Asıl gündemi milletten saklamak için bir kağıt parçası etrafında fırtınalar koparan, kopardıkları fırtınalar sonucu iftira attıkları subayı içeri attıran, sonra da çifte telli oynamaya hazırlanan taifenin keyfi biraz kaçmış gibi.Suratları asık, ses tonları nasırına basılmış birilerini çağrıştırıyor.Ne olmuş söz konusu subay tahliye edilmiş.Bütün yayın organları ile üzerine çullanıp, haftalarca iftira üretip tutuklattıklarında; "işte hukuk, işte adalet?" naraları.Ertesi gün tahliye kararı çıkınca da; "adalet yerlerde sürünüyor, hukuk katlediliyor?" salyaları.Yalan yolu haber, ben diyeyim yarım saat, siz deyin kırk beş dakika ana haber bülteninde yırtınma, çırpınma, bir yerlerini yırtma seansları sergiledi.Böyle şey olur muymuş?Yalan yolu haber,bu yılın ilk çeyreğinde yüzde on dört küçülen ekonomiyi milletten nasıl saklayacak, işte böyle.Savaş yıllarında dahi görülmemiş bir erime yaşandığının üstünü nasıl örtecek, işte böyle.Yedi yıldır alkışladıkları iktidar her bakımdan adeta dökülüyor ama onlar yine cilalama peşinde.İşte bir başka açıdan ülkeyi getirdikleri nokta:"O fotoğrafa uzun uzun baktım.Törende DTP'li milletvekilleri, belediye başkanları "devrim şehitleri", yani ölen PKK'lılar için ayağa kalkmışlar, saygı duruşunda bulunuyorlar bir dakikalık.Kaymakam kalkmamış, oturuyor...Boynunu bükmüş...Yüzünde gülmekle ağlamak arasında bir ifade var.Hırsından belki, arada bir ağzının sol yanı açılıp kendi bıyığını yakalamak istiyor, yakalayamıyor.*** Kaymakam...O, arkasında sanki devlet varmış gibi yapıyor...Oysa yok...Devlete kurşun sıkan o teröristler için saygı duruşunda bulunan milletvekilleri, Cumhurbaşkanı'nın, Başbakan'ın sofralarında ve uçaklarında olabiliyorlar...O teröristlere saygı sunanların; dokunulmazlıkları var, devletten yollukları-ödenekleri, konuşma ve söyleme özgürlükleri var...Arkalarında aydınlar, medya, yazarlar, çizerler...Cumhurbaşkanı "Bu tarihi fırsat kaçırılmamalıdır" diyerek destekliyor onları...Herkes biliyor ki Başbakan'ın ve iktidarının onlarla sorunu yok... Tersine onlarla mücadele eden devletin askerlerine kızıyor...Kaymakam bunu biliyor...Çaresiz...Kalkıp "Ben orduma kurşun sıkan teröriste saygı duruşunda bulunanlar ile bir arada olamam, bunun hesabını sorarım..." dese, hiçbir şey yapamayacak...Belki suçlu çıkacak...O da önündeki sehpanın köşesine bakıyor...Yalnız...Boynu bükük..." (Bekir Coşkun, Hürriyet 3 Temmuz 09).***Durum bundan ibaret.Hacıma, hocama duyurulur.
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Bu ayet bir kez daha, belki bin kez daha okunmalı / 14.03.2026
- Haçlı-siyonist ittifakı dünyayı ateşe verdi / 13.03.2026
- Yalanlar yılana tebdil olurken… / 13.02.2026
- En kanlı yalan / 12.02.2026
- BTP’nin Viyana çıkarması muhteşemdi / 11.02.2026
- Saçmalamalarda çıta yükseliyor / 05.02.2026
- Basiret bağlanması bu olsa gerek / 03.02.2026
- Kur’an ayı Ramazan yaklaşırken / 02.02.2026
- Ufuklar karanlık vicdanlar kara saymakla biter mi dert sıra sıra / 01.02.2026
- Yanlışta ısrar yöneticilerin ayrılmaz sıfatı olmuş / 31.01.2026
- Haçlı-siyonist ittifakı dünyayı ateşe verdi / 13.03.2026
- Yalanlar yılana tebdil olurken… / 13.02.2026
- En kanlı yalan / 12.02.2026
- BTP’nin Viyana çıkarması muhteşemdi / 11.02.2026
- Saçmalamalarda çıta yükseliyor / 05.02.2026
- Basiret bağlanması bu olsa gerek / 03.02.2026
- Kur’an ayı Ramazan yaklaşırken / 02.02.2026
- Ufuklar karanlık vicdanlar kara saymakla biter mi dert sıra sıra / 01.02.2026
- Yanlışta ısrar yöneticilerin ayrılmaz sıfatı olmuş / 31.01.2026





























































