logo
14 EYLÜL 2026

Duygusal açlık mı, fiziksel mi?

Tokken buzdolabına gitmenizin nedeni fiziksel açlık değil, duygusal kaçış olabilir. Duygusal yemenin gizli tetikleyicilerini keşfedin ve diyet yolculuğunuzda kalıcı kontrolü nasıl sağlayacağınızı öğrenin

06.10.2025 14:50:00
Eyüp Kabil
 
Duygusal açlık mı, fiziksel mi?
Duygusal açlık mı, fiziksel mi?
En iyi diyet planları bile, bir anda bastıran o karşı konulamaz yeme isteği karşısında çöker; zira diyetin asıl savaşı mide gurultusuyla değil, stres, can sıkıntısı ve yalnızlık gibi duygularla verilir.

DİYETİN GÖRÜNMEZ ENGELİ

Diyet yapmak, çoğumuz için kalori saymaktan, porsiyon küçültmekten ibarettir. Ancak en iyi planlar bile, bir anda bastıran o tanıdık, karşı konulamaz yeme isteği karşısında çöker. Bu istek, mide gurultusundan değil, ruh halimizden kaynaklanır: Duygusal Açlık. Diyetin fiziksel savaşını kazanmak kolay olsa da, asıl mücadele, yeme davranışlarımızın psikolojik arka planında yatar.

DUYGUSAL AÇLIK VE FİZİKSEL AÇLIK ARASINDAKİ KRİTİK FARKLAR

Diyet yaparken başarılı olmanın ilk adımı, hangi açlığın gerçek olduğunu ayırt etmektir.


Kriter

Duygusal Açlık (Zihin)

Fiziksel Açlık (Mide)

Başlangıcı

Aniden, hızlı ve acil bir istekle başlar.

Yavaş yavaş, kademeli olarak artar.

İstek Türü

Genellikle belirli bir yiyeceğe (tatlı, cips, abur cubur) odaklıdır.

Çeşitli yiyeceklere açıktır, sağlıklı seçenekler de doyurur.

Doygunluk

Fiziksel doygunluk sağlansa bile tatmin duygusu gelmeyebilir, pişmanlık takip eder.

Doygunluk hissedildiğinde yemeyi bırakma eğilimi vardır.

Hissettirdiği

Gerginlik, can sıkıntısı, yalnızlık, stres gibi duygulardan kaçış arar.

Fiziksel belirtiler (mide gurultusu, halsizlik) eşlik eder.

YEME DAVRANIŞLARININ PSİKOLOJİK ARKA PLANI

Duygusal yeme, bir başa çıkma mekanizmasıdır. Yiyecekler, geçici bir sığınak veya ödül görevi görür.

1. Stres ve Gerginlik: Kortizol hormonu iştahı, özellikle de karbonhidrat ve yağ isteğini artırır. Yemek, beynin "savaş ya da kaç" tepkisini geçici olarak yatıştırır.

2. Can Sıkıntısı (Boşluk Hissi): Zihin bir aktivite arar ve yemek yemek, anlık bir meşguliyet ve tatmin sağlar. Bu, özellikle televizyon karşısında veya hareketsiz zamanlarda tetiklenir.

3. Ödül ve Kutlama: Çocukluktan kalan "iyi davrandın, şimdi ödül al" şartlanması, yemeği bir başarı sembolü veya kendini şımartma yöntemi olarak kullanmamıza neden olur.

4. Yas ve Yalnızlık: Yiyecekler, özellikle "konfor yiyecekleri" (comfort food), kayıp, üzüntü veya yalnızlık anlarında geçmişin güven veren anılarına dönme aracı olabilir.

İÇSEL ÇATIŞMALAR VE DİYETİN TUZAKLARI

Diyet, duygusal yeme döngüsünü tetikleyen bir dizi içsel çatışmaya neden olur:

Çatışma 1: Yasaklanmış Meyve Sendromu: Kendine aşırı kısıtlama koymak, o yiyeceğe karşı kontrol edilemez bir arzu yaratır. ("Çikolata yasak, bu yüzden sadece bir tane almalıyım" derken tüm paketi bitirmek.)

Çatışma 2: "Hep Ya Da Hiç" Zihniyeti: Küçük bir kaçamak yapıldığında ("Madem diyeti bozdum, bugün tamamen bozayım, yarın başlarım" düşüncesi) motivasyonun tamamen kaybolması.

Çatışma 3: Mükemmeliyetçilik ve Pişmanlık: Diyet hedeflerine ulaşamama durumunda hissedilen yoğun suçluluk ve pişmanlık, bu duygulardan kurtulmak için daha fazla yeme dürtüsünü tetikler.

DUYGUSAL AÇLIKLA BAŞA ÇIKMANIN 5 ALTIN KURALI

Duygusal yeme alışkanlığını kırmak, duygularımızı yönetmeyi öğrenmekle başlar.

1. Durakla ve Sorgula (5 Dakika Kuralı): Yeme isteği geldiğinde hemen tepki verme. Kendine 5 dakika süre ver ve şu soruları sor:

Şu an gerçekten midem mi aç?

Hangi duygudan kaçmaya çalışıyorum? (Stres, sıkıntı, öfke?)

Bu yiyeceği yersem 20 dakika sonra nasıl hissedeceğim? (Genellikle pişmanlık)

2. Alternatif Başa Çıkma Mekanizmaları Geliştir: Yemek yerine duyguyu yönetme aracı bul.

Stres: Kısa bir yürüyüşe çık, nefes egzersizi yap.

Can Sıkıntısı: Sevdiğin bir hobiye yönel, arkadaşını ara.

Öfke: Bir şeyler yaz (günlük tutmak), yastık yumrukla.

3. Duygu Günlüğü Tut: Ne zaman, ne yediğini değil; ne zaman yeme isteği duyduğunu ve o an ne hissettiğini kaydet. Bu, tetikleyici duyguları ve durumları belirlemeni sağlar.

4. Bilinçli Yemeyi Benimse: Yavaşla. Yemeği sadece masada ve dikkatini dağıtacak unsurlardan (TV, telefon) uzakta ye. Yiyeceğin tadına, dokusuna ve kokusuna odaklan. Bu, doygunluk hissini artırır ve duygusal boşluğu doldurmaya çalışmanın önüne geçer.

5. Kendine Şefkat Göster (Affetme): Diyetin mükemmel olmak zorunda değil. Bir kaçamak yaptığında kendini suçlamak yerine, bunun insani olduğunu kabul et. Pişmanlık duygusunu yemeğe dönüştürmek yerine, bir sonraki öğünde sağlıklı seçime dönmeye odaklan.

KONTROL KALORİLERDE DEĞİL, DUYGULARDA

Başarılı bir diyet, sadece tartıdaki sayıları değiştirmek değildir. Esas başarı, yiyeceklerin üzerimizdeki duygusal kontrolünü kırmaktır. Duygusal açlığın üstesinden gelmek, disiplin değil, farkındalık gerektirir. Duygularınızı bir düşman olarak değil, yeme isteğinizi tetikleyen birer rehber olarak gördüğünüzde, diyet yolculuğunuzda kalıcı huzuru ve başarıyı yakalayabilirsiniz.

58 sosyal medya hesabına erişim engeli kararı

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca, müstehcen içerik ve LGBT propagandası yaptığı belirlenen 58 sosyal medya hesabına erişim engeli kararı verildi

14.09.2026 17:55:00
İhlas Haber Ajansı
 
58 sosyal medya hesabına erişim engeli kararı
58 sosyal medya hesabına erişim engeli kararı
Sosyal medya platformları üzerinden çok sayıda müstehcen içerik ve LGBT propagandası niteliğinde paylaşımlarda bulunan ve konuya ilişkin devam eden soruşturmaları hedef gösterdiği belirlenen sosyal medya hesapları hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatıldı. Yürütülen soruşturma kapsamında, söz konusu paylaşımları yaptığı belirlenen 58 sosyal medya hesabı tespit edildi.

Başsavcılığın talebi doğrultusunda, Bakırköy 4'üncü Sulh Ceza Hakimliği kararınca hesaplara erişim engeli kararı verildi. Alınan kararın, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığına bildirildiği öğrenildi.

Kayıp bebek soruşturmasında ilginç gelişme

Sivas'ın Divriği ilçesinde 3 gündür aranan 11 aylık bebek soruşturmasında ilginç bir gelişme yaşandı, ilk ifadesinde bebek satıldı diyen anne bu kez cinayet iddiasında bulundu

14.09.2026 17:54:00
İhlas Haber Ajansı
 
Kayıp bebek soruşturmasında ilginç gelişme
Kayıp bebek soruşturmasında ilginç gelişme
Sivas'ın Divriği kırsalında hayvancılık yapan E.B., 2 gün önce jandarmayı arayarak 11 aylık bebekleri Büşra'nın kayıp olduğu ihbarında bulundu. Bunun üzerine AFAD ve Jandarma ekipleri kırsalda arama çalışması başlattı. Aile ilk olarak bebeği yabani hayvanların kaçırmış olabileceğini ileri sürdü. Ailenin çelişkili açıklamaları üzerine ifadesi alınan anne E.B. (27) bebeği para karşılığı babası tarafından satıldığını iddia etti.

Annenin itirafı üzerine Divriği Cumhuriyet Savcılığı konuyla ilgili soruşturma başlattı. Savcılık koordinesinde 2 gün önce baba Y.B ile olayla ilişkisi olduğu düşünülen K.D., Ö.B., R.B., M.R.B. gözaltına alındı. Beş kişinin sorgulaması devam ederken şüpheli görülen anne E.B de geçtiğimiz gün gözaltına alındı. 24 saatlik gözaltı süresinin dolmasının ardından ek süre talep edildi. Bugün de olayla ilgili bilgisi olduğu düşünülen 3 kişi daha gözaltına alındı.

Gözaltındaki 9 kişinin ifadeleri sürerken ilginç bir gelişme yaşandı. Anne E.B. ifadesini değiştirerek, bebeği babasının öldürerek hayvancılık yaptıkları bölgeye gömdüğünü iddia etti. İddia üzerine bölgede bu kez ceset araması yapıldı. Kadavra köpekleriyle yapılan aramada henüz cesede ulaşılamadı. Arama çalışması sürüyor.

Erdoğan: 'Pırıl pırıl bir gençlik filiz veriyor'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gençlerimizle, evlatlarımızla her buluşmamızda şuna şahit oluyorum. Birileri sürekli kötümser senaryolar yazsa da gerçekten başarılı, dünyayı takip eden, teknolojiyi iyi kullanan, kendini geliştirmeye çalışan pırıl pırıl, ışıl ışıl bir gençlik filiz veriyor" dedi

14.09.2026 17:20:00
AA
 
Erdoğan: 'Pırıl pırıl bir gençlik filiz veriyor'
Erdoğan: 'Pırıl pırıl bir gençlik filiz veriyor'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazi Anadolu Lisesi'nde "2026-2027 Eğitim-Öğretim Yılı Açılışı ve Ankara'da Yapımı Tamamlanan Eğitim Yatırımlarının Toplu Açılış Töreni"ne katıldı.

Yeni bir eğitim-öğretim yılının heyecanını, umudunu ve sevincini hep birlikte yaşadıklarını belirten Erdoğan, şunları söyledi:

"Bu tatlı heyecanı, 42 yıllık geçmişiyle Başkent Ankara'nın en gözde eğitim kurumlarından biri olan Gazi Anadolu Lisesi'nde sizlerle beraber yaşamaktan duyduğum memnuniyeti ifade etmek istiyorum. Geçen hafta ilkokul ve ortaokul ilk sınıfları ile anaokullarımızı neşeyle dolduran yavrularımız uyum haftası kapsamında okullarına başlamıştı. Bugün de 'Mayamız Birlik İlk Dersimiz Kardeşlik' temasıyla tüm öğrencilerimiz okullarıyla buluştular. Öncelikle 2026-2027 Eğitim-Öğretim Yılı'nın öğrenci ve öğretmenlerimiz başta olmak üzere eğitim camiamıza hayırlı olmasını diliyorum."


"Çocuklarımızın başarı grafiği her yıl yükseliyor"


Türkiye'nin dört bir yanında görev yapan öğretmenlere selamlarını gönderen Erdoğan, hayat yolculuklarında çocukların ellerinden tutan, onların yolunu ve ufkunu aydınlatan tüm hocalara şükranlarını sundu.

Vazifeleri sırasında şehit düşen, afet ve kazalarda hayatını kaybeden, ebediyete uğurladıkları tüm eğitim neferlerini rahmet ve minnetle yad eden Erdoğan, "Rabbim ruhlarını şad, mekanlarını cennet eylesin." dedi.

Bugünkü programda olduğu gibi her eğitim-öğretim yılı başlangıcında zihni açık, ufku geniş, bilgili, kültürlü, donanımlı, özgüven sahibi nesillerin yetişmekte olduğunu görmenin bahtiyarlığı içerisinde olduklarını vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu:

"Gençlerimizle, evlatlarımızla her buluşmamızda şuna şahit oluyorum. Birileri sürekli kötümser senaryolar yazsa da gerçekten başarılı, dünyayı takip eden, teknolojiyi iyi kullanan, kendini geliştirmeye çalışan pırıl pırıl, ışıl ışıl bir gençlik filiz veriyor. Sadece eğitimde değil, sporda, sanatta, bilimde ve diğer alanlarda maşallah çocuklarımızın başarı grafiği her yıl yükseliyor. İşte en son az önce de ekranda ifade edildiği gibi PISA 2025 sonuçları bu tespitimizi bir kere daha teyit etti. 91 ülkenin katıldığı PISA 2025 Raporu'na göre, Türkiye fen bilimleri, matematik ve okuma becerileri alanında OECD ülkeleri arasında puanını en fazla artıran ülke oldu. Türkiye'nin her üç alandaki başarı sıralaması yüzde 50 oranında arttı. Her üç alanda da performansını anlamlı düzeyde artıran tek ülke olduk. Fırsat eşitliği açısından ise avantajlı ve dezavantajlı öğrenci grubunda performansını yükselten tek OECD ülkesi Türkiye'ydi. PISA sonuçlarının eğitim camiamıza hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Bu başarılı sonucun alınmasında emeği geçen tüm öğretmen, öğrenci ve velilerimizi gönülden tebrik ediyorum."


"Ne yapıyorsak öğrencilerin başarısı için yapıyoruz"


"Burada şunu da üzülerek söylemek durumundayım. Milletçe hepimizi sevindirmesi gereken bu başarıyı maalesef birilerinin karalamaya, küçümsemeye, önemsizleştirmeye çalıştıklarını da görüyoruz. Hayata yalnızca siyasi ve ideolojik çıkarlar üzerinden bakan bu kompleksli zihniyeti kendi hezeyanlarıyla baş başa bırakıyoruz." diyen Erdoğan, şunları kaydetti:

"Biz onları umursamıyoruz. Siz de moralinizi bozmalarına izin vermeyin. Bu ülkenin Cumhurbaşkanı olarak kıvanç kaynağımız olan tüm öğrenci ve öğretmenlerimizle iftihar ediyoruz. İstikbalimizin güvencesi olarak gördüğümüz her bir evladımızın bugün bir kez daha alnından öpüyor, hepsini muhabbetle kucaklıyorum."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, öğrenci ve öğretmenlere hitaben, "Şunu bilmenizi isterim ki ne yapıyorsak sizlerin başarısı için yapıyoruz. Çocuklarımızın daha müreffeh, daha güçlü, itibarlı ve kalkınmış bir ülkede yaşaması için yapıyoruz. Gençlerimizin hayallerine giden yolu ardına kadar açmak için yapıyoruz. Öğretmenlerimizin bilgi ve birikimlerini öğrencilerine tam ve eksiksiz bir şekilde aktarabilmeleri için yapıyoruz." diye konuştu.


"Hazırladığımız tüm bütçelerde aslan payını eğitime ayırdık"


Göreve geldikleri günden itibaren eğitime özel önem verdiklerini vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Her şey eğitimle başlar dedik. Eğitim olmazsa diğer her şey eksik kalır, yarım kalır dedik. Hazırladığımız tüm bütçelerde aslan payını eğitime ayırdık. 2002 yılında merkezi bütçeden eğitime ayrılan pay yüzde 7,6 ile dördüncü sıradayken son 24 yıldır hep ilk sırada oldu. Hatta bu payı iki katına çıkararak, 2026 yılında yüzde 15,33'e ulaştırdık. 2002 yılında 343 bin olan derslik sayısı bugün 626 bine çıktı. Bakınız sadece Ankara'mızda son iki yılda yatırım tutarı 1 milyar 989 milyon lirayı bulan tam 30 yeni okul açtık. 544 yeni dersliği hizmete verdik. Bugün aynı zamanda bunların toplu açılışını sizlerle birlikte gerçekleştiriyoruz. Yeni okullarımızın şehrimize hayırlı olmasını temenni ediyorum."

Tüm yatırımlarının ve bütün çabalarının yarının Türkiye'sini en iyi, en modern, en dayanıklı şekilde inşa etmek için olduğunu belirten Erdoğan, "Bunlar, hangi gelir seviyesinden olursa olsun, evlatlarımızın tamamının eşit ve adil eğitim imkanlarına sahip olması içindir. Bunlar, eğitime hayat veren sınıfın kalbi ve ruhu olan öğretmenlerimizin görevlerini gönül huzuruyla yerine getirebilmeleri içindir. Bunlar, Çankaya'dan Sincan'a, Mamak'tan Keçiören'e Ankara'mızın her ilçesinde çocuklarımızın daha iyi şartlarda eğitim görmesi içindir." şeklinde konuştu.


"Eğitim kalitesini artırmak için imkanları seferber ettik"


Eğitimde fırsat eşitliğini yaygınlaştırmak, eğitimin kalitesini artırmak için her türlü imkanı seferber etmiş durumda olduklarını belirten Erdoğan, "2003'ten bu yana yürüttüğümüz Ücretsiz Ders Kitabı Projesi'yle okullar açıldığında kitapları evlatlarımızın sıralarında hazır ettik. Bugüne kadar 4 milyar 306 milyondan fazla ders kitabını öğrencilerimizle buluşturduk. İnşallah bundan sonra da Ankara'yla birlikte Türkiye'nin eğitim altyapısını güçlendirmeye devam edeceğiz." diye konuştu.

Erdoğan, öğretmen ve öğrencilere seslenerek, şu ifadeleri kullandı:

"İnsanı diğer canlılardan ayıran, kendi hakikatinin farkına varabilmesidir. İyiyi kötüden, doğruyu yanlıştan ayırma kabiliyeti fıtratımıza yerleştirilmiş bir pusuladır. Maarif, bu pusulayı ince ayarla geliştirip insanın içindeki o cevheri açığa çıkarma mücadelesidir. İnsanın içindeki öz hiçbir çağda değişmez.

Değişen, sadece onu hayata taşıma tarzımızdır. Değişen, çocuklarımıza neyi, hangi usulle öğrettiğimiz, hangi imkanlarla onları donattığımız, hangi becerilerle öğrencilerimizi teçhiz ettiğimizdir."

Küresel rekabetin kızıştığı, bilim ve teknolojinin mesafeleri ortadan kaldırdığı yeni bir dünyada yaşadıklarını vurgulayan Erdoğan, "Biliyoruz ki bugünün ve geleceğin dünyasında ilerlemenin, kalkınmanın, uluslararası rekabette öne geçmenin yolu eğitimde alınan mesafedir. Sadece bu yeni dünyada başarılı olmak için değil, ayakta kalmak için de nitelikli eğitime ihtiyacımız var." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun için yapılması gerekenlerin aslında belli olduğunu ifade ederek, şöyle devam etti:

"Bir defa öğrencilerimizin vizyonu, ufku, zihni öncelikle olabildiğince geniş olacak, açık olacak. Evlatlarımız önce kendi ülkesini, kendi milletini iyi tanıyacak. Bununla yetinmeyip gönül coğrafyamızı iyi tanıyacak, dünyayı iyi tanıyacak. Çağın nimetleri olan teknolojiyi, interneti, yapay zekayı çok iyi kullanırken bunların taşıdığı risklere karşı uyanık olacak, teknolojinin esiri olmayacak."

Öğretmenlerin, kendilerine emanet edilen öğrencileri en güzel şekilde yetiştirirken onların iyi birer fert olması için gayret göstermesinin önemine işaret eden Erdoğan, "Ailelerimiz, sınav başarısını önemsedikleri kadar çocuklarımızın ahlaklı, saygılı, milli ve manevi değerlerine bağlı olmalarını da önemseyecek." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunlar sağlandığında hem içinde bulundukları çağın tehlikelerinden korunmuş olacaklarına hem de küresel rekabette öne çıkmış olacaklarına inandığını belirterek, şunları kaydetti:

"Diğer türlü ya bu yarışta geriye düşeriz ya da millet olarak bizi biz yapan değerlerimizi kaybederiz. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'miz, işte bu hassasiyetlerin neticesinde vücut bulmuş kuşatıcı bir modeldir. Modelimizin özünde, çağın bilgisiyle bu milletin köklü değerlerini birleştiren 'köklerden geleceğe' anlayışı yatıyor. Modelimizle bilgiyi sadece ezberleyen değil, o bilgiyi kullanabilen, eleştirel düşünebilen, problem çözebilen, sorumluluk sahibi, yetkin ve erdemli bir nesil yetiştirmeyi hedefliyoruz.

Bunda da muradımız şudur, yarının mühendisleri, yarının doktorları, yarının öğretmenleri, bilim insanları, sanatçıları, yazarları, şairleri, siyasetçileri, bürokratları işte bu sıralardan çıkacak; Gazi Anadolu Lisesi gibi okullarımızdan çıkacak. İnşallah, Türkiye'yi gençlerimiz yönetecek. Türk milletine, bugün okullarına başlayan yavrularımız hizmet edecek. Şahsen ömrümüzü adadığımız büyük ve güçlü Türkiye davasını onlar omuzlayacak, gençlerimiz omuzlayacak. Bu zorlu mücadelenin bayraktarlığını onlar yapacak, sizler yapacaksınız."


"Sizi gözü gibi koruyan, sizin için tüm gücünü kullanan büyük bir devletiniz var"


Asıl meselenin bu neslin, bu mukaddes sancağı taşırken, bu kutlu mücadeleyi verirken ihtiyaç duyacağı her türlü kabiliyete sahip olması olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Aklı ilimle, kalbi değerlerimizle, yüreği vatan sevgisiyle yoğrulmuş böyle bir neslin Türkiye Yüzyılı'nın en sağlam teminatı olacağına inanıyorum." dedi.

Erdoğan, bu hedeflerin gerçeğe dönüşmesinin öğretmenlerin vereceği samimi desteğe bağlı olduğuna işaret ederek, öğretmenlerden öğrencileri okumaya, araştırmaya, düşünmeye daha fazla teşvik etmelerini istedi, emekleri ve fedakarlıkları için teşekkür etti.

Öğrencilere seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:

"Çok sevgili evlatlarım, sizlerden de bazı beklentilerim var. Dünya sürekli değişiyor olsa da başarının formülü asırlardır değişmedi. Hep söylediğim gibi, okuyun, düşünün, uygulayın, neticelendirin. Kendinize inanın. Milletinize ve devletinize güvenin. Hayatta başarılı olma umudunuzu hiçbir zaman yitirmeyin. İman ve inanç olduğu sürece imkanın da olacağını aklınızdan çıkarmayın. Hani merhum Necip Fazıl diyor ya, 'Bir gençlik, bir gençlik, bir gençlik...Zaman bendedir ve mekan bana emanettir şuurunda bir gençlik...' İşte üstadın tarif ettiği o nesil sizlersiniz.

Sizlerden büyük düşünmenizi, önünüze büyük hedefler koymanızı, o hedeflere doğru yılmadan, yıkılmadan ilerlemenizi bekliyorum. Şunu da lütfen unutmayın. Sizler kapasite olarak, birikim ve yetenek olarak, imkanlar açısından başka ülkelerdeki akranlarınızdan asla geride değilsiniz. Biraz önce de söyledim. Hemen her alanda birinci sınıf imkanlara, sizleri candan seven öğretmenlere, size değer veren, sizin kendinizi en iyi şekilde yetiştirmeniz için hiçbir fedakarlıktan kaçınmayan ailelere sahipsiniz. Aynı zamanda sizi gözü gibi koruyan, sizin için tüm gücünü kullanan büyük bir devletiniz var."


"Ümitsizliğe asla kapılmamanızı istiyorum"


Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz hangi görüşe, kökene, gelir grubuna ait olursa olsun hiçbir evladımızı sokakta bulmadık, sokakların insafına da terk etmedik. Sizler bizim göz bebeğimizsiniz. Hasbahçemizin güllerisiniz. Sizlerden kendinize güvenmenizi, ülkenize güvenmenizi, özellikle sosyal medyada köpürtülen sahte ve sanal hikayelere bakıp da ümitsizliğe asla kapılmamanızı istiyorum." dedi.

Öğrencilere, "İnanıyorsanız mutlaka başaracaksınız. Kendinize güveniyorsanız, hayallerinizi inşallah gerçekleştireceksiniz." diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Düzenli ve disiplinli bir şekilde çalıştığınız sürece yolunuz da bahtınız da Allah'ın izniyle sonuna kadar açıktır. Bunun için bir gününüzü bile boşa geçirmeden geleceğe hazırlanmanız, bilginize yeni bilgiler, fikirlerinize yeni fikirler eklemeniz çok önemlidir. Siz evlatlarımdan, ufkunuzu geniş, zihninizi açık, merakınızı her zaman canlı tutmanızı bekliyorum. Ben sizlere inanıyor, sizlere sonsuz derecede güveniyorum. Gözlerinizdeki ışıltıda, Türkiye'nin yarınlarını görüyor, heyecanlanıyorum. Bu düşüncelerle sözlerime son verirken yeni eğitim öğretim yılının bir kez daha hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Öğrencilerimize, öğretmenlerimize, velilerimize eğitim öğretim camiamızın tüm paydaşlarına başarılarla dolu bir yıl diliyorum. Açılışını yaptığımız eğitim kurumlarımız Ankara'mıza hayırlı, uğurlu olsun diyor, sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyor, evlatlarımızın her birinin gözlerinden öpüyorum."

16 yaşındaki çocuk uyuşturucu ticaretinden tutuklandı

Evinde 808 adet uyuşturucu hap ele geçen 16 yaşındaki çocuk, "uyuşturucu ticareti yaptığı" gerekçesiyle tutuklandı

14.09.2026 16:06:00
İhlas Haber Ajansı
 
16 yaşındaki çocuk uyuşturucu ticaretinden tutuklandı
16 yaşındaki çocuk uyuşturucu ticaretinden tutuklandı
Samsun'un İlkadım İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından uyuşturucu ile mücadele kapsamında yapılan takip ve çalışma sonucu Kıran Mahallesi'nde 16 yaşındaki E.T.Ç. gözaltına alındı.

Çocuğun evinde yapılan aramada 808 adet sentetik ecza ele geçirildi. Gözaltına alınan çocuk, bugün Samsun Adliyesine sevk edildi. Çocuk Savcılığı tarafından tutuklanması talebiyle nöbetçi mahkemeye sevk edilen E.T.Ç., tutuklanarak Kavak Çocuk Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna gönderildi.

Türk jeti Libya’da alev aldı

İstanbul'dan havalanan ve iş insanı Hamdi Akın'a ait olduğu açıklanan özel jet, Libya'nın Misrata Havalimanı'na inişi sırasında pistten çıktı. Yangın nedeniyle havalimanı uçuşlara kapatılırken, şirketten mürettebatın durumuna ilişkin ilk açıklama geldi

14.09.2026 15:20:00
Haber Merkezi
 
Türk jeti Libya’da alev aldı
Türk jeti Libya’da alev aldı
Libya, sabah saatlerinde Türkiye tescilli bir özel jetin karıştığı korkutucu bir uçak kazasına sahne oldu. İstanbul Atatürk Havalimanı'ndan yolcu almak üzere havalanan ve Akfen Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Akın'a ait olduğu belirtilen özel iş jeti, Misrata Uluslararası Havalimanı'na iniş yaptığı sırada pistten çıktı.


İniş sırasında alev aldı, havalimanı kapatıldı


Edinilen bilgilere göre, TC-AKF tescilli Cessna Citation Latitude tipi iş jeti, havalimanına teker koyduktan hemen sonra henüz belirlenemeyen bir teknik arıza nedeniyle pist dışındaki toprak alana sürüklendi. Sürüklenmenin etkisiyle uçakta hızla yangın çıktı.

Olayın ardından havalimanı itfaiye ve acil kurtarma ekipleri bölgeye sevk edilerek alevlere müdahale etti. Yangın kısa sürede kontrol altına alınırken, tek piste sahip olan Misrata Uluslararası Havalimanı, seyrüsefer güvenliğinin yeniden sağlanması ve enkaz kaldırma çalışmaları amacıyla geçici olarak uçuş trafiğine kapatıldı.


İşletmeci şirketten resmi açıklama geldi


Kazanın ardından gözlerin çevrildiği uçak işletmecisi firmadan jet hızıyla açıklama yapıldı. Şirket yetkilileri tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"BKNJET Havacılık A.Ş. tarafından işletilen, Şirketimize ait TC-AKF tescilli özel uçak, bugün Libya Misrata Havalimanı'na inişi sırasında pistten çıkarak kaza geçirmiştir... Uçakta yolcu bulunmamakta olup, görevli 3 uçuş personelimiz kendilerini uçaktan emniyetli bir şekilde tahliye etmiştir. Olayda herhangi bir can kaybı veya yaralanma yaşanmamıştır. Şirketimiz, olayın meydana geldiği ilk andan itibaren ilgili sivil havacılık otoriteleri ve yetkili mercilerle tam iş birliği içerisinde olayın sebeplerinin belirlenmesine yönelik sürece tam destek vermektedir. Kamuoyunun bilgisine saygıyla sunarız."


Mürettebat yara almadan kurtuldu


Libya Ulaştırma Bakanlığı kazada yolcu bulunmadığını ve 3 kişilik mürettebatın güvenle tahliye edilerek sağlık kontrolleri için hastaneye sevk edildiğini duyurdu. Yeni teslim alınan jetin kaza nedenini araştırmak üzere teknik inceleme başlatıldı.

Burdur'da yasa dışı bahis operasyonu: 199 milyon TL'lik işlem hacmi

Burdur'da yasa dışı bahis ve sanal kumar faaliyetlerine yönelik düzenlenen operasyonda 5 şüpheli yakalandı. Şüphelilerin hesaplarında yaklaşık 199 milyon TL'lik işlem hacmi tespit edildi

14.09.2026 13:08:00
İHA
 
Burdur'da yasa dışı bahis operasyonu: 199 milyon TL'lik işlem hacmi
Burdur'da yasa dışı bahis operasyonu: 199 milyon TL'lik işlem hacmi
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yeni nesil suç örgütlerine yönelik yürütülen "Sokaklar Güvende" operasyonları çerçevesinde, Burdur Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik çalışma başlatıldı.

Burdur İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince Burdur merkez, Bucak ve Çavdır ilçeleri ile Antalya'da ikamet eden 8 şüpheli hakkında yürütülen soruşturma kapsamında, yasa dışı bahis oynatma, yasa dışı bahisten gelir elde etme ve elde edilen gelirlerin farklı hesaplar arasında transfer edilmesine yönelik inceleme yapıldı.

Çalışmalar kapsamında MASAK tarafından hazırlanan mali analiz raporları incelenirken, yasa dışı bahis ve sanal kumar platformlarında kullanıldığı değerlendirilen hesaplar tespit edildi. Yapılan incelemelerde şüphelilerin 2023-2024 yılları ile 2026 yılının ocak-mart ayları arasındaki hesaplarında 199 milyon 930 bin 403 lira 72 kuruş işlem hacmi bulunduğu belirlendi. Söz konusu hesapların organizasyonel bir yapı içerisinde transfer aracı olarak kullanıldığı tespit edildi.

8 şüpheliden 5'i yakalandı

8 şüphelinin yakalanması ve suç unsurlarının ele geçirilmesine yönelik Burdur ve Antalya'da eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 5 şüpheli yakalanırken, şüphelilerin ikametlerinde yapılan aramalarda cep telefonu, laptop ve flash belleklerden oluşan 11 dijital materyal ele geçirildi.

Firari durumdaki diğer 3 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi. Soruşturmanın çok yönlü ve titizlikle devam ettiği öğrenildi.

Ekrem İmamoğlu, Tuzla davasında verilen hapis cezasına tepki göstererek, "Beraat kararını yok sayıyor ve 2 yıldan fazla hapis cezası veriyor ki siyaset yasağı da gelsin" dedi. İmamoğlu, süreci "tam bir skandal" olarak nitelendirdi

Ekrem İmamoğlu, Tuzla davasında verilen hapis cezasına tepki göstererek, "Beraat kararını yok sayıyor ve 2 yıldan fazla hapis cezası veriyor ki siyaset yasağı da gelsin" dedi. İmamoğlu, süreci "tam bir skandal" olarak nitelendirdi

14.09.2026 11:41:00
Haber Merkezi
 
Ekrem İmamoğlu, Tuzla davasında verilen hapis cezasına tepki göstererek, "Beraat kararını yok sayıyor ve 2 yıldan fazla hapis cezası veriyor ki siyaset yasağı da gelsin" dedi. İmamoğlu, süreci "tam bir skandal" olarak nitelendirdi
Ekrem İmamoğlu, Tuzla davasında verilen hapis cezasına tepki göstererek, "Beraat kararını yok sayıyor ve 2 yıldan fazla hapis cezası veriyor ki siyaset yasağı da gelsin" dedi. İmamoğlu, süreci "tam bir skandal" olarak nitelendirdi
Ekrem İmamoğlu, Tuzla davasına ilişkin değerlendirmesinde yargı sürecine tepki gösterdi. İmamoğlu, beraat ettiği davada yeniden hakim karşısına çıkarıldığını belirterek, yeni verilen kararı "tam bir skandal" olarak nitelendirdi.

İmamoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Şimdi lütfen kendinizi benim yerime koyun. Beraat ettiğiniz bir dava var. Yargı ve siyaset oyunlarıyla, bu davada tekrar hakim karşısına çıkarılıyorsunuz" ifadelerini kullandı.

Davanın ifade alınmadığı gerekçesiyle bozulduğunu savunan İmamoğlu, "Üstelik hakim sadece ifade alacak. Çünkü dava, ifade alınmadığı için bozulmuş. Yani esas değil usül meselesi" dedi.

İmamoğlu, bu süreçte beraat kararı veren hakimin değiştirildiğini öne sürerek, "Yeni atanan hakim beraat kararını yok sayıyor ve 2 yıldan fazla hapis cezası veriyor ki siyaset yasağı da gelsin" ifadelerini kullandı.

Tuzla davasının özetinin bu olduğunu belirten İmamoğlu, "Tuzla davasının özeti budur ve tam bir skandaldır" dedi.

İmamoğlu, paylaşımında yargı mensuplarına da çağrıda bulunarak, "Böyle bir düzenden kimse adil bir yargılama beklemesin" ifadelerini kullandı. İmamoğlu ayrıca, "Yüksek yargı camiasını, hakim ve savcıları tarihi bir sorumlulukla düşünmeye davet ediyorum" dedi.

İmamoğlu açıklamasını "Millet şahidimdir!" sözleriyle tamamladı.

Tütün ürünleri için hazırlanan kapsamlı düzenlemeyle radikal kısıtlamalar hayata geçiriliyor

Tütün ürünleri için hazırlanan kapsamlı düzenlemeyle radikal kısıtlamalar hayata geçiriliyor. 1 Ocak 2040 itibarıyla satış ve devrin tamamen yasaklanmasını öngören tarihi plan; elektronik yaş doğrulamasından kapalı dolap mecburiyetine, açık alan yasaklarından tek tip paket standardına kadar günlük hayatın akışını bütünüyle değiştiriyor

13.09.2026 20:30:00
Haber Merkezi
 
Tütün ürünleri için hazırlanan kapsamlı düzenlemeyle radikal kısıtlamalar hayata geçiriliyor
Tütün ürünleri için hazırlanan kapsamlı düzenlemeyle radikal kısıtlamalar hayata geçiriliyor
Tütün ürünleri için hazırlanan kapsamlı düzenlemeyle radikal kısıtlamalar hayata geçiriliyor. 1 Ocak 2040 itibarıyla satış ve devrin tamamen yasaklanmasını öngören tarihi plan; elektronik yaş doğrulamasından kapalı dolap mecburiyetine, açık alan yasaklarından tek tip paket standardına kadar günlük hayatın akışını bütünüyle değiştiriyor.
Kamusal alanda tütün kullanımını kademeli olarak sıfırlamayı hedefleyen yeni yol haritası, tüketim alışkanlıklarını kökten sarsacak adımları içeriyor. Hazırlanan düzenleme, hem ticari dolaşımı hem de sosyal alanlardaki erişimi benzeri görülmemiş katı sınırlandırmalar altına alıyor. Planın en dikkat çekici maddesi ise uzun vadeli takvimde gizli: 1 Ocak 2040 tarihi itibarıyla tütün ürünlerinin perakende satışı ve tüketim maksadıyla üçüncü kişilere sunulması tamamen yasaklanacak.

Satış noktalarında gizlilik ve elektronik doğrulama
Geçiş sürecinde perakende noktalarındaki görünürlük tamamen ortadan kaldırılıyor. Düzenlemeye göre tütün mamulleri, satış noktalarında dışarıdan hiçbir şekilde algılanamayacak kapalı dolaplarda muhafaza edilecek. Satış esnasında ise suiistimalleri engellemek amacıyla doğrudan elektronik yaş doğrulaması zorunlu kılınacak.
Ürünlerin ambalaj tasarımlarında da yeknesak bir yapıya geçiliyor. Paketlerin boyut ve biçimleri katı standartlara bağlanırken, markalara ait tüm logo ve sembol kullanımı tamamen sonlandırılacak; ambalajlar üzerindeki ayırt edici görsel unsurlar tamamen silinecek.

Açık alanlar ve sosyal yaşama katı sınırlar
Düzenlemenin etkisi yalnızca satış noktalarıyla sınırlı kalmıyor; kamusal açık alanlardaki serbestlik alanı da daraltılıyor. Yeni yaptırımlarla birlikte çocuk parkları, spor alanları ve halk plajları gibi açık hava noktalarında tütün tüketimi tamamen yasaklanıyor.
Eğitim, sağlık ve ibadet alanlarının etrafındaki güvenlik çemberi de genişletiliyor. Bu kapsamda okul, hastane, kamu binaları ve ibadethane çevrelerinde uygulanan sigara yasağının etki alanı büyütülerek denetimler artırılacak.

Restoran ve otellerde metrekare kriteri
Yeme-içme ve konaklama sektöründe faaliyet gösteren işletmeler için de mekanik standartlar devreye giriyor. Restoran ve kafelerde tütün tüketimine, yalnızca toplam işletme alanının yüzde 10'unu aşmayan ve azami 20 metrekare ile sınırlandırılmış tamamen izole bölümlerde izin verilecek. Turizm tesislerinde ise genel alanlar tamamen arındırılacak; otellerde tütün kullanımı yalnızca bu amaca tahsis edilmiş özel odalar dahilinde gerçekleştirilebilecek.

Eğitim-Bir-Sen'den yeni eğitim-öğretim yılı açıklaması

Eğitim-Bir-Sen; 2026-2027 eğitim öğretim yılından beklentilerini yazılı bir açıklama yaparak yayımladı

13.09.2026 17:20:00
İhlas Haber Ajansı
 
Eğitim-Bir-Sen'den yeni eğitim-öğretim yılı açıklaması
Eğitim-Bir-Sen'den yeni eğitim-öğretim yılı açıklaması
Eğitim-Bir-Sen; 2026-2027 eğitim öğretim yılından beklentilerini paylaştı. Eğitimin ve eğitim çalışanlarının sorunlarının yalnızca okulun ilk günü konuşulup ardından unutulmadığı; kalıcı çözümlerin hayata geçirildiği, Türkiye'yi geleceğe güven ve refah içinde taşıyacak nitelikli ve verimli bir eğitim öğretim yılı olması Eğitim-Bir-Sen tarafından temenni edildi. Bu anlayışla yeni eğitim öğretim yılının eğitim çalışanlarına, öğrencilere, velilere ve Türk milletine hayırlı olmasını dileyen Eğitim-Bir-Sen, yazılı açıklama yayımladı. Eğitim-Bir-Sen'in açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

"Sorunların kalıcı çözüme kavuşturulmasını, güçlü ve büyük Türkiye idealine ulaşmamızı sağlayacak eğitim politikalarının geliştirilmesini ve uygulanmasını bekliyoruz. Yeni döneme umutla bakmamızı sağlayan gelişmelerin başında PISA 2025 sonuçları gelmektedir. Türkiye'nin fen bilimleri, okuma becerileri ve matematik alanlarında ortaya koyduğu başarı, son yıllarda eğitime yapılan yatırımlar kadar öğretmenlerin emeğinin, gayretinin ve fedakârlığının da bir sonucudur. PISA 2025'te elde edilen bu başarıda büyük pay sahibi olan öğretmenlerimizi takdir ediyor, ortaya koydukları emek ve özveri için kendilerine teşekkür ediyoruz. Bu memnuniyet verici tabloya rağmen PISA 2025 sonuçları, bölgeler ve okul türleri arasındaki başarı farklarının arttığını da göstermekte ve eğitimde eşitsizliğin giderilmesi adına daha atılması gereken çok sayıda adımın varlığını ortaya koymaktadır. Milli Eğitim Bakanlığının mülakat mağduru öğretmenler için PIKTES öğretmen alımı süreci üzerinden ürettiği çözüm, eğitim öğretim yılının başında olumlu bir gelişme olmuştur. Yine iller arası mazerete bağlı yer değişikliğinde ikinci bir hak tanınması ve 2023'te atanan sözleşmeli öğretmenlere yer değişikliği imkânı verilmesi de eğitim çalışanlarının beklentilerine karşılık veren, yerinde bir adımdır. Ancak öğretmen açığı, öğretmen istihdamının bölgeler arası dengesiz dağılımı, iş güvencesiz ücretli öğretmen istihdamı, çalışma barışını ve iş motivasyonunu bozan sözleşmeli öğretmenlik, yer değişikliği taleplerinin karşılanamaması, kariyer basamaklarına esas hizmet süresi tespitindeki eksiklikler, ek ders ücretlerinin yetersizliği, okul yöneticiliğinin kariyer mesleği yerine ikincil görev olarak yürütülmeye çalışılması, gittikçe büyüyen norm kadro fazlası personel sorunu, norm kadro fazlası personelin sürekli yer değişikliğine tabi tutulması, okulların güvenlik görevlisi, yardımcı personel ve bütçe sorunu ile şiddet gibi konularda beklentileri karşılayan adımlar hâlâ atılmış değildir. Görüldüğü üzere, eğitimde vakit kaybına tahammülü olmayan ve yapılması gereken çok iş, çözüme kavuşturulmayı bekleyen onlarca sorun bulunmaktadır. Bu sorunların ertelenmeden çözülmesi, öğretmenlerin ve eğitim çalışanlarının işlerinin başına motivasyonu yüksek ve çalışma şartları iyileştirilmiş şekilde gitmelerini sağlayacak adımların atılması, ülkemizin geleceği için olmazsa olmazdır. Yetkililer, eğitim çalışanlarının beklentilerini karşılamalı ve çalışma şartlarını iyileştirecek politikaları hayata geçirme gayretinde olmalıdır."

Kanserin genetik şifresi çözüldü

Tıbbi onkolojinin hedeflenmesi en zor alanı olarak kabul edilen pankreas kanserinde, uzun yıllardır "ulaşılamaz" denilen KRAS gen mutasyonunu kilitleyen yeni bir akıllı molekül (daraxonrasib), ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından onaylandı. Laboratuvardan klinik aşamaya taşınan bu tarihi gelişme, pankreas kanserini çaresiz bir hastalık olmaktan çıkarıp yönetilebilir bir kronik durum haline getirmeyi hedefliyor

13.09.2026 11:10:00
Eyüp Kabil
 
Kanserin genetik şifresi çözüldü
Kanserin genetik şifresi çözüldü
Dünya genelinde agresif seyri ve çok kısıtlı tedavi seçenekleriyle bilinen pankreas kanseri için tıp tarihi niteliğinde bir adım atıldı. Sağlık Editörleri tarafından derlenen bilgilere göre, vakaların neredeyse %90'ından sorumlu olan ancak yapısal özellikleri nedeniyle otuz yılı aşkın süredir ilaçla hedeflenemeyen KRAS proteini, geliştirilen yeni nesil bir "moleküler yapıştırıcı" teknolojisi sayesinde tamamen kilitlendi.

Geleneksel kemoterapilerin aksine doğrudan tümörün mutasyonlu gen yapısına saldıran bu yeni etken madde, kanserli hücrelerin büyüme sinyallerini kalıcı olarak kesiyor.


Hücreleri birbirine "yapıştırarak" tümörü durduruyor


Onkoloji uzmanları, yeni nesil tedavinin çalışma mekanizmasını bir mühendislik harikası olarak tanımlıyor. İlaç, kanser hücresindeki mutasyonlu proteini bloke etmek yerine, hücre içindeki bir yardımcı proteini yakalayarak adeta bir "moleküler tutkal" gibi KRAS genine yapıştırıyor. Bu sayede kanserli hücre bölünme yeteneğini kaybederek kendi kendini imha etme sürecine giriyor.

Klinik çalışmalarda elde edilen ilk sonuçlar, özellikle ileri evre ve yayılım göstermiş (metastatik) hastalarda tümör boyutlarında belirgin bir küçülme ve hastaların sağ kalım sürelerinde ciddi bir uzama sağlandığını ortaya koydu. Ayrıca ağızdan günlük tablet olarak alınması, hastaların hastaneye bağımlı kalmadan ev konforunda tedavi olmalarına imkan tanıyor.


Kemoterapi yan etkilerine son


Yeni tedavinin hastalar açısından en büyük avantajlarından biri de hafif yan etki profili oldu. Kemoterapinin saç dökülmesi, ağır halsizlik ve bağışıklık çökmesi gibi yıkıcı yan etkilerine yol açmayan akıllı molekül, sadece tümörlü dokuyu hedef alarak sağlıklı hücreleri koruyor. Uzmanlar, hastaların tedavi süresince günlük yaşam kalitelerini neredeyse tamamen koruyabildiklerini belirtiyor.


Türkiye'ye ne zaman gelecek?


Sağlık Bakanlığı onay ve ruhsatlandırma süreçlerinin ardından, ilacın küresel ölçekte yaygınlaşması bekleniyor. Türkiye'deki onkoloji profesörleri, Türk hastaların bu yenilikçi tedaviye erken erişim sağlayabilmesi için "Erken Erişim ve İnsani Amaçlı İlaca Ulaşım Programları" kapsamında gerekli girişimlerin hızla başlatılacağını ifade ediyor. Tıp dünyası, 2026 yılını onkolojide biyolojik sistemlerin tamamen restore edildiği yeni bir çağın başlangıcı olarak kabul ediyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.