye'de olası eylemlerin önüne geçilmesi için düzenlenen operasyonlar sırasında yakalanan, intihar kemerli 2 saldırganın üzerlerinde yer alan bomba düzeneklerine yönelik yapılan parmak izi tespitinde Ömer Deniz Dündar'ın da parmak izine rastlandı.








Hüseyin Peri; 2014 yılında DEAŞ'a katılmak için Suriye'ye geçti. DEAŞ içerisinde sağlık birimde faaliyet yürüttü. 2015'te PYD/YPG unsurları tarafından yakalanarak cezaevinde kaldı. PYD/YPG ile DEAŞ arasında gerçekleştirilen esir takısında serbest bırakıldı. Serbest bırakılması sonrasında 2019'a kadar DEAŞ'ın sağlık biriminde faaliyetlerine devam etti.

Kadir Gözükara; DEAŞ'a bağlı faaliyet yürüten Dokumacı Grubu lideri Mustafa Dokumacı'nın yönlendirmesi ile 2015'te DEAŞ'a katılmak amacıyla Suriye'ye geçti. Engelli olmasından dolayı DEAŞ içerinde silahlı faaliyetlerde bulunmadı ama Suriye'ye gelen DEAŞ unsurlarının lojistik ihtiyaçlarını karşılamada görev aldı. M. Dokumacı'nın yönlendirmesi ile 2021'e kadar medya faaliyetlerini yürüttü.








Abdullah Çobanoğlu; çatışma bölgelerinde faaliyet göstermek üzere 2016'da Suriye'ye geçti. Suriye alanında selefi/tekfiri görüşü benimseyen gruplar içerisinde silahlı olarak faaliyet gösterdi. Bulunduğu araca yönelik gerçekleştirilen EYP'li saldırıda bacağını kaybetti. 2020'de DEAŞ'a biat ederek Faruk Ofisine bağlı şekilde medya biriminde görev aldı.

Hakkı Yüksek; DEAŞ'a katılmak için 2016'da Suriye'ye geçiş yaptı. DEAŞ içerisinde silahlı olarak faaliyetlere ve çatışmalara katıldı. DEAŞ'ın kontrol sahasını kaybetmesi üzerine örgütün hücre yapılanması içerisinde faaliyetlerini sürdürdü. Bir dönem Faruk Ofisi (Türkiye Vilayeti) içerisinde faaliyetlerine devam etti. DOKUMACI Grubu lideri Mustafa Dokumacı'nın yardımcılığını yaptı, özel işlerini dahi yürüttü.


Siverek CHP İlçe Başkanı gözaltına alındı

Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde CHP İlçe Başkanı Mehmet Eyyüp Demirböken, CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'na ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alındı

23.05.2026 11:57:00 / Güncelleme: 23.05.2026 11:59:10
İHA
Siverek CHP İlçe Başkanı gözaltına alındı
Siverek CHP İlçe Başkanı gözaltına alındı
Edinilen bilgilere göre, Demirböken, sabah erken saatlerde polis ekiplerince evine düzenlenen operasyonla gözaltına alınarak emniyete götürüldü. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in seçildiği 38. Olağan Kurultay'da "delegelerin oy kullanma iradesine müdahale edildiği" ve "rüşvet verildiği" iddialarına ilişkin olduğu iddia edildi.



Soruşturma kapsamında İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince İstanbul merkezli 7 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendiği, çok sayıda şüpheli hakkında gözaltı kararı bulunduğu öğrenildi. Operasyonların İstanbul, Ankara, İzmir, Şanlıurfa, Kahramanmaraş, Kilis ve Malatya'da gerçekleştirildiği, şüphelilere ait adreslerde arama ve el koyma işlemleri yapıldığı bildirildi.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.