logo
28 EKİM 2026

Cumhuriyete giden yol: Unutmayın!

28.10.2026 00:00:00
 

Düşünce yorgunluğu bel bellemekten beterdir. Tarlada yorulduğun zaman bir ağacın altına uzanır dinlenirsin. Vücud dinlendimi yeniden yorulmak üzere çalışmaya başlarsın. Yufka ekmeğine sarılmış çökelek ve bir testi ayran bütün gün idare eder seni. Akşam çepini ağaca asar, testiyİ, torbayı yüklenir eve dönersin. Yorgunluktan kemiklerin ses verir. Döşeğe uzandınmı pencereden görünen yıldızları seyreder, bilmediğin diyarlara uçar gidersin.

Eğer düşünce yorgunu isen, uykular haramdır. Gecenin bir vaktinde düşüncenin biri kapıyı kapatırken diğeri çalar, uyanırsın. Tavandaki tahtaları, çiftlikteki koyunları saysan fayda etmez. Tarlanın yorgunluğu bedeni, düşüncenin yorgunluğu beyni sızlatır. 

Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün uykusuz geçen geceleri, titrek bir lambanın ışığında, savaş alanlarında kitap okumaları, sürekli araştırmaları sırf düşünce yorgunluğundan değildir. Aynı zamanda omuzlarında taşıdığı yükün ağırlığına bütün gün katlanmış olmaktandır. Bir ömür boyu, Türk milletine biçtiği yaşam biçimi olan Cumhuriyet ilke ve devrimlerini planlayıp uygulamak için çalışmış olmanın zorluğudur. Biz küçücük bir işletmenin dertleri ile uğraşamaz iken, o; koca bir ülkenin bölünmez bütünlüğü ile bir araya gelmiş farklı kültürlerdeki milletin yükünü taşımıştır. 

Cumhuriyete giden yolun ne kadar çetin ve zor olduğunu anlayamayan bugünün aymazları, onun eserlerine, fikirlerine sahip çıkacaklarına saldırmaya, yok etmeye devam ediyorlar. Ölümü ile fırsatçılar Cumhuriyet devrimlerini birer birer dumura uğratmışlar, yapılan eserleri batının kapitülasyoncu uygulamalarını şirin göstererek cahil yöneticiler ale ile yok etmişlerdir Yanlışlıkla iktidara gelmiş olanlar ise nasıl bir gücün tepesinde oturduklarının farkında bile değillerdir. Atatürk, ölümüne rağmen yok edilemeyen bir güçtür. Gençliği karşılarına alarak nasıl bir irade ile karşı karşıya olduklarını henüz anlayamamışlardır.  

Cumhuriyete giden yolda görev yapmış ve yapmakta olan insanlar, kanla, canla savaşmış bir yurttaş topluluğunun çocukları olduklarını unutmamışlardır. İstiklal harbinde ülke için cannı feda eden her birey,  Mustafa Kemal'in askeri olarak bayraklaşmışlardır. Onun gibi başarıya inanmış, kendilerinden sonrakilerin yaşayabilecekleri bir vatan bırakmak için şehadet şerbetini kana, kana içmişlerdir. 

Cumhuriyete giden yolun başarı ve fedakarlık öyküleri henüz bitmemiştir. Saçı bitmemiş yetimin hakkını yiyenler, yıllarca verdikleri emek karşılığında üç kuruşa talim edenleri yok sayanlar, evlatlarının başını okşayacakları yerde mezar taşlarını okşayanlar, vatan sağolsun diyerek içleri kan ağlayanlar, kolunu, gözünü bacağını kaybetmiş gazilik rütbesini taşıdıkları halde kendilerine hak ettikleri değerin verilmediğini düşünenler, devlete değil, bireylere yönelik işlenmiş suçlar için af çıkarma cürretini gösterenler hesap gününün ayak seslerini duymamışlardır.  

Peygamber ocağı olan bir ordunun dağılmasına teknolojiyi bahane göstererek göz yumanlar, askerlik süresini çeşitli vesileler ile kısaltanlar, hatta pek çoğunun askerlik yapmak yerine hizmetin para ile satın alınmasına sebep olanlar doğru kararlar aldıklarını zannedenler henüz aymamışlardır. 

Üç kuruşa Türk kimliğini satanlar, yurt kaynaklarını dış güçlere peşkeş çekenler, kendi zenginliklerinden yabancı şirketler için vaz geçenler, ekinin tarlada kalmasına göz yumanlar, yurt dışında ki öküze, pirince, mısıra halkı muhtaç edenler, yabancı güçlerin ülke topraklarında konuşlanmasına izin verenler acaba ne yaptıklarının farkındamıdır?

Cumhuriyete giden yolda bize bu vatanı emanet edenlere karşı bir duyarsızlık içindeyiz. "Yahu ölüp gittiler, kurtulduk nasıl olsa. Bunları hatırlatmanın zamanı mı?" diyenlere bir çift sözüm var.

Toprağın kara bağrını bilirmisiniz siz? Orada sıra dağlar gibi duranları hiç gördünüz mü? Bu vatan sahipsiz değildir. O sıra dağlar gibi duranlar öyle bir iş ederler ki, aklınız şaşar. Yüreğiniz sıkışır da vicdan azabı çekecek vakti bulamaz ortanızdan çatlarsınız.

Cumhuriyete giden yolda canlarını feda etmiş olanlara, daha sonrasında şehadet şerbetini içenlere, gönlümüze taht kurup, dualarımızda yer bulanlara, 

Şehitlerimize,  gazilerimize,

Bu günlerimizi korumak için görev yapanlara, 

 Gece uykuları kaçanlara, 

Selam olsun.

Unutmayın. Bu vatan sahipsiz değildir.

YAŞASIN CUMHURİYET…

YAŞASIN CUMHURİYET YOLUNDA YÜRÜYENLER…

 
 
Taner Tümerdirim / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.