logo
23 NİSAN 2026

Emperyalizm din adamlarını nasıl kullanır?

dünden devam...Duma'da tarihi günŞangay'dan bahsettik, burada bir noktalı virgül koyalım;Rusya Şangay'ın lideri. Dünyanın en büyük ekonomilerinden biri. Bugün Amerika'nın Suriye planına resmen engel oldu, dış müdahaleyi önledi. Bu Rusya geçtiğimiz Şubat a

25.10.2013 00:00:00
dünden devam...Duma'da tarihi günŞangay'dan bahsettik, burada bir noktalı virgül koyalım;Rusya Şangay'ın lideri. Dünyanın en büyük ekonomilerinden biri. Bugün Amerika'nın Suriye planına resmen engel oldu, dış müdahaleyi önledi. Bu Rusya geçtiğimiz Şubat ayında Rus Parlamentosu Duma'ya bir Türk düşünce adamını Prof. Dr. Haydar Baş'ı davet etti. Bu davet Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk defa oluyor. Daveti resmi olarak Putin'in isteği üzerine Duma yaptı. Putin'in danışmanları, milletvekilleri, akademisyenler, gazeteciler 4 saat boyunca Haydar Baş'a ait Milli Ekonomi Modeli'ni dinlediler. Ve bu modelin Rusya'da daha geniş olarak uygulanmasının altyapısını konuştular. Daha geniş diyorum zira milli ekonomi modelinin bazı bölümler Rusya'da uygulanıyor.Şunun için bu konuya girdim.Bir: Medya maalesef bu konuyu gizledi.İki: Haydar Baş'ın bir kitabı var "Mili ve Dini Bütünlüğümüze Yönelik Tehditler."Bu kitapta Batının Osmanlıdan bugüne Türk topraklarında din ve din adamları üzerindeki devşirme operasyonları çok güzel anlatılıyor. Üç: Türk medyası maalesef gerçeklerden korkuyor.Gelelim tekrar La Rouch'a? Yazı çok uzun ben kısaca aktardım.ABD Irak'a saldırırken Bush ne demişti: "Bu bir haçlı savaşıdır."Tarih daima tekerrür ediyor.Bu defa çok büyük farklılıklar var.Batının yayılmacı ve dizayn edici politikalarında İslami gruplar, cemaatler, örgüler kullanılıyor ve maalesef çoğunlukla bu gruplar kullanıldıklarından haberdar bile olmuyorlar. Nitekim bunun en acı ve vahşi örneklerini Suriye'de görüyoruz.Bir çok İslam alimi geçinen zat " Suriye'de savaş caizdir" diye fetva veriyor.Bu fetvalar en çok Amerika'yı sevindiriyor.Tıpkı Mustafa Kemal'in Milli Mücadele için verdiği savaşı baltalamak için İngilizlerin isteği doğrultusunda verilen milli mücadele karşıtı fetvalar gibi.Emperyalizmin uşağı olmuş din adamlarıŞimdi size başka bir örnek vermek istiyorum:Yusuf El Kardavi, Türkiye Müslümanları tarafından büyük bir âlim olarak kabul edilir. Kitapları peynir ekmek gibi satılır. İmam Hatip Lisesinde okuyan öğrencilere bu kitaplar, hocaları tarafından hararetle tavsiye edilir.Kardavi, Suriye rejiminin devrilmesi, Esad'ın gitmesi için Amerika'nın tezlerine uygun şekilde fetvalar vermekten kaçınmaz. Geçtiğimiz aylarda verdiği vaazda Esad'ı destekleyen çocukların dahi öldürülmesinin dinen caiz olduğunu söyledi.Kardavi, yanındaki heyetle Gazze'ye ziyarete gitmiş ve Gazze'de yaptığı konuşmada Arap Baharının meydana getirdiği rüzgârla bu ziyareti yaptığını söylemişti.El Kardavi, Amerika'nın kontrolünde yayın yapan El Cezirenin müdavim konuğudur. Son yıllarda daha da palazlanmasını CIA'nın Ortadoğu şebekesi olan El Cezireye borçludur.Kardavi geçtiğimiz Haziran ayında verdiği bir Cuma vaazında Amerika'ya teşekkür etti.Kardavi Amerika'nın şu ana kadar Suriye'de yaptıklarına teşekkür ediyorum dedi ve şöyle ilave etti:"Amerika, tıpkı Libya'da olduğu gibi Suriye'de de dik durmalı. Şu ana kadar isyancılara 60 milyon dolar değerinde fazla öldürücü olamayan silahlar gönderdi. Fakat bu yardım az. Daha çok göndermesini istiyoruz. Amerika'nın Suriye'deki isyancıların Esad'ı devirdikten sonra İsrail'e giderler korkusunu bırakması lazım."El Kardavi, sakalı ve cübbesiyle cami kürsüsünde Amerika'ya teşekkür ediyor, daha öldürücü silahlar göndermesini istiyor ve isyancıların İsrail'le de savaşacağı korkusunu bırakmasını istiyor ve hatta bu konuda cami kürsüsünden adeta garanti veriyor.Ve Türkiye'nin saf Müslümanları bu iliklerine kadar Amerikancı şeyh bozuntusunu büyük aşkla destekliyor.Bir isim daha: Şeyh Adnan Arur, Hamalı? Sakallı cübbeli, elinde tespih, Suriyeli Müslümanlara İslamı anlatmış bugüne kadar. Şimdilerde muhaliflerin safında. Muhalif ordunun oluşmasında hayli katkısı oldu. İnsanları muhalif güçlerin safına çağırdı. Silahlanmalarında rol aldı. Suriyede zaman zaman halkı tekbir eylemelerine davet ediyor. Onun söylediği gün ve saatte evlerinin çatısına çıkan Suriyeli muhalifler Allahuekber! diye bağırarak tekbir eylemine katılıyorlar. Ama bu Şeyh Efendinin başka bir misyonu da var: NATO'yu yani Haçlı ordusunu Suriye'ye müdahaleye çağırmak. Sık sık Visal ve Safa televizyonuna çıkan Şeyh Efendi katıldığı bir programda tam bir NATO aşığı olarak konuştu. Suriyelilere seslenerek NATO Suriye'ye müdahale etmelidir. Suriye halkı, bombardımanla (NATO'nun hava operasyonu) sonuçlansa da bu zalimi durdurmak için her türlü yolun kullanılmasını istemektedir. Şeyh Adnan Efendi hızını alamadı ve NATO'nun Libya'ya müdahalesini örnek verdi: "Bab el Aziziye dışında Trablus'ta sadece 7 binanın yıkıldı. NATO'nun Libya'da kullandığı akıllı bombalar, sadece hedef alınan noktalara zarar verdi. NATO'nun Suriye'ye hava operasyonu düzenlemesi halinde halk çok fazla zarar görmeyecektir."Şeyh Efendi ağzından salyalar akarak haçlı ordusu Suriye'ye girsin, haçlı uçakları Suriye'yi bombalasın diye adeta yalvarıyor. Bunlar da bir misyon adına devşirilen kişiler olarak tarihe geçecek.Emperyalizmin kullandığı din adamalarına Afrika'dan Ortadoğu'dan örnekler verdik.Ancak emperyalizm din adamlarını kullanmadaki en büyük en büyük maharetini bu toprakların özgür ve egemen kılınması savaşında vermiştir ve vermeye devam etmektedir.Mustafa Kemal'in milli mücadele yıllarında karşısına çıkan en büyük engel "emperyalizmin uşağı olmuş" din adamlarıydı. İngilizlerin kontrolünde kurulan İngiliz Muhipleri Cemiyetinin kurucuları arasında bulunan ajan rahip Robert Frew'le birlikte sakalı ve cüppesiyle Said Molla'yı görmemiz tesadüf değildir. İslam Teali Cemiyeti üyeleri olan Şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi, Said Nursi, İskilipli Atıf Hoca'nın Türk ordusu Yunan'la savaşırken Yunan tayyareleri ile Yunanla yapılan savaşı kınayan bildiriler dağıtılması tesadüf değildir.Mustafa Kemal, Yunan ordusuna karşı var olma savaşı verirken Damat Ferit hükümetinin Adliye Nazırı Bosnalı Rüştü, evinde topladığı Müslümanlara "Yunan ordusunun galip gelmesi için dua ettiriyordu."Mustafa Kemal'in ve kahraman Türk ordusunun verdiği milli mücadeleye karşı Şeyhülislam Dürrizade Abdullah Efendinin verdiği "bu savaş batıldır, Mustafa Kemal'in ordusunda savaşıp ölenler kafirdir, padişahın yanında M. Kemal'e karşı savaşıp ölenler şehittir" fetvası da emperyalist işbirliğinin bir eseridir.Ama Mustafa Kemal'in karşısında olan bu ihanet şebekesine karşı onun yanında vatanını, milletini, bayrağını, özgürlüğünü seven din adamları da vardı.Bu bağlamda Ankara Fetvasına imza atarak "Mustafa Kemal verdiği kurtuluş savaşında haklıdır" diyen 153 din adamını rahmetle anıyorum.Ankara Müftüsü Rıfat BörekçiBilecik Müftüsü Mehmet NuriBursa müftüsü Ahmet Hamdi Gümüşhane müftüsü  Mehmet FevziEskişehir müftüsü Mehmet Sinop müftüsü Salih Kütahya müftüsü Fevzi Samsun müftüsü Bahri Denizli müftüsü Ahmet HulusiTokat müftüsü Elhac ÖmerDiyarbakır müftüsü Elhac İbrahimTaşköprü müftüsü Mehmet Eminİnebolu müftüsü Ahmet Hamdi Daday müftüsü Rüştü Araç müftüsü Hasan TahsinBünyan müftüsü İbrahim HakkıYenişehir müftüsü Hüseyin Hüsnüİspir müftüsü Ahmed İskilip müftüsü İsmail Hakkı Hizan müftüsü Mustafa SırrıGemlik müftüsü Ahmed VasfiKirmasti müftüsü Osman Tortum müftüsü Elhac AliMerzifon müftüsü Vehbi Çerkeş müftüsü Mustafa Ayancık müftüsü İsmail Hakkı Boyabat müftüsü Ahmet Şükrü Tosya müftüsü Bahaeddin  Tirebolu müftüsü Ahmed Necmeddinİnegöl müftüsü Fehmi BeyNarman müftüsü İsmail HakkıAkdağ müftüsü Hasan BeyUrfa müftüsü Hasan BeyMaçka müftüsü Kamil BeyMihalıççık müftüsü Abdulgafur Söğüt müftüsü Mustafa Gümüşhacıköy Müftüsü Ali RızaYusufeli müftüsü AhmedÇine müftüsü Ahmed ZühdüMeclisi Milli azasından Isparta sabık müftüsü Hüseyin HüsnüIsparta mebusu müderris Mehmed Şükrü Isparta mebusu ulemadan Hafız İbrahimSilifke mebusu Kuzat'tan Hacı Ali Bursa mebusu Karacabey müftü-i sabıkı Mustafa FehmiKayseri mebusu müftü-i sabıkı Ahmed RemziAnkara ulemasından Kocabey medresesi müderrisi Beynamlı Elhac MustafaMolla Büyük medresesi müderrisi İsmailSariye Medresesi müderrisi Mehmet ŞevkiZeynelabidin Medresesi müderrisi HamzaSarı Kadın Medresesi müderrisi TevfikBayezıd Dersiazamlarından RıfatBursa Ulemasından Reisul Müderrisin Hacı YusufYozgat müftü vekili ŞükrüSivas mebusu ulemadan Mustafa TakiKarahisarı Sahib mebusu ulemadan NebilKırşehir mebusu müfti-i sabık MüfidBursa mebusu ulemadan Abdullah ServetKayseri mebusu ulemadan Mehmed AlimHacı Bayram Medresesi müderrisi Müsevvit Hacı SüleymanŞehabiye Medresesi müderrisi SadullahHaneka Medresesi müderrisi Ahmet ŞefikYeşil Ahi Medresesi müderrisi AbidinZincirli Medresesi müderrisi Abdullah HilmiReisul Kurra Hüseyin HilmiBursa müfti-i sabıkı ve Çelebi Medresesi müderrisi Ömer KamilMuradı Sani Medresesi Müderrisi Elhac SadıkHüseyin Çelebi Medresesi Müderrisi Mehmet KamilGiridi Ahmed Paşa Medresesi müderrisi Süleyman VehbiVaiz Medresesi müderrisi Hafız HakkıIvaz Paşa Medresesi müderrisi SadıkHınıs müftüsü Şeyh BahaeddinDiyadin müftüsü ÖmerOrhaneli müftüsü Yusuf ZiyaErbaa Müftüsü Abdullah FehmiGürün müftüsü İsmail VehbiBayburt müftüsü FahreddinBünyan müftüsü Mehmet TevfikDirek müftüsü İskender KazımDevrek müftüsü Abdullah SarıMudanya müftüsü Mehmed NiyaziKaracasu müftüsü Mustafa HulusiDemirci müftüsü İbrahim HakkıKayseri müftüsü NuhBağçe müftüsü Mehmed SalimBitlis müftüsü AbdulmecitEşme müftüsü NazıfHizan müftüsü AbdulmecitAcıpayam müftü vekili Hikmet HulusiMüderrisinden AbdullahMüderrisinden Hacı SüleymanÇal müftüsü Ahmet İzzetMüderrisinden Mustafa RıfatKurşunluzade müderrisi Ali RızaDersiam Mehmet HayatiSimav müftüsü Mehmet AkifGediz müftüsü SüleymanViranşehir müftüsü İbrahimMaraş müftüsü Hacı Ahmetİncesu müftüsü MahmudUşak müftü vekili Ali RızaDiyarbekir Silvan müftüsü Abdurrahman Van müftüsü RızaBalya müftüsü HüseyinNiksar müftüsü Mustafa FehmiMüderrisin HalilÇine'de milli ordu müfettişi Gümilcineli EsadUlemadan TayfurUlemadan AbdurrahmanFazıl Abdurrahman Medresesi müdürü RamazanDar-ı mezkur muallimlerinden AhmedMüderrisinden Mehmet NaciMüderrisinden AbdulazizMüderrisinden muallim Ahmet RüştüMut müfti- sabıkı Mustafa KasımHamzabey medresesi müderrisi Abdurrahman ZühdüGümüşhane ulemasından AzmiHapsman ulemasından Osman NuriBalıkesir Kadısı Mehmed ŞükrüKazarı ulemasından Elhac YahyaDarül Hilafetul Aliye Medresesi muallimlerinden Hafız MahmudDarı mezkur muallimlerinden Hafız KemalDersiamdan İlyasMüderrisinden MehmedMüderrisinden Hafız HüseyinDarul Halifetul Aliye Medresesi muallimlerinden Elhac ZiyaEsatizade-i ulemadan ve Meşayihi Sadiyye'den Erzurumlu İsmail Hakkı Burhaniye müfti-sadıkı Hoca MehmedMüderrisinden Ahmed RüştüGümüşhane ulemasından İmam Mustafa, Hapsman ulemasından Osman Şemseddin Balıkesir Kadı-ı sabıkı Alim.Bu mübarek ve aziz hocaların önünde saygıyla eğiliyorum.Gördüğünüz gibi bu din adamları şeyh, müftü, müderris, dersiam, imam, hacı, kurra hafız, molla gibi dini sıfatları olan bu mübarek kişiler, sakallarıyla cüppeleriyle birlikte Gazi Paşa'nın ardından gittiler, onun milli mücadelesine destek verdiler. Kurtuluş Savaşından sonra da Atatürk'ün kurduğu yeni Cumhuriyette kendilerine verilen yeni görevleri kabul ettiler.Mustafa Kemal, emperyalizme uşak olmayan hiçbir hocaya, âlime, şeyhe dokunmadı. Kim ki Batının borusu ile fetva verdi onlara hesap sorduMesele sakal, cüppe sarık meselesi değildir.Mesele sakalından cüppesinden utanmadan emperyalizme köle olan, Büyük Ortadoğu Projesi için Suriye'ye savaş ilan eden, tıpkı Muhammed El Hüseyni gibi, tıpkı Şeyh Adnan Arur gibi, tıpkı Yusuf El Kardavi gibi, Hz. Muhammed'in izinden gittiklerini iddia edip, Obama'nın izini süren zavallı Müslümanların içine düştükleri oyunu görme meselesidir.Bu kurultayın bu yüce gayeye hizmet eden büyük bir organizasyon olduğunu görüyor ve kurultayın mimarı Haydar Baş hocamıza en derin hürmetlerimi sunuyorum.

Ünlü sanatçı İbrahim Tatlıses: 'Çocuklarıma kuruş yok'

Ünlü sanatçı İbrahim Tatlıses, 7 Nisan'dan bu yana tedavi gördüğü ve geçtiğimiz haftalarda safra kesesi ameliyatının gerçekleştirildiği Acıbadem Altunizade Hastanesi'nden taburcu edildi. Taburcu olan Tatlıses, "Bana bebekler gibi baktılar bana hepsine teşekkür ediyorum, saygılarımı sunuyorum. Hepsini evlat edindim, evladım gibi oldu. Safra kesemi aldılar, ne safra kesesiymiş kafam kadar taş çıktı" dedi

22.04.2026 14:32:00 / Güncelleme: 22.04.2026 14:35:26
İHA
Ünlü sanatçı İbrahim Tatlıses: 'Çocuklarıma kuruş yok'
Ünlü sanatçı İbrahim Tatlıses: 'Çocuklarıma kuruş yok'
Ünlü sanatçı İbrahim Tatlıses, 7 Nisan'da İstanbul'daki evinde rahatsızlanmasının ardından hastaneye kaldırılmıştı. Acıbadem Altunizade Hastanesi Acil Servisi'ne başvurmasının ardından ünlü sanatçı tedbir amaçlı olarak yoğun bakıma alınmış, safra kesesi kaynaklı bakteriyel bir enfeksiyon olan kolesistit (safra kesesi iltihabı) tanısı ile antibiyotik tedavisine başlanmıştı. Tedavi sürecinin ardından Tatlıses'in 11 Nisan'da safra kesesi ameliyatı olduğu açıklandı.

Tatlıses'in ameliyatının başarılı bir şekilde tamamlanmasının ardından Acıbadem Altunizade Hastanesi Başhekimi Dr. Engin Çakmakçı ve ameliyatı gerçekleştiren Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Bilgi Baca, sanatçının bir süre daha yoğun bakımda gözetim altında tutulduktan sonra taburcu edileceğini açıklamıştı.

"Safra kesemi aldılar, ne safra kesesiymiş kafam kadar taş çıktı"

Ünlü sanatçı bugün Acıbadem Altunizade Hastanesi'nden taburcu oldu. Ailesi ve sevenleri uzun süre hastane önünde beklerken taburcu edilen Tatlıses, hastane çıkışı yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

"Dünyada hastane arıyorsanız yer burası. Hani yazıyorlar ' İbrahim Tatlıses yoğun bakımda'; yoğun bakım değil bebek bakım orası. Bana bebekler gibi baktılar bana hepsine teşekkür ediyorum, saygılarımı sunuyorum. Hepsini evlat edindim, evladım gibi oldu. Safra kesemi aldılar, ne safra kesesiymiş, kafam kadar taş çıktı. Hocalarıma teşekkür ediyorum."

Hastanede hep haberleri izlediğini belirten Tatlıses, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a dünya liderlerini Antalya'ya getirdiği için teşekkür etti. Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'daki silahlı saldırıda ölenlere rahmet dileyen Tatlıses, yaralılara da kendisi gibi taburcu olmalarını diledi.

"Çocuklarımın bazılarının hastaneye alınmamasını ben istemedim"

Sağlığının yerinde olduğunu söyleyen Tatlıses, sözlerine şöyle devam etti:

"Dostlarım hiç yalnız bırakmadılar, İzmir'de ve Ankara'dan geldiler hepsine teşekkür ediyorum. Dost bugünde lazım. Allah çocuklarımdan razı olsun ama hepsinden değil. Tuğçe benim canım, Allah ondan razı olsun. Ama A harfini alfabeden sildim. Çocuklarımın bazılarının hastaneye alınmamasını ben istemedim. Onlar benim kalbim de hakkettikleri yerde değiller. Benim babam bu haldeyken ben babamı yalnız bırakmam, babam için ölürüm. Keşke mezardan kalksa boynumu baltayla kesse. Babaların kıymeti ne zaman anlaşılır bilmiyorum."

Acıbadem Hastanelerinin sahibi Mehmet Ali Aydınlar'dan Şanlıurfa'da hastane açmasını rica ettiğini söyleyen Tatlıses, "Şanlıurfa'da 4 buçuk dönüm arsam var. Şanlıurfa'da da özel hastane yok herkes Gaziantep'e gidiyor. Gelin bu 4 buçuk dönüm yeri görün eğer imkanınız varsa orada da bir Acıbadem Hastanesi istiyoruz" dedi.

Vasiyetinde de her şeyi devlete bıraktığını ifade eden Tatlıses, "Kuruş yok, bazıları yüzünden ailemin de bir kısmı mağdur kaldı. Bana babam para bırakmadı, babam ciğerciydi. Parayı kendim kazandım, saçarım dağıtım kime ne ' Parayı ben kazanmışım. Ben onlara çok büyük miras bıraktım farkında değiller. İbrahim Tatlıses deyince bütün kapılar açılıyor, onu kullanmasını bilemediler" diye konuştu.

Tatlıses, konuşmasının sonunda "Baboş" isimli yeni şarkısının hafta içinde çıkacağını ifade etti.

Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü duruşmasında savcı görüşünü açıkladı: 3 sanık hakkında tahliye talep edildi

Aziz İhsan Aktaş davasında cumhuriyet savcısı sanıkların tutukluluk durumuna ve taleplere ilişkin görüşünü açıkladı. Savcı, 3 tutuklu sanığın tahliyesini talep etti. Duruşma sanıkların tutukluluğa ilişkin beyanları ile sürüyor

22.04.2026 13:51:00
İHA
Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü duruşmasında savcı görüşünü açıkladı: 3 sanık hakkında tahliye talep edildi
Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü duruşmasında savcı görüşünü açıkladı: 3 sanık hakkında tahliye talep edildi
Liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen Çıkar Amaçlı Suç Örgütü tarafından tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı sanık Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı sanık Utku Caner Çaykara ve Ceyhan Belediye Başkanı sanık Kadir Aydar'ın arasında bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 16'sı tutuklu 200 sanığın yargılanmasına devam edildi.

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde bulunan salonda görülen duruşmada, cumhuriyet savcısı, sanıkların tutukluluk durumu ve taleplere ilişkin görüşünü açıkladı.

Duruşma savcısı, Beşiktaş Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Çağdaş Ateşçi, Beşiktaş Belediyesi personeli Gülşah Ocak, Beşiktaş Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürü Ferit Tutşi'nin tutuklulukla geçirdikleri süre dikkate alınarak tahliyelerine karar verilmesini talep etti.

Rıza Akpolat, Kadir Aydar, Utku Caner Çaykara ve Oya Tekin'in aralarında bulunduğu diğer tutuklu sanıkların ise kuvvetli suç şüphesi, mevcut delil durumu ile üzerlerine atılı suçların vasıf ve mahiyeti dolayısıyla tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini talep edildi.

Tanık dinletilmesi, tefrik ve mal varlığı tedbirlerinin kaldırılması taleplerinin mevcut delil durumu ve dosyanın geldiği aşama dikkate alınarak reddine karar verilmesi talep edildi.

Duruşma sanıkların tutukluluğa ilişkin beyanları ile sürüyor.

İstanbul için kuvvetli yağış uyarısı

Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM), İstanbul'da Balkanlar üzerinden gelen soğuk ve yağışlı havanın etkili olacağının tahmin edildiğini belirterek, beklenen kuvvetli yağış nedeniyle yaşanabilecek olumsuzluklara karşı tedbirli olunması yönünde vatandaşları uyardı

22.04.2026 13:40:00
İHA
İstanbul için kuvvetli yağış uyarısı
İstanbul için kuvvetli yağış uyarısı
AKOM'dan İstanbul ve Marmara Bölgesi için yağış uyarısı geldi. İstanbul başta olmak üzere Marmara bölgesi genelinin Balkanlar üzerinden gelen soğuk ve yağışlı havanın etkisi altına girmesinin beklendiği belirtilerek, cuma gününe kadar aralıklı yağış geçişlerinin görüleceği, sıcaklıkların 12-16 derece aralığında mevsim normallerinin altında seyretmeye devam edeceğinin tahmin edildiği ifade edildi.

Yağışların özellikle öğle saatlerinden itibaren etkisini artırarak yer yer kuvvetli şekilde görüleceğinin tahmin edildiği belirtildi. AKOM, beklenen kuvvetli yağış nedeni ile yaşanabilecek olumsuzluklara karşı tedbirli olunması yönünde vatandaşları uyardı.

Hafta sonu itibari ile çoğunlukla güneşli bir gökyüzünün hakim olacağının, sıcaklıkların 20 dereceler civarına yükseleceğinin öngörüldüğünü belirtildi.

Öte yandan İstanbul'daki barajlarda doluluk oranının ise yüzde 70,39 seviyesinde bulunduğu, barajlardaki su miktarının 611 milyon metreküp olarak ölçüldüğü kaydedildi.

Trakya’da "Nükleer Santral İstemiyoruz" paneli yapıldı

Trakya Platformu ve Trakya Kent Konseyleri Birliği öncülüğünde, Trakya Belediyeler Birliği'nin desteği ile Kırklareli'nin Vize ilçesinde 18 Nisan 2026 tarihinde "Trakya'da Nükleer Santral İstemiyoruz" başlıklı bir panel gerçekleşti. Panele, bilim insanları, hukukçular, yerel yöneticiler ile bölge halkı katıldı. Panelin sonuç bildirgesinde, "Kurulacak bir nükleer santral, başta soğutma suyu deşarjı olmak üzere deniz ekosistemlerinde geri dönüşü olmayan tahribatlara yol açabilecek; deniz çayırlarını ve balıkçılık faaliyetlerini ciddi biçimde tehdit edecek ve bölgenin ekolojik dengesini bozacaktır" uyarısı yapıldı

22.04.2026 12:57:00 / Güncelleme: 22.04.2026 13:00:38
Haber Merkezi
Trakya’da "Nükleer Santral İstemiyoruz" paneli yapıldı
Trakya’da "Nükleer Santral İstemiyoruz" paneli yapıldı
Kırklareli'nin Vize ilçesinde 18 Nisan 2026 tarihinde gerçekleştirilen "Trakya'da Nükleer Santral İstemiyoruz" panelinin sonuç bildirgesinde şunlar ifade edildi:

"Trakya Platformu ve Trakya Kent Konseyleri Birliği öncülüğünde, Trakya Belediyeler Birliği'nin desteği ve farklı disiplinlerden bilim insanları, hukukçular, yerel yöneticiler ile bölge halkının katılımıyla 18 Nisan 2026 tarihinde Vize'de gerçekleştirilen "Trakya'da Nükleer Santral İstemiyoruz" başlıklı panel sonucunda aşağıdaki değerlendirmeler kamuoyuyla paylaşılmaktadır.

Panel süresince ortaya konulan bilimsel, hukuki ve toplumsal veriler birlikte değerlendirildiğinde ve panele katılım dikkate alındığında, nükleer santralin istenmediği açıkça görülmektedir. Trakya'da planlanan yaklaşık 14 bin dönümlük nükleer santral projesinin kamu yararı, çevre hakkı ve yaşam hakkı ilkeleriyle bağdaşmadığı ortaya konmuştur.

Türkiye Cumhuriyeti yalnızca bir hukuk devleti değil, aynı zamanda bir çevre devletidir. Başta Anayasa'nın 56. maddesi olmak üzere, kıyıların, ormanların ve tarım alanlarının korunmasına ilişkin hükümler, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkını güvence altına almaktadır. Bu çerçevede, yaşam hakkını riske atan bir projenin kamu yararı ile gerekçelendirilmesi mümkün değildir.

Planlanan proje alanı; 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planlarında orman alanı, tarım arazisi ve mutlak içme suyu koruma alanı olarak tanımlanmakta olup, Istranca Ormanları ve longoz ekosistemleri gibi yüksek ekolojik değere sahip hassas alanlarla doğrudan ilişkilidir. Bu alan yalnızca bir arazi değil; yeraltı ve yerüstü su sistemleri, gölleri, dereleri ve kıyı ekosistemleriyle birlikte işleyen bütüncül bir yaşam alanıdır. Nitekim 15.04.2026 tarihinde Kırklareli ili Demirköy ilçesi Sivriler Köyü ile Vize ilçesi Kışlacık Köyü sınırları içerisinde yer alan Panayır İskelesi ve çevresi, Doğal Sit – Nitelikli Doğal Koruma Alanı olarak tescillenmiştir.



Bu alana kurulacak bir nükleer santral, başta soğutma suyu deşarjı olmak üzere deniz ekosistemlerinde geri dönüşü olmayan tahribatlara yol açabilecek; deniz çayırlarını ve balıkçılık faaliyetlerini ciddi biçimde tehdit edecek ve bölgenin ekolojik dengesini bozacaktır. Istrancaların kalbine yapılacak böyle bir müdahale, yalnızca bugünü değil, bölgenin geleceğini geri dönüşü zor bir risk alanına dönüştürmek anlamına gelmektedir.

Nükleer santrallerde risk hiçbir zaman sıfıra indirgenemez. Deprem, sel ve iklim krizine bağlı aşırı hava olayları gibi öngörülemeyen süreçler, teknik güvenlik önlemlerini aşabilmektedir. Geçmişte yaşanan kazalar bu durumu açıkça göstermiştir. Radyasyon il sınırlarını tanımaz; etkisi yalnızca proje alanıyla sınırlı kalmaz, Marmara ve Karadeniz havzasını kapsayan geniş bir coğrafyaya yayılabilir. Nükleer riskin etkileri, gıda zinciri ve su sistemleri aracılığıyla farklı bölgelere taşınabilir.

Bilimsel çalışmalar, iyonize radyasyonun insan sağlığı üzerinde kanserojen etkiler oluşturduğunu ve düşük doz maruziyetlerin dahi uzun vadede genetik sonuçlar doğurabildiğini ortaya koymaktadır. Bu etkiler özellikle çocuklar açısından daha yüksek riskler barındırmaktadır. Nükleer risk yalnızca fiziksel değil; psikolojik, sosyal ve ekonomik sonuçlarıyla da toplum üzerinde kalıcı etkiler yaratmaktadır.

Enerji politikaları açısından yapılan değerlendirmelerde, Türkiye'nin mevcut kurulu gücünün talebin üzerinde olduğu, dolayısıyla kısa ve orta vadede nükleer enerjiye zorunlu bir ihtiyaç bulunmadığı ifade edilmiştir. Nükleer enerji yüksek maliyetli ve dışa bağımlı bir model oluştururken, rüzgâr ve güneş enerjisi gibi yenilenebilir kaynaklar daha ekonomik ve güvenli alternatifler sunmaktadır.

Öte yandan sürecin şeffaf ve katılımcı bir şekilde yürütülmediği; yerel halkın, bilim insanlarının ve ilgili tüm paydaşların karar alma süreçlerine yeterince dâhil edilmediği görülmektedir. Bu durum hukuk devleti ilkesine açıkça aykırıdır. Bu ölçekte bir proje, toplumdan ve bilimsel akıldan kopuk şekilde hayata geçirilemez.

Trakya yalnızca bir bölge değil; başta İstanbul olmak üzere geniş bir coğrafyanın hava, su ve tarımsal gıda deposudur. Bu nedenle kısa vadeli enerji tercihleri uğruna uzun vadeli ekolojik ve toplumsal risklerin göze alınması kabul edilemez. Bölgenin sahip olduğu doğal değerler dikkate alındığında, Istranca Ormanları'nın UNESCO koruma statüsüne kavuşturulması ve bugüne kadar verilen zararlar da göz önüne alınarak Trakya'nın daha güçlü koruma statüleriyle güvence altına alınması gerekmektedir.

Tüm bu değerlendirmeler ışığında; Trakya'da planlanan nükleer santral projesinin durdurulması, sürecin şeffaf, katılımcı ve bilimsel temelde yeniden ele alınması, bölgenin ekolojik ve tarımsal değerlerine sahip çıkılması ve enerji politikalarında yenilenebilir kaynaklara öncelik verilmesi gerektiği açıkça ortaya konmaktadır.

Bizler, yaşam hakkını ve doğayı savunan tüm paydaşlar olarak, hukuki ve demokratik haklarımız çerçevesinde bu sürece karşı durmaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz. Başta Vize olmak üzere tüm Trakya halkı, yaşam alanlarına yönelik bu tehdide vize vermeyecektir.

Trakya Platformu – Trakya Kent Konseyleri Birliği – Trakya Belediyeler Birliği"

Kahramanmaraş'taki saldırı ailelerin psikolojisini kötü etkiledi

Kahramanmaraş Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ekipleri, Ayser Çalık Ortaokuluna düzenlenen silahlı saldırının ardından ziyaret ettiği 2 bin 700 haneye psikososyal destek verdi

 

22.04.2026 11:51:00
Anadolu Ajansı
Kahramanmaraş'taki saldırı ailelerin psikolojisini kötü etkiledi
Kahramanmaraş'taki saldırı ailelerin psikolojisini kötü etkiledi

Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünden yapılan açıklamada, Haydar Bey Mahallesi Muhtarlığının Psikososyal Destek Ofisine dönüştürüldüğü ve Ayser Çalık Ortaokulu çevresinde yapılan çalışmalarda 2 bin 700 hanenin ziyaret edildiği belirtildi.

Taziye sürecini tamamlayan aileler için "Yas Danışmanlığı" hizmetinin sürdürüldüğüne değinilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Kahramanmaraş Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü, olaydan etkilenenler ve aileleri için en az bir, ihtiyaca göre ise 3 danışmandan oluşan özel ekipler görevlendirerek düzenli izleme çalışmalarını devam ettirmektedir. Olayda yaralanan ve hastanede yatan çocukların ailelerine vardiyalı sistemle kesintisiz destek sunulurken, taburcu edilen çocuklar ise evlerinde ziyaret edilerek psikolojik iyilik halleri takip edilmektedir. Haydar Bey Mahallesi ve çevresindeki mahalleler ile Ayser Çalık Ortaokulu çevresinde yapılan çalışmalarda 2 bin 700 hane ziyaret edildi. Sahada an itibarıyla 15 ekip tarama çalışmalarını sürdürmektedir."

Ayrıca çalışmalara, Gaziantep Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünden gelen 40 uzman personelin de destek verdiği bildirildi.

Ayser Çalık Ortaokuluna 15 Nisan'da gerçekleştirilen silahlı saldırıda 1'i öğretmen, 8'i öğrenci 9 kişi hayatını kaybetmiş, 13 kişi yaralanmıştı.

Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel tutuklandı

Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturma kapsamında Elazığ'da gözaltına alınan ve Erzurum'a getirilen eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel, savcılık sorgusu sonrası çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı

22.04.2026 00:10:00
İhlas Haber Ajansı
Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel tutuklandı
Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel tutuklandı
Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturma kapsamında Elazığ'da gözaltına alınan ve Erzurum'a getirilen eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel, savcılık sorgusu sonrası çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı.

Elazığ İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından gözaltına alınan daha sonra karayoluyla Erzurum'a getirilen Tuncay Sonel, Erzurum Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi'nde yapılan 3 günlük sorgusu sonrası Erzurum Adliyesi'ne getirildi. Adliyeye geniş güvenlik önlemleri arasında getirilen Tuncay Sonel'e Gülistan Doku soruşturması ile ilgili hakkındaki iddialar yönetildi.

Savcılık ifadesi



Tuncay Sonel'in Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı'na verdiği ifadeden ilginç detaylar ortaya çıktı. Soruşturmanın en dikkat çeken detaylarından biri olan Gülistan Doku'ya ait sim kartın neden adli birimlere teslim edilmediği sorusuna Sonel, "hız kazanmak" savunmasıyla cevap verdi.

Sonel, ifadesinde, "Valilik binasından çıkarken Aygül Doku'yu ağlarken gördüm. Bana 'Sayın Valim bir sim kart var, savcıya ulaşamıyorum, almıyorlar' dedi. Ben de insani mülahazalarla aldım. Arama kurtarma yoğun devam ettiği için konum bilgisine hızlıca bakılması amacıyla, Ankara'da teknik bilgisine güvendiğim Gökhan komisere gönderdim" dedi.

Bilirkişi raporlarında olay günü viyadüğü gören kameraların aktif olduğunu ancak emniyet görevlilerinin "kameralar çalışmıyordu" şeklinde tutanak tuttuğuyla ilgili sorusuna ise Sonel, şöyle cevap verdi:

"Bu kamera kayıtlarının silinerek delillerin yok edilmesi talimatını ben vermedim. Üniversite bünyesinde teknik bir konu varsa oraya sorulmalıdır. Emniyet Genel Müdürlüğü ve Tunceli Emniyeti'nin 'arıza yoktu' şeklindeki cevaplarından haberim yoktur. Muhatabı İl Emniyet Müdürüdür."

Yaklaşık 8 saat süren savcılık sorgusu tamamlanan Sonel, Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme (TCK 281/1), Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme (TCK 244/2), Özel hayatın gizliliğini ihlal (TCK 134/1), Kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme (TCK 136) ve Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek (TCK 205) suçlarından tutuklanması istemiyle 1. Sulh Ceza Mahkemesine sevk edildi.

Yapılan duruşma sonrası mahkeme heyeti, Tuncay Sonel'in tutuklanmasına karar verdi. Tuncay Sonel daha sonra Erzurum Dumlu Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne gönderildi.

Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edildi

Tunceli'de 5 Ocak 2020'den itibaren kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi

 

21.04.2026 17:29:00 / Güncelleme: 21.04.2026 17:36:02
Anadolu Ajansı
Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edildi
Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edildi

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma çerçevesinde gözaltına alınan Sonel'in emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Erzurum Şehir Hastanesi'nde sağlık kontrolünden geçirilen Sonel, yoğun güvenlik önlemi altında adliyeye getirildi.

Savcılık sorgusu tamamlanan Sonel, "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığından Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen yazıda, Sonel hakkında "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçunu işlediğine ilişkin yeterli şüphe bulunduğu" belirtilmişti.

Gülistan Doku'nun kaybolmasına ilişkin, hakkında İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin talimatıyla soruşturma başlatılan Sonel, açığa alınmıştı.

Sonel, 2017-2020 yılları arasında Tunceli'de görev yapmış ve 17 Nisan'da Elazığ'da gözaltına alınmıştı.

11 zanlı tutuklanmıştı

Tunceli'de okuyan üniversite öğrencisi kızları Gülistan Doku'dan (21) 5 Ocak 2020'den itibaren haber alamayan ailesi, memleketleri Diyarbakır'dan Tunceli'ye gelerek 6 Ocak 2020'de emniyete kayıp başvurusunda bulunmuş, başlatılan arama çalışmalarından sonuç elde edilememişti.

Ulaşılan yeni bilgiler doğrultusunda Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca "kasten öldürme", "cinsel saldırı", "suç delillerinin gizlenmesi-yok edilmesi", "bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girmek suretiyle verileri yok etme-bozma", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "suçu bildirmeme" ve "suçluyu kayırma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında, aralarında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in de bulunduğu 15 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Şüphelilerden Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Doku'nun SIM kartındaki verileri sildiği iddia edilen eski polis Gökhan Ertok, hastane kayıtlarını sildiği iddia edilen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı, Celal Altaş, Nurşen Arıkan, Ferhat Hanedan Güven, Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov, annesi Cemile Yücer ve eski polis olan üvey babası Engin Yücer ile Tuncay Sonel'in o dönem koruma polisliğini yapan Şükrü Eroğlu tutuklanmış, Uğurcan A. ile Munzur Üniversitesinin güvenlik kameralarından sorumlu Savaş G. ve Süleyman Ö. haklarında yurt dışına çıkış yasağı kararı verilerek adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. 



Siirt'te 13 yaşındaki kayıp çocuk bulundu

Siirt'te kayıp ihbarı yapılan 13 yaşındaki çocuk, ekiplerin çalışmasıyla bulunarak ailesine teslim edildi

21.04.2026 14:06:00
İHA
Siirt'te 13 yaşındaki kayıp çocuk bulundu
Siirt'te 13 yaşındaki kayıp çocuk bulundu
Edinilen bilgilere göre, Şirvan ilçesine bağlı Taşlı köyü Yatağan mezrasında akşam saatlerinde kaybolan çocuk için gece saat 01.00'da kayıp ihbarı yapıldığı belirtildi.

İhbarın ardından bölgede geniş çaplı arama kurtarma çalışması başlatıldı. Çalışmalara AFAD, jandarma, komando birlikleri, sağlık ekipleri ve güvenlik korucuları katıldı.

Çalışmalarda, termal ve gece görüş sistemleri ile iz takip unsurlarının da kullanıldığı bildirildi.

Yapılan çalışmaların ardından çocuğun araçla şehir merkezine geldiği belirlendi.

Bulunan çocuk, daha sonra ailesine teslim edildi.

Eşme Belediye Başkanı Tozan ve 2 belediye çalışanı "irtikap" soruşturmasında tutuklandı

Uşak'ta, Eşme Belediyesi'ne yönelik "irtikap" soruşturması kapsamında gözaltına alınan Belediye Başkanı Yılmaz Tozan ve 2 belediye çalışanı tutuklandı

21.04.2026 03:01:00
AA
Eşme Belediye Başkanı Tozan ve 2 belediye çalışanı "irtikap" soruşturmasında tutuklandı
Eşme Belediye Başkanı Tozan ve 2 belediye çalışanı "irtikap" soruşturmasında tutuklandı

Uşak Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Eşme Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada gözaltına alınan Belediye Başkanı Yılmaz Tozan, eşi Burcu Tozan, Başkan Tozan'ın şoförü M.F, Eşme Belediyesi Zabıta Müdürlüğünde görevli İ.U, belediye personeli H.D. ve Eşme Belediyesi CHP'li Meclis Üyesi R.S.S. Eşme Adliyesi'ne sevk edildi.

Soruşturma kapsamında Yılmaz Tozan'ın özel kalem müdürü S.B. de gözaltına alındı.

Şüphelilerden Meclis Üyesi R.S.S. ve belediye personeli H.D. savcılık sorgusunun ardından serbest bırakıldı.

Başkan Yılmaz Tozan, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve irtikap", şoförü M.F. ve zabıta görevlisi İ.U, "suç işleme amacıyla kurulan örgüte üye olma veya yardım etme ve irtikap" suçlarından tutuklanması talebiyle, Burcu Tozan ile özel kalem müdürü S.B. de adli kontrol şartıyla serbest bırakılması istemiyle Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edildi.

Zanlılardan Başkan Tozan ile İ.U. ve M.F. tutuklandı. Burcu Tozan ve S.B. de adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Yürütülen soruşturma kapsamında şüphelilerin, alkollü mekanların kapanış saatlerinin ileri alınması konusunda işyerlerinden menfaat sağladığı, ilçenin geleneksel festivali olan Uluslararası Eşme Turistik Kilim, Kültür ve Sanat Festivali'ne gelen sanatçılara ödenen ücretin faturasının yüksek gösterilerek haksız kazanç elde edildiği, ilçedeki bazı işyerlerine yönelik uygunsuz ruhsat karşılığında menfaat sağladığının tespit edildiği öğrenildi.

İncelenen banka hesaplarında Tozan'ın şoförü M.F'nin hesabında olağan dışı para hareketliliği tespit edildi.

Eşme Belediyesi'ne yönelik "irtikap" suçuna ilişkin soruşturma kapsamında 17 Nisan'da Belediye Başkanı Yılmaz Tozan, eşi Burcu Tozan, Yılmaz Tozan'ın şoförü M.F, Eşme Belediyesi Zabıta Müdürlüğünde görevli İ.U. ve belediye personeli H.D. gözaltına alınmıştı. Hakkında yakalama kararı çıkarılan CHP'li Eşme Belediyesi Meclis Üyesi R.S.S. de yakalanmıştı.

Şüphelilerden O.Ü'nün ise bir başka suçtan cezaevinde bulunduğu tespit edilmişti. 

Dışişleri Bakanlığından Kerkük valiliğine Irak Türkmen Cephesi Başkanı Ağa'nın seçilmesine ilişkin açıklama

Dışişleri Bakanlığı tarafından, Irak'ta Kerkük valiliğine Türkmen bir valinin seçilmesinin kapsayıcılık, temsilde adalet ve toplumsal huzurun tahkimi konusunda tarihi bir gelişme olduğu bildirildi

21.04.2026 02:38:00
AA
Dışişleri Bakanlığından Kerkük valiliğine Irak Türkmen Cephesi Başkanı Ağa'nın seçilmesine ilişkin açıklama
Dışişleri Bakanlığından Kerkük valiliğine Irak Türkmen Cephesi Başkanı Ağa'nın seçilmesine ilişkin açıklama

Bakanlıktan konuya ilişkin yazılı açıklama yapıldı.

"Kültürel çeşitliliğe ve çoğulcu bir yapıya sahip Kerkük'e Türkmen bir vali seçilmesi, kapsayıcılık, temsilde adalet ve toplumsal huzurun tahkimi bakımından son derece önemli ve tarihi bir gelişmedir." ifadesine yer verilen açıklamada, bunun aynı zamanda, Irak'ın ve Kerkük'ün asli bileşeni olan Türkmen soydaşlar bakımından meşru bir hakkın gecikmiş bir teslimi olarak görüldüğü kaydedildi.

Kerkük'te üst düzey idari görevlerin bileşenler arasında uzlaşı temelinde dönüşümlü şekilde paylaşımının, sadece Türkmenler değil, Kerkük'ü oluşturan tüm unsurlar için adil ve hakkaniyete uygun bir kazanım olduğu kaydedilen açıklamada, gelişmenin, Irak'ın ve Kerkük halkının huzur, güvenlik ve refahına katkıda bulunması temenni edildi.

Ne olmuştu

Irak Cumhurbaşkanı Nizar Amedi, Kerkük vilayeti valiliği görevine seçilen Irak Türkmen Cephesi (ITC) Başkanı Muhammed Seman Ağa'ya Kerkük valiliği atama kararnamesini teslim etmişti.

Kerkük Valiliği yaklaşık 100 yıl sonra yeniden Türkmenlere geçerken. Kerkük İl Meclisi 17 Nisan'da yapılan oturumda, ITC Başkanı Muhammed Seman Ağa'yı vilayet valisi olarak seçmişti. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.