HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 27 TEMMUZ 2021, SALI

Dört arkadaşın esrarengiz ölümü

16.06.2001 00:00:00
Tonton diyorlardı... Sevimliydi... Cana yakındı... Asker olmuştu. Arkadaşları mektupları ile telefonlarıyla tontonun hal hatırlarını sorarlar, anacığı hasretle yolunu beklerdi.

Tonton gelecek yine sevgiler çağlayacak derken acı haber geldi... Tonton'a isabet eden bir kaza kurşunu ölümüne sebep olmuştu. Şehit olmuştu Tonton... Bu arada meczub olduğu sanılan bir yaşlı kadın şöyle bir rüya gördüğünü söyler:

Tonton'u gördüm rüyamda. Bana dedi ki: Sevdiğim üç kişi arkamdan gelecek.

Bunu duyanlar meczub sandıkları kadının sözlerin inanmadılar... Aradan kısa bir zaman geçmişti. Tonton'un arkadaşlarından biri köyde bir trafik kazasında hayatını kaybetti...

Yine bir müddet sonra Tonton'un asker arkadaşı tezkeresini almış dönerken bir trafik kazasıyla hayatını kaybetti.

Hiç kimsenin aklına o yaşlı kadının rüyası gelmiyordu... Ta ki: Çok sevdiği Mustafa abisi yanına gelinceye kadar...

Mustafa mı? Tonton'un çok sevdiği abisi kadar bağrına bastığı büyüğü...

Mustafa abisi saygılı, cömert, saf ve içten biriydi... 1997 yılıydı. Yıllarca emek verip alın teriyle biriktirip çalıştığı züccaciye dükkanına hırsızlar girdi. Milyarlarca liralık malı çalıp gittiler... Mustafa'nın alın terini, emeğini telef ettiler, yağmaladılar...

Mal dediğin can yongasıydı... Mustafa'nın canının yaktılar, bir gecede kül ettiler eli kırılasıcalar. Ardında ailesi ve üç çocuğu vardı. Bir iş bir aş için çırpınmaya başladı. Zaman ilerledikçe arabasını sattı. Bugün yarın kendimi toparlarım derken ekonomik zehir ona da bulaştı...

Memleketi bir anda kasıp kavuran, babaların, abilerin, anaların, bacıların, dedelerin, ninelerin boynunu büken güya ekonomik sıkıntı aslında vatan evlatlarına yapılan haksızlık, beceriksizlik yüzünden hânumanlar inim inim inlemeye başlamıştı.

Mustafa da uğraştı didindi. Çabalayıp ayakta durmaya çalıştı. Ne var ki işsizlik onun da yakasından tuttu. Yıllarca esnaflık yapmıştı. Hangi işe girse daha genç biri denip sigortalı bir işe vermediler. Rızıktır deyip koştu. Elinin burkulduğu günlerdi. Yevmiye ile bir iş bulmuş gidiyordu. Öylesine gidiyordu ki elinin burkulduğunu kaşık tutarken bile zorlandığını unutmuştu...

Kardeşinin hatırlatması ve ısrarıyla o gün işe gitmemişti...

Türk insanının kahraman, çalışkan, fedakar, saf, samimi gençliğini böylesine sahipsiz, böylesine, ilgisiz bırakıp siyasi dedikodularla meşgul olup borç para hayaliyle vatanın çatısını bile tehlikeye sokan yetkililerin elinden kurtaracak bir nefes çıkmaz ise insanımız ne olacak... Bu buhranlara, bunalımlara daha ne kadar dayanacak... Bu arada şu sözümü de söyleyeyim... Gerçi bu köşeden, bu sahifeden bu zamana kadar hiç bir yetkili ve etkili biri benim serzenişimi duymadı ama yine de söyleyeyim. Derhal milli ve manevi duyarlılığı olan dernekler bir vakıf kurup işsizlikten dolayı aç kalan, hasta olan, bunalıma düşen, evladına bakamayan, ailesi mağdur olanların yardımına koşacak milli bir irade teşekkül ettirmelidir. Böyle zayıf zamanları kollayıp ülkemizi bölmek, insanımızı ezmek isteyen fesatçıların eline düşmeden evlatlarımıza, gençlerimize sahip çıkılsın...

Yukarıdaki parantez arası cümlelerden sonra Mustafa'nın iş bulduğunu söyleyeyim... Nasıl mı? Bir arkadaşı mazot tankerlerinin temizliğinde çalışıyor. Mustafa da yevmiyeli olarak gidiyor şimdilik.

Mustafa'da bugün bir gariplik var. Yoksa ötelerin rüzgarı mı esiyor yüzünde ne?

Mazot tankerini temizlerken biriken gazlar bir anda yaktığı sigara ile alev alıyor... Belden yukarı alevler başına sıçrıyor... Can havliyle dışarı atıyor kendini... Ateş söndü ama ciğer sönmedi... Acilen hastaneye kaldırılıyor... Başının her tarafı şiştikçe şişiyor... Eller çekiliyor artık. Vakit tamamlanmış son nefes reçetesi imzalanacakken; doktor bir kaç gün sonra diyor. Mustafa Pazar günü Rahmet-i Rahmana yürüyor... Hani iyiliklerinin sevabına koşarken yanarak ölenlerin mertebesine de koştu. Gerisinde bıraktığı ve "üç kız evladını büyütüp helal ile besleyip terbiyesini güzel edenler cennete gidecek" diyerek arzuladığı cennetlerin mükafatını "ameller niyete göredir" hadis-i gereğince inşallah almıştır. Makamı cennet olsun. Bizlerin hali ne olacak... Allah geride bıraktığı kederli ailesine sabr-ı cemil ihsan etsin.

Ha bu arada Tontonu unuttuk. Unuttuk ama o gerideki sevdiklerini unutmadı. Hem de çağırmak da ona nasip oldu. Sevdiği üç arkadaşının her biri de bir kaza ile hayatlarını sona erdirdiler. Bir esrarengiz sıra ile gittiler. Sadece kundakları biraz büyümüştü... Kefenlerine bürünüp gittiler.

Allah rahmet eylesin.

Hepimiz Allah'tan geldik O'na gideceğiz.
 
Feyyaz İnanç / diğer yazıları
Megadentist



logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.