logo
23 HAZİRAN 2026

Ekonomimizin belkemiği: Tarım

08.06.2005 00:00:00
IMF politikaları ve AB baskılarından en fazla zarar gören sektörümüz tarım oldu ve aynı mantıkla devam edildiği müddetçe daha da kötü duruma düşecek.Tarım ürünlerine konulan tahditler, maliyetlerdeki artışa rağmen alım fiyatlarındaki yetersizlik, desteklerin azlığı, pazar imkanının genişletilememesi gibi problemler, nüfusumuzun yüzde 34'ünü ilgilendiren bu stratejik sektörümüzü oldukça zor duruma soktu.Esasen tarım sektörü bütün sektörlerin de tetikleyicisi. Tahıl ihracatının yüzde 80'inini elinde bulunduran ABD'nin Dışişleri eski Bakanı "Arapların petrol silahı varsa bizim de tahıl silahımız var. Petrolsüz yaşanabilir ama tahılsız asla" gerçeğini ifade etmiştir.Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Başkanı Şemsi Bayraktar ise, "Tarım hapşırırsa, sanayi ve ticaret erbabı nezle olur. Bizi hapşırtmayın" diyerek tarımın tetikleyici rolünü ortaya koymuştur.Tarımdaki son durumu anlamak için, gündemde olan ve 15 milyon çiftçimizi yakından ilgilendiren buğday mevzuunu anlamak yeterli.Ziraat odaları, hükümet buğday fiyatlarını açıklamadan önce bazı taleplerde bulundular:1) TMO buğday fiyatını, birliğimizin 2005 üretim maliyetini göz önüne alarak açıklamalıdır.2) TMO tarafından, fiyatın korunabilmesi için etkin bir alım yapılmalıdır.3) Üreticilerden yapılan alımlar peşin olmalıdır.        Bu talepler gayet makuldü, fakat açıklanan buğday fiyatı, prim ve de alım miktarları istenilenin tam tersine oldu.Toprak Mahsulleri Ofisi(TMO) hububat müdahale fiyatlarını, kiloda makarnalık buğdayda 360 bin lira, 1. grup Anadolu kırmızı sert buğdayda ise 350 bin lira olarak açıkladı. Bu fiyatlara ilave olarak, ürününü TMO veya piyasaya satan çiftçilere, buğdayda kilogram başına 30 bin lira destekleme primi verilecek. Ödeme peşin değil, taksit taksit yapılacak. Aynı zamanda TMO, ürün alımına 30 ton sınırı da getiriyor.Peki, buğdayın kilogram başı maliyeti ne kadar?TZOB'nin yaptığı açıklamaya göre, 2005 yılı buğday maliyeti 404 000 TL.Yani müdahale fiyatı ile pirimi topladığınızda maliyeti elde edemiyorsunuz.TZOB Başkanı Bayraktar, belirlenen fiyatın geçen yıl belirlenen 370 bin 500 TL/kg' dan yüzde 6 daha düşük olduğunu söyledi. Gübre, mazot ve tohumluklardaki artışlara karşın geçen yıldan daha düşük bir müdahale fiyatı açıklanması, çiftçiyi oldukça zor durumda bırakacak.Maliyetlerdeki artış, ürün fiyatlarındaki yetersizlik çiftçinin alım gücünü oldukça düşürdü.Üreticilerin 1998 yılında 2,35 kg buğdayla 1 lt mazot alabiliyorken, 2004 yılında 4,85 kg buğday satarak 1 lt mazot alabilir hale geldiği görülmüştür. Bu rakamlarla çiftçinin mazot alım gücü %46 azalmıştır. Buğday üretiminin her aşamasında kullanılan traktörü alabilmek için 1998 yılında 58 ton buğday satması gerekirken, 2004 yılında 69 ton buğday satması gerekmiş alım gücünün %16 düşmesine sebep olmuştur.  Alım gücündeki düşüş, üreticinin temel ihtiyacı olan toz şekerde %25, tüpgazda ise %51 olarak gerçekleşmiştir. Bu değerlendirme, geçen yıl TMO'nun, üretilen buğdayın %9'unu aldığı dikkate alındığında ve üreticinin büyük çoğunluğunun ürününü toplayıcı ve tüccara 300.000 TL/Kg satmak zorunda kaldığı göz önünde bulundurulduğunda, alım gücünün mazotta %61, traktörde %32 ye düştüğü görülmektedir.   Ürün-maliyet paritelerinde 2003-2005 Nisan tarihleri arasında ürün fiyatları aleyhine bir bozulma söz konusudur. 2003 yılında mazot- buğday paritesi 3,8 iken, 2005 Nisan ayında parite buğday aleyhine işlemiş ve 5,5 olmuştur. 2003 yılı Gübre- buğday paritesi 1,1 iken 2005 Nisan ayında 1,5 olmuştur. 2003 yılı tohum- buğday paritesi 1,2 iken 2005 Nisan ayında 1,4 olmuştur;. 2003 yılı Traktör- buğday paritesi 55,2 iken 2005 Nisan 76,2 olmuştur. TZOB Başkanı Bayraktar'ın ifadesiyle geçen yıla nazaran bu yılki maliyetlerde ortalama yüzde 18 artış vardır. Yani maliyetlerde yüzde 18'lik bir atış var, ama belirlenen fiyat geçen yıl belirlenenden yüzde 6 daha düşük.Üstelik TMO'nun açıkladığı rakamlar tavan fiyat ve 30 tondan fazla alınmayacak. Çiftçilerin, mahsullerinin çoğunu ürün toplayıcılara ve de tüccarlara sattıklarını düşünürseniz, durumun vahametini daha iyi anlarsınız.  Çiftçi hem maliyetten darbe yiyor, hem de satıştan. Maliyette yüzde18'lik bir enflasyon yaşıyor, satışta ise yüzde 6'lık bir deflasyon. Arsasını gelen bol dövizli yabancılara "Kardeşim, öyle de zarar, böyle de" diye satarsa, işte o zaman tarımda tam stagflasyonu yaşayacağız. İnşallah böyle bir şey yaşamayız. Çünkü bu tam kıtlık demektir.Şimdi, millet olarak cebimizde paramız olmasa da en azından bahçede domatesimiz, salatalığımız, biberimiz, patatesimiz var diyoruz, tarım kesimine gerekli yatırımı yapamazsak yarın sofralarımızda bunları da bulamayız.Biz tarım kesiminin çoğunluğunu ilgilendirdiği için buğdayı misal verdik, siz buğdayda yaşanan sıkıntıları pamuğa, çaya, fındığa, şekerpancarına, domatese, meyveye ve sebzeye genelleştirin.Neticede tarım kesimi destek bekliyor, önünün açılmasını istiyor.AB ve IMF politikalarına kurban edilmek istemiyor.Tarıma milli bir çözüm lazım. Günübirlik politikalarla ne tarım çözülür, ne de sanayi.Çiftçinin sorunlarına en sıhhatli çözümü, Bağımsız Türkiye Partisi'nin Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş'ın "Milli Ekonomi Modeli ve Sosyal Devlet projesi"nde görüyoruz. (www.btp.org.tr ve www.milliekonomimodeli.om internet sitelerini mutlaka inceleyiniz)Ülkemizin birçok problemini aşabilmek için illaki kaynak olarak yabancı sermayeye ihtiyaç yok. Yabancı sermayeden yola çıkarak tarımını, sanayiini güçlendirmeye kalkarsan şu an olduğu gibi işin içinden çıkamazsın.Kendi paramızı, kendi kaynaklarımızı devreye koymalıyız. Prof. Dr. Haydar Baş Bey, açıkladığı 1 kentrilyonluk kaynak paketiyle önce yabancı sermayeye güle güle deyip, sonra da borcumuzun faizine bile yetmeyen vergilerimizi hür bırakacak. Sosyal devlet projesini hayata geçirecek. Tarım kesimi daha tohumunu tarlaya ekmeden yüzde 50 avans verecek, çiftçiyi, tarlasını ve de ürününü sigortalayacak, çiftçiye ürün alım garantisi verecek hem de sübvanse ederek. Sonra o ürünlere dış ülkelerde pazar bulacak. Kendi paranı ve de kendi kaynaklarını devreye koyup maliyetleri aşağıya çektiğinden dolayı dünyanın hiçbir ülkesi fiyat konusunda seninle rekabet edemeyecek. Bugün Çin bunun benzerini tarım dışındaki sektörlerde uyguluyor, ama tarım konusunda seni geçmesi mümkün değil. Çünkü sendeki verimli imkanlara dünyanın hiçbir ülkesi sahip değil.Unutma ki elektroniksiz, arabasız, petrolsüz, uçaksız yaşanabilir, ama tarımsız asla. Onlar da olacak, ama tarımın önemi bambaşka.
 
Murat Çabas / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.