logo
15 MAYIS 2026

Eğiticinin Eğitimi Kursu

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından 'İş Sağlığı ve Güvenliği' eğitimleri veren kurum olarak yetkilendirilen ve belgelendirilen Yakın Doğu Üniversitesi, İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) uzmanlarına yönelik "İSG Eğiticinin Eğitimi Kursu" başlatıyor.

04.09.2020 17:58:00
Eğiticinin Eğitimi Kursu
Eğiticinin Eğitimi Kursu
Yakın Doğu Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Enstitüsü tarafından verilecek 'İş Sağlığı ve Güvenliği Eğiticinin Eğitimi Kursu' 6-16 Ekim 2020 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Toplamda 40 saat sürecek eğitimlere son başvuru tarihinin 5 Ekim 2020 Pazartesi günü mesai saati bitimine kadar olduğu belirtildi.

İş sağlığı ve güvenliği uzmanlarına yönelik olan kursun amacı İSG uzmanlarının eğitim becerilerini geliştirmek ve onların görev yaptıkları işletmelerde çalışanların İSG eğitimlerini en iyi şekilde yürütebilmelerine yardımcı olmaktır. Bu çerçevede kursun sonunda, iş yerlerinde iş sağlığı ve güvenliği eğitimi yapacak olan personelin bilgi, beceri ve tutum/davranış değiştirmeye yönelik eğitim becerilerinin geliştirilmesi hedeflenmektedir. Program boyunca iş sağlığı ve güvenliği örnekleri ve özelde kurs katılımcılarının çalıştıkları iş yerlerindeki ihtiyaca göre düzenlenecek örnekler üzerinde çalışılacaktır. Yeterliğe dayalı yaklaşım ilkelerinin benimsenmiş olduğu kursta interaktif yöntemler uygulanacak; beceriler için iş sağlığı ve güvenliğine yönelik uygulama rehberleri oluşturulacak ve kullanılacaktır.

'Nitelikli bir eğitim için eğiticilerin de yetkinliklerini sürekli geliştirmeleri gerekiyor'

İş sağlığı ve güvenliği alanında nitelikli elemanların yetiştirilmesi ve bu elemanların iş yerlerinde hizmet vermesini sağlamak, aynı zamanda ülkemizde daha güvenli bir çalışma ortamının oluşturulması adına önemli bir adım atarak kısa bir süre önce iş sağlığı ve güvenliği eğitimleri vermeye başladıklarını dile getiren İş Sağlığı ve Güvenliği Program Yöneticisi Aziz Gürpınar, nitelikli bir eğitim için eğiticilerin yetkinliklerini sürekli geliştirmeleri gerektiğini belirtti.

Eğitici eğitiminin, eğitmenlerin etkili bir eğitim verebilmesi için ihtiyaç duydukları becerileri kazanmasına yardımcı olduğunu belirten Gürpınar; 'İş yerinde iş sağlığı ve güvenliğine dair değerli bir kültür oluşmasını sağlamaya aracı olan iş sağlığı ve güvenliği eğiticilerinin de eğitmenlik becerilerini etkin şekilde kullanarak tüm eğitim süreçlerini yürütebilir hale gelmeleri önem taşımaktadır. Bilinçli ve donanımlı eğiticiler, kurumlarda İş Sağlığı ve Güvenliği süreçlerinin etkili biçimde sürdürülebilmesine önemli katkı sağlayan bireylerdir. Bu anlamda hizmet verdiği iş yerinde çalışanlara İş Sağlığı ve Güvenliği konusunda eğitim veren ve verecek olan tüm İSG uzmanlarının bu eğitimlerle becerilerini artıracaklarına inanıyorum' diye konuştu.

Dört temel konuda eğitimler veriliyor

Yakın Doğu Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Enstitüsü tarafından İş Sağlığı ve Güvenliği eğitimleri kapsamında; 'Temel İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimi', "Genel İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanlığı Eğitimi', 'İnşaat İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanlığı Eğitimi', "Sertifika Yenileme İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimi' olmak üzere dört temel konuda da eğitimler veriliyor.

Kurslara kayıt ve detaylı bilgi

İş Sağlığı ve Güvenliği programları ile ilgili kayıt, başuvuru ve detaylı bilgiye, +90 (392) 223 64 64-5611 no'lu telefondan veya yabem@neu.edu.tr, cigdem.hursen@neu.edu.tr adresine mail gönderilerek ulaşılabiliyor. Online başvurular ise yabem.neu.edu.tr adresi üzerinden yapılabiliyor. İHA

Erdoğan, Türkiye-Kazakistan İş Forumu kapanışında konuştu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Kazakistan arasındaki ticarete ilişkin, "Karşılıklı güvene dayalı güçlü ortaklığımız sayesinde ticaret hacmimiz geçtiğimiz yıl sonu itibarıyla 10 milyar dolara yaklaştı. Tabii ki bunlarla yetinmiyoruz. Hedefimiz olan 15 milyar dolara sürdürülebilir ve dengeli şekilde ulaşmak için çabalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı

14.05.2026 23:30:00
AA
Erdoğan, Türkiye-Kazakistan İş Forumu kapanışında konuştu
Erdoğan, Türkiye-Kazakistan İş Forumu kapanışında konuştu
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kazakistan'a yaptığı resmi ziyaret kapsamında bir otelde düzenlenen Türkiye-Kazakistan İş Forumu kapanış toplantısına katıldı.

Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev'e iş insanlarının meselelerine gösterdiği yakın ilgi için teşekkür eden Erdoğan, geçen günlerde idrak edilen Vatan Savunucuları Günü ve Zafer Bayramı münasebetiyle Kazak halkını tebrik etti.

Tokayev'in liderliğinde yürütülen reform programının Kazakistan'ın şahlanışının itici gücü olduğunu belirten Erdoğan, 15 Mart'ta yapılan referandumda kabul edilen yeni anayasanın kardeş Kazak halkı için hayırlara vesile olmasını diledi.

Türkiye'nin, bağımsızlığının 35. yılını idrak eden Kazakistan'ın her daim en yakın destekçisi olacağını vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu:

"Sabahki görüşmelerimizde ortak gündemimizde olan pek çok konuyu ele aldık. İkili iş birliğimizi güçlendirecek 13 farklı belgeye imza attık. İş Forumu'nun da ülkelerimiz arasında ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştirilmesine katkı sağlayacağına inanıyorum. Kazakistan ile ekonomik ilişkilerimizin her geçen gün daha da ileriye gitmesinden bahtiyarız. Kazakistan'ın Sayın Tokayev'in güçlü liderliğinde ekonomi alanında kaydettiği ilerlemeleri büyük bir memnuniyetle takip ediyoruz. 2025 yılında gayri safi yurt içi hasılası yüzde 6,5 gibi çarpıcı bir büyüme gösteren Kazakistan'da kişi başına düşen milli gelir 15 bin dolara yaklaştı. Artık karşımızda toplam dış ticaret hacmi 145 milyar doları bulan Orta Asya'nın en büyük ekonomisine sahip bir Kazakistan var. Bu büyümenin de etkisiyle Kazakistan 2025 yılında Türk dünyası içerisinde en fazla ticaret gerçekleştirdiğimiz ortağımız olmuştur. 5 bin 500'e yakın şirketimiz inşaattan finansa, turizmden bilişime 6 milyar dolara ulaşan yatırımlarıyla sadece refahı değil, aynı zamanda kardeşliğimizi de destekliyor. Müteahhitlerimiz ülkenin dört bir yanında değeri 30 milyar dolara varan 500'ü aşkın projeyi üstlendiler. Başarıyla tamamlayıp Kazak halkının hizmetine sundukları eserlerle ülkemizin gurur kaynağı oldular."

"Kazakistan'ın yapay zeka alanındaki atılımlarını takdirle takip ediyoruz"

Kazakistan'ın Türkiye'deki yatırımlarının her geçen gün artmasından ziyadesiyle memnun olduklarını vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:

"750'den fazla Kazak firma 2 milyar dolara yaklaşan yatırımla Türkiye'de faaliyetlerine devam ediyor. Karşılıklı güvene dayalı güçlü ortaklığımız sayesinde ticaret hacmimiz geçtiğimiz yıl sonu itibarıyla 10 milyar dolara yaklaştı. Tabii ki bunlarla yetinmiyoruz. Hedefimiz olan 15 milyar dolara sürdürülebilir ve dengeli şekilde ulaşmak için çabalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Açıkçası çok daha fazlasını yapabileceğimize, çok daha ileri seviyelere ulaşabileceğimize eminim. Bu minvalde geçtiğimiz ay Astana'da düzenlenen Karma Ekonomik Komisyon toplantısında kabul ettiğimiz kapsamlı eylem planı ticaret ve yatırım ilişkilerimize yeni bir soluk getirecektir. Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi toplantımız vesilesiyle bugün imzaladığımız Yatırımların Karşılıklı Korunması ve Teşviki Anlaşması'nın karşılıklı yatırımları daha da teşvik edeceğini düşünüyoruz. Bugünkü görüşmelerimizde ayrıca Kazakistan ile elektronik izin sistemine geçilmesi, geçiş belgesi kotalarının artırılması, ikili ve transit taşımaların serbestleştirilmesi gibi ticaretimizi olumlu etkileyecek konuları da ele aldık. Bu hususlarda önümüzdeki dönemde ilerleme sağlayacağımıza inanıyorum."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgesel çatışmalar, enerji arz güvenliği, yapay zeka dönüşümü ve tedarik zincirlerindeki kırılmalar gibi çok boyutlu sınamalarla karşı karşıya olduklarını belirterek, "Bu dinamiğin bir sonucu olarak ülkeler arasında işbirliğinin geliştirilmesi daha da önem kazanmıştır. Cumhurbaşkanı Sayın Tokayev'in vizyoner yaklaşımıyla Kazakistan'ın yapay zeka alanındaki atılımlarını takdirle takip ediyoruz. Yarın Hoca Ahmet Yesevi'nin memleketi Türkistan'da Türk Devletleri Teşkilatı Devlet Başkanları Gayriresmi Zirvesi'ni gerçekleştireceğiz. Zirvenin ana temasının yapay zeka ve dijital kalkınma olarak belirlenmesini çok isabetli ve anlamlı bulduğumuzu ifade ediyorum." dedi.

"Hazar Geçişli Orta Koridor'un ihyası için çalışıyoruz"

Tokayev ile bugün enerji bahsinde hidrokarbon alanlarının işletilmesinden nakliyesine, kritik madenlerin keşfine kadar geniş bir yelpazede işbirliği fırsatlarını istişare ettiklerini dile getiren Erdoğan, şunları söyledi:

"Türkiye olarak yıllar öncesinden kaynak çeşitliliğini sağlamak suretiyle enerji arz güvenliğini temin etmiş bir ülkeyiz. Kazakistan'dan daha fazla miktarda petrolü ülkemiz üzerinden dünya pazarlarına ulaştırmayı arzu ediyoruz. Önemli atılım gösterdiğimiz savunma sanayi alanında Kazakistan ile geçmişe dayalı çok iyi bir iş birliğimiz var. Bugün kıymetli kardeşimle birlikte ortak üretim dahil yeni projelerle bu alandaki işbirliğimizi daha da ilerletme noktasında irademizi teyit ettik. Demir yolu bağlantılarımızı, liman altyapımızı ve dijital gümrük sistemlerimizi entegre ederek Hazar Geçişli Orta Koridor'un ihyası için çalışıyoruz. Ülkelerimizi birbirlerine yakınlaştırırken aynı zamanda küresel ekonomide Avrasya bölgesini daha rekabetçi bir konuma ulaştırmak hedefimiz olmayı sürdürüyor."

"İnsana yapılan yatırım en büyük, en kalıcı yatırımdır"

Hoca Ahmet Yesevi'nin "Yola çıkan ahir muradına erişir" sözlerine anımsatan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Liderler olarak biz bu yolun üzerinde ayağınıza takılan, elinizi kolunuzu bağlayan hangi engel varsa onlardan kurtulmanız için gerekeni yapmaya devam edeceğiz. Türk-Kazak iş dünyası olarak sizler de çıktığınız yolda sabırla yürümekten vazgeçmeyeceksiniz. Yatırım yapacaksınız, üreteceksiniz, ihraç edeceksiniz, istihdam sağlayacaksınız, iki ülke ekonomisine katkı sunacaksınız. El ele, omuz omuza vereceğiz, hep beraber bıkmadan, usanmadan ve kararlılıkla bu mücadeleyi sürdüreceğiz. Bizim sizlerden beklentimiz sadece ekonomik değil, insani kazanımları da esas alan projelere öncülük etmenizdir. İnsana yapılan yatırım en büyük, en kalıcı yatırımdır. Ortak geleceğimizin nişanelerinden olan ve kurulduğundan bu yana 100 bin mezun veren Türk-Kazak Hoca Ahmet Yesevi Üniversitesine desteklerinizi artırmanızı beklediğimizi burada ifade etmek istiyorum."

Erdoğan, Tokayev'in şahsında Kazak halkının yaklaşmakta olan Kurban Bayramı'nı tebrik ederek, konuşmasını şu ifadelerle tamamladı:

"Bayramın Kazak halkına, Türk İslam dünyasına ve tüm insanlığa huzur getirmesini Rabbimden niyaz ediyorum. On yıllardır Türk şirketlerine güvenen Kazak kardeşlerime en kalbi selam ve muhabbetlerimi sunuyor. Değerli iş insanlarımıza çalışmalarınızda üstün başarılar diliyorum. Rabbim yolumuzu ve bahtımızı açık etsin. Tekrar görüşmek dileğiyle. Kalın sağlıcakla."

Müfredatta birçok kavram değişti

Milli Eğitim Bakanlığı, yeni müfredat kapsamında tarih ve coğrafya terimlerini yeniledi. Ders kitaplarında "Mavi Vatan", "Türkistan" ve "Sömürgeciliğin Başlangıcı" gibi milli şuur odaklı yerli ifadeler resmi olarak kullanılmaya başlandı

14.05.2026 22:00:00
Haber Merkezi
Müfredatta birçok kavram değişti
Müfredatta birçok kavram değişti
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), eğitim sisteminde köklü bir zihniyet değişimine giderek "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" kapsamında tarih, coğrafya ve sosyal bilgiler ders kitaplarındaki temel terminolojiyi tamamen güncelledi. "Milli şuur" ve "yerli bakış açısı" odaklı bu adım, yıllardır kanıksanmış batı merkezli veya dayatılmış coğrafi ve tarihi terimleri, Türk medeniyet hafızasına ve ulusal güvenlik vizyonuna uygun kelimelerle değiştirdi.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, yapılan düzenlemelerin çok masum görünen ancak millet olma bilincini doğrudan etkileyen dayatmaları ortadan kaldırmak amacıyla yapıldığını belirtti.

Yeni müfredat doğrultusunda ders kitaplarında resmi olarak değiştirilen ve öğrencilere yeni haliyle aktarılacak olan kavramların şöyle listelendi:

Ormanlarımız - Yeşil Vatan: Türkiye'nin orman varlığı ve yeşil alanları, jeopolitik birer güç ve korunması gereken birer vatan toprağı olarak "Yeşil Vatan" konseptiyle işlenecek.

Türkiye'nin Deniz Yetki Alanı - Mavi Vatan: Akdeniz, Ege ve Karadeniz'deki uluslararası hukuktan doğan deniz sınırları, kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge hakları "Mavi Vatan" öğretisiyle kalıcı hale getirilecek.

Türkiye'nin Hava Sahası - Gök Vatan: Ülkenin hava sahası üzerindeki tam egemenlik hakları, savunma doktriniyle entegre edilerek "Gök Vatan" terimiyle genç kuşaklara aktarılacak.

Ege Denizi - Adalar Denizi: Tarihi arka planı Lozan Anlaşması dönemine dayanan ve İkinci Dünya Savaşı sonrasında literatüre yerleşen Ege ismi yerine, coğrafyanın asıl tarihi adı olan "Adalar Denizi" ifadesi kullanılacak.

Orta Asya - Türkistan: İki kutuplu dünya düzeninin ve Sovyetler Birliği döneminin dayattığı coğrafi sınırlandırmayı kırmak amacıyla, bölge bilimsel literatürdeki asıl tarihi adı olan "Türkistan" olarak adlandırılacak.

Haçlı Seferleri - Haçlı Saldırıları: "Sefer" kelimesinin Türk literatüründeki makul ve meşru algısının aksine, bu olayların İslam dünyasına yönelik doğrudan birer istila ve saldırı olduğu gerçeği "Haçlı Saldırıları" ifadesiyle vurgulanacak.

Coğrafi Keşifler - Sömürgeciliğin Başlangıcı: Batı merkezli tarih anlayışının "keşif" olarak sunduğu dönemin, aslında küresel çapta insan ve kaynak yağmacılığına dayanan "Sömürgeciliğin Başlangıcı" olduğu öğretilecek.

Bizans - Doğu Roma: Tarihsel olarak modern dönem tarihçilerinin ürettiği yapay bir terim olan Bizans yerine, devletin kendi dönemindeki gerçek adı olan "Doğu Roma" kavramı esas alınacak.

Ermeni Meselesi - Asılsız Ermeni İddiaları: Tarih kitaplarında konunun ele alınış biçimi netleştirilerek, Türkiye'ye yönelik uluslararası tezlerin dayanaksız olduğunu vurgulamak adına terim "Asılsız Ermeni iddiaları" şeklinde güncellendi.

Pontus Meselesi - Asılsız Pontus İddiaları: Karadeniz bölgesine yönelik tarihi ve siyasi dezenformasyon faaliyetlerine karşı, iddiaların asılsızlığı doğrudan terminolojiye yansıtıldı.

Tehcir Kanunu - Sevk ve İskan Kanunu: 1915 olayları sürecindeki yasal düzenleme, dönemin arşiv belgelerindeki ve hukuk metinlerindeki orijinal adı olan "Sevk ve İskan Kanunu" olarak öğrencilere öğretilecek.

Yeni müfredat kapsamındaki bu kavramlar, önümüzdeki eğitim-öğretim döneminden itibaren basılacak tüm ders kitaplarında zorunlu olarak yer alacaktır.

Tanju Özcan'dan ‘hodri meydan’ çıkışı

Görevden uzaklaştırılan ve tutuklu bulunan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, hakkında 263 yıla kadar hapis cezası istenen 178 sayfalık iddianameye, "Savcılığa göre türlü türlü yolsuzluklar yapmışım ama şahsıma veya yakınlarıma tek kuruş menfaat sağlandığına dair suçlama yok, hodri meydan!" sözleriyle tepki gösterdi

14.05.2026 16:31:00 / Güncelleme: 14.05.2026 18:36:15
Haber Merkezi
Tanju Özcan'dan ‘hodri meydan’ çıkışı
Tanju Özcan'dan ‘hodri meydan’ çıkışı
Görevden uzaklaştırılan ve tutuklu bulunan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, hakkında hazırlanan iddianamede 263 yıl 6 aya kadar hapis cezası istenmesinin ardından sosyal medya hesabı üzerinden ilk açıklamayı yaptı.

Özcan, "Sonunda davam açılmış. Savcılığa göre türlü türlü yolsuzluklar yapmışım ama iddianamede şahsıma veya yakınlarıma tek kuruş menfaat sağlandığına dair suçlama yok. Hodri meydan!" diyerek iddiaları reddetti.

İddianamenin detayları ve istenen cezalar

Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen "irtikap" ve "rüşvet" soruşturması kapsamında hazırlanan 178 sayfalık iddianame, Bolu 3. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi. İddianamede Hazine ve Maliye Bakanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü ve İçişleri Bakanlığı "müşteki kurum" sıfatıyla yer alıyor.

Savcılık, Tanju Özcan'ın şu suçlardan 90 yıl 3 aydan 263 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti:

6 kez "icbar suretiyle irtikap"

3 kez "irtikaba teşebbüs"

34 kez "nitelikli dolandırıcılık"

1 kez "rüşvet"

Aynı dosyada yargılanan tutuklu Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can için 64 yıla, BolSev Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ali Sarıyıldız için ise 218 yıl 9 aya kadar hapis cezası istendi.

İddianamede yer alan 5 ağır suçlama

Soruşturmanın en önemli delillerinden birini, BolSev Vakfı Başkanı Ali Sarıyıldız'ın cezaevindeki itirafları oluşturdu. İddianamede öne çıkan başlıklar şunlar:

Marketler Olayı: Zincir marketlere belediye iştiraki olan Bolu Bel A.Ş. ile reklam sözleşmesi yapmaları için baskı uygulandığı, kabul etmeyen marketlere rutin dışı ve yoğun zabıta denetimleri yapıldığı öne sürüldü.

Ruhsat Olayı: Kentte faaliyet gösteren bir müteahhitten ruhsat işlemleri karşılığında 2 milyon 500 bin lira talep edildiği, paranın bir kısmının nakit, bir kısmının ise vakıf hesabına aktarıldığı iddia edildi.

Kurban Bağışı Dolandırıcılığı: 2025 yılı Kurban Bayramı öncesinde BolSev Vakfı aracılığıyla toplanan 845 bin liralık kurban bağışına rağmen kesim yapılmayarak "nitelikli dolandırıcılık" işlendiği belirtildi.

Hak Ediş Olayı: Bir şirket yetkilisinin belediyeden hak edişlerini zamanında alabilmesi için vakfa 10 milyon liralık yardım yapmaya zorlandığı iddialar arasında yer aldı.

Beton Olayı: Özcan'ın, belediye şirketinden beton almayı reddeden bir firmanın yetkilisine "Başka yerden beton alamazsınız, size beton santrali kurdurtmam" diyerek baskı yaptığı iddia edildi.

"Kimin için yolsuzluk yapmışım?"

Hakkındaki tüm suçlamaları kesin bir dille reddeden Tanju Özcan, cezaevinden SEGBİS sistemiyle katıldığı süreçte ve avukatları aracılığıyla paylaştığı mesajda şunları kaydetti:

"Madem benim veya yakınlarımın kasasına giren tek kuruş yok, o zaman bu kadar yolsuzluğu kimin için yapmışım? Ortada bir rüşvet veya irtikap varsa menfaat nerede? Bu dava tamamen siyasi bir kumpastır ve amaç belediye çalışanlarını korkutarak iş göremez hale getirmektir."

Bolu 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin iddianame üzerindeki inceleme süreci devam ediyor.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Yalçın duyurdu: Bir ilde daha il teşkilatı feshedildi

MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, partisinin Malatya il teşkilatının feshedildiğini duyurdu

14.05.2026 16:30:00
Haber Merkezi
MHP Genel Başkan Yardımcısı Yalçın duyurdu: Bir ilde daha il teşkilatı feshedildi
MHP Genel Başkan Yardımcısı Yalçın duyurdu: Bir ilde daha il teşkilatı feshedildi
MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, partisinin Malatya il teşkilatının feshedildiğini duyurdu.
MHP Genel Başkanı Yardımcısı Semih Yalçın, Malatya il teşkilatının da feshedildiğini açıkladı.
Yalçın, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, şu ifadeleri kullandı:
"Milliyetçi Hareket Partisi Malatya il teşkilat organları, parti tüzüğümüzün 52. ve 54. maddelerinin tanıdığı yetkiye istinaden, tüzüğümüzün ilgili maddesi uyarınca feshedilmiştir. Yine aynı maddelerin verdiği yetki çerçevesinde, Milliyetçi Hareket Partisi Malatya İl Başkanlığı görevine Turgay Şengönül atanmıştır."

Aziz İhsan Aktaş davasında mütalaa açıklandı, karar duruşması 15 Haziran'da

"Aziz İhsan Aktaş" davası olarak da bilinen "yolsuzluk" davasının 31. duruşmasında cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı

14.05.2026 14:30:00 / Güncelleme: 14.05.2026 14:32:52
Haber Merkezi
Aziz İhsan Aktaş davasında mütalaa açıklandı, karar duruşması 15 Haziran'da
Aziz İhsan Aktaş davasında mütalaa açıklandı, karar duruşması 15 Haziran'da
"Aziz İhsan Aktaş" davası olarak da bilinen "yolsuzluk" davasının 31. duruşmasında cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı.

Yaklaşık 100 sayfalık mütalaada "Aziz İhsan Aktaş'ın ihale alma yöntemi olarak kurduğu sistemin rüşvet çerçevesinde olduğu" yer aldı.

İş insanı Aziz İhsan Aktaş'ın bazı belediye başkanları ile yöneticilerine rüşvet vererek ihaleleri organize ettiği iddiasıyla açılan davanın ilk duruşması 27 Ocak'ta görülmüştü.

On biri tutuklu 200 sanığın yargılandığı davada sanıklar suç örgütü suçlamasını reddetse de savcı, ortada bir suç örgütü olduğunu ve suç örgütünün en çok ihale alan kurumunun Beşiktaş Belediyesi olduğunu iddia etti.

"Rıza Akpolat'ın Beşiktaş Belediye Başkanlığı döneminde belediyede örgüte ait firmaların ihaleler konusunda neredeyse tekelleştiği" de savcılığın iddiaları arasında.

4 Şubat'ta hakim karşısında çıkan Akpolat ise "Cevabını veremeyeceğim hiçbir iddia, çürütemeyeceğim hiçbir iftira yoktur" diyerek tüm suçlamaları reddetmişti.

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda görülen davada mahkeme başkanı, karar duruşmasını da 15 Haziran'da yapmayı planladıklarını duyurdu.

Mütalaada Aziz İhsan Aktaş'ın Türk Ceza Kanunu'nun 220/1 maddesinden cezalandırılması istendi.

Suç örgütü kurmaya dair bu madde, 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası öngörüyor.

Savcılık, verdiği bilgiler nedeniyle Aktaş hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanması ve cezada indirim yapılmasını talep etti.

Davaya konu olan 63 eylem için de tek tek hangi sanığa ne kadar ceza verilmesini talep ettiğini de mütalaada açıkladı.

Mütalaanın 10 sayfalık özetinin okunmasının ardından mahkeme başkanı "mütalaanın uzun olduğunu ve dinleyerek anlaşılabilir nitelikte olmadığını" söyledi, sanıklara gün içinde UYAP'a yüklenince oradan incelenebileceğini söyledi.

Savcı ise özet olarak rüşvetle suçlanan kişilerin tutukluluğunun devamını, diğer kişilerinse tahliyesini talep ettiğini belirtti.

"Hakkında verilecek ceza miktarı dikkate alındığında; sanıklar Rıza Akpolat, Oya Tekin, Celal Tekin, Ceyhan Kayhan, Özcan Zenger, Erhan Daka ve Utku Caner Çaykara'nın tutukluluk halinin devamına; Ali Rıza Yılmaz, Burak Kangal, Kazım Gökhan Yankılıç ve Rabila Artan'ın tahliyelerine karar verilmesi kamu adına esas hakkındaki talep ve mütalaa olunur" ifadelerine yer verildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın hazırladığı iddianamede başlangıçta 40'ı tutuklu 200 kişi şüpheli sıfatıyla yer alıyordu.

Duruşmalarda bazı tutuklu sanıklar için tahliye kararları alındı.

Soruşturma açıldığında CHP'de belediye başkanı olan yedi isme yönelik çeşitli suçlamalar yöneltildi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, savcıların neden sonuç ilişkisini kuramadığını, iddianamenin kanıtlardan yoksun olduğunu söyledi.

Akçay Barajı 4 yıldır ilk defa tam kapasite doldu

Sakarya'nın içme suyu ihtiyacını karşılayan en önemli kaynaklardan biri olan Pamukova ilçesindeki Akçay Barajı, geçtiğimiz hafta etkili olan sağanak yağışların ardından yüzde 100 doluluk oranına ulaştı. Barajda su seviyesinin maksimum kapasiteye ulaşması üzerine hem muhtemel bir taşkın riskini önlemek hem de şehrin ana su kaynağı Sapanca Gölü'nü desteklemek amacıyla su tahliye işlemleri başlatıldı

14.05.2026 14:00:00
İHA
Akçay Barajı 4 yıldır ilk defa tam kapasite doldu
Akçay Barajı 4 yıldır ilk defa tam kapasite doldu
Akçay Barajı'nda biriken fazla su, kontrollü şekilde Sarp Deresi üzerinden Sapanca Gölü'ne aktarılmaya başlandı. Bu hamleyle bir yandan barajın güvenliği sağlanırken, diğer yandan kuraklık riskine karşı Sapanca Gölü'nün su seviyesinin korunması hedefleniyor. Baraj kapaklarının açılmasıyla birlikte Sarp Deresi yatağından akan tonlarca su, kilometrelerce yol katederek Sapanca Gölü ile buluşuyor. Yapılan bu aktarım, bölgedeki ekosistemin korunması ve göldeki dikey su seviyesinin artırılması açısından önem taşıyor. Özellikle yağışlı periyotlarda elde edilen bu fazla suyun göle aktarılması, Sakarya'nın gelecekteki su arzı güvenliği için "can suyu" niteliği taşıyor.






"Akçay Barajı'ndaki fazlalık suyu da Sarp Deresi üzerinden göle aktarıyoruz"

Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) Genel Müdürü Seyit Sakallıoğlu, "Akçay Barajı, 10 Mayıs 2026 tarihi itibarıyla yüzde 100 doluluğa ulaştı. Bir taraftan gölden aldığımız suyu azaltırken, Akçay Barajı'ndaki fazlalık suyu da Sarp Deresi üzerinden göle aktarıyoruz. Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanımız Yusuf Alemdar öncülüğünde Sapanca Gölü'nü canlandırmak, su seviyesini hızlıca yükseltmek adına biz göl etrafındaki kaynakları Sapanca Gölü'ne aktarmak için çalışmalara başlamıştık. Akçay Barajı'ndan Sakarya Nehri'ne akan suyu Sarp Deresi vasıtasıyla Sapanca Gölü'ne aktararak ciddi bir ilerleme kaydetmiş olduk. Göldeki su seviyesini hızlıca artırıp, gölü eski güzelliğine döndürmek istiyoruz" dedi.








"Akçay Barajı'nda 2 aylık kullanılabilir su bulunmaktadır"

Yüzde 100 doluluk oranına ulaşan barajda iki aylık su bulunduğunu aktaran Sakallıoğlu, "Akçay Barajı'nda Sakarya'nın 2 aylık su ihtiyacını karşılayacak kadar yaklaşık 16 milyon metreküp kullanılabilir su bulunmaktadır. Sapanca Gölü'nde geçtiğimiz günlerdeki yağışlarla birlikte seviyesinde ciddi bir artış oldu. İlave tedbirlerle biz su alımını azaltmaya çalışıyoruz. Şebekedeki su kayıplarının azaltılması adına da yatırım dönemine başladık. Bir taraftan su kayıplarını azaltırken, bir taraftan Sapanca Gölü'nden aldığımız suyu azaltarak bu yaz döneminde herhangi bir sıkıntı yaşatmadan abonelerimizle bu dönemi geçirmiş olacağız. Akçay Barajı, 2021 yılında devreye alınmıştı ve 2022 yılında yüzde 100 doluluk oranına ulaşmıştı. Baraj, 2022 yılından bu yana ilk defa 2026 yılında doluluk oranına ulaşıp taşma seviyesine geldi" diye konuştu.



























İBB davasının 38. duruşması başladı

77'si tutuklu, 5'i müşteki sanık olmak üzere 414 sanığın yargılandığı İBB davasının 38. duruşması başladı

14.05.2026 11:20:00
AA
İBB davasının 38. duruşması başladı
İBB davasının 38. duruşması başladı

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, eski CHP milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.

Bir kısım tutuksuz sanıklar ile avukatların da katıldığı duruşmada, bazı CHP milletvekilleri ve tutuklu sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.

Duruşma, dün savunmasını tamamlayan tutuklu sanık Kültür AŞ Hakediş Şefi Gökhan Köseoğlu'nun avukatlarının beyanlarının alınmasıyla sürüyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

İddianamede, 16 kişi "müşteki", 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.

Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının, suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar lira ve 24 milyon dolar, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu"na ilişkin değerlendirme yapılıyor.

İddianamede yer alan örgüt şemasında, tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", tutuklu sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş ile Adem Soytekin ve tutuksuz sanık Ertan Yıldız, başka suçtan tutuklu Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.

Şemada 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Birleşen dosya

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in de arasında bulunduğu 7 sanık hakkında hazırlanan iddianamede bu davayla birleştirilmişti.

İddianamede, tutuklu sanıklar İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan ile tutuksuz sanıklar Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli'nin "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme" ile "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 9 yıl 8'er aydan 31 yıl 8'er aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.

Yargılama sürecinde birleşen dosyadakilerle birlikte 33 sanığın tahliyesiyle davada 77 tutuklu sanık bulunuyor. 

Ankara'da korsan otoparkçılık yaptığı belirlenen 32 şüpheli gözaltına alındı

Ankara'da, sürücülere araçlarını koruduklarını öne sürerek haksız kazanç sağlayan ve halk arasında 'değnekçi' olarak bilenen korsan otoparkçılara yönelik düzenlenen operasyonda 32 şüpheli gözaltına alındı

14.05.2026 11:00:00
İHA
Ankara'da korsan otoparkçılık yaptığı belirlenen 32 şüpheli gözaltına alındı
Ankara'da korsan otoparkçılık yaptığı belirlenen 32 şüpheli gözaltına alındı
Ankara Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi ekipleri, sokak ve caddelerdeki mekanların önünde korsan otoparkçılık yapan kişileri yakalamak için çalışma başlattı. İcra edilen operasyonlarda 'değnekçi' olarak tabir edilen 32 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Yakalanan zanlıların, sürücülerden araçlarını korumak için para istedikleri, kendilerine ait olmayan park alanlarını kullandıkları ve bu yöntemlerle haksız kazanç elde ettikleri tespit edildi. Şüphelilerin alınan ifadelerinde ise sadece bahşiş aldıklarını iddia ettiklerini öğrenildi.

Öte yandan, Ankara Emniyet Müdürlüğü ekipleri, vatandaşlara benzer durumlarla karşılaşmaları halinde polise ihbarda bulunması gerektiği yönünde uyarıda bulundu.


"Sokaklar temizlenmiş oldu"



Vatandaşlar, gerçekleştirilen operasyonları olumlu bulduklarını söyledi. Furkan Yıldırım isimli vatandaş, "Burada eskisi gibi öyle kişiler kalmadı. Eskiden yol kenarında para isteyenler vardı. Artık öyle bir durum kalmadı. Sokaklar öyle kişilerden temizlenmiş oldu" dedi.

Avni Aydoğdu ise, "Artık öyle kişiler yok burada, kesildi hep. Bu durumdan gayet memnunuz. Bu şekilde devam etmesini isteriz" ifadelerine yer verdi.
Gökhan Al, isimli vatandaş ise, "Polisimize teşekkür ederiz. Allah devletimize zarar vermesin. Böyle bir şey yapmaları çok iyi oldu. İnsanları rahatsız ederek zorla bir şeyler yaptırmaya çalışıyorlardı. Şu an her şey yolunda bir sıkıntı yok" dedi.

Tanju Özcan için istenen ceza belli oldu

Bolu Belediyesi'ne yönelik yürütülen soruşturmada iddianame tamamlandı. Görevden uzaklaştırılan Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın, "Marketler Olayı" kapsamında irtikap ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından 263 yıla kadar hapsi istendi

13.05.2026 19:20:00
Haber Merkezi
Tanju Özcan için istenen ceza belli oldu
Tanju Özcan için istenen ceza belli oldu
Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Bolu Belediyesi ve Bolu Sivil Toplum Vakfı'na (BOLSEV) yönelik yürütülen geniş kapsamlı soruşturmada çok çarpıcı bir gelişme yaşandı.

Mart ayında tutuklanarak görevden uzaklaştırılan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'ın da aralarında bulunduğu 19 şüpheli hakkındaki iddianame tamamlandı.

Kamuoyunda "Marketler Olayı" olarak bilinen soruşturma kapsamında hazırlanan 178 sayfalık iddianamede, savcılık Tanju Özcan için rekor ceza talep etti.

Rekor ceza istemi

Cumhuriyet savcısı tarafından hazırlanan ve Ağır Ceza Mahkemesi'ne sunulan iddianamede, Tanju Özcan hakkında ağır suçlamalar yer alıyor. 7'si tutuklu 19 kişinin yargılandığı dosyada Özcan için "icbar suretiyle irtikap", "nitelikli dolandırıcılık", "rüşvet" ve "Vakıflar Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplamda 263 yıl 6 aya kadar hapis cezası istendi.

"Marketler Olayı" iddianamesinin detayları

Soruşturmanın odağında yer alan iddialara göre, kentteki ulusal ve yerel zincir marketlerin ruhsat, imar ve çalışma izinleri süreçlerinde usulsüzlükler yapıldı. İddianamede öne çıkan başlıklar şunlar:

Zorunlu Bağış İddiası: Market zincirlerinin belediyedeki iş ve işlemlerinin onaylanması karşılığında, BOLSEV (Bolu Sivil Toplum Vakfı) üzerinden yüksek miktarlarda "bağış" adı altında para toplandığı öne sürülüyor.

İrtikap ve Organize Yapı: Savcılık, bu sürecin organize bir şekilde yürütüldüğünü ve esnaf ile iş insanlarının baskı altına alınarak (icbar suretiyle) bu ödemeleri yapmaya zorlandığını iddia ediyor.

Diğer Şüpheliler: Dosyada belediye bürokratları, vakıf yöneticileri ve aracı olduğu iddia edilen isimlerden oluşan 7 tutuklu sanık hakkında da benzer suçlardan ağır hapis cezaları talep ediliyor.

Cezaevinden ilk tepki

Tutukluluk hali devam eden Tanju Özcan, avukatları aracılığıyla ve SEGBİS üzerinden yaptığı açıklamalarda suçlamaları kesin bir dille reddetti. Operasyonun tamamen siyasi amaçlarla yapıldığını savunan Özcan, Bolu halkına hizmet etmesinin engellendiğini ve belediyeye kumpas kurulduğunu ileri sürdü.

Mahkemenin iddianameyi kabul etmesiyle birlikte, önümüzdeki günlerde hakim karşısına çıkacak olan Tanju Özcan ve diğer sanıkların yargılanma sürecine Bolu Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlanacak. Türkiye'nin gözü kulağı bu davanın ilk duruşma tarihinde olacak.

Kuvvetli sağanak geliyor

İçişleri Bakanlığı, Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nden alınan son veriler doğrultusunda Türkiye genelinde çok sayıda il için "sarı" kodlu kuvvetli sağanak yağış alarmı verdi

13.05.2026 17:50:00
Haber Merkezi
Kuvvetli sağanak geliyor
Kuvvetli sağanak geliyor
İçişleri Bakanlığı, özellikle 14 Mayıs 2026 Perşembe günü yurdun batı, iç ve kuzey kesimlerinde etkili olması beklenen gök gürültülü sağanak yağışlar nedeniyle vatandaşları ani sel, su baskını, yıldırım ve fırtına riskine karşı acil önlem almaya çağırdı.

Bakanlığın sosyal medya hesapları ve İçişleri Bakanlığı Resmi hesabı üzerinden yapılan duyurularda, bölge bölge risk altındaki iller sıralandı:

Risk altındaki bölgeler ve il il uyarılar

• Ege Bölgesi: İzmir Valiliği ve meteoroloji istasyonlarından gelen uyarılara göre, özellikle İzmir'in iç kesimleri (Bergama, Kınık, Kemalpaşa, Torbalı, Bayındır, Tire, Ödemiş, Beydağ, Kiraz) ile Manisa, Aydın ve Kütahya genelinde şiddetli yağış bekleniyor.

• Marmara ve Trakya: Edirne'nin kuzey kesimleri, Kırklareli çevreleri, Balıkesir ve Bursa genelinde yağışlar gök gürültülü ve yer yer fırtınalı geçecek.

• İç Anadolu'nun Kuzeyi: Ankara'nın kuzey ve doğu ilçeleri başta olmak üzere Eskişehir, Çankırı, Kırıkkale, Yozgat ve Sivas çevrelerinde kararsız hava yapısına bağlı ani bastıran yağışlar görülecek.

• Karadeniz Bölgesi: Bolu, Karabük, Kastamonu, Çorum, Amasya, Tokat, Sinop ile Samsun ve Ordu'nun iç kesimlerinde sarı kodlu alarm geçerliliğini koruyor.

• Doğu Anadolu: Ağrı, Kars ve Ardahan çevrelerinde yağışların yerel olarak çok kuvvetli olacağı tahmin ediliyor.

Olası tehlikelere karşı AFAD ve Bakanlık alarmda

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) koordinesinde ilgili valilikler ve belediyeler teyakkuza geçirildi. Hava muhalefetinin zirve yapacağı saatlerde vatandaşların şu tehlikelere karşı hazırlıklı olması istendi:

• Ani sel ve bodrum katlarını etkileyecek su baskınları

• Açık alanlarda yıldırım düşmesi ve yerel dolu yağışı

• Yağış anında hızı 60 km/s bulabilecek kuvvetli rüzgar, fırtına ve hortum riski

• Görüş mesafesinin düşmesi nedeniyle ulaşımda yaşanabilecek aksamalar

Bakanlık, olumsuz hava şartları altındaki bölgelerde yaşayanların resmi kurumların güncel duyurularını takip etmesini ve zorunlu olmadıkça fırtına esnasında trafiğe çıkmamasını önemle hatırlattı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.