logo
08 EKİM 2026

Ege ve Karadeniz köklü dostluk için Bodrum'da buluştu

Romanya Gastronomi Günü'nde mutfak diplomasisi, iki ülke arasında farklı alanlarda yeni iş birliklerine zemin hazırladı. "Romania in Bodrum" turizm ve diplomasiye damga vurdu

08.10.2026 11:54:00 / Güncelleme: 08.10.2026 12:30:07
Haber Merkezi
 
Ege ve Karadeniz köklü dostluk için Bodrum'da buluştu
Ege ve Karadeniz köklü dostluk için Bodrum'da buluştu
Türkiye ile Romanya arasındaki diplomatik, kültürel ve ticari bağların güçlendirilmesi amacıyla düzenlenen "Romania in Bodrum: Romanya Gastronomi Günü", Yalıkavak Tilkicik Koyu'ndaki RUINS Luxury Resort Hotel'de gerçekleştirildi.
TZL Suites Hotels'in sahibi ve Yönetim Kurulu Başkanı olan turizmci Murat Tüzel'in ev sahipliğinde düzenlenen gecede; Romanya'nın İzmir Başkonsolosu Lilian Zamfiroiu, Romanya'nın İstanbul Başkonsolosluğu temsilcisi Konsolos İnginur Rustem, Bodrum Belediye Başkan Yardımcısı Ahmet Yıldızhan, TÜRSAB Denetim Kurulu Üyesi Dr. Yüksel Türemez, yerel yönetim temsilcileri, turizm sektörünün önde gelen isimleri ile kültür ve sanat çevreleri aynı sofrada buluştular






Mutfak diplomasisinden sektörel iş birliğine

Gecenin açılış ve vizyon konuşmasını yapan ev sahibi Murat Tüzel, ortak sofraların halkları birbirine yakınlaştıran en samimi diplomasi alanlarından biri olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi:
"Bu gece seçkin bir menüyü tatmakla beraber yeni bir ortaklığın, güçlü bir iş birliğinin ve geleceğe dönük stratejik bir vizyonun ilk adımını atıyoruz. Karadeniz ile Akdeniz havzasının köklü dostluğunu kutlarken, kültürel yakınlığın açtığı bu kapıdan geleceği inşa edecek somut ekonomik ve sektörel adımlarla ilerlemek zorundayız."
Gecenin öne çıkan başlıklarından biri, iki ülke arasındaki turizm ilişkilerine yönelik yeni bir kurumsal yapılanma önerisi oldu. Murat Tüzel, Romanya ile Bodrum arasındaki turizm ilişkilerini geliştirmek üzere yerel turizm kurumlarının çatısı altında kendi öncülüğünde bir konsey oluşturulması için girişimde bulunacağını açıkladı.
İki ülke arasındaki yüksek turizm ve ticaret potansiyeline rağmen mevcut operasyonel kapasitenin bu potansiyelin gerisinde kaldığına dikkat çeken Tüzel, seyahat acenteleri arasında kurumsal bir köprü oluşturacak operasyonel bir yapının kurulması gerektiğini ifade etti. Bu doğrultuda öncelikli hedefin, TÜRSAB bünyesinde Romanya'ya yönelik bir ihtisas ve ülkesel komisyon oluşturulması, ardından DEİK (Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu) nezdinde ticari diplomasi boyutunun güçlendirilmesi olduğunu belirtti.






Diplomatik ve yerel temsilcilerden iş birliği mesajları

Program boyunca söz alan diplomatik ve yerel temsilciler de iki ülke arasındaki dostluğun, turizm hareketliliğinin ve karşılıklı iş birliklerinin geliştirilmesine verdikleri desteği dile getirdi. Gecenin davetlilerini bir araya getiren isimlerden olan, Türkiye'deki Romanya Kültür Topluluğu Kurucusu Yıldız İbram, açılış konuşmasında Türkiye ile Romanya arasındaki kültürel bağların önemine değindi.
Romanya'nın İzmir Başkonsolosu, Sayın Lilian Zamfiroiu konuşmasında, Bodrum'da Romen kültürünün tanıtımına verdiği destekten dolayı ev sahibi Murat Tüzel'e teşekkür etti. Aynı zamanda, gecenin menüsünü hazırlamak üzere Romanya'dan özel olarak davet edilen Chef Petrișor Tănase'nin katılımının önemine dikkat çekerek, bu vesileyle Romen gastronomisinin ve mutfak mirasının davetlilere tanıtıldığını vurguladı.
Konsolos İnginur Rustem Hanımefendi ise Romen kültürel çeşitliliğinin önemine ve bu zenginliğin Türk kültürel ortamı içinde uyumlu biçimde yer bulmasına dikkat çekti.






Romanya'dan Bodrum'a gastronomi ve müzik şöleni

Gecenin menüsü, Romanya'nın önde gelen şeflerinden Chef Petrișor Tănase'nin imzasını taşıdı. Romen mutfağının köklü reçetelerini çağdaş dokunuşlarla yorumlayan Tănase, konuklara Romanya'nın gastronomi kültürü ve zengin lezzet mirası üzerine özel bir sunum gerçekleştirdi.
Chef Petrișor Tănase'nin Bodrum'daki etkinliğe katılımına sağladığı sponsorluk desteği dolayısıyla Gepako Dondurma Ambalajları'na teşekkür edildi.






Programda, 33 yıldır Ankara'da yaşayan ve Romanya Kültür Topluluğu üyeleri arasında yer alan trompet sanatçıları Julian Lupu ve Violeta Lupu, Romen müziğinin seçkin eserlerinden oluşan akustik dinletileriyle davetlilere unutulmaz anlar yaşattı.






Gastronomiden turizme ve spora uzanan yeni iş birlikleri

Gecenin öne çıkan önerilerden biri de Romen mutfağının Türkiye'de daha geniş kitlelere tanıtılması yönünde oldu. Chef Petrișor Tănase'nin hazırladığı özel Romen lezzetlerinin Türkiye'de yayınlanan MasterChef TV programında özel bir bölümle ele alınması ve yarışmacıların Romen yemeklerini hazırlaması fikri gündeme getirildi. Etkinliğin ev sahibi Murat Tüzel, bu önerinin hayata geçirilmesi amacıyla gerekli girişimlerde bulunacağını ifade etti.






Gecede kurulan somut temasların dikkat çekici sonuçlarından bir diğeri, spor alanında gerçekleşti. Davetliler arasında yer alan Bodrum-Yalıkavak Kız Hentbol Takımı Kulübü Başkanı Sayın Hayrullah Kayacan'ın önerisi üzerine, Romanya'nın İzmir Başkonsolosu Lilian Zamfiroiu, aynı gece Râmnicu Vâlcea Büyükşehir Spor Kulübü Başkanı ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
Görüşmenin ardından iki kız hentbol takımı arasında biri Bodrum'da, diğeri Romanya'da olmak üzere karşılıklı müsabakaların düzenlenmesi konusunda mutabakata varıldı.






Gecenin sonunda söz alan Murat Tüzel, organizasyona katkı sunan kurumlara, destekçilere ve davetlilere teşekkür etti.
Başta "Sınırların Dışında Sanat" (Artă Fără Frontiere) Romen-Türk Derneği ve Türkiye'deki Romanya Kültür Topluluğu olmak üzere, katılımlarıyla geceyi onurlandıran Romanya'nın İzmir ve İstanbul Başkonsolosluklarına, ayrıca gastronomi alanındaki destekleriyle geceye katkıda bulunan Crama Trantu ve Gepako Dondurma Ambalajları'na şükranlarını sundu.
Etkinlik, Türkiye ile Romanya arasındaki dostluğa, berekete ve ortak gelecek için iyi dileklerle sona erdi.

Gökçe Barajı'nda su seviyesi yüz güldürdü

Yalova'nın içme suyu ihtiyacını karşılayan Gökçe Barajı'nda su seviyesi yüzde 49 olarak ölçülürken, ekim ayı verilerine göre doluluk oranının bir önceki dönemin üzerinde olduğu görüldü

08.10.2026 13:53:00
İHA
 
Gökçe Barajı'nda su seviyesi yüz güldürdü
Gökçe Barajı'nda su seviyesi yüz güldürdü
Gökçe Barajı'nda ekim ayının ilk günlerinde yüzde 50 seviyesinde seyreden su miktarı, 6 Ekim itibarıyla yüzde 49'a geriledi. Böylece barajın su seviyesi 2025 yılının aynı dönemindeki yüzde 30'luk seviyenin 19 puan, 2024 yılındaki yüzde 38'lik seviyenin ise 11 puan üzerinde bulunuyor. 2023 yılındaki yüzde 52'lik seviyeye göre ise 3 puan daha düşük durumda.






Gökçe Barajı'nda 2026 yılı oldukça düşük seviyelerle başlamış, ocak ayında su rezervinin azalması nedeniyle kentte uygulanan planlı su kesintileri, baraj seviyesinin yüzde 15'e yükselmesinin ardından 13 Ocak'ta sona ermişti. İlkbahar yağışlarıyla hızla yükselen baraj, nisan ayında yüzde 90, mayıs ayında yüzde 93 ve haziran ayında yüzde 96 seviyesine ulaştı.








Yaz aylarıyla birlikte yeniden düşüşe geçen su seviyesi, temmuz ayında yüzde 88, ağustos ayında yüzde 74 ve eylül ayında yüzde 58 olarak ölçüldü. Ekim ayının ilk günlerinde yüzde 50 seviyesinde seyreden su miktarı, 6 Ekim itibarıyla yüzde 49'a geriledi.








Ekim itibarıyla Gökçe Barajı'nın su seviyeleri 2023'te yüzde 52, 2024'te yüzde 38, 2025'te yüzde 30 ve 2026'da yüzde 49 olarak kayıtlara geçti.

Yapıların sinsi düşmanı: Korozyon

Binalarda korozyon, betonarme yapıların içerisinde bulunan taşıyıcı çelik donatıların (inşaat demirlerinin) çevre faktörleri, nem ve kimyasal etkilerle reaksiyona girerek kimyasal ve elektrokimyasal yollarla aşınması, paslanması ve işlevini kaybetmesi olayıdır

08.10.2026 12:36:00
Hasan Gündoğdu
 
Yapıların sinsi düşmanı: Korozyon
Yapıların sinsi düşmanı: Korozyon
Beton, yüksek pH derecesi (yaklaşık 12,5 - 13,5) sayesinde normal şartlarda içerisindeki çeliği paslanmaya karşı koruyan pasif bir alkali tabaka oluşturur. Ancak bu koruyucu tabaka bozulduğunda veya beton içerisine su ve gaz girişi yaşandığında korozyon süreci başlar.






Binalarda Korozyonun Temel Nedenleri

Korozyon tek bir sebebe bağlı olmaktan ziyade, malzeme kalitesizliği ile çevresel etkenlerin bir araya gelmesiyle tetiklenir:

Su ve Nem Teması: Su, korozyon reaksiyonunun gerçekleşmesi için en temel iletkendir. Yalıtımsız temeller, sızdıran çatı ve tesisatlar ile nemli bodrum katları demirin oksitlenmesini hızlandırır.

Karbonatlaşma: Havadaki karbondioksit gazı, betonun gözeneklerinden içeri sızarak betonun alkali yapısını bozar ve pH değerini 9'un altına düşürür. Bu durum demiri koruyan pasif tabakayı ortadan kaldırır.






Klorür İyonu Saldırısı: Deniz kenarındaki yapılarda tuzlu rüzgarlar, deniz kumu kullanılan binalar veya kışın buz çözücü tuzların kullanıldığı alanlar klorür iyonlarının betona nüfuz etmesine yol açar. Klorür, çelikte yerel ve derin çukurlaşma tipi korozyona neden olur.

Pas Payı (Beton Örtüsü) Yetersizliği: Demirin betonun dış yüzeyine çok yakın yerleştirilmesi (< 2-3 cm), dış etkenlerin doğrudan ve hızlı şekilde çeliğe ulaşmasına imkan tanır.

Betondaki Segregasyon ve Gözenekler: Uygun şekilde sıkıştırılmayan, yerleştirilmeyen veya kalitesiz betonlarda oluşan boşluklar nem ve havanın donatıya ulaşmasını kolaylaştırır.






Korozyon Binalara Nasıl Zarar Verir?

Korozyon sadece demirin renginin değişmesi değil, yapının statik dengesini bozan zincirleme bir tahribat sürecidir:

Kesit Kaybı: Demir paslandıkça incelir. Kesit alanı küçülen donatı, üzerine düşen çekme gerilmelerini taşıyamaz hale gelir.

Hacim Genişlemesi ve Betonun Çatlaması: Demir paslandığında oluşan demir oksit, orijinal çelik hacminin yaklaşık 2 ila 6 katı büyüklüğe ulaşır. Bu hacim artışı beton içten dışa doğru devasa bir çekme gerilmesine maruz bırakır.

Beton Kabuk Atması: İçten genleşen beton zamanla çatlar ve donatının üzerindeki beton parçalar halinde dökülür. Demirin dış ortamla teması tamamen açık hale gelir ve korozyon katlanarak hızlanır.

Aderans (Yapışma) Kaybı: Beton ile çeliğin birlikte hareket etmesini sağlayan sürtünme ve tutunma kuvveti (aderans) tamamen kaybolur. Bu durum yapının bütünselliğini yok eder.






Korozyon Sebebiyle Bina Yıkılabilir mi?

Evet, korozyon binaların kendiliğinden veya hafif bir depremde dahi aniden yıkılmasına yol açabilen ana faktörlerden biridir.

Binalarda kolon ve kiriş gibi taşıyıcı elemanlar, üzerlerindeki yükü çelik ve betonun ortak çalışmasıyla taşır. Korozyon nedeniyle taşıyıcı kapasitesi %30 ile %50 oranında azalan bir kolon, binanın kendi ölü yükünü taşıyamaz hale gelebilir.

Türkiye'deki geçmiş deprem incelemelerinde (1999 Gölcük, 2020 İzmir ve 2023 Kahramanmaraş depremleri) yıkılan veya ağır hasar alan yapılarda korozyonun taşıyıcı donatı kesitlerini ciddi oranda incelttiği tespit edilmiştir. 10-15 yıl boyunca yoğun su temasına maruz kalmış yalıtımsız bir binada, donatı çapının fısıltı gibi eriyerek yarı yarıya düştüğü vakalar sıkça görülmektedir.






Korozyona Karşı Alınması Gereken Önlemler

Korozyonla mücadele hem yapım aşamasında hem de mevcut yapılarda doğru adımların atılmasını gerektirir:

İnşaat Aşaması: Su Yalıtımı (Su Yalıtım Membranları). Temel, perde duvar ve ıslak hacimlerde kesintisiz su yalıtımı yapılmalıdır.

Malzeme Seçimi: Düşük Geçirgenlikli Beton (W/C Oranı). Su/çimento oranı düşük (<0,45), kaliteli ve durabilitesi yüksek hazır beton kullanılmalıdır.

Uygulama: Yeterli Pas Payı (Beton Örtüsü). Donatının dış etkenlerden korunması için projesine uygun pas payı elemanları (pas payı klipsi) kullanılmalıdır.

Kullanılan Donatı: Nervürlü ve Kaliteli Çelik. Deniz kumu ve klorür içeren agregalar kullanılmamalı, korozyona dayanıklı çelik tercih edilmelidir.

Mevcut Binalar: Korozyon Onarımı & Güçlendirme. Paslı demirler kumlama ile temizlenmeli, korozyon önleyici astar sürülmeli ve yapısal tamir harçları kullanılmalıdır.

Korozyon, belirtileri dışarıya vurana kadar içten içe ilerleyen sinsi bir süreçtir. Yapılarda temel yalıtımına özen gösterilmesi, su sızıntılarının anında giderilmesi ve düzenli bina bakımının aksatılmaması yapının ömrünü ve deprem güvenliğini doğrudan belirler.

Okul saldırısında ölen Eslem Sare toprağa verildi

Başakşehir'de okulda meydana gelen bıçaklı saldırıda hayatını kaybeden 10 yaşındaki Eslem Sare Bulut, memleketi Bartın'da defnedildi

07.10.2026 15:00:00 / Güncelleme: 07.10.2026 15:07:53
İhlas Haber Ajansı
 
Okul saldırısında ölen Eslem Sare toprağa verildi
Okul saldırısında ölen Eslem Sare toprağa verildi
İstanbul'un Başakşehir ilçesinde bir okulda meydana gelen bıçaklı saldırıda ağır yaralanarak hayatını kaybeden 10 yaşındaki Eslem Sare Bulut, memleketi Bartın'da düzenlenen cenaze töreninin ardından aile mezarlığına defnedildi.






Başakşehir ilçesinde bulunan Kayaşehir Şeyh Şamil İmam Hatip Ortaokulu'nda meydana gelen bıçaklı saldırıda 8 öğrenci yaralanırken, öğrencilerden Eslem Sare Bulut, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Saldırıda yaralanan 7 öğrencinin ise hastanelerdeki tedavilerinin sürdüğü öğrenildi.






"Eslem Sare, son yolculuğuna uğurlandı"

Kumluca beldesi Güvendik Mahallesi'nden olduğu öğrenilen 10 yaşındaki Eslem Sare Bulut için bugün Güvendik Mahalle Camii'nde cenaze töreni düzenlendi. Öğle namazının ardından kılınan cenaze namazı sonrasında Eslem Sare'nin cenazesi, dualar ve gözyaşları arasında aile mezarlığında toprağa verildi.







Eslem Sare Bulut'un cenazesine Bartın Valisi Nurtaç Arslan'ın yanı sıra il ve ilçe protokolü katıldı. Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Celile Eren Ökten ile önceki dönem Adalet Bakanı Yılmaz Tunç da cenaze törenine katılarak Bulut ailesinin acısını paylaştı.

Cenaze töreninde Eslem Sare Bulut'un ailesi ve yakınları büyük üzüntü yaşarken, çevrede bulunan vatandaşlar da aileye taziyelerini iletti.

Evin her köşesinden senet, çamaşır makinesinden ise silah çıktı

Sakarya'nın 2 ilçesinde jandarma ekiplerince tefecilik suçu işlediği belirlenen 3 şüpheliye yönelik düzenlenen operasyonda çok sayıda senet, çek ve çamaşır makinesi içinden ruhsatsız silah ele geçirildi

07.10.2026 12:42:00
İHA
 
Evin her köşesinden senet, çamaşır makinesinden ise silah çıktı
Evin her köşesinden senet, çamaşır makinesinden ise silah çıktı
Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Sakarya İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından Hendek ve Adapazarı'nda tefecilik yaptıkları belirlenen 3 şüpheliye yönelik operasyon düzenlendi.






Şüphelilerin ikametlerinde yapılan aramalarda 40 senet, 2 çek, 1 araç satış sözleşmesi, 1 alacak ve verecek belgesi, 3 cep telefonu, 2 ruhsatsız 9 milimetre tabanca, 3 tabanca şarjörü, 50 tabanca fişeği ve 1 ruhsatsız av tüfeği bulundu.








Gözaltına alınan 3 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı.






Çanakkale'de göçmen kaçakçılığı suç örgütü çökertildi

Çanakkale'de polis ve sahil güvenliğin 2 aylık teknik takip sonucu Yunanistan'a göçmen kaçakçılığı organize eden suç örgütüne Çanakkale merkezli İstanbul, İzmir ve Edirne'de eş zamanlı operasyonlarla çökertildi. Operasyonlarda organizatörlük yaptığı tespit edilen 20 şüpheliden 15'i tutuklandı

07.10.2026 12:40:00
İHA
 
Çanakkale'de göçmen kaçakçılığı suç örgütü çökertildi
Çanakkale'de göçmen kaçakçılığı suç örgütü çökertildi
Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü ve Sahil Güvenlik Batı Marmara Grup Komutanlığı tarafından, Çanakkale üzerinden Yunanistan'a göçmen kaçakçılığı faaliyetini organize eden suç örgütlerinin tespit edilmesi, bağlantılarının ortaya çıkarılması ve faaliyetlerinin engellenmesine yönelik 2 ay süren planlı bir çalışma yürütüldü.






Göçmen kaçakçılığı suçunu işlediği tespit edilen şüphelilerin yakalanmasına yönelik, Çanakkale merkezli olmak üzere İstanbul, İzmir ve Edirne illerinde eş zamanlı operasyonlar gerçekleştirildi. Operasyonlarda 20 şüpheli gözaltına alındı.








Organizatörlük yaptığı tespit edilen 20 şüpheliden 15'i tutuklandı. 4'ü hakkında adli kontrol kararı verildi. 1'i ise serbest bırakıldı.






Çocukların gürültüsü kavgaya dönüştü: Zincir, keser, sopa, bıçak...

Adana'da çocukların çıkardığı gürültü nedeniyle başlayan tartışma zincir, keser, sopa ve bıçakların kullanıldığı kavgaya dönüştü. Olayda aynı aileden 3 kişi yaralanırken, gözaltına alınan 3 şüpheli ifadelerinin ardından serbest bırakıldı. Kavga anları ise güvenlik kamerasına yansıdı

06.10.2026 14:32:00
İHA
 
Çocukların gürültüsü kavgaya dönüştü: Zincir, keser, sopa, bıçak...
Çocukların gürültüsü kavgaya dönüştü: Zincir, keser, sopa, bıçak...
Olay, 12 Eylül'de merkez Seyhan ilçesi Yeni Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, Serpil Ulusoy, sokakta oynayan komşularının çocuklarını çıkardıkları gürültü nedeniyle uyardı. Bunun üzerine çocukların aileleri ile karşı taraf arasında tartışma çıktı. İhbar üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edildi. Ekiplerin müdahalesiyle taraflar sakinleştirildi.






Ancak ertesi gün S.K., N.K. ve H.İ.Ö.'nün de aralarında bulunduğu aile üyeleri, ellerinde zincir, keser, sopa ve bıçaklarla Serpil Ulusoy'un yaşadığı evin önüne geldi. Burada taraflar arasında yeniden tartışma çıktı. Kısa sürede büyüyen tartışma kavgaya dönüştü.








Çıkan kavgada Serpil Ulusoy, Mehmet Ulusoy ve Emre Ulusoy yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralılar, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulanslarla hastaneye kaldırıldı.

Hastanede tedavileri yapılan Ulusoy ailesi, darp raporu aldıktan sonra polis merkezine giderek şüphelilerden şikayetçi oldu. Polis ekiplerince gözaltına alınan S.K., N.K. ve H.İ.Ö., ifadelerinin ardından serbest bırakıldı.









Öte yandan zincir, keser, sopa ve bıçakların kullanıldığı kavga anları çevredeki bir güvenlik kamerası tarafından saniye saniye kaydedildi.

Saldırıya uğrayan Emre Ulusoy, karşı tarafın evlerini bastığını söyleyerek, "Evimize zincir, bıçak, keserlerle geldiler. Kafama keserle vurdular, anneme zincirle vurdular. Bu adamlar ertesi gün serbest kaldı adalet istiyoruz" dedi.









Mehmet Ulusoy ise eşini baygınken bile darp etmeye devam ettiklerini belirterek, "Benim çocuğumun kafasına keserle vurdular. Benim çocuğum ölebilirdi. Köyden geldiler gece bu olayı organize ettiler sabah yaptılar. Bizi kameraya çektirdiler. Benim çocuğum, eşim ölse kim verecek hesabını. Ben adalet istiyorum" diye konuştu.








Serpil Ulusoy da hasta olduğu için çocukları sessiz olmaları konusunda uyardığı kaydederek, "Olayın ardından karşımıza gelip gülüyorlar. Devletin adaletini istiyoruz. Evimi bastılar. Bıçakları zincirleri sallayarak üstümüze geliyorlar. Ben baygınken beni dövdüler. Biz o gün ölebilirdik" dedi.






Türkiye'nin en çok vali çıkaran illeri belli oldu

Türkiye genelinde halihazırda görev yapan valilerin memleketleri üzerinden hazırlanan dağılımda Adana ve Erzurum, 5'er valiyle listenin zirvesini paylaştı. Bürokrasiye kazandırdığı vali sayısıyla dikkat çeken Erzurum, Adana ile birlikte Türkiye'nin en fazla vali çıkaran illeri arasında ilk sırada yer aldı

06.10.2026 14:27:00
İHA
 
Türkiye'nin en çok vali çıkaran illeri belli oldu
Türkiye'nin en çok vali çıkaran illeri belli oldu
Erzurumlu valiler

Verilen listeye göre Erzurumlu valiler arasında Çanakkale Valisi Ömer Toraman, Edirne Valisi Yunus Sezer, İstanbul Valisi Davut Gül, Kocaeli Valisi İlhami Aktaş ve Kahramanmaraş Valisi Mükerrem Ünlüer yer alıyor.






Zirveye yakın iller de dikkat çekti

Valilerin memleketlerine ilişkin dağılımda Erzurum ve Adana'nın ardından Ankara, Elazığ ve Kayseri öne çıktı. Söz konusu üç ilden 4'er ismin valilik görevinde bulunması dikkat çekerken, Antalya, Sinop, Trabzon, Çorum, Malatya, Bitlis ve Ordu da birden fazla vali yetiştiren iller arasında yer aldı.









Valiler ve memleketleri

Adana Valisi Mustafa Yavuz: Elazığ
Adıyaman Valisi Abdullah Küçük: Sivas
Afyonkarahisar Valisi Naci Aktaş: Trabzon
Ağrı Valisi Önder Bozkurt: Hatay
Aksaray Valisi Murat Duru: Niğde
Amasya Valisi Önder Bakan: Tekirdağ
Ankara Valisi Yakup Canbolat: Çorum
Antalya Valisi Hulusi Şahin: Ankara
Ardahan Valisi Ömer Hilmi Yamlı: Bitlis
Artvin Valisi Turan Ergün: Sinop
Aydın Valisi Osman Varol: İzmir
Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu: Düzce
Bilecik Valisi Faik Oktay Sözer: Rize
Bingöl Valisi Cahit Çelik: Ağrı
Bitlis Valisi Ahmet Karakaya: Kastamonu
Bolu Valisi Abdulaziz Aydın: Mardin
Burdur Valisi Tülay Baydar Bilgihan: Ağrı
Bursa Valisi Erol Ayyıldız: Giresun
Çanakkale Valisi Ömer Toraman: Erzurum
Çankırı Valisi Hüseyin Çakırtaş: Sivas
Çorum Valisi Ali Çalgan: Malatya
Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger: Konya
Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu: Trabzon
Edirne Valisi Yunus Sezer: Erzurum
Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu: Ordu
Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu: Bitlis
Erzurum Valisi Aydın Baruş: Edirne
Eskişehir Valisi Erdinç Yılmaz: Adana
Gaziantep Valisi Kemal Çeber: Tokat
Giresun Valisi Mustafa Koç: Adana
Gümüşhane Valisi Cevdet Atay: Elazığ
Hakkâri Valisi İbrahim Taşyapan: Kayseri
Hatay Valisi Mustafa Masatlı: Çorum
Isparta Valisi Abdullah Erin: Mardin
Mersin Valisi Atilla Toros: Bitlis
İstanbul Valisi Davut Gül: Erzurum
İzmir Valisi Süleyman Elban: Kırşehir
Kars Valisi Ziya Polat: İzmit
Kastamonu Valisi Meftun Dallı: Sinop
Kayseri Valisi Gökmen Çiçek: Kocaeli
Kırklareli Valisi Uğur Turan: Giresun
Kırşehir Valisi Murat Sefa Demiryürek: Adana
Kocaeli Valisi İlhami Aktaş: Erzurum
Konya Valisi İbrahim Akın: Çorum
Kütahya Valisi Musa Işın: Bingöl
Malatya Valisi Seddar Yavuz: Eskişehir
Manisa Valisi Vahdettin Özkan: Muş
Kahramanmaraş Valisi Mükerrem Ünlüer: Erzurum
Mardin Valisi Tuncay Akkoyun: Elazığ
Muğla Valisi İdris Akbıyık: Malatya
Muş Valisi Avni Çakır: Aksaray
Nevşehir Valisi Hüseyin Kök: Konya
Niğde Valisi Nedim Akmeşe: Sinop
Ordu Valisi Muammer Erol: Kayseri
Rize Valisi İhsan Selim Baydaş: Malatya
Sakarya Valisi Rahmi Doğan: Sivas
Samsun Valisi Orhan Tavlı: Ordu
Siirt Valisi Kemal Kızılkaya: Eskişehir
Sinop Valisi Mustafa Özarslan: Adana
Sivas Valisi Yılmaz Şimşek: Antalya
Tekirdağ Valisi Recep Soytürk: Sakarya
Tokat Valisi Abdullah Köklü: Ankara
Trabzon Valisi Tahir Şahin: Kayseri
Tunceli Valisi Şefik Aygöl: Batman
Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak: Çanakkale
Uşak Valisi Serdar Kartal: Balıkesir
Van Valisi Ozan Balcı: Ardahan
Yozgat Valisi Mehmet Ali Özkan: Ankara
Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu: Trabzon
Bayburt Valisi Mustafa Eldivan: Kayseri
Karaman Valisi Hayrettin Çiçek: Elazığ
Kırıkkale Valisi Hüseyin Engin Sarıibrahim: İstanbul
Batman Valisi Ekrem Canalp: Bolu
Şırnak Valisi Birol Ekici: Antalya
Bartın Valisi Nurtaç Arslan: Amasya
Iğdır Valisi Fırat Taşolar: Kahramanmaraş
Yalova Valisi Ahmet Hamdi Usta: Antalya
Karabük Valisi Oktay Çağatay: Kırşehir
Kilis Valisi Ömer Kalaylı: Kahramanmaraş.













Siirt'te terör örgütü PKK'nın katlettiği 37 kişi törenle anıldı

Siirt'in Şirvan ilçesine bağlı Daltepe ve Kalkancık köylerinde 33 yıl önce bölücü terör örgütü PKK mensuplarınca katledilen, çoğunluğu çocuk ve kadınlardan oluşan 37 vatandaş törenle anıldı

05.10.2026 03:00:00 / Güncelleme: 05.10.2026 05:25:30
Haber Merkezi
 
Siirt'te terör örgütü PKK'nın katlettiği 37 kişi törenle anıldı
Siirt'te terör örgütü PKK'nın katlettiği 37 kişi törenle anıldı
Valilik himayesinde Şirvan Kaymakamlığı tarafından Daltepe ve Kalkancık şehitliklerinde düzenlenen anma programı, Kur'an-ı Kerim tilaveti ve şehitler için yapılan dualarla başladı.








Törende konuşan Siirt Valisi Kemal Kızılkaya, 1993 yılında terör örgütü tarafından gerçekleştirilen hain saldırıda hayatını kaybeden 37 vatandaşın hatırasını yaşatmak üzere bir araya geldiklerini ifade etti.









Aradan geçen yıllara rağmen acının yüreklerdeki tazeliğini koruduğunu belirten Vali Kızılkaya, "Bölücü terör örgütü mensupları tarafından gerçekleştirilen hain saldırıda kadınlar, yaşlılar ve çocukların da aralarında bulunduğu 37 masum şehit edilmiştir. Aralarında henüz adı dahi konulmamış bebeklerin ve yalnızca 8 aylık Gülcan bebeğin de bulunması, yaşanan vahşetin ve insanlık dışı saldırının acısını daha da derinleştirmektedir. Onlar bu toprakların evlatları, anneleri, babaları, kardeşleri ve çocuklarıydı. Onların acısı yalnızca ailelerinin değil, milletimizin ortak acısıdır" dedi.
 







Törende konuşan Şirvan Kaymakamı Ertuğrul Bayram ise aziz şehitlerin emanetlerine her zaman sahip çıkacaklarını kaydederek, tüm şehitlere Allah'tan rahmet diledi.
Konuşmaların ardından protokolden isimler ve vatandaşlar şehit kabirlerini ziyaret ederek dualar okudu ve kabirlere kırmızı güller bıraktı.
 







Anma programına Siirt Valisi Kemal Kızılkaya, Şirvan Kaymakamı Ertuğrul Bayram, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Ceylan Yaman, İl Emniyet Müdürü Mehmet Özdemir, kurum müdürleri, şehit yakınları ve çok sayıda vatandaş katıldı.






33 yıl önce ne yaşanmıştı?

4 Ekim 1993 tarihinde gerçekleşen Daltepe ve Kalkancık katliamı, bölücü terör örgütü PKK'nın sivil halka yönelik gerçekleştirdiği en acımasız ve vahşi saldırılardan biridir. 
 
Siirt'in Şirvan ilçesine bağlı bu iki komşu köyde gerçekleşen hain gece baskınında, 27 sivil vatandaş ve 10 güvenlik korucusu olmak üzere toplam 37 vatandaşımız şehit edilmiştir. 
 
Katliama dair öne çıkan tarihi detaylar ve yaşananlar şu şekildedir:






Yaklaşık 70 kişiden oluşan ağır silahlı bir PKK'lı terörist grubu, gece saatlerinde Daltepe köyüne baskın düzenlemiştir. Teröristler ilk olarak köydeki geçici köy korucularından silahlarını bırakıp teslim olmalarını istemiştir. 
 
Korucuların vatanı savunmak adına ateşle karşılık vermesi üzerine çatışma çıkmıştır. Ağır silahlar kullanan teröristler korucuları etkisiz hale getirdikten sonra, korucu ailelerini ve baskından kaçmaya çalışan masum köylüleri köy camisinde toplamıştır. 
 
Katledilen 37 kişinin büyük çoğunluğunu kadınlar, yaşlılar ve kundaktaki bebekler oluşturmaktadır. Şehitler arasında henüz 8 aylık olan Gülcan bebek ve nüfusa kaydı dahi yapılamamış, adı konulmamış birkaç aylık bebekler bulunmaktadır. Teröristler, annelerinin kucağındaki bebekleri dahi ateşe atarak veya kurşunlayarak katletmiştir. 
 
Katliam sırasında köy meydanında ve camide yapılan infazların yanı sıra, köylülerin sığındığı evler el bombaları ile havaya uçurulmuş ve ateşe verilmiştir.
 
Tarihe kara bir leke olarak geçen bu insanlık dışı katliamın kurbanları, her yıl 4-5 Ekim tarihlerinde Siirt Valiliği ve Şirvan Kaymakamlığı tarafından Daltepe ve Kalkancık şehitliklerinde düzenlenen resmi törenlerle dualarla anılmaktadır. 

Şarkışla Sanayi Sitesi'nde yıkım gerginliği

Şarkışla Belediyesi'nin Şarkışla Sanayi Sitesi'nde kaçak yapıları yıkma girişimi gerginliğe neden oldu

02.10.2026 14:01:00
İHA
 
Şarkışla Sanayi Sitesi'nde yıkım gerginliği
Şarkışla Sanayi Sitesi'nde yıkım gerginliği
Şarkışla Belediyesi, Şarkışla Sanayi Sitesi'nde dükkanlara ek yapılan sundurmaları yıkma kararı aldı. Bugün planlanan yıkım işlemi esnafın tepkisine neden oldu. Site içerisinde toplanan esnaf yıkıma karşı çıkarak bir basın açıklaması yaptı.






Şarkışla Esnaf Odası Başkanı Ahmet Özer yaptığı açıklamada, "Geçtiğimiz dönemlerde sanayimizin büyüyebilmesi için satılan arsaların yol, su ve kanalizasyon hatları henüz yapılmamıştır. Gelişmekte olan sanayi esnafımız, yer problemine alternatif olarak ön sundurma ve yan kapatma gibi çözümler aramıştır. Birçok sanayi sitesinde bu tür alternatifler uygulanmaktadır; bunun en yakın örneği Sivas sanayi sitelerinde, bir örneği de Başkent'teki sanayi sitelerinde görülmektedir. Temennimiz; sanayide yer problemi henüz giderilemediği için mevcut yapıların yıkımının durdurulması, satılmış olan parsellerin altyapısı tamamlanarak bir an evvel sanayiye kazandırılması ve bu süre zarfında esnafımıza anlayış gösterilmesidir" ifadelerine yer verdi.








Öte yandan, yıkımların bir ay ertelendiği duyuruldu.

Güllü davasının ilk duruşması için tanık Nur Sultan Ulu Yalova Adliyesi'nde

Yalova'da geçtiğimiz yıl hayatını kaybeden, kamuoyunda 'Güllü' adıyla tanınan sanatçı Gül Tut'un ölümüne ilişkin davanın ilk duruşması için Güllü'nün kızının arkadaşı Nur Sultan Ulu Yalova Adliyesi'ne geldi

01.10.2026 13:30:00
İHA
 
Güllü davasının ilk duruşması için tanık Nur Sultan Ulu Yalova Adliyesi'nde
Güllü davasının ilk duruşması için tanık Nur Sultan Ulu Yalova Adliyesi'nde
Güllü'nün 26 Eylül 2025 tarihinde Çınarcık ilçesindeki evinin 6'ncı katındaki pencereden düşerek hayatını kaybetmesinin ardından başlatılan soruşturma kapsamında dava açılmıştı.






Davanın ilk duruşması bugün Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülüyor. Tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter'in 'tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle yargılandığı davada, olay sırasında evde bulunan Sultan Nur Ulu hakkında ise 'yalan tanıklık' suçundan 4 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.








Tuğberk'in ardından Sultan Ulu da ilk duruşma için Yalova Adliyesi'ne geldi. Davada görgü tanığı olarak yer alan Sultan Ulu'nun, olayla ilgili bildikleri ve tanıklığı duruşmanın önemli başlıkları arasında yer alıyor.








Sultan Ulu, ilk duruşma öncesinde adliyeye gelerek duruşmanın başlamasını beklemeye başladı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.