logo
28 EKİM 2026

Ekonomide gözler enflasyon rakamlarına çevrildi

Ekim ayı enflasyon tahminleri belli oldu. Yatırımcıların ve milyonlarca çalışanın gözü TÜİK'in açıklayacağı yeni verilere kilitlenirken, ekonomistlerin yıl sonu öngörüleri netleşmeye başladı

28.10.2026 15:00:00
Eyüp Kabil
 
Ekonomide gözler enflasyon rakamlarına çevrildi
Ekonomide gözler enflasyon rakamlarına çevrildi
Türkiye ekonomisinde makroekonomik dengeler açısından kritik bir dönemece girilirken, piyasaların ve vatandaşların odağı önümüzdeki günlerde açıklanacak olan Ekim ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verilerine çevrildi.

Piyasalarda dezenflasyon sürecinin hızı ve kalıcılığı tartışılmaya devam ederken, bankacılık ve aracı kurumların katılımıyla gerçekleştirilen son beklenti anketleri, ekim ayında fiyat artış hızının nasıl bir seyir izleyeceğine dair ilk güçlü sinyalleri verdi.


Aylık medyan beklenti yüzde 2,40 seviyesinde


Finans piyasalarının yakından takip ettiği son anket sonuçlarına göre, ekonomistlerin Ekim ayı aylık enflasyon beklentilerinin medyanı yüzde 2,40 olarak hesaplandı.

Araştırmaya katılan kurumların aylık artış tahminleri yüzde 1,90 ile yüzde 2,70 gibi geniş bir bantta değişiklik gösteriyor.

Eylül ayında TÜFE'nin aylık yüzde 1,84 artış göstererek piyasa beklentilerinin altında kalmasının ardından, ekim ayında mevsimsel etkiler ve giyim-gıda kalelerindeki fiyat hareketlerinin bu yükselişte rol oynadığı belirtiliyor.


Yıllık enflasyon yüzde 29 sınırına yaklaşıyor


Ekim ayına ilişkin tahminlerin gerçekleşmesi durumunda, bir önceki ay yüzde 29,73 seviyesinde olan yıllık enflasyonun yüzde 29,44 ile yüzde 29,54 bandına gerilemesi bekleniyor.

Bu durum, yıllık bazda kademeli düşüş trendinin (baz etkisi ve sıkı para politikasının katkısıyla) sürdüğünü teyit eder nitelikte. Öte yandan, katılımcıların 2026 yıl sonu enflasyon tahmini ise yüzde 29,50 civarında sabit kalmış durumda.

Orta Vadeli Program (OVP) kapsamında revize edilen 2026 yıl sonu resmi hedefi olan yüzde 28,4 seviyesine ne kadar yaklaşılabileceği, yılın son iki ayındaki performansla netlik kazanacak.


Küresel riskler ve iç talep dengesi takipte


Ekonomistler, enflasyonun ateşini düşürmeye yönelik adımların önündeki en büyük risklerin küresel enerji fiyatlarındaki oynaklık ve Orta Doğu'da zaman zaman tırmanan jeopolitik gerilimler olduğunu vurguluyor.

Küresel piyasalarda petrol fiyatlarının seyri nakliye ve üretim maliyetleri üzerinde baskı oluştururken; yurt içinde de perakende sektöründeki yavaşlama ve iç talepteki dengelenme süreci yakından izleniyor.


2027 yılı hedefleri ve istihdam projeksiyonu


Hükümetin geçtiğimiz günlerde bütçe görüşmelerinde de altını çizdiği üzere, ekonomi yönetiminin temel hedefi büyüme ivmesini korurken enflasyonu aşağı çekmek. Resmi tahminlere göre Türkiye ekonomisinin bu yılı yüzde 3,3 büyümeyle kapatması, önümüzdeki 2027 yılında ise büyüme oranının yüzde 4,2'ye yükselirken enflasyonun yüzde 21 seviyesine indirilmesi planlanıyor. Bu doğrultuda önümüzdeki yıl istihdamda 657 bin kişilik bir artış hedefleniyor.

TÜİK tarafından resmi olarak açıklanacak Ekim ayı enflasyon verisi, sadece finansal piyasaların yönünü belirlemekle kalmayacak, aynı zamanda asgari ücret pazarlıkları öncesinde milyonlarca çalışan ve emeklinin de maaş zam senaryolarında en önemli referans kaynağı olacak.

BTP’nin acı kaybı

BTP Ankara İl Başkan Yardımcısı Aydın İlik, geçirdiği trafik kazası sonrası hastanede hayatını kaybetti. Karşıyaka Mezarlığı'nda kılınan cenaze namazına BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş da katıldı

28.10.2026 14:50:00
Haber Merkezi
 
BTP’nin acı kaybı
BTP’nin acı kaybı
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Ankara teşkilatında görev yapan, Genel Başkan Yardımcısı Meryem Erdoğan'ın babası Aydın İlik, geçirdiği trafik kazasının ardından tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. İlik, Ankara'da düzenlenen cenaze töreninin ardından Karşıyaka Mezarlığı'nda toprağa verildi.

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP), teşkilat mensuplarından Aydın İlik'i kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyor.

BTP Genel Başkan Yardımcısı Meryem Erdoğan'ın babası ve Ankara Teşkilatlanmadan Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Aydın İlik, önceki gün Ankara'nın Kahramankazan ilçesinde geçirdiği trafik kazasında yaralandı. Hastanede tedavi altına alınan İlik, yapılan müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi.

HÜSEYİN BAŞ CENAZE TÖRENİNE KATILDI

Aydın İlik için Ankara'da cenaze töreni düzenlendi. Karşıyaka Mezarlığı'nda kılınan cenaze namazına BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş da katıldı. İlik, cenaze namazının ardından Karşıyaka Mezarlığı'nda toprağa verildi.

HÜSEYİN BAŞ'TAN TAZİYE MESAJI

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, sosyal medya hesabından yayımladığı taziye mesajında şu ifadeleri kullandı:

"Merhuma Allah'tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve tüm teşkilatımıza başsağlığı diliyorum. Mekânı cennet olsun."

Bakırköy Belediyesi'ne yönelik operasyonda gözaltı sayısı 62'ye yükseldi

Bakırköy Belediyesi'ne yönelik, ihale dosyalarında usulsüzlükler neticesi kamu zararı oluştuğu, işletme sahiplerinden hukuka aykırı şekilde para talep edildiği iddiaları üzerine başlatılan soruşturmada, gözaltı sayısı 62'ye yükseldi. Başsavcılıkça, 8 şüpheli hakkında daha gözaltı talimatı verildi

28.10.2026 13:05:00
İHA
 
Bakırköy Belediyesi'ne yönelik operasyonda gözaltı sayısı 62'ye yükseldi
Bakırköy Belediyesi'ne yönelik operasyonda gözaltı sayısı 62'ye yükseldi
Bakırköy Belediye Başkanlığı tarafından yapılan mal ve hizmet alımına ilişkin ihale dosyalarında usulsüzlükler neticesi kamu zararı oluştuğu, iş yeri çalışma ruhsatı talep eden işletme sahiplerinden hukuka aykırı şekilde para talep edildiği, miktarı ödemeyen işletmelerin ruhsat işlemlerinin sürüncemede bırakıldığı iddiaları üzerine Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca soruşturma başlatılmıştı.

Yürütülen soruşturma kapsamında, 2024-2026 yılları arasında Bakırköy Belediyesinin farklı müdürlükleri tarafından yapılan açık pazarlık usulüne tabi 42 ihale dosyasına, 'ihaleye fesat karıştırma' ile 'irtikap' suçları üzerinden bilirkişi incelemesi yapıldı.

Öte yandan, tespit edilen şüphelilerin HTS kayıtları ve MASAK raporları da analiz edilmişti. Öte yandan, soruşturma kapsamında gözaltına alınan Bakırköy Belediye Meclis üyesi şüpheli Ali Rıza Akyüz'ün, Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü davası kapsamında tutuklu bulunduğu, 3 Eylül 2026 tarihinde açıklanan ara kararda ise tahliye olduğu ortaya çıkmıştı.

Ayrıca, hakkında gözaltı kararı verilen şüpheli Belediye Meclis Üyesi Erkan Gül'ün, yurt dışında olduğu tespit edilmişti.

Gözaltı sayısı 62'ye yükseldi

Yürütülen soruşturma kapsamında, gözaltı talimatı verilen şüpheli sayısı 68'den, 76'ya yükseldi. Şüphelileri yakalamaya yönelik kolluk birimlerine talimat verildi. Öte yandan, gözaltına alınan şüpheli sayısı ise 62'ye yükseldi. Konuya ilişkin yürütülen soruşturma sürüyor.

Resim öğretmeni sosyal medya paylaşımı sebebiyle tutuklandı

Balıkesir'in Edremit ilçesinde sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşım nedeniyle hakkında adli işlem başlatılan ortaokul öğretmeni tutuklandı

28.10.2026 13:03:00
İHA
 
Resim öğretmeni sosyal medya paylaşımı sebebiyle tutuklandı
Resim öğretmeni sosyal medya paylaşımı sebebiyle tutuklandı
Balıkesir İl Emniyet Müdürlüğü Edremit Güvenlik Büro Amirliği ekiplerince sosyal medya platformları üzerinde gerçekleştirilen sanal devriye faaliyetleri sırasında, "BARYEK" kullanıcı adıyla Instagram üzerinden herkese açık olarak yapılan bir paylaşımın suç unsuru içerdiği değerlendirildi.

Söz konusu paylaşımın, "Devletin Egemenlik Alametlerini Aşağılama" ve "Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanun'a Muhalefet" suçlarını oluşturabileceği kanaatine varılması üzerine durum nöbetçi cumhuriyet savcısına bildirildi.

Cumhuriyet Savcılığının talimatıyla şüpheli hakkında arama, el koyma ve gözaltı işlemleri başlatıldı. Yapılan çalışmalar sonucunda paylaşımı gerçekleştiren sosyal medya hesabının, Edremit İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı 75. Yıl Ortaokulu'nda resim öğretmeni olarak görev yapan 48 yaşındaki F.Ç.'ye ait olduğu tespit edildi.

Şüphelinin ikametinde gerçekleştirilen aramada, 1 adet cep telefonu ile 1 adet dizüstü bilgisayara incelenmek üzere el konuldu.

Gözaltına alınan F.Ç., emniyet ve savcılık sorgusunun ardından sevkedildiği mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Sucuktan domuz ve at eti çıktı

Tarım ve Orman Bakanlığı, halk sağlığını hiçe sayarak gıdada taklit ve tağşiş yapan firmaların listesini güncelledi. Son denetimlerde 38 yeni ürün listeye eklenirken; dana sucukta domuz eti, çok sayıda et ürününde tek tırnaklı (at, eşek) eti ve çikolatalarda ilaç etken maddesi tespit edildi

28.10.2026 12:05:00
Haber Merkezi
 
Sucuktan domuz ve at eti çıktı
Sucuktan domuz ve at eti çıktı
Tarım ve Orman Bakanlığı, tüketicinin sağlığını korumak ve gıda sahtekarlarını deşifre etmek amacıyla yayımladığı "Taklit veya Tağşiş Yapılan Gıdalar" ile "Sağlığı Tehlikeye Düşürecek Gıdalar" listelerini bugün yeniden güncelledi.

Yapılan laboratuvar incelemelerinin ardından uygunsuzluk saptanan 38 yeni ürün listeye eklenirken, bu ürünlerden 10'unun doğrudan "Sağlığı Tehlikeye Düşürecek Gıdalar" kategorisinde yer alması tehlikenin boyutunu gözler önüne serdi.


Dana sucukta domuz eti şoku!


Listenin en çok dikkat çeken ve infial yaratan kaydı Sakarya'dan geldi. Sakarya'nın Serdivan ilçesinde faaliyet gösteren bir firmanın "Hacı Kemal" markasıyla satışa sunduğu ısıl işlem görmüş dana sucukta domuz eti tespit edildi.

Tüketicileri şoke eden bu gelişme, sağlığı ve inanç hassasiyetlerini tehlikeye düşüren gıdalar listesinde ilk sıralarda yer aldı.


3 ilde "tek tırnaklı" (at, eşek) eti alarmı


Bakanlık denetimleri, kırmızı et ürünlerinde hilenin sadece domuz etiyle sınırlı kalmadığını ortaya koydu. Kayseri, Balıkesir, Bursa ve Kahramanmaraş'taki çeşitli işletmelerde %100 dana eti olarak satılan ürünlerde tek tırnaklı hayvan (at, eşek, katır) eti bulundu.

Kayseri Kocasinan'da Beyarslan markalı dana sucuk hamurunda tek tırnaklı hayvan eti belirlendi. Yine aynı ilçedeki Öz Arslan işletmesinin çiğ dana kıymasında tek tırnaklı eti saptandı.

Balıkesir İvrindi'de Serdenet markalı "Dana Kazan Kavurma" ürününde at/eşek eti tespit edildi.

Bursa Nilüfer'de Namlı Et Tanzim markalı dana sucuğunda tek tırnaklı hayvan eti kalıntılarına rastlandı.

Kahramanmaraş Onikişubat'da Ercan Usta Et Tanzim isimli işletmenin çiğ sığır eti ürününde tek tırnaklı eti belgelendi.


Çikolatada ilaç, çiğ köftede yasaklı boya!


Gıda terörünün ulaştığı nokta sadece et ürünleriyle sınırlı kalmadı. İstanbul Kağıthane'de satışa sunulan "Diblong" markalı "Ginseng Chocolate" (çikolata) ürününde gıdalarda kullanımı kesinlikle yasak olan ilaç etken maddesi tespit edildi.

Bir diğer skandal ise Çorum'dan geldi. Çorum Merkez'deki bir işletmeye ait "Mor Renkte Etsiz Çiğ Köfte" ürününde gıdada kullanımına izin verilmeyen kimyasal boya saptandı. Sıklıkla tüketilen baharat ürünlerinde de benzer şekilde mevzuata aykırı renklendirici boyaların kullanıldığı açıklandı.


Süt ürünleri ve zeytinyağında da hile bitmiyor


Güncellenen tağşiş listesinde temel gıda maddelerindeki sahtekarlıklar da listelendi. Toplam 14 peynir, tereyağı ve yoğurt markası listeye dahil edildi.

Peynir ve tereyağlarında maliyeti düşürmek amacıyla süt yağı yerine bitkisel yağ karıştırıldığı ortaya çıktı.

Soğuk sıkım natürel sızma zeytinyağlarına ucuz tohum yağları karıştırıldığı, süzme çiçek ballarında ise taklit/tağşiş yapılarak şeker şurupları eklendiği listeyle kesinleşti.


Bakanlıktan vatandaşlara çağrı: "Alo 174'ü arayın"


Tarım ve Orman Bakanlığı yetkilileri, vatandaşların güvenilir gıdaya erişimi için sahada 7/24 denetimlerin devam edeceğini vurguladı. Tüketicilerin satın aldıkları ürünleri anlık olarak Bakanlık Güvenilir Gıda Portalı üzerinden sorgulayabilecekleri hatırlatıldı.

Şüpheli görülen gıda maddeleri, kalitesiz içerikler veya kurallara uymayan işletmeler için vatandaşların zaman kaybetmeden Alo 174 Gıda İhbar Hattı'na bildirimde bulunması istendi.

Sermaye piyasası işlemlerine ilişkin soruşturmada 3 kişinin mal varlıklarına tedbir kararı

Sermaye piyasalarında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürütülen fon soruşturması kapsamında Fatih Erdoğan, Abdulkerim Fırat ve Mehmet Erdoğan'ın mal varlıklarına tedbir konuldu

28.10.2026 08:01:00
AA
 
Sermaye piyasası işlemlerine ilişkin soruşturmada 3 kişinin mal varlıklarına tedbir kararı
Sermaye piyasası işlemlerine ilişkin soruşturmada 3 kişinin mal varlıklarına tedbir kararı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, sermaye piyasalarında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürütülen fon soruşturması sürüyor.

Soruşturma kapsamında başsavcılık tarafından ilgili kurumlara yazılan yazıda, Pasifik Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Erdoğan, Yönetim Kurulu Başkanvekili Abdulkerim Fırat ile Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Erdoğan'ın ilgili kuruluşlar nezdinde yapmak istedikleri devir, temlik, satış, bağış, ipotek/rehin tesisi, hesap kapatma, yüksek tutarlı nakit çekimi, yüksek tutarlı EFT/havale ve benzeri mal varlığını azaltıcı nitelikteki her türlü iş ve işlem bakımından bildirim yükümlülüğü kapsamında gerekli tedbirlerin alınması gerektiği belirtildi.

Söz konusu kişiler tarafından olağan dışı nitelikte bir işlem talebinde bulunulması halinde, işlem gerçekleştirilmeden önce başsavcılıktan görüş alınması ve görüş sorulmadan tasarruf işlemi yapılmaması hususunun ilgili birimlere/üye kuruluşlara bildirilmesi gerektiği ifade edilen yazıda, şunlar kaydedildi:

"Bildirim usulüne tabi kılınan şahısların olağan işlemlerin (mesleki faaliyetler kapsamındaki işlemler, maaş-fatura-kurum ödemeleri, emekli aylığı kullanımı gibi) mağduriyete yol açacak şekilde engellenmemesi, özellikle olağan faaliyet dışı, işlem tutarı veya sıklığı bakımından dikkat çekici, mal varlığını azaltıcı ya da muvazaalı olduğu değerlendirilebilecek şüpheli işlemlerden başsavcılığımızın gecikmeksizin haberdar edilmesi rica olunur."

Yazıda, Türkiye Bankalar Birliği, Türkiye Katılım Bankaları Birliği ve Türkiye Noterler Birliği tarafından bu müzekkerenin, tüm üye banka ve noterliklere duyurulması ve duyuru yapıldığına dair bilginin başsavcılığa iletilmesi gerektiği belirtildi.

Fatih Erdoğan, Mehmet Erdoğan ve Abdulkerim Fırat'ın hesaplarında bulunan sermaye piyasası araçlarının şüpheliler hakkında yürütülen dosya kapsamı ve isnat edilen suçlar dikkate alınarak ilgili kurumlarca dondurulması istenen yazıda, 3 ismin mal varlığını azaltıcı''''''' nitelikteki işlem talepleri ile gerçekleştirilen bu tür işlemler yönünden, Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı'na (MASAK) da gecikmeksizin bildirimde bulunulması ve bildirime ilişkin bilginin başsavcılığa iletilmesi hususunda gereğinin yapılması ifade edildi.

TÜRKİYE’DE MAFYA ALARMI!

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, yıl içinde 625 organize suç örgütüne yönelik 1.741 operasyon düzenlendiğini ve 8 bini aşkın şüphelinin tutuklandığını açıkladı

27.10.2026 21:30:00
Haber Merkezi
 
TÜRKİYE’DE MAFYA ALARMI!
TÜRKİYE’DE MAFYA ALARMI!
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, yıl içinde 625 organize suç örgütüne yönelik 1.741 operasyon düzenlendiğini ve 8 bini aşkın şüphelinin tutuklandığını açıkladı. Suç örgütlerine yönelik operasyonlar güvenlik açısından önem taşırken, ortaya çıkan rakamlar Türkiye'de organize suç tehdidinin boyutuna ilişkin soruları da gündeme getiriyor: Sevinelim mi, bu tabloya mı üzülelim?

Türkiye'de organize suç örgütlerine yönelik operasyonlar sürüyor. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kaçakçılık, organize suçlar ve mali suçlarla mücadele kapsamında gerçekleştirilen Güvenlik Toplantısı'nın ardından yaptığı açıklamada, yıl içinde 625 suç örgütüne yönelik 1.741 operasyon düzenlendiğini ve 8 bini aşkın şüphelinin tutuklandığını bildirdi.

625 SUÇ ÖRGÜTÜ, 1.741 OPERASYON

Çiftçi, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, yeni nesil organize suç çeteleriyle mücadelenin öncelikleri arasında bulunduğunu belirtti. Yurt dışından gerçekleştirilen iadelerde de son beş yılın ortalamasının 5-6 katını aşan seviyelere ulaşıldığını ifade etti.

Suç örgütlerine gözdağı veren Çiftçi, "Bu ülkede kimse kendini hukukun üstünde göremez, hiçbir suç örgütü devlete meydan okuyamaz" dedi. Bakan, kaçan ve saklanan şüphelilerin bulunarak adalete teslim edileceğini de vurguladı.

OPERASYONLARA SEVİNELİM, TABLOYA MI ÜZÜLELİM?

Suç örgütlerine yönelik operasyonlar, vatandaşın can ve mal güvenliği açısından kuşkusuz önem taşıyor. Tehdit, haraç, uyuşturucu ticareti ve benzeri suçlarla mücadelede etkin adımlar atılması, toplumun güvenlik beklentisinin de bir gereği.

Ancak açıklanan rakamlar, başka bir soruyu da beraberinde getiriyor: Bir yıl içinde yüzlerce organize suç örgütünün hedef alınması ve binlerce şüphelinin tutuklanması, Türkiye'de organize suç tehdidinin ne kadar geniş bir alanı kapsadığını gösteriyor?

Burada asıl mesele yalnızca operasyon sayısını artırmak değil; suç örgütlerinin nasıl ortaya çıktığını, nasıl insan kaynağı ve finansman bulduğunu, vatandaşın hayatına nasıl sızabildiğini anlamak ve bu yapıların yeniden oluşmasını önlemek.

ASIL BAŞARI, SUÇ ÖRGÜTLERİNİN YENİDEN KURULAMAMASI

Güvenlik politikalarının başarısı yalnızca operasyon ve tutuklama rakamlarıyla ölçülemez. Suç gelirlerinin kesilmesi, örgütlerin finansman kanallarının kapatılması, mağdurların korunması ve suçun tekrarını önleyen mekanizmaların güçlendirilmesi de belirleyici.

Türkiye'nin ihtiyacı, suç örgütlerine karşı kararlı ve kesintisiz mücadele yürütülmesi kadar, vatandaşın kendisini sokakta, iş yerinde ve evinde güvende hissetmesidir.

625 suç örgütüne yönelik operasyon ve 8 bini aşkın tutuklama, güvenlik mücadelesinin boyutunu ortaya koyuyor. Şimdi yanıt bekleyen soru şu: Bu operasyonlar suç örgütlerini kalıcı biçimde tasfiye edecek mi, yoksa Türkiye aynı tehditle yeniden mi karşılaşacak?

Aile fertlerinin şeceresine kadar söyleyip 1.2 kilo altını aldılar

Diyarbakır'da kendilerini polis olarak tanıtan dolandırıcılar, 70 yaşındaki kadını ailesinin şeceresine kadar söyleyip ikna ederek 1 kilo 200 gram altını elden alıp kayıplara karıştı. Şahıslar, polisin çalışması sonucu yakalanıp tutuklanırken altınların akıbetine ilişkin süreç devam ediyor

27.10.2026 13:52:00 / Güncelleme: 27.10.2026 13:55:43
İHA
 
Aile fertlerinin şeceresine kadar söyleyip 1.2 kilo altını aldılar
Aile fertlerinin şeceresine kadar söyleyip 1.2 kilo altını aldılar
Diyarbakır'da yaşayan 70 yaşındaki yaşlı kadın, kendilerini polis olarak tanıtan dolandırıcıların hedefi oldu. Dolandırıcılar, kadını ikna etmek için aileye dair bilgileri sıraladı. Yaşlı kadın, dolandırıcılardan ailesine dair detaylı bilgileri duyunca ikna oldu. Evde bulunan 1 kilo 200 gram altından haberi olmayan yaşlı kadın, o bilgiye ulaşan dolandırıcıların yönlendirmesiyle altınları şahıslara eliyle teslim etti.

Kadının sağlık personeli kızı Esma Aslan ise, teyzesinin uzun süre ablasına telefonla ulaşamadığını ve sürekli meşgul olduğunu söylemesi üzerine olaydan haberdar oldu. Şahıslar, şikayet üzerine tespit edilip yakalanarak tutuklandı. Altınların akıbetine ilişkin ise çalışma devam ediyor.

Esma Aslan, olayın 14 Ekim sabahında olduğunu, evde annesinin yalnız olduğunu bilen biri veya birilerinin annesini aradığını söyledi. O sırada işte olduğunu belirten Aslan, "Kamu sağlık çalışanıyım. Annemi arıyorlar, Kayapınar Emniyetinden polis olduklarını belirtiyorlar. Annem başta inanmıyor. İnandırmak için bir takım şeyler söylüyorlar, aile hüviyetlerimizi söylüyorlar, tek tek anlatıyorlar, annem doğru diyor. 'İnan biz polis memuruyuz teyzeciğim, polis olduğumuza inanmıyorsun. 2017'de sen bir kere dolandırıcılık olayına maruz kalmışsın. 2017'de İstanbul'da kimliğini kaybetmişsin. Öyle değil mi' diyor. Annem tabii her birini teyit ettiriyor. Annem doğrudur diyor. 'Bir kızın öğretmen ismi şu, bir kızın Esma Aslan, kamu kurumunda Sağlık Bakanlığında şu katta, şu birimde çalışıyor.' Çalıştığım kat ve birime kadar söylüyor. Bu kimse, bizi tanıyan, beni özellikle tanıyan biridir. Annem teyit edince, 'bak teyzeciğim bize güvenebilirsin, polis memurlarıyız.' Annem, 'peki benden ne istiyorsunuz' deyince, diyor ki 'biz şu an emniyet olarak operasyon halindeyiz. Sitenin etrafını sarmışız. Senin 2017'de kaybolan kimliğinle dolandırıcılar, karı koca bir dolandırıcı, Zeynep adında bir kadın. Karı koca gitmişler kuyumcuları dolandırmışlar. Kimliğini düşürmüşler. İşte bakmışız o kimlik sana ait bilgiler. Ancak fotoğraf biliyoruz sana ait değil. Kesinlikle seni zan altında bırakmıyoruz teyzeciğim. Sen masumsun.' Annem tabii sesi değişiyor. Haliyle bir şekilde korkutuyorlar" dedi.



"Esma'nın aldığı altınlar o kutular"

Dolandırıcıların, annesinin kendisini aramasına izin vermediğini söyleyen Aslan, "Kızın Esma Aslan hastanede, şu an çalışıyor diyorlar. Annem doğru diyor. Bak teyzem, biz şu an emniyet olarak etrafı sardığımız için senin masumiyetini kanıtlayacağız. Bu kimliğin sana ait olmadığını, bu şahısların sen olmadığını biliyoruz. Annem diyor, benden ne istiyorsunuz' Teyzeciğim yakın zamanda senin kızın yüklü miktarda altın almış, evini satmış. Hatta evi 5,5 milyona sattığımı bile söylüyordu kendisine. Annem doğrudur diyor. İşte kız tüm birikimiyle evini satmış, arabasını satmış tüm birikimiyle. Bu üç dört ay içerisinde kuyumculara gidip gelip yüklü miktarda altın almış. Annem diyor, benim altın aldığımdan haberim yok. Diyor, var var teyzeciğim. Biz onun banka hesaplarına da bakmışız.

Bankada hiç altın hesabı yok. Esma da yüklü miktarda altın almış. Muhtemelen casus yazılımlarla telefonu teknik takibe alan veyahut da beni bilen birileridir yani bu. Altın alıp, fiziki altın alıp eve koymuş. Annem diyor, benim altın aldığımdan haberim yok. Tamam teyzeciğim, sen bizim dediğimizi bizzat yap, talimatlar veriyorlar, yönlendiriyorlar bir bir. En son anneme diyorlar ki Esma'nın yattığı odaya bir bak. Annem diyor, kendine ait özel bir odası yok. Sen geç geç diyor. Peki nerede yatıyor' Annem diyor, kızım böyle bildiğin yer yatağında yatıyor. O zaman kızının elbise dolabına bir git. Bak hangi odadaysa. Annemi o odaya yönlendiriyorlar. Teyzeciğim Esma'nın bir dolabına bak, bir karıştır ortayı kurcala, çekmecelerine bak. Ve gerçekten önceki gün biz tiyatroya gitmiştik. Elimde onar gramlık bileziklerim vardı, künyem vardı. O sabah ben çekmecenin içine bırakıp evden ayrıldım gittim. Allah'a inancınız olsun. Onar gramlık bilezikleri o sabah, o akşamdan da bıraktıklarım oldu.

Sabah da künyemi bıraktım. Dedim hastanede çalışıyorum, enfeksiyon sebebidir, çıkarayım en iyisi dedim. Anneme onu teyit ettiriyorlar. Başka ne var odada diyorlar' Baza. Annem diyor yüklük, diyor bir bazanın altına bak, bir yukarı bak ama özellikle bir yeleğe bir yukarıya bak diyorlar. Anneme yüklüğe baktırıyorlar. Evet annem diyor bir poşet var. Poşeti bir indir teyzeciğim aşağıya. Poşette ne var' Annem diyor poşette kutular var. 'Tamam teyze işte o kutulardır. Esma'nın aldığı altınlar o kutular. Bir aç o kutuları. İçlerinde ne var'' Neler olduğunu daha bilmedikleri için annem diyor ki içlerinde işte bilezikler vesaire var. 'Tamam teyzem, o bilezikleri şu an tek tek kutularından çıkar.

Hepsini ıslak mendille sil. Amaç operasyon halinde olduğumuz için senin parmak izin de çıkmasın. Emniyetten iki mensup yukarıya göndereceğiz. Özellikle bir sivil polis yukarıya kapıya geliyor. Sessiz bir şekilde bir çantaya bırak, sesini çıkarma, sakın kimseyi de arama, telefon da açıkta kalsın. Hep seninle iletişim içinde olacağız.' Kapıya gelen zanlı, polis olduğunu söylüyor. 'Polis memuru kapıya geldi, sen kapıyı aç teyzem' diyor. O kapıyı çalmayacak, sen kapıyı açacaksın. Uyanıklar çünkü kapıyı çaldı mı parmak izi de çıkıyor" diye konuştu.

"3-4 saatlik telefon trafiği devam ediyor"

Bunların çok uyanık, çok profesyonel dolandırıcılar olduğunu kaydeden Aslan, "Annem kapıyı açıyor. Annem diyor önce dürbünden bakıyorum. Diyor baktım sıfatı pek bana böyle polis olduğu imajı oluşturmadı. Diyor ben telefondaki şahsa diyorum ki, bu polis memuru değil yani çok affedersin bizim Diyarbakır'da sokak züppesi diye tabir ettiğimiz tiptendir. Polisler bu kılıkta olmaz ki demiş. Teyzeciğim biz emniyet mensubuyuz. Zaten biz o kılıklara giriyoruz ki zanlıları, suçlusu falan yakalayalım. Kimse şüphelenmesin, halk şüphelenmesin diye biz o kılığa giriyoruz. Annem de kapıya gelene olduğu gibi çanta dolu, 1 kilo 200 gram 22 ayar değerinde altını eline tutuşturuyor. Biri de gözcülük yapıyor apartmanın içinde. Annem onu da fark ediyor. Gözcülük yapıyor, elini kolunu sallayarak salarak apartmandan dışarıya çıkıyor. Ve annem altınları verdikten sonra da iletişim içinde olun diyor. Saat 12'de annem 09.36 civarında annemi arıyorlar. Telefon zaten savcılığın kontrolünde. Savcılık takip ediyor onları.

O saatte annemi arıyor, 3-4 saatlik telefon trafiği devam ediyor. Altınları annem diyor saat 12 civarında almış. Demiş ki teyzeciğim biz şu an altınları götürürüz aşağıda zanlılar sözde karı koca zanlı ya. Onlar aracın içinde. Teyzeciğim biz götüreceğiz, bakalım. Onların çaldığı altınlar olup olmadığını tespit edeceğiz. Annem diyor altınlar gittikten sonra da diyor beni aramışlar. Demişler teyzeciğim, bu gerçekten kızına alın teri, helal parasıymış. Bu altınlar o altınlar değil, bu hırsızların çaldığı altınlar değil. Ben bizzat teyzeme getirip teslim edeceğim demiş. Telefonunu kapatma demiş. İş yerindeydim.

Teyzem, Kocaeli'nden beni aradı saat 12.00 civarlarıydı. Kızım dedi, saatlerdir anneni arıyorum telefona cevap veren yok. Hep meşgul, sürekli meşgul çalıyor dedi. Sen bir bak dedi. Zekiye abla, o kadar kişiyle görüşmüyor, konuşmuyor senin annen. Annenin konuşması 1-2 dakikadır. Gerçekten annemi bilenler iyi biliyor. Kapattım, dedim teyzeciğim yoğunum, hastalarla ilgileniyorum. Bugün çarşamba günü, bugün çok yoğun bir gün. İlerleyen saatte tekrar seni arayacağım dedim. Derken saat 13.38 sıraları teyzem tekrar beni aradı. Kızım dedi, vallahi dedi bu durum farklı bir durum sanki dedi. Anneni beşer onar dakika arayla arıyorum. Tekrar hep meşgul, hep meşgul. Aklıma kötü şeyler geliyor. Sakın o 2017'de başına gelen şey gelmiş olmasın dedi. Tamam hemen kapat dedim teyze.

Tabii kurum idari amirim, hemşire arkadaşlarla beraber oturuyoruz. Hemen telefona sarıldım, aradım annemi. Arar aramaz düştü. Teyzem bir dakika önce arıyor, meşgul çalıyor. Demek hattın öbür ucunda şebeke elebaşları var. Çünkü demişler saat 14.00-16.00'ya kadar iletişim içinde olacağız seninle. Annem alo der demez baktım sesi kötü geliyor. Anne dedim, sen kiminle konuşuyorsun saatlerdir dedim. Teyzem seni arıyormuş dedim, ulaşamıyormuş sana. Bir baktım ağlamaklı sesi geliyor. Ben önce dedim ki Allah korusun, son yıllarda çok kardeş ölümleri haberini alıyoruz. Ya da benim abim hasta cezaevinde.

Acaba onunla ilgili kötü şey mi aldı, haber mi aldı diye. Hayır, hayır dedi, kötü haber değil. Dedim sen şimdi evde misin' Evet dedi. Eee dedim peki teyze neden sana ulaşamıyor' Bak ben hemen aradım, pat diye cevap verdin. Dedi hiç sorma, hiç sorma. Tabii ağlamaklı, kötü bir ses tonu ve psikolojiyle. Kızım senin 14 yıllık emeğini, o alın terini, o helal kazancını ben bizzat kendi ellerimle gelen kapıdaki dolandırıcılara teslim ettim deyip zaten ben sinirlendim. Telefonu suratına kapattım. Teyzeme, kız kardeşime haber verdim. Dedim siz ulaşmaya çalışın. Emniyet yetkililerine ben hastaneden çıkana kadar" şeklinde konuştu.

"Zanlılar tutuklandılar"

Hemen kız kardeşine haber verdiğini aktaran Aslan, "O da öğretmen. Ona haber verir vermez hemen gidip annemi arıyor. Emniyet yetkililerini arıyor. Annemi alıyor ve beraber Kayapınar'daki Alişan Polis Karakolu'na gidiyorlar. Annemin ifadesini alıyorlar. Asayiş polisindeki, Asayiş Büro Amirliğindeki görevli yetkililerimiz hemen çalışmaya başlıyorlar. Sağ olsunlar, gerçekten çok güzel çalıştılar. Allah razı olsun. 24 saat geçmeden, civardaki kameralardan tespit ettikleri iki zanlının görüntülerine ulaşıyorlar. Zanlıların, apartmanın içinden ellerini kollarını sallaya sallaya çıktıkları ve altın dolu çantayı birbirlerine verdikleri zaten görülüyor.

Ardından çantayı sallayarak arka tarafa gidiyorlar. O gün şikâyetçi olduk. Ben de avukat tuttum. Durum savcılığa intikal etti. O zanlılar zaten tutuklandılar. Birinin daha tutuklandığını sonradan öğrendim. Üçüncü zanlının da tutuklandığını Asayiş Büro Amirliğindeki yetkililer bize söylediler. Yani bunların büyük bir şebeke olduğu belli. Altınlar hakkında emniyet yetkilileri şu anda hiç konuşmuyorlar, bize bir şey söylemiyorlar. Takdir edersiniz ki bu işler gizlilik çerçevesinde yürütülüyor. Soruşturma, savcılığın izniyle devam ediyor. Bakalım, bekliyorum. Bence bu, üç beş kişiyle olacak bir şey değil. Bana göre bu, büyük bir şebeke" ifadelerini kullandı.

Annesinin ilk dolandırılma öyküsünün 2017 yılında yaşandığına değinen Aslan, "O zaman da telefon dolandırıcılığı söz konusuydu. Annemi arayıp ikna edebilmek için yine benim hangi kamu kurumunda çalıştığımı biliyorlardı. O dönem Dicle Üniversitesi'nde çalışıyordum. Atanıncaya kadar hizmet alımına bağlı olarak hemşirelik yapıyordum. Bunu bile söylüyorlardı. Kız kardeşimin öğretmen olduğunu da söylüyorlardı. İki oğlunun cezaevinde olduğuna kadar her şeyi biliyorlardı. Gayet ikna edici bilgiler veriyorlardı. Nüfustaki bütün bilgilerimizi de tek tek söyleyince annem inanıyor. Ardından anneme, 'senin oğlun suçsuzdur. Masum yere cezaevine atılmış. Biz onu kurtarmak istiyoruz. Dosyasını temyize götüreceğiz, Yargıtay'a götüreceğiz. Onun için bize güvenebilirsin' diyorlar.

Annemin hesabında 21 bin tam hatırlamıyorum, öyle bir miktar para vardı. Bu, kredi parasıydı. Sözde annem o krediyi kapatacaktı. Dolandırıcılar annemi arayıp durumu anlatıyorlar. 'Sen hesabındaki parayı bize aktar teyzeciğim. Biz oğlun için avukat tutacağız, dosyasını Yargıtaya, temyize göndereceğiz. Oğlunun masumiyetini kanıtlayacağız.' diyorlar. Annem de o gün Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde sağlık kurulunda heyete girecek. Bu kişiler annemi epey yoruyorlar. Hatta bir ara anneme, 'Teyzeciğim, sen şeker hastasısın. Ağacın altına gir, güneş sana çarpmasın' diyorlar. Çünkü bu olay 26 veya 27 Haziran 2017 tarihinde yaşanıyor. Yani annemin hastalığını bile biliyorlar. Bu nedenle, kesinlikle bu işin içinde bir tanıdık olduğunu düşünüyorum. Annem şu anda 70 yaşında.

Ben o dönem Müge Anlı'ya da ulaştım. 2017 yılında bir türlü sıra bana gelmedi. Müge Anlı hanımefendi, altı yedi ay sonra beni aradığında artık zanlıları yakalamış ve parayı ele geçirmiştik. Kendisine, 'Biz parayı ele geçirdik, zanlılar yakalandı' dedim. Hatta şaşkınlık yaşadı. 'Nasıl' diye sordu. 'Diyarbakır Asayiş mi' dedi. Ben de, 'Yok, buna Esma Asayişi desek daha doğru olur' dedim. Çünkü ben internet üzerinden, o çok affedersiniz, adi ve alçak insanların telefon numaralarını, Facebook adreslerini, internet adreslerini ve fotoğraflarını bulmuştum. Şüphelilerden biri Bakırköy'de bir internet barda çalışıyordu.

Diğeri ise taksicilik yapıyordu. Bulduğum bilgileri, Müge Anlı'yla olan iletişimim üzerinden sürekli onlara gönderiyordum. Boyuna bu bilgileri gönderince, anlaşılan şebeke elemanları telaşlanmaya başladılar. Muhtemelen, 'Eyvah, bu kadın Müge Anlı'ya çıkarsa ne olacak' Müge Anlı'nın programını izleyen emniyet yetkilileri iğne deliğine girseler bunları yakalayacaklar' diye düşündüler. İlk olayda oldukları için bizi aradılar ve parayı geri göndereceklerini söylediler. Sonunda para da hesabımıza geri geldi" dedi.

Facia derbi izlerken geldi

Antalya’nın Kepez ilçesinde dün gece meydana gelen ve dar bir alanda etkili olan hücresel hortum, bir site inşaatının şantiyesindeki iki konteyneri kağıt gibi yırtarak parçaladı. Dehşet anlarında konteynerde bulunan işçilerden 4’ü yaşamını yitirirken, kahreden detaylar da gün yüzüne çıkmaya başladı. Olayla ilgili firma sahibi dahil 4 kişi gözaltına alındı

27.10.2026 13:22:00
Haber Merkezi
 
Facia derbi izlerken geldi
Facia derbi izlerken geldi
Antalya, dün gece saat 23.00 sıralarında merkez üssü Kepez ilçesi Fevzi Çakmak Mahallesi olan benzeri görülmemiş bir doğa olayına sahne oldu. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün sarı kodlu sağanak yağış uyarısının ardından, bölgede aniden oluşan şiddetli bir hücresel hortum, önce Kepez Belediyesi'ne ait Mazı Dağı seyir terasındaki tesisleri yerle bir etti, ardından yakındaki bir site inşaatının şantiyesini hedef aldı.

Konteynerler paramparça oldu

Şantiyede işçilerin konakladığı iki konteyner, hortumun gücüyle havaya savrularak metrelerce uzağa fırladı ve adeta paramparça oldu. Çevreye savrulan işçilerden 2'si olay yerinde feci şekilde hayatını kaybederken, ağır yaralı olarak Antalya Şehir Hastanesi'ne kaldırılan 2 işçi de doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı.
Trajik olayda hafif yaralanan 1 işçinin ise hastanedeki tedavisinin sürdüğü ve sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi. Hortumun şiddetiyle şantiyede bulunan yaklaşık 40 metre yüksekliğindeki kule vinç de güneydoğu yönüne doğru devrildi; ancak yetkililer vincin altında kalan kimsenin olmadığını açıkladı.

Derbi izlerken yakalandılar

Faciada hayatını kaybeden işçilerle ilgili kahreden ayrıntılar sabah saatlerinde netleşti. İşçilerin, hortumun vurduğu o kabus anlarında konteyner içerisinde bir gün önce oynanan Galatasaray - Fenerbahçe derbi maçının özetini/kritiğini izledikleri ve dinlendikleri sırada afete yakalandıkları öğrenildi.
Yaşamını yitiren işçilerden Aycan Kılınç'ın Niğde'nin Çiftlik ilçesinden ekmek parası için Antalya'ya çalışmaya geldiği bilgisine ulaşılırken, adli tıp kurumundaki kimlik tespit ve otopsi işlemlerinin titizlikle yürütüldüğü aktarıldı.

Vali Şahin: "Çok enteresan bir doğa olayı"

Olay yerinde incelemelerde bulunan Antalya Valisi Hulusi Şahin, yaşanan felaketin son derece lokal ve sıra dışı bir nitelik taşıdığına dikkat çekti. Vali Şahin, yaptığı açıklamada şunları söyledi:
"Çok enteresan bir doğa olayı ile karşı karşıyayız. Çünkü şehrin herhangi başka bir yerinde fırtına veya hortum ihbar edilmedi. Çevredeki binalarda hiçbir hasar yok. Hatta aynı şantiyenin hemen bitişiğindeki diğer konteynerlerde de bir şey yok. Sadece bu dar alanda iki konteyneri paramparça eden bir hortum hücresi ortaya çıktı."

Soruşturma başlatıldı: 4 gözaltı

Gün ağarınca havadan dronla görüntülenen şantiye alanında, inşaat malzemelerinin ve demir kalıpların yüzlerce metrelik alana saçıldığı görüldü. Yakındaki Fevzi Çakmak Anaokulu'nun çatısında da hasar meydana geldi.
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından işçilerin ölümüyle sonuçlanan ihmal ve güvenlik şartlarına yönelik geniş çaplı bir soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında, aralarında inşaat firmasının sahibi ve şantiye sorumlularının da bulunduğu 4 kişi gözaltına alınarak emniyete götürüldü. Bölgede AFAD, itfaiye ve polis ekiplerinin incelemeleri devam ediyor.

Bakırköy Belediyesi'ne operasyon

İstanbul merkezli yürütülen büyük yolsuzluk ve rüşvet soruşturması kapsamında düğmeye basıldı. Bakırköy Belediyesi'ne düzenlenen şafak operasyonunda, aralarında 5 belediye başkan yardımcısının da bulunduğu çok sayıda şüpheli gözaltına alındı

27.10.2026 10:15:00
Haber Merkezi
 
Bakırköy Belediyesi'ne operasyon
Bakırköy Belediyesi'ne operasyon
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen "ihaleye fesat karıştırma" ve "irtikap" soruşturması kapsamında emniyet güçleri sabahın erken saatlerinde eş zamanlı operasyonlar gerçekleştirdi. Soruşturma çerçevesinde 68 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.


İhalelerde usulsüzlük ve "ruhsat" kıskacı


Başsavcılık tarafından yapılan resmî açıklamaya göre, belediyenin 2024-2026 yılları arasında gerçekleştirdiği mal ve hizmet alımı ihalelerinde usulsüzlük yapıldığı ve bu yolla büyük oranda kamu zararına yol açıldığı tespit edildi.

Soruşturmanın bir diğer önemli ayağını ise ilçedeki esnaflar oluşturdu. İş yeri açma ve çalışma ruhsatı almak isteyen işletme sahiplerinden "hukuka aykırı şekilde para talep edildiği", istenen parayı ödemeyenlerin ise ruhsat işlemlerinin kasıtlı olarak sürüncemede bırakıldığı yönündeki yoğun ihbarlar üzerine teknik ve fiziki takip başlatıldığı öğrenildi.


Belediye yönetimine şafak baskını


Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin düzenlediği şafak baskınlarında şu ana kadar 37 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında, 5 Belediye Başkan Yardımcısı, 2 Belediye Meclis Üyesi ve çok sayıda belediye personeli ile ihalelere katılan firma temsilcileri yer alıyor.


Dikkat çeken zamanlama


Operasyonun, Bakırköy Belediye Başkanı ve bazı meclis üyelerinin mevcut partilerinden ayrılarak YENİ Parti'ye katılacağı yönündeki kulis bilgilerinin konuşulduğu güne denk gelmesi ise kamuoyunda ayrıca dikkat çekti.

Polis ekiplerinin belediye binasındaki ve şüphelilerin ikametlerindeki arama, inceleme ve dijital materyallere el koyma işlemleri devam ederken, gözaltına alınan şüpheliler ifade işlemleri için İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü. Soruşturmanın derinleşerek sürmesi bekleniyor.

İstanbul dahil sağanak ve fırtına geliyor

Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Marmara ve Ege bölgesindeki 9 il için sarı kodlu meteorolojik uyarı yayınladı. Salı sabahı başlayacak şiddetli yağış ve saatte 70 kilometreyi bulacak fırtına nedeniyle sel, su baskını ve ulaşımda aksamalara karşı acil kodlu tedbir çağrısı yapıldı

26.10.2026 18:10:00
Haber Merkezi
 
İstanbul dahil sağanak ve fırtına geliyor
İstanbul dahil sağanak ve fırtına geliyor
Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) ve İstanbul Valiliği, ani hava değişimi ve şiddetli yağış dalgasına karşı vatandaşları fırtına öncesi uyardı. Son değerlendirmelere göre; 27 Ekim Salı gününün ilk saatlerinden itibaren Marmara'nın batısı ile Kuzey Ege genelinde hava sıcaklıkları 3 ila 5 derece birden düşecek, fırtınayla birlikte çok kuvvetli sağanak yağışlar etkili olacak.


9 il "sarı kod" ile uyarıldı


Meteoroloji uzmanlarının analizlerine göre, yağışların metrekareye 100 kilograma kadar düşebileceği belirtilerek teyakkuza geçildi. Alarm verilen kentler ve beklenen yağış yoğunlukları şu şekilde sıralandı:

Balıkesir: Kuzey ve batı kesimlerinde çok kuvvetli, yer yer şiddetli (51-100 kg/m²) yağış bekleniyor.

İstanbul: Kuzey kesimlerinde (Arnavutköy, Sarıyer, Beykoz, Eyüp ve Şile) çok kuvvetli (21-75 kg/m²), il genelinde ise kuvvetli sağanak öngörülüyor.

Bursa, Çanakkale ve İzmir: Kuzey ve doğu ilçeleri ağırlıklı olmak üzere yerel olarak çok kuvvetli sağanak geçişleri yaşanacak.

Kocaeli, Yalova, Tekirdağ ve Aydın: İl genelinde kuvvetli sağanak yağışlar gün boyu etkisini sürdürecek.


Saatte 70 kilometre hızla esecek


Yağış dalgasına eşlik edecek olan rüzgarın, Marmara genelinde kuzeyli yönlerden esmesi bekleniyor. Rüzgar hızının yer yer saatte 50-70 kilometreye ulaşacağı ve kısa süreli fırtınalara sebep olacağı tahmin ediliyor. Bu durumun özellikle deniz ulaşımında, feribot seferlerinde ve köprü geçişlerinde aksamalara yol açabileceği bildirildi.


Valilik ve MGM'den kritik "09:00" uyarısı


İstanbul Valiliği tarafından yapılan açıklamada, salı günü özellikle sabah saat 09:00 civarında yağışların ve fırtınanın en yüksek seviyeye ulaşacağı vurgulandı.

İş ve okul trafiğinin yoğun olduğu bu saatlerde ani sel, su baskını, yıldırım düşmesi, çatı uçması ve ağaç devrilmesi gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması istendi. Yetkililer, vatandaşların zorunlu olmadıkça özel araçlarıyla trafiğe çıkmamasını ve toplu taşımayı tercih etmesini öneriyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.